Bilmek istediğin her şeye ulaş

Japonya

Dünya

Japonya (Japonca: 日本, Nihon ya da Nippon, resmî adı 日本国, Nihon-koku ya da [Bu ses hakkında] Nippon-koku (yardım·bilgi)) Doğu Asya'da bir ada ülkesidir. Büyük Okyanus'ta bulunan Japonya Çin, Kore ve Rusya'nın doğusunda, kuzeyde Ohotsk Denizi'nden güneyde Doğu Çin Denizi'ne kadar uzanır. Japonca adını oluşturan kanji karakterler "güneş" ve "köken" anlamına gelir. Bu nedenle Japonya "Doğan Güneşin Ülkesi" diye de bilinir. Japonya üç binden fazla adadan oluşur. Bu adaların en büyükleri olan Honşu, Hokkaido, Kyuşu ve Şikoku adaları ülkenin %97'sini oluşturur. Adaların çoğu dağlıktır ve bazıları yanardağlardan oluşur. Japonyanın en yüksek dağı olan Fuji Dağı bir yanardağdır. Japonya 128 milyonluk nüfusuyla dünyanın nüfus açısından onuncu büyük ülkesidir. Başkent Tokyo'nun bulunduğu alan çevresinde bulunan şehirlerle birlikte 30 milyonunun üzerindeki nüfusuyla dünyanın en büyük metropoliten alanını oluşturur. Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir. Yazılı tarihte Japonya'nın adı ilk olarak 1. yüzyıldan kalma Çin metinlerinde geçer. Japonya'nın tarihi dış dünyadan etkilendikten sonra çok uzun yıllar boyunca tecrit edilmesiyle şekillenmiştir. Günümüzdeki Japon kültürü dış etkiler ile iç gelişmelerin bir karışımından oluşmaktadır. 1947 yılında anayasanın kabulünden beri Japonya parlamenter monarşi ile yönetilmektedir. Devletin başı Japon imparatoru, hükümetin başı ise başbakandır. Seçimle işbaşına gelen bir parlamentosu vardır. Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya göre Japonya Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyada ikinci sıradadır.Birleşmiş Milletler, G8 ve APEC üyesidir. Savunma bütçesi dünya beşincisidir. Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük altıncı ithalatçısıdır.

Ocak 2015

Faruk Kaya, bir soruya yanıt verdi.

Japonlar ve Çinliler arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir?

İkinci dünya savaşı sırasında Amerikan ordusunun düşmanlarını ayırt edebilmesi için hazırlanan çizgi roman şeklindeki resimli kitapçıkta bir Çinli ve Japonu nasıl ayırt edebileceğiniz öğretiliyor. Kitaba göre Çinlilerin teni donuk bronz renkli, Japonlarınki ise limon sarısına daha yakın olarak tarif ediliyor.
Sizin de bildiğiniz gibi Asyalıların gözleri Avrupalılarınkine göre oldukça çekik.
Anatomik farklılıklara gelince; eğer uzun boylu ve çekik gözlü birisi varsa bilin ki o bir Çinli, Eğer biraz daha kısa boylu ve yapılı ise Japon olduğuna kanaat getirebilirsiniz. Farklılıklar tabiki de bununla sınırlı değil. Ağız ve yüz yapısından ayak yapılarına kadar birçok farklılık var.
Kitap gün ışığına çıktıktan 60 küsür yıl sonra tanımlamalarla ırkçılık yapıldığı gerekçesi ile birçok bölümü sansürlendi ve internetten kaldırıldı.
Kitap tabiki bu konuyu biraz daha bilimsel olarak almış ve kitabın ilk sayfasında da sadece askeri personelin kullanması için hazırlanmıştır şeklinde bir not bulunuyor. 75 sayfa olarak hazırlanmış kitabın küçük bir bölümünü Bir japonu nasıl tanırsınız? Kitapçığının internet sitesinde bulabilirsiniz.
Bunun dışında ayırt etmek istediğiniz kişinin boynuna da bakabilirsiniz. Japonlarınkinde fotoğraf makinası asılı oluyor Japonlar
Ünlülerden örnek vermek gerekirse Jackie Chan tam bir Çinli, Kitano ise bir Japon.
Buarada kendinize çok güveniyorsanız, vaktiniz de bolsa Hepsi aynı görünüyor isimli bu testle (kayıt olduktan sonra) Japonları, Çinlileri ve Korelileri birbirinden ayırma yeteneklerinizi test edebilirsiniz.
Ocak 2015

Artpro, bir soruya yanıt verdi.

Japonlar ve Çinliler arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir?

BİRİNDEN 1,5 MİLYAR VAR DİĞERİNDEN 127 MİLYON
Ocak 2015

Irfan Döngel, bir soruya yanıt verdi.

İzlenmesi gereken Japon film ve dizileri nelerdir?

Neden japon filmi konularımı güzel ... .
Ocak 2015

Samet Aydogdu, bir soruya yanıt verdi.

İzlenmesi gereken Japon film ve dizileri nelerdir?

Walla bak burada full arşiv var, aralarindan seç beğen izle kardeşim
vidipark.com/Anime
Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Japonya'da, eşine az rastlanan, piramit şeklinde mezar bulundu. Yüksekliğinin en az 4,5 metreye yaklaştığı düşünülen piramit her bir ayrıdı 40 m olan kare bir taban üzerine kurulu ve sekiz katmandan oluşuyor. Orta Japonya'da bulunan mezarın, 6. yy sonlarına ait olduğu düşünülüyor. Bu eserin bir eşinin ya da benzerinin Japonya'da olmadığı ve bu haliyle özgün olduğu belirtiliyor. 1967 yılında bu mezardan bazı kalıntılar çıkarılmış, fakat böyle bir yapıya ait olduğu düşünülmemişti.

Archaeologists Report Rare Pyramid-Like Tomb in Japan - Japan Real Time - WSJ

Archaeologists believe that a tomb built in the late sixth century in central Japan may have been shaped like a pyramid that reached at least 4.5 meters in height.
Haziran 2014

Serkan Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

Nükleer enerji, yokedilen hayatlar, hiçe sayılan gelecekler, kuşaklar, utanmaz devlet adamları.... Aynısının başımıza geldiğini hayal edin ve bunları 10 ile hatta 100 ile çarpın ve çıkacak tabloyu hayal edin:youtube.com/watch?v=aaevt_udhni

Fukushima VICE

Nisan 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Aralık 2013

Serkan Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kişilik Bozuklukları Üzerine Bir Derleme -2-

Bir önceki yazımda giriş yaptığım derlemeye geçtiğimiz hafta okuduğum ve oldukça ilginç bilgilerin olduğu toplumların kişilik bozukluğundaki rolü ve bu rahatsızlıklara göre konumunu da kısaca özetleyebilecek Japon kültürünü inceleyen yazıdan bazı alıntıları buraya aktarmak istedim. Konunun ilgimi çekmesinin bir diğer nedeni de Japonların bizim kültürümüze olan yakınlığıdır. Bu noktadan itibaren kitapta önemli gördüğüm noktaları aşağıya alıntılıyorum.

(... )
"Ruth Benedict (1946), Japon çocuk yetiştirme geleneğini, annenin çocuğun çocuksu narsisizmini ve benmerkezciliğini 5-6 yaşına dek ödüllendirdiği ve hoş gördüğü, ileri derecede çocuk merkezli bir yöntem olarak tanımlamıştı. Bu yaşlara gelindiğinde de, anne çocuğu sosyalleştirmek adına davranışını ters çeviriyor ve utanç hissini de çocuğu, çocuksu büyüklenmeci narsisiminin dışavurumunu kontrol etmesi için kullanıyor. "

(... )
"Bu yüzden Japon kültürünün kilit duygulanımı ve kişinin büyüklenmeciliği ve narsisizmini diğer insanlara dolaylı ve gizli hareketlerle ifade etmesi de Japon davranışının kilit davranışı haline gelmiş. Diğer bir deyişle, büyüklenmecilik ve benmerkezcilik doğrudan ve açıkça değil, ancak başka insanlar ve gruplar aracılığı ile ifade edilebiliyor. Gizli ya da Kapalı Narsisistik Kişilik Bozukluğu diyoruz biz buna"

Yazar şimdi, bu paragraftan itibaren, düşünceleri ile Japonların kendi kültürüne ait olan Amae'ye eğiliyor ve kendi çıkarımları ile bunu örtüştürmeye çalışıyor.

(... )
"Doi (1977) tarafından geliştirilen Amae teorisinin özü, Japon bireyinin, kendisini ve duygularını yönetebilecek seviyede bağımsızlık geliştirmesinin beklenmediğidir. Bunun yerine içruhsal dengesini korumak için hayatındaki diğer insanlarla (aile, gruplar, devlet, vs.) olan ilişkilerine dayanmayı sürdürür. Yani, nesne ilişkileri açısından kendi içsel sıkıntısını rahatlatmak için başkalarıyla kuracağı bir kaynaşma peşindedir. "

(... )
"Büyüklenmeci kendiliğin tatmin sağladığı asıl yol, ifade etmek istediklerini görünürde grup değerleri için feda ettiği bu nesne temsilinden geçer. Grup da o zaman, bu fedakarlığı idealleştirerek gerekli olan narsisistik tatmini sağlar. Bu model, birey ve aile, toplum, devlet, vs. arasında olduğu kadar, iki kişi arasındaki etkileşim için de geçerlidir. İlk modele verilebilecek en iyi örneklerden biri de, kendisini devlet (içsel nesne) için feda ederek zafer (idealleştirme) kazanan kamikaze pilotu örneğidir. "

(... )
"Büyüklenmeciliğin ifadesinin kontrolünün asıl metodu utanç olduğundan, Japonlar normal Batılı, sağlıklı, kendinden emin olma durumunu narsisistik, büyüklenemci, kaba, boş, vs. olarak yorumlar. Batılı, narsisistik değil bağımsız bir şekilde kendini ifade ediyordur, ama Japonların narsisistik olarak yorumladığı bağımsız kendilik ifadeleri için bir modelleri yoktur; çünkü bu utançtan duyulan korkmayı tetikler ki Japonlar için bu kabul edilemez bir şeydir. "

(... )
"Bir Batılı ile Japon barda birlikte içki içiyorlarsa ve Batılı olan kişi yorgun hissediyorsa, açıkça ve doğrudan, 'Bu gece bana yetti, eve gitmeye ne dersin?' diye sorardı. Japon için bu kabullenilemez bir ifadedir. Eğer yorgun hisseden ve eve gitmek isteyen kişi Japon olsaydı, şöyle derdi: 'Yorgun musun? Eve gitmek ister misin?'. Bu, karşısındakine (nesneye) asıl yorgun olanın ve eve gitmek isteyenin kendisi olduğunu ifade etme şeklidir. Bunu doğrudan yapamaz. Karşısındaki Batılı'nın da bunu algılaması ve 'Evet yorgunum. Eve gidelim.' diye karşılık vermesi beklenir."

(... )
"Bu seviyede sabitlenmiş gelişimden beklenebileceği gibi, Japon insanları mantıktan ziyade sezgilerine dayanarak hareket ederler ve nesnel olarak neyin doğru ya da yanlış olduğuyla değil, bir ilişki ya da amaca ne iyi gelecekse onunla motive olurlar." :)

(...)
"Çocuksu büyüklenmecilik ve narsisimi, zamanı dışında ödüllendiren ve sonra da ona saldırarak çocuğunun bir zamanlar cesaretlendirdiği her davranışından utanç duymasına sebep olan anne, aslında çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını kötüye kullanıyor demektir. Erkek Japon çocuğun bu onur kırıcı ve acı durumun bir daha tekrar etmesine asla izin vermeyeceği bir konuma geldiğinden şüpheleniyorum. Kendisinin bir kadına duygusal olarak ilgili ve bağlı olmasına bir daha asla izin vermeyecek. Bu bakış açısı sonradan toplumun geneline yaygınlaşır. Erkekler, anneleriyle yaşadıkları kötüye kullanılma ve utanç duygularını yeniden yaşamaktan korktukları için kadınlarla duygusal ilişkilere girmezler ve bu yüzden de, aile ve geleneksel değerleri yaşatan, ama ebeveynler arasında duygusal ilişki olmayan bir toplum düzenlerler."

(...)
"Sırası gelmişken Japon balad şarkılarındaki ana temanın yalnızlık olduğunu da belirtelim. Kadınlar da ihtiyacını duydukları tatmini, kendilerini çocuklarına ve evlerine adamakta bulurlar."


(... )
"Japon toplumu çocukların ebeveynlerini kötüye kullanmalarından çok endişeleniyor. Ebeveynler, Amae psikolojisine göre, kendilerini feda ediyorlar ve çocuklarının suçluluk duyarak ebeveynlerinin isteklerini yerine getirip onların narsisistik kendiliklerini tatmin etmelerini bekliyorlar. Batılılaşma etkisi altındaki çocuklar da ebeveynlerinin davranışının anlamını kabul etmek istemiyor. "

Bunlar yazar James F. Masterson'ın Japon kültüründeki bu toplumsal problem tanımlaması ile ilgili kendi tespitleri ve buraya yazdığımdan çok daha fazlası kitabında mevcut. Ben daha çok bizim toplumumuzda da gözlemlediğim bazı kısımları buraya ekleyerek üzerinde düşünülebilecek bir olguya dikkat çekmek istedim. Bir sonraki yazımda kaldığım yerden devam ederek, Kişilk Bozuklukları ve Toplumsal Düzen üzerine yazmaya devam edeceğim.
Aralık 2013

M..., bir soruya yanıt verdi.

Kendo nedir?

Spor, Savunma , Güvenlik
Kasım 2013

Turan Söylemez  yeni bir  gönderide  bulundu.

Japonları Tanıyın

Japonya ve Japon toplumu çağlar öncesinin eski medeniyetlerinden biri. Bu yazımızda çağımız Japon toplumuna ve kültürüne hızlı bir bakış atacağız.

Japonya.
Birçok Japon evi hem geleneksel hem de modern tarzı yansıtıyor. Evlerde tatami adı verilen geleneksel döşemeler kullanılıyor. Tatamiyi samandan yapılan hasırlar şeklinde düşünebilirsiniz.
Japonya

Tatami döşeli evlerde ayakkabılar dışarıda bırakılıyor. Japonlar bu konuda bizimle benzer. Geleneksel olarak ev içinde ayakkabı kullanılmıyor. Uyurken futon denilen döşekleri kullanıyorlar. Bu döşekler gece kurulup akşam kaldırılabiliyor. Böylece bir oda oturma odası, yatak odası gibi birden fazla oda fonksiyonu görevi görüyor.
Japonya

Duş aldıkları banyolar da geleneksel Japon üslubunda. Bu banyolara ofuro deniliyor. Japon hamamı diyebileceğimiz ofurolar aslında ahşaptan yapılan küvetlerden oluşuyor fakat günümüzde daha çok çelik veya plastik materyallerden üretiliyor.
Japonya

Japonya
Bazı restoran ve evlerde Japon kültürünü taşıyan sofra düzenlerine rastlamak mümkün. Japonlar geleneksel olarak yemeklerini yerde yiyorlar. Yere kurdukları sofranın başındaki yastıklara oturuyorlar ve yemeklerini çubuklarla yiyorlar. Tabii eve gelen misafir için çatal kaşık takımları da var. Eğer Japonya'ya giderseniz unutmayın: Japonya'da yemek alçak bir masa etrafında oturarak yiyilir. Bizim geleneksel kültürümüze ne kadar yakın değil mi? Japonya

Yemek çeşitleri de coğrafi özelliklere göre şekil almış. Yemeklerde genellikle deniz ürünleri, pirinç ve soya fasulyesi kullanılıyor. Özellikle pirinç Japon mutfağı için vazgeçilmez bir unsur. Dışarda en çok tanınan yemekleri olan sushi, Japonlar için de popüler bir yemek ve toplantı-davet gibi organizasyonlarda genellikle ikram ediliyor.
Japonya

Sado adındaki çay şölenleri de başka bir kültür. Hatta bu çay törenleri bir sanat dalı, okullarda öğretiliyor. Genç bir kızın bilmesi gereken önemli bir konu bu ("Kızımız çok iyi sado yapar" : ) Şaka bir yana çay törenlerinde Budizm öğretisinin apaçık tesirleri görülür. Törenin her bir aşaması Budizm'in yaşamın anlamı üzerine bir anlayışı ifade eder. İnsan var oluşunun derinlerine kadar iner. Japonya

Japonya
Japonların geleneksel giysisinin adı kimonoOldukça pahalı olan ve ipekten yapılan kimonoları resmi ve geleneksel törenlerde görmek mümkün. Günlük hayatta da giyenler var elbet ama az sayıda. Kimononun renk ve desenleri kişinin zevkine göre değişiklik gösterebiliyor. Erkekler için ayrı, kadınlar için ayrı, törenler için ayrı ayrı kimonolar mevcut.
Japonya

20 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Hiroşima

1 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt