Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hükümet

YÖNLENDİR Hükûmet

Aralık 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mehmet Şimşek: İlave vergiler gündeme gelecek - Politika Haberleri - Radikal

Dolar ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile ilgili haberleri mi aramıştınız? Mehmet Şimşek: İlave vergiler gündeme gelecek haberi için hemen tıklayın!
Ekim 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Fazıl Say'dan Başbakana Açık Mektup: Korkma sanattan sanatçıdan

Fazıl Say, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orsektrası'nın (CSO) yıllık programında yer alan konserlerinin Kültür Bakanlığının talebi sonucu programdan çıkartılması üzerine Başbakan ve Kültür Bakanı'na hitaben bir açık mektup yayımladı: "Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki "askeri güç" filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? "
Japonya turnesinin ardından Çin’in başkenti Pekin’e geçen Fazıl Say’ın açık mektubu şöyle:


“Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer,

Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum, bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya'da turnedeyken, 3 eserimAnkara 'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye 'de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...

Ne zaman gerçekten "güçlü" olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara'da çalınması yasaklanan " İstanbul Senfonisi" eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.

Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan "yasakçı" tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu "yasakçı" tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta "bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim" diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar'da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor...

Farklı yaşam tarzları korku ve tehtid altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. Yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, "Türkiye'de iyi sanat yapılıyor" dedirt tüm dünyaya.

Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki "askeri güç" filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...

Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, "gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım" diyebil. "Gelin beraber büyüyelim"diyebil. Korkma bundan.

Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. "Kimdir bu? " diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya'da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim.

Türkiye'nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.

Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.

Saygılar,

Fazıl Say”
Ağustos 2014

Russel Westbrook, bir soruya yanıt verdi.

Hükümetler neden vatandaşlarını da kendileri gibi düşünmeye sürükler?

Çobanlar istemez koyunları, kendi istediği yönden cıksın.
Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hadi bakalım MIT TIR'larıyla mühimmat yardımına devam...

IŞİD: Mekke'yi basacağız, Kabe'yi yakacağız - Dünya Haberleri - Radikal

Twitter ve Irak ile ilgili haberleri mi aramıştınız? IŞİD: Mekke'yi basacağız, Kabe'yi yakacağız haberi için hemen tıklayın!
Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yüz Verdiniz Delilere, Geldiler Sıçtılar Halıya - Bakan korumaları rallicileri darp etti

İZMİR - İzmirli ralli pilotu Taner Şengezener ve co-pilot Bora Yılmaz, Seferihisar’da 21-22 Haziran tarihlerinde düzenlenen Atlantis Rallisi’nde, siyah araçtan inen kişiler tarafından araçlarını insanların üzerine sürdükleri iddiasıyla dövüldüklerini söyledi. Hastaneden işgöremez raporu alarak şikayetçi olan ikili olaya rağmen TürkiyeOtomobil Sporları Federasyonu Ralli Kupası’nın 3’ncü ayağı olan yarışı ilk sırada tamamladı. Şengezener, çakarlarını yakarak gelen iki siyah arabadan inenlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın koruması olduğunu iddia etti.

Genel klasmanda ilk sırada yer aldıkları için yarış günü Sığacık’taki start alanından en önce çıktıklarını söyleyen Taner Şengezener, "Rallide yarış alanına giden normal etap ve kapalı parkurda zamana karşı yarışılan özel etaplar vardır. Yarış aracımızla Seferihisar’da özel etaba giderken çakarlarını yakarak gelen iki siyah araba filmlerdeki gibi önümüzü kesip sıkıştırarak bizi durdurdu. Arabalardan silahlı 6-7 kişi indi. Arabamızı insanların üzerine sürdüğümüzü iddia ettiler. Yarış içinde olduğumuzu anlatmaya çalışırken silah kabzaları ile yumruklarıyla bizi darp etmeye başladılar" dedi.
13837
Olayın iki dakika boyunca sürdüğünü söyleyen Şengezener, "Diğer yarış araçları gelince bizi bırakıp gittiler. Kendi şeridimizden lastikleri ısıtmak için 50-60 kilometre hızda sağa sola menevra yapıyorduk. Arkamızda normal arabalar da vardı. Bunu mu yanlış anladılar bilmiyorum. Yarış sonrası ödül seromonisine bile çıkmadan hastaneye gittik. Kaburgalarımda çatlak, başımda ödem var. Doktor 10 gün işgöremez raporu verdi. Haftasonunda Eskişehir’deki yarışa katılamayacağım. Şahıslardan şikayetçi olduk ve Mercedes markalı araçlardan birinin plakasından İzmir Valiliği’nin kullanımında bulunduğunu, Bakan Taner Yıldız’ın korumalarının içinde olduğunu öğrendik" diye konuştu.

Bakan Yıldız’ın araçta olmadığını dile getiren Şengezener, "Ben 20 yıldır yarışıyorum ilk kez böyle bir olay yaşadım. Yasal prosedürün takipçisi olacağız. Sayın bakanımızdan bizi darp edenlerle ilgili işlem yapmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Bora Yılmaz ise, "Son 8 yıldır Taner’in yanında co-pilot olarak yarışıyorum. Silahlı kişiler iki taraftan da etrafımızı sardı. Evraklarımızı istediler. Taner evrakları vermek için torpidoya eğildiğinde önce ona sonra bana vurmaya başladılar. Burnumdan kan boşaldı. Hala burnuma dokunamıyorum. Gözümün çevresi mor. Kısa süreli görme kaybı da yaşadım. Şikayetçiyim" dedi.
13837

kaynak: radikal.com.tr/spor/bakan_korumalari_ral... .
Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

BALE AHLAKINIZI BOZAR

Bu gerçek! Çünkü hiç bir balede 70 yaşında bir adamla 10 yaşındaki bir kızın evlendiğini göremezsiniz.
Bale eserlerinde önemli olan dans ve koreografidir. Yani bir duygunun, düşüncenin, ister bir an, isterse zamana yayılmış olarak hareketler ve mekanın kullanımıyla anlatılmasıdır. Eğer hareketlerinizi kontrol edemiyorsanız, sakin sakin konuşamıyorsanız, tek bir noktaya odaklanmak yerine olayları bambaşka yönlere çekmeye alışmışsanız bale size gelmez!

Ha bir de, bale eserlerinde genellikle tayt falan giyilir. Eğer dört duvar arasında her türlü sapkınlığı yapıp, dışarıda namus timsali olarak dolaşıyor ve cinselliğinizi konuşmak yerine, rumuz kullanıp gazeteye yazıyorsanız, yani kendi vücudunuzdan tırsıyorsanız, bale gene size gelmez!
Çünkü bale de önemli olan insandır. İnsan vücudu bale de, kendisi ile, dansla, hareketle, mekanla, boşlukla, müzikle, ışıkla, gölgeyle birleşir. Sanki hep oradaymışcasına, insan, insanla ve insana hitap eden 4 duyu ile uyumlu tablolar yaratır.
Uyum kelimesi sözlüğünüzde yoksa...
BALE SİZİ BAYAĞI Bİ BOZAR, ARKADAŞIM!
Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

MHP milletvekili Sinan Oğan'dan çarpıcı iddia!

MHP milletvekili Sinan Oğan'dan çarpıcı iddia - Politika Haberleri - Radikal

MHP ve Iğdır ile ilgili haberleri mi aramıştınız? MHP milletvekili Sinan Oğan'dan çarpıcı iddia haberi için hemen tıklayın!
Haziran 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Amerika'da gerçekleştirilen 11 Eylül saldırılarının arkasında Amerikan Hükümeti mi vardı?

Buradaki iddialar arkasında hükumetin olduğunu söylüyor:
inploid.com/post/11-eylul-dtm-saldirisi...

Ayrıca daha önce kimsenin adını bilmediği bir Bin Ladin olması, ardından türlü savaşlarla yakalayıp öldürdüklerini iddia etmeleri ama bir ceset bile gösteremiyor olmaları. İlk saldırıdan sonra beyaz saray ve Pentagon'a da uçaklı saldırı olduğunu iddia etmeleri ama hiç bir yıkım belirtisi olmaması, bina enkazında herhangi bir uçak parçasına rastlanmaması (ki uzmanlar en azından motorların tek parça halinde kalacağını söylüyorlar) gibi nedenlerle ben de saldırının ABD hükumetinin komplosu olduğunu düşünüyorum. Kara kutu dene uçak kayıt cihazı okyanusun dibinde bile bulunuyor inceleniyor, kulelerde o da olmamıştı.
Haziran 2014

İmran Çukadar, bir soruya yanıt verdi.

Ekonomi bakanlığının bilişim sektörüne yönelik yeni destekler geliştirme hamlesini nasıl buluyorsunuz?

Bakanlıklar zaman zaman bazen kısa bazen uzun vade de bu tür destekler vererek piyasaların hareketliliğini dolayısı ile ekonominin canlı kalmasını amaçlarlar. Kosgeb, Kalkınma Ajansları ve Tübitak gibi bazı kuruluşlar uzun zamandan bu yana bilişim sektörüne ciddi destekler vermekte ve yerli üretimi desteklemektedirler. Genel de tüm ekonomi dallarında destek vardır. Mesela Tarım desteklemeleri çok uzun zamandır ülkemiz de ciddi olarak yapılmaktadır. Ürün desteği, gübre ve mazot desteği gibi desteklemeler ülkemiz de uzun süredir tarım kesimine verilen desteklere örnektir. Kosgeb te ilk defa iş kuranlara karşılıksız işyeri veya miktar fazla ise faizsiz ve uzun vadeli kredi desteği vermektedir. Bu tür hamlelerin amacı hükümetlerin ekonomik faaliyetlerini artırmasını amaçlaması ve belirli bir sektör de dışa bağımlılığın azaltılmasıdır. Patent konularında da devlet ciddi destekler vererek daha önce geç kalınmış bazı patent konuları nedeni ile bir çok konuda dışa bağımlılık ve her ürün için belirli bir yüzdenin hava parası gibi dışa gitmesi nedeni ile bu konuya da son zamanlarda önem vermektedir. Ben esasen devlet olsam üniversitelerin bütçelerini araştırdıkları bilimsel deneyler ve aldıkları patentlere göre dizayn eder; çok arge üreten üniversitelerin veya özel kuruluşların ihya edilmesini sağlamaya çalışırdım. Her bulunan ürün devletin aktifinde + değer olarak uzun bir süre bulunacak ve bu da ekonomik olarak bağımsızlığa bir adım daha yaklaşmamıza yardımcı olacaktır.
Haziran 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Dünyada hangi devletlerin hükumetleri meydanlarını kendi halklarından koruyor?

Devletleşmiş modeli (hiçbir etki altında kalmadan bürokrasisi kendi kendine çalışan ülke sistemi) kendi hükumet modeline çevirmiş veya çevirmesine ramak kalmış ülkelerde meydanlar keyfiyetten her fırsatta kapatılabilir. Bu son derece normaldir.
Normaldir çünkü altında yatan ego hayretler içerisinde kalabileceğimiz kadar büyümüş bir balondur.
Bu gibi evrelerin geçiş dönemine ülkemiz Türkiye'yi örnek gösterebilirim.
Bu geçiş evresini tamamlamış olan ülkelerden bazılarına örnek olarak ise Kuzey Kore ve bir çok Afrika ülkesini örnek gösterebilirim.
Kapalı meydanları sevenlerdenseniz ve özgürlüğün ne demek olduğunu yeniden hatırlamak için baskıyı yaşamak istiyorsanız örneğini verdiğim ülkelerden birine gitmenizi mutlaka tavsiye ederim.

Taksim Meydanı
Daha fazla

23 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.