Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hikaye

YÖNLENDİR Hikâye

Kasım 2014

Rıdvan Bayhan @ridvan_bayhan

Betimleme (tasvir) tekniği geliştirilebilir mi?

Neden geliştirilemesin, Marquez gibi bu konuda uzman yazarların betimlemeleri incelenerek ve taklit edilerek teknik özümsenip gelişebilir.
Ağustos 2013

İlginc Adam @ilgincadam

Ağustos 2011

Ahmet Faik @AhmetFaik

Eğer bir şizofren hikayesi yazmayı deneseniz yeteneklerinizden ortaya çıkanları paylaşalım.

Buyrun efendim:


                                                      MEKTUP


Sevgili Kalbim;

 

  Uzun zamandır hayalini kuruyorum ve resmini çiziyorum. Öylesine zevk alıyorumki bunu yapmaktan; bazen gerçek olduğuna inanıyorum. Belki de kendime itiraf edemiyorumdur ya, neyse. Seni arıyorum.

 

  Zaman hızla akıp gidiyor. Bir şizofren gibi hissediyorum. Tam altı bin beş yüz yetmiş sene oluyor seninle tanışalı. Ve bu gün tanıştığım kız, bilmem kaçıncı. Ama ben sadece seni arıyorum. Bin altı bin beş yüz yetmiş yıldır sadece seni seviyorum. Senin bundan hiç haberin yok belki. Ben bu gece altı bin beş yüz yetmişinci defa ölüyorum.

 

  Görüşmediğimiz bunca asırdır ne yaptın, nerelerdesin, kimlerlesin, kimlere aşık oldun bilmiyorum. altı bin beş yüz yetmiş yıl önce 'o gün' benden gittin. Ben o zaman yeni doğmuştum, çırılçıplaktım. Ağlıyordum ve sen arkana bakmadan dönüp gittin. Nerdesin? Kimlesin? Oysa ki hiç suçum yoktu benim. Neden gittin?

 

  İlhamını benden neden esirgedin? Sen öylesine gittin ki; asla sana benzer birini göremedim. Hiç rahat edemedim bedenimin içinde. Çünkü sen, bendin. O kadar benken hatta gerçekken neden beni terkettin?

 

  Ama bil ki seni affetmiş değilim. Ve seni bulup kanını akıtana kadar da affetmeyeceğim. Ama bunu yapamıyorum. Çünkü her gece seninle uyuyorum. Her adımım sen, her saniyem... Evet herşeyim ben tamamen ben, tamamen ve herşeyi ile sen. Bunu biliyorum, kendi kanımı akıtamam. 

 

  Bana söylüyorum: Neredesin? Görüşmediğimiz bunca asırdır ne yaptın, nerelerdesin, kimlerlesin, kimlere aşık oldun bilmiyorum. altı bin beş yüz yetmiş yıl önce 'o gün' benden gittin. Ben o zaman yeni doğmuştum, çırılçıplaktım. Ağlıyordum ve sen arkana bakmadan dönüp gittin. Nerdesin? Kimlesin? Oysa ki hiç suçum yoktu benim. Neden gittin?

H.B ||

Ağustos 2011

Berk @Varmint

Blog, sözlük vb. gibi internet siteleri üzerinden takip ettiğiniz hikayeler var mı?

O zaman ben, hem senin için, hem de diğer inploid kullanıcıları için takip ettiğim bir hikayeyi önerebilirim.

Hikayenin kahramanı bir 'inci sözlük' kullanıcısı (yazarı) :) Ama önyargıların aksine, gayet samimi ve 'hala kimsenin anlayamadığı' bir takip etme isteği uyandıran bir hikaye. Konusu: aşk. Yazarın anlatım tarzı, olayları işleyişi falan insanda ister istemez bir takip isteği uyandırıyor. Yazar tarafından, tamamiyle gerçek bir hikaye olduğu söyleniyor ve zaten hikayenin kahramanının da kendisi olduğu olduğunu belirtiyor.

Hikaye şimdiden çok uzun... okumak, günlerinizin yitip gitmesine neden olabilir. Yazar, hiçbir ayrıntıyı atlamadan yazıyor ve hikayenin gerçek olması nedeniyle, kişilerin, bir gün ifşa olacağı olasılığı yüzünden fazla insana yayılmamasını umuyordu. Ama daha şimdiden on binlerin takip ettiğini biliyoruz. Facebook'ta bir hayran sayfası, diğer sözlüklerde ise hakkında girilmiş yüzlerce entry var. ekşi sözlük'te yazar hakkında girilmiş 23 sayfa entry: bit.ly/pghqol

Hikayenin sözlükteki linki (sadece yazarın entryleri): bit.ly/o96r86
Facebook hayran sayfası (buradan da takip edilebilir): on.fb.me/nwxdub
Haziran 2012

Buse Sonugelen @BuseSngln

Dünya tarihinde açıklanamayan olaylar nelerdir?

Hareket eden taşlar; ABD'de "Death Valley" denilen yerde bilim adamları tarafından günlerce gözlemlenmesine rağmen nedeni açıklanamıyor.


Dünya Tarihi


Danimarka'da her ilkbaharda gün batımına yaklaşık yarım saat kala, milyonlarca kuş bir araya gelip gökyüzünde şekiller oluşturarak uçuyor ve nedeni açıklanamıyor.


Dünya Tarihi


Mammatus Bulutları; Meteoroloji de mammatokumulus olarak da geçiyor. Bulutların altında oluşan bu sarkıtları açıklayamıyorlar.


Dünya Tarihi

Nisan 2012

Tailchute @tailchute

Kısa hikayeler yazmayı nasıl öğrenebilirim?

jerz.setonhill.edu/writing/creative1/shortstory/

Bunun eğitimini veren bir okul yok ama aslında istersen ve aklına güzel bir hikaye de gelmişse zaten oturup kendin hiç bir şey bilmeden de yazarsın. Edebiyat ya da edebiyat eleştirmenliği okuyup da çok kötü hikayeler yazanlar biliyorum, buna karşılık Aziz Nesin askeri okul mezunuydu ve bu konuda hiçbir eğitimi yoktu.
Ben de yazıyorum elimden geldiğince, bir kaç naçizane ipucu da benden;
  • Çarpıcı bir giriş sahnesi (hikayenin ortasından bir yerden bir paragraf da olabilir, başını flashback gibi sonradan anlatabilirsin, kurguna hareket getirir).
  • Kahramanların iyi tanıtılması, senin onları tanıman yeterli değil, okuyucu da okuduğunda gerçekten kahramanlarını gözünde canlandırabilmeli.
  • Kahramanların dengesi (bir resimdeki renk tonlarının uyumu gibi, iyi, kötü, hızlı, yavaş, kaba, ince vb).
  • Enteresan bir girişten sonra ilgiyi ve gerilimi daha da arttıran bir düğüm bölümü. Burada ve sonuçta okuyucunu şaşırtmaktan çekinmemelisin, hatta mümkün mertebe onlara bekledikleri şeyleri hiç sunmamalısın. Bu bölümde cevaplanması gereken bir çok soru, kahramanların arasında problemler yani hikayenin sonunda çözmen gereken bir çok sorun oluşturmalısın.
  • Çözüm için olayların, kahramanların teker teker, yavaş yavaş (ama çok da yavaş değil ki okuyucu sıkılmasın) gerilimi bozmadan sahneye çıkmaları.
  • Sonunda da eğer hikayenin devamı olmayacaksa güzel bir çözüm bölümü yazmalısın. Bu bölümde mutlaka bütün sorularına cevap, bütün problemlere de çözüm bulmalısın. Yine bunlar da mümkün mertebe okuyucunun tahmin edemeyeceği cevaplar, çözümler olmalı.
  • Hikaye uzunsa, kahramanlar çoksa tüm kahramanları, önemli özelliklerini, diğerleriyle bağlarını ve özellikle de yaşlarını gösteren kronolojik bir excel tablosu hem kahramanlara daha hakim olabilmen hem de kronolojik hata yapmaman açısından iyi oluyor.
Konuyu çok sevdim, başka hikaye yazanlar da varsa lütfen yöntemlerini, tecrübelerini, bilgilerini paylaşsınlar da bizler de faydalanalım.

inploid.com/t/iyi-bir-kisa-hikayeye-baslama-yollari-nelerdir...
Eylül 2014

Gizli Kullanıcı

Elinizde üzerinde uzun zamandır çalıştıgınız bir hikayeniz var ve dizi olmasını istiyorsunuz. İlk yapacagınız veya başvuracagınız kişi veya kurum ne olurdu?

Bildiğiniz televizyon kanallarını tabana kuvvet dolaşmanız gerekir... Bu daha işin ilk aşamasıdır.
Sabırla bazen hüsranla bitecek sonuçlara kendinizi hazırlamanız gerekiyor
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı

Gesi Bağları türküsünün hikayesi nedir?

Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Anne ve basından bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur.
Bağırışan kurbağalar, çalışan ırgatlar, dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar; bağlara gelen Frenk turistler; yazın sıcağında yanıp kaynayan kumlar; kalaylananbakır sofra tasları; kokulu iğde dalları, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acılar ve buna bağlı olarak göz pınarlarından süzülen yaşlar; kılınan namazlar, edilen niyazlar; dokunan halılar, salıncak yapmak için urgan atılan dallar; Gesi bağlarında eğlenen gülüp oynayan sarhoşlardan bile medet uman bir gelin. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur...

Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı

Halk hikayesi nedir?

Gerçek ya da gerçeğe yakın olayların anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. Geleneksel bir içeriği olan, kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan öykülerdir. Genellikle sevgi ve kahramanlık konularını işler. Kişiler gerçek yaşama uygundur. Bu kişilerin olağanüstü özellikleri oldukça sınırlıdır. Halk hikâyeleri, diğer insanlara göre daha kültürlü kişiler tarafından anlatılır. Nesir nazım karışımı bir anlatım kullanılır.
Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin ünlü halk hikâyelerindendir.

Destanların, zaman içerisinde biçim ve öz değişikliğine uğramasıyla oluşan ürünlerdir. Halk hikâyelerinde olağanüstü unsurlar azalmış, kişiler ve olaylar doğal boyutlarına gelmiştir. Halk hikâyeleri ilahi bakış açısı ile oluşturulur. Yani hikâyelerin anlatıcısı her şeyi bilmektedir. Bu hikâyelerin metinleri kurmacadır ve bu metinlerde dil şiirsel işleviyle kullanılmıştır.
Halk hikâyeleri konularına göre üçe ayrılır:
  1. Aşk hikâyeleri: Toplum hafızasında uzun süre yaşayan aşkların hikâyeleştirildiği sevgi temalı halk hikâyeleridir. Bu hikâyelere
    Elif ile Mahmut, Derdiyok ile Zülfü-siyah, Âşık Garip, Kerem ile Aslı, Arzu ile Kanber, Tahir ile Zühre, Ercişli Emrah ile Selvihan vb. örnek verilebilir.
  2. Dinî temalı kahramanlık hikâyeleri: Tarihe mal olmuş kahramanları veya dinsel açıdan önemli kabul edilen erdemli kişileri konu edinen halk hikâyeleridir. Bu hikâyelere Danişment Gazi ile ilgili hikâyeler, Hayber Kalesi, Van Kalesi gibi Hz. Ali ile ilgili hikâyeler vb. örnek verilebilir.
  3. Destanî halk hikâyeleri: İçinde destana ait bazı özellikleri barındıran halk hikâyeleridir. Bu hikâyelere Dede Korkut Hikâyeleri ve Köroğlu Hikâyesi örnek gösterilebilir.
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı

"Acem Kızı" türküsünün hikayesi nedir?

Acem kızı görenleri kendine hayran bırakacak güzellikte biriydi... Bembeyaz bir teni , simsiyah saçları , toprak rengi gözleri vardı... Her zaman o iri gözlerini çekik çekik sürmeler süslerdi... Her ne kadar çok hareketli gibi görünse de bir hüzün vardı gözlerinde... Gülümserken bile gitmeyen bir hüzün...

Ali hep ovaya çalışmaya gittiğinde görürdü onu. Öyle güzeldi ki bakmaktan alıkoyamazdı kendini... Bir yandan işini yapar bir yandan da sessizce ovanın ortasında açan çiçeği izlerdi...



Acem kızı ara sıra başını kaldırır ve Ali'nin gözlerinin içine bakardı... Dudaklarında anlık bir gülümseme olur , sonra başını öne eğerdi... Bu bakış bu gülümseme Ali için dünyaya bedeldi...

Geceler boyu Ali Acem kızı'nı göreceği sabahları bekler ve heyecandan uyuyamazdı...


Bir gün tüm cesaretini topladı artık onunla konuşmalıydı... Uygun zamanı bekledi ve onu yalnız kaldığı bir an yakaladı ve dur acem kızı korkma dedi... Seni her gün izliyorum. Gel benim sevdiğim ol... Acem kızı'nın gözlerinden bir damla yaş aktı ve koşarak uzaklaştı Ali'nin yanından... Ali anlam verememişti bu gözyaşlarına...


O günden sonra acem kızı hiç gelmedi... Ali korktu ona bir şey mi oldu diye... Ama çok zaman sonra öğrendi ki sevdiği kız başka bir köye ve üstelik yaşlı bir adama başlık parası için gelin verilmişti... Artık tadı yoktu yaşamanın... Ali günlerce ovada dolaştı ve bu türkü döküldü dudaklarından her soluğunda acem kızı diye haykırdı...

Acem kızı bu türküyü duydu mu ya da Ali'nin bu türküyü kendisine yazdığını biliyor mu bilinmez ama bizler yıllardır söyler ve yaşarız bu yarım kalan sevdayı...
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı

Kıssa nedir? Kıssa örnekleri nelerdir?

Ders verici nitelikte kısa hikayelere kıssa denir. Kıssalar günümüzde daha çok dini konular üzerine yoğunlaşmıştır. Bu hikayelerin kahramanları genelde din büyükleri, veliler, evliyalar veya bilge kişilerdir.

Gerçek Neden

Hz. Ali'nin halifeliği sırasında, Hz. Osman'ın şehid edilmesiyle sonuçlanan fitne, fesat daha da arttı. Bu durumdan üzülen, şikayetçi olan bir mümin Hz. Ali'ye gelip sordu:
- Ya Ali neden Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanında meydana gelmeyen bu olaylar senin zamanında meydana geliyor, müminler birbirine düşüyor?
Hz. Ali cevap verdi:
- Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanında biz vardık, ama bizim zamanımızda onlar yok.

Sarayda İftar
Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül'e tembih etti:
- Akşam namazında camiye git, namazagelen herkesi iftara davet et.
Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı:
- Behlül bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin.
- Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı

Halk türkülerinin bildiğiniz ilginç hikayeleri nelerdir?

Büyük üstâd Volkan Konak'ın bestelediği bir şarkı, türkü olan 'Cerrahpaşa' hikayesi. Çok duygu yüklü bir şarkıdır ve Konak hangi programda okursa, söylerse gözleri dolar, ağlamaya başlar. Bir babanın Cerrahpaşa Hastanesindeki ölümünü anlatır.

Daha fazla

75 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Kurbağa Prens

4 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Durum Hikayeleri

1 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt