Bilmek istediğin her şeye ulaş

Monitör

Donanım

YÖNLENDİRME Bilgisayar monitörü

Aralık 2013

Berikan Tan, bir soruya yanıt verdi.

Monitör çeşitleri nelerdir?

MONİTÖRLER

Ekranlar bilgisayarın en önemli veri ve görüntü çıkış birimidir. Bilgisayarda yaptığımız bilgi giriş işlemlerinin yönünü, işlemlerin sonuçlarını burada görürü ve inceleriz. Buna göre işlemdeki hata ve eksiklikleri gidermemiz mümkün olur. Sonuç olarak ekranlar tüm bilgi çıkışlarını incelediğimiz, irdelediğimiz bir çıkış birimi olarak günümüz sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır.

Monitörde hareketli yada sabit resim olarak algılananlar aslında tek karelik resimlerdir. Bu tek karelik resimler satır satır oluşturulmuştur ve saniyede bir çok kere yenilenirler. Görüntülerin insan gözü tarafından akıcı olarak algılanabilmesi için en az 24 defa yenilenmesi gerekmektedir. Modern monitörler 60 ile 240 hertz (240 hertz saniyede 240 resim anlamına geliyor) arasındaki tarama oranları ile çalışıyorlar. Bu sayede hareketsiz nesneler de keskin bir görüntü sağlıyor. Bu tarama oranı, her resim satır satır oluşturulduğu için gerekli.

Monitördeki satırları elektron ışınları oluşturuyor. Bu ışınlar monitörün arka kısmındaki tüpten monitör yüzeyine kadar geliyorlar. Tüpün arka kısmında bulunan katot sayısı bir ile üç arasında olabiliyor. Bu teller ısıtılıyorlar ve bir yüksek gerilim kaynağının eksi kutbuna bağlanıyorlar. Buradan sürekli olarak artı yüklü elektronlar çıkıyor. Bunlarda eksi kutup tarafından itiliyorlar. Bu elektronlar tüpte artı kutuplarına, elektrik yüklü ızgara ve plakalara çarpıyorlar. Elektronik mercek olarak ta adlandırılan bu plakalar, elektronları hızlandırıyorlar ve onları sıkıştırarak inceltiyorlar. Elektronların yolculukları onların gücünü ayarlayan ızgarada devam ediyor.

Renksiz monitörlerde tek ışın yeterli oluyor. Renkli monitörlerde üç ışın gerekiyor. Burada üç temel renk kullanılıyor. Bunlar kırmızı, yeşil ve mavi. Bu renklerin belli orandaki karışımıyla diğer renkleri elde etmek mümkün. Ekrandaki bir harfin yeşil olarak görünmesi için, üç ışından biri monitörün üzerindeki yeşil noktanın üzerine yönlendiriliyor.

EKRAN STANDARTLARINI GELİŞİMİ

70'li yıllarda yeşil ve siyah beyaz olarak kullanılan monitörler IBM'in 1981 yılında geliştirdiği CGA (Color Graphics Adapter) standardıyla yeni bir ivme kazandı. CGA monitörler 320*200 çözünürlüğü 4 renk derinliğini destekliyordu. Bunu 1984 yılında ortaya çıkan EGA (Enhanced Graphics Adapter) standardı izledi. Bu kartlar 640*480 pixel çözünürlük ve 16 renk derinliğini destekliyordu. 1987 yılında ise 640*480 destekli çözünürlüğü destekleyen VGA standardı gündeme geldi. Daha sonra 16, 7 milyon rengi 800*600 piksel altında destekleyen SVGA standardı ortaya çıktı. Daha sonra ortaya çıkan XGA (1024*768) SXGA (1280*1024) ve UXGA (1600*1200) gibi standartlar günümüze kadar geldi. BIOS ayarlarında kullanılan monitörler EGA/VGA uyumluluğa göre ayarlanır.

Monitörleri genel olarak yapı bakımından iki kısma ayırabiliriz;
  • Katot Işınlı Ekran (CRT)
  • Likit Kristal Ekran (LCD)
  • Plasma Ekran
  • Dokunmatik Ekran
CRT'NİN (CHATOD RAY TUBE) ÇALIŞMA PRENSİBİ

Çalışma prensibi televizyonla aynı olan katod ışınlı ekranlar, günümüzde en çok kullanılan ekran çeşididir. İlk zamanlarda sadece siyah üzerine yeşil yazı yazabilen ekranlar yerini artık milyonlarca renkle gösterebilen ekranlara bırakmış durumdadır.

CRT monitörlerin çalışma prensibi hemen hemen tüm monitörlerde (monochrom, renkli) aynıdır.

CRT, elektron parçacıklarının hareketini kolaylaştırmak için havası alınmış bir tüpten ibarettir. Katod tarafından seri halde yollanan elektron parçacıkları, tüpün değişik kesimlerine doğru hızla çarpar. Renkli monitörlerin çalışma ilkeleri de temelde aynıdır. Ama renkli monitörlerde 3 adet katod (elektron tabancası) bulunur. Yeşil, mavi ve kırmızı ile bütün renkler elde edilebildiğinden, renkli monitördeki her bir elektron tabancası, ekranın berisindeki tabakada bulunan bir fosfor noktacığına ateş eder. Elektron fosfora çarptığında onu parlatır, ama bu parlaklık çok uzun sürmez. Onun içindir ki, görüntü değişmese bile aynı işlemin tekrar tekrar yapılması gerekir; katodlar ekranı sürekli olarak tazeler. Tarama ve tazeleme işlemi, ekranda satır satır yapılır. Yüksek çözünürlükte (1024*768) ve daha fazla renk kullanımında, "interlaced" adı verilen monitörlerde rahatsız edici bir görüntü oluşmaktadır. Interlaced monitörlerdeki bu durum, hareketli görüntülerde fark edilmediğinden bu tür uygulamalarda kullanılabilir. Interlaced monitörlerde, "interlacing" adı verilen görüntü oluşturma işlemi sırasında önce tek numaralı satırlar, sonra da çift numaralı satırlar taranarak çizilir. Bu işlem çok hızlı olduğu için fark edilmez ancak belirli bir hız kaybı ortaya çıktığı için görüntü titrer. Bu nedenle, daha iyi olan "Non-interlaced" monitörler üretilmiştir. Bu monitörler, sabit ve hareketli görüntü ortamlarında, titremeyen, daha kaliteli görüntüler sunarlar. Monitörlerdeki görüntü kalitesini doğrudan belirleyen ölçütler arasında, "dot pitch" yer almaktadır. Dot pitch, ekran üzerinde bulunan aynı renkte iki nokta arasındaki mesafeyi tanımlar. Bir ekranda "dot pitch" ne kadar küçükse görüntü o kadar iyidir. Bu değerler 0. 39, 0. 28, 0. 26mm arasında değişmektedir. Monitör büyüklüğü "inç" olarak ifade edilir. Yaygın olarak 14" lik monitörler kullanılmaktadır. Monitörlerde görüntü kalitesi, çözünürlüğe bağlı olarak da değişmektedir. Bu çözünürlük standart monitör için 640*480 pixel'dir. Ekran çözünürlüğünde sınır, grafik kartına da bağlı olarak, 800*600, 1024*768 ve 1280*1024 pixel arasında değişmektedir. Görüntü kalitesini belirleyen son bir unsur da, ekran tazeleme hızıdır. Bu hız 50-90 Hz arasındadır. Monitörler TV'de olduğu gibi bir radyasyon yaymaktadır. Radyasyon oranı en aza indirilmiş, "LR/Low-Radiation" monitörler de üretilmektedir.
Aralık 2013

Murat Katarci, bir soruya yanıt verdi.

Monitör çeşitleri nelerdir?

Ilk çıkandan bu yana bilmem ama son 15 - 20 yılı sayabilirim. Bildiğim en eskiler tüplü monitörler. Ön camı bombelidir. Elektron fırlatma mantığıyla çalışır. Ön cama çarpan elektronlar renkli ışık verirler. Çarpma sırasında çok fazla radyasyon meydana gelir. Daha sonra plazma monitörler çıktı. Bu monitörden itibaren artık monitörler düz üretilmeye başlandı. Buda bazı patlamalar ile ışık elde ediyor. Patlama sırasında çok fazla radyasyon meydana geliyor. Daha sonra lcd monitörler çıktı. (liquid cristal display) bir tür sıvı var bu monitörde. Sıvı sayesinde görüntü elde ediyor. Bu sayede radyasyon çok aza indi. Sonra led monitörler çıktı. Led görüntü yeni bir teknoloji değil aslında. Stadlarda gördüğünüz reklam panoları leddi hep. Sadece daha sık hale getirdiler. Daha sık dokunmuş bir halı gibi düşünün. Görüntü küçük ledler sayesinde elde edildiği için radyasyon neredeyse 0a indi.
HD olma olayı ise çözünürlük ile ilgilidir. 720p ve daha yukarı çözünürlüğü destekleyen monitörler HD monitördür. 1080p destekleyenler Full HD olarak nitelendirilir. Tam olarak nasıl bir çözünürlüğe denk geldiğini internetten bulabilirsiniz.
Mayıs 2013

Gündüz Ayar, bir soruya yanıt verdi.

Vga monitör girişinin Dvi'dan farkı nedir?

Monitör
  • Vga'da veriler ekran kartının dönüştürücüsüyle dönüştürülüp analog olarak monitöre gönderilir. Dvi'de ise veriler dönüştürülmeden dijital olarak gönderilir. Dvi, Vga'ya göre daha kaliteli sinyal gönderir.
  • Görüntü olarak pek bir fark olmasa da Dvi'nin performansı daha iyidir ve görüntü farkını büyük ekranlarda daha net görürsünüz.
  • Dvi girişli ekranlar sinyal dalgalarından etkilenerek ekranda dalgalanmalara neden olmaz. Bu dalgalanmalar Vga girişli ekranlarda olur.
Aralık 2012

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Paylaşımlı ekran kartıyla paylaşımsız ekran kartı arasındaki fark nedir?

Tam da arkadaşların yazdığı gibi değil. Paylaşımlı ekran kartı kendi belleği yetmediğinde RAM'i de kullanma yeteneğine sahip ekran kartıdır. Paylaşımsızı ise o durumda kasanıdır. Aşağıdaki kart mesela örnektir, kendi üstünde 2GB bellek mevcut, onun tamamını kullandığınızda kasmayıp gidip RAM'den ödünç alır. Burada dikkat etmeniz gereken husus görüldüğü üzere üç bellek verisi verilmiş olmasıdır. Bu kart toplamda 3.8GB işleyebilmektedir ama üstünde 2GB vardır. Sade 2GB işleyebilen ve üstünde de 2GB belleği bulunan bir karttan daha avantajlıdır. Düşük RAM'i olan bir bilgisayarda kartı çok zorlamanız problem olabilir ama yüksek RAM'li bir bilgisayarda paylaşımsızına göre avantajlıdır. Dikkat etmeniz gereken diğer bir husus da aynı RAM'lerde olduğu gibi kart üzerindeki belleğin de hızıdır ki kartın hızını direkt olarak etkiler. Bu kartların ana kart üzerinde olduğu da bir hurafedir, PCI ya da PCIe üzerinden bağlanan bir çok model mevcuttur.

Card name: AMD Radeon HD 7800 Series
Display Memory: 3812 MB
Dedicated Memory: 2021 MB
Shared Memory: 1790 MB
Temmuz 2012

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Paylaşımlı ekran kartıyla paylaşımsız ekran kartı arasındaki fark nedir?

Paylaşımlı ekran kartı gücünü RAM'den alır paylaşımsız ise direk harici bir ekran kartıdır.

28 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.