Bilmek istediğin her şeye ulaş

Küresel Isınma

Dünya

Küresel ısınma, başlıcası atmosfere salınan gazların neden olduğu düşünülen sera etkisi'nin sonucunda, dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa verilen isimdir. İklim sistemi içsel ve insani etkiler, Güneş'in periodik aktiviteleri ve sera gazları, vb. nedenlerden etkilenmektedir. Günümüzde iklimbilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hemfikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.

Aralık 2016

Can Berk Göçer, bir soruya yanıt verdi.

Suyun özkütlesi 1g/cm3, buzunki 0.9g/cm3 olduğuna göre buzun hacmi sudan fazladır, o halde neden buzullar eridiğinde kıyı kesimler su altında kalır?

Bu denklem saf suda ve saf buzda işe yarar fakat deniz suyu tuzlu buzullar ise saf sudur yani daha fazla kaldırma kuvveti uygular ve buzun batan hacmi azalır dolayısıyla bu durumu sağlamaz çünkü deniz suyu tuzludur
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Suyun özkütlesi 1g/cm3, buzunki 0.9g/cm3 olduğuna göre buzun hacmi sudan fazladır, o halde neden buzullar eridiğinde kıyı kesimler su altında kalır?

Belli bir yerde birikmiş olan 'kütle' başka yerlere doğru dağılacak. Buz, suyun katı fazıdır. Katılarda moleküller sıkı şekilde paketlenmişlerdir. Sıvı faza geçince bu paket çözülecek, dağılacak.
Şubat 2015

Artpro, bir soruya yanıt verdi.

İklim değişikliği ya da küresel ısınma konusunda insanların duyarlılığı sizce artıyor mu?

Buzulların çekilmesi ile oluşan yeni topraklar Çin-Rusya ve ABD gibi güçleri karşı karşıya getirip yeni savaş sebepleri oluşturuyor. İnsan oğlunun aç gözlülüğü bitmek tükenmek bilmeyen bir ölçüde. Bu güne kadar sonumuzu hazırlayan açgözlülüğümüz bizi çözüm aramaktan çok uzaklara götürüyor.
Şubat 2015

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

İklim değişikliği ya da küresel ısınma konusunda insanların duyarlılığı sizce artıyor mu?

Artıyor fakat bu bilincin artış hızı yeterli olmadığından hükumet kararlarının da doğrultusunda üreticiler insan sağlığına zararlı olmayan ürünleriyle, çevre politikalarıyla ve kullanılan ürünlerin geri dönüşümlü olması gibi kararlar almaya özen gösteriyor...

Bu gibi maliyetli kararlar alınmasının temel nedeni ise 1950'lerde gelişmeye başlayan sanayi ve endüstriyel tarım yöntemlerinin dünyayı getirdiği bugünkü durumun bir önlem alınmadan devam etmesi halinde 2100 yılında dünyayı yaşanamayacak bir duruma sokacak olması.
Aşağıdaki tablo 1 ve tablo 2'de bu durum net bir şekilde görülebilir.
tablo1
Küresel Isınma
tablo2
Küresel Isınma

Tablo 3'de dünyanın bugünkü bu haline katkısı olan ülkeleri ve katkıdaki paylarını görebilirsiniz. Küresel Isınma

Dünyanın bugünkü bu vahim duruma gelmesinin nedenlerini ve bu durumu düzeltmenin yöntemlerini araştıran 130 farklı ülkeden seçilmiş toplamda 300'ün üstünde bilim insanının raporları doğrultusunda gerçekleştirilen İklim Değişikliği 2014 kararları hükumetleri artık kaçamayacakları köşeye sıkıştırmış ve bu önlemleri almaya mecbur koşmuştur. Küresel Isınma

Bu raporlar sonucu; dünyanın kirletilmesinde ki en büyük katkıyı sağlayan Çin ve ABD Kyoto sözleşmesini imzalamak zorunda kalmıştır.
Küresel Isınma

Küresel Isınma

Aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere; 2015 yılında dünya genelinde 15 Milyon insanın kanserden öleceği öngörülüyor.

Küresel Isınma

Aşağıdaki tabloda da net bir şekilde görüleceği üzere dünyayı kirleten temel şey parfümler ve benzerleri değildir. Fakat hem dünyayı hemde kendimizi iyileştirmek için en büyük katkıyı sağlamak istiyorsak. Bir an önce bilinçlenip geri dönüşümlü ürünlerle birlikte organik olmayan hiç bir şeyi satın almamak olmalı.
Bu davranışlarımız kimyasal tarım başta olmak üzere sanayide de, enerji seçimlerinde de üreticileri politikalarını daha hızlı bir şekilde değiştirmek zorunda bırakacaktır.

Küresel Isınma
Kasım 2014

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Suyun özkütlesi 1g/cm3, buzunki 0.9g/cm3 olduğuna göre buzun hacmi sudan fazladır, o halde neden buzullar eridiğinde kıyı kesimler su altında kalır?

Su seviyesinin artışının asıl nedeni buzulların erimesi değildir. Asıl neden, eriyen buzullar yüzünden atmosfere geri yansıtılamayan güneş ışınlarının okyanusları ısıtması sonucu genleşen okyanusların hacminin artmasıdır. Olay bu kadar basit :)
Ekim 2014

Unluckypod, bir soruya yanıt verdi.

Suyun özkütlesi 1g/cm3, buzunki 0.9g/cm3 olduğuna göre buzun hacmi sudan fazladır, o halde neden buzullar eridiğinde kıyı kesimler su altında kalır?

Buzlar hem denizde hem de karada. Karadakiler eriyip denize karisiyor.denizdekiler ise alt tarafi fark yaratmaz hacim olarak cunku zaten denizin bi parcasidir hacim olarak ama deniz ustu hacim eridigi zaman fark yaratir 10 te bir oranindadir yaklasik olarak toplam buzulun bu 10 da bir oran extra 6 metre yukselmesine yardimci olur eger hepsi erirse ki eriyecek yakin zamanda.
Ağustos 2014

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dünyanın ilk yapay yaprağı üretildi

1080 Fotosentez yapan laboratuar ürünü sentetik bitkiler tarla açmak için yakılan Amazon ormanlarının yerini tutar mı? İnsanlar bir yandan dünyanın akciğerleri olan ormanları kesiyor, bir yandan da uzay istasyonundaki astronotların nefes alması için yapay yaprak üretiyor.
Sentetik biyoloji ürünü yapay yaprak, NASA’yı astronotlar için uzaya oksijen tankı taşımaktan kurtaracak ve uzay uçuşlarının maliyetini düşürecek. Bilim adamları yapay yaprak için doğal bitki hücrelerinden kloroplast aldılar ve bitki hücrelerinin fotosentez yapmasını sağlayan bu küçük hücre organlarını (organeller) ipek kumaşını oluşturan proteinlerin içine yerleştirdiler.
Dünyanın ilk yapay yaprağı fotosentez yaparak güneş ışığından enerji üretiyor ve bu süreçte atmosfere oksijen veriyor. Royal College of Art öğrencisi Julian Melchiorri’nin geliştirdiği yapay yaprak, tıpkı doğal bitkiler gibi topraktan su ve havadan karbondioksit emerek çevreye oksijen sağlıyor. Yapay yaprağın “eti” ise yerçekimsiz uzayda dayanıklı olması için ipek proteinlerinden imal ediliyor.


Daha fazla bilgi için:
khosann.com/dunyanin-ilk-yapay-yapragi-u...
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dünyanın ucunda bir çukur açıldı

2875

Rusya'nın Sibirya bölgesinde aniden ortaya çıkan gizemli çukur herkesi şaşırtıyor. Bilim insanları, Sibirya'nın "Dünyanın Ucu" olarak adlandırılan bölgesindeki "devasa çukur"un, küresel ısınma sonucu oluştuğunu düşünüyor.




İngiliz Daily Mail Gazetesi'nin, Rus Siberian Times Gazetesi'ne dayanarak verdiği haberinde, bilim insanlarından oluşturulan ekip bu alışılmadık ve nadir görülen coğrafi şekli incelemek için bölgeye hareket ettikleri belirtildi.


Habere göre, bilimsel araştırma ekibi gaz açısından zengin olan Sibirya’nın kuzeyindeki bölgeye devasa yarığı incelemek için hareket den uzmanlar, bu gizemli çukurun genişliğinin yaklaşık 80 metre olduğu söylüyor.

RUS UZMANLAR: KÜRESEL ISINMANIN ETKİSİ
Çeşitli teoriler olsa da "dünyanın ucu" olarak adlandırılan Yamal Yarımadası’nda ortaya çıkan bu yarığın birdenbire ortaya çıkmasına neyin sebep olduğu henüz bilinmiyor. Rus uzmanlara göre, küresel ısınma sonucu yer altındaki gazlar ısınarak, şampanya patlamasına benzer bir etki yaratmış olabilir.

Kuzey Rusya’da Yamal Yarımadası'ndaki kraterin çevresindeki koyu renkli dairenin yanma sonucu oluşmuş olabileceğini belirten uzmanlar, bölgeden toprak, su ve hava örnekleri alıp kesin sebebi belirlemeye çalışacak. Uzmanlara Rusya Afet Bakanlığı’ndan uzmanlar da ekibe eşlik ediyor.

BAKANLIK: KESİNLİKLE METEOR ÇARPMASI DEĞİL

Afet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre bu oluşuma kesinlikle meteor çarpması sebep olmadı. Kuzey kutbu bilimsel araştırma merkezinden uzman Anna Kurchatova’ya göre ise devasa çukur küresel ısınmanın etkisiyle tuz ve gazların karışımı sonucu oluşan suyun patlaması sonucu meydana gelmiş olabilir.

Bu bölgenin 10 bin yıl önce deniz olduğunu anımsatan bilim insanlarına göre, buzun içinde birikmiş olan gaz yerin altında kumla ve tuzla karışmış olabilir. Giderek etkisini hissettiren küresel ısınma buzu eritmiş olabilir ve açığa çıkan gaz, tıpkı şampanya mantarının şişeden fırlaması gibi bir patlamaya neden olmuş olabilir.

Olaya ilişkin önemli bir not da, Yamal Yarımadası Rusya’nın Avrupa ’ya gaz sağlayan ana üretim bölgesi olarak konumlanmış durumda. (Özge DÜZGÜN/DHA)

Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

15 saniyede 63 yıllık değişim...

NASA son 63 yıldaki (1950-2013) iklim değişikliğini 15 saniyelik bir video halinde yayınladı. Videonun hazırlanmasında çok sayıda meteoroloji istasyonundan toplanan veriler kullanıldı.

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

NASA: Batı Antarktika buzullarının erimesini hiç kimse durduramaz

2875

Araştırma çerçevesinde 40 yıl boyunca Amundsen Körfezi'nde altı büyük buzul akıntısı üzerinde yapılan gözlemler incelendi ve şu anda hiçbir şeyin buzulların erimesini durduramayacağı sonucuna varıldı. Bilimadamları, buzulların gerçekten yok olması halinde, küresel deniz seviyesinin kabaca 1 metre 20 santimetre yükseleceği görüşünü savundu.
Profesör Eric Rignot'nun verdiği bilgiye göre, ılık okyanus suyu buzulların ön cephelerini durmaksızın aşındırıyor ve bölgede deniz yatağının geometrisi, erozyonun şu anda kontrolden çıkmış bir süreç içinde olduğunu gösteriyor.

2875

DENİZ 1 METRE 20 SANTİMETRE YÜKSELECEK
Rignot, çekilmenin dünya çapında deniz seviyesinin yükselmesine büyük katkısı olacağını, deniz seviyesini 1 metre 20 santimetre kadar yükselteceğini, aynı zamanda Batı Antarktika Buz Tabakası'nın bitişik bölümlerine etki ederek, deniz seviyesindeki bu yükselişi üç katına çıkarabileceğini belirtti.
Eric Rignot, bölgedeki buzulların arkasında bariyer görevi görecek ve çekilmeyi engelleyecek büyük bir tepenin var olmadığına dair yeni bir kanıt sunduklarını ifade ederek, "Bu nedenle bu bölümde buzulların kaybolmasının durdurulamaz olduğu sonucuna vardık" dedi.
NASA'nın kriyosfer programı uzmanlarından Tom Wagner da "Söz konusu altı buzul için eşiğin geçildiği açık" derken, sonuçların bilgisayar simülasyonlarına ya da sayısal modellere değil gözlemlerin yorumlanmasına dayandığına dikkati çekti. Amundsen Körfezi, dünyanın en büyük ve en hızlı hareket eden bazı buzullarına sahip. ( ANKARA /AA)

kaynak: radikal.com.tr/cevre/nasa_bati_antarktik... .
Mart 2014

Pelin Şen, bir soruya yanıt verdi.

Küresel ısınmanın kısa sürede çok tehlikeli boyutlara gelmesi durumunda acil durum projeleri var mı?

Fosil yakıtların kullanılması atmosferdeki karbondioksit oranını artırır. Böylece daha çok Güneş ışını atmosferde hapsolur ve yeryüzü daha çok ısınır. Bu fosil yakıtlar kükürt de salgılar. Ama kükürt karbondioksit gibi değil. Güneş ışınlarını geri yansıtır ve yeryüzünün ısınmasını önler. Ama karbondioksitin etkisi daha çok olduğu için küresel ısınma problemi var.

Nobel ödüllü bilim insanı Paul Crutzen'ın , atmosfere ekstra kükürt (sülfür) basarak karbondioksidin etkisini dengelemek gibi bir fikri var.

Astronomi
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

İklim değişikliği ya da küresel ısınma konusunda insanların duyarlılığı sizce artıyor mu?

İnsanların derken Gelişmekte olan ülkeler, Geri kalmış ülkeler, Çin ve Amerikan halklarından bahsediyorsanız artan bir duyarlılık yok. Avrupa iklim değişikliğine karşı ciddi tedbirler almaya 20 sene kadar önce başladı. Aslında Türkiye'de değişikliğe karşı duyarlılık artmıyor.
  • Ülkemizde hemen her insan en çok yakan en büyük jiplere sahip olmanın peşinde. Bu kadar yeni araç ve jipi Avrupa'nın hiçbir şehrinde göremezsiniz. Eski araçlar evet iklim için daha zararlıdır ama üretimde harcanan enerjiyi düşündüğünüzde hesap yine araçların ömürlerinin sonuna kadar kullanılması tarafında.
  • Rüzgar, güneş enerjisi kullanımı gibi temiz enerji kaynaklarının kullanımı subvanse edilmiyor ki bu kaynakları kullananlar Avrupa ülkelerinde devlet tarafından maddi olarak destekleniyor. Bunun yerine kömür kullanımı hükumet tarafından bedava dağıtılması suretiyle teşvik ediliyor, halk da bunu oylarıyla ödüllendiriyor.
  • Araçlara Avrupa'daki gibi her sene yapılması istenen ve egzos muayenesini de içeren genel muayeneye halk isyan ediyor.
  • Hükumetimizin teşvikleriyle yağmur çeken, oksijen üreten bol bol ağaç kesiliyor, buna karşı çıkanlara terörist muamelesi yapılıyor ve halk da bu muameleyi destekliyor.
  • Kışın sokaklarda UFO kullanımı yazın tüm iç mekanlarda klima kullanımı hem çok yaygın hem de artıyor.
  • Hem üretimindeki enerji sarfiyatıyla iklim değişikliğin körükleyen hem de ardından bol bol çöp olan plastik alışveriş torbaları halkımızca kapışılıyor, Avrupalı dokuma torba ya da sepet kullanıyor.
  • Üretiminde yüksek enerji sarfiyatıyla iklim değişikliğini körükleyen teneke, cam, her nevi ambalaj malzemesi, kağıt, karton dönüştürülebilir atıklar genellikle ayrıştırılmıyor ve toplama kumbaraları çok az, hiçbir belediye başkan adayı bunu sunmuyor, halk da zaten talep etmiyor.
  • Yine üretiminde bol enerji ve su harcanan temizlik kağıtları Amerikan modasına uygun şekilde ülkemizde aşırı bollukta kullanılıyor. Bilinçli Avrupalı burada da eski usul dokuma bezleri tercih ediyor.
Duyarlılık derken kuraklık olduğunda yağmur duasına çıkıp bozduğumuz iklimin düzeltilmesinin Allah'dan talep edilmesi demek istediyseniz; evet o artıyor ama gerçek bir duyarlılıktan söz edilemez.
Şubat 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kuraklık

13034

Dünyada yaklaşık 1 milyar insanın açlıkla karşı karşıya olduğunu ve gıda üretiminin artırılması gerektiğini her fırsatta dile getiren Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü(FAO) kuraklık konusunda da ülkelere ciddi uyarılarda bulunuyor.

FAO, bu konuda değişik ülkelerde toplantılar, etkinlikler düzenleyerek kuraklığın tarım ve gıdaya etkilerini gündeme taşıyor. FAO, 23 Aralık’ta Ankara’da TEMA Vakfı ile ortaklaşa “Kurak Alanların Geleceği” konulu bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda hem dünyada hem de Türkiye’de kuraklığın tarıma ve gıdaya etkileri ele alındı.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Dellal ile Texas A& M Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Bruce McCarl’ın ortaklaşa yaptıkları sunumda kuraklığın tarıma etkileri ele alındı.
Kuraklık riski iki kat artacak
Güney Afrika, Güneydoğu Asya ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda gelecekte şimdikinden iki kat daha sık kuraklık yaşanacağına dikkat çeken İlkay Dellal, bunun sonucunda ürün kayıpları, hastalık ve zararlılarda artış, kalite kaybı ve güvenilir gıda temininde sorunlar yaşanacağını dile getirdi.
Dellal, iklim değişikliği ve buna bağlı olarak kuraklığın bitkisel ve hayvansal üretim ile bu ürünlerin işlenmesi üzerine etkilerini ise şu sözlerle anlattı: “Üretimin azalması ve kalite kaybı yaşanacak. Ürünlerin zarar görmesi, hasat edilmeden tarlada bırakılması, gıda arzının azalması ve buna bağlı olarak fiyatlarının yükselmesi, gıdaya erişimdeki sorunlar nedeniyle yetersiz beslenme, açlık ve ölümler yaşanabilir. ”
Türkiyede üretim yüzde 80 yağışa bağlı
Türkiye’de tarımsal üretim yüzde 80 oranında yağışa bağlı olduğuna dikkat çeken İlkay Dellal, ekilebilir 24 milyon hektar arazinin 19 milyon hektarında kuru tarım, 5 milyon hektarında sulu tarım yapıldığın söyledi. Türkiye’de gelirin yüzde 20′sinin gıdaya ayrıldığını gıda güvencesi açısından buğday, et ve sütün önemli ürünler olarak öne çıktığını belirten Dellal: “Tarımda büyüme rakamlarına bakıldığında kuraklığın etkilerini görmek mümkün. 2000-2012 döneminde özellikle kuraklığın etkili olduğu 2001 ve 2007 yılında tarımda büyüme negatif oldu. 2001′de ekonomik kriz ve kuraklık etkisi ile tarım yüzde 8.1 küçüldü. 2007′de ise tamamen kuraklık nedeniyle tarımda yüzde 7 küçülme yaşandı. ” dedi.
Kuraklığın ekonomik etkileri
Konuya sadece kuraklık açısından değil iklim değişikliği olarak bakmak gerektiğini anımsatan Dellal, iklim değişikliğinin ekonomik etkilerini ise şöyle sıraladı: “Gıda fiyatlarında artış. Gelir kayıpları. Tarıma dayalı sanayi üretiminin azalması. Ekonomik kalkınmanın yavaşlaması. İşsizliğin artması. Gelir ve arazi dağılımının bozulması. Arazi fiyatlarının azalması. Kredi kullanımında zorluklar (bankaların kredi temininde daha fazla güvence istemesi, sermaye kıtlığı) . Üreticilerin azalması (üretimden çekilmeler, başka sektörlere geçişler) . Kırsal nüfusta azalma. İhracatta azalış, ithalatta artış. İthal fiyatlarında artış. ”
Ne yapılmalı?
Gıdanın bulunabilirliği, erişilebilirliği, kalite ve güvenirliliği ve istikrarlığı için tarım ve gıda politikalarının iklim değişikliği ve kuraklık konularını da gözeterek araştırma sonuçlarına göre oluşturulması ve uygulanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. İlkay Dellal, gıda kayıplarının azaltılması ve alternatifler konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini sözlerine ekledi
Kaynak : Tarım Dünyasi
Şubat 2014

Çapulcu Volkan Muhtar, bir soruya yanıt verdi.

Kış aylarında olmamıza rağmen havanın normalden sıcak olması ve beraberinde getirdiği olumsuz etkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yapabileceğimiz neler var?

Ben bir şey yapılabileceğini düşünmüyorum şahsen. Tasarruf etsek de ülkenin büyük bir kesimi cehalet içinde. Onlar etmediği müddetçe hayatımızda hiçbir şey değişmeyecektir.
Şubat 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Küresel ısınma ne su lobisinin işi ne de üç beş çevrecinin geyik muhabbeti. Kuraklık kapıda...

Küresel ısnma korkunç boyutlara ulaştı.
Koca Aral Gölü işte bu durumda...
Ülkemizdeki göllerin de çoğu kurumak üzere.
Kuraklık, açlık, susuzluk, su savaşları kapımızda...
Milyarlarca ağaç dikmemiz gerekirse dikelim. Erke (enerji) tutumluluğuna özen gösterelim. Ağaç kesenlere karşı daha sert bir tutum sergilemeliyiz.

1850
Daha fazla

18 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.