Bilmek istediğin her şeye ulaş

Köşe Yazarları

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Şubat 2019

Cihan Cihan  yeni bir  gönderide  bulundu.

21. YÜZYIL İNSAN DEĞERLERİ VE SANAL ALEM


Hepimizin bildiği gibi yakın bir geçmişten günümüze teknoloji ciddi bir ilerleme katekmekte ve bu da ister istemez insan hayatına etki etmektedir . Teknolojik gelişimler insan oğlunun hayatını kolaylaştırdığı gibi bir çok insani ve sosyal duyglarını da manipüle etmektedir ve gittikçe aslında robotlaşan zihinler , üretmeyen askine tüketen zihinler haline geliyoruz . Yakın geçmiş diyorum çünkü bundan 10 yıl öncesini düşünün , 2008 -2009 yılları, evet yine teknoli ve hayat iç içeydi ama sadece belirli alanlarda kolaylıklar sağlayan daha çok fiziki anlamda işimize yarayacak ürünler ortaya koymaktaydı , şimdi ise insanı bir nevi insan ve sosyal varlık yapan iletişim becerisi üzerinden bir ilerleme katetmekte. Bu güzel bir şey mi ? Güzel ve doğru kulanılırsa oldukça yararlı olabilir. Ama ne yazık ki özelikle bizim insanımız dünyaya oranla teknolojiyi doğru kulanmada oldukça geri bir durumda ve gün geçtikçe dahada derinleşen bir bataklığa doğru ilerliyoruz. İnsanın sosyal bir varlık olarak nitelendirilmesi aslında insanların varoluşlarından itibaren, birlikte yaşam alanlarını oluşturdukları zamana ve günümüze kadar gelen birlikte yaşam duygusunu ifade etmektedir. 21. Yy da ise insanımız eski sosyal becerilerini sanal aleme taşıma telaşına girmiş oldu ve gün geçtikçe aslında hepimiz daha yalnız daha karamsar ve gerçeklikten soyutlanmış hayatlarla var olma mücadelesi verir olduk. Artık insanlar kendilerine ait olmayan hayatlar , imajlar, roller, duygular, beceriler ve en önemlisi kişilikler oluşturmaya ve yaşatmaya başladı sonuçları öyle bir can alıcı noktaya ulaştı ki yarattığımız bu sanal yalana bizde inanır olduk , kendi yaratığımız gerçek olmayan olgulara bağlandık ve kara bir ağ gibi bütün benliğimizi sarmaya başladı . Peki teknoloji yi yanlış kullanmak ve organlaştırmak bizim sadece sosyal hayatımızı mı etkiledi ? Hayır aynı zamanda ruh sağlığımızı da ele geçirdi bu da başka bir boyutu tabi . Ruh sağlığı demek ; insanın ruhsal ve sinirsel yönden sağlıklı olası durumudur , tabi bu kabaca sığ bir tanım ruh sağlığı oldukça geniş boyutlarda düşüne bilirsiniz. Ruh sağlığımızı nasıl bile bile tehlikeye attık peki ? Bunun en büyük nedeni var olamayan benlikler yaratmakla başladık . Örneğin ; Ali , oldukça temiz ve olması gereken bir hayat yaşamakta her gün yapması gereken monoton görevlerden başka arkadaşlarıyla etkinlikler ve planlar yapan birisi ve her gece yastığına başını koyduğunda o muazzam mutluluğun verdiği enerjiyle bambaşka hayaller ve güzel düşünceler yaşamakta . Ve bir gün sanal alem denilen gerçek olmayan bir dünyayla tanıştı , aslında o an yine kendisi olabilirdi ve yine sağlıklı iletişim kurabilirdi hatta bu onun için bir fırsat bile olabilirdi ama ali tüm bunların yerine yakın ve uzak çevresinin yaptığı ve aslında var olmayan ; etkinlikleri , paylaştığı fotoğrafları, söylediği sözleri , aldığı eğitimi , ilişki durumunu vs sanal alemde görünce içsel bir güdülenmeyle ciddi anlamda etkilenmeye ve model almaya başladı . Öyle bir duruma geldiki ali her gün farklı bir kimliğe bürünme gereği duydu ve ali belli bir süre sonra gerçek hayattan kopmaya sanal alemdeki ali olmaya başladı . Ali tüm bunları yaşarken bir gün gerçek hayattaki bir çok sorumluluğu yerine getiremediğini fark eder ve içsel bir çöküntüyle birlikte zaten varolan kaygıyla depresif bir duruma düştü . Her akşam uyuduğunda yarın ; bunları yapacam , bunu böyle yapacam ben ne yapmışım böyle, şunu sil , şunu ekle , bunu sil derken ali aslında kendi kendine yaptığı bir dünyayı yıkmaya başlar ve her bir yıkımda kendisi daha da derin içsel birer travma almakta . Ve artık ali her gece başını yastığa koyduğunda yarının nasıl olacağını ömrünün nasıl geçip gittiğini nasıl bir gelecek kuracağının kabusunu yaşamaktadır . Belli bir zaman sonra artık alinin bir tarafı yarattığı dünyayı yıkmaya ve gerçek hayatla buluşmaya çalışırken diğer , çoğunlukta , olan tarafı ise bahaneler üretip , bir şekilde mantığa bürüme yollarını deneyip aliyi tekrar edindiği olumsuz alışkanlıklarına geri döndürmeye çalışır . Her iki durum arasında mücadele veren ali artık haberi bile olmadan bir çok ruhsal sıkıntılar içine girmiştir . Bu örnekte sadece hayatımızı sanal aleme nasıl kaptırdığımızın sadece minik bir tarafını vermek istedim bu buz dağının sadece görünen kısmı . Bu örneği sizde kendinize uyarlayın ve kendinizi bir ali olarak düşünüp neleri nerde nasıl yaptığınızı kendiniz göreblirsiniz ve eminim ki bir çoğumuz bunların yanında daha nice olumsuz yanları ve değerli kayıpları sayacaktır . Tüm gerçeklerinizle yüzleştikten sonra neleri nerde yanlış yaptığınızı lütfen not alın ve sosyal medyadaki sanal aleminizi gözden geçirin. Her gün tanımadığınız ve gülüp geçtiğiniz uygunsuz yorumlarda ve ön yargılarda bulunduğunuz insanlarla empati kurun sevgi bağınızı güçlendirin var olduğunuz gibi görünün var olmayan gerçeklikler yaratıp hayatınıza hayali benlikler kazandırmayın ve en önemlisi nasıl daha yararlı ve amaca yönelik bir kulanım sağlayacağınızı araştırın . İnsan değerlerin sadece bütün evrenle var olacağını sakın unutmayın , kendinize ne kadar saygı duyulmasını istiyorsanız bütün insanlık içinde isteyin ve bütün doğa içinde tabi , uyanıp bambaşka ufuklara yelken açın . Bu hayatı yapay mutluluklarla geçirmeyin acısıyla tatlısıyla gerçekleriyle yaşayın o zaman daha rahat bir uyku ve daha dinamik bir uyanıklık hali yaşarsınız. Ve sakın hayal etmekten de korkmayın hayal edinki gelecek için bir şeyler üretesiniz ve insani değerleinizin farkına varasınız . ‘Sen varsan ben varım sen yoksan benim anlamım yok ‘düşüncesiyle yaklaşın tüm canlılara .
Ağustos 2017

Seda Kahraman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kimlik

Nefes alıp verdiğimiz, yaşamımızı sürdürdüğümüz bu hayatta kaç kere öldük? Her ölüm anından sonra yeni bir hayat başladı bizler için. Yeni hayat kavramına kalp kırıklıklarıyla, güvensizlikle, nefret ve kin ile başladık . İnsanlara olan nefretimiz her geçen gün arttı. Güvenmek istedik ama olmadı. Güvenebileceğimiz tek kişinin aynadaki yansımamız olduğuna inanmak zorunluluğunu hissettik damarlarımızda. Beynimizde bin türlü düşünce; geçmiş acılar, travmalar… Yenilenen inançlar, arkadaşlar biraz da döngü içinde yaşamayı öğrendik. Kim anlayabilir ki yaşantımızı, kafamızın içindeki düşünceleri? Sevgi nedir? Gerçek olma durumunu silmek için elimizden gelenin fazlasını yaptık. Zor olanı istedik. Kötü olmayı tercih ettik. Baktık, kavradık, oynadık ve taklit ettik. Tıpkı çocuklar gibi inandık; inanmak istedik. Kendi benliğimizden koptuk , biz kimiz?
Ocak 2016

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın mahalle ağzıyla katıldığı programları ve yazdığı yazıları nasıl buluyorsunuz?

Bakımsızlıktan nasır tutmuş düşünceleriyle toplumu kutuplaştırıp provake eden ve topluma faydasından çok zararı dokunan sözde bir insan olarak görüyorum kendisini.
Sözde çok yönlü kişiliklerini 10 üzerinden değerlendirmem istense, kendisine 1 vererek topluma kazandırmaya çalışırdım.
Olmadı, kendine gelmiyor aynı kafada devam ediyorsa da hafta içi olmak üzere 01:00 ila 06:00 saatleri dışında televizyon yasağı koyar, bu durum ihlal edildikçe de toplum faydasına çim biçmek, sokakları temizlemek gibi görevlerle düşünmeye sevk ederdim kendisini.

Köşe Yazarları
Ocak 2016

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın mahalle ağzıyla katıldığı programları ve yazdığı yazıları nasıl buluyorsunuz?

Bulmuyorum, bulamıyorum.

Aslında kabahat onda değil, onu ekrana çıkaranlarda. Böyle bir kişinin, milyonlarca kişinin huzuruna çıkmaması lazım. Söz kesebilirsiniz ama bunun da yakışan bir hali vardır. Konuşturmuyor karşısındakini.

Bilemiyorum, Gülen cemaatine mi yakındı yoksa, 17 ve 25 Aralık operasyonlarından sonra siyasi tartışmalardan çok futbol tartışmalarında boy gösterir oldu.
Ocak 2016

Doğan Ataman, bir soruya yanıt verdi.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın mahalle ağzıyla katıldığı programları ve yazdığı yazıları nasıl buluyorsunuz?

Günü geldiğinde kaçacak birinden bahsetmek anlamsızdır. Yazmaya değmez.
Bence
Ocak 2016

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın mahalle ağzıyla katıldığı programları ve yazdığı yazıları nasıl buluyorsunuz?

Her devrin adamı. Asla işsiz kalmayacak. Her zaman bir yerlerde karşımıza çıkacak. Köşeleri olmayan sistemin her zaman kullanabileceği, Türkiye ve dünya da bolca bulunan bir çeşit insan işte. Programlarına, denk geldiğinde kısa süreliğine baktığım oluyor belki bir adımda olsa gelişme kaydetmiştir diye, yazılarını ise hiç okumuyorum, bana hitap edecek kaleme ve kelimelere sahip olmadığı için.

Tabi hakkını yemeyeyim çok içtiğini, sarhoş olduğunu duydum doğrumu bilmem ama öyle ise bir gün içerek n'olcek la bu Memleketin hali geyiği yapmak isterim.

Zaman kaybetmeyi severim :)
Ocak 2016

Siran Camgöz, bir soruya yanıt verdi.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın mahalle ağzıyla katıldığı programları ve yazdığı yazıları nasıl buluyorsunuz?

Tartışma programlarına katılıyor; ancak tartışma adabını bilmiyor. Bağırarar ve karşısındakini bastırma çabaları da bir yerden sonra komik ve eğrelti duruyor. Bilgi ve birikim desen yok sadece paralı asker gibi. Belli bir öğrendiği metinden ezbere konuşuyor gibi.
Ağustos 2015

Burak Aydol, bir soruya yanıt verdi.

YILMAZ ÖZDİL hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bazı yazı ve tespitlerini beğenmeme rağmen aşırı milliyetçi ve hatta bazen faşizan düşünceleri olduğunu düşünüyorum.
Mayıs 2015

Halil Ipci, bir soruya yanıt verdi.

YILMAZ ÖZDİL hakkında ne düşünüyorsunuz?

Zeki biri süphesiz, amma "bizden" degil.
"Bidonunu" doldurmus katiksiz devsirmedir.
Mayıs 2015

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

YILMAZ ÖZDİL hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben beğeniyorum. Bence zeki ve oldukça eleştirel. Sivri bir dil ve akıcı bir tarz sahibi.
Aralık 2014

Tuba Çeker  yeni bir  gönderide  bulundu.

midyatweb.com köşe yazarlığı

sevgili okurlarım yerel gazetemiz midyatweb.com da yemek tarifleri, kişisel gelişim, spor ve 10 kasomla ilgili yazılarımı ve blog sayfam tubaceker.wordpress.com olup takiplerinizi ve yorumlarını bekliyorum. Sevgiyle kalın :)
Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Posta gazetesinde Haydar Dümen'in köşesinin arşivini nereden bulabilirim?

Haydar Dümen Posta Gazetesinde yazmaktadır ... İlgili linki yazarın yazısının sonuna doğru arşiv bölümünden bulabilirsiniz
Eylül 2014

Uğur Çakmak, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de basına ne kadar güveniyorsunuz?

Türkiye'ye güvenmiyorumki basınına güveneyim. Memleketimi ve insanlarını çok seviyorum ama güvenmek başka birşey
Daha fazla

32 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Yılmaz Özdil

2 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt