Bilmek istediğin her şeye ulaş

Klinik Psikoloji

YÖNLENDİRME Klinik psikoloji

Kasım 2014

Mine, bir soruya yanıt verdi.

Psikoloji öğrencisi birinin sosyal ağlarda aktif olması gerekli mi? Psikolog olacak birinin içe dönük ve asosyal olması mesleğine ne gibi dezavantajlar katar?

İnsanları gözlemlemeniz gerekli, heryerde, evde, sokakta, medyada... Buyuzden sosyal olmasanız da gözünüzün dışarıda olması gerek. Onun dışında karşınızdakine güven verebilmeniz için kendinizi doğru ifade edebilmeniz gerekli. Ve karşınızdakini doğru tanımanız için ilgiyle dinlemeli ve doğru soruları sorabilmelisiniz. Asosyalliğin sebebi 'insanları sevmemek' değil ise, bence bir sorun yok.
içe dönük olmanız da gözlem ve iletişim yeteneğinize engel olmuyorsa yine sorun yok. Belki de içe dönük olmanız danışanlarınızın ruh halini daha iyi içselleştirip onlara daha çok yardım etmenizi bile sağlayabilir.
Ekim 2014

Eskiz, bir soruya yanıt verdi.

Psikoloji öğrencisi birinin sosyal ağlarda aktif olması gerekli mi? Psikolog olacak birinin içe dönük ve asosyal olması mesleğine ne gibi dezavantajlar katar?

Bu "bir ressamın bohem takılması gerekir"düşüncesi kadar zorlama. Mesleklere göre kişinin kendini şekillendirmesinin manası yok. Kaldı ki sosyal ağlarda aktif olunması sosyal birisi olunduğu anlamına gelmemekte:)Herkes dışa dönük olmak zorunda olamayacağına göre, içe dönük olmanında bir sakıncası bulunmamakta. Denildiği gibi bu içe dönüklük kişinin mesleğine ve kendine zarar vermeyecek boyutta ise, dilediği tavrı sergilemekte özgürdür.
Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Fobi nedir?

Gerçekleşmesini istemediğimiz -rüyalarda bile - olaylarla ve konularla yüz yüze gelmektir... Yaşarken aşılabilecek bazı fobilerin üstüne bir destek alarak gitmek lazımdır
Temmuz 2014

Güzin Yiğit, bir soruya yanıt verdi.

Fobi nedir?

Fobi hırsızdır. Bi de kör olmaktır.
Temmuz 2014

Ismail Barış Salman, bir soruya yanıt verdi.

Fobi nedir?

Bir nesne ya da durumla karşılaşıldığında kaygının hızla yükseldiği, bu nesne ya da durumla karşılaşmamak için çeşitli önlemlerin alındığı durumdur. Türlerine ve şiddetine göre kişinin hayatında çeşitli sorunlara sebep olabilir. Örneğin neredeyse bütün insanların köpekbalığı fobisi vardır ancak bu yaşamlarını etkilemez. Fakat agorafobisi olan bir kişi istediği birçok şeyi yapmakta zorlanır.
Nedenler belirsiz gibi görünse de aslında fobik duruma verilen anlam ve bu durum karşısında sergilenen davranışlarla açıklanabilir.
Temmuz 2014

Gökhan Biçer,  yeni bir soru sordu.

Haziran 2014

Ismail Barış Salman, bir soruya yanıt verdi.

Küçük yaşta (yaşı hatırlamıyorum) cinsel istismara uğradığımı düşünüyorum. Kafamda sadece olayı tam anlamıyla ispatlayacak bir sahne yok ama hatırladığım tek şey kalçamla erkek organın ten teması ve hiçbir acı ıslaklık vs hissetmemem. Acaba tam anlamıyla hatırlayamıyor muyum yoksa başıma taciz olayı gelseydi kesinlikle net bir şekilde hatırlar mıydım?

Hafızamız çoğu zaman yanıltıcı olabilir.
Burada cinsel tacizin gerçekleşip gerçekleşmediği net değil.
Gerçekleşmediğini kabul edersek zaten bir sorun yok.
Gerçekleşmiş olabileceği olasılığında ise böyle bir olay yaşamış olmaya sizin vereceğiniz anlam önemlidir.
Eğer bu anlam sizin şimdiki yaşantınız üstünde bozucu etkilere (sürekli huzursuzluk, kabuslar, olayla ilgili istenmeyen düşünceler, duygusal donukluk, isteksizlik, cinsel yakınlaşmalardan kaçınma vb.) sebep oluyorsa bir psikoterapistten yardım almanız uygun olur.
Mayıs 2014

Amber Dalmaz Urfalı, bir soruya yanıt verdi.

Küçük yaşta (yaşı hatırlamıyorum) cinsel istismara uğradığımı düşünüyorum. Kafamda sadece olayı tam anlamıyla ispatlayacak bir sahne yok ama hatırladığım tek şey kalçamla erkek organın ten teması ve hiçbir acı ıslaklık vs hissetmemem. Acaba tam anlamıyla hatırlayamıyor muyum yoksa başıma taciz olayı gelseydi kesinlikle net bir şekilde hatırlar mıydım?

Organizmamız bizi, olumsuz birtakım hislerden korumak adına bazı anılara duyarsızlaştırabilir. Bu açıdan, bir taciz yaşantısı varsa, bunun oluşturduğu travmanın etkileri, kişiden kişiye farklı düzeylerde yaşanabilir.Bazıları anlık görüntüler şeklinde hatırlanabilirken, bazıları için belirli bir yaşantı, bir anı, bir his travmatik bir anıya işaret edebilir. Böyle bir hissiniz varsa bunun muhakkak önemli bir anlamı vardır. Bunu da en iyi, güvenli bir psikoterapi ortamında anlamlandırabilirsiniz.
Mayıs 2014

Cihan Cihan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Plasebo Etkisi Nedir?

Plasebo etkisi‘nin tarihinden plasebolarla ilgili birçok yazı bahsetmez. Ancak, plasebonun etkisi kadar nasıl ortaya çıktığı da oldukça ilginçtir. 1. Dünya Savaşı sırasında eczanelerde ilaç kalmadığında, bazı doktorlaralternatif tedavi teknikleriyle hastaların acısını ve şikayetini azalttıklarını farkederler. Özellikle 1950′lerde klinik araştırmaların yapılmasıyla birlikte plasebo etkisi tıp dünyasında tanınırlık kazanır. Yani plasebo etkisi, klinik geçerliliği olmayan alternatif tedavi uygulamalarının hastanın algısında onu iyileştirdiğine inanmasıyla gerçekleşen fiziksel ve/veya psikolojik iyileşmedir. Bir psikolojik araştırma ile bunu örneklendirelim: Harvard Üniversitesi’nden Ellen Langer, bakım evlerinden bir grup yaşlı insanı toplar ve onları birkaç hafta boyunca onların gençliğinde popüler olan dekor, müzik, kıyafet ve yiyeceklerin bulunduğu bir deneysel bakım evinde ağırlar. 3 hafta sonra hastaların fizyolojik parametrelerine baktığında, grubun önemli bir çoğunluğun cildinin gerginleştiğini, gözlerinin daha iyi gördüğünü, kaslarının güçlendiğini hatta kemik yoğunluğunun arttığını belirler. Ne kadar ilginç değil mi? 70 yaşlarındaki bir grup insanı, onları gençliklerindeki gibi hissettiren bir ortama koyduğunuzda fiziksel olarak gençleşiyorlar. Tabii bu plasebo etkisini ölçen binlerce araştırmadan sadece biri. Bugün piyasaya sürülen ilaçların hepsinin etkililiği plasebo testleriyle ölçülüyor. Yani bir ilacın etkisi deneme araştırmalarında aynı ilacın plasebosundan önemli ölçüde daha etkiliyse ancak piyasaya sürülüyor.
Yine Harvard Üniversitesi’nden Ted Kaptchuk da, ilaç firmalarının yürüttüğü bu tarz klinik deneylerin aslında ‘eksik’ olduğunu öne sürüyor. Ted Kaptchuk bu konuya şu soruyla meydan okuyor: Eğer klinik deneylerde ilaçların plasebolardan daha etkili olduğunu bulmaya çalışıyorsak, plaseboların da etkililik çıtasını yükselmemiz gerekmez mi? Yani klinik deneylerde sadece plasebo vs. ilaç yerine, plasebo vs. plasebo deneyleri yapmamız gerekmez mi? Kendisi Çin’de bir enstitüden Çin Tıbbı üzerine diploma almış biri olarak, Ted Kaptchuk aslında Harvard Üniversitesi’nde ilginç bir kişilik. Yaptığı deneyler de farklı akademik geçmişini yansıtıyor. Örneğin, 2000′lerde yaptığı bir deneyde bağırsaklarından rahatsızlık duyan (irritable bowel syndrome) 262 hastayı 3 gruba ayırıyor: Bir grup hiç tedavi görmüyor, onlara tedavi için beklemede oldukları söyleniyor. Bir diğer grup, uygulayıcının hastaya ilgi göstermediği ve hemen işini yapıp çıktığı bir akupunktur tedavisi grubuna alınıyor. Son grup ise uygulayıcının hastaya çok ilgi gösterdiği, “Bugün nasılsınız? ” “Emin olun bu tedavi size çok iyi gelecek. ” gibi sözlerle hastasını rahatlatan ve hastasına ölçülü bir biçimde fiziksel temasta bulunduğu bir tedavi grubuna alınıyor. Sonuçlar gösteriyor ki, sonuncu grup diğer iki gruptan önemli ölçüde daha çok iyileşme gösteriyor (semptomların azalması, hastanın kendi sağlık durumuyla ilgili yorumları) . Belki bu araştırmanın sonuçları için birçok kişi “E her halde öyle olacak. ” diye tepki verecek. Ancak, özellikle günümüzde sağlık sektörünün özelleştirilmesiyle hızlıca yapılan taramalar, doktorların hastaya birebir ilgisinin azalması gibi durumlar artarken, bu araştırma bir doktor tarafından uygulanan‘sahte bir tedavi’nin bile ilgili bir tavırla verildiğinde etkili olabileceğini gösteren tek araştırma.

Nocebo nedir?
Placebo, nocebo’nun tam tersi etkisi için kullanılan bir terim. Yani hasta eğer bir sorun olmadığı halde, kendisine zararlı bir uygulama yapıldığına inandırılırsa ters tepkiler gösteriyor. Bunu da şöyle bir örnekle açıklayalım: Bir deneyde zehirli sarmaşığa alerjisi olan deneklerin koluna son derece zararsız bir yaprak sürtülüyor ama bunun zehirli sarmaşık olduğu söyleniyor. Bu deneydeki herkes yaprağın sürtüldüğü yerde kızarıklık ve kaşıntı tepkisi veriyorlar. Latince’de Placebo “Memnun edeceğim. ” (I shall please.) Nocebo ise, “Zarar vereceğim. ” (I shall harm.) demek.
Plasebo ve nosebo deneyleri bize gösteriyor ki, hastanın algısı ve inancı aslında hastanın iyileşmesinde veya kendini kötü hissetmesinde en büyük etken. Ancak Ted Kaptchuk şunu da ekliyor: “Plasebolar hastayı fizyolojik olarak tamamen iyileştirmiyorlar. Ancak plaseboların, hastanın benlik algısında ve iyileşme sürecinde pozitif bir etkisi olduğu açık. ”
Herkese plasebo tadında günler dilerim.
Mayıs 2014

Cihan Cihan, bir soruya yanıt verdi.

Küçük yaşta (yaşı hatırlamıyorum) cinsel istismara uğradığımı düşünüyorum. Kafamda sadece olayı tam anlamıyla ispatlayacak bir sahne yok ama hatırladığım tek şey kalçamla erkek organın ten teması ve hiçbir acı ıslaklık vs hissetmemem. Acaba tam anlamıyla hatırlayamıyor muyum yoksa başıma taciz olayı gelseydi kesinlikle net bir şekilde hatırlar mıydım?

Cinsel taciz, cinsel ilişki ve/veya cinsellikle ilgili çeşitli imalarda bulunmak, çeşitli şekillerde cinsel amaçlı fiziksel temas sağlamak, cinsel amaçla bedenin çeşitli bölgelerine ve/veya cinsel bölgelere dokunmak ve cinsel ilişkiye girmeye teşebbüs etmek gibi farklı biçimlerde görülür. Ergenlerde ve özellikle de çocuklarda cinsellik ile ilgili zihinsel ve fiziksel/hormonal alt yapı henüz oluşmamış olduğu için bir erişkin tarafından yapılan her türlü cinsel yaklaşım bir ruhsal ve bedensel ihlaldir ve mutlaka şiddetli bir psikolojik travma yaratır. Bu etki hemen ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen günlerde ya da yıllarda da kendini gösterebilir. Çocuk kendisine yapılanı başlangıçta bir oyunun parçası gibi algılamış olsa dahi yaşı ilerledikçe maruz kaldığı durumun psikolojik ve fiziksel bir sınır ihlali olduğunu hisseder ve farkına varır. Bu farkına varma hali sonradan oluşan bir travma yaratır. Diğer bir deyişle, yaşanmış anormal bir olay kişiyi sonradan travmatize etmiş olur. Birde şöyle bir durumda söz konusu olabilir insanlar küçük yaşta bazen kendi becerilerinin kat ve kat üstünde olan güçlü bir hayal gücüne sahiptir onun için eğer siz cinsel istismara uğradığınızı düşünmüyorsanız o zaman küçük yaşlarda, sizin şimdi tasvir ettiğiniz sahneyi , görmüş olabilirsiniz ve kendinizi cinsel istismara uğrayan kişinin yerine koyarak empatik duygulardan yola çıkmış olabilirsiniz buda sizin bilinç altınızda yıllar sonra siz yaşamışsınız gibi hissettire bilir? Tabi ki bunların hepsi birer ihtimal ama size tavsiyem bu gibi durumların tedavisi şöyle olur : Cinsel tacize maruz kalan kişilerin yaşadıkları travmatik etki ve bunun sonucunda gelişen psikolojik sorunlar psikolojik travma modeline dayalı psikoterapi yöntemleri ile ortadan kaldırılabilmektedir. Cinsel taciz mağdurlarının, yaşadıkları psikolojik problemlerden kurtulabilmeleri için mutlaka profesyonel yardım almaları gerekir. Yaşanan cinsel taciz ile ilgili travma çalışması yapılmalıdır. Tacize maruz kalan kişilerle çalışma konusunda uzman ve deneyim sahibi olmak bu kişilerin sorunlarını anlama, müdahale etme ve çözme anlamında elzemdir. Bu vasıflara sahip bir uzman yönetiminde yapılacak psikoterapi çalışması ile travmatik etki ve sonucunda oluşan psikolojik problemler kademe kademe azaltılır ve ortadan kaldırılır. EMDR yöntemi, yapılacak psikoterapinin içinde uygun bir şekilde kullanıldığında oldukça hızlı ve etkin sonuçlara ulaşılmaktadır. Tacize uğrama yaşı, yaşanan travmatik etkinin seviyesi, cinsel tacize maruz kalma sayısı, tacizin kimin tarafından yapıldığı ve taciz sonucunda oluşan psikolojik problemlerin ne kadar süredir devam ediyor olduğu gibi kriterler psikoterapi çalışmasının ne kadar süreceğini belirler... Umarım yardımcı olabilecek kişilerle karşılaşırsınız...

12 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.