Bilmek istediğin her şeye ulaş

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Mart 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mimarlık örgütlerinden Gökçek'in kent kapıları hakkında açıklama

986

Ankar Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Ankara'nın çıkış yolları üzerine inşa ettirmeye başladığı 'kent kapıları' hakkında mimarlık örgütleri bir basın bildirisi yayınladı.
(soL - Haber Merkezi) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Ankara'nın çıkış yolları üzerine inşa ettirmeye başladığı 'kent kapıları' hakkında mimarlık örgütleri bir basın bildirisi yayınladı.
Mimarlar Derneği 1927, Türk Serbest Mimarlar Derneği, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği tarafından yaplan ortak açıklamada, söz konusu projenin herhangi bir mimari ve estetik değeri bulunmadığı belirtilirken, bir belediye başkanının kendi kişisel beğenileri doğrultusunda savurganlık yapmasının kabul edilemeyeceği, Ankara kentinin çok daha önemli sorunları olduğu ifade edildi.
Açıklamanın tam metni şu şekilde:

ANKARA “KENT KAPILARI” İLE İLGİLİ BASIN DUYURUSU
Türkiye’de mimarlık kültürünün gelişmesi ve dünya standartlarında uygulanması yönünde çalışmalarıyla bilinen meslek kuruluşları olarak, Ankara’da “KENT KAPILARI” adıyla imalatına başlanmış olan TAK örnekleri hakkındaki değerlendirmemizi, kamuoyuna duyurmayı görev biliriz.
1. Antik Roma Uygarlığında muzaffer generalleri ve kayda değer olayları anmak için dikilen “zafer takları” günümüzde işlevini ve anlamını yitirmiştir. Ulusal bayramlarda veya şenliklerde kurulan geçici dekorlar dışında, örnekleri ancak ticari-turistik ve militer uygulamalarda gözlenebilen tak çeşitleri, ne gelişmiş bir kültürün ne de çağdaş demokratik toplumun ifadeleri olabilir. Vereceği mesaj ancak, otoriter bir rejimin zamandan ve mekândan kopuk sahne dekorlarıyla iştigali olmaktadır.
2. Ankara için önerilen, tarihi dönemlerden toparlama (teknik dille hibrit ve eklektik) dekorlar, fevkalade işlevsiz, sanatsız ve tasarımsız olmanın yanında, “üslupsuz” nesnelerdir. Çünkü üslup, tanımı gereği olumlu anlam yüklü bir sözcüktür; olumsuzluk varsa üslup yoktur. (Üslup: Bir sanatçıya, çağa veya ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği; sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatış biçimi–TDK) . Söz konusu dekorlar ülkemizi, çağımızı veya herhangi bir asal kültürü temsil etmekten uzak olduğu gibi, bir sanatçının savunabileceği “eser” kapsamına da girmemektedir.
3. Kimliği yok edilen kente yapıştırma unsurlarla, üstelik tarihte olanın da anlamını boşaltarak, kestirmeden kimlik imal etmeye girişenler için yan bilgi: 20. Yüzyıl başına kadar ayakta olan üçüncü sur duvarının özellikleri hâlâ belleğimizdeki yerini korumaktadır: Surun ünlü kapıları İstanbul Kapı, Sivas Kapı, İzmir Kapı ve Çankırı Kapı olup, Çankırı Kapı’nın ismi halen Çankırı Caddesi'nde yaşamakta (Roma ve Galat döneminde “Kengırı”) ve cadde, bugün adı Yıldırım Beyazıt Meydanı ile unutturulan Dışkapı’da sonlanmaktadır.
4. Günümüzde kentlerin otoyol girişlerine getirilen çağdaş tasarım çözümleri için “kent kapısı” mecazının kullanımı, yanlış anlaşılmış olmalıdır. Tavla oyunundaki kapı, devlet kapısı, gelir kapısı, masraf kapısı, bilgisayar portalı ve benzeri giriş/geçiş unsurları sahiden “kapı” şeklinde olmazlar. Bunlar birer soyutlamadır; somut hale geldiklerinde tebessümle karşılanırlar. Ankara halkını gülümsetebilmek için daha iyi yollar düşünülmelidir. Apayrı bir vaka olan “oyuncak saat kuleleri” ile birlikte 36 milyon TL ihale bedelinden söz edilen “yalancı tak-kapılar” yoluyla, ancak ihaleyi alanların yüzü gülebilir.
5. Kentin otoyol girişlerine yeni semboller ve yerine özgü işlevler kazandırabilecek mimar, tasarımcı ve sanatçılar, ülkemizde mevcuttur. Meşakkatli bir eğitim süreci sonunda edinilen ve yaşam boyu geliştirilip olgunlaştırılmayı zorunlu kılan ilgili mesleklerin mensupları, söz konusu dekorlarla rencide olmakta ve dünya pratiği karşısında dolaylı olarak küçük düşmektedirler. Saygın meslek kuruluşlarının, kent girişlerine kalıcı sahne dekorları inşa edilmesine sessiz kalma lüksü yoktur.
6. Yukardaki temel bilgiler dışında, vurgulanması gereken bir nokta daha vardır: Belediye başkanları, kendi dar beğenilerine göre savurganlık yapma özgürlüğüne sahip değildir. Türkiye’de kentlerin, yersiz ve zamansız dekorlarla bezenmesinden daha ciddi sorunları vardır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.
Mimarlar Derneği 1927, Türk Serbest Mimarlar Derneği, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği

kaynak: haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/mimarli... .
Eylül 2013

Laila Milton, bir soruya yanıt verdi.

Bana mimarlıktan bahsedebilir misiniz? Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulmak kolay mı?

Mimarlık sevmeden yapılacak iş değildir. İnşaat ustası nasıl bedenini yoruyorsa sizin de kafanız o denli yorulur. Tüm gün oturup çizim yapmama rağmen eve dayak yemiş kadar yorgun dönüyorum. Ama bu işlerle uğraşmayı sevdiğim için ertesi gün yenilenmiş bir şekilde işe gelebiliyorum. Ha illa ki isyan ettiğim of puf dediğim zamanlar oluyor ama o da her işte her meslekte oluyordur herhalde; sonuçta iş bu, zil takip oynamıyoruz. Severseniz ömür boyu mutlu olursunuz, sevmezseniz zindan gibidir benim fikrimce.
Eylül 2013

Özge Can Balaban, bir soruya yanıt verdi.

Ruhsat başvurusu için yapı denetim birim fiyatları ve yönetmeliği bulabileceğim bir site önerir misiniz?

Bayındırlık bakanlığı veya şehir ve çevrecilik bakanlığı sitelerinden bulunabilir.
Eylül 2013

Özge Can Balaban, bir soruya yanıt verdi.

Bana mimarlıktan bahsedebilir misiniz? Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulmak kolay mı?

Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulmak kolay değil ama zor da değil... Çok kolay değil çünkü yeni mezun olmuş olma ile birlikte idealizmin etkisi ile Türkiye ' de çok tatminkar iş bulmak zor çünkü çok mezun var ve kaliteli iş bunun oranında az. Bunun yanında mimarlığa sadece tasarım yapma görüşü ile bakılınca da ( ki yeni mezunlar genelde hemen tasarım yapabileceklerini sanırlar çok kişiye nasip olmaz) biraz zorlanılır iş piyasasında. Ama aslında mimarlığın birçok kolu var. Sadece tasarım değil bunun uygulanması, doğru malzemelerin bulunması, hayata geçirmenin planlanması ... Ve mimarlar haricinde piyasa tecrübemle söyleyebilirim ki kimse bu işleri düzgün yapamıyor. Yani aslında mimara çok iş düşüyor ve iş bulmakta çok zorlanılmıyor. Ama ben kardeşim sadece planlama yapıyorum tasarlamıyorum ki hiçbir şey diyen mimarlar için iş az ...
Ağustos 2013

Rasih Uğur Uyanık, bir soruya yanıt verdi.

Bana mimarlıktan bahsedebilir misiniz? Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulmak kolay mı?

Açık açık yazmak lazım öyle ise. Düşmanıma tavsiye etmem mimarlığı. Okuması zordur. Okulda ilk dönemin sonu gelmeden bölüm değiştirmeyi, tekrar sınava girip başka tercih yapmayı göze alırsınız. çoğu zaman ödevleri yaparken; sınavda bu kadar çalışsaydım zaten istediğim bölüme girerdim, ne bölümü derece bile yapardım; derken bulacaksınız kendinizi. Allahım 20 yaşına kadar ne günah işlemiş olabilirim ki bana bu bölümü reva gördün diye de söleneceksiniz çoğu zaman (hatta okul bitip de çalışmaya başladığınız zaman da). proje dersleri sırasında günün sonunda "ee ne yapcam ben şimdi, hoca ne demişti ki, hiçbir şey anlamadım ki sölediklerinden. şimdi merdiveni değiştiriyim mi değiştirmeyeyim mi, giriş doğru muydu acaba, kütleyi çevir mi dedi, çevirme mi dedi. halbuki osmanın projesine çok benziyo, ona hiç kızmadılar, bana bir sürü konuştular." diye içinizden konuşurken kırtasiyenin kapısında bulacaksınız kendinizi. kırtasiyeden çıakrken de yüklüce bir meblağ içeride kalacak. maket kartonu, kalemi, kağıdı, çıktısı bir dünya para tutacak çünkü. Üstelik bir kere de değil neredeyse her hafta uğrayacaksınız o kırtasiyeye. Sizin projenizi sizden daha çok bilir hale gelecek, bilgisayarın başındaki kız. Sonra bir an gelecek (ne zaman olacağını asla bilemezsiniz, okurken de, mezun olduktan sonra da, tamamıyla sizinle alakalı ve de kendiliğinden olacaktır) önünüze bir kavşak çıkacak. Mimarlığı yaşam tarzınız yapacak bir yol veya mimarlığı sadece mesleğiniz yapacak bir yol. şayet ki ilk yolu seçerseniz, tasarımını yaptığınız binanın fonksiyon şemasını çözmek için başladığınız araştırma sırasında proje örnekleriniz incelemekle başlamışken, elinizdeki kitabın Jung'ın seçme yazıları olduğunu fark edeceksiniz. Kafede herkes muhabbet ederken, asmatavan detaylarını incelerken bulacaksınız kendinizi, çektiğiniz pek çok fotoğrafta siz olmayacaksınız, sokaklar evler olacak, meslek dışında sohbet etmediğinizi, eninde sonunda mutlaka konunun mimarlığını geldiğini fark edeceksiniz. Ekonomiden, inşaattan, sosyolojiden, psikolojiden, tarihten... türlü türlü konu başlığı altında en az 3 cümle kurabilir hale geleceksiniz. Zaman merfumu kaybolacak, aklınızda her daim bir eskiz, bir plan olacak. O yaşınızdan sonra yazı stiliniz değişecek. Defterleri, kağıtları, kalemleri, bilmumum kırtasiye malzemelerini çok sever olacaksınız. Buraya kadar yazılanlar sizi sıktıysa, çekici gelmediyse zaten kavşakta 2. yolu seçeceksiniz demektir. O halde acı ama gerçek bu mesleği seçmeyin. Aynen de şu an düşündüğünüz gibi bu meslek yapana acı çektiren, çektirdiği kadar da zevk veren(!) bir meslektir. Önünüzde açacağı ufku başka bir meslekte bulamayabilirsiniz. Tek şartı vardır, çok seveceksiniz. Mimarlık para kazanmak için, iş bulma sıkıntısı çekilmeyeceği için seçilecek bir meslek değildir. Yer yer satırlar fazla duygusal olmuş, katılmayanı çok olacak bir yazı olmuş ama düzeltme yapmadan yayınladığımı ekliyim son cümle olarak

9 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.