Bilmek istediğin her şeye ulaş

Girişim

Girişim, iki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayıdır.

Eylül 2013

isikoren.com/biyografi'>Hilmi Işıkören @hilmiisikoren

Çarşamba akşamı inploid'in kurucusu bizlerle :-)

isikoren.com/2013/09/09/carsamba-aksami-...

'Girişimci Sohbetleri' devam ediyor!!! (İki girişimci kardeşin başarı öyküsü)

Bu ayın konuğu 'inploid' markasının kurucularından Sn. Serkan Köse. Kendisi, 11 Eylül, Çarşamba akşamı saat 21:30 -22:30 arasında başarı öyküsünü 'Facebook Girişimciler Kulübü' grubumuzda bizlerle paylaşacak. Bilgisayar üzerinden yazarak canlı gerçekleştirilecek etkinliğimize hepinizi bekliyoruz. Çarşamba akşam yemeğinden sonra evinizin rahatlığında bilgisayar üzerinden yazarak dilediğiniz soruyu konuğumuza yöneltebilirsiniz. Herkese güzel bir hafta dilerim :-). Etkinliğimiz sadece Facebook Girişimciler Kulübü grubumuzun üyelerine açıktır.facebook.com/groups/girisimcilerkulubu linkini tıklayarak grubumuza üye olabilirsiniz. Daha önce bu etkinliğimize katılmayanlar için bir öncekinin tamamı ekteki linktedir.

isikoren.com/2013/08/29/girisimci-sohbet...
Eylül 2013

isikoren.com/biyografi'>Hilmi Işıkören @hilmiisikoren

Girişimci Sohbetleri'nin dördüncüsü bu akşam saat 22:00 - 23:00 arasında Facebook Girişimciler Kulübü'nde!!!

Girişimci Sohbetleri'nin dördüncüsü bu akşam saat 22: 00 - 23: 00 arasında Facebook Girişimciler Kulübü'nde! ! !

isikoren.com/2013/09/30/sanatla-baslayip...
Kasım 2013

Gokhan İnce @gokhanince

Başarılı ve Başarısız girişim tecrübeniz var mı?

Çoğumuz girişimci olmak istemişizdir fakat sürekli karşımıza bir engel çıkmıştır bazen yılmadan denemelerimize rağmen bir engele takılıp zirveye ulaşmadan geri dönmüşüzdür. Başarılı ve başarısız girişim hikayeleriniz yazıp paylaşırsanız çoğu arkadaşımız için yararlı olacaktır. .
Ocak 2014

Gokhan İnce @gokhanince

Ocak 2014

Baris Kocdur @kocdur

Shopinomi Nedir?

Shopinomi, e-ticaret sitelerini değerlendirebileceğiniz, online alışverişlerinizin videolarını yükleyebileceğiniz ve izleyebileceğiniz bir platformdur.

Bu tanım Shopinomi’yi basitçe açıklasa da detaylı şekilde anlatmak isterim.
Shopinomi,
  • Sadece e-ticaret sitelerinden yapılan online alışverişlerin değerlendirildiği bir platform olacak.
  • E-ticaret sitelerinden yaptıkları alışverişleri gelmiş olanlar video çekip, yükleyebilecekler. Ürünü aldıkları sitenin Ürün paketlemesi, Ürün fiyatı, Ürün kalitesi, sitenin Teslimat hızı ve Kullanışlılığını oylayacaklar.
  • Video esas içerik aracı olacak. Videolara yorum yapma ve mesajlaşma dışında metin alanı olmayacak.
  • Videolarda gelen paketin açılış anının olması gerekecek. Bu hem markayı hem de kullanıcıyı koruyacak. Kullanıcının paketi açtığı anı gördüğümüz için, ürünün siteden gerçekten nasıl geldiği görülebilecek.
  • Video izleyenler, videonun Bilgilendirmesi’ne, Güvenilirliği’ne ve Kalitesi’ne oy verebilecekler. Video içeriğini oluşturan kullanıcının söylediklerinin, ne kadar işe yarar olduğu ve ne kadar doğru olduğu bu şekilde izleyiciler tarafından değerlendirilecek. Ayrıca çekilen videonun ses, ışık ve ortam kalitesi de izleyiciler tarafından değerlendirilebilecek.
Sonuç olarak iki farklı data ortaya çıkacak;
  • E-ticaret sitelerinin puanları
  • Video yükleyen kullanıcının puanları
Bu şekilde,
  • Türkiye’deki e-ticaret sitelerinin, beş farklı kritere göre puanları ortaya çıkacak ve ürünlerini online satan şirketler artık karşılaştırılabilir hale gelecekler.
  • Türkiye’de alışveriş yapanların, üç farklı kritere göre puanları ortaya çıkacak. E-ticaret siteleri hakkındaki yorum, iddia ve tecrübeler, demokratik bir ortamda gösterilmeye başlanacak. Topluluk oylarıyla en faydalı video sahiplerini ödüllendirecek.
Girişim

Medium'da Shopinomi ile ilgili 2 yazı yazmıştım, oradan da takip edebilirsiniz.
Şubat 2014

cancilar.net'>Gökhan Çancılar @gokhancss

Neden inploid?

Kayıt tarihimi hatırlamıyorum ama yaklaşık bir haftadır inploid'de aktifim. Kendi blogum da var (cancilar.net) ama ben buraya içerik girmeyi daha çok seviyorum. Önümüzde bir metin kutusu var ve yazacaklarımız. Bunu yapabilecek birçok platform var, saymakla bitmez.

Ama burada blogtan farklı olarak "bu benim düşüncem, değişmez" diyemiyorsunuz. Biri gelip sizin eksiklerinizi tamamlıyor, hatalarını söylüyor. Herkes güzel güzel derse nasıl gelişebilirim?

Örneğin benim cevabıma olumsuz bir yorum geliyor. Ben de düşüncemi, bildiklerimi gözden geçiriyorum, tekrar bir araştırma yapıyorum. Sonra da öğrendiklerimle yorumu haklı veya ben şu yönden baktım diye yanıtlayabiliyorum.

Üstelik burada bir 16-17 yaş kültürü yok. Sakın yanlış anlaşılmasın. 14 yaşında çocuk da olabilir ama genelde bu yaşlardaki sorular, cevaplar, cevaplara yanıtlar bazen anlamsız, bazen de agresif olabiliyor. Sonuçta burada kimse "tartışmaya/dalaşmaya" gelmiyor. Yani üye kitlesi kaliteli bir komünite.

Kategoriler de çok çeşitli. Programcı sağlık konusunda yazıyor, mimar bilgisayar programcılığı konusunda. Bu çok değerli içerikler sunuyor. Çünkü sizin uzmanlık alanınıza diğer meslekler nasıl yaklaşıyor görebiliyorsunuz.

Üstelik rozetler ve saygınlık puanı özellikleri sayesinde "oyunlaştırma" da uygulanmış. Unutmayın, herkes oyun oynar. Bloga 15 gündür içerik girmediğim halde bir haftadır burada görece aktifim. Ofiste zaman aralarında sorulara bakıyorum, cevaplıyorum, takip ediyorum.

Buradaki olay bir metin kutusu olsa da, nasıl konumlandırdığınız çok önemli. Inploid çok güzel konumlandırılmış bir girişim. Bu sebeple bloguma içerik giremiyorum :) Yapanların eline sağlık.
Mart 2014

Rasih Uğur Uyanık @mimarankara

Endemico Resguardo Silvestre

Projenin açıklaması kısaca şöyle;
Meksikalı mimarlar Gracia Studio tarafından tasarlanan bu otel, Meksika'nın şarap yapma bölgelerinden birinde manzara karşısında noktasal yerleştirilmiş 20 ayrı kabinden oluşmaktadır. Valle de Guadalupe de bulunan bu otel toprağa mümkün olduğunca az etkileyecek şekilde çelik çerçeveler üzerinde yerden kaldırılmıştır. Her odada bir ebeveyn yatak odası bulunmaktadır ve küçük ahşap bir terasa açılmaktadır. Projenin ana çıkış noktası doğaya saygı olduğu için araziye müdahale minimumda tutulmuş. 99 hektarlık geniş bir araziye yayılmaktadır. Corten çeliğinin tercih edilme sebebi zaman içinde renginin atmosfer koşulları sebebiyle değişerek ortama uyum sağlayaca olmasıdır. Oda tasarımı yaklaşımı doğa ve çevre ile temas halinde olarak konukların temel ihtiyaçlarını kapsayan lüks bir kamp evi kavramı geliyor.

252

252

252

252

Aşağıdaki resimler otelin sosyal tesisine ait

252

252

252

Projenin paylaşılmaya kıymetli olan tarafları ise;
1. Araziye ve hakim olduğu hinterlanda kattığı değer. Ülkemizde bu projedeki terastan bakıldığında benzer bir manzaraya kimse manzara demezdi. Bizde manzara denlldiği mi sadece orman yada deniz anlaşılır çünkü. Halbuki böylesine bir boşluğa bakmanın ve de aslında terasta içilen şarabın nasıl bir doğadan çıktığını anlatmanın daha etkili bir yöntemi olabilir miydi?
2. Fikrin ve uygulamanın sadeliği hatta overdesign aralığı. Şahsen benim sevdiğim bir tasarım stili. Olabildiğince malzemenin en doğal halini sonuna kadar kullanıcıya sergilemek. Nesneyi kurguyu, ana senaryoyu bu kadar sert bir şekilde kullanıcıya dayatmak, sahte bir sahne yaratmaktan daha samimi buluyorum.
3. Kimin fikri bilemiyorum ama işletme olarak yaratılan alternatif gerçekten çok iyi. Tesiste adım attığınız her noktada doğa ve kendinizle başbaşasınız. Hazırlanan atmosfer farklılık yaratamak adına değil arazinin ve işletmenin özüne uygun olduğu için tercih edilmiş. Farklılık yaratmak adına yapılan hamleler tam da olması gerektiği kadar ve her noktasında tutarlı olmuş. Seçilen mobilyalardan dış cephe kaplamasında hep aynı senaryoya bağlı kalınmış.
4. Verdiği ilhama da dikkatinizi çekmek isterim. Yurdumuzun her köşesi cennet diyoruz ya gerçekten öle ama o kaynakların da bir türlü herhangi bir şekilde değerlendirilmemesini ve ulaşılabilir olmamasını da problem olarak görüyorum. Herkes o kadar da maceracı olmak zorunda değil ve de artık heryerde karşımıza çıkan bungalowlara, salaşlık moda diye derme çatma masalara, iki tahta çakılmış wc ler eşliğinde doğayla buluşmaya, başka bir seçenek yok diye 3 kuruşluk sucuk ekmeğe bir porsiyon iskender bedeli ödemeye katlanmak zorunda değiliz. Pekala doğaya zarar vermeden doğru yoğunluk ve doğru projelendirme ile asgari turizm hizmet koşullarının sağlanabildiğini gösteren bir proje olduğunu düşünüyorum.

Projenin hem mimarlık camiasında hem de turizm sektöründe aldığı ödüller de alınan kararların ne kadar da doğru ve teşvik edilmesi gerektiğini yeterince açıklıyor zaten. Belki aksi olabilir ama açıkcası ben bu fikrin mimarı ekibe ait olduğunu düşünüyorum. Tasarım vekaletini tamamıyla mimara bırakan müşteri, doğru sorulara doğru cevaplar veren mimari ekip bir arada olduğunda ortaya çıkan eser tam da böyle olur.

graciastudio.com/Projects/Comercial/End...
graciastudio.com/Projects/Comercial/Enc... .
hotelendemico.com/explore.html
Temmuz 2014

Aytek KOYUN @aytekkoyun

Social responsible

projectsunlight.com/stories/392153/Changing-behaviours--saving-lives.aspx
14345
Ağustos 2014

Müge Çevik @mugecevik

Bir Girişim Nasıl Kurulur? Sıfırdan Ürün Çıkarmaya Tüm Adımlar:

1. Girişim Fikriniz yok diyelim... Peki şu ana kadar neler yaptınız? Her zaman için bildiğiniz hakim olduğunuz bir konuda fikir bulmaya çalışın. Örneğin öğretmenseniz eğitimle ilgili bir fikir bulmanız yerinde olur. Çünkü bu konuda herkesin uzaktan göremediği sorunları işin işinde olduğunuz için en iyi siz bilebilirsiniz.

Ya da başka özel bir uğraşınız var örneğin bisiklet sporu yapıyorsunuz. O zaman sizin bisikletçi bir sürü arkadaşınız vardır, ilk müşterilerinizi buldunuz bile...

2. Aklınıza hiç fikir gelmiyorsa Türkiye'den Webrazzi'yi takip edin. Çözüm Kumbarası, GalatabusinessAngels, Girişim Fabrikası, Startupbootcamp gibi kuluçka merkezi ve yatırımcı sitelerini de inceleyin.

Yurtdışından Techcrunch, Crunchbase, Angellist, F6s, Startupkit Weekly, Kickstarter'a üye olun ve sürekli takip edin. Yeterli birikime ulaştığınızda mutlaka bir fikir bulursunuz.

3. Diyelim zaten bir fikriniz vardı ya da yeni buldunuz, şimdi bu fikri doğrulama zamanı!!!

4. Her internet girişimi bir varsayımdır. Sitenizi, uygulamanızı ya da cihazınızı insanların kullanacağı varsayımı üzerine odaklanırsınız. Peki insanlar sizin ürününüzü niye kullansın? Önce bu soruya kendi kendinize cevap verin. İnsanlara sadece bir değer katarsanız sitenize gelirler ya da ürününüzü kullanırlar.

5. Fikriniz bir problemi çözüyorsa bu probleme sahip olması muhtemel "tanımadığınız" en az 20 kişi bulun. Bu kişileri tanımadığınız kişiler olması çok önemli, tanıdıklarınıza da sorabilirsiniz ama esas tanımadığınız sokaktan geçen ya da bir AVM'de gördüğünüz insanlara uygun bir şekilde yaklaşıp cevap alırsanız çok daha iyi bir analiz yapabilirsiniz.

6 Peki bu üründen nasıl para kazanacaksınız? Üç tür girişim vardır: Kullanıcılardan para isteyen girişimler, sadece reklamdan para kazanan girişimler. Bir de whatsapp gibi hem bedava olup hem reklam almayıp sadece şirketi satmaya odaklanan girişimler. Siz hangisi olacaksınız?

Üç durumda da kullanıcı sayısını artırmanız lazım. İlk seçenekte kullanıcılardan para isteyeceğinize göre sorduğunuz sorulara bu soruyu da ekleyin. Herkese farklı bir rakam söyleyin ki insanların verebileceği maksimum rakamı bulun.

7. 10 tane soru hazırlayın. Bu soruları önceden hazırlamanız çok önemli. Çünkü herkese aynı soruları sorup sonrasında analiz çıkarmanız lazım.

Sizin için bu soruları ben hazırladım:

Bu sorular şöyle olabilir:
Şu probleme sahip misiniz?
Şu problemi şu anda nasıl çözüyorsunuz?
Bulduğunuz çözümdeki eksiklikler nedir?
Yeni bir çözüm olsa onda ne olmasını isterdiniz?
Size şu çözümü sunsak kullanır mıydınız?
Bu çözüme şu kadar TL para verir miydiniz?
Bu çözümü oluşturduğumuzda ilk kullanıcısı olmak ister misiniz?
E-posta adresiniz nedir?

Bir AVM'ye, bir spor klübüne insanların çoğunlukta bulunduğu bir yere gidin. İsterseniz ödeviniz için araştırma yaptığınız söyleyin (sonuçta ödev sayılır:) Şu problemi şu anda nasıl çözdüğünü sorun. Örneğin şu siteyi kullanıyorum dedi, güzel rakibinizi buldunuz. Peki o site yapamadığı, olmasını istediği neler var? Ya da neden o siteyi tercih ediyor? Peki sizin çözümünüzü kullanır mı? Üye olur mu? Ya da para verir mi? Evet derse hemen e-posta adresini alın. İsterseniz kendi iletişim bilgilerinizi de verin, belki size daha fazla müşteri adayı getirebilir.

8. 20 kişiye sordunuz ve büyük çoğunluk sizin çözümünüzü kullanırım dediyse doğru yoldasınız devam edin. Eğer büyük çoğunluk hayır kullanmam, şu çözüm benim işimi görüyor, buna para vermem üye olmam dediyse ya da böyle bir problemim yok dediyse, o zaman mutlaka fikrinizi gözden geçirmeniz hatta yeni fikir bulmanız lazım.

9. Yeni fikriniz için de aynı şekilde fikir doğrulaması yapın:)

10. Şimdi daha fazla insana ulaşmalısınız. Fikrinizde sizin bir varsayımınız var. Örneğin çocuk kıyafetleri çok pahalı ve insanlar çocuk kıyafetlerini değiş tokuş yapmak istiyorlar sizin varsayımınız.
Sorduğunuz 20 kişiden 15inin küçük çocuğu vardı ya da olacaktı, 15inden 10u evet kulanırım dedi, 5i de kuru temizleyiciden temizletilirse kullanırım dedi.

Şimdi burada öğrendiğiniz bilgilerden en önemli varsayımlara odaklanan 10 soru hazırlayıp SurveyMonkey'yi kullanarak bir anket hazırlayın ve anket linkini Facebook'ta, Twitter'da paylaşın, eposta ile arkadaşlarınıza gönderin, onların arkadaşlarına göndermelerini rica edin. B2B fikri için en az 50, B2C fikri için en az 200 kişiye ulaşın.

11. Fikrinizi müşteri röportajları ve online anketlerle doğruladıysanız şimdi işe koyulma zamanı.

12 . Bu arada fikrim çalınır mır korkusuna da burada son vermişizdir heralde, çünkü şu ana kadar fikrinizi en az 200 kişi öğrendi:) Peki bir fikrin detayları yok mu? Çocuk kıyafeti değiştirme fikri için şu anda bile en az 2 3 site var, kaç tanesi ne kadar kullanılıyor ve hepsi birebir aynı mı?

Yani her fikir ve uygulama geliştirilebilir, temel fikir aynı bile olsa iyinin de iyisi vardır. Girişimcinin farkı da burada ortaya çıkar, yeterli birikimi olan girişimci ayrıntıları görebilir, müşterinin esas sorununa odaklanır ve rakiplerinden farklı bir şey ortaya çıkarmaya çalışır. Fikrinizi başkalarına anlatsanız bile onlar sizinle aynı birikime sahip olmadıklarından asla sizin kafanızdan geçenleri tam olarak bilemezler. Üstelik bir uygulama her zaman yolda değişikliğe uğrar. İlk düşündüğünüz uygulamanın zamanla mutlaka eksikliklerini görüp değiştirirsiniz.

13. Şimdi fikrinizi biraz daha derinlemesine analiz edin. Buna İş Modeli Kanvası deniyor.

Kattığınız Değer nedir? İnsanlara ne sunuyorsunuz? Sizin ürününüzü neden kullansınlar?
Müşterileriniz:
Müşterilerinize nasıl ulaşacaksınız? Müşteri adaylarını nasıl ikna edeceksiniz?
Müşterilenizle nasıl iletişime geçeceksiniz? Onları uygulamanızı kullanmaya nasıl devam ettireceksiniz?
Bu ürünü ortaya çıkarırken ve çıkardıktan sonra kimler tedarikçiniz ya da reklam vereniniz, ya da sponsorunuz olacak?
Bu ürünü ortaya çıkarmak için elinizdeki kaynaklar ne? Ya da hangi kaynaklara ihtiyaç duyuyorsunuz?
Bu ürünü ortaya çıkardıktan sonra sürekli yapmanız gereken aktiviteler neler?
Bu ürünün maliyeti nedir?
Bu üründen ne kadar kazanmayı hedefliyorsunuz? Yılda ya da ayda Müşteri sayısı x ürünün fiyatı

14. Girişiminiz ya da girişim fikriniz hakkında geri bildirim almak ve ortak bulmak için size Girişimci Sosyal Ağı Ideoboom.com'u öneririm.

15. Siteniz, uygulamanız ya da cihazınız kullanılabilir en basit haliyle çıkmalı. Buna Minimum Kullanılabilir Ürün deniyor. Yani kullanıcıların sorununu çözen en basit özellikli ürün. Bütün özellikleri ilk başta yapmaya çalışırsanız hem rakipleriniz sizden önce çıkabilir hem de kullanıcılardan geri bildirim almayı geciktirdiğiniz için zaman ve para kaybedersiniz.

16. Bu ürün ilk başta bir prototip de olabilir. Ya da uygulamanın en basit özellikleriyle yapabilirsiniz ya da yaptırabilirsiniz. Bu ürünü hedef kitleye gösterip nasıl kullandığına bakmalı ve hatta ürünü satmaya çalışmalısınız.

17. Unutmayın hiç bir yatırımcı fikre para vermez. Fikrininiz ürünleştirdiğinizde ve ürününüz kullanıcılar tarafından aranan istenen bir ürün olursa anca yatırımcıların ve kuluçka merkezlerinin ilgisini çekersiniz.
Ekim 2014

Günlük Ekonomi @gunlukekonomi

İş Kurmak İsteyenlere Tavsiyeler

Herkesin kendi işinin patronu olmak, ticaret yapmak gibi hayalleri vardır. Bazıları bu yolda başarılı olur, bazıları ise elindeki parayı da kaybedip zor durumda kalır.
Girişimcilik aslında kolay değildir. Girişimcilik ateşi harıl harıl yanmalıdır. Saman alevi gibi sönecekse ve yorulacaksanız bu yola hiç çıkmamanız en iyisidir.

Girişim yapmak ve iş kurmak isteyenler için 4 öneri derledik.

Buyrun


399

Fikrinizi kolayca anlatabiliyor musunuz?

Bir fikrin ve işin tutması için onu herkesin anlayabilmesi gerekir. Komşularınız, eşiniz ve aileniz, iş arkadaşlarınız ile fikir alışverişleri yapın. Danışmaktan korkmayın.

Bazen fikirlerin tutması için ihtiyaç olan tek şey basitliktir. Fikrinizi kimse anlamıyorsa ve tutup tutmayacağı konusunda kafalar karışıksa muhtemelen başarısız olacaksınız demektir.

Plan yapın

Fikrinizi gerçekleştirmeden önce en ince ayrıntısına kadar plan yapın. Mesela bir kuru yemiş mağazası açacaksınız diyelim. Her şeyi kağıda dökün.

"Ürünleri nereden alacaksınız. Kar marjınız ne olacak. Ne kadar kira ödeyeceksiniz. Mağaza açacağınız yerdeki sosyo kültürel yapı nasıl" bu ve buna benzer aklınıza gelen her şeyi yazın.

İnsanları heyecanlandırıyor mu

Bir işe kalkışmadan önce aklına güvendiğiniz kişilere anlatın ve tepkilerini gözlemleyin. Eğer fikriniz gerçekten parlak bir fikirse insanları heyecanlandırması gerekir. İnsanlar sizi şaşkınlıkla ve hayran hayran dinliyorlarsa bu fikrinizin başarılı olma ihtimali çok yüksektir.


Zamanı doğru seçin

Girişimcilerin yaptığı en büyük hatalardan birisi de zamanlama hatasıdır. Yaz ortasında kaban satan bir yer açarsanız veya kış ortasında dondurma satmaya kalkarsanız başarılı olamazsınız. Zamanlama biraz da toplumun ihtiyaçlarıyla alakalıdır. Bir ihtiyaç olduğunu görüp doğru zamanda piyasaya çıkarsanız başarılı olursunuz.

Kaynak:
gunlukekonomi.com/2014/10/is-kurmak-iste. . .
Ocak 2015

Growthackingsk @growthackingsk

Derinlemesine Growth Hacking

Son zamanlarda sıklıkla karşılaştığımız “Growth Hacking” eldeki verileri iyi değerlendirerek ve uygun metrikleri uygulayarak girişiminizin ileri taşınmasını sağlar.Peki geleneksel pazarlama yönteminin dışında “Growth Hacking” e bu kadar başvurulmasının sebebi ne?
Aslına bakarsanız bunun cavabı oldukça basittir.
“Kısa sürede girişiminizin Growth Hacking methodlarıyla ulaşılması istendiği seviyeye gelmesi”
Hacker kelimesine bakıldığında günümüzde kötü anlamlar çağrıştırabilir. Growth hackinge karşı olumsuz tavır almanızı gerektirecek bir durum yoktur çünkü Growth Hacking
pazarlama ile alakalıdır. Ortaya çıkan problemleri var gücüyle çözmeye çalışan ve bu problemleri çözerken her türlü metriği ve stratejiyi kullanan kişidir Growth Hacker.
Peki Growth Hacker Hangi yolları Kullanır ;
  • Viral Yayılım

Daha fazla kişiye ulaşmak için içerik servisinizi iyi yapmalısınız.
  • Ödemeli Yayılım

Ödemeli yayılımda en önemli nokta potansiyel müşterilerinizin hangi sosyal mecrada daha fazla bulunduğunu tespit etmektir.
  • Satış Ekibi

Growth hacking sürecin nasıl ve hangi stratejilerle yürütüleceğini belirledikten sonra bu süreçte bir satış ekibine ihtiyaç duyulur.
  • İçerik Pazarlaması

Uygun yöntemlerle kullanıcı trafiğinizi artırmanız gerekmektedir. Gerekirse blog yazıları ya da sosyal medyada ki paylaşımlar bu konuda size yardımcı olacaktır.
  • E-Mail Pazarlama

Potansiyel müşterilere ulaşırken mevcut müşterilerden en fazla verimi almak için e-mail pazarlaması düşünülebilir.
  • SEO

Arama motorlarında daha iyi konum kazanabilmek için bu konuya önem vermek gerekmektedir. Star-up’ lar için anahtar kelimelerin doğru belirlenmesi çok önemlidir.
  • A/B Testleri ve Analizi

Bu testleri sayesinde yakaladığınız trafiği doğru analiz etme şansı bulursunuz. Bu analizlerle yeni stratejiler geliştirerek güçlenmeye devam edersiniz.
Kaynak:sosyalkilavuz.com/derinlemesine-growth-h. . .
Şubat 2015

Abdullah Gürel @karahandem

İnploid'i Tanıdığım Paylaşım

webrazzi.com/2012/01/30/girisimler-webr...
Webrazzi her bilişim sektörü çalışanının meraklısının bildiği bir sitede Hakan Köse ve Serkan Köse nin konuk olduğu bir girişim programıydı. Arda Kutsal sunduğu bir video
Şubat 2015

Abdullah Gürel @karahandem

Huzurlarınızda 18 Yaşına Gelmeden Milyoner Olan 10 Genç Girişimci!


2010

Milyoner olmak için mutlaka üniversite mezuniyeti gerekmiyor. Ancak liseden bile mezun olmadan "milyon"a kavuşan bu 10 gencin yaşam öyküsü sizi çok şaşırtacak. Küçük yaştaki girişimcilerin başarılı olmaları çok da şaşırtıcı değil aslında, zira kulak tıkacından tramplene kadar birçok şeyi çocuk yaştaki girişimcilerin dehasına borçluyuz.
--------

2010

1- Ashley Qualls: whateverlife.com internet sitesini 2004 yılında yayına açtığında 14 yaşındaydı. Sitesinde kendi yaş grubundaki kızlar için Myspace şablonları sunmaya başladı. 2007 yılında ayda 1 milyon ziyaretçi rakamına ulaşan Ashley'nin sitesi, o 17 yaşına girmeden milyoner olmasını sağladı. Kendi evini satın alan genç kız, sitesi için yapılan 1.5 milyon dolarlık teklife de hayır yanıtını verdi.

--------
2010

2- Farrah Gray: altı yaşındayken vücut losyonu satmaya başladı. 13 yaşında özel yemekler üzerine bir firma kurdu ve sadece 1 yıl sonra aldığı 1.5 milyon doların üzerindeki siparişlerle Farrah Gray 14 yaşında bir milyoner oldu. Gray aynı zamanda Wal Street'te ofisi olan en genç kişi ünvanını da elinde bulunduruyor.
--------

2010

3- Abbey Fleck: 1993 yılında babasının domuz pastırmasının yağını süzmek için gazete kullanması, sekiz yaşındaki Abbey Fleck'i milyoner eden yolu açtı. Babasının bu hareketiyle annesinden azar işittiğini duyan Abbey, yağları kendi içinde toplayan özel domuz pastırması tabağını tasarladı. 1996 yılında da Walmart küçük girişimciye ilk siparişini verdi: tam 100 bin domuz pastırması tabağı.
--------


2010

4- Richie Stachowski: 11 yaşındayken ailesiyle gittiği Hawaii tatilinden hiç memnun kalmadı. Çünkü suyun altındayken babasıyla konuşamıyordu. Buna çözüm bulmak için tasarım yapmaya başlayan Richie, 267 dolar harcayarak prototip bir sualtı megafonu yaptı. Prototipini Toys "R" Us'a tanıttığındaysa, tam 50 bin parçalık sipariş aldı. 1997 yılı yaz aylarının en sevilen oyuncağı olan "Water Talkies" K-Mart ve Walmart gibi diğer büyük satıcılardan da sipariş aldı.
--------


2010

5- Kelly Reinhart: Ailesi "bir buluş çiz" adında yaratıcı bir oyunla çocuklarını eğlendiriyorlardı. Kelly, kovboyların tabanca kılıflarının çiziminden yola çıkarak "Bacak Çantası" adlı ürünü geliştirdi. Çocukların video oyunlarını ve benzeri eşyalarını taşımalarını sağlayan çanta çok popüler oldu. Kelly dokuz yaşında kendi şirketinin başkanı olurken, 1 milyon dolara yakın değerde sipariş aldı.
--------

2010

6- Elise McMillan & Evan McMillan: On yaşındaki Elise ve 13 yaşındaki Evan MacMillan kardeşler kendi çikolata şirketlerini kurdular. Çiftlik temalı çikolatalar üreten "Çikolata Çiftliği" şirketi o kadar başarılı oldu ki, iki kardeş 1991 yılında Ernst & Young tarafından yılın girişimcisi seçildi. MacMillan kardeşler bir süre sonra Çikolata Çiftliği'ni başka bir firmaya sattı, ancak fiyat açıklanmadı.
--------

2010

7- Leanna Archer: dokuz yaşındayken doğal saç bakımı işine girdi. Kendisi yeni ürünler geliştirirken, abileri ve ebeveynleri bu ürünleri online ve mağazalara giderek satıyorlardı. 2007 yılında Leanna 12 yaşına girdiğinde şirketinin sekiz çalışanı vardı ve yıllık karı altı rakamlıydı. Küçük girişimcinin bu başarısı halen sürüyor, Inc. Magazine kendisini 30 yaşın altındaki en iyi 30 girişimciden biri olarak gösterdi.
--------
2010

8- John Magennis: 14 yaşında yatak odasında internet sitesi tasarım işine başladı. İlk başta saatte 15 dolar alan John'un şirketi hızla büyüdü ve 17 yaşına geldiğinde şirketinin değeri 1 milyon doları geçiyordu
--------

2010
9- Sarah Buckel: Sekizinci sınıf öğrencisi Sarah, okuldaki dolabının Disney Channel'da gördüğü çocuklarınki gibi renkli ve eğlenceli olmasını istiyordu. Ancak yıl sonunda dolaba yapıştıracağı tüm kağıtları sökme fikri hoşuna gitmiyordu. Tam bu sırada babası mıknatıslı kartvizitler üreten bir şirketin CEO'su oldu ve Sarah ihtiyacı olan esin kaynağına kavuştu. Mıknatıslı dolap kağıtlarını üreten Sarah, bir yılda 1 milyon dolar kazandı ve bu parayla babasının CEO olduğu şirketi de satın alıp, ürün yelpazesini genişletti.

--------

2010
10- Tyler Dikman: Beş yaşında limonata satmaya başlayan Tyler, saatte 22 dolar kazanıyordu. 10 yaşına geldiğindeyse, doğum günü partilerinde yarım saatine 37 dolar aldığı sihirbazlık gösterisi düzenliyordu. 15 yaşında bilgisayar satışı işine girdi. 2001 yılında, Tyler henüz 17 yaşındayken şirketi 1 milyon doların üzerinde kazanıyordu.
------------------------------
girisimhaber.com/post/2012/06/11/18-yasi. . .
Mart 2015

Serkan Köse @serkan

Girişimcilik üzerine konuşmalar -1-

Birçok kişi ile kendi fikri, girişimi, yatırım arayışı, girişimin başarı kriterleri gibi birbirini takip eden konularda fikir alış verişi içerisindeyim. Bu konular ile ilgili bilgi ve insanların tecrübesini inploid içerisinde bulmak mümkün. Bu yazımda ben bu konuları biraz daha derinlemesine inceleyen bir şekilde ele almak istiyorum. Ana başlıklar şu şekilde olacak ve sanıyorum ve yazılar da biraz uzun olacak.
  • Fikir aşaması, fikre aşık olmak, fikirin yönleri.
  • Girişim, kuruluş aşaması, ekip kurmak, hedefler, misyon, ihtiyaçlar.
  • Yatırım, ihtiyaç var mı, ne zaman olmalı, yatırımcı nasıl olmalı, ne katmalı.
  • Başarıya giden yol, hedefler neler olmalı, nasıl yapmalı.
  • Geçen zaman, girişimci neleri düşünmeli, nasıl yapmalı.
Bunlar ana olarak incelemek istediklerim. Umarım zamanım da enerjim de bu yazıları hakettiği şekilde bitirmeme izin verir. Bugünlük sadece fikir aşaması ile ilgili bazı noktaları yazacağım.

Fikir aşaması
Bu aşamada yapmanız gereken şey fikrinizi bir kağıda yazdıktan sonra, kendinize iki tane A4'ü geçmeyecek şekilde notlar almanızdır. Almanız gereken notlar şu başlıklardan oluşmalıdır.
  • Fikrin tanımı
  • Problem çözüyor mu? Hangi problem?
  • Kimlere hitap ediyor? Ne kadar büyüyebilir? Nerelere gidebilir?
  • Para kazanması için ne gerekiyor?
  • Önündeki engeller nelerdir (engeli olmayan iş olmaz)?
  • Gerçekleştirmek için hangi aşamada kaç kişi gerekiyor?
  • En önemlisi ise siz bu işi tutturabilir misiniz? Bu kısım çok önemli. "Bu iş tutar" yanlış ifadedir, bu alışılmış cümleyi aklınızdan çıkarın ve yerine "biz bu işi tutturabilir miyiz? " diye sorun. Evet, siz. Yani sen ve ekibin.
Bu birkaç başlığı gerçekten nesnel bakmaya çalışarak doldurun ve sonra en az bir hafta bekleyin. Beynin güzel bir özelliğinden bahsedeyim burada. Bazı şirket eğitimlerinde de de yapılan "beyin boşaltma" çalışmaları vardır. Bu çalışmaların da bir amacı vardır. Burada bir paragraf açarak bunu açıklayayım.

Beynimiz, yapısal olarak, her şeyi hatırlamak, saklamak ister. Her şeyi ama her şeyi. Bunu yaparken o şeyin duygu yüküne bağlı olarak da bilinçdışı, bilinçüstü seçimini yapar ve bunu derecelendirir. Bir şeyi sürekli düşünmek aslında o şeyin duygusunu ve yükünü artırır, düşüncesi sürekli beyninizde iken ısrarla düşünmemeye çalışmak ise onu bilinçdışına baskılar, başka bir şey ile ilişkilendirmek ise beyninizi o konuda rahatlatır. Bir konuda duygu veya düşünce yoğunluğu yaşayan birinin (acı çekmek, mutluk olmak, vb.) bunu yazıya dökerek, beste yaparak, resim yaparak ifade etmesi beynin o duyguyu yapılan eyleme paylaştırarak rahatlamasını ve onun üzerindeki baskıyı azaltmasını sağlar. Yani daha sağlıklı düşünme yoludur bu. Duyguları ve o konudaki düşünceleri bilinçdışı olarak ölümsüzleştiği için de kendisini iyi hisseder beynimiz. Buradaki tek önemli nokta, yazdığınız yazıları, notları, besteleri, vs. asla yırtıp atmamanız, yakmamanız, yoketmemenizdir (çünkü o güzel beynimiz bu durumdan dolayı kişiliğinize karşı bir savunma geliştirip bu aktarım eylemlerinin etkisini bu davranışınızı bildiği için azaltmaktadır).

Bunları niye anlattığıma dönecek olursam, yukarıda fikriniz ile iligili olarak bahsettiğim başlıkları doldurup bir hafta normal hayatınıza döndüğünüzde beyniniz artık o şeye yüklediği yoğun duygulardan sıyrılmış olarak bakmayı başarabilecektir (yüksek ihtimal ile). Fikrinize olan aşkınız, bir fikre olan bakışınıza dönüşecektir. Bizim, ekip olarak, sürekli karşılaştığımız problemlere çözüm olacağını düşündüğümüz fikirlerimiz oluyor ancak bu yöntem sayesinde yapmaktan vazgeçtiğimiz ve gereksiz macera olacağına inandığımız fikir sayısı o kadar çok ki. Sizlerin de bunu yapmasını çok isterim. En değerli şey zaman ve zamanınızı boşa harcayacağınız fikirlere ihtiyacınız yok.

Önemli bir nokta da şu ki; fikir, aslında tüm bu süreçlerdeki en önemli şey gibi gelir birçok kişiye ama aslında sıralamada en tepede değildir. Yukarıda gördüğünüz gibi, bu aşamada; ne kadar para gerektiği, ne kadar para kazanacağı, vs. gibi konular hesapsal olarak henüz ortada yok. Bunların bu aşamada önemi yok çünkü. Fikre bakışınız bir hafta sonra hala değişmemiş ise bunlar üzerinde kafa yorma adımı başlayacak. Bunlara da diğer yazılarımda değineceğim.

NOT: Bir hafta sonra düşünceniz hala aynı ise, hedeflediğiniz kitleye ve probleme yönelik çözüm geliştirdiğiniz insanlara böyle bir şeyi kullanırlar mı ya da para verirler mi diye mutlaka ama mutlaka sormalısınız.
Daha fazla

178 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.