Bilmek istediğin her şeye ulaş

Meteoroloji

Meteoroloji, atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalı. Türkçeye, Fransızca météorologie sözcüğünden geçmiştir. Atmosferin özellikle alt katmanlarında meydana gelen hava olaylarının oluşumunu ve değişimini nedenleriyle inceler ve kısa dönemli tahminler yapmayı amaçlar. Matematik, coğrafya, istatistik ve fizikten yararlanır. Günümüzde meteorolojik hizmetler, tamamen bilimsel yöntemlerle ve uluslararası işbirliği içerisinde yürütülmektedir. Bugün dünyada, 24 saat sürekli çalışan onbin civarında kara istasyonu, açık denizlerde görev yapan altıbinden fazla gözlem gemisi ve yüksek hava sondajları yapan binden fazla meteoroloji istasyonu vardır.

Haziran 2016

Hilal Korkmaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dünyadaki Dikkat Çeken Rüzgar Santralleri

Thanet Açık Deniz Rüzgar Santralleri

İngiltere , 300 MW, En büyük açık deniz rüzgar çiftliğidir. Çiftlikte 100 adet rüzgar türbini bulunmaktadır. Bu türbinler ( Vestas) yaklaşık olarak 240.000 evin enerji ihtiyacını karşılayabilmektedir.

1395

Fowler Ridge Rüzgâr Çiftligi
ABD, 599.8 MW, Bu santralin yılda 200.000 evin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği tahmin ediliyor. 50.000 dönümlük bir alan kaplamaktadır. Vestas, Clipper ve GE olarak toplamda 355 adet türbin bulunmaktadır.

1395

Capricorn Ridge Rüzgâr Çiftligi
ABD, 662,5 MW, Yaklaşık olarak 220.000 ev için elektrik üretecek olan bu çiftlik 407 türbinden oluşmaktadır. İşletimi NextEra Energy Resources tarafından olmaktadır.

1395


Horse Hollow Rüzgâr Çiftligi

ABD, 735,5 MW, 421 türbinden oluşan bu çiftlik 47.000 dönümlük alana kurulmuştur. Türbinlerini GE ve Siemens sağlamaktadır. Ancak çevrede yaşayan insanlar görünüş ve sesten rahatsız olduklarından bu çiftliği dava etmişlerdir. Dava edilen ilk rüzgar çiftliğidir.

1395

Alta Rüzgâr Enerji Merkezi

ABD, 1.55O MW, Bu çiftlik Amerika' nın en eski ve en geniş rüzgar çiftliğidir. Eski moda ve küçük türbinlerin yerine daha büyük ve kaliteli türbinler yerleştirilmektedir.
1395


Mart 2016

Koray Bircan, bir soruya yanıt verdi.

Meteorolojide soğuk ve sıcak cepheler nasıl oluşur? Etkileri nelerdir?

Sıcak ve soğuk cepheler bir çok öğrencinin bir türlü kavrayamadığı ve birbirine karıştırdığı klimatolojik olgular.
Ocak 2015

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Transmissometre nedir? Ne için kullanılır?

'Pist görüş mesafesini' hesaplamak için kullanılır. Bu hesaplamada iki temel teknik kullanılıyor. Birisi Transmissometer lar( otomatik) ve rasatçı tarafından yapılan ölçümler.

Transmissometer; Atmosferik şartları değerlendirerek otomatik olarak doğrudan ölçüm yapan otomatik ölçüm sistemidir. ( İki nokta arasında)
Meteoroloji

Meteoroloji

Bu hesaplamalar her pist ve pist başı için ayrı ayrı yapılır.

Günümüzde hemen hemen hepsinde bulunuyor otomatik sistem, bulunmadığı ya da cihazın bozulduğu takdirde insan gözlemine dayalı ölçümler yapılıyor rasatçılar tarafından.
Meteoroloji
Ocak 2015

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Bugüne kadar dünya üzerinde ölçülmüş en yüksek ve en düşük sıcaklıklar nelerdir?

Dünyada;
En yüksek 13 Eylül 1922 de Libya El-Azi-zia da :58 derece

Meteoroloji

En düşük Vostok-Antarktika, 21 Temmuz 1983 : - 89.2 derece
ancak yeni ölçümlere göre tekrar aynı bölge 31 Temmuz 2013 te -93 derece kaydı mevcut.
Meteoroloji
Meteoroloji



Türkiye de ise;
En yüksek; Mardin-Kocatepe 14 Ağustos 1993 , 48.8 derece
En yüksek;-46.4 derece Van-Çaldıran 9 Ocak 1990



Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

2014 Temmuz'u, şimdiye kadar ölçülmüş dördüncü en sıcak Temmuz ayı olmuş.

Global Analysis - July 2014 | State of the Climate | National Climatic Data Center (NCDC)

a summary of global temperatures and precipitation, placing the data into a historical perspective
Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kasırganın fotoğrafları ve videosu

Mesocyclone: Photo of storm cell wins Nat Geo photo contest.

National Geographic Traveler just announced its winners for its 2014 photo contest. The shots are all very cool, but I can’t argue with the No. 1 pick: a mesocyclone over Colorado, taken by photographer Marko Korosec: Holy wow! I love this shot. Korosec was storm-chasing on May 28, 2013, when...
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yahu bu işi cidden hala anlamıyorum, tufan şeklinde yağmur yağıyor ve yetkililer üniversitede okuduğumuz hidroloji dersine tam karşıt olarak "bu yağmurlar bir işe yaramaz" diyor. Ardından bir iki yaz yağmuru geliyor "bunlar işe yarar" diyorlar. Biz hidrolojideki havza girdi çıktı hesaplarını yanlış öğrenmişiz anlaşılan. Milyonlarca metreküp yağmur düşüyor ve vardan yok oluyor, havza çıkışına doğru akmıyor, belki de yukarı doğru akıyor ama yazın yağan bir sağanak bütün işi çözüyor. Yüzeysel yağmur nedir arkadaşlar? Yağmurların hepsi yüzeye yağar zaten. Benim kanaatim artık bu kuraklık konusunu kullanarak halkın tansiyonuyla oynandığı doğrultusunda....

Son yağmurlar Melen Çayı'nda debiyi yükseltti - Çevre Haberleri - Radikal

İstanbul ve Belediye ile ilgili haberleri mi aramıştınız? Son yağmurlar Melen Çayı'nda debiyi yükseltti haberi için hemen tıklayın!
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

15 saniyede 63 yıllık değişim...

NASA son 63 yıldaki (1950-2013) iklim değişikliğini 15 saniyelik bir video halinde yayınladı. Videonun hazırlanmasında çok sayıda meteoroloji istasyonundan toplanan veriler kullanıldı.

Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şimşeklerin Bize Öğrettikleri - Çarpılma Bölgesi

990

Şimşek (büyücülerin yaptığı gibi) metal bir çubuğun sallanmasıyla üretilenlerden daha fazla çeşide sahiptir: Pozitif ya da negatif yüklü, yukarıya ya da aşağı doğru bakan, yere ya da bir başka buluta çarpan türleri bulunur. Atmosferik bilim insanları fırtına bulutların içerisindeki buz parçacıkların azıcık yüklü olduklarını biliyorlar. Nihayetinde, fırtınadaki negatif yüklü bir tabaka iki tane pozitifin arasında kalmaktadır. Elektrik tabakalar arasında kavislenir ve havayı iyonize ederek parlamasını sağlar. Ancak uzmanların şimşeğin davranışını bütünüyle anlamasına daha yol var. Araştırmacılar şimşek tarafından üretilen radyo dalgalarıyla x-ışınlarını takip ediyorlar ve (roketlerle yapılan) sentetik şimşekleriyle deneyler yürütüyorlar. İşte şu anki düşünceleri bunlardır:

(1) Devasa Jet / Gigantic Jet: Fırtına deşarjların %80'i bulutların içerisinde gerçekleşmektedir. Ancak bir tanesi yukarıya yönelip üst tabakalarda bulunan zayıf bir pozitif yüke çarparsa, o zaman gökyüzüne doğru çıkış yapar.

(2) Beklenmedik Bir Andaki Şimşek / Bolt From The Blue: Devasa jetler bulutların yanlarından çıkarak fırtınadan kilometrelerce uzaklığa kadar gidip açık mavi bir gökyüzünden bir anda ortaya çıkarak yere çakabilir.

(3) Örümcek / Spider: Bu deşarjlar saniyede 26.83 metre hıza ulaşarak geniş alanlara yayılıp yatay tabakaların içinden yanlamasına hareket ederler.

(4) Boncuklu / Beaded: Bükülmüş iyon kanalların belirli parçacıkları belirli bir açıdan bakıldığı zaman daha parlak görünmektedirler.

(5) Çatallı / Forked: Bir şimşeğin ucunda negatif enerji fazlasıyla biriktiğinde havada kanalı iki ya da daha fazla dala ayrılır.

(6) Kurdele / Ribbon: Çoklu şimşekler bazen aynı kanala aittir. Eğer rüzgar kanalı yana doğru estiriyor ise, gözümüz iki çarpmanın arasındaki mikrosaniyelik ışık bantlarını algılayabilir.

(7) Zigzak / Zigzag: Fırtına dağılınca bulut ile yer arasındaki hava yük cepleri içermektedir. Bu yıldırımların yere kadar bir cepten diğer cebe zıplamasını sağlar.

(8) Top / Ball: Gök gürültülü fırtınaların çevresinde greyfurt büyüklüğünde parlak elektrik kürelerin görüldüğü rapor edilmiştir. Kimse sebebini bilmemektedir.

(9) Enerjik Dar İkili Kutup / Energetic Narrow Bipolar: Bu bulut-içi parlamalar radyo salınımların en güçlü doğal kaynağıdır. Sadece 10 mikrosaniye sürmektedirler.

(10) Kırmızı Peri / Red Sprite: Gökten yere inen pozitif yüklü yıldırım bulutu daha fazla negatif yapmaktadır. Bu negatif alan bulutun tepesine ulaşır ve burada daha düşük hava yoğunluğu bulunduğundan bu deşarjlar için daha az enerji anlamına gelmektedir ki bu sebepten dolayı da kırmızı bir renkte parlama görülür.

(11) Mavi Jet / Blue Jet: Bir teoriye göre gökten yere inen negatif yüklü bir yıldırım bulutu daha fazla pozitif yapmaktadır; fırtına fazladan olan pozitifliği yüksek bir enerji patlamasıyla yukarıya doğru pompalar ve bu çevresindeki iyonize olan havanın mavi bir renkte parlamasına sebep olmaktadır.

Çeviren: Arsel Acar


kaynak: evrimagaci.org/fotograf/98/3911
Haziran 2014

Hilal Korkmaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

~HORTUMLAR~

4054

Hortum bir rüzgar türüdür aslında. Kümülus Bulutlarına bağımlı olarak silindir şeklinde dönerek gezerler. Bazıları yıkıcı güce sahiptir ve doğa felaketine dönüşebilir.

Şu bölgelerde sıklıkla görülür.
Kuzey Amerika' nın iç, doğu ve kuzey doğusunda
Avustralya, Japonya, Orta Asya, İngiltere, İtalya

Türkiye de küçük boyutluları görülmekte...

4054

Yere kadar uzanan bu hortumların oluşabilmesi için ortamda şu etkenler olmak durumunda;
  1. Kararsız hava; yer seviyesinden itibaren sürekli yükselen sıcak hava,
  2. Yer seviyesinden atmosferin orta seviyelerine kadar nemli hava,
  3. Havanın yükselebilmesi için bir kaldırma gücüne ihtiyaç vardır. Bu da zeminin yakınındaki havanın ısınmasıyla oluşuyor. Hava ısındığı zaman daha çok hafifliyor ve yükselmeye başlıyor. Yukarısındaki soğuk havayı itekleyerek şimşekli fırtınaların oluşmasını tetikler.


4054

Hortumlar hakkında bilimsel ilk teori 1917 yılında Alfred Wegener tarafından üretilir.

Bu kararsız hava yerden su emerek deniz ve göl üzerinde de ' su hortumu' oluşturabiliyor.

Hortum derecelendirmeleri de F1 ve F5 şeklindedir. Şiddeti F5 olan bir hortum çok kısa sürede bir şehri yıkarak hiç eser bırakmayabilir. Tarihte Amerika nın Oklama kentinde böyle bir hortum meydana gelmiştir. Çapı yaklaşık 1.5 km olduğu söyleniyor.

4054

Hortumların gelişim hızı hakkında tahmin yapılmaktadır ancak hiç hesapta olmayan hortumlar gelişebilmektedir. Bu da hortumların engellenmesini güç kılarak ani felaketlere yol açıyor. Hortumun oluşması Kümülüs bulutlarına bağlı olduğundan bu bulutların yoğunluğu nedeniyle bazen yaklaşan hortumlar kestirilememektedir.

Amerika da Oklama da meydana gelen bir hortum

Haziran 2014

Kaan Uğrasız, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Bir bölgeye kilogramlarca yağış düşebilir fakat bu suyu, içme ve ihtiyaç suyu olarak kullanacağınız rezervlere (akarsulara ve akarsuların döküldüğü barajlara) aktarmak için kullanacağınız altyapınız olmasa suyu kaybedersiniz. Bir barajın üstüne istediği kadar yağmur yağsın; 'metrekareye xyz kg yağış düştü' bilgisini barajın yüz ölçümü ile çarparsanız oraya o kadar su düşmüş olur; hadi varsa etrafındaki eğimli araziden de bu miktarın yarısı kadar su giriş yapmış olsun.

Su kıtlığı uyarısı yapılıyor, çünkü şehirler kurulurken altyapıları yağmur sularını kontrol edecek mekanizmalarla uyumlu şekilde tasarlanmıyor. Dolayısıyla günlerce yağan yağmuru aslında barajlara yönlendirip stoklamak yerine yer buharlaşma yoluyla yeniden gökyüzüne gönderiyorlar yada lağım sistemleri ile kullanılamayacak hale getiriyorlar.
Haziran 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Türkiye su kaynağı bakımından yağışlara bağımlı bir halde. Bu kadar gölümüz, deremiz, yer altı su kaynağımız var diyebilirsiniz. Şehirlere birçok baraj yapılıyor suyu saklayabilmek için ama gene de su sıkıntısını çekiyoruz. Çünkü yağmur ve kar yağmaz ise dereler, barajlar ve yer altı kaynakları da kuruyor.

En çok su sıkıntısı çeken ülke olarak Afrika ya baktığımızda bazı bölgelerinde aylarca yağmur yağmıyor. Ama bazı bölgelerinde de senede 2-3 defa 2-3 ay şiddetli yağmur gözükmesine rağmen kalıcı olmadığından gene kuraklık çekmektedir. Ek olarak verimli arazileri de süpürüp gitmektedir.

Hakan Köse' nin dediği gibi bölgesel yağışlar ülkenin su sıkıntısını gidermekte yetmiyor. Zaten suyun büyük bir bölümü sulamada tarımda kullanılmaktadır. Az yağışlı zamanlarda tarım sektörü de çöküşe uğruyor.

Türkiye yarı kurak iklim tipine sahip. Kendi bölgeleri içinde yağış bakımından çok büyük farklılıklar içermektedir.

Ortalama yağışı ise 643 mm, bu da yılda 501 milyar m3 su büyüklüğünü ifade ediyor.

Ülkede buharlaşma da fazla olduğundan suyun bir kısmı da bu şekilde kaybolmaktadır. Bir kısmı da yeraltı sularını beslemektedir.

Bir ülkedeki toplam kullanılabilir su varlığına göre, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3’ten daha az ise o ülke su fakiri olarak, 2.000 m3’ten daha az ise su azlığı yaşayan ülke olarak , 8.000-10.000 m3’ten daha fazla ise su zengini ülke olarak adlandırılıyor. Türkiye kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 olduğundan “su azlığı yaşayan ülke” sayılıyor.
Haziran 2014

Hakan Köse, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Benim duyduğum kadarı ile son günlerde (2014 Mayıs sonu - Haziran başı) arasında yağan çılgın yağmur barajların dolmasında pek etkili olmadı. Sebebi ise, yine duyduğum kadarı ile bu yağmurların bölgesel oluşu. Yani bu yağmurlar görece daha küçük alanlarda bölge bölge gerçekleşti, yani geniş alanlara yayılmadı. Bu sebeple de -belki dikkatinizi çekmiştir- örneğin İstanbul'da Kadıköy'de çok şiddetli yağış var iken aynı anlarda Maslak civarında neredeyse hiç yağmur yağmıyordu. Dolayısıyla bu yağmurları getiren bulutlar sadece kendi bulundukları bölgede yoğun bir yağışa neden oldular ve geçip gittiler diyebiliriz.

Bir diğer durum ise bence daha önemli ve daha çok konuşulması gereken bir durumdur ki o da betonlaşma kavramıdır. Bildiğiniz üzere yağışların ve bu yağış dengesinin en önemli ayaklarından biri yeşil alanlardır. Özellikle son dönemlerde yaşadığımız bu betonlaşma sevdası nedeni ile yağışların normal dengesini kaybetmeye başladığını açık bir şekilde görebiliriz. Aynı zamanda sıcaklıklar, mevsimlerin zamanlarının değişmesi veya farklılaşması gibi olaylar insan (hayvan) oğlunun para kazanmak istemesi nedeni ile yapılan uygulamalardan besleniyor ve bence bunları dönüştürmek neredeyse imkansız. Doğa bir kez değişti mi, onu eski haline getiremezsiniz.
Daha fazla