Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gübre

Gübre, bitkinin beslenmesinde gerekli olan kimyasal elementleri sağlamak için toprağa ilave edilen herhangi bir madde. Bitkiler, büyüme ve yaşamaları için azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, kükürt, demir, mangan, bakır, çinko, bor ve bazı hallerde de molibden gibi elementlere muhtaçtır. Bunlar arasında azot, fosfat ve potasyum en önemlileridir. Gübreler, bitkilerin büyümesi için gerekli gıdayı ihtiva eden maddelerdir. Her ne kadar toprak ve su bu gıdanın büyük bir kısmını sağlamaya yeterse de birçok hallerde bir takım gıdalar bakımından fakir olabilirler. Böyle hallerde toprağın gübre ile takviye edilmesi gerekir. Hayvan pislikleri, saman ve diğer bitki artıkları binlerce yıldan beri doğal gübre olarak kullanılmaktadır. Eski zamanlarda toprağın asitliğini azaltmak ve kalsiyum temin etmek için kireçli maddeler kullanılmıştır. Kullanılan ilk kimyevi gübreler, sodyum nitrat ve kemikler olmuştur. Azot ve fosfor içeren kimyasal ya da hayvansal gübrelerin dikkat ve özen gösterilmeden gerçekleştirilen yaygın kullanımı bugün toprak ve su üzerinde insan eliyle gerçekleştirilen en yaygın çevre kirliliği sebeplerinden birisi olmuştur.

Şubat 2015

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Suni gübrenin zararları nelerdir?

  • Ülkemizde 37 milyon hektar tarım alanı mevcuttur. Bunun 25 milyon hektarına su ulaşımı sağlanabilmektedir.
  • Bu 25 milyon hektarın 5 milyonu her yıl nadasa bırakılıyor.
  • 1.6 milyon hektarında organik tarım uygulanırken 16 milyonunda ise kimyasal gübrelerle endüstriyel tarım yapılmakta ve kalan hektarlar ise değişik nedenlerle kullanılmamakta.

Yukarıda verdiğim bilgiler sonrası söylemek istediğim şudur. Kimyasal gübre kullanım sonucu topraklarımız şuanda %20-25'lerde verimlerde üretim yapmaktadır.

Şiddetle organik gübreye geçiş yaparak toprak kalitemizi artırabileceğimiz gibi, su kaynaklarımızın kirlenmesini, toprağın kaymasının da önüne geçmiş olacağımız gibi daha sağlıklı ürünlere de ulaşmış olacağız.

Ayrıca 1950'lerden buyana devam eden kimyasal uygulamalı tarım sonucu 2015 yılının kanserden ölümlerin yaşanacağı yıl olacağı beyan edilmekte.

Basit 1 Hesap: Yılda 15 Milyon İnsan Kanserden Ölüyor.
Dünya Nüfusu 7.125 Milyar BÖL 15 Milyon Ölüm = 475'te1 Yıl İçerisinde Kanserden ölme riskimiz. (bu rakamdan 30 yaş altı nüfusu çıkarttığımızda durum daha da vahim bir hal alıyor. Kaldı ki bu rakamlara diğer ölüm nedenleri dahil değil. Kısacası şuan yaptığınız işin akabinde ölme ihtimaliniz bile oldukça yüksek değer.)
ekogazete.wordpress.com/…/kanser-mi-oluyoruz-meger…/
Kasım 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Evde kompost yapımı

Evde geri dönüşüme atılanlar, yeniden kullanım için ayrılanlar, aa bundan saksı olur, ay bu şişeye ben ilaç hazırlarım diye çöplerle uğraşırken bir de kompost yapmaya karar verdiğimi ve artık organik çöpleri de ayıracağımızı söyleyince herkes bir sevindi bir sevindi... : ) Şaka bir yana kompost konusu çok ciddi bir konu ve bende size bu konuyu bütün ciddiyetimle anlatmaya karar verdim.
Kompost

Kompost Nedir?
En basit anlatımıyla, organik artıklarımızı çürüterek yapılan doğal bir toprak besini diyebiliriz. Yapması kolay ve bedava. Ayrıca bahçenizin ve mutfağın artıklarını değerlendirmenin ve ekolojik sisteme geri vermenin en iyi yollarından birisi. Hepsi toplam özetle toprak için, doğa için iyi bir şey! Yani yapalım : )

Kompost
Kompost’un faydaları nelerdir?
- Kompost yöntemi ile toprak için humus üretmiş oluyorsunuz. İlkokul 3 hayat bilgisi derslerinden hatırlayacağınız gibi humuslu toprak çok verimlidir. Humus hem toprağınıza besin ekler hem de nemini korumasına yardımcı olur.
- Mutfağınızın ve varsa bahçenizin atıklarının %30’unu komposta çevirebilirsiniz. %30 daha az çöp, çöpü taşımak, depolamak ve yoketmek için harcanan zaman ve enerjiden de %30 tasarruf demektir. Ayrıca heba olup çöpe gidecek şeyler toprağa besin olarak dönecek. Neresinden bakarsanız hep kardayız.
- Kompost ile toprağa geçen faydalı bakteriler toprağınızın havalanmasına yardımcı olacak, bu sayede topraktaki organik materyaller de yanarak bitki besinine dönüşebilecek, ayrıca bitki hastalıkları önlenecek.
- Kimyasal gübre ve sıvı toprak besinlerine gerek kalmayacak.

Kompost kutusu yapımı
Herkesin bahçesi olmadığını düşünürsek öncelikle kompostu neyin içinde yapacağımızı anlatmam gerek sanırım. Bize gereken kapaklı plastik bir kova / bidon. Ben ta lise zamanında kendime küçük bir çöp bidonu almıştım Bauhaus’tan, tam bu işe uygun oldu. İnternette hazır kompost kutuları da var ama gerek yok bence. Kesin sizin evde de bu işe uygun bir kova vardır, hiç birşey olmazsa plastik bir su bidonu vardır, önemli olan eldekini değerlendirmek. Bu bidonumuza matkapla, kızdırılmış bir çivi ile ya da kendi bulduğunuz bir yöntemle delikler açıyoruz. Altında, yanlarında ve kapağında delik olmalı. Çapı bu olacak, merkezler arası mesafe bu kadar, bu buna 45 derece açı yapacak diye bir şey yok, geometri dersinde değiliz. Delikler kutudaki atıkların iyi şekilde havalanmasını sağlayacak kadar olmalı. Aşağıda evde hazırlanmış kutulardan örnekler de size yardımcı olacaktır.

Kompost

Kompost

Kompost

Kompost

Kompost

Çok büyük delikler açarsanız içeriden tül gibi içeridekilerin dökülmesini önleyecek bir şey yapıştırsanız iyi olur. Malzemenin karışmasını kolaylaştırmak için içine dal ya da sopa gibi birşey sıkıştırabilir ya da yine delikler açıp benim gibi tel gerebilirsiniz.

Kompost

Kompost

Kompost

Kutunun içine ne koyacağız?
Şimdi ben yukarıda çürüme falan deyince kimilerinin tüylerinin diken diken olduğunu, “ay nasıl birşey yahu kokar bu kesin, böcek de yapar” diye düşündüğünü tahmin edebiliyorum ama söz veririm öyle değil. Daha doğrusu öyle olmaması için bir kaç basit kuralı uygulamak yeterli.

Kompost

Hemen hemen tüm organik artıkları komposta ekleyebiliriz. Dikkat etmemiz gereken en önemli kural karbon açısından zengin (kahverengi) atıklar ile nitrojen açısından zengin (yeşil) atıkların oranını iyi tutturmak. Ayırmak aslında basit, kahverengiler genelde kahverengi ve kuru; kuru yapraklar, dallar, otlar, talaş, ağaç dalları, gazete kağıdı gibi… Yeşiller ise yeşil ve taze; meyve sebze artıkları, taze otlar, çiçeklerinizden kestiğiniz budadığınız parçalar gibi… Ben tüm araştırdığım kaynaklardan topladığım bilgilerle bir tablo yaptım, sayfanın sonundan hem pdf hem de excel dosyası olarak indirebilirsiniz. Listede komposta konabilecek ve yasak olan herşeyi yazıp yanlarına kahverengi mi yeşil mi olduklarını belirttim. Alışana kadar bir çıktısını alıp buzdolabına asmak en pratik çözüm.

Kompost

Komposta bu yeşil ve kahverengileri ağırlık olarak eşit koymak gerekiyor. Yeşil malzeme yaş olduğu için ondan az konuyor, kahverenginden ise bol gerekiyor. Oran her yerde farklı yazıyor, birçok kaynak 1 kap yeşile karşılık 25 kap kahverengi koymak gerek diyor ama kimileri de 1’e 4 oran yeterli diyor. Bunun oranını ezberlemektense en doğru olanı kompostunuza sık sık göz atmanız. Islaksa, çamur gibiyse kahverengi az olmuş demek, kuruysa, bir hareket yoksa biraz yeşillerden eklemek, hafif su ile nemlendirmek gerekiyor demektir. Özetle ana prensip olan eşit ağırlıkta koyma olayını siz göz kararı uygulama çalışın, içerisi çamur gibiyse 25 değil 45 kap da koyarız kuru yaprak gerekirse.

Kompostun bir kurtarıcısı da bahçe toprağı. Hem mutlaka kutunuzun altına 4-5 parmak kadar toprak ile altlık yapın, hem de baktınız işler ters gidiyor koku yapıyor sulu oluyor 1-2 parmak toprak her türlü derdinizin üstünü örter.

Kompost

Kutunun içine ne koymayacağız?
Kompostun doğaya bize bütçemize ve bitkilerimize faydalı olmakla kokulu bir eziyete dönüşmesi arasındaki ince çizgi bazı şeyleri eklememekten geçiyor : ) Hemen hemen tüm organik atıklar dense de aşağıdaki yasaklılar listesinden bir şey koymamanız konusunda çok ciddi ısrar ediyorum. Yasak olan tüm atıkları da yukarıda bahsettiğim listeye koydum indirdiğiniz zaman göreceksiniz. Basitçe özetlersek;
- Et yok, hiçbir türü, balık kılçığı, tavuk kemiği, ayıklanmış yağlar, deriler hiçbiri!
- Ekmek yok, makarna yok, süt yok, süt ürünleri yok.
- Hastalıklı bitkiler veya budadığınız hastalıklı parçaları lütfen atmayın aynı hastalıklar kompostla diğer bitkilerinize geçebilir.
- Size çok parlak bir geri dönüşüm fikri gibi gelebilir ama evdeki kedinin köpeğin gübresi kesinlikle yasak! : ) Sadece otçul hayvanların gübresini ekleyebilirsiniz. Balkona pisleyen kuş candır : )
- Salatanın artanını komposta dökmek iyi bir fikir ama lütfen önce yağını sosunu iyice süzün hatta mümkünse bir sudan geçirin. Hiçbir yağ tipi kompost için önerilmiyor.

Kompost

Tamam gözüm kesti hadi yapalım!
Öncelikle buraya kadar gelen inatçı ve cesur arkadaşları tebrik ederim : ) Emin olun birçok kişi “aman ayol karışıkmış, sıkıldım ben, kokarmış hem bu” diyerek 3 paragraf önce vaz geçti. Şimdi kutuyu hazırladık, çöpümüz de var o zaman hemen kutunun altına 4-5 parmak kadar toprak koyup çöpleri de ekliyoruz, ve bitti : ) Böyle anlatınca biraz gösterişsiz oldu ama evet bu kadar. Artık tek yapacağınız şey beklemek ve her gün kompostunuzu karıştırmak. Kompostun ortasına elinizi soktuğunuzda sıcaklık hissediyorsanız ve hafif şekerli bir kokusu var ise işler yolunda gidiyor demektir. İyi karıştırılır havalandırılırsa kompostunuz 6 ila 8 hafta içerisinde hazır olacak, hazır olduğunu nasıl anlayacağız derseniz git gide toprağa benziyor : )

Kompost

Dikkat edilmesi gereken noktalar, ipuçları, fikirler…
Tamam kokmayacak dediysem de bu iş pis bir iş, bidona delik açmaktan içine toprak doldurmaya, karıştırırken sağa sola dökmeye her hareketiniz etrafı kirletiyor. . Özetle balkonda yapmanız konusunda çok ısrarcıyım. Evin içinde yapıp kendinizi komposttan, ailenizi de sizden soğutmayın.

Kompost

Karıştırmak bu işin en önemli kısmı o yüzden mümkünse her gün yapın. Ben silindir şeklinde bir bidon kullandığım için yerde yuvarlıyorum 6-7 tur. Eğer mümkünse siz de silindir bir kap seçin. Ne kadar iyi karışır, havalanırsa kompostunuz o kadar hızlı olacaktır.

Çok sulanır ya da koku yaparsa, ya da tam tersi hiçbir hareket yoksa kuru kuru kaldılarsa bahçeden biraz toprak ekleyin. Toprak hem kötü kokuları örter hem de içindeki yararlı mikroorganizmalar kompost oluşumunu hızlandırır.

Çiçek bakan insanlar olarak en iyi bileceğiniz şeylerden biri eminim ki ıslak ile nemli arasındaki fark. İşte bu ayrım burada da karşımızda, kompost her zaman nemli olmalı ama asla ıslak olmamalı.

İçeride olan biteni hızlandırmanın bir yolu da koyduklarınızı küçük parçalar olarak eklemek. Ben mutfak artıklarını elimden geldiğince doğrayarak koyuyorum, dalları, çiçekleri bağ makasıyla küçük küçük keserek, parçalayarak atıyorum. Odunsu parçalar çözünmesi en zor parçalar onları elinizden geldiğince küçük parçalara ayırmaya çalışın. Yumurta kabuklarını mutlaka ufalayarak atın.

Çay, kesilmiş çim, yapraklar komposta homojen dağılmalı. Bunları iyi karıştırmazsanız arada bir katman oluşturup havalanmayı olumsuz etkilerler.

Kompost

Baktınız kompostta hiçbir hareket yok, kesilmiş çim, yolunmuş taze ot ya da bulabilirseniz tavuk gübresi ekleyebilirsiniz, bu üçü çürümeyi çok hızlı bir şekilde aktive ediyor.

Kompost kutunuza meyve sinekleri dadanırsa, en iyi çözüm meyve sebze artığı eklediğiniz gibi hemen üstünü biraz kesilmiş çim ya da ot ile örtmek. Çok başa çıkamaz durumdaysanız komposta biraz kireç de katabilirsiniz bu da sinekleri uzak tutacaktır. Kireç veya kalsiyum eklenmesi kokuyu da kesecektir.

Kompost hafif hafif tütüyorsa paniklemeyin, bu iyi bir şey, herşey yolunda demek. Çürüme esnasında ısı ortaya çıkıyor, kompostunuzda sıcaklık 55-65 derece arası olacaktır. Tüm yabani ot tohumlarının ölmesi için bir ay boyunca 60 derece sıcaklıkta kalmaları gerekiyor yani kompostunuz ısınarak kendini de dezenfekte etmiş oluyor. Şimdiden tebrik ederim.

Kompost

Kompostunuzu kış aylarında yapacaksanız çamur gibi görünmesi çok olası, çünkü düşük hava sıcaklığı maalesef çürümeyi yavaşlatıyor. Sonbaharda bir avantajınız var, etrafta bir çok kuru yaprak olacak. Bu yapraklardan biraz kış için depolarsanız sonra kolaylık olur. Çamurumsu görüntüden kurtulana kadar kutuya kuru yaprak eklersiniz. Sokaklarda yaprak mı toplayacağım diye endişelenmeye hiç gerek yok, Belediye bazen sokaklardaki kuru yaprakları süpürüyor ve doldurdukları torbaları çöp arabası gelip alsın diye yol kenarına dizip bırakıyor. İşte size hazır paketlenmiş kuru yaprak : ) Büyükşehir çalışıyor!

Kompostumuza eklediğimiz ıslak / yeşil malzemelerde birbirine yapışıp yığın oluşturma, karışmama problemi yaşayabilirsiniz. Bunu önlemek için yeteri kadar kahverengi malzemeniz hazırda yoksa yeşillerin hepsini birden atmayın, fazlasını kenara ayırın. Ya da olmadı bir sopa alıp hepsini bolca karıştırın. Daha önce de dediğim gibi, yapraklar ve kesilmiş çimler de iyi karıştırılmazsa bir yerde yığılıp kalırlar ve çürümeyi yavaşlatırlar.

Birşeyler ters gidiyorsa : (

Kompost

Komposta konacak malzemeler bilgi tablosunu buradan indirebilirsiniz PDF EXCEL

Çok güzel animasyonlu bir kompost yapımı anlatımı wikihow.com/compost

Bizim evde olanlar

13.11.2013 Haydi bakalım başladık!

21.11.2013 Bizim evde işler şimdilik yavaş ama iyi gidiyor. Hemen hemen her gün karıştırıyorum. İçerisi kuru görünüyor ama hafif tatlı bir koku da geliyor. Şimdilik birazcık yeşil malzeme ekleyip bir hafta daha bekleyeceğim. Eğer önümüzdeki hafta sıcaklık oluşmamışsa biraz tavuk ya da güvercin gübresi bulmaya çalışacağım. Şimdiden kompostla neler yapılır, nasıl saklanır diye araştırmaya başladım, onlar da başka bir yazıda : )

27.11.2013 Komposta 3-4 gün önce biraz su dökmüştüm sanırım iyi gelmemiş. Hafif ekşi kokuyor. Normalden biraz daha uzun karıştırdım umarım yeterince havalanmıştır. Cuma tekrar bakacağım hala ekşi kokuyorsa biraz da kuru yaprak ekleyeceğim. Daha hala ısındı mı diye bakmaya cesaret edemedim.

Kompost
yakoyesilev.blogspot.com/2013/11/evde-ko. . .
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bizim ünlü domatesler

Her ne kadar balkon bahçeciliğinin acemileri için hazır fide ile başlamak tavsiye edilse de, fide almaya ne gerek var tohumdan yaparız biz, hem o kadar tohum aldık diye işe başladık. Aksiyon hiç bitmedi : )

Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp
Ben tohum konusunda elim uğursuz benim desem de "Aslansın, kaplansın! Tanksın sen! ", "Ay uğursuz ne demek evladım kendine yakıştırma öyle şeyler" benzeri motivasyon konuşmaları ile cesaretlenip işe koyulduk. İşe koyulunca bir fark ettim ki tohum ekme konusunda ben uğursuz değil, cahilmişim. Tohumdan üretim için için
açlar. net forumlarında harika açıklamalar var. Ben özellikle Zeki Yağlı'nın hazırladığı konuyu çok dikkatle, hatta notlar alarak okumanızı tavsiye ederim. Kısa, öz, görsellerle pekiştirilmiş, basit anlatımlı çok güzel bir çalışma. Forumlardaki yürek daraltan sayfalarca karşılıklı sohbet muhabbet gibi değil, sadece konuya odaklı mesajlar. Toprak seçimi, ortam hazırlanması, tohum ekme, çimlendirme, büyütme, şaşırtma, gübreleme tüm ihtiyacınız olan bilgiler derli toplu şekilde bu başlıkta var. Ben hiç kopyalayıp yapıştırmayayım siz buradan okuyunuz (emeğe saygı : ))
agaclar.net/forum/fidan-ve-fide-bitki-ur...

Tohumdan üretim çok keyifli ve püf noktaları bilinirse aslında bir o kadar da kolay. O bebek fidenin topraktan çıkmaya çalışan bükük boynunu görünce insan bir garip oluyor, her şeyin yavrusu çok tatlı gerçekten : ).

Yahu hepsi mi tutar! : )
Torfumuzu aldık, iş yerinden topladığım kullanılmış kağıt bardakları (Yaşasın yeniden kullanım! ) doldurduk. Hedefimiz 5-10 kadar fideyi sevdiklerimize hediye etmek, 30-40 kadarını da bahçeye ekmekti. 27 Mart günü, yaklaşık 35-40 tane bardak yaptık her birine 3 tohum attık, bardakları karton bir koliye dizdik, nemi korumak için bütün koliyi streç film ile sardık. Bardakları tek tek kapatmak çok zor geldiği için biz bütün koliyi sardık. Kalorifere yakınca bir yere yerleştirdik. Karton tabi biraz nemi emiyor, yumuşuyor ama küf vs. olmadı hiç Allahtan.

Çok beklememize gerek kalmadı. Tahmin etmediğim kadar kısa sürede 4-5 günde fideler toprağın yüzünde gözükmeye başladı. İşin en ilginç ve beklemediğimiz tarafı sadece bir kaç fire ile diktiğimiz tüm tohumlar tuttu, 105 tane bebek fidemiz oldu. Kendi adıma evin içinde çocuk gibi hoplayıp zıpladığımı itiraf etmek zorundayım. : )

Domates

Güneşi gördüm
Tohumlar çıkınca iş büyüdü. En bir başta daha serin yer ister, e bol ışık da gerek diye hemen kutuları kaloriferden uzaklaştırdık camın önüne aldık. Ama ne şanssızlık güneşi ara ki bulasın. 1 hafta 10 gün hava hep kapalı. Bizim incecik fideler uzaya uzaya helak olup devrildiler, bardakların kenarına yaslandılar. Boylar uzayınca streç filmi de kaldırdık, haliyle torf kurumaya başladı biz de başladık fısfıslamaya. Üstüne su düşen fideler iyice yamulmaya devrilmeye başladı. Daha işin başında bir kaç tanesini kaybettik.

Özetle demem odur ki ışık çok önemli! Hiç ihmale gelmiyor. Fideler boy ata dursun biz de hummalı bir şekilde bitki ışığı bulma çabasına girdik. Forumlarda iki tane 20w'lık floresan gün ışığı lambası ile olur bu iş diye okuyunca çok sevindim çünkü o bitkilere özel mor / pembe ledlerden bir türlü bulamadık. Floresan alıyoruz o zaman diye yola çıkıp, yapı markette fidelerin üstüne bir yere sabitleyeceğimiz uygun bir floresan armatürü bulamayınca 90'lı ince uzun bildiğimiz led ışıldak aldık döndük. Fidelerden yaklaşık 20 cm yukarı koyduk, basit bir elektrik zamanlayıcısıyla günde 16 saat açık kalacak şekilde ayarladık. Bana sorarsanız faydası oldu, olmadı diyemem ama floresanları yapabilsek daha iyi olur muydu bilmiyorum. Açıkçası Ekime kadar mutlaka floresanlı bir düzenek de yapacağız.

Domates

Excel'in gübre ile yeniden keşfi
Işığı bir nevi çözdüğümüz gibi mimarlar mühendisler kafa kafaya verdik gübre oranı hesaplamaya başladık, ilk başta verdiğim tohumdan çimlendirme başlığında bu hesapların açıklamaları var. 4 işlem ve düz orantı ile işi çözersiniz. Genelde sebzeler için eşit oranlı (7-7-7 , 20-20-20 gibi) NPK gübreleri tavsiye edilse de domatesler için benim okuduğum sebze yetiştiriciliği kitabında yazan oran 18-11-27, dikim öncesi ve sonrası farklı oranlarda veriliyor, meraklılar kitaptan bakabilir. Biz başta Genta'nın sebzeler için olan besinini aldık (NPK 7-7-7) o bitmeden tekrar başka şey almak istemedik ama o bitince sebze türüne özel oranlamaya geçmeyi düşünüyoruz.

Hesapladık kitapladık oranladık uğraştık fidelerimiz daha bebek olduğu için kutunun üzerindeki orandan yarı yarıya daha az bir oran kullanmamız gerektiğini yani yaklaşık olarak 1, 5 lt'lik şişeye 1, 5 ml kadar koymamız gerektiğini bulduk. İlkten evde 1, 5 ml neyle ölçeceğiz diye stres yaşandı. Başlarda çay kaşığının ucu formülleri ile idare ettik ama sonra gittik güzel bir mutfak ölçeği aldım. Artık 1 olsun 5 olsun, 10 olsun 15 olsun her türlü ml'yi stressiz ölçebiliyorum : ). Gübre hesabı için de Excel'de formül yazdım, düz orantıyı 4 işlemi de bıraktım , siz de buradan indirebilirsiniz.

dl.dropboxusercontent.com/u/97698999/GU...

Gübre verme işlemi için minik bir damlalık gerçekten çok iş görüyor ben iş seyahati için gittiğim bir yerden çok güzel bir damlalık bulmuştum, resmini de koyuyorum buraya. Buna benzer birşey bulursanız bence kaçırmayın, hemen alın, çok iş görüyor.

Domates

Büyüme süreci
Fideleri bir süre içeride tuttuktan soran baktık iyice palazlandılar. Hafif hafif balkona da alıştırıyoruz, biraz çıkaralım, aman güneşten kaçıralım derken iyice büyüdüler, bardaklarına raflara sığmaz oldular. Marketten güzel büyük plastik bardaklar almıştık çoğunluğu onlara geçirdik. Onlar tabi yetmedi bilimum kullanılmış su bardağı, ayran kutusu, kola kutusu, bulduğumuz her şeyi fide ile doldurduk. Yalnız en güzeli çeri domates ambalajları oldu. Onların üzerindeki kubbe gibi kapağı mini bir sera gibi fideleri hem korudu hem havadar tuttu. Bizim domatesler daha çiçek bile olamadan bir domates ambalajının içinde yerleştiler. : )

Domates

105 tane fidenin bir kısmını büyütürken kuruttuk, şaşırtmadan sonra elimizde yaklaşık 85 fide kaldı. Kurumaların en büyük sebebi yine ışık azlığı oldu. Işığa ulaşmak için hızla uzayıp genç ve güçsüz köklerden o kadar yukarıya suyu çekemeyince küt diye devrildiler ya da sağa sola yaslanıp yapıştılar ve kurudular. Bir seçenek de hemen balkona çıkarmak olabilirdi ama balkonda ya ısı ya da direkt güneş ışığı ayarlama ile ilgili problem yaşarız diye korkup öncelikle içeride büyütmeye çalıştık. Eğer balkona çıkarmaya başlamadan önce içeride iyi bir ışıklandırma düzeneği kurabilseydik eminim ki daha az fide kaybederdik. Gerçi tam domatesler ile aynı zamanda direkt balkondaki minik seramın içinde bir saksıya, normal toprağa ektiğim dere otları tüm arsızlığıyla tuttu ve büyüdü.

Domates

Şaşırtmadan sonra kaplarını sevdiler diye tahmin ediyorum ki hızla büyüdüler ve bütün balkonu ele geçirdiler. Fazla tohum ekince tüm balkon sefamızı domateslere kaptırmış olduk, viyol kullanmadığımız bin pişman olduk. 85 tane fideyi hem barındırmak hem de sulamak özveri isteyen bir durum, özellikle de balkonda : )

Bit asıl temizde olurmuş şekerim...
Domates fidelerimizin güzel koyu yeşil yapraklarının rüzgarlarda efil efil salındığı, arkadaşlarımızın" ben de fide isterim, ben de fide isterim" diye peşimizde dolaştığı günlerden birinin sabahında balkona çıktık ve o korkunç gerçekle yüzyüze geldik! O güzelim domateslerimizi yaprak bitleri sarmıştı. Derhal tüm eşe dosta fide götürme faaliyetlerini askıya alıp kriz masası kurduk. Aslında çok da atla deve bir durum değil ama daha 3-4 gün önce meksika biberimizi klasik ev yapımı sabunlu ilaç ile kurtaramayıp çöpe atmak zorunda kalmıştık, son gün artık üzerinde bitlerden yapraklar gözükmüyordu. Hal böyle olunca ben moralman çöktüm ve hatta panik oldum. Gözümüzü kararttık, ilaç istemem inadını bıraktık ve bitlere böcek ilacı ve ellerimizle saldırdık. Ben şahsen hatrı sayılır bir miktarını bizzat kendim parmaklarımla ezdim.

DomatesDomatesDomates

Sıvı yağ + sıvı sabun + su ilacının işe yaramaması aslında saçma çünkü herkesin sürekli kullandığı, işe yaradığı tescilli bir yöntem ama sanıyorum ki bizim karışımın oranları ve uygulamamız doğru olmadı. Herkesin sürekli söylediği ilaçlamada en önemli 2 unsur; iyi kaplama ve devamlılık. Yani ilacını 4 bir yana güzelce püskürt ve bir kere yapıp bir kenara bırakma! Biz aklımıza geldikçe haftada bir falan yaptık, haliyle iyi mücadele veremedik. Halbuki verdiğin şey zehirli değil birşey değil, gün aşırı sık, gerekirse her gün sık. Bizim bu umarsızlığımızın bir kısmı da evde acı biber seven kimsenin olmamasından kaynaklandı, hiç de yemek istemediğimiz meksika biberleri için çok özenli olamadık. Özenli olamadığımız gibi böceklenen bitkiyi diğer bitkilerden de pek ayırmadık. Hata üstüne hata işte... Biz ilk tarifi biraz el ayarı uydurduk ama sonra internetten araştırdığımda genelde herkeste ortak verilen oran 1 tl su + 2 kaşık arap sabunu + 2 kaşık yağ, hatta kokusundan çok rahatsız olmuyorsanız içine sarımsak da konabiliyor. Yine ağaçlar.net'in çok güzel bir ev yapımı ilaçlar konusu var mutlaka göz atmanızı tavsiye ederiz.

agaclar.net/forum/genel-bitki-koruma/306...

Bu marketlerde bitkiler için satılan böcek ilaçları (insektisit diyince bir nebze bir havalı oluyor) benimkafamı açıkçası biraz karıştırıyor. Üzerine tepe taklak olmuş balık resmi basmışlar ama satarken zehirsiz bu sebzelere kullanabilirsiniz diyorlar, ben ne anladım bu işten! Ölü balık resmi koymuşlar uyarı işaretlerinin arasına diye itiraz ettiğimizde onu mecburiyetten koyuyorlar diyorlar. E balıklara sıksak birşey olmaz mı yani diyince balıklara sıkmayın diyorlar (bizim akvaryumumuz da var da, balık konusunda hassasız). İşin doğrusu nedir bilmiyorum ama mümkün mertebe ilaç kullanmamaya çalışıyoruz. Şu anda birşey olmasını beklemeden küf, mantar ve böceklenme vs. için koruyucu doğal ilaç uygulamalarına başladık. Bu rutin uygulamaların ne kadar faydası oluyor zaman gösterecek. Onlarında faydası olmazsa artık valla sokakalarda uç uç böceği avına çıkarım...

Domates

Yerli yerine
Yaklaşık 2 ayın sonunda en sağlıklı, en gelişmiş, en beğendiğimiz fideleri balkon için seçtik ve 20l'lik bidonlardan keserek yaptığımız saksılara aldık. Bidonların dibine evde hazır var diye biraz zeoton döktük ama yoksa sadece çakıl da dökülebilirdi. Fideleri mümkün olduğunca gömdük ki gövdeden yeni kök versin. Üstten boş kalan yerleri de zamanla fide büyüdükçe toprakla doldurmaya devam ettik böylece kökleri güçlü bir bitkimiz oldu.

DomatesDomates

Tohumdan domatese tüm süreç yaklaşık 3 ay sürdü
Tohum atma 27 Mart
Çimlenme başlangıcı 31 Mart
Şaşırtma 10 Mayıs
Son yerine alma 29 Mayıs
İlk çiçek görüşümüz 13 Haziran
İlk meyve görüşümüz 27 Haziran

Hala hergün bir dert ile uğraşıyoruz, kalan fideleri bahçeye dikişimiz ve diğer maceralar ileriki bölümlerde : )

Domates

yakoyesilev.blogspot.com/2013/08/bizim-u...

2 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.