Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hedef

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Kasım 2014

Eskiz, bir soruya yanıt verdi.

40 yaşından sonra da hayal kurmaya devam ediyor musunuz? Hedefleriniz devam ediyor mu? Yoksa gerçekçi misiniz?

Yaş alma kısmında en negatif olan taraf; hayatının 20 li yaşlarına kıyasla daha rutine binmesi.
O rutinlik te motivasyonun düşmesine sebep olabiliyor. Aynı düşünebildiğin insanların sayısı azalıyor ve bu da "yaparız, ederiz" fişeklemelerini ortadan kaldırıyor. Ardından bir takım hedef yada hayalleri deneyerek, suya düşmelerini izleyebiliyorsun. O yaşanmışlıklar da tekrar deneme azmini elinden alabiliyor. İşte o vakit "başlarım hayaline de... ! " gibi cümleler sarfedebiliyor:) ve boş veriyorsun.
Ama o rutinlikten sıyrılabildiğine inandığın an beyin tekrar kurgulamaya başlıyor. ; istek, hayal, hedef adı her neyse bir bir tekrar dökülüyor önüne.
Kısacası burada önemli kısım; motivasyon. Yaşa değil, kendini ayakta tutmaya bakacaksın.
Kasım 2014

Bazarov, bir soruya yanıt verdi.

40 yaşından sonra da hayal kurmaya devam ediyor musunuz? Hedefleriniz devam ediyor mu? Yoksa gerçekçi misiniz?

40 yaşına henüz uzak olduğumdan bu soruya cevap vermeyecektim ama sondaki "yoksa gerçekçi misiniz? " sorusu beni tahrik ettiği için cevap vermek istiyorum. Söyler misiniz bana hayal kurmakla ya da hedef sahibi olmakla yaşın ne ilgisi var?

Siz hayal kurmayı mucize beklemekle eş anlamlı düşünüyorsanız korkarım 40'a gelmeden, daha üniversite bittiğinde boşluğa düşeceksiniz. İnsanın her yaşı için hedefleri olabilir, olmalıdır da bana göre ve o hedeflerin hayali insanı umutlu kılar. Hedeflerinizin 'gerçekçiliği' ölçüsünde başarılı ve mutlu olursunuz. Ama siz hedef diye pembe tabloları önünüze koyup "daha gencim, belki gerçek olur" diye bekliyorsanız ben size gelecekten haber getirdim: "Olmayacak".
Kasım 2014

Mine, bir soruya yanıt verdi.

40 yaşından sonra da hayal kurmaya devam ediyor musunuz? Hedefleriniz devam ediyor mu? Yoksa gerçekçi misiniz?

Şimdi saçma geliyor ama eskiden aynı şeyi ben de düşünmüştüm, sanki yaş ilerledikçe insan hayallerden vazgeçiyor, hatta istek ve zevklerden vazgeciyor, daha maneviyata dönük bir dünyası oluyor sanıyordum. Çünkü ailedeki örnekler öyleydi. Yıllar geçtikçe öyle olmadığını gördüm, hayal kurmaya devam ediyorum ama hayal kırıklıkları nedeniyle belki artık daha basit, daha küçük hayallerim var, eskiden de gerçekçiydim hiç imkansızı istemedim, ama imkanlı olup da ulaşamadıklarım olduğundan şimdi biraz daha akışına bırakmış durumdayım hayatı. Hayallerim hedef olmaktan çıktı artık sanırım...
Ama aslında bence yaşla bir alakası yok. Sadece kurduğunuz hayale karşı umudunuz bitince hayalden vazgeçiyorsunuz. Örneğin emeklilikte deniz kenarında yaşamak gibi bir hayaliniz varsa mesela ilerlemiş yaşta da devam edecek ama okumak istediğiniz bir bölüme dair hayaliniz belli bir yaştan sonra imkansızlaşacak. Bunun gibi. . .
Eylül 2014

Mine, bir soruya yanıt verdi.

Çalışma motivasyonumu hiç kaybetmemek için ne yapmalıyım?

Hiç kaybetmemek diye bir şey yok önce bunu kabul edelim, sordugunuz sorudan daha onemli olan neden HİÇ YIKILMADAN çalışmak istiyorsunuz, neden uyku surenizi gitgide azaltıyorsunuz önce bunu sorgulamalıyız. Bu geçici bir dönem midir, yetişmesi gereken bir proje yada kazanılacak bir sınav mıdır, yoksa genel çalışma tarzınız/başarı hırsınız mıdır ?
Sorunuza gelince; sanırım bunu bir suredir sorgulamışsınız ve motivasyonunuzu neyin düşürdüğünü bulmuşsunuz, bu durumda sorunun yarısı zaten çözülmüş oluyor. O kişilere verdiğiniz fazla değeri azaltabilir, dolaylı olarak da davranışlarını önemsizleştirebilirsiniz. Siz önemsemez iseniz, yaptıklarının hiç bir anlamı kalmaz hatta kasıtlı olarak yapılan davranışlar varsa bu tutumlarına da son vermelerini sağlamış olursunuz. Ayrıca bir iş ortamından bahsediyor isek, niçin çevrenizdekileri mutlu etmeye çalışıyorsunuz ? Siz sadece işinizin gerektirdiklerini yapın, başkalarının mutluluğundan sorumlu değilsiniz.
Mart 2014

Faruk Altınay, bir soruya yanıt verdi.

Başbakanın mitinglerde bazı sanatçıları hedef olarak göstermesi bir suç oluşturur mu?

Bu tutum kin ve düşmanlığa tahrik suçu oluşmaktadır. TCK. Da bu suçun karşılığı yada biraz daha açarsak: eski tck. Nun 312/2 , yeni tck. Nun 216.maddelerinde düzenlenmiş , suç, türüdür.

bu suç "şekli"bir suçtur. "tehlike" suçlarındandır.sonucun meydana gelmesi şartı aranmaz.sonuç , yani genel güvenlik için tehlike doğarsa cezası arttırılır.

konunun daha iyi anlaşılması için kanun maddelerini yazmak gerek.

tck. 312/2 maddesi : (1 haziran 2005'e kadar bu madde uygulanacaktır)

" halkı; sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düş-
manlığa açıkça tahrik eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin lira-
dan onikibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu tahrik umumun
emniyeti için tehlikeli olabilecek bir şekilde yapıldığı takdirde faile verile-
cek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.
yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları 311 nci maddenin ikinci fıkrasında sa-
yılan vasıtalarla işleyenlere verilecek cezalar bir misli artırılır. "

311 maddede belirtilen vasıtalar "her türlü kitle haberleşme araçları"dır.internet de bu kavrama dahildir.

diğer yandan 1 haziran 2005 tarihinden itibaren uygulanacak madde ise , yeni tck.nun 216.maddesidir. Bu maddeyi de aşağıya alıyorum :

"halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
madde 216- (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kamunun güvenliği için tehlikeli tarzda kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. "

görüldüğü gibi her iki yasada da suçun niteliği yönünden pek fark bulunmamaktadır

bu maddenin gerekçesi konuyu anlatabilmek için yeteri kadar açıktır. İşte gerekçe:

birinci fıkrada tanımlanan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu, hukuk devleti olma standardı yüksek olan birçok ülkenin ceza kanunlarında yer almaktadır. Hiçbir devlet, vatandaşları arasında, muayyen özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, öç almayı gerektirecek şiddetli nefrete yönlendirilmesine seyirci kalamaz.
öte yandan çağdaş dünyada, gelişmenin temel dinamiği olarak düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kabul edilmektedir. Bu bağlamda; kişilerin düşündüklerini hür bir ortamda söyleyebilmeleri, demokratik toplumun varlığı için zaruri sayılan unsurlardandır. Söz konusu suç tanımı, bu düşünceler dikkate alınarak yapılmıştır.
suçu oluşturan “tahrik”, soyut saygısızlık ve reddin ötesinde, bir halk kesimine karşı düşmanca tavırlar gösterilmesini sağlamaya veya bu tür tavırları pekiştirmeye objektif olarak elverişli olmalıdır. Fail sübjektif olarak da bu amacı gütmeli, halk kesimini kin ve nefrete tahrik etmelidir. Bu kapsamda salt yüz çevirme, soyut bir red veya saygısızlık ifade eden bir davranışta bulunma veya bu yönde sözler sarfetme, suçun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Fiilin suç teşkil etmesi için bunların ötesinde, ağır ve yoğun bir tarzda kin ve düşmanlığa tahrikin var olması gerekir. Failin fiili, adet ve şahıs olarak muayyen olmayan toplum kesimi üzerinde kin ve nefret duygularının oluşumuna veya mevcut duyguların pekişmesine etkide bulunmalıdır.
kin, “öç almayı gerektirecek şiddetli düşmanlık hareketlerin zeminini oluşturan psikolojik bir hâl”; düşmanlık ise, “husumet beslenen konuya karşı düşünerek, tasarlayarak zarar vermeye, onu mağlup etmeye yönelmiş kin duygusu” olarak da tanımlanabilir. Şu hâlde kin ve düşmanlık; “husumet beslenen konuya karşı tasarlayarak zarar vermeye, öç almayı gerektirecek şiddette nefret duymaya yönelik hareketlerin zemini oluşturan psikolojik bir hâl” olarak açıklanabilir.
fıkra metninde; fiilin kamu güvenliğini tehlikeye düşürecek biçimde yapılması arandığı için, suç; soyut tehlike suçu olmaktan çıkarılmış, somut tehlike suçu hâline getirilmiştir. Bu suretle, çağdaş hukuktaki soyut tehlike suçlarını azaltma yönündeki eğilim dikkate alınmış, temel hak ve hürriyetlerin kullanım alanı genişletilmiştir. Bu düzenleme sayesinde "kin ve düşmanlık" ibaresinin anlamı da dikkate alındığında sadece "şiddet içeren ya da şiddeti tavsiye eden tahrikler" madde kapsamında değerlendirilebilecektir.
söz konusu suçun oluşması için, kamu güvenliğinin bozulması tehlikesinin somut olgulara dayalı olarak varlığı gereklidir. Bu tehlike, somut bir tehlikedir. Bu somut tehlikenin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlerken failin söz ve davranışlarının neden olduğu tehlike neticesinin gerçekleşmesi gerekir. Hâkim, kullanılan ifadeler dolayısıyla bu tehlikenin gerçekleşip gerçekleşmediğini, dayanak noktalarını göstermek suretiyle belirleyecektir. Bu kapsamda, kişinin söz ve davranışlarının kamu güvenliğini bozma açısından yakın bir tehlike oluşturduğunun tespit edilmesi gerekir. Kişinin söz ve davranışlarının, halkın bir kesimi üzerinde tahrik konusu fiillerin işleneceği hususunda duyulan endişeyi haklı kılacak bir etki oluşturması gerekir. İfade özgürlüğü ile bu tip tehlike suçları arasında “açık ve mevcut tehlike” kriterinin var olması gerekir. Buna göre, yapılan konuşma veya öne sürülen düşünceler toplum açısından açık ve mevcut bir tehlike oluşturduğu takdirde yasaklanabilmekte, keza böyle bir tehlikenin varlığı somut olarak, açıkça tespit edilmedikçe söz konusu suçtan dolayı cezalandırma yoluna gidilemez.
maddenin ikinci fıkrasında halkın sosyal sınıf ırk din mezhep cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesiminin alenen aşağılanması suç sayılmıştır. Suçun oluşması için fıkrada belirtilen özelliklere sahip ve halkın bir kesimini oluşturan gayrimuayyen sayıdaki kişilerin aşağılanması, tahkir edilmesi gerekir. Bu fıkrada, kamu barışını korumak amacıyla halk kesimlerinin alenen aşağılanması, suç olarak tanımlanmıştır.
Bunlar göz önüne alındığında MV.nin dokunulmazlıkları olduğundan hemen işlem yapılması mümkün değildir.
Şubat 2014

Damra Aksu, bir soruya yanıt verdi.

"Ben yeryüzünde -gökyüzünde- şunu yapmış olarak ölmeliyim" dediğiniz şey nedir?

En az bir kişi için 'iyi ki var(dı)' diye düşündürebilmeliyim.
Aralık 2013

Yunus Tıraş, bir soruya yanıt verdi.

Hayatta hedefiniz var mı? Nedir?

Önemli olan anı yaşayarak gerekli işlerimizi yerine getirmektir. Hedef huzur. . .
Kasım 2013

Levent Kara, bir soruya yanıt verdi.

Hayatta hedefiniz var mı? Nedir?

Önce sorumluluğumda olanlara sonra herkese faydalı olmak. Rabbimin rızasını kazanmak.
Kasım 2013

Hamide Aydoğdu, bir soruya yanıt verdi.

Hayatta hedefiniz var mı? Nedir?

Şu an da okuduğum okuldan bir an önce mezun olabilmek : )
Kasım 2013

Onur Tayfun, bir soruya yanıt verdi.

Hayatta hedefiniz var mı? Nedir?

Evet, yaşarken keyif almak, sürekli öğrenmek/kendimi geliştirmek...
Kasım 2013

Eskiz, bir soruya yanıt verdi.

Hayatta hedefiniz var mı? Nedir?

"hayattan keyif almayı öğrenmek ve öğrendiklerimi uygulamak".
Temmuz 2013

Fat E.,  yeni bir soru sordu.

Daha fazla

7 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.