Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gıda

iyecek veya gıda, canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için yemek suretiyle tüketmeleri gereken maddeler. Belirli bir öğünde tüketilen yiyeceklere yemek denir. Yiyecekler organik veya inorganik maddelerden üretilmiş olabilirler. Yiyeceklerde bulunan ve canlıların yaşamını devam ettirmesi ve büyümesi için gerekli olan protein, vitamin, mineral gibi maddelere ise besin denir.

Kasım 2017

Serdar Bahtiacik, bir soruya yanıt verdi.

Ekim 2017

Tuğba, bir soruya yanıt verdi.

Meyve ve sebze arasındaki fark nedir? Herkes bir sürü şey söylüyor, sizin bildiğiniz doğru hangisi?

En basit cevap meyvelerin tohumu bulunur ve biz o tohumun etrafındaki meyve adı verilen kısmı yeriz. Sebzelerde ise tohumun etrafını saran meyve adlı kısmı değil direk bitkinin kendisini yeriz. Yani sebzelerin içinde tohum bulunmazken meyvelerde bulunur
Ekim 2017

Şekerleme Uzmani  yeni bir  gönderide  bulundu.

ŞEKERLEME UZMANI

ÇİKOLATA, KOKOLİN, PRALİN, KAKOLU FINDIK KREMASI, DRAJE, ÇİKOLATA DRAJE, ÇAKILTAŞI ÇİKOLTA, PARÇA ÇİKOLATA, DAMLA DROP VE BENZERİ ŞEKERLEME ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ HAKKINDA PROFESYONEL DESTEK, ÜRETİM DESTEĞİ, REÇETE DESTEĞİ VE DANIŞMANLIK HİZMETİ VERMEKTEYİZ. BİZE AŞAĞIDAKİ MAİL ÜZERİNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.

sekerlemeuzmani at gmail


ÇİKOLATA REÇETESİ, ÇİKOLATA FORMÜLÜ, KOKOLİ REÇETESİ, KOKOLİN FORMÜLÜ, ÇİKOLATA ÜRETİMİ, KOKOLİN ÜRETİMİ, DRAJE ÜRETİMİ, DAMLA DROP ÜRETİMİ, RENKLİ DRAJE ÜRETİMİ, KAKAOLU DRAJE ÜRETİMİ, ŞEKERLEME REÇETELERİ, ŞEKERLEME FORMÜLLERİ, ŞEKERLEME UZMANI, ŞEKERLEME DANIŞMANI
Mart 2017

Ali Osman Yazıcı, bir soruya yanıt verdi.

Mahiyeti aynı markası farklı kaşar peynirler farklı sürelerde küfleniyor, bunun nedeni kalite mi fazla katkı mı?

Soruya bir çok cevap gelmiş ve hemen hemen hepsi doğru. Ancak oluşan küfü temizleyip geri kalanını yememenizi tavsiye ederim çünkü geri kalan kısımında pek sağlıklı olması mümkün değil.
Kasım 2016

Denizden Babam Çıksa  yeni bir  gönderide  bulundu.

HANGİ SU ÜRÜNLERİ EN İYİ OMEGA 3 KAYNAĞI?

7740

Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu mükemmel Omega 3’ü su ürünlerini tüketerek almanız önemlidir fakat dikkat çekici bir tehlike haline dönüşen ağır metaller ve ağır metal atıkları bugün pek çok tüketilebilir balık türünün bünyesine girmiş vaziyette. Bu kontaminasyonun (bulaşmanın) neticesinde, dünya çapında pek çok Omega 3 üreticisi, bilinç seviyesi günden güne artan müşterilerinin talepleri doğrultusunda alternatif kaynakların peşine düşüyor ve alternatif su ürünlerini Omega 3 kaynağı olarak kullanmaya başlıyor.

Omega 3 kaynağı olarak sunulabilen alternatif su ürünlerinin başında kril geliyor. Dikkat çekici Omega 3 kalite profiline ve değerine sahip olan kril, önümüzdeki dönemlerde Omega 3 eldesi için önemli bir pozisyona gelebilir mi?

Günümüzde, yaygın olarak Omega 3 eldesi yağlı, derin sularda yaşayan, yetiştiricilik yada avcılık yoluyla elde edilmiş somonlardan yada diğer balıklardan elde ediliyor. Omega 3’ün elde edildiği bu türlere en iyi örnekler ise trança, ringa, uskumru ailesi balıkları, somongiller, sardalyagiller, morina ve ton balıkları. Çok ekstem koşullarda ise bazı köpekbalıkları ve balinalardan da balık yağı elde edilebiliyor.
Kril ise Antartika’nın soğuk ve el değmemiş sularında yaşayan, karidese benzeyen bir kabuklu su ürünü. Suyun içinde yüzer halde bulunan planktonla besleniyor.

7740

Değerli Omega 3 profili

Balıklardan elde edilmiş olan yağların yaklaşık %30’unun Omega 3 olması gerçekten kayda değer bir rakam, fakat elde edilen bu yağın krilden elde edilmiş olan Omega 3’e göre daha az antioksidan olduğu, daha kolay okside olduğu ve kokuşabildiği gözlenmiştir. Krilden elde edilmiş yağın ise ortalama %14’ünün Omega 3 olmasının yanında, yağın içeriğinin kalitesinin daha farklı ve yüksek olduğu görülmüştür. Kril kaynaklı yağ asitlerinin fosfolipid yapısı, emilim için daha uygundur. Yani, hücre tarafından daha kolay emilimi sağlanır. Bu oran ortalama 48 kat daha fazladır.
Yapılan araştırmalar, kril kaynaklı Omega 3 yağının balık kaynaklı olanlara göre 300 kez daha fazla antioksidan A ve E vitamini gücüne, 47 kat daha fazla lutein olduğunu ve 34 kat daha fazla koenzim Q10 gücüne sahip olduğunu göstermektedir.

Sürdürülebilir Omega 3 tedariği

1950 yılların ortalarında başlayan geniş ölçekli su ürünleri avcılığı, dünya denizlerinde yer alan balık popülasyonlarının %90 gibi bir oranı avlama yoluyla denizlerden çekti. Bugün dahi, ortalama su ürünleri avcılık kotaları, bilim insanlarının türlerin soylarının kurtarılması için belirlenen orandan %15 ile %30 arasında daha fazla. Soyu tehdit altında olmayan türlerin kota dışı avcılık katsayıları ise ortalama %100 daha fazla. Bu da, her an yeni türlerin soylarının tehlikeye girebileceğine işaret ediyor. Sucuk kökenli Omega 3 eldesinde, alternatif ve sürdürülebilir kaynakların bulunmasının gereği günden güne artıyor.

Halihazırda, hem insanlara hem de doğal olarak krille beslenen canlılara yetecek kadar fazla miktarda kril, dünya sularında bulunuyor. Sadece Antartika’daki kril biyoması 170 ile 740 milyon ton arasında değişiyor. Biyomasın yenilenme oranı ise bir kaç yüz milyon ton gibi etkileyici bir büyüklüğe sahip. 1990 ile 2009 yılı arasında yapılan kril avcılığı yalnızca bir milyon tonun onda biri büyüklüğünde.

Antartik krilinin sürdülülebilirliği, Antartik Deniz Yaşamı Koruma Komisyonu (CCAMLR) tarafından korunmaya alınmış durumda. CCAMLR tarafından 2008 yılında konulan kril avlama limiti 6.6 milyon ton ve bu üst limite rağmen, yıllar içinde yapılan avcılık hiç %2’yi geçmemiş. Avlanan krilin kullanım dağılımına göz attığımızda %45 gibi bir oranın sportif olta balıkçılığında yem, %43’ünün yetiştiriciliği yapılan su ürünlerinin beslenmesinde ve geriye kalan %12’lik dilimin ise insanlar için kullanıldığını gösteriyor.

7740

Çevreye duyarlı Omega 3 eldesi

Aşırı avcılık, sucul ekosistemi ve su yaşamını tehlikeye atıyor, ayrıca besin zincirine zarar vererek avcıların da popülasyonlarının azalmasına neden oluyor.

Her yıl 300.000 kadar balina ve yunus gibi deniz memelisi, balıkçılık yapılan takımlara takılarak ölüyor.
Su ürünleri yetiştiriciliği, insanların ihtiyaç duyduğu Omega 3’ü sağlayabilir fakat bu metodun kendi içinde bazı sıkıntıları var. Yüksek miktarda balık yeminin kullanılmasını gerektiriyor, bu da yetiştiricilik alanından ekosisteme daha fazla yem atığının bırakılmasına, balıkların daha fazle metabolik artık oluşturmasına neden oluyor. Kötü yönetişim kabiliyetleri ile birleşince bu durum, balık yetiştiriciliği sisteminin çökmesine alt yapı sağlıyor.

Kril avcılığı, bazı çevreler tarafından deniz memelilerinin besinlerini çalmak olarak görülüp bu yönde ifadelerle tanımlansa da bu bilgi doğru değil. Krilin balinalar tarafından tüketilen miktarı ortalama 85 milyon ton civarında, bu da toplam avcılığın %0,14 gibi bir oranına tekabul ediyor. Yani %1’in ⅕’ine. Bu rakam da, dünya denizlerinde, herkese yetecek kadar krilin var olduğunu ortaya koyuyor.

Kontaminasyon ve birikim

Dünya denizlerinde uygulanan farklı politikalar ve farklı aktivitelere bağlı olarak, balıklarda ve dolayısıyla balık yağlarında bazı ağır atık metallerin birikmesi görülebiliyor. Civa, Poliklorlubifeniller (PCB), stronyum gibi radyoaktif maddeler, cadminyum, krom ve arsenik gibi toksik metaller başlıca örnek olarak verilebilir. Bunlar, canlı vücudu için tehlike arz eden ağır metallerdir. Kötü yönetilmiş yada çevresel etkiler nedeniyle kirlenmiş bir bölgeye kurulmuş olan bir balık çiftliğinde yaşayan balıkların bünyesinde yer alan toksik kalıntılar, denizdeki miktarın 9 milyon katına kadar artabilir.

Kril ise henüz el değmemiş, maden aranmamış yada endüstriyel olarak taşıtların pek girmediği yerlerde ve derin sularda yaşadığı ve oralarda avlandığı için krilden elde edilmiş yağların içindeki toksik birikintilerin miktarı tehlikeli düzeyde değildir. Bunun nedenleri arasında krilin göreceli olarak daha temiz bir su kütlesinde yaşamasının yanında krilin besin zincirinin alt basamaklarında yer alması da vardır. Besin zinciri içindeki yeri, krilin bünyesinde fazla miktarda ağır metal yada toksik madde tutmasını engeller. Çünkü pek çok farklı tür tarafından besin olarak tüketilir.

Besin piramidinin üst basamaklarında yer alan canlıların bünyesindeki toksik maddelerin ve ağır metallerin fazla olmasının sebebi ise, tükettikleri alt basamak canlıların bünyelerindeki metalleri kendi bünyelerinde tutmalarıdır.

Omega 3 yağ asitlerinin faydaları ve neden tüketilmesi gerektiğine dair bilgileri almak için buraya tıklayın.
7740
Kasım 2016

Çılgın Student, bir soruya yanıt verdi.

Kasım 2016

Hasan Gültekin, bir soruya yanıt verdi.

Meyve ve sebze arasındaki fark nedir? Herkes bir sürü şey söylüyor, sizin bildiğiniz doğru hangisi?

Meyve çiğ ve tek başına yenir, sebzelerin büyük kısmı halk arasında "katık"tır, pişirilir ve ekmekle servis edilir
Ekim 2016

Tufan Erkaya, bir soruya yanıt verdi.

Meyve ve sebze arasındaki fark nedir? Herkes bir sürü şey söylüyor, sizin bildiğiniz doğru hangisi?

Şu link güzel açıklamışlar:blog.milliyet.com.tr/meyve-ve-sebze-ara...
Sebze kelimesi Farsça "sebz" (yeşil) kelimesinden gelir. Yani halk arasında sebzenin bitkinin renkli meyvesi değilde yaprak yada gövde gibi yeşil kısımlarını ifade ettiğini söyleyebiliriz. Kullanım açısından ana yemek olarak kullanılabilen bitki parçalarında sebze diyoruz. Meyve ise tatlı olarak kullanılabilen kısımlarıdır.
Botanik bilimine göre sebze meyve farkı ise bizim kafamızdakinden bayağı değişik. Botanikçiler bitkinin tohum içeren kısmına meyve der. Yani biz bezelyeyi sebze olarak görsek de o bir meyvedir. Domatesi sebze olarak görsek de biyolojide domates bir meyvedir.
Temmuz 2016

Özgür Özge Üzer, bir soruya yanıt verdi.

En sevdiğiniz peynir çeşitleri nelerdir? Tavsiye edebileceğiniz değişik lezzette peynirler var mı?

EYerli peynirleri konunun dışında bırakarak yazıyorum çünkü ben ülkemin peynirlerine bayılırım. Ayırdetmeden yerim. Fakat Fransa'nın rokfor peynirinin d müdavimiyim, Danimarka'nın da var Rokforu o da bluecheese diye geçiyor bunu da severim, Gouda da sevdiğim peynirlerden bir tanesidir. Fakat Ülkemizin Tulum peynirleri her şehirde farklı farklı bir kıyas yapacak olursam rokfor veya gouda mı, yoksa Tulum Peynirlerimiz mi? Ben hakkımı tulumdan yana kullanıyorum. Öncelikli tulum seçimim Erzincan ile İzmir arasında gittim geldim şimdi bak. İkisini de ayıt edemedim, Artvin tulumu da güze, son olarak ben erzurum tulum dedikleri bir peynir aldım, o da harika küflü peynir gibi. Van otlusu ise bambaşka kısmet oldu Van'da yedim, hiç burada satın aldıklarımıza benzemiyor.
Şubat 2016

Denizden Babam Çıksa, bir soruya yanıt verdi.

İçme suyu hangi şartlarda en uzun süre saklanabilir?

Cam bir kapta, ışık görmeyen yerde ve mümkünse +4 derece civarında.
Şubat 2016

Emre Solmaz, bir soruya yanıt verdi.

İçme suyu hangi şartlarda en uzun süre saklanabilir?

Su az da olsa bulunduğu kapla reaksiyona gireceği için uzun süre saklanacak ise cam bir kapta saklanması uygun olur.

147 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Aromalı Gıdalar

45 Kullanıcı   4 Soru   4 Yanıt

Peynir

9 Kullanıcı   13 Soru   23 Yanıt

Pirinç

0 Kullanıcı   2 Soru   3 Yanıt

Kefir

2 Kullanıcı   4 Soru   4 Yanıt

Gıda Boyası

3 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Tahıl

1 Kullanıcı   2 Soru   5 Yanıt