Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gösteri Sanatları

Sunum sanatları, bireyselleşen sanat veya bütünselleştiren sanat olarak sanat falliyetlerini ikiye ayrımak olasıdır.Örneğin bir edebiyat eserini kişi kendisi tek başın okuyabilir ve kendi kişisel değerlerine göre değerlendirebilir. sonuç olarak herkesin bir eserde beyeneceği yön kadar beyenemeyeceği yönlerinde var olduğu ortadadır. bu açıdan bütünselleştiren sanat eş zamanlı olarak herangibi bir topluluğa veya topluma sunulan sanatlar olarak tanımlandırılır. Örnek vermek gerekirseCanlı performans gerektiren tüm sahne ve gösteri sanatlarıCanlı konserler canlı şiir dinletileri ve canlı performans isteyen tiyatro oyunları ve birer sunum sanatıdır.Ama sinema veya playback gibi bireysel olarka istenildiği zaman istenildiği gibi tüketilebilinir olan sanatlar türleri topluluk içerisinde bile kullanılsa bunlar sunum sanatına girmezSunum sanatı canlı ve karşılıklı iletişime esas olan sahnede gösteri yapılan sanat türlerine verilen bir akademik bir tanımlamadır.power point sunumları

Kasım 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ekim 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ekim 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

King Cobra kiss

Woman kisses king cobra.
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

If You Are Looking For The Most Hypnotic Video Ever Then You Just Found It! | Spirit Science

This is definitely one of the most entertaining videos you will watch today! Gustavo Ollitta is no magician, but he surely holds the power to
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Pandomim Sanatçısına Yapılan Polis Müdahalesine Halk Müdahalesi.

Nelerin yasak olduğunu bir yazsalar da hepimiz bilsek ona göre davransak...

Mart 2014

Belgi Saygı  yeni bir  gönderide  bulundu.

27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ULUSLARARASI BİLDİRİSİ 2014

Nerede bir insan topluluğu varsa, orada önlenemez bir Performans Ruhu açığa çıkar.

İnsanlar ufacık köylerde ağaçların altında, koskocaman şehirlerde gelişkin teknolojinin eseri sahnelerde, okul salonlarında, arazilerde, tapınaklarda, gecekondu mahallelerinde, şehrin göbeğinde, halkevlerinde, yoksul mahallelerin bodrumlarında, insanlık halinin o karmaşık durumunun, çeşitliliğimizin, kırılganlığımızın bir ifadesi olarak, bedenle, nefesle, sesle yarattığımız gelip geçici tiyatral dünyalarda yakınlaşırlar birbirleriyle.

Biraraya geliyoruz çünkü ağlayıp hatırlayacağız, güleceğiz ve dalıp gideceğiz düşüncelere, öğreneceğiz ve tasvip edeceğiz, hayaller kuracağız. Teknik hünerimize şaşırtırken tanrılar bedenlenecek cismimizde. Güzelliği, şefkati ve canavarlığı yaratmaya yeter olmamızın ortak nefesini yakalayacağız. Biraraya geleceğiz çünkü canımıza can katıp gücümüzü toplayacağız. Farklı kültürlerimizin zenginliklerini kutlayıp bizi bölen sınırları sileceğiz.

Nerede bir insan topluluğu varsa, orada önlenemez bir Performans Ruhu açığa çıkar. Birarada bulunmaktan doğar, birinden öbürüne değişen geleneklerimizin maskelerini takar, kıyafetlerini giyer. Dillerimizi, ritimlerimizi, beden dillerimizi kendisine mâlederek kalabalığımızın orta yerinde temiz bir alan açar.

Ve biz, bu kadim ruhla çalışan sanatçılar, bu ruhu yüreğimiz, düşüncemiz ve bedenimiz aracılığıyla yaymaya öylesine zorunluyuzdur ki, gerçekliklerimizi olanca somutluğu ve ışıl ışıl bilinmezliğiyle ortaya koyabilelim.

Ancak, milyonlarca insanın hayatta kalma mücadelesi verdiği, baskıcı rejimlerden ve vahşi kapitalizmden acı çektiği, çatışmalardan ve felaketlerden kaçtığı, özel hayatımızın istihbarat teşkilatları tarafından dinlendiği, sözcüklerimizin saldırgan hükümetler tarafından sansürlendiği, ormanların üzerinden geçilip türlerin yok edildiği, okyanusların zehirlendiği bu çağda asıl soru şudur; neyi ortaya koymaya zorunluyuz?

Güç dengesinin olmadığı, çeşitli baskın düzenlerin bizi tek ulus, tek ırk, tek cinsiyet, tek cinsel tercih, tek din, tek ideoloji, tek kültürel sistemin diğer hepsinden üstün olduğuna inandırmaya çalıştığı bu dünyada sanat alanlarının toplumsal gündemin dışında tutulması gerektiği konusunda ısrarcı olmak ne kadar savunulabilir?

Gösteri mekânlarının ve sahnelerin sanatçısı olan bizler, piyasanın steril taleplerine uyum mu sağlıyoruz yoksa toplumun yüreğinde ve aklında temiz bir yer açabileceğimiz, insanları etrafımıza toplayıp bir taraftan hayran bırakırken diğer taraftan esin ve bilgi kaynağı olabileceğimiz, açıkyüreklilik ve ortaklaşmayla dopdolu bir dünya yaratabileceğimiz gücümüzü mü kullanıyoruz?




Brett BAILEY / oyun yazarı, tasarımcı, yönetmen, Güney Afrikalı sanatçı
Ekim 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Sirkteki gösterilerde kılıcı nasıl yutuyorlar?

Sirkteki gösterilerde iki şekilde kılıç yutma numarası yapılır. Birincisi katlanabilen kılıçlardır. Bu kılıçlar birbirinin içine geçen metal parçalarla oluşturulmuştur. İkinci yöntem ise gerçekten kılıcı yutmaktır. Gerçekten kılıcı yutmak için iki problemi çözmek gerekir.

Birinci problem gırtlak kaslarını rahatlatmayı öğrenmektir. Bunu öğrenen kişi yutkunmasına engel olabilir. Bu özelliği de ancak haftalar boyu süren egzersizlerle kazanabilirsiniz. İkinci problem ise kılıcın yapısından kaynaklanır. Kılıç, boğazı kesme ihtimali olmayan, iki tarafı da kör ve boyu mide tabanına ulaşamayacak boyutta olmalıdır.

Kılıç ve alev yutmanın büyük göstericilerinden Dan Mannix 1951'de bu konuyu anlatan bir kitap bile yazmıştır. Hatta kılıcı gerçekten yutabildiğini kanıtlamak için, kullandığı kılıca ''neon tüpler'' yerleştirmiş, kılıcı yuttuktan sonra neon ışıklar vücudunun dışından da görülmüştür.
Haziran 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Canlı performanslarda hata yapan büyük sanatçılar var mıdır? Varsa kimlerdir?

Elbette, insan olan herkes hata yapar. Şimdi yazacağım büyük bir sanatçı değil ama büyük biri idi neticede, yüksek bir makamı vardı:


:)
Mart 2013

Alçay Yıldız, bir soruya yanıt verdi.

Sihirbazların yaptığı bildiğiniz numaralar nelerdir?

Bildiğim bir şapka delme numarası var. Bir büyük bir küçük olmak üzere iki sopa gerekiyor. Küçük sopanın ucuna ters şekilde bir iğne yerleştiriliyor. Büyük sopaya da iğnenin girebileceği bir oyuk hazırlanıyor. Daha sonra seyircilerden birinden şapka isteniyor. Küçük olan sopa elde avuçta saklı tutuluyor. Zorlanıyormuş gibi yaparak küçük sopa şapkaya batırılıyor. Şapkanın içinden büyük sopayla birleştiriliyor. Bu da delinmiş gibi bir görünüm veriyor.

29 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

İlizyon

5 Kullanıcı   1 Soru   2 Yanıt