Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsan Hakları İhlalleri

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Mart 2016

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

KURU FASULYE NASIL PİŞİRİLİR?

Yusuf Yerkelin Tekmelediği Madenci Erdal Kocabıyıka 10 Ay Hapis Cezası Haberi ve Son Dakika Haberler Mynet

Yusuf Yerkelin Tekmelediği Madenci Erdal Kocabıyıka 10 Ay Hapis Cezası haberi ve daha fazla haberler için hemen tıklayın! En güncel haberler ve son dakika haberleri Mynet Haber'de!
Ağustos 2014

Hanife Songül Ürek  yeni bir  gönderide  bulundu.

BUGÜN: BİR İNSANLIK AYIBI…

3822
Normal021falsefalsefalseTRX-NONEX-NONEMicrosoftInternetExplorer4
BUGÜN: BİR İNSANLIK AYIBI…

Bundan önceki tüm günler gibi, bir gece için başımızı yastığımıza gömmüştük. Alacaklı gibi çalıyordu kapı, gecenin bir yarısı. Dışarıda çığlıkla dolu bir karmaşa sesi vardı. Uyku sersemliğiyle ne olup bitmediğini anlayamamıştık. Acaba yangın mı çıkmıştı bir yerlerde ya da deprem mi olmuştu… Oysa biz hiç bir şey hissetmemiştik.

Eşim apar topar üstüne kıyafetlerini giyip kapıya koştu. Önceden kendini hissettiren soğuk savaş bir anda sıcağıyla kavuruyordu şimdi bizi katliamıyla. Evden ne alıp ne alamayacağımıza karar vermek gibi bir şansımız yoktu. Bir an önce ortadan toz olmamız gerekiyordu. Beşikte yatan bebeğimizi alıp kapıda bizi bekleyen YPG (halk birlik güçleri) ’lileri izledik. Yalnız değildik, bizim gibi birçok aile dağlara doğru yola çıktık.

Dünyada bir mahşer alanı kurulmuştu ama bu mahşerde sadece Ezidiler, Türkmenler, Kürtler vardı. Önümde hızlı adımlarla yürüyen yan komşumuz beni fark etmiş miydi bilmiyorum. Artık hiçbir şey net görünmüyordu. Bir sis vardı, silahların ve korkunun oluşturduğu. Nefes almakta zorlanıyorduk. O halde günlerce yürüdük. Adını duyduğumuz ama hiç gelmediğimiz, dağları aştık. Birkaç gün sonra ne olup bittiği haberleri gelmeye başladı. Acı. Neydi bu? O an günlerdir açlıktan, susuzluktan ağrılar giren midem mi? Bir türlü adam akıllı emziremediğim bebeğimin hıçkırıkları mı? Yoksa kaçamayan akrabalarımızın işkencelerle öldürüldüğü haberi mi? Hangisi daha can acıtıcı? Bilmiyorum. Bizden bir köy ötede oturan amcam kendi kızlarını İŞID’lilerin eline geçmesinler diye öldürüp ardından da intihar etmiş. Yine aynı köyden yüzden fazla genç kızı yakalayıp bir evde toplayıp namuslarına silinmez leke bırakıyorlarmış. Bazı kızlar bu duruma daha fazla dayanamayıp intihar etmiş. Kimisi kendini yakarak kimisi de bir yerden bulduğu bıçakla. Birçok kızı da pazarlarda satıyorlarmış.

Şu an buradaki birçok kadın yanında bıçak taşıyor. Olurda bir anda olacak İŞID saldırısında kendilerini öldürerek onların eline düşmekten kurtarmak için. İnsan onların eline düşmekten kurtulduğu için sevinse mi üzülse mi bilemiyor… Dokuzuncu günün sonunda dinlenmek için durduğumuz bir dağda hemen ötemde bir teyzenin ayak tabanları patlamış. Yürümekte zorlanıyor. Oğlu ona iyi bir evlat olup elinden geldiğince yardım etmeye çalışıyor. Bir ayağına bir bez bağladıktan sonra etrafa bakıyor. O an için yanıma aldığım başörtümü veriyorum. Onu da diğer ayağına bağlıyor. Teşekkür ederken çok mahcup kalıyor teyze. Rica ederken bir kadın yanıma oturup bebeğimi seviyor. Severken ağlıyor. Nedenini soruyorum. Benim de bebeğim vardı ama bir gün önce onu kaybettim. Onu emziremiyordum. Açlığını çare olamadım derken gözyaşlarına boğuluyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Onun gibi birçok kadın var. Mezarlarını geride bıraktığı çocukları, bebekleri olan… Güneş doğduğunda yeniden yola koyuluyoruz. Kaçamaya devam… Güneş şimdiden ısıtmaya terletmeye başlıyor ama biz karanlıktayız, üşüyoruz iliklerimize kadar…

YPG’liler bizi Türkiye sınırına kadar getirdikten sonra geri dönüyorlar. Şimdi Uludere’nin Şenoba köyündeyiz. Ülkeye kaçak yoldan girdiğimiz için askeriye bizi gözaltına alıyor. Burada sağlık kontrollerimizi yaptıktan sonra Şenoba halkının bize uzattıkları yardım elini mahcubiyet içinde kabul ediyoruz. Bugün günlerden Çarşamba. İbadetimizi yerine getirmek için bir yer istiyoruz. Gösteriyorlar. Dua dilimizden hiç düşmüyor, düşüremiyoruz… Biz Ezidi, biz Türkmen, biz Kürt olmaktan önce insanız. İki hafta önce bu saatlerde akşam yemeğini hazırlayıp eşimi bekliyorken şimdi ülkemi bekliyorum… Nedeni ne tüm bunların? Ama cevapsız tüm sorular… -Ben bu satırları yazarken dışarıdan bir bakış yerine bir Ezidi ya da bir Türkmen kadını olarak yazmak istedim. Çünkü bu katliamın boyutu, acısı ancak bu şekilde ifade edilebilir diye düşündüm. İŞİD 21. Yy katliamını Şengal’de gerçekleştiriyorken bunu sadece Irak için bir tehdit olmadığını belirtmek isterim. Bu tüm dünyanın sessiz kalmayacağı bir katliam, bir tehdit…

Şimdi gün tüm Müslümanların küllerinden doğan birer Anka kuşu olup İŞID'in İslam’a vurduğu bu iğrenç darbeye bir dur demesi gereken gündür…
Gün sessizliğin ses getirmesi gereken gündür…


Hanife Songül Ürek...








3822

3822
Haziran 2013

Serkan Ozel, bir soruya yanıt verdi.

Nüfus cüzdanın yer alan din hanesi herhangi bir hak ihlali doğuruyor mu?

Doğurmuyor orada yazan din değiştirilmez diye bir ibare yok gider değiştirirsin değiştirme özgürlüğü varken ne ihlalinden bahsediyoruz he millet ne der diyorsan da dininden mi utanıyorsun kardeşim??
Haziran 2013

Gürkan Çakıcı, bir soruya yanıt verdi.

Nüfus cüzdanın yer alan din hanesi herhangi bir hak ihlali doğuruyor mu?

Bu soruyu duygusal açıdan ziyada hukuksal tabanda açıklamaya çalışacağım. Herkes düşünce din ve vicdan özgürlüğüne sahiptir. Bu anayasa ile korunma altına alınmıştır. Daha da önemlisi uluslararası alanlarla da güvencesi vardır. İnsan Hakları Avrupa Sözleşme m.9 bu hakkı düzenlemektedir. Buna göre, Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir. Bunun yanında bu hak, pasif başka bir hak daha sağlar. Bu da düşünce ve dini inancı açıklamama özgürlüğüdür. Kimlikte ise isteyen istemeyen herkesin din hanesi bulunmaktadır. Burada İHAS kapsamında m.9 ihlal edilmekte ayrıca anayasal hak da ihlal edilmektedir. Zira değindiğim gibi kimse dini inancını açıklamaya zorlanamaz. Ayrıca Türkiye sınırları içerisinde din hanesini değiştirmek için mahkemeye gitmek gerekir. Bunun yanında yeterli özgürlükler verilmemekte. Örneğin AİHM önüne giden davalarda içerisinde din ibaresinin kaldırılması ve özellikle haneye Alevilik olarak yazılmak isteyenler yoğunluktadır. AİHM, başvurucuları haklı görse de şu an kadar bir adım yoktur. Ancak 2014'te kimlik değişiklikleri ile bu hak ihlalinin çözüleceğini umuyorum.
Haziran 2013

Mehmet Volkan Balbay, bir soruya yanıt verdi.

Nüfus cüzdanın yer alan din hanesi herhangi bir hak ihlali doğuruyor mu?

Din hanesinin nüfus cüzdanlarında yer alması doğru, ancak 18 yaşına kadar boş bırakılması ve 18 yaşından sonra kişinin istediği bir tanımla o hanenin doldurulması şartıyla!

Hak ihlali meselesi ise bizler ne yaparsak yapalım ihtimal dairesinde.

Bir insanın doğar doğmaz yahudi, hıristiyan, müslüman, budist ya da şintoist olarak tanımlanması yanlış! Tercih hakkının olmaması ciddi bir hak ihlali. Bir de doğduğundan itibaren din hanesinin ebeveyn tarafından doldurulması var ki... o da bir problem.

Şahsen din hanesinin varlığını yukarıda belirttiğim gibi rüşde eren kişinin kendi isteği ile doldurulması şartıyla doğru buluyorum. Dileyen boş bırakmalı dileyen agnostik, ateist, deist, müslüman, yahudi... yazdırabilmeli.

Hatta dileyen alevi, sünni, şia, vahhabi bile yazdırabilmeli.

Hangi niyetle yazdırdığının da hiç bir önemi yok. Bu konuda insanlar özgür bırakılmalı diye düşünüyorum.
Haziran 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Nüfus cüzdanın yer alan din hanesi herhangi bir hak ihlali doğuruyor mu?

24 yıldır hiç nüfus cüzdanına ihtiyaç duymadım, ehliyet her işimi görüyor. Nüfus cüzdanın da din hanesi olmalı mı? Bence olmalı çünkü dinlerde cennet ve cehennem kavramı vardır. Bu yolda da en önemli dini ritüel defin işlemidir. Teknoloji dünyanın her yerinde eşit degil, mozambik te ölmeyecegimizi kimse garanti edemez. Eğer öyle abuk subuk bir yerde ölürsem bari müslüman ritüellerinde gömülmüş olmayı isterim :) sonuçta cesedimi gene böcek yiyecek orası ayrı :) istenirse nüfus idarelerinde din hanesini boş bırakıyorlar. Devlet genelin de din hanesi hak ihlaline sebep vermez tabi faşist bir kafaya denk gelmezseniz.

9 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.