Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kamu

Devlet

Halk, bir milleti oluşturan çeşitli toplumsal kesimlerden veya meslek gruplarından oluşan insan topluluğuna denir. Halkı milletten ayıran en önemli fark; halk, bir toplumda halen yaşamakta olan çeşitli toplum kesimlerini kapsamaktadır. Millet ise geçmişten geleceğe doğru belirli bir soyu ifade etmektedir. Daha milliyetçi bir ifadedir ve aynı toplumda yaşayan gruplar arasındaki farklılığı öne çıkarmaktadır. Halkın belirgin özelliklerinden biri, millet olma özelliklerine veya bilincine ulaşmamış olmasıdır. Örneğin İstanbul halkı, Sovyet halkı... Bir coğrafyada yaşayanlardan bahsederken o devletin milletinden ziyade, halkından bahsetmenin daha doğru olacağı ve milliyetçi söylemleri daha geri plana itmesi nedeniyle amaca daha uygun olacağı düşünülmektedir. Nitekim bir Amerikan milletinin olmayıp bir Amerikan halkının olması buna örnektir.

Nisan 2016

Gökhan Çancılar  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kamu Sektörü ve Başarısızlığa Hoşgörü – Gökhan'ın İnternet ve Teknoloji Blogu

Kamu kurumlarından zaman zaman hepimiz şikayetçi olmuşuzdur. İşler yavaş yürür, sistem gider, kuyruk vardır, sıra bozulur vs.. Peki bu neden böyle olmak zorunda? Özel sektör firmalarında olabildiği…
Ağustos 2015

Şenol Deniz Ikizer, bir soruya yanıt verdi.

Kamu kurumunda mı yoksa özel sektörde mi çalışmayı tercih edersiniz? Neden?

Ben kişisel olarak özel sektörde çalışıyorum kamuda yapamayacağımı düşünürüm hep.Rahatlık açısından ücret açısından bene daha tercih edilebilir. Tabi patronsan rahatsın.
Ağustos 2015

Taner, bir soruya yanıt verdi.

Kamu kurumunda mı yoksa özel sektörde mi çalışmayı tercih edersiniz? Neden?

Ozel sektor.
Kolelikle baslar ozgurluge kavusursun. Hem kamuda calismak koreltir ozel sektor gelisim icin mecbur kılar
Ocak 2015

Nurcandemir, bir soruya yanıt verdi.

Ocak 2015

Ebru Kurt, bir soruya yanıt verdi.

Kamu işçisi istifa ederse işine tekrar geri dönebilir mi?

İki kereden fazla istifa etmemişse altı ay bekledikten sonra geri dönebilir
Ocak 2015

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Olumlu mu, olumsuz mu?

Herkesin bilgileri satılacak! - Türkiye Haberleri - Radikal

Hürriyet ve MİT ile ilgili haberleri mi aramıştınız? Herkesin bilgileri satılacak! haberi için hemen tıklayın!
Ocak 2015

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Aralık 2014

Suat Köroğlu, bir soruya yanıt verdi.

Kamuya açık alanda sevişmenin cezası nedir?

Sevişme cinsel ilişki boyutuna varmadığı ve aynı zamanda teşhircilik kapsamına girmediği sürece cezası yoktur.
Kasım 2014

Emrullah Öztürk, bir soruya yanıt verdi.

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Belgi Saygı, bir soruya yanıt verdi.

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Güzel yanıtları için beylere teşekkür ederim. Diğer yanıtları baz alarak yazacağım. Olayı kadın-erkek ilişkisi üzerinden değerlendirmek bence hiç doğru bir yaklaşım değildir. Bu da en az sorunun içinde olan ayrımcılıkla ilgilidir. Neden translar kapanmıyor? Onlar önceden erkek olduğu için mi? Onlar seksi olmadığı için mi? Yoksa onların hepsinin yolu nasılsa belli diye mi?
Ayrıca başörtüsü malumunuz olduğu üzere askeriyenin içinde koşullara uygun bağlanıldığında serbestti. Üstelik bütün bunların yasa olarak ne zaman ve kimin tarafından getirildiğini biliyoruz.
Ayrıca dikkat çekmek istediğim hususlar da var.
* Kadınlar eskiden giyim konusunda sıkıntılar yine çekiyorlardı. Üstelik aile baskısı yüzünden kapanmak zorunda olan ve kapanmamak için direnen genç kadınlar mevcuttu. Buradan yola çıkıp kapalı olmayanların kapalı olanları ötekileştirdiği edebiyatı (ciddi anlamda Edebiyat) yapıldı, güzel desteklerle. Bu da bizim özgürlüğümüz diyen kadınlar fırladı sağdan soldan. Eskiden başını açmayı özgürlük olan adlandıranlar. Kavram çatışması yarattılar, hepimizde kandık. Dogmatik yapının içinde nasıl bir özgürlük idi bu?
* Kamu kurumlarında çalışan herkesin özlük hakları vardır. Belki sokaktakini koruyamazsın ama o kurumlarda çalışan herkesi korumak mümkündür. İsteyen istediğini giyebilmeli ama bu kadar zamandır türbansız ya da başörtüsüz diye kimsenin başına bir şey gelmedi. Hele de kamu da...
* Özellikle benim okuduğum yıllarda yaratılan bıkkınlık getiren mevzular da çok güzel ele alındı. Örneğin İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe'nin baskıcı bir yaklaşımla söyletilmesi. Bu zorunluluk, ona sahip çıkılmasını engelledi. Bu düşünce yapısı da çok güzel kullanıldı. (Bkz. Yetmez ama evetçiler)
* Bir başka konu da benim alanımla pek ilintili. Opera ve Tiyatrolar. Kendi içinde çatırdamaları olan bu kurumların da zaafiyetleri çok güzel kullanıldı. Memura performans yasasını reddeden sevgili büyük meslektaşlarım, kendi elleriyle bugünleri görmemizi sağladılar.
Ve bir çok bunun gibi durumlar... Benim herkesin özgürlüğüne olan inancım, başörtüsü kişinin kendi iradesidir, isteniyorsa takılır, diyen insancıl yaklaşımımın bir gün buralara geleceği belliydi. Şimdi ne cevap vereyim, gitti gideeeen, gitti gider. . .
Kasım 2014

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Kamu kelime anlamı olarak sen, ben, bizim oğlan, demektir. Kamunun dini, dili, ırkı, cinsiyeti olmaz. Kamu simgesel olarak bir duruş sergileyebilir, misal osmanlı imparatorluğunda orospuların da başını örtme zorunluluğu gibi yada günümüzde iranda olduğu gibi Zerdüşt yada ezidi kadınların başını örtmesi gibi. Bu duruş kamunun genel olarak dini görüşünü yansıtıyor olsada özünde, adı mahalle baskısıdır. Bu sebeple kamuda başörtüsü islami kafadayım demektir bizim ülkemizde. Aynı kıyafetin siyahı vatikanda dibine kadar katoliğim ben demektir. Bok yedi başı diye bir tabir var ülkemizde. Türkçesi şu her başörtülü kadına ehli islam muamelesi yapmak dangalıktır. Ayrıca kamu erkleri için ben sizden biriyim mesajıdır yedi kat Katolik olsa bile. Kamuda başörtülü insan ayrım ve sınıfçılıktır.
Kasım 2014

Aslan Oz, bir soruya yanıt verdi.

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Yine kadınlara ait konuyu çok adaletli erkekler tartışıyor. Kadınların meselesini kadınlara bırakmak lazım.
Daha fazla

36 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.