Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Din Felsefesi

Mevlânâ Celaleddin-i Belhi Rumi (Farsça:مولانا جلال الدین محمد رومی Mevlānā Celāl-ed-Dīn Muhammed Rūmī; 30 Eylül 1207de doğmuştur. 17 Aralık 1273te ölmüştür.), İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir Fars[1][2](Bazı araştırmacının iddialarına göre Tacik) [3] [4][5][6][7][8][9][10][11] şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür. Prenses Gürcü Hatun ile yakın dosttur. Hatta Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk Gürcü Hatun yaptırmıştır. Bu sayede Bilinen tek bir Mevlana portresi ve yaygınlaşan Mevlana türbeleri bu şekilde ortaya çıkmıştır. Mevlânâ bugünkü Afganistan'da bulunan Belh'te doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harzemşahlar hanedanından Türk prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan'dır.[12] Babası, Sultânü'l-Ulemâ (Alimlerin Sultânı) unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî'dir. Babasına Sultânü'l-Ulemâ (Alimlerin Sultânı) unvanının verilmesini kaynaklar Türk gelenekleri ile açıklamaktadır.[13] Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (Rumi adı, Anadolu'ya yerleşip orada yaşadığı için (o dönemde Anadolu'ya Diyarı-ı Rum deniliyordu); "Efendimiz" manasına gelen Mevlânâ ise, kendisine karşı duyulan büyük saygının belirtisi olarak verilmiştir), dönemin İslam kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Bilginler Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled'in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya'ya gelen Seyyid Burhaneddin'in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl O'na hizmet etmiştir.

Eylül 2018

Nur Sena  yeni bir  gönderide  bulundu.

''MEVLANA''

2174
''Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. ''
Şubat 2016

Anıl Katkat, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın sizi en çok etkileyen sözü hangisidir?

"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. "

Bu söz benim hayatıma gerçekten çok şey kattı.
Aralık 2015

Kitap Sozler  yeni bir  gönderide  bulundu.

En Güzel Hz. Mevlana Sözleri

En Güzel Hz. Mevlana Sözleri
Tam adı Mevlana Celaleddin-i Rumi olan düşünce ve mutasavvıf adamı Hz. Mevlana’nın en güzel sözleri:
Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.
Sen böyle güzelken bana söz düşmez. Bakma böyle yazılar yazdığıma, ben aslında Oku! Emrine amade seni okuyorum sevgili.
Sevgide güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol. Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.
İyilik aradın mı, insanda kötülük kalmaz.
Üzülme der Mevlana ve devam eder; Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, Kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır.
Bakın! Toplumsal bunalımların, kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir. Bunun en doğru tedavi yolu ise sevgiyi aramak, yaşamak, uygulamaktır. Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız
Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma… Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.
Ne insanlar gördüm üzerlerinde elbise yok, ne elbiseler gördüm içlerinde insan yok.
Adalet nedir? Ağaçlara su vermek. Zulüm nedir? Dikeni sulamak. Adalet bir nimeti yerine koymaktır. ; her su çeken tohumu sulamak değildir. Zulüm nedir? Bir şeyi yerinde kullanmamak, yeri olmayan yerde kullanmaktır.
Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile, gene aşk yolunu bilemez, şaşırır kalır.
Söz, dinleyene göre söylenir; terzi elbiseyi adamın boyuna göre diker.
Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür.
Su nasıl yıldızı, ayı aksettirir, gösterirse bedenler de canı, aklı bildirir, gösterir.
Sual de bilgiden doğar, cevap da.
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili? Biz Yaradan’ı görmeden sevmedik mi?
Uzakta olsan da yanımda olmalısın daima; Unutma gerçek aşk sevdiğini anınca yanmak. Yandıkça sevdireni anmaktır.
Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
Bir şeyden kaçacaksan yılandan, akrepten, aslandan, kaplandan kaçma da, bedenden kaynağını alan nefsanî isteklerden, heveslerden kaç! Çünkü başımıza gelen bütün belalar, çektiğimiz bütün zahmetler, meşakkatler boş ve olmayacak heveslerden meydana gelir.
Akıllılar önceden ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar. İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.
Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, hiç aramamak demektir.
Biri buğday elde etmek için ekin ekerse sonunda saman da elde eder. Fakat saman ekersen buğday elde edemezsin ki!
Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki Senin kapın var.
Aklın güzelliği dil ile dilin güzelliği söz ile kişinin güzelliği yüz ile yüzün güzelliği göz ile belli olur.
Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.
Aklın yoksa yandın, ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki.
Aklını Başına Al Da, Fanî Olan Bu Dünya Zindanında Kimseden Vefa Arama! Bu Dünyanın Vefası Bile Vefasızdır.
Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
Allah mermere emir vermez.
Gülene neden gülüyorsun diye sorulmaz, ama ağlayana neden ağladığı sorulur. Sende dualarında ağla ki, Rabbin sebebini sorsun.
Allah mumunu üflemeye kalkan bilsin ki, o nur sönmez sadece üfleyen, kendi ağzını yakar.
Allah’ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin.
Herkesin günahını kapatamayacağına göre! Kendi göz kapağını kapat.
Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Her şeyi, aramadıkça bulamazsın; fakat bu dost başka; bunu bulmadan arayamazsın.
Allah’tan gelene razı olursak Allah’ta bizden razı olur.
Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.
Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
Anlamak bilmek; bilmek affetmektir.
Anlayış, edep şehirlilerdedir. Ziyafet, garip konaklamak da köylülerde.
Aslında farkındayım, hayatımdaki sahte varlıkların. İstesem bir anda temizlemesini de bilirim. Ama bunca sahteliğin benim samimiyetime ihtiyacı var.
Hırsı bırak, kendini boş yere harcama, şu toprak altında, çırak da bir ustada.
Aslında tespih, seccade, tövbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır. Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.
Bakmakla görmek, âşık olmakla sevmek arasındaki fark? Diye sormuşlar Mevlana’ya. Cevaplamış; Senin baktığına herkes bakıyor; ama ya görebildiğini herkes görebiliyor mu? Herkes âşık olabiliyor; ama herkes senin gibi sevebiliyor mu? Aralarındaki tek fark sensin. Seni özel kılan görebildiğini ve sevebildiğini bilmektir.
Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam’a bakar, özünü görmek isteyen can’a bakar.
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
Yazının tamamı için kitapsozler.com/hz-mevlana-sozleri/
Aralık 2015

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın sizi en çok etkileyen sözü hangisidir?

Beni etkileyen sözü
Nasibine varsa alırsın karıncadan bile ders nasibinde yoksa bütün cihan önünde serilse sana ters
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın sizi en çok etkileyen sözü hangisidir?


Derya ne kadar büyük olursa olsun, insan yalnızca kendi kabı kadar su alabilir.
Ekim 2015

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yekpare - Nyra

susturunca güzel bir beyin aktiviteleri
Aralık 2014

Abdullah Gürel  yeni bir  gönderide  bulundu.

Aşikar Dinle

Görmüyordu gözlerin , görmüyordu o güzel
İnsan esintili rüzgarları, rüzgarlar sana doğru
Esiyordu Ney eşliğinde, Ney diyordu üfle beni,
Beni üfleyenin derindir yüreği,
Aşikar sende dinle
Seni çağırıyor gel ve dinle o
Aşikar ki beni dinlesin feyz alsın Diye
Hadi eyvallah...
Abdullah Gürel
Ekim 2014

MESUT YALGIN, bir soruya yanıt verdi.

Önerebileceğiniz bir kitap var mı?

Ruhsal gelişime yönelik kitaplar ilginizi çekerse; okuduğum ve beğendiğim şu kitaplar var:
Eckhart Tolle - Şimdinin Gücü
Erich Fromm - Sevme Sanatı
Victor E.Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Fantastik roman olarak Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Buz ve Ateşin Şarkısı serilerini öneririm.
Ekim 2014

Ebru Ayşen, bir soruya yanıt verdi.

Önerebileceğiniz bir kitap var mı?

Charles Bukowski- Ekmek Arası✌
Christy Brown-Sol Ayağım✌
Patrick Süskind- Koku✌
George Orwell-Hayvan Çiftliği ✌
Eylül 2014

Canan Unalan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Demedim mi ?

Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
Onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
Senin duru denizin ben'im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
Senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
Sıcaklığın ben'im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle bunları sana hep demedim mi?


Mevlana Celaleddin Rumi
Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın en güzel şiirleri nelerdir?

Saymakla bitmez ki :) her kelamı güzel olan bir kişinin sözleri kulaklara küpe, başlara taçtır ...
Örneğin ;

Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor; ayrılıkları nasıl anlatıyor.
Diyor ki: Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımla erkek de ağlayıp inlemiştir, kadın da.
Ayrılıktan parça parça olmuş bir gönül isterim ki iştiyak derdini anlatayım ona.
Aslından uzak kalan kişi, buluşma zamanını arar durur.
Ben her toplulukta ağladım, inledim; iyi hallilerle de eş oldum, kötü hallilerle de.
Herkes kendi zannınca dost oldu bana; İçimdeki sırlarımı ise kimse aramadı.
Benim sırrım, feryâdımdan uzak değil; fakat gözde, kulakta o ışık yok.
Beden candan, can da bedenden gizli değil; fakat kimseye Cânı görmeye izin yok.
Ateştir neyin bu sesi, yel değil. Kimde bu ateş yok ise, yok olsun o kişi.
Aşk ateşidir ki neye düştü; aşk coşkunluğudur ki şaraba düştü.
Ney, bir dosttan ayrılana eştir, dosttur; perdeleri, perdemizi yırttı-gitti.
Ney, kanlarla dolu bir yolun sözünü etmede; Mecnûn'un aşk hikâyelerini anlatmada.
Ney gibi bir zehri, ney gibi bir panzehri kim gördü? Ney gibi bir solukdaşı, bir iştiyâk çekeni kim gördü?
Bu aklın mahremi, akılsızdan başkası değildir; dile de kulaktan başka müşteri yoktur.
Gamımızla günler geçti, akşamlar oldu; günler yanışlarla yoldaş kesildi de yandı-gitti.
Günler geçip gittiyse, de ki: Geçin gidin, pervamız yok. Sen kal ey dost, temizlikte sana benzer yok.
Balıktan başka herkes suya kandı, rızkı olmayanın da günü uzadıkça uzadı.
Ham, pişkin, olgun kişinin hâlini hiç mi, hiç anlayamaz;
Öyleyse sözü kısa kesmek gerek vesselâm.
Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın dostluk üzerine sözleri nelerdir?

  • Gerek yok her sözü, laf ile beyana... Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana...Hz. Mevlana
  • Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
  • Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
  • Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş...
  • Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır...
  • Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir...
  • Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
  • Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki...
  • Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
  • İsa'nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
  • Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
  • Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
  • Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.
  • Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
  • Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
  • Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
  • Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
  • Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
  • Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
  • O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
  • Genişlik, sabırdan doğar.
  • Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
  • Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
  • Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
  • Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
  • Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
  • Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
  • Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
  • Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
  • Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
  • Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
  • Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah'tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
  • Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur...
  • Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim"der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana, onu sen çağırdın.
  • İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
  • Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
  • Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış, oysa önünde yüzlerce dağ var
  • Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
  • Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
  • Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
  • Şu deredeki su, kaç kere değişti, yıldızların akisleri hep yerinde.
  • Yol kesenler olmadıkça , lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça, sabırlılar, gerçek erler, yoksulları doyuranlar nasıl belirir, anlaşılır?
  • Oyun , görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
  • Anlayış, edep şehirlilerdedir. Ziyafet, garip konaklamak da köylülerde.
  • Resimler ister haberleri olsun, ister olmasın, hepsi de ressamın elindedir, o elden çıkar.
  • Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç? O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker, kaçar.
  • Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak, malı yitmekten korur.
  • Çalınmış kumaş, devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
  • Ağlayışın, feryat edişin bir sesi, sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
  • Her korkuda binlerce eminlik vardır, göz karasında onca aydınlık mevcut.
  • Verdiğini geri alan kişi, ***** gibi kusmuğunu yemiş olur.
  • Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını, şarabı verene aç.
  • Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür, karşılığını bulma günüdür.
  • Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
  • Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
  • Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
  • Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
  • Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
  • Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
  • Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
  • Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
  • Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
  • Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
  • Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
  • Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
  • Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
  • Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
  • Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
  • Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet'in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
  • Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
  • Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
  • Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
  • Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
  • İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
  • İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
  • A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
  • Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
  • Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
  • Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
  • O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
  • Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
  • Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
  • Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
  • Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
  • İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
  • Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
  • Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah'ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
  • Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
  • Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.
  • Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
  • Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
  • Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
  • Dert, insana yol gösterir.
  • İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
  • İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
  • Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
  • Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
  • Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
  • Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
  • Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
  • Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.
  • Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
  • Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
  • Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
  • Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
  • Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
  • Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
  • Dünyaya demir atmış Karun'u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa'yı gökyüzü çekti, yüceltti.
  • Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
  • Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
  • Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı'dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
  • Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
  • Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O'nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
  • Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.
  • Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
  • Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
  • Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
  • Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.
  • Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
  • Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
  • Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
  • Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
  • İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
  • Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
  • O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
  • Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
  • Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
  • Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
  • Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
  • Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
  • Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
  • Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
  • Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
  • Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
  • Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
  • Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
  • Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
  • Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
  • Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.
  • Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
  • Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
  • Peygamberler insanları Allah'a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
  • Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin düşündürdükleri...
  • Sabır, genişliğin anahtarıdır.
  • Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
  • Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
  • Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
  • Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
  • Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.
  • Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
  • İnanan, inananın aynasıdır.
  • Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
  • Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
  • Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint'li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
  • Yokluk, varlığın aynasıdır.
  • Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
  • Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
  • Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
  • Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
  • Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
  • Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
  • Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
  • Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı'dan medet umuyorlar.
  • Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
  • İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
  • Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa'nın eli nerede
  • Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
  • Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
  • Bağış, kine merhemdir.
  • Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
  • Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
  • Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.
  • Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
  • Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
  • Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
  • Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
  • Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
  • Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
  • Bal yiyen arısından gocunmaz...
  • Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
  • Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
  • Davud'un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
  • Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
  • Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
  • Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
  • İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
  • Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
  • Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
  • Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
  • Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
  • Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı'ya makbuldür.
  • İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
  • Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
  • Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?
  • Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
  • Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
  • Öküz, ansızın Bağdat'a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.
  • Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
  • Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
  • Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
  • Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
  • Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
  • Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
  • İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
  • İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
  • Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
  • Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
  • Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
  • Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
  • Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
  • Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
  • Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
  • Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
  • Padişah, töhmet altına alınanı Karun'a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
  • Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
  • Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı'yı görmüş olur.
  • Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
  • Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
  • Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
  • Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak
Haziran 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Mevlevilik nedir?

Türk kökenli bir tarikattır. Mevlana Celaleddin Rumi tarafından ama oğlu Sultan Veled Çelebi tarafından düzenlenir belirli kurallar belirlenir. Mevlana' nın ölümünden sonra daha çok gelişmişlerdir. Çünkü amaç 13. Yy da yaşamış olan Mevlana' nın görüşlerini ve tasavvufi düşüncelerini sürdürmek...

Mevlevilik

Kuralları ise şu şekildeydi;
Aklı iyi kullanmak, hikmet sahibi olmak,
Başkalarına her zaman iyi ve güzel davranışın örneği olmak.
Maddi ve manevi bakımdan temiz olmak.
İnsanlığa hizmet etmek.
Tanrı'dan, Hz. Muhammed'den sonra Mevlana'ya bağlanmak, ona gönülden inanmak.
Bilim edinmek, bilgili olmak.
Alçakgönüllü, sabırlı, güler yüzlü ve nazik olmak.
Dindar olmak.

Ritüelleri ilginç gerçekten, örnek ile şu şekilde ( Vikipedi) : Mevleviliğin gelişmiş bir adap ve kural sistemi vardır. Misal, ortak tabaktan yemek yeniyorsa kaşığın bir tarafı ile yemek alınır, diğer tarafı ile yemek yenir. Kaşığın ağıza değen kısmının yemeğe değmemesine özen gösterilir. Ayrıca alemdeki tüm varlıkların Allah'ın birer parçaları olduğu varsayılarak onlara değer verilirdi. Örneğin; kaşık öpülerek yemeğe başlanır, sırtlarına giydikleri yelekler öpülerek giyilirdi. Mevlevilikte de diğer tarikatlarda olduğu gibi yün giyilir, bu da maddi ve özellikle manevi fakirliğin bir gösteriliş şeklidir.
Haziran 2014

Sevki Demir, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın dostluk üzerine sözleri nelerdir?

  • Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
  • Sohbet vardır, keskin bir kılıca benzer; bostanı, ekini kış gibi kesip biçer. Sohbet vardır, ilkbahar gibidir. Her tarafı yapar, sayısız meyveler verir.
  • İhtiyat ve tedbir ona derler ki, kötü zannı gideresin, kaçıp kötülüklerden kurtulasın.
  • Seni dostundan ayıran sözü dinleme. O sözde ziyan vardır, ziyan!
  • Kim benlikten kurtulursa bütün benlikler onun olur.Kendisine dost olmadığı için herkese dost kesilir.
  • Nakışsız bir ayna haline gelir, değer kazanır. Çünkü bütün nakışları aksettirir
  • İyilik, hoşluk zamanında hepsi dosttur, eştir. Fakat dert ve gam zamanı Allah'tan başka kim sana dost?
Dost nasıl dosttur
Rey ve tedbir bakımından merdivene benzeyen, seni aklıyla her an irşat edip yücelten dost.
Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin; fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmali;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalıi...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...
Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş...
Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır...
Daha fazla

36 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.