Bilmek istediğin her şeye ulaş

İş Güvenliği

İş sağlığı ve güvenliği, 'İSG' Türkiye'de ve diğer uluslarda tüzük ve kanunlarla çalışanların korunmasını sağlamaya yönelik inceleme ve uygulamalar bütünüdür.İşçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirler dizisine “İş Güvenliği” denir.İşçi sağlığı bilimi; Tüm mesleklerde çalışanların sağlıklarını sosyal, psikolojik ve fiziksel olarak en üst seviyede tutmak, çalışma şartlarını ve üretim araçlarını sağlığa uygun hale getirmek, çalışanları zararlı etkilerden koruyarak işin ve işçinin biribirine uyumunu sağlamak üzere kurulmuş bir tıp dalıdır.

Kasım 2014

Cem Turan  yeni bir  gönderide  bulundu.

DUYARSIZ TOPLUMLARIN KANUNLARI ÇOK, AĞITLARI UZUN OLUR: İŞ GÜVENLİĞİ

Geçenlerde İETT'nin İkitelli yerleşkesindeydim. Oldukça büyük bir alana kurulu kampüsün "tehlikeli atıklar" tabelasının olduğu yerde çelik konstrüksiyondan yapılmakta olan inşaat dikkatimi çekti.
Yerden metrelerce yüksekte işçiler kaynak gibi tehlikeli bir iş yapıyorlardı: Baretsiz, kemersiz, özel kıyafetsiz... Çelik çubukların üzerinde ip cambazı gibi. Tarzan gibi diyesim geliyor ama onun bile daldan dala atlarken tutunduğu sarmaşıkları oluyordu.

Yer önemli bir belediye tesisi olan İETT, işveren İBB. Ama duyarsızlık hastalığı yine diz boyu.

Düşündüm; Allah korusun, işçilerden biri oralardan düşüp beton zemine çakılsa, ne olur diye?

Kameralar gelir, başta basın sonra kamu idareleri güya duyarlılık abidesi kesilirler. Ellerinde mızraklar, günah keçisi ararlar vurmak için.

Peki ama kimdir suçlu?

Örnek olması gerekirken, saldım çayıra Mevlam kayıra deyip işçilerin bu haline göz yuman İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi?

Bunca yaşananlardan ibret almayan, halen "bana bişicik olmaz" takılan, güvenlik talep etmeyen, verileni kullanmayan işçiler mi?

Olaydan olaya kameralarla ortaya dökülen ama gerçekte benim gördüğümü umursamayan ve adına basın denen şovmenler mi? Hatırlarsanız, Avcılar'da yıkılan üst geçitte, inşaatta düşen asansörde de hemen bölgeyi mesken tutmuşlar ama sonra toplanıp bir başka fotojenik olayın peşine yelken açmışlardı.

Oysa kitle iletişim mekanizmasının bugünkü en önemli görevi sürekli bilgilendirme ve bilinçlendirme olmalı.

İnsan hayatı ucuz mu? Evet, işte bizde bu kadar ucuz. Bin tane iş güvenliği kanunu da çıkarılsa daha kamunun kendisinin hassasiyetinin samimi olarak bulunmadığı bir ortamda ne söylenebilir, kestirmek zor.

Trafikte, aracın kemerine dahi yolda polis görünce sarılan, geçince çıkaran, aparatlarla alarmını susturan, tümörleşmiş bir hastalıklı anlayış hakimken, inşaat ve maden işçilerinin kendilerinin de güvenlik ekipmanlarını birer zul, teferruat olarak görüp, kendi canını önemsemeyenleri varken elbette çok ucuzdur hatta sudan ucuz, sebildir insan hayatı bizde. Biri gider biri gelir, ocakların biri sönerse diğeri yanar çünkü ve biz buna erdemli, onurlu yaşam deriz, öyle mi?

Duyarsız toplumların kanunları uzun ve çok olur. Duyarlı olanların anayasaları bile bir avuç madde içerir.

Ağıt kültürü de gelişkindir böylesi toplumlarda. Kabir başlarında "getti! " diye ağlaşır, cinaslı ağıtlar yakarız. Oysa atın ölümünün arpadan olmasında bir engel görmeyen de acı patlıcana kırağı çaldırmayan da biz değil miyiz?


Bu ahvalin kurumsallaşmış hali değil midir, elinden taziye çelengi düşmeyen devlet erkanı? Ve klişeleşmiş sözler de bunun eseri değil midir: "Devlet yaralarınızı saracak", "hesabı sorulacak", "devlet baba yanınızda" ...

Deprem hazırlıkları deyince bile ilk aklımıza gelen yara sarma, ceset torbası stoğu bulundurma değil mi? Tedbir üretmekte neden bu kadar isteksiz davranıyoruz, hiç düşündünüz mü?

Bizde birşeyler var: Havamızda mı suyumuzda mı bilmem ama ayağı buralarda toprağa basanı yoldan çıkarıp azdıran, bilincini alıp adam sen de'ci kılan. Avrupa kurallarına kuzu kuzu uyan "Alamancı" vatandaşlarımızı Kapıkule'den geçtikten sonra azmanlaştırıp kural tanımaz trafik canavarı haline getiren bir güç belki.

Sinerjiyi önemle vurguluyorsam yazılarımda, inanın bunu kastetmiyorum. İnsan üzüm değil; birbirine bakarak kararmamalı bilakis baktıkça aydınlanmalı.

Cem TURAN
Ekim 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül ayında 143 işçi öldü - Hürriyet IK

Eylül ayında 143 işçi öldü haberi için hemen tıklayın! Güncel haberler ve son gelişmeler Hürriyet IK sayfasında!
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hani her türlü tedbiri alacaklardı? Yaşam odası alınırsa bedava kömür dağıtamayacakları için reddediyorlar. Bu da mı ceğape zihniyeti?..

Ak Parti'den madenlerde 'yaşam odası' zorunluluğuna ret - Türkiye Haberleri - Radikal

AK Parti ve Türkiye ile ilgili haberleri mi aramıştınız? Ak Parti'den madenlerde 'yaşam odası' zorunluluğuna ret haberi için hemen tıklayın!
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Alman uzmanlar: Facia önlenebilirdi

Türkiye'deki madenlerde görev yapan Alman uzmanlar, erken uyarı sisteminin olması halinde Soma'daki facianın önlenebileceğini belirtti.

Avrupa 'da en fazla kömür üreten ülke olan Almanya'daki madencilik uzmanlarına göre, erken uyarı sistemi bulunsaydı Soma’daki facia hiç yaşanmayabilirdi.

Zonguldak'taki madenlerde de görev yapmış olan Alman maden ocakları güvenliği uzmanı Günther Apel, teknik açıdan güvenli tesislerde bulunan erken uyarı sistemlerinin Soma'daki madende olmadığına dikkat çekti.

Apel, güvenlik açısından iyi donatılmış maden ocaklarında bu tür kazaları uygun sensörler aracılığıyla tespit etmenin ve önüne geçmenin mümkün olduğunu söyledi.

Alman uzman, Türkiye 'de genel olarak kullanılan kömür çıkartma tekniğinin eskimiş ve basit olduğuna da vurgu yaptı.

Madenlerde acil durum planının önceden hazırlanmasının da çok önemli olduğunun altı çizildi.

Türkiye'de madenlerde iş güvenliğinin artırılması yönünde çalışmalar yapan bir diğer Alman uzman Matthias Sentzel Soma'daki madende yangından korunma önlemlerinin yetersiz olduğu görüşünde. Alman uzman, madenlerde böylesine ağır kazalar meydana geldiğinde, “’bunu düşünmemiştik' demeniz mümkün değil” dedi.

Sentzel, "Soma'da çok iyi bir acil eylem planı olsaydı, sanırım kazanın sonucu bu kadar ağır olmazdı" dedi. (Ntvmsnbc.com)

kaynak: radikal.com.tr/turkiye/alman_uzmanlar_fa... .

2 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.