Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hümanizm

Felsefe

Hümanizm, Fransızca humanisme, insancılık, insanları sevme ülküsü, beşeriyetçilik.

Şubat 2014

Damra Aksu  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şubat 2014

Solsoledo  yeni bir  gönderide  bulundu.

Reform ve Rönesans/ İslam ve Türkler

Avrupa'da 15. Ve 17. Yüzyıllar arası çok önemlidir. Çünkü bu zamanlar reform ve rönesans hareketlerinin doğduğu dönemlerdir; yani bugün Avrupa'yı Avrupa yapan sanat, felsefe, fikir, siyaset ve diğer her şeyin doğduğu veya yeniden şekillendiği bir dönemdir. Bu aşamada özellikle reform hareketi çok önemlidir. Çünkü dinde gerçekleşen bu hareket Katolik Kilisesi'ne ve engizisyona karşı, protestan bir hareket olarak doğmuş (ve hatta Hıristiyanlık'daki Protestanlık böyle oluşmuştur) ve o zamana kadarki sert, katı, skolastik, sınıfsal-rahipler/Engizisyon, İncilci (İncil Latince'den başka bir dilde yazılıp okunamazdı -orjinali Latince olmadığı halde-, İngilizce veya başka bir dilde olması günahtı. Neden acaba?) tutuma karşı daha halkçı, daha özgür, her dilde ibadete inanan, katı Katolik kuralları hiçe sayan karşı bir tutum sergilemiştir Reform hareketi. Tabii dindeki bu özgürlük, inanç serbestisi fikirlere de etki etmiş ve fikirler de sanatın gelişmesine sebep -Rönesans- olmuştur (aynı zamanlara denk gelen Reform ve Rönesans'ı birbirinden ayrı veya ardıl-öncel şeklinde düşünmemek gerekir, bunlar farklı coğrafyalarda paralel gelişen ve birbirini tetikleyen etkenlerdir) ... Burada önemli olan bizim bugün okullarda, derslerde, ansiklopedilerde, kitaplarda en çok bu dönemin sanatçılarını ve eserlerini veya filozoflarının eserlerini okuyor ve görüyor olmamız. Oysa bu süreç sadece 200 yıl. Diğer taraftan bu dönemde çok önemli bir "aydınlanma" hareketi var, zirvesini yaşayan bir uygarlık var: Endülüs Emevileri. Yani İspanya'daki müslümanlar. Eğer bugün biz Platon'u, Aristo'yu, Sokrates'i ve diğer antik filozofları okuyabiliyorsak onların Avrupa'ya taşıdıkları Arapça kopyalar sayesindedir. Eğer Avrupa bir reform ve Rönesans yaşadıysa o Arapça kopyalar sayesindedir... Ancak İslam'ın zirvesi Endülüs'ken Hıristiyanlık'ın da çöktüğü (en kötü zamanlarını yaşadığı) yer de Avrupa'dır. Bu andan itibaren Avrupa ve Hıristiyanlık yükselişe geçerken, Endülüs de çöküşe geçmiştir (1600 başları) ve Endülüs'le birlikte İslam da bir anlamda o parlak, hümanist zamanlarını yitirmiştir. İslam bir tür engizisyon çağına girerken, Avrupa yeni bir uygarlık yaratmıştır -uygarlık lafını hemen çarpıtmayalım lafı uyuşturuculara, aile değerlerine vs'. E getirerek, kastımız öyle bir uygarlık değil.
Fazla uzatmayalım, geleceğim asıl nokta biz Avrupa'nın bu tarihini, sanatını ezberlerken neden hiç kendi tarihimizde böyle bir dönem yok veya Avrupa'nın derslerinde okuttuğu sanatçılar, düşünürler yok (vereceğiniz 3-5 örnek sayılmaz, biz Rönesans döneminden 3-5 örnekten daha fazlasını öğreniyoruz veya 1500'den önce vereceğiniz müslüman örnekler de sayılmaz, çünkü çöküş bundan sonra başladı.). Çünkü gerçekten yok. Çünkü hala Arapça'yı Allah'ın dili sananlar, hala Arapça her şeye tapanlar var. Hala Kur'an'ın Arapça'dan başka bir dile çevrilemeyeceğini söyleyenler var. Çünkü din hümanizmadan uzaklaştı. Atatürk Devrimleri de durumu değiştirmedi, Hasan Ali Yücel'in yaratmaya çalıştığı yapay Rönesans da bir işe yaramadı, çünkü yapaydı; insanlara zorla yaşatılmaya/aşılanmaya çalışıldı; kendiliğinden gelişmediği için toplum üzerinde sakil durdu. Belki biraz daha zamana ihtiyaç vardı bunun yapılabilmesi için. Savaş üzerine hemen yapılmamalıydı belki de, halk daha yavaş bir şekilde bilgilendirilmeliydi. Gerçi sonradan başa gelen ABD güdümlü hükümetler de buna engel oldu Köy Enstitüleri'ni kapatarak ama belki de yeni devletle birlikte her şeyin bu kadar hızlı yenilenmesine gerek yoktu! Şimdi ise bizim ihtiyacımız olan şey dini, toplumu bu Katolik/Sünni tekelden kurtaracak bir Reform hareketidir. Bu hareket olmadan bir Rönesans yaşanamaz veya tam tersi olamaz, Atatürk Devrimleri bunu göstermiştir. 100-200 yıllık bir süreçte değil, 20-30 yıllık bir süreçteolduğu için bu değişim bugün toplum hata sinyali vermektedir; ve bir değişim olsa da bilinçlenme olmamıştır... .

11 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.