Bilmek istediğin her şeye ulaş

inploiders

inploid

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Ekim 2017

Abdullah Gürel  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bir Filmin Anatomisi : Circle(Çember)

Sıradan bir işte çalışıyorsunuz sıradan bir hayat bir telefon geliyor ve geleceğinizi süsleyen bir iş için yakın arkadaşınızdan teklif alıyorsunuz… Ve sıradan hayatınıza bir iş görüşmesine giderek renk katıyorsunuz…

Bir genç kızın(Emma Watson) sıradan bir müşteri temsilcisi işinde çalışır iken hayatında olan sıkıntılı hayatı Circle firmasındaki iş mülakatı ve işe alınması ile değişmektedir. Babası Ms hastalığı ile yaşamına devam ediyor annesi babasının bakımı ile ilgileniyor sigorta ise tedavi masraflarını karşılamıyor bu sırada hayatına giren bir iş ile teknoloji firmasında farklı müşteri temsilcisi modeli işi ile devam ediyor. Bu şirket her insanın hayalini süslüyor ama arka planda görünmeyen gözler insanları izleyip kontrol altında tutmak için yalanlar söylüyor. Mae Holland ise bu şirkette sosyal olmayan kendi halinde takılan biri iken bir anda hayatı değişiyor babası tedavi oluyor ve insanlar tarafından çok tanınan bir insan oluyor. Herşey iyi gider iken gözetleyen göz bir anda onun hayatını değiştiriyor…

Tom Hanks çok ön planda değil film Emma Watson üzerine kurulmuş bir gençlik türünde de olup aslında bilimkurgu , dram , gerilim türünde seyirci karşısına çıkmaktadır.

Film bana göre seyir zevki orta seviye ,

Oyunculuklar iyi,

Film süresi 1 saat 49 dakika zamanın nasıl geçtiğini anlayacağınız türde çok sürükleyici değil bazen durdurup sıkılabilir nefes alabilirsiniz ama sonuna kadar izlemelisiniz,

Yorumlar kısmında çok beğenen de var hiç beğenmeyen de ,

Film Türkçesi çember isimli kitaptan filme uyarlamadır,

Yönetmen koltuğunda james ponsoldt oturmaktadır,


Puanlama :
İzlenmesi Gerekir Mi : Bazı konulardan ders almak için bazen durdurarak izlenmesi gerekir.

İzlenmesi Gerekir Mi : 5/3
Konu İşleyişi : 5/3
İzleyici Yorumları : 5/2.5

Karakterler :

Mae Holland : Kendi halinde hayalleri olan babasının hastalığı nedeniyle kendisine pek vakit harcamayan kano ve deniz düşkünü biri.
Eamon Bailey : Kötü karakteri ve hırsları olan biri bilinen Tom Hanks aksine…
Ty : İnsanlara kapalı mahremiyet isteyen biri.
Tom : Şirketin üst düzey yöneticisi tam bir kötü karakter para ve bilgi dükünü.

Replikler :

Bu düzeltilebilir , bir uçakta ölürsünüz ama uçakları bırakmazsınız, güvenliği artırırsınız.
Çok fena hapı yuttuk.

Fragram :



Resimler :



78




78
Eylül 2017

Abdullah Gürel  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bir Anadolu Rock Arşivi

youtube.com/user/anatolianrockrevival bu link efsane sanatçıların şarkılarını barındırıyor kontrol etmenizi tavsiye ederim.. .
Nisan 2017

Rasih Uğur Uyanık  yeni bir  gönderide  bulundu.

HER ŞEYDEN HİÇBİR ŞEYE "Giovanni Papini - Bitik Adam s.25-27"

biryudumkitap.com/hakkimizda.html
Bilenler biliyordur."e-posta kutunuza her sabah 5 dakikada okuyabileceğiniz en iyi hikâye ve roman pasajlarını gönderen bir servistir. " diye tarif ettikleri, marifeti ilginenlere sundukları basit, tadımlık bir sürprizden ibaret.

Aşağıdaki az önce mailime gelen alıntı ise, nacizane inploid kullanıcılarının tanımı olmuş gibi geldi bana. Bu vesile ile@serkan,@hakank teşekkür de etmiş olayım.

Ne öğrenmek istiyordum? Ne yapmak istiyordum? Bilmiyordum. Ne bir program ne de bir rehber: Net hiçbir fikir yok. Oradan, buradan; doğudan, batıdan; derinden, yüksekten. Sadece bilmek, bilmek, her şeyi bilmek. (İşte beni mahveden sözcük: Her şey!). O zamandan beri azla ya da yarısıyla asla yetinmeyen insanlardan birisi oldum. Ya hep ya hiç! Ve hep her şeyi istedim -hiçbir şey eksik olmasın, gözden kaçmasın, dışta kalmasın! Eksiksizlik ve tamlık; başka arzu edilecek hiçbir şey yok sonrasında! Yani son, hareketsizlik, ölüm!

O zamanlar her şeyi öğrenmek istiyordum ve nereden başlayacağımı bilmediğim için kitapçıkların, ansiklopedilerin, sözlüklerin yardımıyla bilginin peşinde oradan oraya sürüklenip duruyordum. Ansiklopedi benim en büyük hayalim, en değerli idealimdi; kitapların en büyüğü ve en kusursuzuydu. İçinde, en azından vaatler ve görünüş itibarıyla, her şey bulunuyordu. Her çeşit insan, şehir, hayvan, bitki, akarsu ya da dağ ismi kayda alınmış, sınıflandırılmış, açıklanmış ve resmedilmişti.
Ansiklopedi her soruya uzun uzadıya arama gerektirmeden, çabucak yanıt veriyordu. Ben bütün kitapları bu sonsuz denize dökülen nehirler, o büyük şarap fıçılarını sularıyla dolduracak üzüm salkımları, tüm ağızları ve açlıkları doyuran ekmek olma yolunda öğütülecek, yoğrulacak buğday taneleri misali canlandırıyordum hayalimde.
Kendimi kendi ellerime bırakmış hâlde, ergenliğin ölçüsüz ve doymak bilmez iştahıyla beni aydınlatacak, doyuracak kitaplar arıyordum her yerde. Bazen el yazması büyük kütüphane kataloğunu didik didik ediyor, sonra gelişigüzel, tuhaf, gereksiz aptalca kitapları istiyor ya da hırsla diğer kitapların isimlerini verebilecek kitapçıklar arıyor ve kitapların arka kapağında ya da ön yüzündeki sayfalarda bulunan listeleri ve vitrinlere konulan yahut dergilerde bahsedilen kitap isimlerini mutlu bir sabırsızlıkla not ediyordum.
Yeni bir kitap ismi benim için bir keşiften çok gerçek bir fetih gibiydi ve onlardan büyük koleksiyonlar oluşturuyor, en iyi şekilde düzene sokmaya çalışarak isimlerini pek çok uzun kitapçığa tekrar tekrar kopyalıyordum. Kitabın ismi hoşuma giderse kütüphaneden hemen istiyor, sonra bu kitaptan tanımadığım diğer kitap isimlerini, bilgilerini topluyordum ve bu böyle sürüp gidiyordu. Ama bütün bu araştırmalar ve biriktirmeler yetmiyordu; çoğu zaman öğrenme isteği ve ihtiyacı duyuyordum ve hangi kapıyı çalacağımı bilemiyordum. İşte böyle durumlarda ilahî ansiklopediler imdadıma yetişiyordu ve aradığımı bulduğum vakit büyülü cildin sayfalarını karıştırmaya devam ediyor ve az önce bilmediğim bir sözü, bir bilgiyi bulmanın verdiği daimî coşkuyla her satırını okuyordum.
Bir ermiş nasıl biricik Tanrı’nın derinliğinde boğulur ve her hassas ayrıntıyı unutmaya çalışırsa ben de yavaşlamak istediğim anda bana yeniden istek ve hırs veren o bilgelik denizine dalıyor ve orada kayboluyordum.
Ansiklopedileri kullandıkça ve onlarla uğraştıkça ben de bir ansiklopedi yazma isteğine kapılmıştım. On beş yaşımda böylesine arzu dolu bir kafayla bu işin kolay olacağını düşünüyordum. “Her şevi bilmek istiyorum ama hatırlamak için her şeyi okuyup yazıya çekmem lazım, ” diye düşünüyordum. “Bu kadar uğraşacaksam bunu salt kendim için yapmamalıyım. Hem başkaları için bilgi toplarken ben de daha iyi öğrenir ve daha iyi hatırlarım. ”
Ocak 2017

Yoyo, bir soruya yanıt verdi.

Bu site ne zaman ilk gün ki gibi gerçek sorularla daha iyi bir hale gelir? İyi tavuk nasıl kızartılır böyle bir soruyu insan neden sorar? Bu soruları soran bir milletten CERN laboratuvarındaki gibi bilinmeyenleri nezaman sormaya başlarlar?

Sitedeki istatistiksel veriler kalkarsa, insanlar puan yarışı için saçma sorular sorup saçma cevaplar vermekten vazgeçer; biz de gerçek bir tartışma ortamında doyurucu cevaplarla muhatap olabiliriz diye düşünüyorum.
Aralık 2016

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Bu site ne zaman ilk gün ki gibi gerçek sorularla daha iyi bir hale gelir? İyi tavuk nasıl kızartılır böyle bir soruyu insan neden sorar? Bu soruları soran bir milletten CERN laboratuvarındaki gibi bilinmeyenleri nezaman sormaya başlarlar?

İlk günlerdeki sorular bence daha gerçekdışıydı. Tavuk konusunu ben fena bulmuyorum yemek ağına sınıflandırıldıkça, tabi tavuk da en azından köy tavuğu olmalı, yamyam tavuk yemek istemiyoruz sonuçta. Bu millet, bir ihtimal, aşağı yukarı dörtyüz sene sonra bilimsel bilinmeyenleri sorgulamaya başlayabilir.

Aslında siz devlet olarak istediğiniz an milletin daha gerçek sorularla ilgilenmesini sağlayabilirsiniz. Bilimsel bazlı eğitim politikaları üreterek işe başlayabilirsiniz. İnsanlara daha yoğun bilim eğitimi verirseniz bile bir kısmı bilime yönelecektir.

Devletin reisi çıkıp herkes sicim teorisini öğrenecek, bir sonraki mitingimde sınav yapacağım dese ve teoriyi öğrenmeyenlerin ihbar edilmesini teşvik etse ne olurdu acaba?
Eylül 2016

Birkan Aydin, bir soruya yanıt verdi.

Bilgisayar programcılığı mezunuyum ve iş arıyorum. Web, programlama-seo ve teknik servis gibi alanlarda nasıl iş bulabilirim?

İş verenler, okul süreci boyunca neler yaptıklarına bakacaktır. İş arama sürecinin okul bitimiyle başlanması özellikle bizim sektörde çok sıkıntılıdır. Cv üzerinde her ne kadar bazı kısaltmaları yazarak bir şeyler bildiğini iddaa etsen de iş veren senin referanslarına bakmak isteyecektir. Herkes gibi bilmem ne takip programından başka herhangi bir projen yoksa, süreç sancılı geçecektir. Büyük olasılıkla işi öğrenebilmek amacıyla, yok pahasına bir firmada eğitilmek üzere işe alınacaksın. Projen yoksa yapabileceğin tek şey, bol bol iş başvurusu yapmaktan öteye geçmeyecektir. Geç kalmış sayılmazsın, çok çalışmaya her an başlayabilirsin. Kendini geliştirip, bir konu üzerinde uzmanlaşmaya başladığında, iş arama kriterlerin daha net olacaktır.
Ağustos 2016

Marty Mcfly, bir soruya yanıt verdi.

İnploid'i hayatınızın neresine koyuyorsunuz?

Yeni keşfettim ve bayıldım.

İçerikler çok kaliteli , kendimi ifade etmede bu kadar tat aldığım başka bir platform hatırlamıyorum.

Kullanıcıların temel prensibi saygı. Bu inanılmaz güzel bir özellik.

Ayrıca kopyala yapıştır ötesinde bir katkı verme hevesi var ; bu özgün bakış açısı da çok hoşuma gidiyor.

Ben de bu sürece katkıda bulunmak için elimden geleni yapacağım.

Var olun dostlar.
Ocak 2016

Çiğdem Çelik, bir soruya yanıt verdi.

İnploid'i hayatınızın neresine koyuyorsunuz?

Eki bir dost konumunda. Arada bir uğrayıp bir kahve içmek, biraz sohbet etmek hoşuma gidiyor.
Ocak 2016

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

İnploid'i hayatınızın neresine koyuyorsunuz?

Güzel bir yerinde duruyor hayatımın. Yeni şeyler öğrenmek, yeni arkadaşlar edinmek harika.
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

inploid'de görmekten sıkıldığınız sorular/konular hangileri?

Kitap ve film eleştirileri, elektronik teknisyenliği, hobiler, popüler tarih konuları hakkında olabilir.
Aralık 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

1.300 lira asgari ücretle İstanbul'da nasıl yaşanır?

Asgari ücretlilerin çoğu asgari ücreti o düşük seviyede tutan partiye oy verdi, demek ki yaşanıyor. Bence ulufe alarak rahat yaşanıyor ki insanlar siyasi tercihlerini değiştirmiyor.
Aralık 2015

Abdullah Gürel  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ludwig van Beethoven-9.Senfoni

Unutmamak lazım sağır olduğu yıllarda yazmış dinlenmesi gereken bir klasik müzik.


Vikipedi
tr.wikipedia.org/wiki/ludwig_van_beethov...
Aralık 2015

Erkan Karaca, bir soruya yanıt verdi.

1.300 lira asgari ücretle İstanbul'da nasıl yaşanır?

İnsanlar neden cinnet geçirip ailesini kesiyor sanıyorsunuz...

315 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.