Bilmek istediğin her şeye ulaş

İslam (İslamiyet)

Dinler

İslâm, İslâmiyet veya Müslümanlık (Arapça: الإِسْلاَم  / El-İslām), tek tanrı inancına dayalı en yaygın İbrahimî dinlerden biridir. İslam, peygamberi Muhammed aracılığıyla 7. yüzyılda yayılmaya başlamıştır. İslam dinine mensup kişilere iman etmiş, inançlı anlamında mü'min veya Allah'a teslimiyet gösteren anlamında Müslüman denir. Zaman zaman gayrimüslim kaynaklarda tercih edilen Muhammedicilik tanımlaması Müslümanlarca kullanılmaz. İslam inancına göre, İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'ı oluşturan sureler Cebrail isimli melek aracılığıyla sözlü olarak Muhammed'e vahyolmuştur.İslam mezhepleri, başlarda siyasal, sonra da teolojik-kavramsal farklılıklar kazanmış olan Şiîlik ve ana akımı temsil eden Sünnilik mezheplerinden oluşur. Bunların dışında İslam dininde fıkıh ve itîkât gibi konularla ilgili çok sayıda mezhep bulunur. İslam'ın temelinde, tevhit ilkesi yatar ki bu kavram Allah'ın varlığı ve birliğine inanmak anlamına gelir. Fakat 'önce tenzih' yani (la)ile birlikte vardır.Muhammed, İslam dinini yaymasının yanı sıra daha sonraları hâlife ve hanedânlarca yönetilen bir İslam Devleti de kurmuştur. İleride imparatorluğa dönüşen bu devletin bölünmesiyle farklı bölgelerde yeni Müslüman devletler oluşmuştur.

Kasım 2015

Dilara @dilara_ozgur

Atayizler iş başına.

Eğer Allah yoksa nasıl olur da gök taşları hep tam da kraterlerin en ortasına düşerler? ..

1139
Kasım 2015

Dilara @dilara_ozgur

Ocak 2016

Şaman @chamacon

Beyler döverken kurallara uyalım yoksa günah oluyormuş.

Bazarov (@kaisersoze) kardeşim, evet İslam'da kadın dövmenin inceliklerini anlatan bu imamı İslam eleştirisi olarak paylaşıyorum. Evet Müslümanların çoğunu ötekileştiriyorum. Bunun farkındayım ve bu paylaşımımdan kadın döven erkekler açısından bir fayda ummuyorum ama inanan kadınların da bunu görüp biraz düşünmelerini umuyorum. Sana bir fayda sağlamayacağının farkındayım ama ne yapalım bir zümreyi eleştiren her paylaşım herkese fayda sağlayamaz. Kutsal dedikleri kitapta yazan da aşağıda. Dedikleri diyorum; insanı insana dövdürtmeye çalışan bir kitap ahlaki açıdan dindarım diyene bile kutsal olmamalı...



NİSA Suresi 34. Ayet meali:
NİSA-34 için 39 meâl bulundu. Kadri Çelik(4/NİSÂ-34: Allah'ın bazısını bazısına üstün kılması nedeniyle ve mallarından harcamalarından ötürü erkekler, kadınlar üzerinde hüküm sahibidirler. (Ama öte yandan da) saliha kadınlar; gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (hakları), kocasının bulunmadığı zamanda koruyanlardır. Baş kaldırmalarından endişelendiğiniz kadınlara (önce) öğüt verin, (etkili olmazsa) onları yataklarında yalnız bırakın, (o da olmazsa, son çare olarak sınırları aşmamak şartıyla) onları (iz bırakmayacak şekilde, suçlu oldukları hasebiyle) dövün. Size itaat ederlerse sakın aleyhlerine yol aramayın. (Unutmayın ki) Allah (hepinizden daha) yücedir, büyüktür.)
Ocak 2016

Şaman @chamacon

Güzel yazmış arkadaş. Sizler de mahrum kalmayın istedim. ☺

10124

Biliyorum yine içinizden bazı hırsızlık ve tecavüz taraftarı Müslümanlar ve onlarla dalga geçilmesinden rahatsız olan doğrultusu belli olmayan adı lazım değil kişiler itiraz edecek. Bence itiraz etmeyin adam olun. Hem hırsıza, tecavüzcüye tapmayıp da sizinle aynı tanrıya inananlar da var, en azından onların itibarını düşünerek tepişmemelisiniz. Noel Baba bıçaklayıp başçalanın götünün bokunu yalıyorsanız bu caps tam sizin için.
Ocak 2016

Hakan @hakkan

sokak size gerçeği söyler.

Son zamanlarda her ne hikmetse insanların genel toplum davranışlarına ve ahlakına aykırı hareketleri direk müslüman başlığı altında alaycı ve ön yargılı bir şekilde irdelenmeye başlandı. Koca koca akademik lisans ve unvanlara sahip bu kişiler sanki dünyada ki tek din müslümanlıkmış gibi, Ateist söylemlerin ardına sığınarak propaganda yapıyor. Bir kere içinde bilimsel delil olmadan yapılan hiçbir önerme yada düşünce bir değer ifade etmez. Hedefine sadece müslümanları alan bir ateist söylem ancak faşizm sınırlarına dahil kişisel gorustur. Akademik unvanları ne olursa olsun bilimden ve tarafsızlıktan ayrılmış kişilerin sözleri doğruya hizmet etmez. Doğruyu ancak sokakta ön yargılar üzerinden insanların nasıl yanıltilabilcegini gördugumuzde anlayabiliriz. Buyurun size bir sokak deneyi. Kuran kabına konulmuş bir İncil ile sokakta yapılan sosyal bir deney var aşağıda ki linkte. Muhtemelen, hristiyan, musevi ve ateist ( belki bir kaç müslüman da olabilir içlerinde) bir kitlenin yanlış yönlendirme ile imtihanı...
Şubat 2016

Dilara @dilara_ozgur

Şubat 2016

Şaman @chamacon

Şubat 2016

Şaman @chamacon

Yine kızacaksınız ama Müslümanlık ülkede aldı başını yürüdü.

Kızın tabii de biraz adil olmaya da çalışın. Bize barış dini, hoşgörü dini, ahlakla falan gelmeyin. Son senelerde gördüklerimiz savaş dini, cihatçı dini, bombacı, intiharcı dini, tecavüzcü, köle tüccarı dini, hırsız ve ahlaksız dini olduğu şeklinde. Üç beşiniz belki düzgün, ahlaklı insan olabilir ama o dini savunarak kendinizi de aynı kefeye zorla koydurtuyorsunuz, ya savunmayın ve diğer milyonlarca Müslümanın suçunu üstlenmeyin ya da değiştirin o dini. Allah'sa Allah, daha başka dinler de göndermiş.

Bu paylaşımı eksileyenlerin hepsi aynı ahlaksızlığa ortak olanlar olacaktır.

10124
Mart 2016

Şaman @chamacon

Mart 2016

Şaman @chamacon

Türkiye tipi İslam!

TUİK yani hükumetin araştırmasına göre %90'dan fazlanız tefsir bile okumamış... Neyse sessizliğiniz hoşuma gidiyor.

677
Nisan 2016

Uras Eymen @uraseymen

Hayatı ve dini zorlaştırma eğilimli insanlar

Bir Müslüman olarak inandığım şeyleri ve ne yapmam gerektiğini basit olarak görebiliyorum.

İlahım: (Allah, Rahman, Rahim, Tanrı veya God) İsmi hiç fark etmez. Tek tanrıya inanıyorum ve onun nasıl (özellikleri) olduğu Ondan geldiğine inandığım Kuran'da açıklanıyor.

Kitabım, rehberim, dini kaynağım: (Kuran) Allah'tan gelen mesaj olduğuna inanıyorum, onu getirense Allah'ın son peygamberi Muhammed. Kuran dışında hiçbir kaynağı dini açıdan kaynak kabul etmiyorum.

Mesaj getiren insanlar: (Peygamber, elçi) Allah'ın bana mesaj yollarken görevlendirdiği ve insanların arasından seçtiği peygamberler (kitap gönderilen elçiler) ile elçiler (kitap gönderilmemiş ama Allah tarafından görevlendirilmiş) mesaj getiren insanlardır. Allah tarafından görevlendirilmeleri hariç onlar da benim gibi insanlar. Daha önce ve şimdi birçok insan Allah'ın elçilerine tapma hatasına düşmüşler. Mesela; İsa'yı lord (rab, efendi, kul/köle sahibi)kabul eden Hristiyanlar veya Muhammed'i efendi (rab, lord, kul/köle sahibi) kabul eden Müslümanlar. İki tarafın da benim nazarımda farkı yok.

Yapmam gerekenler:
Allah'ın beni yarattığı fıtratta iyiyi ve kötüyü görerek iyi olmak, iyi niyetli olmak, aklı kullanmak ve Allah'ın kitabında yer alan diğer emirleri yerine getirmek.

* * *

Dört başlıkta neye inandığımı rahatlıkla açıklayabiliyorum. Yalnız çevremde kendisine Müslüman diyenlerin nelere inandığını, neler yaptığını, niye yaptığını bir türlü anlayamıyorum.
  • Niye 4 hak mezhep var? Birbirleriyle çeliştikleri noktalar olmasına rağmen dördünün de hak olduğunu kim demiş?
  • Neden din konusunda söz sahibi olduğunu düşünen yüzlerce adam hatta bir tane de devlet kuruluşu var? (Din adamları, evliyalar, şeyhler, hocalar ve Diyanet İşleri Başkanlığı)
  • Neden neyin helal/haram olduğunu insanlar "fetva" adı altında veriyor? Diğerleri de onu doğru kabul edip inançlarını şekillendiriyorlar?
  • Neden Kuran'a göre haram konusunda zorluk yokken, hocalara göre birçok şey haramlaştırılarak din zorlaştırılıyor? (Müzik, resim, heykel, sanat, felsefe)
  • Neden Kuran'da çoğu konuyu nasıl yaptığımızın bir önemi yokken, yine hocalarca/mezheplerce en ince ayrıntısına kadar ezberletiliyor? Mesela Kuran'a göre gerekli durumlarda (Kuran'da belirtilmiş), yıkanmamız gerekir. Yani yapmamız gereken şey gayet basittir: Yıkanmak. Ama mezheplere göre ilk neremizi yıkayacağımız, nasıl yıkayacağımız, omza kaç kere su dökeceğimiz gibi gereksiz ayrıntılar dayatılır. Diğer bir örnekse namazdır. Kuran'a göre namaz; abdest aldıktan sonra kıyam, rüku ve secde hareketleriyle belli vakitlerde Allah'ı anmaktır. Ama mezhepler eli nereye koymamız gerektiğinden, ayaklarımız arasındaki açıklığa veya kıyafetimize kadar karışır.
  • Kuran'da "akletmez misiniz", "düşünüp tutasınız" gibi ifadelerle aklı kullanmamız gerektiği anlatılır veya yanlış işler yapanlar "akılsızlar" şeklinde tanımlanarak akılsızlık eleştirilirken. Neden din adamları hala İslam'a ve akla iftira atarlar?

Bu sorular çok daha fazladır. Her gün yenileri akla takılabilir. Ama bu tip insanlar neden böyle yaparlar? Tamam art niyet, korkaklık, akılsızlık gibi şeyler cepte ama başka cevapları da var mı bilemiyorum?
Aralık 2016

Insan @cahilinsan

Hz. Muhammed'in peygamber olmama ihtimali

Selamunaleyküm Bismillah Hz Muhammed neden bir din getirdi? Öncelikle "Hz Muhammed Allah'ın resulüdür" Müslümanlar tarafından düşünülen kanı. Bunun dışındaki düşünceler Hz Muhammed'in bir yal.ncı olduğu üzerine. Şimdi peki Hz Muhammed neden yalan söylesin?(haşa, bir inançsızın gözünden bakıyoruz) 1. İddia - Çünkü güç istiyordu: 2. İddia - Çünkü kadın ve para istiyordu. 3. İddia - Çünkü dünyanın kötü gidişinden dolayı kötü hissediyordu, insanları düzgün insan olmaya çağırmak için en iyi yöntem buydu. 4. İddia - insanları kandırmayı seviyordu, her şeyi nedensizce uydurdu. 5. İddia - O bir ş. Ytandı(estağfurullah, haşa ve kella)(genelde Yahudilerin ve Hıristiyanların iddiasıdır) (Sizin iddialarınız varsa buyrun yazın, tartışalım, lütfen uslubunuzu düzgün tutun) 1. İddia ne kadar mantıklı? (Güç istiyordu) Öncelikle islamiyet geldikten sonra sadece kendi içlerinde yayıldı, sonradan açıktan açığa yaymaya başlandı. Tabii ki, doğal olarak yöneticiler istemedi böyle bir şeyi. Çünkü otoriteleri yıkılacaktı. Kureyşliler yüzyıllardan beri putperest idiler. Atalarını taklit ederek onların yolundan gitmek Araplar arasında vazgeçilmez bir esastı. Bu sebeple putperestliği terkedip yeni dine girmeyi içlerine sindiremiyorlardı. Basiretleri bozulmuş, hakikati göremez olmuşlardı. "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter. " diye karşı koyuyorlardı. Ayrıca putlarla ticaret yapıp kazanç sağlıyorlardı. Kendilerini üstün tutan bir inancı da beslemek istemiyorlardı. Vs bir sürü neden var. Bu yüzden Peygamber Efendimize güç teklifinde bulundular. 'Vermeyi teklif ettikleri bu tâvizler arasında "dilersen bir sene sen hükümdar ol ve bizi yönet; bir sene de biz yönetelim" teklifi de vardı. Ama Rasûlullah bu tekliflerin tümüne Kur'an'dan âyetler okuyarak red cevabı veriyordu. Oysa müşrikler "bizim sistemimize dokunma, ama onu gel sen yürüt" diyorlardı.' Peygamberimiz eğer yal. ncı biri olsaydı ve güç isteseydi, bu teklifi kabul etmesi gayet mantıklıydı. Çünkü kendi söylediklerinin tutup tutmayacağı kesin değildi. Ama Peygamberimiz bu insanlara Kuran'dan cevaplar verip tekliflerini reddetti. Ayrıca o kadar işkence gördüler, boykot edildiler. Bu kadar işkence çekmeye değer miydi, güç isteği? Ayrıca islam'ın devam edegelen öğretisi bunun ucunda güç isteği olmadığını gösterir. Olsaydı Hasan Sabbah gibi biri olurdu, böylece korku salardı ama öğretisi devam etmezdi. Amaç güç değil öğretidir. Eğer yal. ncı biri olsaydı, kendi söylediklerinin tutmama ihtimalinin yüksek olduğunu düşünürdü, ve yapılan teklifleri kabul ederdi ama kendi söylediklerinde o kadar emindi ki, müşriklerin bu söylemleri en küçük bir sarsıntıya dahi neden olmadı. Onca edilen işkence ve zulüm var, bir yal. ncı olsaydı, kendisine inananları kaybedeceği korkusuna kapılması gayet doğaldı, ama kapılmadı. Kendisini Tanrı ilan edebilirdi, ve bunu yapsaydı da inanan birileri olurdu ama onu da yapmadı. Kendisini aşırı yüceltenlere ben de Allahın bir kuluyum diye cevap verirdi. Devlet yöneticiliği esnasında isteseydi şaşaalı binalar yaptırırdı, güçlü olmak isteyen biri bunu yapar(mesela Firavun), ama yapmadı. Hasırda uyudu. Kötü durumdakilere yardım etti, garibanın üzerinden geçinmedi. 2. İddia ne kadar mantıklı (Kadın ve para istiyordu) Peygamber efendimiz ilk evliliğini 25 yaşında yapmıştır ve bu evliliğe kadar eline kadın eli değmemiştir. Bu evlilikten sonra ikinci evliliğini 55 yaşı civarında yapmıştır. Evliliklerinin hepsinde bir mantık vardır. Ayrıca 55 yaşına kadar muhteşem iffetli birinin bu kadar değişmesi düşünülemez. Yukarıdaki iddiaya verilen cevabın benzerini buraya geçirirsek, müşrikler kadın teklifinde de bulundular, para teklifinde de bulundular. Ama kesinlikle kabul görmediler. Ayrıca çok güvenilir, yakışıklı, bakımlı ve tanınan biri olan Peygamberimiz istediği kadını da elde edebilirdi, ama kesinlikle kadınlarda gözü yoktu. İlk evliliğinde dahi teklifi Hz Hatice validemiz yapmıştır. Ayrıca para peşinde hayatını harcayan biri değildi, para kazanmıştır ama hayatını buna adamamıştır. Hayatı boyunca başkasının hakkını yeme korkusuyla yaşamıştır. Devletinin yöneticisi olduğu dönemde dahi hasır üzerinde yatmıştır. İsteseydi insanlara söyleyip kendileri dışındaki herkesi soyup soğana çevirirdi ama yapmadı. İstediği şaşaalı bir sarayı yaptırırdı ama yapmadı. 3. İddia ne kadar mantıklı?(Dünyanın halinden muzdaripti, en iyi yöntem olarak bunu seçti) insanları doğru yola iletmek için onları kandırmayı seçmek ne kadar mantıklıdır? Kandırarak iyi yola getirsek de ne anlamı vardır? Bu kadar cefa çekmeye değer mi? İyiliği yaymak için binlerce metod varken, neden putperestlerin putuna taksın ki? Ne kötülüğü var putların? Ayrıca iyiliği yaymak istese namaz gibi bir ibadeti neden uydursun? Sabahın köründe namaza kalkmayı neden emretsin? Eğer özel olarak sadece iyiliğin yayılmasını isteseydi, "Buda" gibi biri olurdu, Nirvana'dan bahsederdi. Bu kadar cefa çekmezdi. Geceler boyu ibadet etmesine de gerek yoktu. Mutluluğu kendinizde arayın derdi. Ama onun derdi sadece bu değildi ki, o insanların inançlı olmasını istiyordu. Bu yolda çekilen onca cefa vardı, iyi insanlar ölüyordu ama ortaya kötülük çıkıyor deyip de durmadı. Ayrıca iyi yol dediğimiz yol nasıldır? İnançsız birisini savaşta öldürmek iyi bir şey midir?(bana göre savaş durumunda tabii ki iyi bir şeydir, tarihimizdeki onca savaş kahramanı onlarca kişinin canını aldı, buna kötü bir şey denemez, çünkü eğer öldürmezsek onlar hayatı bize zindan eder, engeller.) Sadece iyiliği yaymak isteseydi insanların öldürülmesini de istemez, orta yolu buldurtmaya çalışırdı, mesela putlara karşı bir tavır takınmazdı, orta yolu bulup kavgasız gürültüsüz hallederdi. Ama böyle bir şey söz konusu değil. Mesela Allah'ın adını anmak(zikretmek) ne kadar iyidir? Yemekten önce besmelenin dünya iyiliğine ne gibi bir katkısı vardır?(Ben bu tür şeylerin iyiliğine inanıyorum, burada iddia gerçeleşmesi durumunu düşünüyoruz, o yüzden bu şekilde iyiliğini sırguladım.). Dinimizde ille de iman diyor, her şeyden önce iman geliyor ve iyilik bu temeli üzerine bina ediliyor. Eğer bu iddia doğru olsaydı her şey iyilik temelleri üzerine konur, iman da bu temel üzerine bina edilirdi. Ayrıca Muhammedül emin lakabını alacak kadar dürüst birinin (aramızda var mı dürüstlüğü nedeniyle bu çeşit bir lakap alan?) iyilik adına yalan söylemesi düşünülemez, iyilik adına her şeyi yapabilir ama yalan söylemez. 4. İddia ne kadar mantıklı? (insanları kandırmayı seviyordu, her şeyi nedensizce uydurdu) Bu iddia zaten başlı başına asılsız. İnsanları kandıran biri olsa Emin lakabını almazdı. Hadi diyelim ki ilk defa yalan söyledi, ve baktı herkes inanıyor, devam ettirdi ve sonuçlar böyle oldu (haşa ve kella). Tamam da bunu neden yapsın? Yukarıdaki amaçları es geçiyorum. Amaçsızca yapsa, bu kadar cefaya, acıya, ızdıraba değer mi? Ayrıca neden böyle bir yalan uydursun? Daha mantıklı (dinimiz en mantıklı dindir, bu iddiaya istinaden yazıyorum) bir şey uydurur, hiç acı çekmesine gerek kalmaz, hatta üstüne Mekke'de otorite sahibi olacak konuma gelebilirdi. Ama böyle şeyleri elinin tersiyle itti. Ayrıca bu yaşına kadar dürüst biri nasıl olur da bu kadar yalanı beraber uydurur? Hiç mi foyası ortaya çıkmaz? Kendi dönemi hakkında gelecekten haber veriyor, ve bu dedikleri çıkıyor(yeryüzünün en alçak yerinde size fetih verileceği). Yıllar sonrası hakkında bilgi veriyor ve dedikleri çıkıyor (mesela kıyamet, evrenin genişlemesi vs örnekler bol). Ayrıca tekrar dediğim gibi bunları yapmak için bir nedeni yok. 5. İddia ne kadar mantıklı (O bir ş. Ytandır(estağfurullah, sümme haşa). Bu iddiada bulunan biri Yahudi veya Hıristiyan'dan başkası olamaz ( belki Allah'a ve iblise inanan başka küçük topluluklardan olabilir). Bunu iddia eden, Allah'a inanan biridir. Şimdi farz edelim ki şeytan geldi böyle bir iş yapmaya karar verdi, peki bu şeytan manyak mı, neden Allah'a şükrettirsin? Neden işe başlarken Allah'ın adıyla dedirtsin? Her şeyin Allah adına yapılmasını söylesin? Ayrıca Yahudilik ve Hıristiyanlıkta olan şeyleri kendi inancına da uygulasın? Bu inançların tamamiyle yanlış olduğunu iddia eder ve tam tersini yaptırırdı. Ama Kur'anı Kerim'de "Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler" diyor. Müslüman herkes incil, Tevrat ve Zebur'a inanmak zorundadır. Bu tamamen saçma bir düşüncedir. Allah'ın onlara hidayet vermesi dileğiyle. (Lütfen bu iddiayı koz olarak kullanmaya çalışmayın, eğer ateist veya deistseniz bu iddia sizi pek de ilgilendirmiyor. Kitapların değişmiş olması insanların suçudur. Ayrıca kitapların değişmemesi halinde ortaya ne çıkacağını bilmiyoruz, zaten bu iddianın temeli sanırım kutsal kitaplarda geçen şeytanın kandırıcılığına dayanıyor. Bunun tersi durumu bilmediğimizden bu konuda mantık yürütmek yanlış olacaktır) Gördüğünüz üzere iddialar asılsız ve mantıksız. Sizlerin düşüncesi nedir? Başka bir iddianız varsa buyrun.
Aralık 2016

Insan @cahilinsan

Kuran'da kadına şiddet serbest bırakılmamıştır.

Selamunaleyküm Bismillah Arkadaşlar kadına şiddet konusu kafamı kurcalamıştı, arkadaşım Kuran'da kadına şiddet yok deyince araştırma ihtiyacı duydum ve ufkunuzu açacak şeylerle karşınızdayım. Arkadaşlar bir siteden alıntılanmış olan yazıda Kuran'da kadına şiddetin önünün açıldığı şeklindeki yanlış anlaşılmayı incelemektedir. Ben de biraz daha araştırıp konunun yabancı kaynaklarda da varlığını inceledim. Buyrun: “Onları çıkarın” ya da “ayrılın” ifadesini, çoğu çevirmenler “dövün” diye çevirmişlerdir. Dilimize “dövün” diye aktardıkları “darabe” sözcüğü, Kuran’da 58 yerde geçer ve bağlamına göre farklı anlamlara gelir. Seyahat etmek, dışarı çıkarmak: (Bakara Suresi, 273; Ali imran Suresi, 156; Nisa Suresi, 101) Vurmak: (Bakara Suresi, 60 ve 73; Araf Suresi, 160; Enfal Suresi, 12; Ta Ha Suresi, 77; Saffat Suresi, 93) Dövmek: (Enfal Suresi, 50; Muhammed Suresi, 27) Örnek Vermek: (ibrahim suresi, 24 ve 45; Nahl Suresi, 75, 76 ve 112; Kehf Suresi, 32 ve 45) Uzak Tutmak/Ayırmak: (Zuhruf Suresi, 5) Mahkûm Olmak: (Bakara Suresi, 61) Kapamak, Vurmak: (Enfal Suresi, 12; Kehf Suresi, 11) Örtmek: (Nur Suresi, 31) Açıklamak: (Rad Suresi, 17) gibi birçok anlamların hepsi Kuran’daki “darabe” sözcüğüne yüklenmiştir. Geçmiş çevirmenlerin tamamına yakınının “o kadınları dövün” diye çevirdikleri ayetteki “darabe” sözcüğünü bazıları yumuşatarak “azıcık dövün” , “acıtmadan dövün” diye çevirmişler, Kuran dışı kaynaklardan gerekçeler sunmuşlardır. Oysa Kuran’ın Arapçasında “acıtmadan dövün” diye bir anlam yoktur. Eğer “darabe” sözcüğü “acıtmadan azıcık dövün” anlamına geliyorsa, aynı “darabe” sözcüğü, aynı kipte, Enfal Suresi 12. Ayette, “Hiç acıtmadan parmaklarını doğrayın” ya da “Hiç acıtmadan boyunlarını vurun” anlamına gelsin. Evet, ayette “o kadınları darb edin” deniliyor. Ancak bu, o kadınları dövün mü, yatırın mı, gönderin mi, ayrılın mı, yollayın mı, doğrayın mı, örtün mü yoksa örnekleyin mi anlamına geliyor? Arapçada, kitap darb etmek, kitap yayınlamak demektir. Arapçada “Darb-ül evvel” deyimi ilk yaratıklar anlamına gelir. Arapçada iki insanın darblaşması dövüşmeleri anlamına gelmez. Tersine birbirleriyle ortak olup bir işletme kurmaları anlamına gelir. Birinin kendi parasını darb ettiği, diğerinin de yalnızca emeğini darb ettiği ortaklıklara Arapçada darblaşma (Mudaraba) adı verilir. Öyleyse Kuran’ın bu ayetinde geçen “o kadınları darb edin” cümlesi nasıl olurda “dövün” demek olabilir? Arapçada kitap darb etmek, bir kitabı pataklamak, dövmek midir ki bir kadını darb etmek “o kadını dövün” anlamına gelsin? Arapça çadır darb etmek çadır kurmak anlamına gelir yoksa çadırı dövmek değil. (Dilbilimci Cengiz Özakıncı’nın Dünden Bugüne Türklerde, Din ve Dil, adlı yapıtı, konuları bilimsel olarak ele alıyor. Otopsi Yay.) işin en acı ve ilginç yanı da, Kuran ayetini “dövün” diye çevirenler hemen altına not düşerek “Peygamberimiz eşlerinden hiç birini dövmemiştir, ümmetine de dövmemeyi tavsiye ediyor” diye Allah ile Peygamberin arasını ayırmak istemişlerdir. “Allah ile Peygamberlerin arasını ayırmak isteyenlere acıklı bir azap hazırlanmıştır. ” (bak. Nisa Suresi, 150-151) Güya Allah kadını “dövün” diyor Peygamberde “dövmeyin” diyor. Hem de böyle söyleyen cahil ya da bağnaz insanlar değil adı sanı belli alimlerimizdir. Bu denli tehlikeli ve çelişkili bir yol izleyen çevirmenlerin durumunu, Allah’a havale etmekten başka yapılacak bir şey yoktur. Allah affetsin. Ayette “kadınları dövün” anlamı değil “kadınları çıkarın” ifadesi vardır. kaynak: ~goo.gl/rhr4pm ~ Alıntılayan olarak kendi düşüncelerim: Allah'ın indirmiş olduğu dinimizde zulüm kesinlikle yasaktır, Allah'ın zulmedenleri sevmediği aşikar şekilde Kuran'da geçer. Zulmü sevmeyen Allah'ın "kadınlarınızı dövün" emri olması ihtimali var mıdır? Dikkat ederseniz bu bir emirdir, dövebilirsiniz değil dövün. Bir ilişkide geçimsizlik varsa ve bu durum artıyorsa yapılacak şeyler önce öğüt vermektir, tartışmak ölçüp biçmek doğruyu yanlışı sunmaktır; sonra bir ceza olarak yatakları ayırırsın, bu gerçekten bir eşe verilecek büyük bir cezadır, hatalı olduğunun farkına vardırabilir; eğer bu da olmuyorsa bir süre ayrılırsınız, en son kurtuluş yok gibiyse boşanırsınız, neden kadını dövesin? Kadın istemiyorsa zorla kendine bağlayamazsın ki! Ayrıca Peygamber'imizin ahlakı Kuran ahlakıdır. O eşleri olsun başka insanlar olsun bir kerecik ekşi yüzle dahi bakmamıştır, ki dövmesi düşünülemez, zaten de yapmamıştır. Vallahi ben bu zamana kadar Kuran'ı bahane edip eşini döven bir kişi bilmiyorum. Konu ile ilgili daha fazla bilgi için diğer kaynaklar: ~goo.gl/bgmyuu ~ ~goo.gl/1tnx57 ~ ingilizce bilenler için:goo.gl/kqpulrgoo.gl/3hvnrn kuranmeali.org sitesinde çeşitli kişilerin mealleri var, yukarıda anlatılanları destekleyen mealleri bulabilirsiniz. Burun mesela: "Erkekler kadınları, Allah'ın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler. Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allah'ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan, sadık ve itaatkâr kadınlardır. Serkeşliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince, onlara önce nasihat ediniz, sonra yattıkları yatakta yalnız bırakınız; yine de itaat etmezlerse onları geçici olarak evden uzaklaştırınız. Bundan sonra itaat ederlerse, onları incitmekten kaçınınız. Allah gerçekten yücedir; büyüktür. "
Mart 2017

Metin Atabay @evrenselhuzur

Atatürk ve İslam

Atatürk'ün Gerçek Sözlerine Göre

Kendisi Bir Müslüman Dehadır ...

Her İlke ve Devrimi

Bizzat Kuranı Kerimden Alınmıştır ...

Şimdi Şeriat İster Bazı Kardeşler

Şeriat Nedir Bilirler mi

Kuran ve Sahih Hadislerden Oluşan

Hükümlere Şeriat Denir ...

Atatürk'ün Her Eylemi

Şeriat Kurallarına Uygundur ...

Mesela Laiklik . Nedir Laiklik

"Din ve Vicdan Özgürlüğü "

Yani Baskıdan Uzak Olan Din

Kuranı Kerimdeki Ayet Şudur ki

" Dinde Zorlama Yoktur "

Laiklik de Bu Ayet İcabıdır ...

Kimseye Din Dayatamazsın

Zorlayamazsın ...

Herkes İstediğine İnanır ...

Bunun Benzeri HER İLKE

Kuranı Kerim Analizi İledir ...

Kuranı DOĞRU Anlamak Büyük İştir ...

ALLAH Herkese Hakikati Anlamayı

Daima DOĞRU Davranmayı İhsan Eylesin ...
62
Mart 2017

Metin Atabay @evrenselhuzur

İslam ve " Örtünmek "

Tesettürün Amacı Nedir

Kendini Kötü Nazarlardan Korumak ...

Tecavüzlerden Uzak Kalmak ...

Fakat İslam Dininde Esas Olan Şey

Zihniyeti " Arındırmak "

Düşünsene Dostum

Herkes Bebek Gibi Masum Olsa

Kimseden Tahrik Olmayacak Kadar

Masum Bir Kalbe Sahip Olsa

Örtünmeye Ne Gerek Olurdu ...

Sen Bir Bebeğin Yanında

" Bana Zarar Verir " Diye Örtünür müsün

Bilirsin Ki Ondan Kimseye Zarar Gelmez ...

Masumdur Tecavüz Etmez

Aklından Bile Geçmez ...

Öyle de İslam'da Öncelik Budur İşte ...

İnsanın Kalbini Masum ve Temiz Eylemek

Pek Çok Ayetle Birlikte

Hadisi Şerif Yok mudur Zaten

" Güvenilir İnsan Olmakla "

Kalbi ve Zihni Arındırmakla İlgili ...

Önce Herkes Senden Emin Olsun

Bilsinler ki Kimseye Zarar Vermezsin ...

677
Daha fazla

496 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Kuran-ı Kerim

198 Kullanıcı   50 Soru   87 Yanıt

Namaz

10 Kullanıcı   10 Soru   13 Yanıt

Zemzem

0 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt

Umre

2 Kullanıcı   3 Soru   4 Yanıt

Hafızlık

2 Kullanıcı   1 Soru   0 Yanıt

Zekat

1 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt

Kabe

2 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt

Vacip

1 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt