Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnanç Özgürlüğü

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Ocak 2015

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Varoluş hakkında ne düşünüyorsunuz?

Nasıl olduğu tam olarak bilinmeyen akıl sınırlarını aşan bir durum ama var olan bir durum
Ocak 2015

Fazlı Özdemir, bir soruya yanıt verdi.

Varoluş hakkında ne düşünüyorsunuz?

Vardır. Ancak, kimi ne kadar ilgilendirir kısmı göreceli. Bir felsefeci, bilimadamı veya araştırmacı için en büyük haz sorunun cevabına biraz daha yaklaşmak olabilir. Çünkü soruyu merak etmeleri, onların bu amaca yönelmelerine neden olmuştur. Bir konser sonrasında şarkıcının biri, Tv programı arasında dikkat çekmek isteyen birisi veya mezuniyet konuşması yapan bir rektör... İçin bu soru önemsizdir, bu konuda konuşmaları da anlamsız.
Benim için ise bir kaç teoriden ibaret, hoş bir sohbet.
Ocak 2015

Serhat Ergüven, bir soruya yanıt verdi.

Varoluş hakkında ne düşünüyorsunuz?

İlber hocanın dediği gibi "bilmemekte mutluluktur" :).... .
Kasım 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanizm nedir?

Herkese açık Facebook grup linkleridir.
facebook.com/groups/pastafarian.tr
Bir de Beğenilesi linkleri vardır: facebook.com/turkiyepastafaryancemaati/t...
Kasım 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanizm nedir?

Bazı arkadaşların hala FSM’yi ve Pastafaryanizmi (Flying Spaghetti Monster/Uçan Spagetti Canavarı) bilmediklerini görüyorum. Bunun hakkında bilgilendirme yapmak boynumun borcudur...

Pastafaryanizm veya Uçan Spagetti Canavarı, Akıllı Tasarım iddialarına antitez olarak gökten inmiş kitaplı ve tek olma iddiasında olmayan tek tanrılı bir dindir. Oregon Eyalet Üniversitesi fizik bölümü mezunu olan Bobby Henderson'a 2005′te vahiy inmiştir.

Uçan Spagetti Canavarı bu dinin tanrısıdır. Bu dinin inananları kendilerine Pastafaryan demektedirler.

Pastafaryan inancındaki Cennet’te göze çarpan iki nokta vardır.

A) Uçsuz bucaksız bira volkanlarıyla doludur.

B) Bir striptizci fabrikası vardır.

Ayrıca 8 tane “Eğer Yapmazsanız Çok Memnun Olurum” kuralı vardır.

1- Eğer benim Makarnavi varlığımdan bahsederken sofuluk taslamazsan, “ben senden daha kutsalım” gibi ahmakça davranışlarda bulunmazsan çok memnun olurum. Eğer bazı insanlar bana inanmazsa, sorun değil. Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim. Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.

2- Eğer benim varlığımı başka insanları bastırmak, buyruk altına almak, cezalandırmak, deşmek, ve/veya, yani işte, kaba davranmak için kullanmazsanız çok memnun olurum. Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.

3- Eğer başka insanları yargılamak için nasıl göründüklerine, veya nasıl giyindiklerine, veya nasıl konuştuklarına bakmazsan, veya, yani, iyi davran işte, tamam mı? Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan. Erkek = insan. Aynı = aynı. Biri diğerinden daha iyi değildir, tabi konumuz moda değilse, zira kusura bakmayın ama onda üstünlük kadınlarda, ha bir de mor ile fuşya arasındaki farkı bilen bazı erkeklerde.

4- Eğer sizin ve karşınızdakinin yasal yaş sınırı ve ruhsal olgunluğa ulaşması koşuluyla sizi inciten, veya arkadaşınızın gönlünün ve iradesinin razı olmadığı ilişkilere girmezseniz çok memnun olurum. İtirazı olanlara ise şunu söyleyebilirim: gidin kendinizi s****! (özgün metindeki gibi sansürlenmiştir) . Eğer bu cevaptan hoşlanmazlarsa gidip televizyonlarını kapatsınlar, yürüyüşe falan çıksınlar.

5- Eğer başkalarının bağnaz, kadın düşmanı, nefret içeren fikirleriyle miden boşken yarışmaya kalkmazsan çok memnun olurum. Önce yemek ye, sonra ne b** yersen ye!

6- Eğer Makarnavi varlığıma adamak üzere milyon dolarlık kiliseler/tapınaklar/camiler/sinagoglar/türbeler yapmak yerine parayı daha iyi amaçlarla harcarsan çok memnun olurum (istediğini seç) :

A: Fakirliği ortadan kaldırmak

B: Hastalıklara çare bulmak

C: Barış içinde yaşamak, tutkuyla sevmek, ve kablolu televizyon fiyatını düşürmek Ben karmaşık karbonhidratlı sonsuz kudretli bir varlık olabilirim, ama hayattaki küçük şeyleri severim. Bana inan. Sonuçta yaratan benim.

7- Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum. O kadar ilginç biri değilsin. O kadar böbürlenme. Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?

8- Eğer, ee, ilgilendiğin konuda, yani çokça kapütilasyon/kayganlaştırıcı/Kayzer Wilhelm gerektiren bir konuda, kendine yaptırmayacağın işleri başkalarına yapmaya kalkmazsan çok memnun olurum. Eğer karşındakinin gönlü razı ise, (madde 4′e göre) yumul, ve Miki Fare aşkına, bir KONDOM TAK! Cidden, sadece bir lastik parçası. Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.

Dünyaya en son inen kitaplı dindir. Kutsal kitapları Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı'dır. Kitabı anlaşılabilir bir İngilizce'yle vahiy olduğundan yoruma, tefsire açık değildir. İnen son din olmasına rağmen sonuncu olma iddiasında da değildir. Bu dinin de diğer tek tanrılı dinler gibi, tanrıdan vahiy olduğu, Bobby Henderson'ın dinin peygamberi olduğu, kutsal kitaplarının da Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı olduğu, kitabın da bizzat peygamber efendileri tarafından dikte ettirilen vahiyler şeklinde olduğu bilffil kutsal kitaplarında şüpheye yer bırakmayacak şekilde yazılıdır.

Pastafaryan tanrısının en önemli özelliklerinden biri bütün dilleri bilmesi, anlamasıdır. Uçan Spagetti Canavarı'na hangi dilde dua ederseniz edin duanızı anlar ve aynı şekilde kabul görür ya da görmez (İngilizce ya da İtalyanca şartı yoktur. Zaten kutsal kitapları da bulmaca şeklinde yazılmamıştır. Her dile mükemmel bir şekilde tercüme edilebilir tanrısal mükemmellik ve basitlikte yazılmış bir kitaptır. Bu basitlik ve her dile çevrilebilme özelliği zaten kitabın gerçek vahiy olduğunun kanıtıdır.


Dinin diğer bir özelliği de diğer din mensupları ne hoş görülür, ne aşağılanır, ne tahammül edilir, sadece öyle oldukları kabul edilir ve herhangi bir mahalle baskısı bile yapılmaz. Hatta insanın hem başka bir dinden olup hem de Pastafaryan olmasına izin verilir.

Bu dinin en önemli sünneti baş örtüsüdür. Sadece kadınların değil erkeklerin de başlarını örtmesi Pastafaryan sünnetidir.

Pastafaryanlar ABD'de bile rahatlıkla başlarını örtememekte ve sünnetlerini uygulayamadıklarından kendilerini zulüm altında hissetmektedirler. Son yıllarda özellikle ABD'de başörtüsü savaşı vermektedirler.

Başörtülerindeki ufak farklılık, örtünün bezden değil de metalden olmasıdır. Pastafaryanlar türbanları metal file şekline olduğu için ötekileştirilmek istememekte ve bunun mücadelesini ne yazık ki neredeyse dünyanın her yerinde vermektedirler...
Mart 2014

Ali Kaan Yantiri, bir soruya yanıt verdi.

İnanç özgürlüğü olan bir ülkede mi yaşıyoruz?

İnanç özgürlüğü olan bir ülkede yaşamıyoruz maalesef. İnançlar aslında insanların düşüncelerini benimsemesi ve ona göre bir hayat ve davranış biçimi geliştirmesidir. Türkiye'de her neye inanırsanız inanın diğer taraf sizin gözünüzde tabiri buysa salaktır. Çok nadir insanlar karşısındaki insanın inancına saygı duyar ama onun dışındaki insanlar kendi inançlarına göre karşısındakini aşağılamaktan başka bir şey yapmazlar. İnsanların önce zihniyeti değişmeli bence. Sonradan diyebiliriz ki inanç ve düşünce özgürlüğü olan bir ülkede yaşıyoruz.
Şubat 2014

Furkan Muhammed Terzi, bir soruya yanıt verdi.

İnanç özgürlüğü olan bir ülkede mi yaşıyoruz?

Bence evet hatta diğer ülkelere göre daha çok...

Ülkemizde ırk, din, dil ayrımı olmadığı için çok mutluyum.
Bazı arap ülkelerinde baş örtüsüz kadınlar cezalandırılıyor...

Ülkemizin insanı çok hoşgörülü ve bu özelliğimiz asırlardır süregeliyor fakat ülkemizdeki bazı insanlar için aynını söyliyemiyorum. İstisnalar kaideyi bozmaz =)
Şubat 2014

Beyza Hilal Nur, bir soruya yanıt verdi.

İnanç özgürlüğü olan bir ülkede mi yaşıyoruz?

Din psikolojisine göre; Türkiye'de yeni bireyler üstündeki inancın üstünde,aile faktörü %80 civarında etkili. Yani toplumdaki yeni bireyler aile üstündeki etkili olan inanca bağlı kalıyor. inanç özgürlüğü olan bir ülke var mıdır?
Mart 2013

Mehmet Volkan Balbay, bir soruya yanıt verdi.

Toplumumuzda neden dini görüşü "ateist" olanlara önyargılı, çekingen bir tutum izlenir? Bu sizce bir sorun mu?

Ufak bir düzeltme yaparak başlayalım.

Öncelikle çok iyi bilinmelidir ki "ateizm" bir dini görüş değildir, bir inanç da değildir. Ateizm bir yaşam felsefesidir diğer bir deyişle hayatı anlamlandırma yollarından sadece bir tanesidir.

Din, içeriğinde sorgulanamayan kurallar ve kabuller barındırırken ateizm ve benzerlerinde bu yoktur. Ateizm'in ön kabulü olarak düşünülen "tanrının yokluğu" önermesi toplum tarafından yanlış bilinmektedir. Ateizm'in ön kabulü "tanrının yokluğu" önermesi değil "tanrı fikrinin akıl dışı olduğu" önermesidir ve ikisi arasında çok fark vardır.

Gelelim asıl sorunuza.

Ülkemizde dindarlıktan çok "dini taraftarlık" ya da "inanç fanatizmi" vardır. Örneğin bayramdan bayrama camiye uğrayan ülkemiz insanları bir avrupa ülkesinde uygulanan minare yasağına tepki gösterirler. Bunun adı, inanç fanatizmidir.

İnanç fanatizmi, kaynağını cehaletten alır. Sorgulamadan doğruluğuna iman ettiği dini körü körüne savunma ve koruma adına, o dine muhalif olan ya da farklı düşünen herkesi "düşman" kabul ederler.

Dinlerin genetiğinde sorgulanmaya karşı alerji vardır. Farklı fikirler virüs olarak algılanır. Bununla beraber bir de dinin savunduğu değerlere muhalefet ediliyorsa bu tahammül edilemez bir durum olarak algılanır.

Madalyonun diğer yüzü olan Ateizm'in ruhunda da "fikirsel anarşizim" vardır. Ateist -haklı olarak- mantığının kabul etmediği ve topluma, dolayısıyla da kendisine dayatıldığını düşündüğü her fikre ve kabule karşı savaş açar.

Ateist, önüne "din" adına konulan herşeyi sorgular. Makul ve mantıkı bir zemine oturmayan fikir ve kabullere karşı çıkar. Bu durum da doğal olarak çatışmayı başlatır ve sürdürür.

Hangi dinden olursa olsun, tüm dinlerin müntesipleri ateistlerin sorgulayıcı ruh halini hazmedemez.
Şubat 2013

Murat Emecan, bir soruya yanıt verdi.

Ezan okunurken neden müzikler kapatılır?

Ezan-ı muhammedi olarak islamiyet tarihinde genel çağrımız olarak müslümanlar tarafından kabul edilen o güzel sese karşı saygımızdan dolayı gerçekleştirdiğimiz bir tepki olayıdır herhangi bir vecibe olarak kapandığını ya da dinde bir yere sahip olduğunu düşünmüyorum tamamen saygımızdan kaynaklanan bir durum.
Şubat 2013

Ayşegul Yılmaz, bir soruya yanıt verdi.

Ezan okunurken neden müzikler kapatılır?

Ben bu inanışın eski dönemlerde kaldığını ve şimdilerde bir önemi olmadığını düşünüyorum.Neticede ezan her yerden duyulabiliyor artık.
Sadece eğer böyle bir hassasiyetiniz varsa Saygı 'dan diyebilirsiniz..
Ocak 2013

Mehmet Volkan Balbay, bir soruya yanıt verdi.

Varoluş hakkında ne düşünüyorsunuz?

Soruya "insan" odaklı cevap vereceksek eğer varoluşun fazlasıyla "eksik" ve "gereksiz" olduğunu ve bu halinden dolayı "yokluğun" huzur kaynağı olduğunu düşünüyorum.
Daha fazla

10 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.