Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hamilelik

redirectGebelik

Temmuz 2018

Helen, bir soruya yanıt verdi.

Hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe zararı olur mu?

Daha önce bence bir soruyu ben sormuştum ama gelen yanıtlar genellikle olmayacağı yönündeydi:
referans:sorcev.com/hamileyken-cinsel-iliski-yasa...
Aralık 2017

Gizli Kullanıcı, bir soruya yanıt verdi.

Kızlık zarı bozulmadan hamile kalmak mümkün müdür?

Kızlık zarı delikli bir yapıdadır. Bazı kızlık zarları ise esnektir. Esnek kızlık zarları doğuma kadar yırtılmayacağı için kızlık zarı bozulmadan hamile kalınması mümkündür. Fakat doğumda mutlaka yırtılmaktadır. Kızlık zarı çeşitleri ile ilgili bekaretzari.com/blog/kizlik-zari-hakkind... sayfasından detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Normal doğum yapmanın avantajları nelerdir?

İzlediğim bir belgeselden edindiğim bilgiyi aktarayım (bunu daha önce bu sitede yazmıştım) :
Normal, yani bebeğin vajinadan çıkmasıyla gerçekleşen doğum esnasında bebeğe vajina iç çeperlerindeki bazı bakteriler bulaşıyor ve bu bakteriler ona bağışıklık sağlıyor.
Ocak 2015

Abdulkerim Özkan, bir soruya yanıt verdi.

Polikistik Over Sendromu olmak çocuk sahibi olmaya engel midir?

Polikistik over sendromu (PCO), yumurtalıklarda birçok küçük iyi huylu kist oluşmasıyla beliren bir hastalıktır. Yumurtalıkta oluşan ve kist olarak adlandırılan bu organizmalar yumurtalıkların çevresine yerleşmiş çok sayıda yumurta hücresidir. Bu hücreler ultrasonda özel bir görüntü oluşturmaktadırlar.
Polikistik over sendromu genel anlamda 35 yaş ve altında bulunan yaş gruplarını tehdit etmektedir. Genç kızlarda da görülebilmektedir. Yumurtalıklarda bulunan kist ile karakterize olarak meydana gelen hormonal bir problemdir.
PCO,hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, kadınlarda düzenli olarak yumurtlama olmamasına neden olur (bazıları düzenli olarak adet görürken, bazıları ise yılda yalnızca birkaç kez adet görebilir. ). Yumurtlama düzensizliğinin sonucu olaraksa erkeklik hormonunda bir artış gözlenir. "LH'daki artış overde erkeklik hormonu üretimini artırır. Salgılanan bu erkeklik hormonları (androjenler) yağ dokusunda östrojene dönüşmekte, bu östrojen LH üretimini artırmakta ve bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngü kilo kaybı ya da yumurtalıkların baskılanması gibi etkenlerle kırılabilir. Yine kilo fazlalığına bağlı olarak insüline karşı bir direnç ortaya çıkmakta ve sonuçolarak hormonal denge bozularak yine bu kısır döngüye ulaşılmaktadır. "


Tedavisi
Tedavi şekli bebek sahibi olmak isteyenlere göre değişim gösterir. Bu tedavide aşama aşama giden bir tedavi yöntemi uygulanır. Eğer başvuran kişi çocuk sahibi olmak istemiyorsa yapılacak birkaç tane uygulama vardır. İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür. Uzun süre adet görmeyen kadınlarda östorojenin etkisi ile rahim kanseri riski de artar. İkinci aşama ise tüylenmenin önüne geçmektir. Tüylenmenin önüne geçmek için antiandrojenler kullanılır. En iyi yöntem ise doğum kontrol haplarıdır. İnsülin direncine bağlı olarak gelişen kilo problemini de düzenlemek gerekmektedir. Hastaya uygulanan diyetler ve egzersizler en başarılı tedavi yöntemleridir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda ise, kişinin insülin direncini ayarlamak ve yumurtlamasını sağlamak gerekir. Polikistik over sendromu hastalığına sahip bazı kadınlarda haplarla yumurtlama oluşturuluyor ve çocuk sahibi olabiliyorlar.
Alıntı. . .
Ocak 2015

Kağan Şeker, bir soruya yanıt verdi.

Polikistik Over Sendromu olmak çocuk sahibi olmaya engel midir?

Hastaların büyük bir çoğunluğunda doğru tedavi ile çocuk sahibi olunabilmektedir. Genellikle bunun için %80 gibi bir oran belirtilir.
Ocak 2015

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Eylül 2014

Kağan Şeker, bir soruya yanıt verdi.

Hamileler hangi ilaçları kullanabilmektedirler?

Bir ilaçla alakalı şüpheniz varsa prospektüsünde de yazar dikkatlice okuyun
Haziran 2014

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Düşük riskini arttıran faktörler nelerdir?

Düşük ( abortus) 20. Gebelik haftasından önce 500 gr altı fetusun istemsiz bir şekilde rahimden atılmasıdır. Bunu tetikleyen bazı durumlar olabilir. Düşükler tekrarlanan ve tekrarlanmayanlar olarak ikiye ayrılır.

Tekrarlamayan düşükler: Genital yol enfeksiyonlarının neden olması, toksik ajana maruz kalmak, maternal kaynaklı ( annenin çalışma koşulları, stresli yaşantı, düzensiz ve yetersiz beslenme vs.), tedavi edilmemiş hormonal bozukluklardır. Myomlar ve enfeksiyonlarda düşüklere neden olabilir. Ancak tedavisi sonucunda tekrar düşük olma riski azalır.

Tekrarlayan düşükler: Genetik anomaliler, anatomik engeller, uterusun yapısındaki bozukluklar, endometrium tabakasının iskemiye uğraması, tümörler, anneye bağlı sistemik hastalıklar ( tedavi edilmeyen ) , kronik hastalıklar neden olur.

Ard arda 3 kere yaşanan düşükler habitual abortus olarak adlandırılır ve yeniden düşük yapma oranı % 50 'dir.
Haziran 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Haziran 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Hastanelerin hamile kadınların yakınlarına mesaj yoluyla haber vermesi ahlaki olarak ne derece doğrudur?

Hem uluslararası hem de yurdum yasaları bunun hem yasa hem de ahlak dışı olduğunu söylüyor:
"Dünya Tabipler Birliği; bu düşüncesinden hareketle, 1981’de ilk kez Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi’ni yayımladı.
Bu metinde“Hasta, kendisiyle ilgili tüm tıbbi ve kişisel bilgilerin gizliliğine gereken saygıyı göstermesini hekiminden bekleme hakkına sahiptir” cümleleriyle karşımıza çıkan gizlilik hakkı; 1995 tarihli Bali Hasta Hakları Bildirgesi’nde daha da genişletildi.
Bildirge, “Gizli bilgiler sadece hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir” düzenlemesiyle bu hakkın korunmasındaki kararlığını da gözler önüne seriyor. Avrupa hasta haklarının geliştirilmesi bildirgesi olarak karşımıza çıkan 1994 tarihli Amsterdam Bildirgesi de aynı yaklaşımın devamı/yansıması niteliğinde.
Bildirgede; “Sağlık kurumlarına başvuran hastalar, kurumların özel hayatlarının korunmasını sağlayan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptirler” düzenlemesiyse, hasta mahremiyetinin belki de en hassas noktasını oluşturuyor. Nitekim İstanbul Tabip Odası başvuruları arasında yapılan bir çalışmaya göre; hastaların“mahremiyet” konusunda en büyük yakınmalarını, sağlık kuruluşlarının fiziksel koşulları oluşturuyor.
Gizlilik ve mahremiyet haklarındaki iç içelik, ülkemiz sağlık mevzuatı açısından da farklı değil. 1998’de yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği bu hakkı düzenliyor. Doktorun sır saklama yükümlülüğü“Hekim, hastasından mesleğini uygularken öğrendiği sırları açıklayamaz. Hastanın ölmesi ya da o hekimle ilişkisinin sona ermesi, hekimin bu yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Hastanın onam vermesi ya da sırrın saklanmasının hasta ya da öteki insanların yaşamını tehlikeye sokması durumunda, hastanın kişilik haklarının zedelenmemesi koşuluyla, hekim bu sırrı saklamakla yükümlü değildir.
Yasal zorunluluk durumlarında hekimin rapor düzenlemesi de, meslek sırrının açıklanması anlamına gelmez. Hekim, tanık ya da bilirkişi olarak mahkemeye çağrıldığında olayın meslek sırrı olduğunu ileri sürerek bu görevlerinden çekilebilir” (TTB - Türk Tabipleri Birliği) . "
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2014

Koray Bozkurt  yeni bir  gönderide  bulundu.

En doğal Selfie

Her ay kendini çeken anne adayı ve mutlu son...

735

735

735

735

735

735

735

735

735

735

23 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Doğum (Hamilelik)

35 Kullanıcı   119 Soru   167 Yanıt

Hamilelik Süreçleri

15 Kullanıcı   70 Soru   100 Yanıt