Bilmek istediğin her şeye ulaş

Genel Kültür

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Temmuz 2017

Esra, bir soruya yanıt verdi.

Yalçın Küçük kimdir?

İstanbul ikinci bölge bağımsız milletvekili adayı
Mart 2017

Serdar Cihat Yucel  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yalnızlık

"Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür. "
- Anton Pavlovic Cehov



"Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığı için yalnızım ben."
-Ahmet ALTAN

"Ey yalnızlık! Herkesin koynuna girip çıkarsın da, bir tek benimle mi düzenli bir ilişkin var? "

-Ece AYHAN

Sizin en sevdiğiniz cümleler neler ?
Ekim 2016

Birkan Aydin, bir soruya yanıt verdi.

Akıl ile beyin ilişkisi nedir?

Beyin nöronların toplu olarak vasıfsızca durduğu yerdir. Akıl ise o nöronların birbirleri ile bağlantı şeklidir.
Eylül 2016

Melek Özaslan, bir soruya yanıt verdi.

Anne, baba, sevgililer günü gibi geleneklerin arkasındaki gerçeklik insani mi yoksa iktisadi mi?

Gerçeklik kendiliğinden varolur, çoğunluk belirleyemez.
Yanıt ise iki taraf için de değişiyor: Arz ve talep.
Ağustos 2016

Marty Mcfly, bir soruya yanıt verdi.

Anne, baba, sevgililer günü gibi geleneklerin arkasındaki gerçeklik insani mi yoksa iktisadi mi?

Bence , bir vicdan rahatlatma..

Klasik geleneksel aile yapılarında zaten yok böyle şeyler.

Modern algı diye dayatılan günümüz postmodern düzenin yansıması bunlar.

-Ya anne, baba biliyorsunuz bütün gün çalışıyorum zaten yorgun argın eve geliyorum , bir de siz sitem etmeyin aramıyorum yada gelmiyorum diye lütfen !

Bir sürü sebep sayarız bu cümleye dair . Fakat boştur.

Temelinde en yakın duygusal bağ kurulması gereken bir sürecin , salak saçma bahanelerle havaya uçurulup , yılda üç beş güne indirgenen kurgusu yatar. Anneler günü ! Babalar günü ! Peh..

Eşini aldatan adamın vicdan azabına benzeyen işaretler taşır.
Bir gece önce yaşanan şey çok ağırdır , hatta belki ilk defa yaşanılıyor diye ağırdır , zaman içinde yaşana yaşana (aldata aldata) bu ağırlık da kalmaz ; gene de ağırdır diyelim ; ertesi gün bayram değil seyran değil bir bakmışsınız öküz gözü kadar bir tektaşla çıkagelinmiş.

Kadın (eş) çoğunlukla bu duruma uyuz olsa da ; üzerine gitmez. Bilir ki eğer giderse karşılaşacağı gerçek yıkıcı olabilir. Sevinir. Sevinmiş gibi yapar..

-Aaaaa canım , nerden çıktı şimdi bu ? (Nerden çıktığını çok iyi bilir aslında)

***

Şu yukarıdaki sürecin , daha naif görünümlüsü de , bahsi geçen günlerdir zannımca.

-Oğluuummm !! Neden aramıyorsun , bak nerdeyse bir ay olacak uğramadın. Çok özledim !!

-Aman anne ya , amma duygusalsın , bak benim de bir evim var artık , yapma böyle lütfen ; ayda bi geliyoruz işte.

Burda bir parantez açmak lazım , genelde erkek anaları böyle serzenişlerde bulunur. Kimse kızmasın ama kız tarafı ana babayla gayet içli dışlıdır. Kadın ne yapar eder bir fırsat bulup kendi annesi ile bu duygusal travmayı ortadan kaldırır. Hiçbir şey yapamazsa , öğlen bir kahve içer , gene de bu noktalara gelinmesine izin vermezler.

Ve erkeğin ruhu bile duymaz.

Sanır ki , kendi ailesi ile kurulan mesafenin bir benzeri , diğer taraf ile de kuruludur. Neyse bu başka bir konu.

***
Sevgililer günü ise başlı başına bir facia.

En son şöyle bir örnek duydu bu kulaklar (metroda)

-Napıyosun sevgililer gününde ?
-Bilmiyorum ki , Batu ile takılırız sanırım. Aslında Mert çeşmeye gidelim dedi ama..

Bu marjinal bir örnek gibi gelebilir.
Ben de duyduğumda öyle düşünmüştüm.

Fakat birkaç yakın dostumla bu örneği paylaştığımda , ne yazık ki ilişki süreçlerinin artık aşırı dejenere olması sebebi ile bu vb vakalara çok rastlandığını , alternatifler arasından en doğru seçimin , duygusal olmaktan çıkıp , vaatedilen materyalist nicelik ölçüsünde belirlendiğini düşünmekteyiz.

Şu yazdıklarıma yüzde yüz yanılıyorsun diyerek çok güzel ve samimi örnekler verilmesini diliyorum.

Hatta bunu yürekten istiyorum.

Fakat ne yazık ki birden çok gözleme dayanan gerçekler bunlar. .

şimdilik. .
Şubat 2016

Mustafa Ali Uğurtan, bir soruya yanıt verdi.

Dinlerin ortaya çıkış nedenleri ve amaçları nelerdir?

Bu soru bütün dinlerin insan ürünü olduğu kabulünden yola çıkılarak soruluyorsa ciddi bir eksiklik söz konusudur. (Nitekim Penelop bu bakış açısıyla soruyu cevaplamış.) Çünkü insanlığın büyük bir bölümü ilahi din diye tabir edilen tek tanrılı dinlere iman etmiştir, etmektedir. Bu bağlamda; İlahi din, varlığı kendinden olan, doğmamış, sonradan olmamış, son bulmayacak, bilgi ve gücünde sınır olmayan, eşi ve ortağı bulunmayan, tek bir yaratıcının insanlar arasından seçtiği bir aracı ile insanlığa kendini tanıtması ve onlara bir takım sorumluluklar yüklemesidir. Bilinen ismiyle Allah CC bir kudsi hadiste (Kudsi hadis peygamber diliyle söylenen ancak içeriği itibariyle Allah CC kelamı olan sözlere denir. Yani bir yönüyle ayettir.) "Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi diledim ve kainatı yarattım" buyurur. Bediuzzaman bunu şu örnekleme ile anlatır. Her sanatkar iki sebeple eser ortaya koyar. 1. Kendi gözüyle eserini görmek ve taktir etmek. 2. Başkalarının gözüyle eserinin görülmesini ve taktir edilmesini istemek. Dolayısıyla ilahi dinler insanların bilgi ve birikiminin ürünü olmayıp, yine insanların amaçladığı bir sebeple ortaya çıkmaz. Yaratıcının iradesine bağlı olarak ve onun dilediği zaman, mekan ve içerik ile ortaya çıkar. Bütün ilahi dinlerin akla ve bilgiye dayanan referansları olduğu gibi, tamamen bilinmeyene inanmaya dayalı kabulleri de vardır. İman kavramı da bilinenden yola çıkarak bilinmeyenin kabullenilişini ifade eder.

İnsanların ürettiği dinlerin ise üretene bağlı olarak çok çeşitli sebepleri olabilir. Çıkar, saygınlık kazanma, yeni tabirle toplum mühendisliği veya toplum düzeninin sağlanmasına yönelik ahlaki çabalar vs. Her ne amaçla olursa olsun insandaki kendinden üstün bir varlığa inanma duygusunu kullanır ve daha çok, ilahi dinlerin bozulduğu ya da etkinliğini yitirdiği zaman ve mekanlarda ortaya çıkar.
Şubat 2016

Umut Solmaz, bir soruya yanıt verdi.

Hinduizmde inek neden kutsal sayılır?

Bence sıcak iklimin etkisi
Kafalarına sıcak geçtiğinden ne yaptıklarını bilmiyorlar
Şubat 2016

Winterwitch, bir soruya yanıt verdi.

Frapan ne demektir?

Soru bana yönlendirilmiş :) şaman aga yanıtlamış gayet net (: tişikkirler Şaman (@chamacon)
Ocak 2016

Mozambik_prensi,  yeni bir soru sordu.

Ocak 2016

Enis Köroğlu, bir soruya yanıt verdi.

Aralık 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Hinduizmde inek neden kutsal sayılır?

Eğer dünyada herhangi bir şey kutsalsa onunla beraber tüm canlılar kutsaldır ve Hindular da bunun öğretisini alırlar. İnek tanrılarla bağdaştırılarak kutsallaştırılır ama karınca da reenkarnasyondan dolayı aynı şekilde kutsaldır hatta tüm kötülüklerin anası insanı bile kutsal görürler. Ortalıkta inekler dolaştığından insanlar hep ineği görür ve garipser ama iyi bir Hindu yürürken böceklere basmaktan dahi imtina eder.

82 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.