Bilmek istediğin her şeye ulaş

Meteoroloji Mühendisliği

YÖNLENDİR Meteoroloji mühendisliği

Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

15 saniyede 63 yıllık değişim...

NASA son 63 yıldaki (1950-2013) iklim değişikliğini 15 saniyelik bir video halinde yayınladı. Videonun hazırlanmasında çok sayıda meteoroloji istasyonundan toplanan veriler kullanıldı.

Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şimşeklerin Bize Öğrettikleri - Çarpılma Bölgesi

990

Şimşek (büyücülerin yaptığı gibi) metal bir çubuğun sallanmasıyla üretilenlerden daha fazla çeşide sahiptir: Pozitif ya da negatif yüklü, yukarıya ya da aşağı doğru bakan, yere ya da bir başka buluta çarpan türleri bulunur. Atmosferik bilim insanları fırtına bulutların içerisindeki buz parçacıkların azıcık yüklü olduklarını biliyorlar. Nihayetinde, fırtınadaki negatif yüklü bir tabaka iki tane pozitifin arasında kalmaktadır. Elektrik tabakalar arasında kavislenir ve havayı iyonize ederek parlamasını sağlar. Ancak uzmanların şimşeğin davranışını bütünüyle anlamasına daha yol var. Araştırmacılar şimşek tarafından üretilen radyo dalgalarıyla x-ışınlarını takip ediyorlar ve (roketlerle yapılan) sentetik şimşekleriyle deneyler yürütüyorlar. İşte şu anki düşünceleri bunlardır:

(1) Devasa Jet / Gigantic Jet: Fırtına deşarjların %80'i bulutların içerisinde gerçekleşmektedir. Ancak bir tanesi yukarıya yönelip üst tabakalarda bulunan zayıf bir pozitif yüke çarparsa, o zaman gökyüzüne doğru çıkış yapar.

(2) Beklenmedik Bir Andaki Şimşek / Bolt From The Blue: Devasa jetler bulutların yanlarından çıkarak fırtınadan kilometrelerce uzaklığa kadar gidip açık mavi bir gökyüzünden bir anda ortaya çıkarak yere çakabilir.

(3) Örümcek / Spider: Bu deşarjlar saniyede 26.83 metre hıza ulaşarak geniş alanlara yayılıp yatay tabakaların içinden yanlamasına hareket ederler.

(4) Boncuklu / Beaded: Bükülmüş iyon kanalların belirli parçacıkları belirli bir açıdan bakıldığı zaman daha parlak görünmektedirler.

(5) Çatallı / Forked: Bir şimşeğin ucunda negatif enerji fazlasıyla biriktiğinde havada kanalı iki ya da daha fazla dala ayrılır.

(6) Kurdele / Ribbon: Çoklu şimşekler bazen aynı kanala aittir. Eğer rüzgar kanalı yana doğru estiriyor ise, gözümüz iki çarpmanın arasındaki mikrosaniyelik ışık bantlarını algılayabilir.

(7) Zigzak / Zigzag: Fırtına dağılınca bulut ile yer arasındaki hava yük cepleri içermektedir. Bu yıldırımların yere kadar bir cepten diğer cebe zıplamasını sağlar.

(8) Top / Ball: Gök gürültülü fırtınaların çevresinde greyfurt büyüklüğünde parlak elektrik kürelerin görüldüğü rapor edilmiştir. Kimse sebebini bilmemektedir.

(9) Enerjik Dar İkili Kutup / Energetic Narrow Bipolar: Bu bulut-içi parlamalar radyo salınımların en güçlü doğal kaynağıdır. Sadece 10 mikrosaniye sürmektedirler.

(10) Kırmızı Peri / Red Sprite: Gökten yere inen pozitif yüklü yıldırım bulutu daha fazla negatif yapmaktadır. Bu negatif alan bulutun tepesine ulaşır ve burada daha düşük hava yoğunluğu bulunduğundan bu deşarjlar için daha az enerji anlamına gelmektedir ki bu sebepten dolayı da kırmızı bir renkte parlama görülür.

(11) Mavi Jet / Blue Jet: Bir teoriye göre gökten yere inen negatif yüklü bir yıldırım bulutu daha fazla pozitif yapmaktadır; fırtına fazladan olan pozitifliği yüksek bir enerji patlamasıyla yukarıya doğru pompalar ve bu çevresindeki iyonize olan havanın mavi bir renkte parlamasına sebep olmaktadır.

Çeviren: Arsel Acar


kaynak: evrimagaci.org/fotograf/98/3911
Haziran 2014

Kaan Uğrasız, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Bir bölgeye kilogramlarca yağış düşebilir fakat bu suyu, içme ve ihtiyaç suyu olarak kullanacağınız rezervlere (akarsulara ve akarsuların döküldüğü barajlara) aktarmak için kullanacağınız altyapınız olmasa suyu kaybedersiniz. Bir barajın üstüne istediği kadar yağmur yağsın; 'metrekareye xyz kg yağış düştü' bilgisini barajın yüz ölçümü ile çarparsanız oraya o kadar su düşmüş olur; hadi varsa etrafındaki eğimli araziden de bu miktarın yarısı kadar su giriş yapmış olsun.

Su kıtlığı uyarısı yapılıyor, çünkü şehirler kurulurken altyapıları yağmur sularını kontrol edecek mekanizmalarla uyumlu şekilde tasarlanmıyor. Dolayısıyla günlerce yağan yağmuru aslında barajlara yönlendirip stoklamak yerine yer buharlaşma yoluyla yeniden gökyüzüne gönderiyorlar yada lağım sistemleri ile kullanılamayacak hale getiriyorlar.
Haziran 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Türkiye su kaynağı bakımından yağışlara bağımlı bir halde. Bu kadar gölümüz, deremiz, yer altı su kaynağımız var diyebilirsiniz. Şehirlere birçok baraj yapılıyor suyu saklayabilmek için ama gene de su sıkıntısını çekiyoruz. Çünkü yağmur ve kar yağmaz ise dereler, barajlar ve yer altı kaynakları da kuruyor.

En çok su sıkıntısı çeken ülke olarak Afrika ya baktığımızda bazı bölgelerinde aylarca yağmur yağmıyor. Ama bazı bölgelerinde de senede 2-3 defa 2-3 ay şiddetli yağmur gözükmesine rağmen kalıcı olmadığından gene kuraklık çekmektedir. Ek olarak verimli arazileri de süpürüp gitmektedir.

Hakan Köse' nin dediği gibi bölgesel yağışlar ülkenin su sıkıntısını gidermekte yetmiyor. Zaten suyun büyük bir bölümü sulamada tarımda kullanılmaktadır. Az yağışlı zamanlarda tarım sektörü de çöküşe uğruyor.

Türkiye yarı kurak iklim tipine sahip. Kendi bölgeleri içinde yağış bakımından çok büyük farklılıklar içermektedir.

Ortalama yağışı ise 643 mm, bu da yılda 501 milyar m3 su büyüklüğünü ifade ediyor.

Ülkede buharlaşma da fazla olduğundan suyun bir kısmı da bu şekilde kaybolmaktadır. Bir kısmı da yeraltı sularını beslemektedir.

Bir ülkedeki toplam kullanılabilir su varlığına göre, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3’ten daha az ise o ülke su fakiri olarak, 2.000 m3’ten daha az ise su azlığı yaşayan ülke olarak , 8.000-10.000 m3’ten daha fazla ise su zengini ülke olarak adlandırılıyor. Türkiye kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 olduğundan “su azlığı yaşayan ülke” sayılıyor.
Haziran 2014

Hakan Köse, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Benim duyduğum kadarı ile son günlerde (2014 Mayıs sonu - Haziran başı) arasında yağan çılgın yağmur barajların dolmasında pek etkili olmadı. Sebebi ise, yine duyduğum kadarı ile bu yağmurların bölgesel oluşu. Yani bu yağmurlar görece daha küçük alanlarda bölge bölge gerçekleşti, yani geniş alanlara yayılmadı. Bu sebeple de -belki dikkatinizi çekmiştir- örneğin İstanbul'da Kadıköy'de çok şiddetli yağış var iken aynı anlarda Maslak civarında neredeyse hiç yağmur yağmıyordu. Dolayısıyla bu yağmurları getiren bulutlar sadece kendi bulundukları bölgede yoğun bir yağışa neden oldular ve geçip gittiler diyebiliriz.

Bir diğer durum ise bence daha önemli ve daha çok konuşulması gereken bir durumdur ki o da betonlaşma kavramıdır. Bildiğiniz üzere yağışların ve bu yağış dengesinin en önemli ayaklarından biri yeşil alanlardır. Özellikle son dönemlerde yaşadığımız bu betonlaşma sevdası nedeni ile yağışların normal dengesini kaybetmeye başladığını açık bir şekilde görebiliriz. Aynı zamanda sıcaklıklar, mevsimlerin zamanlarının değişmesi veya farklılaşması gibi olaylar insan (hayvan) oğlunun para kazanmak istemesi nedeni ile yapılan uygulamalardan besleniyor ve bence bunları dönüştürmek neredeyse imkansız. Doğa bir kez değişti mi, onu eski haline getiremezsiniz.
Mayıs 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Asit yağmurunun oluşumu nasıldır ve etkileri nelerdir?

  • Fabrikalar, enerji santralleri, motor egzozları ve benzeri kaynaklardan atmosfere atılan kükürt dioksit( SO2) ve azot oksitleri( NOX) atmosferdeki taşınımı sırasında bulut içindeki su ile reaksiyona girerler. Bu reaksiyonlar sonucu sülfirik asit ve nitrik asit oluşuyor. Oluşan bu asitlerin yağmur, kar, sis ve diğer şekillerde yeryüzene inmesine asit yağışları diyoruz.


Fen Bilgisi

Bu yağışların normalden daha fazla asitlik içerdiği için düştükleri bölgeyi kirletmekte ve doğal yapılara canlılara zarar vermektedir.

Havadaki tipik çap konsantrasyonunda oluşan yağmurun PH'ı 5.6 civarında. Yani 5.6 nın altındaki değerdeki yağışlar asit yağışı olarak kabul ediliyor.

Fen Bilgisi



Asit Yağmurlarına Yol Açan Doğal Kaynaklar
Yanardağlar,
Planktonlar,
Çürümüş Bitkiler,
Karada, bataklıkta ve okyanusta yaşayan bazı canlılar bu biyolojik süreçlerinde etrafa SO2 ve CO2 gazlarını yayarlar.


İnsan Faaliyetleri


Motorlu araçlar, fabrikalar,
Parfüm ve deodorantlar,
Termik santraller,

ETKİLERİ
Sulardaki doğal asitlik dengesini bozmaktadır.
Göl ve denizlerdeki asitliğe duyarlı bazı canlıların azalmasına neden olur.
Göller üzerinde bulunan kar ve don halindeki asitli tabaka ilkbaharda ani ısınmalara ve gök eko sistemini bozmaktadır.
Toprağın kimyasal yapısını bozmaktadır.

İnsan sağlığına da etkileri vardır; baş ağrısı, öksürük, göz, burun ve boğaz tahrişi. Kaynak sularına etki ederek vücuda alındığında mideye zarar verecektir.

Fen Bilgisi


Mayıs 2014

Aytaç Dicleli, bir soruya yanıt verdi.

Asit yağmurunun oluşumu nasıldır ve etkileri nelerdir?

Ametallerin oksijence zengin oksitleri asit oksittir. CO2 , SO2, SO3 gibi. Bu oksitler su ile tepkimeye girdiğinde asit oluşturur. Hava kirliliğini oluşturan gazlar da bunlardır. Bu nedenle kirli havalarda yağmur yağarsa, yağmur yer yüzüne asit olarak düşer. O bölgede ki tarım alanları, tarihi yapılar, arabalar ve canlılar bundan etkilenir.
Şubat 2014

Çapulcu Volkan Muhtar, bir soruya yanıt verdi.

Kış aylarında olmamıza rağmen havanın normalden sıcak olması ve beraberinde getirdiği olumsuz etkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yapabileceğimiz neler var?

Ben bir şey yapılabileceğini düşünmüyorum şahsen. Tasarruf etsek de ülkenin büyük bir kesimi cehalet içinde. Onlar etmediği müddetçe hayatımızda hiçbir şey değişmeyecektir.
Şubat 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Kış aylarında olmamıza rağmen havanın normalden sıcak olması ve beraberinde getirdiği olumsuz etkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yapabileceğimiz neler var?

Şaman (@chamacon)'nın dediği ve ülkede görüldüğü üzere Türkiye'de beklenilen hava yağışları gerçekleşmedi.

Yağış ve sıcaklık tahminleri yapılırken alçak ve yüksek basınç sistemlerinin konumlarına göre değerlendirme yapıyorlar. Türkiye ise alçak ve yüksek basınç sisteminin tam ortasında yer alıyor.

Azor yüksek basıncı ve İzlanda alçak basıncı dediğimiz merkezler Türkiye'deki iklimi en çok etkileyen iki merkez. Azor yüksek basıncının kuvvetlenmesini sağlayan şey ise Kuzey Atlantik'teki deniz deniz yüzey sıcaklığının ısınmasıdır. Azor yüksek basıncının güçlenmesi demek ise yağışlı hava kütlelerini aşağıdan yukarıya doğru iptal/ bloke etmesi demek oluyor. Bu durum hafiflediğinde ise yağışlar ülkemize gelebiliyor ama hafiflemediği takdirde ülkemizde yağışları göremiyoruz. Bunun sonucu olarak da havayı mevsim normallerinin üstünde yani olması gerekenden daha sıcak algılıyoruz.
Şubat 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Kış aylarında olmamıza rağmen havanın normalden sıcak olması ve beraberinde getirdiği olumsuz etkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yapabileceğimiz neler var?

Bu, kış ortasında bahar havasının kuraklığı dolayısıyla ekmekten karpuza, etten peynire tüm gıda maddelerimizin yanı sıra pamuklu, yünlü, hatta ipekli ve deri ürünlerin de pahalanacağını artık sanırım hepimiz biliyoruz. Kyoto sözleşmesine Amerikalılardan bile sonra imza atan bu muhteşem devletin bireyleri olarak yapabileceklerimiz sınırlı ama yine de bir şeyler yapabiliriz.

  1. Suyumuzu tasarruflu kullanmak. İstanbul'umuzun üç aylık suyu kalmış, artık araba, halı gibi pislenince susuzluktan ölmeyen nesnelerin yıkanmasına ara verilebilir.
  2. Dünyamızın ikliminin değişmesine sebep olan küresel ısınmaya karşı tedbirler alınmalı. Bunların başında ağaçların kesilmemesi, şahsi otomobil yerine mümkün olan yerlerde toplu taşıma araçlarının kullanılması. Ufolar ve tüplü, gazlı ısıtıcılarla sokakların ısıtılmaması, ozon tabakasına zarar veren spreylerin kullanılmaması (FCKW içerikli), aynı gazı içeren eski tip soğutucuların yetkili servislerce gazı güvenli bir şekilde boşaltılarak çöpleştirilmesi sayılabilir.
  3. Aldığımız beyaz eşyalarda enerji tasarruf sınıfının mümkün mertebe çok + sahibi olması.
  4. Bulaşıkların makinede yıkanması.
  5. Giysilerin hele bu serin günlerde bir kaç kez giyildikten sonra yıkanması.
  6. Elektriğimizin büyük bir kısmı termik santrallerden geliyor, dolayısıyla ısıtmak için olmasa bile kullandığımız elektrik de iklimi ısıtıp kuraklaştırıyor. Gereksiz ışıkları da kapatmayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
  7. Doğrusu büyük su sarfiyatına neden olan AVM, rezidans, gökdelen, hava alanı gibi inşaatların da durdurulması gerekir. Araba yıkanmasın diyoruz ama özellikle bu büyük inşaatların şehir içinde olanlarında çıkan kamyonların da tekerlekleri yıkanıyor ki her seferinde en azından bir araba yıkamalık su kullanılıyor. Bunların betonu için kullanılan su zaten inanılmaz miktarlarda.
Ağustos 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Meteoroloji nedir?

Kısaca atmosfer bilimidir. Yunanca meteoron kelimesinden gelir ve 'gökyüzünde olan olaylar' anlamına gelir. Eski Yunanlılar çiftçilik ve denizcilikle ilgili geçimleri için bulut, rüzgar ve yağmuru incelemişlerdir. "Meteorologica" adlı eserin sahibi Aristo meteorolojinin babası olarak kabul edilir.

Meteorolojide atmosfer içindeki basınç, sıcaklık, rüzgar, nem, görüş mesafesi, bulut oluşumu, yağış, şimşek, yıldırım, fırtına gibi şart ve olayları ve bunların birbirlerine etkilerini inceleyen pek çok alt bilim dalı vardır. Bahsettiğimiz bazı meteoroloji bilimleri:
  1. Dinamik Meteoroloji
  2. Fiziksel Meteoroloji
  3. Aeroloji
  4. Sinoptik Meteoroloji
  5. Tarımsal Meteoroloji
  6. Aeronotik Meteoroloji
  7. Deniz Meteorolojisi
  8. İstatistiki Meteoroloji
  9. Hidro Meteoroloji
  10. Tıbbi Meteoroloji
  11. Radyo Meteorolojisi
Günümüzde meteoroloji gelişen teknoloji sayesinde müthis bir ilerleme kaydetmiştir. Yağmur, sel, fırtına gibi atmesfer kökenli olaylar önceden tahmin edilerek olumsuzlukların önüne geçmek meteoroloji sayesinde mümkündür.
Meteoroloji Sunumu İndir
Şubat 2013

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Evde termometre yapabilir miyim?

Evet evde basit bir termometre yapılabilir.Bir sürahide 1 litrelik su 2-3 damla mürekkeple karıştırılır.Daha sonra bir şişeye mantar ya da plastik tıpa takılır.Bu tıpanın üstüne plastik bir boru (pipet olabilir) yerleştirilir.7 cm'e 13 cm boyutlarında bir karton kesilir ve boruya bantla yapıştırılır.Önceden karıştırılan mürekkepli su şişeye konur.Şişede hiç hava kalmayacak şekilde tıpa geçirilir.Son olarak su buharlaşıp termometrenin hassasiyetini bozmasın diye mürekkepli suya 1 damla yağ damlatılır.

Meteoroloji Mühendisliği
Daha fazla

3 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.