Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hücre

Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikleri gösterebilen en küçük birimidir.Hücre, (İng. Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden Robert Hooke tarafından türetilmiştir.

Ağustos 2016

Insan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bitkiler, Hücreler, Gen, Aklımdakiler

Bugünlerde fındık bahçesinde çalışıyorum. İş çok sıkıcı, ayrıca beynin günde 70000 düşünce üreten gücüne maruz kalıyorum ve aklıma bazı şeyler geliyor. Paylaşmak istedim.
Bitkiler, eksik tanımıyla, yere kökleriyle bağlı, fotosentez yapan, tohum üreten canlılar.
Bir bitki tohumu suyla beraber, gerekli ısının oluşmasıyla çatladı ve büyüyor. Şimdi, bu bitkinin her bir hücesinin kendi yapacağı işi bilmesi lazım; ama hücreler arası bir sinir sistemi yok, bitkinin çok büyük kısmından hücrenin birinin haberi yok. Ama sonuç olarak güzel bir iş yapıyorlar.
Bitkinin her hücresinde aynı gen var. Bir tane hücre o geni okuyarak ne yapacağını biliyor ve onu yapıyor; ama o kadar çok farklı türde hücre var ki! Hepsinin ayrı ayrı bilmesi gerek, genin hangi bölümüyle ilgilenmesi gerektiğini.
Bu bitki fındık gibi bir tohum ortaya çıkarıyor ki; insana olsun, diğer canlılara olsun, çok yararlı. Bol bol yiyebilirsin, zararı çok nadir olur. İlaç üretsen ancak bu kadar güzel bir ilaç üretebilirsin; çünkü tadı güzel, görüntüsü güzel, istediğin kadar ye, o kadar çok yararı var, enerji veriyor vs.
Ve bu tohumda da hiç bir hücre diğerlerinin çok az bir kısmı hariç haberi yok. Ve de çok fazla çeşitte hücreler var.
Ayrıca dal, yaprak, tohum bitkinin belirli yerlerinden çıkıyor; şimdi bu çıkan yerlerin hepsi gende yazıyor mu, yoksa bir rastgelelik mi var? Hepsi gende yazamaz, çünkü bütün bitkiler aynı gene sahip(tohumun geni ile bitkinin geni aynı). Bu rastgelelik nasıl belirleniyor?
Ayrıca tohum geni ile bitki geni aynıysa; bu bitkiler nasıl evrildi? Gen değişmiyor; ama binlerce çeşit meyve var.
Bu bitki fotosentez yapmayı nasıl keşfetti? Zaten oksijen yakıcı bir şey, yakar bitkiyi.
Bu tohum da yeni bitkiyi nasıl oluşturuyor? Karmakarışık!
Bitkinin yaprakları neden simetrik? Ayrıca belirli bir şekilleri var. Şekilleri genelde güzel; ama bu bitkinin hücreleri arasında sinir bağı yok, nasıl tutturuyorlar şekli?
Ekim 2015

Harun Tangöze, bir soruya yanıt verdi.

Yaşam başladıktan sonra hücre(ler) veya canlılar neden ve nasıl dişi ve erkeğe ayrıldı?

Öncelikle şunu söyleyeyim konu üzerine adam akıllı okumuşluğum yok. Fakat mantık yürütmeye çalışacağım. Önemli olan şey çoğalması değil hayatta kalabilmesi. Ve daha hızlı çoğalan varlığını daha rahat devam ettirir diye bir genelleme doğru değil. Önemli olan iki kuşak arasındaki farktır. Daha güçlü bireyler oluşturmaktır önemli olan. Crossing over ve akraba evliliklerindeki sıkıntılı yenibireylerden yola çıkarak söylüyorum. Önemli olan daha sağlıklı bir birey dünyaya getirmek. Bu yüzden eşleşme, şansı arttırır. Tüm bunlara rağmen hermafrodit olan canlılar da var biliyorsun. Eğer dediğin şey bu kadar önemli olsaydı bu canlılar medeniyet olarak bizden daha önde olurlardı. Çoğalmanın evrimi konusunda yine pek bilgim olmamasına rağmen işin ucunun taa mayoz ve mitoz a dayandığını düşünüyorum.
Mayıs 2015

Furkan Yılmaz, bir soruya yanıt verdi.

Hücrenin organelleri nelerdir?

Hücrenin organelleri diyince ;
Önce hücreyi 2 ye ayırırız.
1.Si: Hayvan hücresi
2.si: bitki hücresi

Neden ayırdık hem morfolojik olarak hemde organelleri açısından farkları var birbirinden
Örnek verecek olursak , bitki hücresinde kloroplast organeli ve hücre duvarı vardır. Fakat hayvan hücresinde bu yoktur, bazı tek hücreli canlılar her 2 gruba girebiliyor fakat daha bu konu aydınlanmadı.

Ebru Özkan'ın yazdıkları hücre organelleridir. . .
Nisan 2015

Gizli Kullanıcı, bir soruya yanıt verdi.

Genç ve yaşlı bitki hücrelerini ayırmak için hangi organellere bakmalıyız?

Yaslanan bitki hücrelerinde koful büyür ve tek merkezi kofulu oluşturur
Nisan 2015

Furkan Ersüllü, bir soruya yanıt verdi.

Hücre neden çoğalır?

Yaralarda yaraların kapanması için ve gelişimmiçin
Mayıs 2014

Melis Vatansever, bir soruya yanıt verdi.

Koful nedir? Çeşitleri nelerdir?

Özellikle bitki hücrelerinde ve tek hücreli canlılarda görülür. Hayvan hücrelerinde ise za­man zaman oluşan ve kaybolan küçük kofullar bulunur. Kofullar hücre zarından, endoplâzmik retikulumdan, golgi aygıtından ya da çekirdek zarından oluşur. İçlerinde koful öz suyu (hücre öz suyu) denilen bir sıvı bulu­nur. Kofullar genç bitki hücrelerinde az sayıda ve küçük; yaşlı bitki hücrelerinde ise büyüktür. Hatta bazı yaşlı hücrelerde hücre içini tamamen doldurarak sitoplâzmayı yana doğru iter. Kofullar hücrenin madde alışverişinde, beslenmesinde, sindiriminde, boşaltımında görevlidir. Kofullar kaybolup gerektiğinde yerine yenileri oluşabilir. Bitkisel hücrede metabolizma sonucu açığa çıkan zehirli artık ürünler, inorganik tuzlarla birleşerek çözünmeyen kristalleri oluşturur. Özellikle yapraklardaki kofullarda biriken kristaller hücrenin işlevlerinin azalmasına ve ölümüne neden olur. Tatlı suda yaşayan bir hücreli canlılarda, boşaltım kofulları (kontraktil kofulllar) oluşmuştur. Örneğin terliksi hayvanlardaki boşaltım kofulu tatlı sularda yoğunluk farkından dolayı, vücut içerisine giren fazla suyu dışarı atarak su miktarını ayarlar. Hücre sitoplazması içinde bulunan içleri sıvı, hava veya kısmen sindirilmiş besinle dolu olan boşluklara verilen ad. Kofullar, genelde su ve erimiş halde bulunan büyük moleküllü maddeler bakımından zengin bir sıvıyla doludur. Her koful, etrafındaki sitoplazmadan ince bir zarla ayrılır. Bitki hücrelerindeki kofullar, büyük ve az sayıdadır. Tek hücreli yaratıklardaki kofulların ise değişik vazifeleri vardır. Sindirim kofulları, boşaltım kofulları gibi. Boşaltım kofulları hücrenin bir nevi böbrek görevini yapar.

Yapısı : Sitoplazmadan ince bir zar ile ayrılır. Bu zar gerek yapı, gerekse geçirgenlik bakımından sitoplazma zarına benzer. Bunlar bir hücreli protistler ve bitki hücreleri için karakteristik ve önemlidir. Büyük olasılıkla golgi aygıtından meydana gelirler. Yüksek organizasyonlu hayvan hücrelerinde de bulunabilirler. Bitki hücrelerinde daha büyük boyutlarda görülürler. Bazı hücrelerde vakuoller, hücrenin değişmez bir organeli olduğu halde, diğerlerinde gerektiğinde oluşan ve işi biter bitmez kaybolan yapılardır.

Görevi : Tatlısularda, yoğunluk farkından dolayı, vücut içerisine giren fazla suyu pompalayarak küçük kanalcıklar aracılığıyla dışarıya atmaktır. 4 çeşit koful vardır. Besin kofulu, sindirim kofulu, boşaltım kofulu ve kontraktil (vurgan) koful.
Mayıs 2014

Ebru Özkan, bir soruya yanıt verdi.

Hücrenin organelleri nelerdir?

Hayvan ve bitki hücrelerinde bazı farklı hücreler bulunur. Bunları belirterek genel olarak bir hücrede olanlar;

  • Öncelikle hücrenin belirli bir şekil kazanmasını sağlayan yapı bulunur. Buna da hücre zarı denilir. Hücre zarı nedir? Bitki hücrelerinde hayvan hücrelerinden farklı olarak bu zarın dışında bir de hücre çeperi / duvarı bulunur. Yapısında selüloz bulunur. Hücreye dayanıklılık sağlamak, hücreyi dış etkilere karşı korumak ve hücrenin sınırını korumaktır.
  • Çekirdek: Çekirdek hücrenin büyüme, gelişme, bölünme, onarım ve denetim merkezidir. İçerisinde canlının kalıtsal özelliklerini taşıyan ve kromozom adı verilen yapılar bulunur.
  • Sitoplazma: Çekirdek ve hücre zarı arasını dolduran yapıdır. Sitoplazmanın ağırlığının yüzde 80 - 95 ini su oluşturur. Canlı, renksiz ve yarı geçirgen yapıya sahiptir. Sitoplazma canlıdır ve hücrenin bütün hayatsal faaliyetleri burada oluşur.
  • Mitokondri: Hücre içindeki hayatsal olaylara gerekli enerjinin %95′ini sağlarlar. Oksijeni kullanarak besinlerden enerji elde ederler. Sayıları hücre tipine göre değişir. Örneğin, enerji ihtiyacının fazla olduğu kas ve karaciğer hücrelerinde mitokondri sayısı diğer hücrelere göre daha fazladır.
  • Kloroplast: Yeşil renk pigmenti olan klorofil taşır. Bitkilerin yapraklarında, ham meyve ve sebzelerde, genç dallarında, otsu gövdelerinde bulunur. Fotosentez olayını gerçekleştirirler. Hayvan hücrelerinde bulunmaz.
  • Koful: Bitki hücrelerinde az sayıda ve büyük, hayvan hücrelerinde çok sayıda ve küçüktür. Bulunduğu hücrenin çeşidine göre depolama, sindirim, boşaltım gibi görevler üstlenir.
  • Lizozom: Görevi sindirimi sağlar. Ayrıca hücre yaşlandığı zaman patlar hücrenin kendi kendisini sindirmesini sağlar. Bu olaya otoliz denir.
  • Ribozom: Protein sentezinin yapıldığı yerdir. Ribozomlar protein sentezi yapan organellerdir. Endoplazrnik retikulumların üzerinde, çekirdek zarında veya sitoplazmada serbest olarak bulunurlar.
  • Endoplazmik Retikulum: Hücre zarı ile çekirdek arasında bulunur ve bunlar arasında ilşkiyi sağlar. Ayrıca bazı maddeler depo edilir.
  • Golgi aygıtı: Golgi aygıtının görevi salgı üretilmesinde ve depo edilmesini sağlamaktır. Lizozom ve koful oluşumunda yapım ve onarımından sorumludur. Sperm ve alyuvar hücrelerinde bulunmaz.
  • Sentrozom: Sentrozomlar hücre bölünmesinde görev alan orgenellerdir. Hayvansal hücrelerde bulunur, bitki hücrelerinde bulunmazlar.

Resimli anlatımı; Hücre
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

HeLa hücresi nedir? Hangi tıbbi gelişmeleri sağlamıştır?

Hücre
Henrietta Lacks (1920-1951)

Henrietta Lacks, 1920-1951 tarihlerinde Virginia'da yaşayan sıradan bir kadındı. Fakat onun bir tek sıradışılığı vardı ki onun sayesinde tıp imkansız görünen şeyleri çözdü. Lacks, ölü olmasına rağmen bir parçası hala yaşıyor!

Her şey Henrietta'ya rahim kanseri teşhisi konulmasıyla başladı. 1951 yılıydı. Yani ömrünün son yılıydı. Teşhis konulduktan sonra rahminden kanserli doku çıkartıldı ve bu bölgeye radyum tüpü yerleştirildi. Birkaç gün sonra tüp çıkarıldı ve X ışınlarıyla tedaviye başlandı. Zor bir tedavi süreci geçirmesine rağmen Henriatta o yıl yaşama veda etti. Fakat aslında hala yaşıyordu!

Nasıl, diye soruyorsunuz değil mi? Anlatayım: Lacks öldükten sonra kendisinden önceden alınan kanserli doku ailesine sorulmadan araştırma amacıyla incelenmeye başlandı. Gözlemciler tuhaf bir durumla karşılaştı: Kanserli hücreler ölmüyordu! Hücrelerin yaşaması için gerekli şartlar sağlandığı müddetçe hücreler yaşıyordu. Bu özellikleri ile bu hücreler, tıpta yeni bir çağ başlatacaktı.

Hücre örnekleri önce Amerika'daki araştırma merkezlerine sonra tüm Avrupa'ya dağıtıldı. Hücrelere Henrietta Lacks anısına isminin kısaltması olan HeLa adı verildi. Hatta HeLa hücresi uzaya bile gönderildi, hücrelerin yerçekiminde nasıl olduklarını öğrenebilmek için...

HeLa hücresi kanserden AIDS'e, genetik bozukluklardan genetik haritalandırmaya kadar birçok araştırmada kullanıldı ve hala kullanılıyor.

Şimdi, HeLa hücresinin tıpta neleri değiştirdiğine bakalım:
  1. Araştırmacılar hücrelerin daha kolay hayatta kalabilmesini sağlayan şartları öğrendiler.
  2. Polio virüsüne karşı (yani çocuk felcine yol açan virüs) geliştirilen aşılar hızlı bir şekilde HeLa virüsü üstünde denenebildi. Bu da büyük bir insan kitlesinin kurtulmasını sağladı.
  3. HeLa hücrelerinden bazıları diğerlerinden farklı davranışta bulunuyordu. Araştırmalar bu sayede hücreleri ayrıştırmayı, izole etmeyi öğrendi ve bu gelişme tüp bebek tedavisi ve klonlamanın temelini oluşturdu.
  4. HeLa üzerinde bir çalışma yapılırken yanlışlıkla hücrelerin üzerine bir kimyasal döküldü. Bu kaza sayesinde DNA'lar katlanarak kromozom halini aldı. Bu kaza ileride kullanılacak bir tekniğe zemin hazırladı ve insanlarda kromozom sayısının 23 çift olduğu saptandı.
Mayıs 2014

Nida Fırat, bir soruya yanıt verdi.

Hücre zarı nedir?

Birçok görevi vardır ancak en önemlisi seçici geçirgen yapıda olup hücre içi ve dışı madde iletimini sağlamaktır.
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Nisan 2014

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Vücudumuzdaki hücreler öldüklerinde ne olur?

Hücre
Fagosit
adı verilen hücreler, vücutta bulunan yabancı maddeleri sindirip atmak için tasarlanmıştır. Ölü hücrelerin bir kısmı bu hücrelerin gerçekleştirdiği fagositoz işlemiyle dışarı atılır. Diğer kısım ise deri veya boşaltım yoluyla vücuttan dışarı atılır.
Nisan 2014

Erdoğan Onur Yatağan, bir soruya yanıt verdi.

Bir hücre kültürü deneyinde hücrelerde belirgin bir ölüm gözlenebilmesi için verilmesi gereken UV veye X ışını dozu ne kadardır?

Burada hangi hücre kültürünü çalıştığınız, hangi ortamda çalıştığınız, UV lambasının yaydığı ışın dalga boyu önemli.
Daha fazla

13 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.