Bilmek istediğin her şeye ulaş

Köy

Köy, toplumsal, ekonomik, coğrafi ve nüfüs özellikleri ile şehirden ayrılan düşük nüfus yoğunluğuna sahip kırsal yerleşim birimleridir. Ekonomik olarak genelde tarıma dayalı ve iş bölümünün gelişmediği yerleşimlerdir. Köy yerleşimleri en fazla 2 bin-3 bin nüfuslu, coğrafi olarak kırsal bölgelerde kurulmuş yerler olarak tanımlanmaktadır. Köyü tanımlarken sosyal yaşam da belirleyicidir. Şehirlere göre geniş aile tipinin yaygın olduğu, komşuluk ilişkilerinin, geleneksel dayanışma ve yaşam biçimlerinin sürdüğü sosyal yapılardır.

Şubat 2016

Süleyman Gönülkırmaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Biz KÖY çocuğuyuz…

Kışın yağmurlu bir günde doğduğumu söylediler.

Yağmuru çok sevmem belki bundandır.

Köyün tüm meyve ağaçlarını tanırız biz.

Meyveler hem yiyeceğimiz hem oyuncağımız oldu.

Dallardan sarkar, incirden arabalar yapardık.

Derelerde balık tutmak bizim için en güzel oyundu.

Oyunun son bulması yorulmak değildi, akşam ezanıydı.

İnekleri, atları tek tek bilirdik kime ait olduklarına kadar.

İyi otlamış ineklerle zafer kazanmış gibi köye dönerdik.

Oynadığımız bir uzun çelliğin sonucu bazen günlerce konuşulurdu.

Bir kravat sabah birimizde, öğleden sonra başkasında olabilirdi.

Bizi en çok utandıran şey, suçumuzun öğretmenlerimize söylenmesiydi.

Öğretmenler bizim idollerimizdi, hala onları çok sever ve sayarız.

Köyden bir çocuğun bir üniversite kazanması tüm köyün sevinci olurdu.

Köyün anaları bizi severler, her yerde korur ve kollardı.

Hala yağmurda ıslanmış toprak kokusunu severiz.

Yeni biçilmiş yonca kokusunu hemen alırız.

Yuvasından düşmüş bir kuşu yuvasına koyarız.

Çantasını taşıyamayan zayıf çocuğun çantasını taşırız.

Köyümüzün adı bir günde mahalle yapılsa da

Biz KÖY çocuğuyuz…

Süleyman Gönülkırmaz
besthaber.com.tr/2016/02/12/biz-koy-cocu...
Aralık 2014

Hakan,  yeni bir soru sordu.

Kasım 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Avusturya'dan çok ilginç bir köy ismi

Böyle bir köy gerçekten var. Hatta bir gün muhtarıyla ropörtaj yapıldı ve adama kasabanın isminin tarihi soruldu tabii ki. Adam "savaş zamanı İngilizler koymuşlar ama manasını bilmiyorum dedi ☺

Defalarca da içinden geçtim, hiç öyle ismi gibi bir şey yok köyde, gayet muhafazakar bir şekilde yaşıyorlar.
Sazlburg - Yukarı Avusturya arasındadır.

Bir de rekorları var. Avusturyada en çok çalınan yer ismi tabelası bu köye ait ☺

10203

inanamayan buraya da bakar:de.wikipedia.org/wiki/fucking
Ağustos 2014

Fatih Metin  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kuzine... Köy... Ekmek... Nostalji..

Köyümüzden, ata evimizden... Hatırlayanınız vardır illaki... Kestaneler ve çay demliği üzerinde, ekmek içinde. Üzerine atılmış portakal kabuğunun içeriye yayılan mis gibi kokusu... İçinden çıkarılıp mis gibi tereyağına kavuşmayı bekleyen köy ekmeği...


6955

6955
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şubat 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şehirlerimizdeki yeşil alanlar tükendi ve çekirge sürüsü köylere yöneldi...

Ve köylerde kıyamet kopmaya başladı

4721


Köylere en son ve belki de en büyük darbeyi yeni kabul edilen Büyükşehir Yasası vurdu ve vurmaya devam ediyor.

Büyükşehirlerdeki 16 bin köyün tüzel kişiliği tek bir cümleyle yok edildi.

Türkiye’de ne kadar “köylü” varsa, yasa gereği bir kalemde “kentli” yapıldı. 2012’de halkın yüzde 77.3’ü il ve ilçe merkezlerinde oturuyordu. Yasa ile 14 ilin de büyükşehir belediyesi statüsüne geçmesi ile toplam 30 ilde, belde ve köylerin ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmasıyla kentli oranı yüzde 91.3’e yükseliverdi. Memlekette köylü kalmadı.

Anılan yasanın ideolojik kökenini yazmakta olduğum yazılarla dile getirmeye çalışıyor ve “Neden köyler bitirilmek isteniyor? Köylülüğü bitirme salt Türkiye'ye özgü değil. Dünyada da, küçük ve orta ölçekli tarım işletmeleriyle yapılan ile aile çiftçiliği, bir başka deyişle köylü çiftçiliği endüstriyel dev ölçekli işletmeler ikame edilerek bitirilmek isteniyor. Bu şekilde köylerin boşaltılmasıyla kentlere gelecek, ancak iş ve aş bulamayacak yoksul köylülerin denetimi daha kolay olacak” diyordum.

BÜYÜKŞEHİR YASASI İLE NELER OLMAKTA?

Büyükşehir Yasası’nın getirmekte olduğu olumsuzlukları sıralayalım:

Köylerin, meraların, sulak alanların ve tarlaların iskâna açılması mümkün hale getiriliyor.
Orman köylerinin kentsel ranta açılması kolaylaşıyor, yabancılara toprak satışının önü açılacak.
Köyler; personelini, taşınır ve taşınmazlarını ilçe belediyesine 1 ay içinde bildirecek.
Köylerde, tarım/köylü işletmeleri dahil her türlü esnaf işletmeleri ruhsat alacaklar.
Köylerde emlak vergisi, Belediye vergileri, harç ve katılım payları 5 yıl sonra alınmaya başlanacak.
Belediye hizmetlerine ulaşmak daha da zorlaşacak ve hizmetler pahalılaşacak.
Yasa ile köylü kendi yaşam alanı üzerindeki tüm yönetim haklarını kaybetmiştir.
Köy alanlarının rantı belediyelere aktarılmaktadır.
Köylüler ücretsiz eriştiği altyapı hizmetleri için bedel ödemek zorunda bırakılmakta.
Yasa ile küçük ve orta ölçekli işletmelere sahip köylüler daha da yoksullaşacak ve yok olmak üzere üretim dışına itilecek.

VE KIYAMET KOPMAYA BAŞLADI

Büyükşehir Yasası’nın getirmekte olduğu olumsuzlukların ipuçlarını yukarıda sıralamaya çalıştım. Anılan olumsuzluklar 30 Mart 1014 Yerel Seçimlerinden sonra hızlanacak. Ancak kıyamet şimdiden kopmaya başlattı bile. İlçelerde Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri tarafından köy muhtarlıklarına iletilmek üzere hazırlanan yazılarla, yerleşim alanlarına yakın bölgelerde hayvancılık yapılmasının “umumi hıfzıssıhha kararı” gereğince yasaklandığı bildirildi. Buna göre ilçe merkezi, belde ve köylerdeki ahır, ağıl ve kümeslerin ivedi olarak ortadan kaldırılacak.

Şimdi soruyu yeniden soralım; Aile çiftçiliği yapan , az sayıda ineği, koyunu, keçisi ve tavuğu olan ve geçimini bunlarla sağlayan köylüler ne yapacak? Yerleşim alanı dışına itilen bütün köylülerin köy dışında arazilerimi var? Bunları perişan etmek ne kadar doğru ve ahlaki?

Yazımı, geçtimiz 2013 yılı Ocak’ında Seferihsar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Geleceğin Köyleri Hareketi Bildirgesi”ni yineleyerek sonlandırmak istiyorum:
“Yeryüzünün ilk köyünün kurulduğu bir coğrafyada binlerce köyün üzerini tek bir cümleyle çizmek mümkün mü? Değil elbette.

Köy, köktür ve tohumdur. Köy, hem geçmişimiz hem geleceğimizdir. Tüketen insanın savaşların içine sürüklendiği bir çağda, köyler sakince üreten geçmişle geleceğin harmanlandığı yerler olmalıdır.

Şehirde veya köyde, nerede yaşarsak yaşayalım sağlıklı bir doğal çevre ve kırsal alana ihtiyacımız var. Köy olmazsa şehirde ne yiyebiliriz? Fabrikasyon sebze ve meyveleri mi, yoksa büyük şirketlerin GDO’lu ürünleri mi? ”

Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI


kaynak: haberlink.com/haber.php? query=91152#. uwn... .
Mart 2013

Nazende , bir soruya yanıt verdi.

Kalabalık şehirlerde gökyüzüne bakıldığında yıldızların köylere nazaran daha az göründüğünü farkettiniz mi? Bunun nedeni nedir?

Şehirlerde ışık ve hava kirliliği fazladır. Bu nedenle şehirlerde yıldızlar fazla görünmez.
Ekim 2012

Boraq, bir soruya yanıt verdi.

Suriye sınırındaki en tehlikeli köyler hangileridir?

Suriye sınırına sıfır noktada bulunan Hatay'ın Yayladağı ilçesine bağlı Güveççi, Görentaş, Uluyol, Aşağı Pulluyazı, Yukarı Pulluyazı ve Beysün köylerindeki vatandaşlar çatışmalara tanık olduklarını dile getirmişler. Köylerin çevresindeki ormanlık alanlar tahrip edilmiş durumda ve köylere ateş açıldığıda söylemler arasında.

1 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.