Bilmek istediğin her şeye ulaş

Kişisel Yaşam

Kişisel yaşam, bireyin kimliğini oluşturan tercihler bütünüdür. Çağdaş yaşam koşullarının geçerli olduğu Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi bölgelerde sıkça atıfta bulunulan bir kavramdır. İnsanların yaşam standartları psikoterapi ve yaşam koçluğu gibi yöntemlerle iyileştirilebilmektedir.

Ocak 2015

Fat Ma, bir soruya yanıt verdi.

Tanrı mı bizim dünyamızı yarattı, yoksa biz mi onun dünyasını yarattık?

Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıktı diye düşünürken kendisini burda mı bulmuş bunu soran.
Kasım 2014

Ahmet Avcı, bir soruya yanıt verdi.

Dünya'nın çoğu yerinde 18 yaşına gelen biri kendi evine, hayatına başlıyor. Bizde az da olsa bu uygulama olsa da bir çoğumuz halen aileyle birlikte yaşıyoruz. Hangisi kişinin gelişimi açısından daha uygun. Kendi hayatını kurmak mı, aileyle birlikte yaşamak mı?

Zor soru, ilk göründüğü gibi değil cevabı. Kişisel gelişim kitaplarından fırlamış cümlelerle, popüler modern tozpembe cevaplar vermek isterdim, bol beğenili.

Kişisel gelişim için, hayat tecrübesi lazımdır, o da ancak tek başınalıkla sağlanır, 18-20 yaşına gelince ebeveynlerden ayrılıp, ayrı bir hayat kurmak lazımdır, yaklaşımından bahsediyorum.

Bu herkes için geçerli olmayabilir, her topluma uymayabilir, gelir seviyesiyle birçok farklı cevapları olabilir, birçok farklı açılıma kavuşabilir.

Adam 35 yaşında, 10 yıllık evli, bırakın ayrı eve çıkmayı, ayrı bir hane olmuş artık, memleketten çuval çuval destek gelmese ayakta durması mümkün değil, yani ekonomik durumlar...Azınlık mı bu kesim, yoo çoğunlukta bu kesim, bakınız hürriyet gazetesi belediyenin erzak dağıtım kamyonu önündeki kuyruğa...Neyse 10 yıllık evli kardeşimiz de çalışırken kardeşlerini okutmuş evlenmeden önce her ay para göndermiş. Demek ki, sosyal bağlar farklı gelişmiş, hayatta kalma dürtüsüyle birbirine kenetlenmiş aile bireyleri. Maslow hiyerarşisi her yerde, yani önce karın doyacak, barınma sağlanacak, sağlık güvenlik ihtiyacı, sonra yoga plates piyano dersi...

Takıldığım yer aslında bunlar da değil, daha bi bilimsel kıllanma...

Ailesinin yanında yaşayan bir 20 yaşında birey, sabahtan akşama dışarıdaysa, zaman zaman arkadaşlarında kalabiliyorsa, bunun onun kişisel gelişimine ne engeli, ne etkisi var ki, illa aç sokakta mı kalsın, ABD deki gibi en dibe vurup bir süre striptiz kulüplerinde mi çalışsın, mini etekli barmaidlik, daha kötüsünü söylemeyeyim....

Neyse uzatmıyacağım, kıllarım diken diken bu sabah, ailesiyle birlikte sonuna kadar yaşayarak, o huzurlu güvenli sosyal ortamından sonuna kadar yararlanmalı, eş zamanlı olarak kendi sosyal yaşamını kurmalı, ayrı bir eve geçse de, sık sık ailesiyle bir araya gelmeli, evlendiğinde ayrı bir hane olduğunda bayramlarda seyranlarda ailesini ziyaret etmeli, yaşlandıklarında onları huzur evine değil de, kendi evine taşımalı, yeni doğan bir bebek gibi altlarına kaçırmaya başladıklarında, bir zamanlar kıçını yıkayan annesinin güzelce kıçını yıkamalı..kişisel gelişimmiş peh...asosyallikten nesil kafayı bozacak uyuşturucu her yerde, kişisel gelişim... Aylık 10.000 TL destek gelecekse, bilmem ne rezidansında daire kiralayacaksan, kuru temizleme, yemek daireye servisse, geliştir tabi kişiseli. .
Eylül 2014

Ahmet Caner Sönmez, bir soruya yanıt verdi.

Yaşamı anlatan en iyi kelime "ölüm"se, ölümü anlatan en iyi kelime nedir?

Ben de bunu tek kelimeyle anlatamayacağım. Ölüm kelimesini en iyi anlatan kelime öbeği bence:
"Yaşamaya dair farkındalık" tır.

Ölümün ne olduğunu ve kelime olarak anlamını da en iyi şekilde anlarsak bence daha anlamlı ve dolu yaşamaya başlarız. Nefretlerden arınır, iyi olan ve güzel olanın peşinde daha çok koşarız, kendi türümüzün dışındaki canlılara daha nazik davranır, doğayı "öldürmemeye" çalışırız ve bu da güzel bir dünyaya taşıyabilir hepimizi.
Ağustos 2014

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Takip edilesi bir yazarın mutlak okunası bir baş ucu eserine dair röportajı: Kişisel Değil

Ebru Gökçe: Kişisel Değil | Vuslat Erkmen | Milliyet.com.tr

Ebru Gökçe: Kişisel Değil
Ağustos 2014

Ayhan Dinç, bir soruya yanıt verdi.

Dünya'nın çoğu yerinde 18 yaşına gelen biri kendi evine, hayatına başlıyor. Bizde az da olsa bu uygulama olsa da bir çoğumuz halen aileyle birlikte yaşıyoruz. Hangisi kişinin gelişimi açısından daha uygun. Kendi hayatını kurmak mı, aileyle birlikte yaşamak mı?

İçinde yaşadığımız kültürü eleştirmek zordur esasen ... Mantık çerçevemizin büyük kısmı o kültür ile şekillenmiştir... Ama işin neticesine gelirsek, ulusal kalkınma raporları, insani gelişmişlik raporları, medeniyet tanımlamaları tek bir sonucu veriyor ...

Bize yanlış gelse de adamlar doğru yolu bulmuş ... .
Ağustos 2014

Ozlem Tunc, bir soruya yanıt verdi.

Dünya'nın çoğu yerinde 18 yaşına gelen biri kendi evine, hayatına başlıyor. Bizde az da olsa bu uygulama olsa da bir çoğumuz halen aileyle birlikte yaşıyoruz. Hangisi kişinin gelişimi açısından daha uygun. Kendi hayatını kurmak mı, aileyle birlikte yaşamak mı?

18 belki biraz erken ... Zihinsel ve bedensel gelişiminde herhangi bir sorun yoksa her birey mutlaka kendi kazancını elde etmeli ve üniversiteden sonra ailesinin yanına dönmemelidir. Kişisel tecrübe ve hayat tecrübesi açısından gerekli olan budur. Kendi kazancını sağlamayı ve kendi kendini idare edebilmeyi öğrenememiş bireyler hep başkalarına muhtaç ve ezilerek yaşarlar ki bu mutluluğa bir adım bile yaklaşamamak demektir. Eğitimini tamamlamış olmak bahsettiğiniz konu için önemli bir kriterdir.
Ağustos 2014

Burak Akçakanat, bir soruya yanıt verdi.

Dünya'nın çoğu yerinde 18 yaşına gelen biri kendi evine, hayatına başlıyor. Bizde az da olsa bu uygulama olsa da bir çoğumuz halen aileyle birlikte yaşıyoruz. Hangisi kişinin gelişimi açısından daha uygun. Kendi hayatını kurmak mı, aileyle birlikte yaşamak mı?

İkisinden de biraz.
Cevap sosyal iletişim kurma biçimimizde yatıyor.
Dependent-independent ve interdependent dependent yani bağımlı olan bizdeki iç içe kişisel sınırların olmadığı herkesin birbirinin yaşam kararlarına mahremine kadar girdiği ilişki biçimi Independent yani bağımsız olan (bazı batı ülkeleri) veya yukarıdaki örnek gibi ilişkilerin koptuğu insanların yaşamlarındaki gelşşim ve değişim süreçlerinden habersiz en yakınındaki insan dan dahi kilometrelerce uzakta olabildiği yaşam biçimi.
Doğrusu ise interdependent- bağlı ilişki: İnsanların kişisel sınırlarını koruduğu halde yakınları ve diğer insanlarla belirli frekanslarda ve karşılıklı saygıya dayalı oluşturulan bir mahrem derinliğinde temasta olmaları üzerine kurulan ilişki biçimi...
Haziran 2014

Hakan Kubaliç, bir soruya yanıt verdi.

Tanrı mı bizim dünyamızı yarattı, yoksa biz mi onun dünyasını yarattık?

Eğer bir tanrı var ise ve bu dünyayı o yarattıysa acemilik dönemine gelmiş diyebilirim. Çünkü yarattığı dünya öyle kitaplarda anlatıldığı gibi pekte mükemmel bir dünya değil. Gelelim benim tezime bence tanrıyı kendi kafamızda bizler yarattık. Zamanında cevabını veremediğimiz sorulara cevap olarak var oldu tanrı. Bu zamana kadar insanlık tarihi boyunca inanılan binlerce tanrı vardı. Gök gürleyince tanrıları kızdırmış olurduk yada deprem olunca tanrı bizi cezalandırmış oluyordu. Yani onun dünyasını sanki biz yaratmışız gibi geliyor bana... .
Mayıs 2014

Redcat, bir soruya yanıt verdi.

Yaşamı anlatan en iyi kelime "ölüm"se, ölümü anlatan en iyi kelime nedir?

- Sanıyorum yaptığım meslekle de ilgili ''Yaşam'' ı anlatan en iyi kelimenin ''Ölüm'' olduğunu sanmıyorum. 'yaşam' ı anlatan en iyi kelime 'sağlık' tır. Sağlık olmadıktan sonra isterseniz sonsuz yaşınız olsun çekilen ağrılar ve acılarla yaşamanın bi değeri yoktur. Sorunun cevabına gelince; 'Ölüm' ü anlatan en iyi kelime 'kavuşma' dır.
Nisan 2014

Yolalinda, bir soruya yanıt verdi.

Sokaklardaki kameralar suç işleme oranını ne kadar etkiler?

Suç işlemeye kararlı olan her türlü şuçu işler fakat caydırıcı etkisi oluğu da kaçınılmaz.

fakat her yere kameralar konunca 'masum olduğunu kanıtlayana kadar herkes suçludur' mantığıyla yaşamaya başlıyoruz bence. Suçla beraber biraz huzur da toplumdan azalmış oluyor.
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Özgüven, hayatınızı ne kadar kötü etkileyebilir? Bu huy, terkedilmeli midir?

Özgüvenle cahil cesaretini karıştırmamak gerekir. Özgüven kişinin kendine, yetilerine, bilgisine, zekasına, kişiliğine duyduğu güvendir, her sağlıklı insanda yeteri kadar bulunmalıdır, hiçbir zararı olmaz bilakis her türlü iletişimde fazlaca yararı olur. Bunun kişiyi aşması cahil cesaretine, narsisizme, megalomaniye girer, o zaman sağlıksız olur ve zarar verir.
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Ailemle çok fazla kavga ediyorum, bunun için ne yapabilirim? Çok üzerime geldiklerini düşünüyorum?

Ergenlik bunalımıdır. Hepimiz o dönemlerden geçtik, olur olmadık yerde çıngar çıkardık. Bence derslerinize iyi çalışın, başka bir şehirde iyi, saygın bir üniversiteye girin, ailenizin size karşı tavrı değişecektir. Sizi zaten seviyorlardır ama başarınızdan dolayı size olan saygıları da artacaktır. Siz de ailenizden uzak kalacağınız için onları özleyip görüştüğünüzde daha iyi davranacaksınızdır.
Daha fazla

25 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.