Bilmek istediğin her şeye ulaş

Güncel Olaylar

Güncel Olaylar Ağı ile ilgili ilk açıklamayı siz girin.

Nisan 2016

Dilan Dogan, bir soruya yanıt verdi.

Sağanak yağmur yağarken, koşan mı yoksa yürüyen mi daha çok ıslanır?

Bence yuruyen.Cunku daha uzun zaman yagmurun altinda kaliyor. Bu yuzden daha cok islaniyor
Aralık 2015

Turgay Aksoy  yeni bir  gönderide  bulundu.

Aziz Sancar' ın Nobel' i

Prof. Dr. Aziz Sancar, Nobel Kimya Ödülü' nü, kanser tedavisine önemli bir katkısı olması beklenen ''DNA onarımı'' konusunda yaptığı çalışmasıyla aldı. Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Öğretim Üyesi olan Aziz Sancar, Mardin' de doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra Amerika' ya gitti. Yaptığı başarılı çalışmalar onu Nobel Ödülüne kadar götürdü.
6362

Prof. Dr. Aziz Sancar Nobel Kimya Ödülü' nü kazanınca ülkemizde tüm gözler üzerine çevrildi. Futbolcu ya da şarkıcı olmadığı için haliyle kamuoyunda tanınmıyordu. Tanıdığımız bilim adamlarını da bilimsel çalışmalarıyla değil yaptığı garip açıklamaları sayesinde tanıyorduk. Buna en yakın örnek olan Prof. Dr. Celal Şengör, uzmanı olduğu deprem konusuyla değil, dışkı yedirmenin işkence olmadığı şeklindeki görüşüyle kamuoyunda yer almıştı.

Aziz Sancar Nobel Ödülü' nü kazandıktan sonra yaptığı açıklamaları ve davranışlarıyla hayli kafa karışıklığına yol açtı. Orhan Pamuk gibi, bu topraklarda 30 bin Kürt 1 milyon Ermeni öldürüldü kıvamında bir açıklama yapıp rengini belli etseydi herkes rahat edecekti. Çünkü ülkemizde önemli olan, ödülün hangi başarı sonucunda alındığı değildi, ödülü kimin aldığıydı.

Kim Bu Aziz Sancar

Mardin' de doğduğu için HDP' ye yakın olduğu düşünüldü ve HDP' lilerde heyecan yarattı. Ancak ailesi HDP ile ilgilerinin olmadığını açıkladı. Hatta BBC muhabirinin, Arap mısınız yoksa kısmen mi Türk'sünüz sorusuna, sadece Türküm yanıtını verdi. Atatürk ve Cumhuriyet hakkındaki düşünceleri Atatürkçüleri sevindirdi. Nobel Ödülü' nün madalya ve sertifikasını, Anıtkabir' de sergilenmesi için Genelkurmay' a teslim etti. Tam rengi belli oldu derken Anıtkabir ziyaretinde dua edince Atatürkçülerin tepkisini çekti. Üstüne bir de Cumhurbaşkanı' nın Sarayda verdiği davete katıldı. Yoksa AKP' li mi sorusu sorulmaya başlandı. Oysa Aziz Sancar' ın hiç biriyle ilgisi yoktu. O insanlığa hizmet eden bir bilim insanıydı. Kanser gibi ölümcül bir hastalığın tedavisine katkı sağlamıştı. Atatürk' ün ve Cumhuriyet' in değerinin farkındaydı. Küçük hesaplarla ve kavgalarla ilgilenmiyordu. İçimizden çıkan bir insanla gurur duyacağımıza, onu kendimize benzetmeye uğraşıyoruz maalesef.
Aralık 2014

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Lösemi ilacı nasıl ve hangi sebeplerden dolayı karaborsaya düşmüştür? Sizce güvenirliğini kaybetmiş midir?

Sadece lösemi değil ölümcül hastalıkların neredeyse tamamında ilaç bulunamıyor. Sağlık bakanlığının fiyat politikası yüzünden yurtdışındaki ilaç üreticileri Türkiye ye ilaçları vermiyor. Karaborsa ilaç güvenilir mi? Bunu sadece ilacı satan bilir.

Ama insanları mağdur eden akp li sağlık bakanı bulunmayan ilacı bizzat ben bulacağım diye söz verdi TV lerden belki o biliyordur karaborsa ilaç güvenlimi güvenilmez mi diye.
Aralık 2014

Pınar B., bir soruya yanıt verdi.

Lösemi ilacı nasıl ve hangi sebeplerden dolayı karaborsaya düşmüştür? Sizce güvenirliğini kaybetmiş midir?

İlaç fiyatı yüksek olduğu için karaborsaya düştü. Ve insan sağlığının önemi kalmadığı için (!) kanser ilaçların sahtelerini bile yapıyorlar.
Mayıs 2014

Ahmet Kalafat  yeni bir  gönderide  bulundu.

SOMA’LI KÖMÜR İŞÇİSİ ÇİZMESİ ÇAMURLU- Doğan CÜCELOĞLU

MURAT YALÇIN’IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Çamurlu olduğu için sedye kirlenmesin diye çizmelerini çıkartmak isteyen kömür işçisi Murat Yalçın’ı Türkiye çok sevdi. Onu çok sevdik.
10022
Neden?
Sanırım Pedagog Adem Güneş’in “Anadolu Pedagojisi1” dediği, akademik olarak pek iyi tanımlanmamış olsa da, görünce hemen bildiğimiz, gönüllerimizin aşina olduğu bir insan terbiyesini, Anadolu insanının edebini temsil ettiği için.
Kömür işçisi Murat Yalçın’ı ben de çok sevdim. Onun kısa konuşmasını okurken, kısa videosunu dinlerken, içimden geçen, ‘Allah seni yetiştirenlerden, annenden, babandan, sana emeği geçen herkesten razı olsun, ’ oldu. Murat’ın annesini babasını, gerçekten tanımak isterim. Kendini bu kadar kabul etmiş, sevecen, öfkesiz, korkusuz ve tüm doğallığıyla kendi olabilen bir insanımız o. Çok iyi bir eş, çok iyi bir baba olduğundan ve öyle olmaya devam edeceğinden eminim. Onun içinde annesini, babasını, dedesini, nenesini, büyüdüğü aile ortamını tanımayı istiyorum; çünkü onlardan hepimizin öğrenecekleri olduğunu hissediyorum. Ve o öğreneceklerimi tüm Türkiye’ye duyurmak, anlatmak istiyorum.
2009 yılında ‘
Bir Gün Evden Çıkınca’ başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazının tümünü okumaktan sizi kurtarmak için bir bölümünü buraya almak istiyorum. (Yazının tümünü okumak isteyenler dogancuceloglu.net/yazilar/543-bir-gun-... adresinden bulup okuyabilirler.)

4 Mayıs 2009 / Akatlar'daki evimden çıktım. Beşiktaş Belediyesinin genç bir temizlik görevlisi pür dikkat kaldırımın dibinde birikmiş olan çöpleri süpürüyordu. Baştan savma yapmıyordu. Kendini vermişti; işini önemsiyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu.

Yirmilerin ortalarında, temiz yüzlü, köy kökenli biriydi. İçim ısındı;

- Kolay gelsin!

- Sağ olasın; Allah razı olsun.

İçim doldu; içim doldu dolu yürümeye başladım. Bu toplumun özel bir yanı şimdi şu anda canlanmıştı, yaşıyordu; ben onun emeğine saygı duymuş, o emeğe tanıklık yapmıştım.

O da, Allah'ın nezdinde sahip olduğu en anlamlı manevi gücü, daha doğrusu, yaşamında belki de sahip olduğu tek anlamlı gücü, benim hizmetime vermiş, dua etmişti: "Allah razı olsun! "

Kafam bir sürü sorularla dolu, karmakarışık bir kafa ama dopdolu bir yürekle yürüdüm.

Neler üşüştü kafama, bir bilseniz.

Bu adamın yetiştiği ortam basit bir köy ortamıydı; anası babası çok muhtemelen okuma yazma bilmezdi. Ama öyle bir evlat yetiştirmişlerdi ki, bu insanlar hatır değer biliyorlar, emek veriyorlar, helalinden para kazanıyor ve sağlıklı bir toplumun temeli olan saygılı insan ilişkisi kurabiliyorlardı.

"Cahil köylü" olan bu ana babaların ne denli önemli bir iş yaptıklarının daha önce farkına varabilmiş miydim?
Daha önce pek üstünde düşünmemiştim; ama şimdi farkına varıyordum. Farkına varmanın zenginliğini yaşıyordum. Zenginleşmiştim; kendimi gerçekten zenginleşmiş hissediyordum.

"Bu köylü anne ve babaların çocuk yetiştirmesini inceleyen sosyologlarımız, psikologlarımız oldu mu? " diye aklımdan geçti. Zihnen bir not aldım; bu konuyu araştıracaktım.

Üniversitelerimizde, bu insanı, bu çöpçüyü, onun temsil ettiği değerleri, toplumun önemli bir yapı taşı olarak gören akademisyenlerimiz var mı?

Bu köylü ailenin temel değerlerinin kaynağında Ahmet Yesevi'nin katkısını merak ettim; var mı?

Kafam aldı başını gidiyor. Düşündükçe düşünüyorum: Mevki sahibi, o nedenle sorumluluk yüklü insanlar, böyle birini çalışırken gördüklerinde, "Kolay gelsin! " diyorlar mı?

Bunu söylemenin, ‘Kolay Gelsin! ’ demenin, bir toplum için ne kadar önemli olduğunun annelerimiz babalarımız farkında mı?

Öğretmenlerimiz farkında mı?

İş adamlarımız, bürokratlarımız, siyasetçilerimiz farkında mı?

Çizmelerini çıkarmak isteyen kömür işçisi Murat Yalçın’ın, ezik biri olduğunu (sosyal medyada bu tür paylaşımlar gördüm) düşünmüyorum. İşinin hakkını verir, ailesinin rızkının değerini bilir, gerekirse bu vatan için aslanlar gibi dövüşür, annesinin, babasının, büyüklerinin elini öper ama gerekirse saygıyla düşüncelerini de söyler. O edepli bir insan. Ve ben bu edepli insanı sevgiyle, muhabbetle ve de saygıyla kucaklıyorum.
Kömür İşçisi Murat Yalçın sadeliği içinde bana, bu kültürün gönül zenginliğini ve edebini temsil ediyor. Umarım aile terbiyemizde, eğitimimizde, iş hayatımızda, kamu yönetiminde, bu sade zenginliğin ve edebin değerini gerçekten bilen bir toplum olma yönünde gelişiriz.
Bunun sorumluluğu, farkına varan her birimize düşüyor.
Doğan Cüceloğlu (18.05.2014)
1 Adem Güneş, Çocukluk Sırrı, Nesil yayınları, İstanbul, 2011

dogancuceloglu.net/yazilar/913-somali-ko... .
Mayıs 2014

Gonca Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

Conchita Wurst / Sakallı Kadın

Gerçek adı Thomas "Tom" Neuwirth olan şarkıcı 6 Kasım 1988 doğumludur. Kimdir diye merak edenler için bilinen adı ile Conchita Wurst; 2014 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı "Rise Like a Phoenix" isimli şarkısıyla temsil edip birinci olan şarkıcıdır.

Bu birinciliğin ardından konuşulanlar Eurovision Şarkı Yarışmasının gaylerin hüküm sürdüğü bir yarışma olması ve Conchita wurst erkek mi yoksa kadın mı?

1584

Şöyle ki Thomas bir erkek, yarattığı sahne karakteri conchita wurst ise sakallı bir kadın. Bu Yaptığı büyük bir cesaret ve vurgulamak istediği mesaj herkesin istediği gibi bir yaşama hakkının olması.

Şimdi bu görüntünün bizim alıştığımızdan farklı olduğunu biliyorum ancak hiç bir şekilde eleştirmedim. Bizimde her zaman söylediğimiz kadın erkek eşit olmalı, insanlar dilediği gibi gezebilmeli, giyebilmeli, içebilmeli vs... Peki bunu gerçekten yapabiliyor muyuz? Hayır çünkü kadınlar olarak korunacağımız sığınacağımız bir yasamız bile yok. Tecavüzcüler davetkarlıktan, bekaretin bozulmamasından indirim alırken bu ülkede hiç bir zaman kadın erkek eşitliği olmayacak. Şimdi bu arkadaşa gelirsek ben onun alnını öperim buradan. ' ' 'Kadın erkek farketmez herkes dilediği gibi yaşamalı 'diyor.
1584

Ayrıca fiziki görüntüyü bırakıp sanatına bakacak olursak anladığım kadarı ile sesi de hiç fena değil parçayı çok güzel okumuş.
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Pembe metrobüs hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ayrımcılığı arttıracak bir uygulama, çok da tehlikeli faşistik sonuçlar doğurabilir. Bir süre sonra pembeye binen kadınlar namuslu diğerleri namussuz olarak görülebilir. Zaten namus nedir sorusu altında (inploid.com/t/namus-nedir/7301) görebileceğiniz üzere örtülü, uzun etekli içinde de pijamayla dolaşan kadınlar ve onların erkekleri örtüsüz kadınların namussuz olduğunu düşünüyorlar... .
Mart 2014

Hüseyin Akça, bir soruya yanıt verdi.

Temel bilimler olarak adlandırılan bölümde iş imkanı nasıldır? Bilgi verir misiniz?

Bence başka bi alana kayabiliyorsaniz sizin yarariniza olacağı gorusundeyim Ama demek değildir ki iş imkanı yoktur tabikide var ama bu tamamen kendinizi ne kadar gelistireceginizle alakalı eğer okuyacaksanizda sadece matematik bölümünü tavsiye edebilirim fizik bölümü neredeyse ülkedeki üniversitelerde kapanma seviyesine kadar geldi biyoloji yada kimya bolumleride Alanı geniş olduğunu düşünmüyorum ama sizin biraz daha araştırma yapın çünkü benim ilgi alanım değil
Daha fazla

16 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.