Bilmek istediğin her şeye ulaş

Menopoz

Menopoz, kadınlarda âdet kanamalarının (menstrüasyon) ve dolayısıyla üremenin sona ermesi. Menopoz zaman zaman "hayatın değişimi" olarak algılansa da bu tarif, negatif bir anlam taşır ve yerinde değildir. Zira menopoz esnasında fiziksel, zihinsel ve cinsel değişiklikler olduğu doğrudur ancak bunlar "kötüye gidiş" olarak nitelenemezler. Çoğu kadında menopoz 45 - 55 yaşları arasında başlar. Ortalama menopoz yaşı 50 olarak kabul edilse de bazı durumlarda 40 yaşından önce bile başladığı ya da 50'li yaşların sonlarına sarktığı görülebilir. Menopozun kişide erken ya da geç başlaması, muhtemelen kalıtımsal olmakla birlikte, iyi beslenme ve sağlıklı bir yaşam menopozu geciktirebilir. Kadınların yüzde %8'inde menopoz 40 yaşından önce başlar. Bu duruma prematüre (erken) menopoz denir. Yumurtalıkların cerrahi operasyon ile alınması veya X ışınları ya da radyum ile yokedilmesi ile suni menopoz başlatılabilir.

Ocak 2014

Gonca Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

Menopoz ve Hormonlar

Menopoz denilen olay overlerde oositlerin üremesinin yaşlanmasına bağlı olarak ovülasyon ve atrezi nedeniyle tükenmesidir. Sıcak basması, gece terlemesi ve kilo alımı menopozda değişmeyen özelliklerdendir . Bununla beraber menapoz döneminde östrojen hormonu da etkilenir. Östrojen hormonu eksikliğine bağlı çeşitli şikayetler ortaya çıkabilir.

Östrojen kadınlar için temel en önemli hormonlarda biridir. Sadece üremeyle alakalı değildir. Mesane, kan damarları, kemik, beyin, meme kas, göz, bağırsak, kalp, akciğerler, rahim ve vajina gibi vücudun birçok hücresinde östrojen reseptörlerini vardır. Östrojen eksikliği sağlık ve uzun ömürü etkileyen diğer sorunlara neden olabilir;
  • Kaygı ve depresyon
  • Kemik kaybı ( menapozla beraber osteoporoz artar.)
  • Göz kuruması
  • Saç dökülmesi
  • Baş ağrısı
  • Kollajen ve sarkık deri kaybı
  • Libido kaybı
  • Hafıza kaybı ve unutkanlık
  • Kas ağrısı ve kramplar
  • Çarpıntı
  • Uyku sorunları
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Vajinal kuruluk
  • Kilo artışı
  • Kırışıklıklar
Vücudumuzda hormonlar aktiviler için en gerekli öğelerdir. Bu hormonların bir de baskılıyacı olan hormonları vardır. Bu şekilde belli bir dengede tutulur. Hormonlar her yaşta denge dışında olabilir. Bu nedenle menopoz da dahil hormonların dengede tutulması için hormon replasmanı yapılmaktadır. Hormon replasman tedavisinde çoğu durumda östrojen ve progesteron hormonları birlikte verilmektedir.


Menopoz döneminde hormonların ne hale geldiğini gösteren grafiğe bakınız;

Menopoz

Hormonu takviyesinde vücutta meydana gelen pozitif değişimler;

  • Antioksidan aktivitesi sağlar.
  • Minerallerin daha iyi emilimini sağlar.
  • Daha iyi uyku sağlar.
  • Kemik kütlesinde artış ve erimenin engellenmesi
  • Enerji artar.
  • Büyüme hormonunda artış
  • HDL artar, LDL azalır.
  • Serotonin artışı görülür. Depresyon daha az görülür.
  • Düşük trigliserid
  • Daha az pıhtılaşma
  • Hafıza geliştirmeye yarar.
Eylül 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Haziran 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Kadınlar menopoz dönemlerinde nasıl beslenmelidir?

1- Süt Ürünleri Ve Kırmızı Et Tüketimini Azaltın
Fazla protein böbrek taşları, gut, yüksek kan basıncı ve kalp hastalıkları ile bağlantılıdır. Ayrıca hayvansal protein tüketimi arttıkça idrarla kalsiyum atımı da artar. Yani vücuttan kalsiyum kaybı fazlalaşır. Proteinli gıdalarda fosfor da fazladır. Bu da kalsiyum kaybı demektir. Bütün bunlar osteoporoz için risklerdir.
Bu dönem için en iyi seçenek beyaz ettir. Özellikle haftada iki kere balık yemeğe özen gösterin. Günde bir porsiyondan fazla et yemeyin.
Süt ve ürünlerinde ise yağ oranı azaltılmış olanları tercih edin.

2- Şeker Ve Rafine Gıdalardan Kaçının
Kan şekeri düzeyi sağlıklı bir menopoz için önemlidir. Kan şekerini yükseltmeyen kompleks karbonhidratları seçin ve öğün atlamadan az ve sık yiyin.
Kuru baklagiller, bulgur, kepek, çavdar, yulaf ve bunlar yapılmış ürünler, sebzeler, meyvelerin birçoğu kan şekerinin yavaş yükselmesini sağlarken şeker, bal, pirinç, patates, muz, üzüm, incir gibi besinler hızla yükselmesine sebep olurlar.

3- Az Yağ Fakat Sıvı Yağ Kullanın
Yemeklerinizi az yağ ile pişirin. Tamamen yağsız pişirme şekli uygun değildir. Sıvı yağlar elzem yağ asitlerinin alınması için en önemli kaynaktırlar ve bu yağ asitleri vücut tarafından yapılamaz. Tamamen yağsız diyetler cilt problemlerine ve vajinal kuruluğa neden olurlar. Ayrıca sıvı yağlar kalp hastalıklarına karşı da koruyucudur.
Ayçiçek, mısırözü, soya, fındık yağı ve özellikle zeytinyağı çok iyi bir seçenektir. Az miktarda tereyağ kullanılabilir. Ancak katı margarinlerden uzak durulmalıdır.

4- Haftada İki Kere Balık Yemelisiniz
Omega -3 ve omega -6 yağ asitlerinin ideal dengede alımı kalp riskinin azalmasına yardımcı olur. Kolestrolün kontrol altında tutulmasına yarar. Cilt sağlığı için gereklidir. Enfeksiyonlara karşı direnci arttırır. Kan şekerinin kontrolünü sağlar ve menepoz döneminde yaşanan sorunların en aza indirilmesine yardımcı olur. Omega -3 ün en iyi kaynağı ise yağlı balıklardır. (Özelikle uskumru, sardalye, somon, ton balıkları) Ayrıca ceviz, badem, soya filizi, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzeler de omega -3 kaynağıdır. Omega -6 ise mısır, ayçiçek yağı gibi bitkisel yağlarda bulunur. Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen ideal denge her 5-10gr. Omega -6 yağ asidine karşılık 1gr. Omega -3 yağ asidi alınmasıdır. Bunun için haftada iki kez balık tüketin ya da gerekli omega -3 miktarını doktorunuza danışarak preparat olarak almaya çalışın. Günde 1 tatlı kaşığı kadar da keten tohumu yiyeceklerinize ilave edebilirsiniz.

5- Yiyeceklerinizdeki Posa Oranını Arttırın
Posa hem kan şekeri düzeyinizi ayarlarken hem de kabızlık gibi sorunlarınızın çözümünü sağlayacaktır. Ayrıca özellikle barsak kanserine karşı koruyucudur. Posanın en iyi kaynağı kepek, çavdar, yulaf, kuru baklagiller, sebze ve meyvelerdir. Günde 20-25 gr posa tüketmek yeterlidir. Kepekli ürünleri fazla miktarda tüketmek yiyeceklerden aldığımız demir, çinko, magnezyum ve özellikle de kalsiyumun vücudumuz tarafından daha az değerlendirilmesine neden olur.
Menopoz dönemi için tam buğday ekmeği daha doğru bir tercihtir.

6-Tuz Alımını Azaltın
Beslenmenizde fazla sodyum almak hem bu dönemde oluşabilecek kalp damar hastalıkları riskini arttırmakta hem de idrarla kalsiyum kayıplarını arttırarak osteoropoza zemin hazırlamaktadır. Yiyeceklerinizdeki tuz miktarının azaltın ve fazla tuzlu hazır gıdalardan da (ketçap, cips, bisküviler, turşu, şarküteri ürünleri...) mümkün olduğunca uzak durun. İçindeki sodyum oranı azaltılmış tuzları tercih edebilirsiniz. Tuz yerine baharat, limon, sarımsak gibi lezzet vericiler kullanabilirsiniz.

7- Çay, Kahve, Gazlı İçecekler Ve Alkol Tüketimini Azaltın
Çay, kahve, kola, çikolata, kakao gibi kafein içeren yiyecek ve içecekler yerine bitkisel çayları tercih edin. Kafeinli gıdalar yemeklerle birlikte tüketildiğinde yemeklerdeki demirin emilimini engeller. Ayrıca menopoz döneminde görülen uykusuzluk, sıcak basması ve osteoporoz için de kafein tüketimini azaltmak gerekir. Bazı araştırmalar kahvedeki metilksantilin memede kitleler oluşturduğunu göstermiştir. Kafeinsiz kahveler tercih edilebilir. Ancak uykusuzluk probleminiz varsa kafeinsiz kahveleri de kesmelisiniz.
Alkol öncelikle kalori değeri yüksek bir içecektir. Kilo almamak için kontrollü tüketmek gerekir. Ayrıca alkol kalsiyum emilimini bozar. Sıcak basması ve panik atak belirtilerini arttırır.

8- Yiyeceklerinizdeki Kalsiyumun Vücudunuzdaki Kullanımını Arttırın
Kalsiyum menopozdaki en önemli minerallerden biridir. Ancak bu dönemde aşırı kalsiyum tüketiminden kaçınmak gerekir. Aşırı kalsiyum böbrek taşlarına ve ağrılara neden olur. Fazla kalsiyum kemik dışındaki yerlerde de depolanmaya neden olur. Yumuşak dokunun kireçlenmesi damarların kalınlaşmasına neden olabilir. Menopozla birlikte artan kalsiyum ihtiyacınızı doktorunuzla birlikte değerlendirmelisiniz.
Süt ürünlerinin menopozda çok fazla tüketilmemesi gerektiği için diğer kalsiyum kaynaklarından faydalanın. Bunlar pekmez, susam, fındık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyvelerdir. Araştırmalar Sebze ve meyve destekli bir beslenmenin menopozda kemik kayıplarını önlediğini göstermiştir.
Ayrıca D vitamini kalsiyum emilimini kolaylaştırır. Bu nedenle güneş ışınlarından düzenli olarak yararlanmak gerekir. Kalsiyum emilimini arttırmak için bir diğer yöntem de 1 tatlı kaşığı kadar sirkeyi öğünlerle birlikte kullanmaktır.
Yenildiğinde vücudumuzda asit oluşturan besinler kalsiyum depolarında azalmaya neden olurlar. Bu nedenle alkali oluşturan sebze, meyveler, yoğurt tercih edilmelidir.

9- Sıvı Alımınızı Arttırın
Sıcak basması ve vajinal kuruluk belirtilerinin azalması için günde 8 bardak su için. Bu aynı zamanda böbreklerinizin çalışmasına ve kilo kontrolunun sağlanmasına da yardımcı olacaktır.

10- Beslenmenize Bitkisel Östrojenler Ekleyin
Bitkisel östrojenlerin en iyi kaynağı soyadır. Etkisi tam olarak kanıtlanmamakla birlikte araştırmalar soya tüketiminin fazla olduğu Japonya’da kadınların menopoza ait belirtileri minumun düzeyde yaşadıklarını göstermektedir. Ayrıca soya, kolestrol düşürücü ve kansere karşı koruyucu etkiye de sahiptir. Soya fasulyesi, soya filizi, soya sütü, soya yağı, soya eti ve tofu önemli soya ürünleridir. Ayrıca kurubaklagiller, elma, havuç, kuru üzüm, sarımsak, domates diğer bitkisel östrojen kaynaklarından bazılarıdır.
Ancak meme kanseri, yumurtalık kistleri gibi hastalıklarda bitkisel östrojen içeren yiyecekleri doktorunuza danışınız.
Mart 2013

Ebru Özkan, bir soruya yanıt verdi.

Menopoz ve yaş arasındaki bağlantı nedir?

Menopoz aylık olarak gerçekleşen, adet döngüsünün sonlanmasıdır. Bu dönemde kadın hormonları olan östrojen ve progesteron üretimi yavaşlar ve bir süre sonra durur. Her kadın doğduğunda yaklaşık olarak 400-500 bin yumurta ile doğar. Ergenlik çağına gelince hormonlar devreye girer ve yumurtalar olgunlaşınca adet görme başlar. Her adet döneminde bir çok yumurta olgunlaşmaya başlar. Ancak bunlardan biri yumurtalık dışında atılır. Geri kalanlar yok olurlar. Bu yumurtaların tükenmesi ile menopoz dönemi başlar.

Bir kadın menopoza girdiğini nasıl anlar?
  • Adet kanamasının kesilmesi en büyük belirtidir ancak bu iki ya da üç ay kadar kısa süre olmamalıdır. 12 ay boyunca kesilmiş olması gereklidir.
  • Sıcak basmaları ve terlemeler
  • Çarpıntı
  • Ruhsal olarak çöküntü yaşamak ve depresyon
  • Unutkanlık, sinirlilik ve ağlama krizleri
  • Kemik ağrıları
  • Vajinal kuruma ve cinsel ilişkinin ağrılı olması
  • Sık idrara çıkmak
  • Vücut tüylerinin azalması ve seyrelmesi
  • Kilo alımının artması

Menopoza girme hangi durumlara bağlıdır?

Menopoza girmenin tam olarak yaşı yoktur. Bunu etkileyen nedenler sadece yaş değildir. Kalıtım ve çevresel nedenlerde menopozu etkiler. Genler çok önemlidir. Annenin menopoza girme yaşıyla kızının girme yaşı çok yaklaşıktır. İkizlerinde menopoza girme yaşı hemen hemen aynıdır. Daha doğduğu andan itibaren bunun genlerde belirlenmiş olması müdahale edebilmeyi kısıtlar ancak aile planlamasında önemi büyüktür. Bir anne adayının ne zaman çocuk sahibi olması gerektiğini gösterir. 35 yaştan önce görülen erken menopozlarda çocuk sahibi olmak için erken tanıyı sağlar. Ülkemizde genel olarak menopoz yaşı 45-47'lerde başlar.

Çevresel faktörler çok büyük değişimlere neden olmasa da bir kaç yıl menopozu öne almaktadır. Sigara ve kanserojen maddeler buna neden olmaktadır.

Bir kadının ne zaman menopoza gireceği doğduğu andan itibaren bellidir. Yaş ilerledikçe bir yerlerde kesilecek olan adet döngünün aslında zamanı bellidir. Çeşitli testlerde kesin olarak bilinmese de yumurtalık sayısının ve menopozun ne zaman gerçekleşeceği ile ilgili bilgilere ulaşılabilir. Amh hormonu adı verilen testlerle yumurtalıkların kaç yaşında olduğu kabaca öğrenilebilir.

Menopoza girildikten sonra yaşanacak osteoporoza karşı kadınların Ca açısından zengin beslenmesi büyük önem taşır.


3 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.