Bilmek istediğin her şeye ulaş

Halk

Halk, bir milleti oluşturan çeşitli toplumsal kesimlerden veya meslek gruplarından oluşan insan topluluğuna denir. Halkı milletten ayıran en önemli fark; halk, bir toplumda halen yaşamakta olan çeşitli toplum kesimlerini kapsamaktadır. Millet ise geçmişten geleceğe doğru belirli bir soyu ifade etmektedir. Daha milliyetçi bir ifadedir ve aynı toplumda yaşayan gruplar arasındaki farklılığı öne çıkarmaktadır. Halkın belirgin özelliklerinden biri, millet olma özelliklerine veya bilincine ulaşmamış olmasıdır. Örneğin İstanbul halkı, Sovyet halkı... Bir coğrafyada yaşayanlardan bahsederken o devletin milletinden ziyade, halkından bahsetmenin daha doğru olacağı ve milliyetçi söylemleri daha geri plana itmesi nedeniyle amaca daha uygun olacağı düşünülmektedir. Nitekim bir Amerikan milletinin olmayıp bir Amerikan halkının olması buna örnektir.

Haziran 2013

İsmet Acar @acarfb

köprüde tokuşan keçi misali..

Girmek istemediğim nadir konulardan birisi bu politik, siyasi konular. Son günlerde Gezi Parkı da Gezi Parkı. Haklı bir direniş, haklı bir ayaklanma olabilir. Ne hükümeti nede halkı anladım. Hükümeti neden anlamadım ? : Hükümet halkın refahı ve ülkenin uluslararası platformda saygınlık kazanması için çalışır. Projeler geliştirir, onları hayata geçirir, halkın kullanımına sunar. Bu Gezi Parkı (Taksim) projesi de bunlardan birisi. Buraya kadar herşey yolunda, hiçbir aksaklık yok. Hükümet görevini yerine getirdiğini (getirmesi gerektiğini ) düşünerek bir proje hazırlıyor ve en kısa zamanda, çocuğunu sünnet ettirmek isteyen bir aile gibi yapalım aradan çıksın diyor. Ancak halk böyle bir projeyi istemediğini, gerek olmadığını, mevcut park ve alan yeterli diyerek dile getirmeye çalışıyor. Sonraları ağaç gönüllüsü insanlar İstanbul'da merkezi bölgelerde nadir kalan ağaçlık bir alanın yok edilmesine karşı çıkarak eylem yapıyorlar. Buraya kadar da bir problem olduğunu (şahsen) düşünmüyorum. Daha sonraları halkın içinden bazı art-niyetli insanlar olayları kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayarak eylemleri amacından saptırıyor. (Buraları halkı neden anlamadım ? sorusunda detaylı bir şekilde anlatırım.) Halkın sorgulaması gereken, Hükümetin "bu proje halk istese de istemese de yapılacak" tarzında diretmesini sorgulamak. Her proje hayata geçecek diye birşey yok. Hükümet sürekli kendi tarafında olan %50 lik kesimden bahsediyor. Onlar halkta bizimki halk değil mi tarzında haklı olarak sorular soruyor. Eğer bu proje illa yapılacak diyorsan ki bunu demek için bu projenin çok önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorsun demek, o zaman yapılması gereken referandum tarzı bir oylamadır. Oy çokluğu herşeyi belirlesin. Ayaklanan insanlar madem demokratik bir ülkeyiz istemiyoruz yapma diyor onlarda karşı çıkmayacaktır. Halkı neden anlamadım ? : İlk başlarda halkı (küçük bir kesim) desteklememek için bir engel yoktu. Ağaçlar kesilmesin bura böyle kalsın memnunuz diyenler bunlar. Bu doğa gönüllüsü insanları anlıyorum tamamen hak veriyor değilim çünkü bu hükümet tarafından bir çok kez ağaç dikme projesi gerçekleşti. Ama tamamen de haksızlar diyemem. Gelgelelim anlamadığım halk kesimine. Sizler bu projeden haberdarsınız ama yaptığınız eylemler projeden bihaber gibi. Yapılan eylemlerin (burdan sonraki eylemlerden kastım ileri düzey isyan tarzı eylemler) amacı ilk başlarda anlaşılabilen, desteklenmesi doğal ve direk projeye karşı yapılan eylemlerdi. Ancak daha sonraki eylemler, *kişilerin bu eylemleri kendi çıkarları doğrultusunda yorumlamaları ve eylemlere farklı bir düşünce ile katılmaları ülkeyi adeta kaos alanına çevirdi. Bu hükümet gökten inmedi. Seçim ile geldi Türkiye tarihinin gördüğü en yüksek oy oranına sahip oldu. Sen oy vermedin ben oy vermedim ama verenlerin hakkı da yenmesin. Bütün Türkiye bu olaylardan sonra belki de çok farklı düşünecek. Herşey seçimlerden sonra belli olur. Ama kendi halkını yine kendi halkına düşüren bir iktidar olmamalı. Halk da kendisinin iktidara getirdiği bir kişiye karşı bu derece isyan etmemeli. İsyan ediyorsan da seçimlerde el mi yaman bey mi yaman göster. Ülkeye dışardan bak! kim bizim hakkımızda ne düşünüyor? İki tarafta suçunu bilmeli. Yapılan işler amacından çıkmasın.

Umarım en kısa zamanda düzelir, halkın bir kesimi ve iktidar arasında uzlaşma oyle ya da boyle sağlanır. iktidarın belirlenmesi de bu milletin lehine olur.
Kasım 2013

Şaman @chamacon

ÖZDİL'DEN ŞAŞIRTAN GAVAT YAZISI

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil'den gündemi meşgul eden 'gavat' olayına farkı bakış açısı...

Finlandiya’ya giden Tayyip Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan ve her yer Taksim sloganları atan vatandaşlar tarafından protesto edildi.

Finlandiya’dan İsveç’e geçen Tayyip Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan ve ‘Andımız’ı okuyan vatandaşlar tarafından protesto edildi.

*

Eskiden yurtdışına giden başbakanlarımız, bölücü örgüt veya soykırım diyasporası tarafından protesto edilirdi. Şimdiki başbakan, ellerinde Türk bayrakları bulunan yurtseverler tarafından protesto ediliyor!

*

Neredeyse herkes cebinde Atatürklü Türk bayrağı taşıyor, ki, yolda bakana makana denk gelirsek açıp gösterelim diye… Kırmızı plakalı makam aracı gören, bağıra bağıra 10’uncu Yıl Marşı söylemeye başlıyor. VIP salonlarının kapısında adeta nöbet tutuluyor, kafayı dışarı çıkaran ıslıklanıyor. Yalaka basınımız yazmıyor ama, yolcular yuhaladığı için uçaktan inmek zorunda kalan bakanlar var.

*

Şemsiye açmadan üniversitelere giremiyorlar artık… Kampuslarda, amfilerde sağanak var.

*

Stadyumlara giremiyorlar. En son, Kadıköy’de 50 bin kişi Mustafa Kemal’in askerleriyiz tezahüratı yaptı. Tribünlerdeki protestolar duyulmasın diye, maçlar sessiz film şeklinde yayınlanıyor. Basketbol salonlarında yuhalanıyorlar, tenis kortlarında ıslıklanıyorlar, Kırkpınar’ın er meydanı Ne Mutlu Türküm Diyene’yle inledi, Gazi Koşusu’nu seyretmeye geldiler, hipodromda yuhalandılar.

*

Canlı yayınlar canlı bomba’ya döndü; kimin, nerede patlayacağı belli olmuyor. Bizim penguenci haber kanalı mesela, geçenlerde Boğaz Köprüsü’nden canlı yayın yaptı, şahane organizasyon falan diye anlatıyordu, vatandaşın biri zart diye el frenini çekti, kameranın önüne geçti, lanet olsun diye bağırdı.

*

Bundan böyle “gavat” kelimesi geçince hep hatırlanacak olan valinin durumuna, bi de bu gözle bakın lütfen… Dikkat edin olay anının görüntülerine, AKP’nin valisi sanki kendisini uğurlamaya gelmişler gibi, el sallıyor, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlar yuhhhh diye bağırıyor, ıslıklıyor, vali makam aracına binip sirenlerle eskortlarla, yanında koşan sivil polislerle kaçmaya çalışıyor, vatandaşlar beddua ederek kovalıyor.

*

Sevilmeyen hükümet her zaman vardı ama, sokaklarda bayraklarla kovalanan hükümet ilk kez görülüyor.

*

Çünkü… Bürokrasinin, medyanın, hatta muhalefet partilerinin AKP’lileştirilmesi, dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir dayanışma biçimi yarattı. Kendilerinden olmayanı “korkutmaya” ve “yalnızlaştırma”ya çalıştılar. Hiç bu kadar “cesur”, hiç bu kadar “kalabalık” olunmamıştı.

Hürriyet
Ocak 2014

Şaman @chamacon

Pedofil çıktık...

Avrupa’da çocuk pornosuna erişimin yüzde 67′si Türkiye’den

Prof. Dr. Mehmet Eskin’in çalışmasına göre Türkiye’nin son 10 yılında intihar patlaması yaşandı ve intihar oranı yüzde 36 arttı. Prof. Dr. Eskin’in ‘muhafazakârlaşma’ tespiti de çarpıcı. Pedofili ve çocuk istismarı haberlerindeki artış, istatistiklere de yansımış durumda.
Radikal’den Ömer Şahin’in haberine göre, 2003-2012 yılları arasında intihar edenlerin oranında yüzde 36 artış oldu. Gelişmiş batı illerinde intihar oranı daha yüksek. İzmir, başı çekiyor. İntiharlardaki artış ‘çocukluk travmaları, boşanmalardaki artış, gelir dağılımı adaletsizliği ve yenilmişlik duygusu’na bağlanıyor.
Adnan Menderes Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Eskin, ‘intihar’ üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen bir akademisyen. Eskin’in ‘İntihar’ isimli eseri geçen günlerde yayımlandı. Türkiye ve dünya ülkelerini inceleyen Eskin çarpıcı sonuçlara ulaştı. Eskin, “2011 yılına kadar son 10 yılda intihar oranında yüzde 36’lık artış oldu. 30. 000 kişi kendi eliyle yaşamına son verdi. Yani, 10 yılda bir kasaba kadar insan intihar etti. İntihar, batı illerinde daha yaygın. İzmir’deki intihar girişim oranı İsveç ile aynı” dedi. Eskin, şu bilgileri verdi:
EN FAZLA İNTİHAR YAŞANAN İLLER: İzmir, Uşak, Kastamonu, Iğdır, Aydın, Muş, Edirne, Ardahan, Çorum, Bingöl.
İNTİHARIN EN AZ YAŞANDIĞI İLLER: Bartın, Batman, Van, Gümüşhane, Düzce, Adıyaman, Sakarya, Erzurum, Karaman ve Samsun.
NİYE BU YOLU SEÇİYORLAR: İntiharlarda en büyük etken umutsuzluktur ve çocukluk travmalarıdır. Hızlı sosyal değişim, boşanma oranlarındaki artış, gelir dağılım adaletsizliği ve yenilmişlik duygusu ile insanların karşılaştıkları zorluk ve sıkıntıları nasıl halledeceklerini bilememeleri de etkin faktörler. İntihar bazı kimseler tarafından sorun çözücü bir davranış olarak görülmekte.
Ülkemizde gençlerde intihar düşüncesi Avusturya, İsveç, Slovakya kadar yaygın olmasına rağmen intihar girişimleri Türk gençlerinde, sayılan üç ülkedeki yaşıtlarından daha fazla. Fakat intihardan ölümler Türkiye’de daha az.
15-19 YAŞ GRUBU KIZLARDA YAYGIN: Türkiye’de 15-19 yaş grubundaki kızlarda intihar yaygın. Erkeklerde ölüm çok, kızlarda intihar girişimi. Son yıllarda genç kızlarımızda intihar ölümlerinin erkekler kadar veya onlardan daha fazla olmasının nedeni kendilerinden önceki nesildeki geleneksel değerler ile genç kadınların benimsedikleri modern/günümüz değerlerinin uyuşmaması olabilir. Nitekim genç kadınlardaki en önemli intihar nedeni hissi ilişki ve sevdiği biriyle evlenememesidir.
DÜNYADA İNTİHAR: Dünyada en yüksek intiharlar Finlandiya ve Macaristan’da. Son zamanlarda Baltık Cumhuriyetleri, Rusya, Güney Kore ve Çin’de yaygınlaşıyor. İsveç ve Norveç’te intiharın yüksek olduğu, ABD ve Rusya’nın Soğuk Savaş döneminde uydurduğu bir yalandır.
SAATTE 2 MİLYON KEZ PORNO SİTELERİNE GİRİŞ: Tuhaf bir muhafazakârlaşma var. Nasıl bir muhafazakârlaşma? Neyi, hangi değeri muhafaza ederek muhafazakârlaşıyoruz? 11 yaşındaki kız çocuklarımızı evlendirmeyi mi yoksa kadınlarımızı öldürmeyi mi? TİB verilerine göre saatte 2 milyon kez porno sitelerine giriliyor. Avrupa’da çocuk pornosu girişlerinin yüzde 67’si Türkiye’deki bilgisayarlardan. Bu tür muhafazakârlaşma kafa karıştırıyor.
Temmuz 2014

Engin Ergül @enginergul

Temmuz 2014

Engin Ergül @enginergul

Mart 2015

Ayhan Şimşek @zindoz98

Tesadüf bu'ya!!!

TUIK verileri diyor ki; Her geçen yıl kütüphanelerimiz kapatılıyor.
Tesadüf bu'ya;

AKP'nin iktidara gelmesine denk düşüyor bu kütüphane kapatmalar.
Buyurun istatistikler.

4409

18 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.