Bilmek istediğin her şeye ulaş

Manik Depresif

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Eylül 2014

Ozan Emre Gül, bir soruya yanıt verdi.

Analitik düşünce sistemleri gelişmiş insanların kendi kendine konuşma sıklığı diğer insanlara göre fazla mıdır?

Tabi ki fazladır, çünkü bu tip insanların kafasında aynı konu üzerinde farklı yorum yapabilme özelliği daha çok görülür, farklı farklı düşüncelerle beyinlerini daha fazla çalıştırdıkları için bu insanlarda baş ağrısı şikayetide görülebilir. Ama işin özü farklı farklı fikirler üretebilecek beyinlere sahip olmak. Yoksa tek bi fikrile tek bi eylemle bi insan yaşamını sürdürse ne olur sürdürmese ne olur aynı tas aynı hamam. İşte bu bahsi geçen insanlar o hamamı kendileri oluşturur zihinlerinde. Bilmem anlatabildim mi
Eylül 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Analitik düşünce sistemleri gelişmiş insanların kendi kendine konuşma sıklığı diğer insanlara göre fazla mıdır?

Kafasında düşünce olan insanlar kendileriyle de konuşurlar. Düşüncenin analitik ya da soyut olması fark etmez. Tek şart kafada düşüncelerin dolaşıyor olmasıdır.
Eylül 2014

Adem Ünal , bir soruya yanıt verdi.

Analitik düşünce sistemleri gelişmiş insanların kendi kendine konuşma sıklığı diğer insanlara göre fazla mıdır?

Bilimsel bir gerçekliği var mı bilemiyorum ama insan konuştukça daha farklı şeyleri düşünebiliyor, daha farklı ayrıntıları fark edebiliyor. Fikirleri daha iyi sorgulayabiliyor. Konuşmanın öncesinde kullanılan mantık süzgeci ile alakalı olabilir bu farklılıklar. Belki de duyu organlarımız ile beynimizin ilişkisi ile alakalı olabilir.
Eylül 2014

Mine, bir soruya yanıt verdi.

Analitik düşünce sistemleri gelişmiş insanların kendi kendine konuşma sıklığı diğer insanlara göre fazla mıdır?

Bence analitik düşündüğü için değil düşüncelerini bir düzene sokamadığı için kendi kendine konuşmakta olabilir. En büyük nedeni dikkat dağınıklığıdır, konuşulan konu sesli bir müzakere değildir muhtemelen, bir konudan diğerine atlanılan, genelde sinirli tavırlar içinde olunulan durumlardır. Biraz müzik iyi gelebilir, düşünürken arkada sakinleştiren bir müzik çalarsa, konuşma alışkanlığından vazgeçilebilir
Ağustos 2014

Recep Bilger, bir soruya yanıt verdi.

Analitik düşünce sistemleri gelişmiş insanların kendi kendine konuşma sıklığı diğer insanlara göre fazla mıdır?

İhtimali var sonuçta kendi içi sesiyle düşündüğü konu üzerine tartışıyor olabilir. :) Belki de öyle bir soru yerine "kendi kendine daha çok konuşan insanların analitik düşünme sistemleri diğerlerine göre daha fazla mı gelişmiştir" diye sormalıyız.
Aralık 2013

Buse Yildirim, bir soruya yanıt verdi.

Manik depresif hastalık nedir? Tedavisi var mıdır?Ömür boyu sürer mi?

Manik depresif hastalığı "İki uçlu mizaç bozukluğu" veya "iki uçlu duygu durumu bozukluğu" olarakta bilinmektedir. Hastalığın diğer adı "Bipolar Depresyon" dur. Bu hastalık nüfusun yüzde 1 yada 2'sini etkilemektedir. Kişinin duygusal durumu maniden (taşkınlık) depresyona doğru iki taraf arasında değişmektedir. Manik depresif durumlar sırasında kişi kendini aşırı mutlu ya da huzursuz hisseder. Ataklar arasında kişinin duygu durumu normal olabilmektedir. Duygu durumdaki bu dalgalanmalar saatler, günler, haftalar ya da aylarca sürebilir. Sağlıklı kişilerdeki normal iniş ve çıkışların tersine, bu duygu durum dalgalanmaları şiddetli ve yaşamı tehdit edici olabilir.

Evet, başarıyla tedavi edilebilir. Tedavide atak tedavisi ve koruyucu tedavi diye iki aşama var. Atak tedavisi hastanın zaman zaman geçirdiği manik veya depresif atakların tedavisidir. Manik atağın ayaktan tedavisi çok zordur. Hastanın genellikle hastaneye yatırılması gerekir. İlaçlarla hasta genellikle iki yada dört hafta içinde tam veya tama yakın düzelme gösterir. Mani atağının çok ağır olduğu veya ilaçlarla düzelmediği durumlarda, halk arasında "şok tedavisi" olarak bilinen elektrokonvülsif tedavi uygulanır. Depresif atak sürecinde ise depresyon tablosu ağır değilse hasta yatırılmadan da tedavi edilebilir. Bipolar bozukluk içinde görülen depresyonlarda genellikle antidepresan ilaçlardan kaçınır ya da çok dikkatli kullanırız. Zaman zaman başka sinir sistemi ilaçlarıyla tedaviyi tercih ederiz. Ağır veya dirençli depresyonlarda şok tedaviye başvururuz. Bipolar bozuklukta lityum gibi ruh hali stabilizerleri kullanılabilir. Antikonvülzanlar, antipsikotikler ve benzodiazepinler de ruh halini dengelemek için kullanılabilir. Bazen antidepresanlar depresif ruh halini desteklemek için ruh hali stabilizerleriyle beraber verilir.
Aralık 2013

Ceylan Uyasal, bir soruya yanıt verdi.

Manik depresif hastalık nedir? Tedavisi var mıdır?Ömür boyu sürer mi?

riskli davranışlar nedeniyle ilişkilere ve kariyere zarar veren, tedavi edilmediği zaman intihara bile yol açan ciddi ruhsal bir hastalıktır. Bipolar bozukluk, maniden depresyona kadar uzanan ruh halindeki aşırı değişiklikler olarak tanımlanır. Bu ruh hali oynamaları arasında, bipolar bozukluğu olan kişi normal ruh hali de deneyimleyebilir. “Manik” terimi aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, güçlü, öforik bir dönemi tanımlar. Bu dönemde alışveriş çılgınlığı veya impulsif riskli seks isteği oluşabilir. Sonra, birdenbire bu yükseklerde uçan ruh hali karanlık bir ruh haline dönüşebilir, örneğin; sinirlilik, kafa karışıklığı, öfke, kapana kısılma hissi ortaya çıkar. Bu bir öncekine tamamen zıt olan ruh hali depresyon olarak tanımlanır ve üzüntü, ağlama, değersizlik hissi, enerji kaybı, haz kaybı, uyku problemleri ortaya çıkabilir. Bu yükselmeler ve alçalmalar her insanda değişiklik gösterdiğinden, bipolar bozukluk teşhis edilmesi zor olan bir rahatsızlıktır. Bazı insanlarda mani veya depresyon haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebilir, diğerlerinde ise sık ve dramatik ruh hali değişiklikleri olarak görülür. Bipolar bozuklukta her zaman dramatik ruh hali değişiklikleri görülmez, esasen çoğu insan bunlarla rahatça başa çıkar. Manik dönemler çok yaratıcı olabilir, bu yüzden işlerin harika gittiğini bile düşünürler. Mani artarak kötüleştikçe, tehlike ortaya çıkar. Değişiklik çok dramatik olabilir ve felaketle sonuçlanabilir. Kişi umursamaz davranışlarda bulunabilir, aşırı para harcayabilir, rastgele cinsi münasebette bulunabildiğinden cinsel açıdan riskler oluşabilir. Depresif dönemler de aynı derecede tehlike taşıyabilir ve kişi sürekli intiharı düşünebilir.

Evet, başarıyla tedavi edilebilir. Tedavide atak tedavisi ve koruyucu tedavi diye iki aşama var. Atak tedavisi hastanın zaman zaman geçirdiği manik veya depresif atakların tedavisidir. Manik atağın ayaktan tedavisi çok zordur. Hastanın genellikle hastaneye yatırılması gerekir. İlaçlarla hasta genellikle iki -dört hafta içinde tam veya tama yakın düzelme gösterir. Mani atağının çok ağır olduğu veya ilaçlarla düzelmediği durumlarda, halk arasında ‘şok tedavisi’ olarak bilinen elektrokonvülsif tedavi uygulanır. Depresif atak sürecinde ise depresyon tablosu ağır değilse hasta yatırılmadan da tedavi edilebilir. Bipolar bozukluk içinde görülen depresyonlarda genellikle antidepresan ilaçlardan kaçınır ya da çok dikkatli kullanırız. Zaman zaman başka sinir sistemi ilaçlarıyla tedavi edilebilio. Ağır veya dirençli depresyonlarda şok tedaviside yapılıo. Manik depresif bozuklukta asıl kritik nokta koruyucu tedavidir. Çünkü ataklar geçicidir ancak tekrarlama riski her zaman vardır. Bipolar bozukluğun koruyucu tedavisinde kullanılan ilaçlara ‘duygu durumu düzenleyicileri’ adı verilir. Bu amaçla en çok başvurulan ilaç, 107 elementten biri olan lityumdur. Ama son yıllarda bazı sara hastalığı ilaçlarının da manik depresif bozukluk koruyucu tedavisinde etkili olduğu anlaşıldı. Koruyucu tedaviyle atak sıklığı azaltılır, hasta tekrar mani veya depresyon geçirse bile bunların hafif olması ve kısa sürmesi sağlanır. Bazı hastalar ömürleri boyunca bir daha ne depresyon ne mani, hiçbir hastalık atağına yakalanmazlar. Hastaların yaklaşık yüzde 80’inin ömür boyu koruyucu tedavi alması gerekir.
Temmuz 2013

Devrim Güren  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bipolar Hastalık Nedir?

Depresyon
Eski isimlendirme ile “Manik depresif” hastalıktır. Bipolar demek, iki uçlu demektir. Yani; bir ucunda depresyon diğer ucunda hipomani ya da mani vardır. Bazen de karışık olarak bir arada olan bir hastalıktır. Depresyon dönemi, klasik depresyonlara göre daha uzun ve ağır seyreder.
Belirtileri:
  • Yaşamdan zevk alamamak,
  • Mutsuzluk,
  • Aşırı bir halsizlik ve uyuklama hali,
  • Günlerce uyuma durumu,
  • Aşırı duygusallık ve çabuk ağlama,
  • Sabırsızlık ve ani öfkeler,
  • Sinirlilik halleri,
  • İştahta azalma ya da aşırı yemek yeme,
  • Cinsellikten soğuma,
  • Yalnızlaşma,
  • Kimseyle görüşmeme,
  • Sorumluluklarını yerine getirememe,
  • İntihar düşünceleri,
  • Her şeyin boş ve anlamsız gelmesi,
  • Alkol, kumar, madde kullanımı,
  • İnternet bağımlılığı gelişmesi riski bu dönemde yüksektir.
Hipomani; kişinin psikolojik ve bedensel olarak normalin üzerinde bir canlılık sergilediği, ancak mani kadar da şiddetli olmadığı bir ruh halidir. En az 4 gün, gün boyu süren, sürekli, kabarmış, taşkın ya da kolay tetiklenip hızla öfkelenebildiği, neşelenebildiği ayrı bir duygu durum döneminin olması gereklidir.
Mani; gerçek durumuyla uyumsuz bir iyilik, neşelilik hali vardır. Her şey çok güzel ve zevklidir hayattan müthiş bir zevk alınır. Kişinin içi içine sığmaz. Sürekli güler, eğlenir kahkahalar atar. Şarkı, türkü, ilahi söyler, eğlenir oynar, dans eder kimseyi umursamaz. Bazen engellendiğinde kızar, taşkınlık gösterir, küfreder.
Bilinçsel alanı:
Manik insan kendini çok değerli, büyük görür. Megolomaniktir. Her şeyi o bilmektedir, önemli projeleri, düşünceleri vardır. Düşüncelerin akışı ve çağrışımları çok hızlanır. Kendinde konuya atlarlar, kafiyeli konuşur; zihni çok açılır. dikkati çok çabuk dağılır, her şeyi görür ve ilgilenir. Bir konuya tam yoğunlaşamaz. Bazen gerçeğin dışına çıkılır.
“Ben erdim, peygamberim, mehdiyim, Atatürk’üm ülkeyi, insanlığı kurtaracağım” diye hezeyanlar ortaya çıkar. Hezeyanlarına uygun sesleri işitebilirler (Halüsinasyonlar) izlendiğini kendisine komplolar kurulduğunu söyleyebilirler her tarafı araştırır, şüphe ile bakar bazen polise başvurur takip edildiğini söyler. Bu durumda olan manik hastalar yanlışlıkla şizofren damgası yiyebilirler, oysa mani düzelince bu “psikotik belirtilerde” düzelir.
Depresyon

Konuşma ve Hareket Alanındaki Belirtiler:
Manik insan sürekli konuşur. Konular bir birinden kopuktur, fikir uçuşmaları vardır. Hareketleri çok artar, yerinde durmaz, sürekli gezer, seyahate çıkar, tanımadığı insanlarla bile hemen samimi olur, şiirler, öyküler yazmaya başlar, resimler çizer, yeni atılımlar yapar, riskli davranışlara girer, aşırı ve gereksiz para harcar. Kendisini ilgilendirmeyen konulara da bulaşır, başını derde sokar. Aşırı alkol, sigara tüketebilir. Çok hızlı ve tehlikeli araba kullanır. Büyük yatırımlara girip zarar edebilir. Ani bir kararla boşanıp yeniden evlenebilirler.
Depresyon

Bedensel Belirtiler:
Uykusu çok azalır, 1 saat bile uyuyamayabilir, ancak uykusuzluktan yakınmazlar. Cinsel dürtüleri, istekleri çok artar. Ayırım yapmaksızın seks ilişkisine girebilirler, çok konuşmaktan dolayı sesleri kısılabilir, aşırı hareketten dolayı kilo kaybedebilirler. Mani tablosunda olan kişi hastalığını kabul etmez. Bunun için çevrenin anlayışlı, nazik bir biçimde yaklaşıp onu ikna ederek doktora götürmeleri gerekir. Bu şekilde hasta ikna edilemezse ne şekilde tedavi ettirilebileceği bir psikiyatriste danışılarak öğrenilmelidir. Mani bir nöbettir ve baskılanabilir, tekrarlanmasın diye koruyucu ilaçlar kullanmak gerekir. Mani nöbetindeki insanın davranışları kişinin kontrolü dışında gelişir. Hasta yakınlarının suçlayıcı yargılayıcı yaklaşmamaları gerekir. Hastaya yapılabilecek en iyi yardım bir an önce tedavisine yönlendirmektir.
Depresyon

Bipolar bozukluk her yaş grubunda görülebilir. En sık 15-25 yaş arasında yoğunlaşır. Ailesinde aynı hastalık ya da başka bir duygu durum bozukluğu olan bireylerde daha sıklıkla görülür. Âmâ mutlaka her bireyde olacak diye bir geçiş yoktur.
Hasta yakınlarının bu hastalık hakkında bilgilenmeleri çok önemlidir. Belirtilerini tanımaları ve gidişatın nasıl olacağını tahmin edip, önceden önlem almaları gerekmektedir. Hastalığın biyolojik kökenli olduğu ve hastaların kontrolünde olmadığı gerçeği iyi kavranmalıdır. Hastalara sevgiyle, şefkatle, tatlı dille, ama açık ve kararlı bir dille yaklaşılmalıdır. Zıtlaşmalar, inatlaşmalar ve fiziksel şiddet olmamalıdır. Doktorlarla mutlaka iletişim halinde olunmalıdır. İlaç kullanımında ve doktor seanslarında destek olunmalıdır. Özellikle depresif dönemde çok unutkan olduklarından, hasta yakınları ilaçlarının takip etmelidirler.
Bipolar hastalık, şeker ve tansiyon hastalığı gibi devamlı ilaç kullanmayı gerektiren biyolojik genetik kökenli bir hastalıktır. Tedavide ki amaç; kişinin ne depresyon ne de hipomani ve mani yaşamamasıdır. Ancak tedaviye rağmen bazen bu gerçekleşmeyebilir. Farklı tedavi seçenekleri devreye sokulur. Bugün için geliştirilen çok iyi ve yan etkisi az ilaçlar vardır. İlaçsız tedavi mümkün değildir.
Bipolar hastalar; kendilerine çok engel olunduğunda, sert konuşulup aşağılandıklarında saldırgan olabilirler. Onlarla çok açık, dürüst ve net konuşmak gerekmektedir.
Depresyon döneminde çoğunlukla “atıl” durumdadırlar. İşlerini yapamazlar, sorumluluklarını yerine getiremezler. Bu nedenle onlara yardımcı olmak ve beklentileri azaltmak şarttır. Yanlarında olduğunuzu her zaman hissettirmek ve destek olmak tedavilerini olumlu etkiler.
Mani döneminde ise çoğunlukla hastalıklarını kabul etmediklerinden ve çok coşkulu, keyifli olduklarından isteklerine göre hareket ederler. Bunun yanında aşırı alış veriş yaparlar, ellerine fazla para ve kredi kartı vermemek, âmâ harçlıksızda bırakmamak gerekir. Bu dönemde ne yapıp edip tedaviye yönlendirmek ona yapılacak en büyük iyiliktir. Çoğunlukla tedaviyi ret ederler, kaçarlar. Kanuni ve hukuki bazı yolları kullanmak gerekirse, doktorla istişare halinde uygulamaya geçmek doğru olur. Mani döneminde artmış, abartılı bir yaşam söz konusudur. Hastayı ikna edecek, ya da sözünü dinleyecek, belki korkacağı aile ve arkadaş-dost çevresinden birisiyle tedaviye götürmek gerekebilir.
Depresyonda iken ve normal haldeyken onları bilinçlendirmek önemlidir. Hastalık kişinin elinde ve iradesinde olmadığından ve sık tekrarlayabildiğinden devamlı ilaç kullanmaları gerektiği anlatılmalı ve ikna edilmelidir. Asla uykusuz kalmamalıdırlar, gece işlerinde çalışmamalıdırlar. Uykusuzluk bu hastalığı tetiklemektedir. Düzenli bir iş ve yaşamlarının olması sağlanmalıdır.
Depresyon

Tedavi edilmediği durumda ağır bir seyir izleyebilen bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir. Sonbahar ve kış, depresif durumun, ilkbahar aylarıysa manik atakları gözlendiği aylardır. Duygu durumların yoğunluğu ve süresi kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Bipolar bozukluk tedavisinde duygu durum düzenleyicisi (lityum karbonat, valproat vb.) ilaçlar kullanılır. Yinelenen bir patoloji olması nedeniyle duygu durum düzenleyici ilaçlar doktor kontrolünde ömür boyu alınması gerekebilir. Tedavi sırasında düzenli olarak psikiyatrist kontrolünde lityum veya valproat kan testleri yapılır. Serum ilaç seviyesine göre psikiyatri uzmanı ilaç dozunu belirler. Manik atak döneminde 0.8-1.2 mEq/l, uzun dönemli idame tedavisinde ise 0.8-1.0 mEq/l serum lityum seviyesi hedeflenir. Bazı epileptik ilaçlar ve antipsikotiklerde bipolar bozukluk tedavisi için kullanılmaktadır. Tedavi sonrasında Lityum tabletlerinin bazı yan etkileri görülebilir, bulantı, kusma, sık su içme gereksinimi, ellerde titreme ve kilo alma gibi. Hatta uzun süreli doz aşımlarında (4-5 Ay gibi.) Lityum birikmesine bağlı ölümle sonuçlanan vakaların olduğuda bilinmektedir. Hamilelik dönemleri süresince doktor kontrolünde lityum kullanımına ara verilmelidir. Lüzum halinde ilaç değişimi alternatif olabilir. İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir. Bipolar bozukluğun sağaltımı, genelde kişinin depresyon etkilerine daha açık olması sonucunu getirir. Kişi, bir psikiyatrist doktor ve psikolog yardımıyla, depresyon eğilimlerine karşı bir savunma geliştirmelidir. Yine de manik ataklar önlense bile, kişide genel bir durgunluk gözlenebilir. Kişi, bu eğilime karşı da hazırlıklı olmalı, yoğun depresif süreçlerde gerektiğinde müdahale edilmelidir.
Depresyon

3 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.