Bilmek istediğin her şeye ulaş

Motosiklet

Motor Sporları

Motosiklet, iki tekerlekli, bisiklet benzeri, içten yanmalı motora sahip bir ya da iki kişilik ulaşım aracıdır. İlk örnekleri bisikletlere motor takma girişimleriyle ortaya çıkmıştır. 1869 yılında ABD Massachusetts’li Sylvester Roper buhar gücüyle çalışan motosiklet benzeri bir taşıtı geliştirmeye çalışmıştır. 1893 yılında Felix Millet beş silindirli bir motoru bir bisikletin ön tekerleğine takarak bugünkü motosiklete oldukça benzeyen bir taşıt gerçekleştirmiştir. Başarılı ilk iki tekerlekli motorlu taşıt tasarımını Fransız mucitler Michael ve Eugene Werner gerçekleştirmiştir. Werner kardeşler aracın motorunu, kadronun altına iki teker arasına yerleştirdiler. O tarihten sonra motosiklet tasarımlarında motor hep aynı yerde kalmıştır. Üretilen motosikletlerde tip ayrımından çok kullanıcıların tercihleri öne çıkmaktadır. Örneğin hem gezi hem de spor motosikletlerinin özelliklerini tek motosiklette barındırma çabası sonucu üretilen gezi-spor motosikletleri çok fazla motor sever tarafından tercih edilmektedir. Tabiki bu motosiklette gezi motosikletinin sürüş rahatlığı olmamasının yanında bir spor motosikletteki hız da beklenmemelidir. Sonuç olarak gezi motosikletinden daha iyi performansa sahip olup spor motosikletinden daha iyi sürüş rahatlığı sunan bir motosiklettir.

Temmuz 2012

Hakan @hakkan

MOTOSİKLETTE İLK KEZ KONTAK AÇMA VE SÜRÜŞ

Eğer motosikletiniz yoksa öncelikle linkteki yazıyı okumanızı tavsiye ederim.inploid.com/post/ilk-motosiklet-ve-baslangic/

Burada yazacağım teknik bilgi ve detaylar sadecebilgi paylaşımı
niteliğindedireğitim veya ileri sürüş teknikleri anlamında tam doğru olarak değerlendirilmesi sürücülere zarar verebilir.
Bu sebeple YETKİLİ KURULUŞLARDAN YETERLİ EĞİTİMİ ALMADAN MOTOSİKLET KULLANMAYINIZ.

Artık bir motosikletiniz olduğunu varsayarak Motosikletimizde kontak açıp sürüşe başlayacağız,

Ben motosikletleri vitesli ve diğerleri olarak ayırırım ve bana göre vitesi olmayan makineler motosiklet değildir. gazlı/benzinli bisiklet- elektrikli bisiklet gibi simler verilebilir ama bana göre onlar bisikletten evrilmiş, büyüyünce motosiklet olacak başka araçlardır.bu sebeple burada sadece vitesli motosikletleri anlatacağım.

Genel olarak motosikletler, iki teker li, bir zincir, kayış ya da şaft yardımıyla üretilen gücü arka tekere ileten, dengeli, güçlü, 4 yada 5 ileri vitesli, hava yada sıvı soğutmalı , bağımsız ön ve arka frenli, stabil, makinelerdir. Siz ne yaparsanız motosiklet ona göre davranacaktır bu sebeple ilk günden itibaren aranızdaki uyum çok önemlidir.

Motosikletinizi ilk kez süreceksiniz unutmayın ki her yeni motosiklet birilk kez sürüşüdür
ve daha önce sürdüğünüz motosikletlerle aynı sürüş tarzına sahip değildir.
Motosiklet

Şimdi motosikletin üzerine binin yan ayağın açık ve motosikletin denge de olduğundan emin olun ve kontak anahtarınızı tek tur çevirerek gidon kilidini açın ikinci kademe kontak açmadır şimdilik bunu yapmayacağız sadece gidonu kilitten kurtarın.

ilk günlerde motosiklete bindiğiniz andan itibaren asla orta sehpada bırakmayın. orta sehpalar genellikle kuvvetli yaylarla kolayca katlanacak şekilde tasarlanmıştır. bu nedenle aracınızın üzerine oturduğunuz da yan sehpa yı açın ve denge de, yardımsız bir şekilde durduğundan emin olun.

Yan ayak (sehpa) açıkken motosikletiniz hafif sola yatık duracaktır. şimdi sehpayı katlamadan motosikleti yere dik bir konuma gelecek kadar düzeltin artık yer ile aranızda 90 derece bir açı olacak ve motosikletiniz düz duracak ve ayaklarınız yerde olsun. Tekrar motosikletinizi eski konumuna getirin yani yan ayağın üzerine hafifçe bırakın. şimdi motosiklet tekrar kendi dengesi ile yardımsız bir şekilde hafif sola yatmış şekilde duruyor. bu hareketi motosikletin ağırlık oranlarını ve dengesini tam olarak kavrayana kadar bir kaç kez yapın.
BU EGZERSİZDEN AMAÇ MOTOSİKLETİN AĞIRLIĞINA VE DURDUĞUNUZ ZAMAN YAN AYAĞIN AÇILARAK MOTOSİKLETİN PARK EDİLECEĞİNE ALIŞMAKTIR. ÇOK DEFA YAN AYAĞI AÇMADAN MOTOSİKLETİ STOP ETTİRİP, BIRAKIP DÜŞÜRENLER GÖRMÜŞLÜĞÜM VARDIR. KOMİK AMA ÇOK OLUR BU :)


Motosikletimizle artık daha uyumluyuz en azından ağırlığını ve dengesini durduğumuz yerde kontrol edebiliyoruz bu motosiklete ilk hakimiyet kurduğumuz andır.

Motosikletimiz aynı arabalar gibi debriyaj ile güç aktarır ve aynı araba olduğu kontak açtıktan sonra marşa basıp ilk çalıştırmayı yapmamız için vitesin boşta olması lazımdır.

Şimdi kontak anahtarımız takılıydı zaten, bir tur daha sağa doğru çevirip tam olarak kontak açıyoruz ve motosikletin göstergelerine elektrik geliyor bazı ışıklar ve göstergeler çalışıyor.

Gösterge üzerinde üzerinde N harfi olan genelde yeşil renkli bir lamba vardır. o lamba yanıksa vitesiniz boştadır değilse viteste dir. Arabalarda olduğu gibi motosikletlerde viteste çalıştırılmaz. bu nedenle N (nötr) lambasının yandığını görmemiz lazım marşa basmak için.Motosiklet

Motosikletlerin 5 ileri vitesi vardır ve vites pedalı solda dır. Nötr lamba'nız yanmıyorsa. şimdi debriyajı sıkın ve sol ayağınızla vites pedalının ucuna (üstteki resim de pedalı görüyorsunuz) basarak vitesi en aşağı ya kadar bir kaç kere indirin, fiziksel olarak indirme işleminin bittiğini anlayacaksınız. artık vites pedalı daha aşağı inmediği anda motosikletiniz 1. viteste dir. şimdi ayağınızı vites pedalının altına koyun ve bir kez yukarı itekleyin vites pedalını şu anda yeşil N lambası yandı artık motosikletiniz boşta. aynı araba da olduğu gibi. Marşa basmaya hazır. peki marşa hemen basıyormuyuzhayırrrr :))

Öncelikle daha önce motosiklete binmiş bile olsak her yeni motor için ilk sürüş risk olduğunu unutmuyoruz. Kask, eldiven, diz,dirsek,bel korumaları ve varsa mont muhakkak giyiyoruz.

Şimdi artık kontağa basabiliriz.
"MOTOSİKLETE BİNİYORUZ VİTESİN BOŞTA OLDUĞUNDAN EMİN OLUYORUZ"

burası çok önemli çünkü vitesteki bir motoru çalıştırmayı hiç kimse istemez :) evet motosikletin vitesi boştayken anahtarı marşa basmaya hazır konumuna gitriyoruz ve yan ayaklığı katlıyoruz. Motosikleti bedenimizle hareket ettirerek debriyajı sıkmadan tekerlerin serbestçe dönüp dönmediğini kontrol ediyoruz. görsel olarakta motosikletimizin boşta olduğundan emin olduktan sonra sağ elde bir marş düşmesi var ona sadece 5 sn kadar basıyoruz ve aynı anda hafif gaz veriyoruz.gazı motosiklet boştayken çok fazla açmayın çünkü motosikletinizi sıfır km olarak aldıysanız 1000-1500 km kadar rodaj süreniz olacaktır sibop, sekman,gibi malzemeler daha yuvalarına tam alışmadığı için arıza yapabilir.

Evet artık motosikletimiz de kontak açıp marşa bastık hafif hafif gaz açıp kapatıyoruz. motosikletin sağlıklı olarak çalıştığından emin oluyoruz. soğuk havalarda marşa basmadan önce jikle açmanız gereke bilir. jikle motosiklete ilk çalıştırmada normalden daha fazla benzin gitmesini sağlar ve soğuk havalarda kolay bir çalışma imkanı veirir. sıcak havalarda veya yolculuk ettikten sonra jikle açmanıza gerek yok . ve sürüş anında motor ısındıktan sonra jikle muhakkak kapatılacak.
Bu aşamada motosikleti birkaç defa kontak kapatıp açarak tekrar tekrar marşla çalıştırıyoruz. çünkü her motosikletin marş için basit tama kendi özel bir algoritması vardır bunu iyice kafamıza yerleştiriyoruz.
Şimdi vites boştayken motosikletimiz çalışıyor. Sol elde debriyajı sonuna kadar sıkıyoruz. Sol ayağımızla ( sağ ayak yerde) yukarıdaki resimde görülen vites kolunu bir kez aşağı basıyoruz bu arada(debriyaj sıkılı kalacak ) hafif bir tıkırtı duyulacak şuanda motosikletiniz birinci vitese geçti ve harekete hazır.
DEBRİYAJ HALA SIKILI;
SOL AYAĞIMIZI DA YERE KOYUYORUZ, ÖNCE SÜRME HAZIRLIĞI YAPACAĞIZ VE BASİT VE KISA BİR SÜRME YAPACAĞIZ VE BU KONU BİTECEK,

MOTOSİKLETİN DÜZ VE YERE DOKSAN DERECE DİKLİKTE OLDUĞUNDAN EMİN OLUYORUZ. BU ÇALIŞMAYI BOŞ VE DÜZ BİR ORTAMDA YAPIN.
MOTOSİKLETTE DÜZ OTURUYORUZ OMUZLARIMIZ DİK, KARŞIYA BAKIYORUZ. DEBRİYAJ SIKILI VE BİRİNCİ VİTESTE, ŞİMDİ DEBRİYAJI ÇOK KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE BİRKAÇ MİLİMETRE BIRAKIYORUZ MOTOSİKLET HAFİFÇE HAREKET EDİYOR TEKRAR SIKIYORUZ. KAVRAMA DEDİKLERİ BU AN İŞTE DEBRİYAJI HAFİFÇE BIRAKTIĞINIZ ANDA MOTOSİKLETİN İLERİ DOĞRU GİTMEK İSTEDİĞİ AN'A KAVRAMA ANI DİYOR BU EGZERSİZİ DEFALARCA YAPIN VE BU ARADA ASLA GAZ VERMEYİN SADECE DEBRİYAJI MOTOSİKLET BİR KAÇ SANTİMETRE İLERİ GİDENE KADAR BIRAKINIZ ( ASLA TAMAMEN BIRAKMAYIN DEBRİYAJI ASLA) MOTOSİKLETİNİZ STOP EDEBİLİR ÖNEMLİ DEĞİL, SİZ BU EGZERSİZİ BİR ÇOK KEZ YAPIN TEKRAR ÇALIŞTIRIP. VE MOTOSİKLETE GAZ VERMEDEN HER SEFERİNDE DEBRİYAJINIZI BİRAZ DAHA BIRAKARAK MOTOSİKLETİNİZİ KONTROLLÜ BİR BİÇİMDE BİRKAÇ METRE KADAR SÜRÜN VE TEKRAR DEBRİYAJI SIKARAK YAVAŞLAYIN GEREKŞYORSA SAĞ ELDEKİ ÖN FRENE BASARAK YAVAŞLAYIN. ( BU EGZERSİZDE AYAKLARINIZLA DA DURABİLİRSİNİZ)
Evet az da olsa motosiket ile ilk sürüşümüzü yaptık görüldüğü gibi öyle korkulacak çekinilecek birşey değil kuralalra uyarak yapıldığında çok kolay öğrenebileceğiniz bir sürme şekli var motosikletin bir sonra ki başlıkta uzun süreli sürüşleri ve vites kombinasyonlarını anlatacağım.
Temmuz 2012

Hakan @hakkan

MTV de son gün 31 temmuz 2012 aracınız varsa dikkat!

aracı olanlardan alınan haraç, yani motorlu taşıtlar vergisi için son gün 31 temmuz 2012

dikkat cezalı ödemeyin. birde bakmışsınız ki bir banka havalenizden küt diye kesi vermişler borcunuzu hemde faizi ile.

****ÖNEMLİ****

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ SON ÖDEME TARİHİ 2 AĞUTOS 2012 TARİHİNE KADAR UZATILDI. ÖZELLİKLE MOTOSİKLET SAHİPLERİ BU ARAÇLARDA MTV YE TABİDİR.

Ağustos 2012

Hakan @hakkan

MOTOSİKLET İLE UZUN MESAFELİ SÜRÜŞLER VE VİTES FREN, DEBRİYAJ KOORDİNASYONU

Burada yazacağım teknik bilgi ve detaylar sadece bilgi paylaşımı niteliğindedir. Eğitim veya ileri sürüş teknikleri anlamında tam doğru olarak değerlendirilmesi sürücülere zarar verebilir. Bu sebeple YETKİLİ KURULUŞLARDAN YETERLİ EĞİTİMİ ALMADAN MOTOSİKLET KULLANMAYINIZ.

Motosiklet gönderi alanımda yazmaya başladığımdan beri kendi motosikletimi sürerken yaptığım hatalar dikkatimi çekmeye başladı. Buradan şu sonuç çıkıyor ne kadar uzun süre motosiklet kullanırsanız kullanın sürekli değişen ve dinamik bir ulaşım aracı motosiklet. Bu sebeple sürüş tarzı da sürekli yenilenmeye ve eski bilgiler tazelenmeye ihtiyaç duyuyor.

Bu yazıda MOTOSİKLET İLE UZUN MESAFELİ SÜRÜŞLER VE VİTES, FREN, DEBRİYAJ KOORDİNASYONU'nu anlatmaya çalışacağım.


Uzun mesafeli sürüşten kastım elbetteki motosikletin arkasına yükümüzü bağlayıp 300-500 km yol nasıl yapılır değil :) (onunda anlatılacağı zaman gelecek tabii ki). Kastım bir önceki başlıkta kaldığım yerden devam etmek yani geçen yazıda en son vitesi bire takıp motosikleti bir kaç metre hareket ettirmiştik. Bu yazıda ise daha uzun mesafelerde kullanmayı anlatacağım.

Hep söylüyorum Motosikletler stabil makinelerdir. Bir yapay zekası olsa sağa sola gitmeden, devrilmeden, düşmeden, ani ve saçma hareketler yapmadan her yere gider de gelir. Peki bu öyle ise bu makineler neden biz sürdüğümüz zaman böyle davranmıyor, bazen vahşileşiyor, bazen kafa sallıyor, bazen devriliyor. Çünkü araya insan faktörü giriyor ve insan motosiklet üzerindeki hataları ile o stabil yapıyı bozuyor. Bu stabil yapıyı korumak, güvenli ve leyifli bir sürüş yapmak için uzun sürüşlerde vites, fren ve debriyaj koordinasyonunu düzgün yapmak gerekiyor.

Kaskınız, dizliğiniz, eldiveniniz, sırt desteğiniz v.b güvenlik ekipmanlarını kuşandınız ve motosikletinize bindiniz. Vitesiniz boşta ve makine çalışıyor şu anda. Birinci vitese taktınız, debriyaj sıkılı, ayaklarımız yerde ve yolumuz açık ve trafik kurallarına uyarak hareket etmek için yavaşça debriyajı bırakarak ilk hareketi verdik motosiklete. Şu anda artık ayaklarınızı PAG (AYAK KOYMA YERLERİ) lere alarak motosikletle bir bütün haline gelin çünkü ayaklarınız yanda açık olması dengenizi bozacaktır onların durması gereken yer motosikletteki PAG ler. Çok hafif gaz vererek bu anı anlamaya çalışın. 1. viteste yavaş yavaş gidiyorsunuz artık bisiklet sürmekten daha kolay değil mi:) en azından pedal çevirmiyorsunuz :)

Bir süre bu şekilde gidin aşırı hızlanmayın (gaz açmayın) sonra uygun bir yerde durun motosikleti boş vitese alın (birinci vitesin bir üstü ve EKRANDA (N) lambasının yandığını görün. (ÖNEMLİ NOT BAZI MOTOSİKLETLER HAREKET ETTİKTEN SONRA DURUNCA DEBRİYAJA BASSANIZ BİLE BOŞA GEÇMEZ ÖZELLİKLE CHOPPER'LARDA BU OLABİLİR .)

Eğer motosikletiniz teknik olarak çalışırken durduğu yerde boşa geçmiyorsa aynı işlemi debriyajı sıkılı tutarak yapın.

Evet şimdi tekrar birinci vitese atıyoruz makinemizi ve yine trafik kurallarına uyarak yol kontrolümüz yaparak hareket ediyoruz ve tekrar tekrar bu dur kalkları mesafeleri uzatarak birinci viteste yapıyoruz.


Çok sıkıcı değil mi :) ama şunu kavramalıyız motosiklete biz hükmederiz bu sebeple makineyi tanımak için bu çalışmalar gereklidir.


Bu çalışma ile yaptığımız yol uzadıkça motorsikletten gelen sesleri dinleyin biraz vu yolu daha da uzatmak için şimdi 2. vitese atıyoruz. debriyaj sıkıyoruz vitesi önce boşa sonra aynı serilikle 2 ye çekiyoruz yukarı doğru iki harektle ve debriyajı bırakıyoruz. sonra biraz gittikten sonra tekrar vites düşürüp önce boşa sonra 1 e alıp duruyoruz bu çalışmayı da uzunca bir süre yaptıktan sonra vites debriyaj fren kombinasyonlarını diğer vitesleri de deneyerek artırıyoruz.

Bu seviyede bilinmesi gereken çok önemli bir nokta şu asla duramayacağınızı düşündüğünüz hızlara çıkmayın çünkü henüz fren yapma konusunda yetersizsiniz . fren işi tamamen her sürücüye ve makineye göre özeldir. herkes kendi güvenli duruş stilini kendi belirleyecektir ben burada ne anlatsam boş çünkü hız algısı, durma algısı kişiseldir. Temel olarak durmak için kural aynı arabada ki gibidir debriyajı sıkın ve ve frene basın, ama bizde iki fren var, hangisine basıcaz ve ne kadar basıcaz.

bunu zamanla kendiniz zaten geliştireceksiniz ancak ilk başlarda kontrollü olun ve frenlere durma mesafeniz azalmadan önce makineyi yavaşlatarak durmayı öğrenin.

Bir bölüm daha sağ salim bitti gelecek bölümde sizlere (artık makinemize hakim fren, debriyaj, vites konusunda yeterli olduğumuzu düşünerek) tek teker yapmayı, lastik yakmayı, slip atmayı, kontra ile virajlarda lastik yakıp yoldan nasıl kız ayarlanır onu anlatacağım :)) değil tabi ki;

Gelecek bölümde şehir içi sürüş, kontrollü hızlanma ve trafikte risk değerlendirmesi gibi acayip sıkıcı bir yazı yazacağım :))

Ağustos 2012

June @june

Ağustos 2012

June @june

Ağustos 2012

June @june

Ağustos 2012

June @june

Ağustos 2012

June @june

Ağustos 2012

Serkan Köse @serkan

SYM Wolf 250Ni ile Yaşadıklarım

Motorsiklet; ister spor deyin ister tutku, ister yaşam tarzı deyin ister eğlence. Ne olursa olsun ona bulaşan insanı bir şekilde kafesine alan ilginç bir cihaz :). Bu yazı serimde internette fazla kaynağa rastlamadığım ama kullanırken yaşadığım tecrübeler ile bu bilgiye ihtiyacı olanlara da ışık tutacağına inandığım SYM Wolf 250Ni Naked model motosikletten bahsetmek istiyorum.

Yazıma devam etmeden önce benim de sıkı takipçisi olduğum sevgili @hakkan'ın yazılarını okumuş ve motosiklet sahibi veya meraklısı birisi olduğunuzu varsayıyorum :) ( MOTOSİKLETTE İLK KEZ KONTAK AÇMA VE SÜRÜŞ ,MOTOSİKLET İLE UZUN MESAFELİ SÜRÜŞLER VE VİTES FREN, DEBRİYAJ KOORDİNASYONU,Motosiklet bakımı nasıl yapılır?)

SYM Wolf 250Ni ilk motosikletim olacağı için de ayrıca heyecanlandığım bir motosiklet oldu. Başlangıç seviyesi olarak 150CC ve üzeri genel olarak öneriliyor. Daha önce motosiklet kullanmışlığım da olduğu için (çok çok eskiden) ben bu değeri biraz daha yukarıya çekip 250CC araştırmasına giriştim. Asıl olarak ilgilmi çeken motosiklet türleri:
  • Chopper
  • Enduro
  • Street veya Naked
idi. Araştırmalarımı da bunun üzerine yoğunlaştırdım ancak motosikleti hangi amaçla kullandığınıza ve ne kadar sık bineceğinize ve oturuş pozisyonunda sizi rahat hissettiriş şekline göre türler arasında gidiş gelişler yaşıyor insan. Ben daha dik oturulan (Racing'lere uzağım bu yüzden ama hayatımın bir döneminde sürmek istiyorum :)) pozisyona yöneldim ve çok sık -günlük olarak her yere giderken- kullnacağım için Chopper ve Street/Naked türüne yöneldim. Ancak Chopper'da ilk denemem olan Hyosung GV 250'nin üzerine oturunca başlangıç seviyesinde istanbul trafiğinde manevra ve rahatlık açısından beni zorlayacağını düşündüm.

Sonuç olarak ilk motorum için seçimlerim daha da sınırlanmıştı ve Street/Naked olarak önümde çok fazla seçenek de yoktu. Piyasada 250 cc Naked sınıfında çok fazla seçenek yoktu (şimdilerde daha da artıyor):
  • Honda VTR 250
  • Hyosung GT 250 Naked
  • Honda CBF 500 (250 degil ama yapabilirim diye düşünüyordum)
  • Suzuki İnazuma (yeni geldi Türkiye'ye, ben alırken yoktu)
  • KTM Duke 125 / 200 (200 yeni geldi)
  • SYM Wolf 250 Ni
Bu seçenekler arasında en sonunda CBF 500 kararı verdim ve güzel de bir 2. el motosiklet buldum ama malesef satıcının bir kazığı ile motoru başkasına da sattığı ortaya çıktı. İyi ki de öyle olmuş gerçi :). Birkaç satıcı ile daha görüşüp tutarsız bazı konuşmalar duyunca uygun kredi oranları ile SYM Türkiye'nin kampanyasına denk geldim ve kararımı verdim.

Şimdi hemen merak edilen konulara değineyim. Motosiklet ile ilgili düşüncelerim genel maddeler olarak şöyle:
  • Titreşim genel olarak yok, yüksek vites ve devirlerde aynada ve gidonda yüksek frekansta ama düşük genlikte titreşimler hissediliyor ve uzun süre bu hızlarda yolculuk edilirse motordan inince elde bir karıncalanma hissi bırakıyor bir süre, ama bunun en önemli diğer bir nedeni de motor sürerken gidonu kasarak sıkmam sanırım, yani motora mal edilmeyebilir
  • Göstergelerde yağ değişim zamanı uyarı ışığı, hararet, dijital hız, saat, akü voltajı, o güne kadar çıkılan en yüksek hız kaydı, devir ve kilometre var. Bir de yolculuktan önce sıfırlayıp sonrasında görebileceğiniz trip, yolculuk uzunluğu var
  • Vites geçişleri oldukça başarılı
  • Uzun boylularda -yeni başlayanlar için özellikle- gidon biraz aşağıda kaldığı için boyun ense ve omuzlarda belirli bir süre sonunda ağrı oluyor. Sanırım bu da ilk maddede yazdığım nedenden :)
  • Motosikletinize artçı alırsanız (ki hemen almanızı tavsiye etmem önce motora alışmalısınız) hissedilir bir zorlanma oluyor trafikte çünkü motoru durma zamanı ve harcadığınız güç logaritmik olarak artıyor
  • Kitapçıkta bahsedildiği gibi 300-500 ve 1000 km bakımları yok. 500, 1000, 3000 olarak gidiyor. Kitapçık sallama olarak Scooter kitapçığından çeviri malesef
  • Motosiklet uzakdoğuda T2 250, İspanya ve İtalya'da ise Dafra Next 250 adı ile satılıyor ve aksesuar üretimi neredeyse yok. Sadece uzakdoğuda NHRC firması ve bir italyan firması bazı parçaları üretiyor. Çoğu da pahalı (nhrc.com.tw/e-live/front/bin/ptdetail.phtml?part=n-st2-0138c&category=107738)
  • Türkiye'deki kullanıcıları şu forumdalar ve Yunanistan kullanıcılarının bir facebook sayfası var (facebook.com/groups/189355344487631/). Türk kullanıcıların facebook sayfası da geçenlerde açıldı (facebook.com/groups/symwolfsb250turkiye/)
  • Benzin çok az yakıyor. Net değerleri hesaplamadım ama kaç defa benzin aldığımı hatırlamıyorum çok nadir uğradığım için -ki aktif olarak kullanıyorum-
  • Motomax Kızıltoprak'tan bir depo üstü çanta aldım ama ellerinde kalan son çanta idi. Çok işimi görüyor herkese tavsiye ederim.
SYM Wolf 250 Ni

SYM Wolf 250 Ni

Şimdilik bunlar var. Bundan sonraki yazımda sırası ile şu konulara değineceğim:
  • İstanbul ve Motosiklet
  • Motosiklet eğitimi gerçekten şart mı ve nerelerde veriliyor?
  • Ne tarz tehlikeler yaşadım?
  • İstanbul yakınlarındaki rotalar ve yolda yaşadıklarım
Ağustos 2012

Serkan Köse @serkan

Tekirdağ Yolculuğum -ilk uzun ama kısa yolum :)-

Kafamda bir sürü soru işareti ile birkaç hazırlık yaptıktan sonra Tekirdağ'a gidip köfte yemeye karar verdim. Lisede iken Maraş'a dondurma yemeye, Adana'ya kebap yemeye giderdik de o dönemden kalan bir istek oldu sanırsam :).. Köfte ile aram yoktur -İstanbul'dakilerle- o yüzden "şu işin merkezinde nasıl yapılıyor bir bakayım" dedim. Yanıma lastik patlama ihtimaline karşı sprey kutu içerisinde bir lastik kiti, zincir için sprey yağ (neden aldığımı bilmiyorum çantadan çıkarmadım sadece) ve fotoğraf makinemi aldım ve çıktım yola. Giderken sadece telefonla konuşmak için 2-3 dk durdum ve TEM (E-80) üzerinden yolculuk ettim. Silivri'de de tekrar E-5'e girip merkeze ulaştım. Toplam yol 150 km idi sanırsam. Dönüşte neredeyse hiç mola vermedim (bir sürpriz dışında :)) ve hep E-5'i kullandım. Toplam yol 130 km kadardı. Depoyu doldurup yola çıktım. Edindiğim tecrübeler de şu şekilde:
  1. Çok rüzgarlı bir havada yolculuk çok yoruyor. 110 km üzerine her çıktığımda inanılmaz bir ses ve rüzgarlığı olmayan motorum yüzünden de rüzgardan ciddi rahatsız oldum ve uzun süre bu hızlarda gitmeme engel oldu rüzgar.
  2. Titreşim 90-95'i geçince gidonda hissedilmeye başlıyor ve hız arttıkça titreşim de artıyor. Uzun süre bu hızlarda yolculuk yaparsanız 30-60 dk sonra indiğinizde 10-15 dakika elleriniz uyuşmus gibi bir hisse kapılıyorsunuz ve bunu hiç sevmedim açıkçası. Elimde eldiven de vardı ancak avuç kısmı tutuş kabartmalı ve çok ince olduğu için bu titreşimi bu kadar hissetmiş olabilirim.
  3. Sürekli yüksek devirlerde 6.vites 6-9 bin devir arası kullanırsanız ve motor rüzgar, yük vs. ile gidiyorsa benzin konusu biraz problemli. Depo dolu ien gidip geldim ve hep bu devirlerde idim. Kırmızı hatta sadece 2 kez ve 30 sn. girdim. Depo ışığı şu an yanıyor ve 3-4 lt. civarı benzinim var. Toplamda 300, bilemedin 350km ancak yapmışımdır.
  4. Ara vermeden 100 km'den fazla gitmek problemli. Boyum uzun ve kuyruk sokumum da rahatsız olduğu için beni oldukça rahatsız etti ama 2-3 dk da olsa durduğumda ve devam ettiğimde rahat bir yolculuk yaptim.
  5. Dizlik konusu çok önemli. Çok sıkı bir dizliğim varmış ve malesef ayağa giyilerek takılıyor o yüzden yolda bir de bu dikkatimi dağıttı. Buna dikkat edin derim. Rahat bir dizlik olmalı.
  6. Motosiklet çok iyi idi ve hiçbir sıkıntı çıkarmadı sağolsun :)

Genel olarak böyle geçti. Çok fazla fotoğraf çekemedim. 2 kez emniyet şeridinde durdum ve ikisinde de Otoban polisi gelip devam etmem için uyardı.

Dönüş yolunda ise, "belki de o gün Tekirdağ'a gitmeye kara vermemin nedeni onun hayatıdır" dediğim aşağıdaki olay yaşandı:

Tekirdağ - İstanbul ortasında bir virajı dönerken şeritin tam ortasında ayağı kırık olduğunu sonradan anladığım bir leylek asfaltta duruyordu.

Gezi

Yanından geçip gittikten sonra ilerde durup hemen indim ve ona doğru geldim. Arabalar vızır vızır geçiyorlar ve her an çarpabilirler. Kenarda yürüyen bir abiye ses edip organize olalım dedim ve geriye gidip araçları durdurduktan sonra leyleğe doğru ilerledik. Ayağı sargılı idi ama sargı açılmış ve kemik de malesef yerinden çıkmış. Yürüyemiyor ve uçuş için gerekli o ilk hamleyi yapamıyordu. Sonra aniden yolda sağa sola gittikten sonra uçmaya başladı. Yardım edemedik ama şansını devam ettirmesini sağladık en azından :).


Bu da Tekirdağ'ın en meşhur köftecisi Özcanlar'da yediğim ödülüm :).

Gezi


Köfte çok iyi idi bu arada :). İnşallah sizler de gidersiniz ve yersiniz oralarda.


Burası da Tekirdağ merkezden bir kare:


Gezi



Ağustos 2012

Oğuz Nar @oguzn

Motosikletlerle Toroslar, Karacaoğlan Sevgi Yolu - 1. Gün

12 motosikletli arkadaşım ve çok değerli kültür sanat insanı S. Haluk Uygur rehberliğinde yaptığımız tarih ve kültür dolu gezimiz. Bu geziyi kendim anlatmak yerine motosiklet dünyasına yabancı Haluk Uygur'un yazısını eklemeyi daha uygun buluyorum. Bir sanatçının dilinden motosiklet gezisi nasıl oluyormuş görelim. Sadece fotoğraf altyazıları bana aittir.


Türk Chopper Motorsiklet Kulübünün Kültürel Rotası
Chopper diye yazılıyor, “Çapır”olarak okunuyor. Türkçedeki karşılığı gezinti motosikleti gibi bir şey… Kamuoyu en çok onları Harley Davidson'lar ile tanıyor ama Honda, Suzuki ve Yamaha marka olanları da var. TürkChopper ise bir motosiklet kulübü.

Motosiklet
1. gün 09:00'da tüm arkadaşlar Adana-Mola tesislerinde toplandık.

Gezinti tipi motosiklet kullananların bir kısmı bir araya gelerek topluca motosiklete binmenin zevkini çıkarıyorlar. Ancak bu arada trafik kurallarına uymanın kültürel bir davranış biçimi olarak topluma yer etmesi için çalışıyorlar. Yani Türk Chopper üyeleri aynı zamanda birer kültür insanı…

Motosiklet
Vakit kaybetmeden yola koyulduk malum Ekim sonuydu gece soğuğuna kalmak istemiyorduk.


Adana’da Doğmuş
Kültür denilince Çukurova’da akla gelenen önemli insanlardan biri de tartışmasız Karacaoğlan. Teninin karalığına inat, ak ve pak bir yüreği olan bu adam Türk şiirinin en önemli ustalarından biri. Adana doğumlu… Daha doğrusu Adana’nın sırtınıdayadığı Toroslar’ın çocuğu. Karacaoğlan aşık olmuş kendisi gibi kara; karaolduğu kadar da güzel bir kıza… Bu aşkın etkisiyle söylemiş de söylemiş… Aşk çaresiz olunca da şiirlerin sonu gelmemiş…


Karac’oğlan der ki konanlar göçmez,
Bu ayrılık bizlen arasın açmaz,
Bir kötü gönlüm var güzelden geçmez,
Ne güzele doymaz gözüm var benim.



Mut’ta Ölmüş
Ancak o zamanlar ne radyo var ne de televizyon. Elde saz dilinde söz düşmüş yollara… Kah yürüyerek, kah at sırtında… Garibim Toroslar’da doğdu, haliyle yörüklerin gittiğinden başka yol bilmez ki. Kısacası onların izinden yürümüş, tüm Toroslar’ı dolaşarak şiirlerini halka dinletmiş. En sonunda da bugün ismi Karacaoğlanolan Mut’un bir köyünde de ölüvermiş.

Çoşkuyla Düştük Yollara
Hani sizlere bu Türk Chopper kültür adamı dedim ya… Tutturdular biz Karacaoğlan’ın gittiği yollardan motosikletle giderek, onun mezarında saygıduruşu yapacağız. Amacımız; onun yaşadığı yerleri tanımak, onu anlamak ve(ilk kez değerli güzel yazı ustamız Etem Çalışkan’ın önerdiği) Toroslar üzerinde onun gittiği rotayı takip eden “Karacaoğlan Sevgi Yolu” projesinin yaygınlaşmasınısağlamak.


“Ağlayı ağlayı düştüm yollara,
Karışayım boz bulanık sellere,
Adı sanı bilinmedik illere,
Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz.”



Karacaoğlan Sevgi Yolu İki Etap
Karacaoğlan Sevgi Yolu” iki parkurdan oluşuyor. Tufanbeyli hizasından başlayıp, Saimbeyli, Feke, Kozan, Akören, Aladağ, Karaisalı, Pozantı şeklinde devam eden Aladağlar Parkuru birincisi (veya buna Adana Toroslar’ı diyebiliriz)… İkincisi ise, Mersin sahiline tepeden bakan “Taşlık Kilikya” denilen etap.

Taşlık Kilikya Tarih Demek
“Taşlık” kelimesi dağları yani Toroslar’ı,“Kilikya” kelimesi ise bölgemizin antik dönemini simgeler. Yani ismi duyunca bile bu yollarda gezgini neyin beklediği az çok anlaşılıyor. Biz birinci parkuru bu kez pas geçip, Türk Chopper Ellaussa Sebaste antik kentinin kenarından (Ayaş- Kumkuyu)Toroslar’a çıkınca beklediğimizle hemencecik karşılaştık.
Motosiklet
Motosiklet
Önünden onlarca kez geçtiğimiz bu tarihi güzellikleri hiç farketmemişiz, Mersin - Silifke yolu arası Ayaş beldesinde ana yoldan ayrıldık.
Harita : goo.gl/maps/uxujf

Motosiklet
Tarihi bilen bir kişi ile yola çıktığımız için çok şanslıyız.


Motosiklet


Motosiklet
Yol üstündeki köylerde ilgiyle karşılanıyoruz, Haluk Uygur'u buralarda tanımayan yok gibi. Bu köylerde ciddi bir su sıkıntısı var ve köylülerde kendi bütçeleri ile dağlardan boru çekmiş ve yüzyıllardır yaşadıkları arazilerine depo niyetine havuzlar yapmışlar, sonra devlet burası sit alanı havuz yapamazsın diye dava açmış.


Motosiklet
Motosikletleri bırakıp uzun bir yürüyüşten sonra bu kadar engebeli taşlık bir alanda bu muntazam güzellikteki çukuru görünce şaşırıyorsunuz. Kesin bir bilgi yok ama meteor çukuru olduğu söyleniyor. (Kazancılı Çukuru)
goo.gl/maps/zh4qx



Motosiklet
Denizden uzaklaşıp yükseklere doğru yol alıyoruz, bu yollara chopperlarımız ile girdiğimiz için hepimiz stresliyiz :) ama dönmek yok, yola çıktık bir kere...

Motosiklet

Motosiklet

Motosiklet

Motosiklet

Motosiklet
Yol boyunca heryerde tarihi bir yapı çıkıyor karşımızda. Zaman tünelinden geçmiş gibiyiz.


Motosikletler İle 2500 Yıllık Tarihin İçinde
Ellaussa,
Çatıören, İmirzeli, Canbazlı,Uzuncaburç ve Karacaoğlan… Her taraf tarih…
Hem de az buz değil en az 2500yıllık. Yani Selefkos, Roma, Bizans,
Osmanlı ve bizim Karacaoğlan’ın yörükleri yan yana oturuyor buralarda,
birbirineezgi yetiştiriyorlar. Ve çakı gibi tek tip giyinmiş Türk
Chopper üyelerinin kontrolünde köyleri geçen 13 pırıl pırıl motosikletin
senfonik sesi(Choppercılar bu terimi kullanıyor) bu ezgilere karışıyor.
En arkada seyreden (onlar artçı diyor) motorda nazlı nazlı dalgalanan
al bayrağın da etkisi olsa gerek, köylüler bu geçişi saygı ile
izliyorlar. Bir zamanlar Karacaoğlan’ı izledikleri gibi…


“Karac’oğlan, size bakar sevinir;
Sevinirken kalbi yanar, köyünür;
Kımıldanır hep derdlerim, devinir;
Yas ile sevincim yıkışır dağlar.”


Yas İle Sevincim Yıkışır Dağlar
“Karacaoğlan
için yas bir ölümden öte sevgisiz kalmak demekti.” diyor yörüğün biri…
Bir Türk Chopper ise; “ Öyleyse sevinç de, ölerek sevgisizlikten
kurtulmak olmalı…” diye tamamlıyor onu. Uzuncaburç’tan sonra dağ yolunu
takipederek Mut’a doğru yol alarak, ulaşabildiğimiz mezarını görünce,
Karacaoğlan’ın ne demek istediğini daha iyi anlıyoruz. İsterseniz önce
mezar yerinin tam tarifini verip, sonradan bu konuya geri döneyim.

Karacaoğlan’ın Mezarına nasıl gidilir?
Uzuncaburç’tan
çıkıp Mut yazan levhayıtakip ederseniz eğer, bir müddet sonra sola
dönen bir yolun başında görünür bir şekilde “Karacaoğlan” işaretini fark
edeceksiniz. Yaklaşık 10 kilometre sonra Karacaoğlan Köyü’nü görüp
pasgeçmelisiniz. Hiç sapmazsanız eğer yo lsizi Karacaoğlan’ın makamının
(ihtiyatlı olmak için “makam” kelimesini sembolik mezar olabilir
anlamında kullandım) bulunduğu 1330 metre yükseklikteki tepeye
taşıyacaktır.



Motosiklet
Yükseklere çıktıkça ormanlık alan başlıyor, virajlı yollar bozuk olmasına rağmen keyifliydi.

Motosiklet
Mezarın olduğu tepeye çıkan yol o kadar bozuk ki traktör yada arazi aracı ile çıkmanızı tavsiye ederim. goo.gl/maps/xiel4


Motosiklet
Sonunda Karacaoğlan'ın mezarındayız, karşı tepe de Karacakız'ın mezarı olduğu söyleniyor.

Karacakız’ın Vasiyeti
Tepeye ulaştığınızda öyküyü orada sizi bekler bulup, “Yas ile sevincim yıkışır dağlar” mısrasının anlamını çıkartı vereceksiniz… Bunun için keskin gözlerlekarşı tepeye bakmanız yeterli olacak. Ömrü boyunca Karacakız’ın sevdası ileyola düşen usta nihayet bu köyde onunla karşılaşır. Ancak kızın bir bey olan babası Karacaoğlan’a kızını vermez. Bunun üzerine Karacakız geride bir vasiyet bırakarak canına kıyar; “Madem ki yaşamdabir türlü kavuşamadık; bu büyük sevgiyisimgelemek üzere beni yüksek bir tepey egömün. Karacaoğlan ölünce de onu karşı yüksek tepeye gömün. Kavuşamamış olsakbile aşkımızın simgesi yüksek tepelerden birbirimize bakalım. Böylece ölümün yarattığı üzüntü, belki sevince dönüşür.”

Motosiklet
Bu arada havanın güneşli olduğuna bakmayın hepimiz donuyorduk.

Motosiklet


***Ben bu öyküyü anlamlandırdığım an istem dışı Türk Chopper’a dönüverdim birden. Amacım benim düşündüğümü onlarla da paylaşmaktı. Ancak Türk Choper çoktan sağ ellerini kalplerinin üzerine getirerek, Karacaoğlan Tepesinden küçücük görünen karşı tepedeki Karacakız Türbesi’ne saygılarını gönderiyorlardı bile.

Motosiklet


Motosiklet
Hava kararmaya başladı, Mut / Kozlar Yaylasında kalacağımız otel'e doğru yola koyulduk. Gezinin devamını bir sonraki yazıda anlatacağım...


Yazı : Haluk Uygur, Oğuz NAR
Fotoğraflar : Haluk Uygur, Erhan Yelekçi
Ekim 2012

Hakan @hakkan

Motosiklet ile şehir içi sürüş, kontrollü hızlanma ve trafikte risk değerlendirmesi

Uzun bir aradan sonra Motosiklet gönderi alanına kaldığım yerden devam ediyorum. Araya yaz tatiller, işler güçler girince biraz ara vermek gerekti bu bölüme.

Şehir içi sürüş dediğimiz şey herkesçe malum, yoğun yaşam alanları, araçlar,insanlar,hayvanlar ve değişik yol özelliklerinin bir arada olduğu bir ortam şehir içi sürüş.

Görüldüğü üzere şehirde motosiklet sürerken bir çok konuya dikkat etmemiz gerekiyor. Bu dikkat kelimesinden asıl amaç keyifli ve güvenli sürüş. Bu sadece motosiklet için değil tüm taşıtlar için geçerli aslında.

Motosiklet şehir içerisinde diğer araçlara oranla daha ekonomik ve çevik bir araç, etrafımızda 1 tonluk araçların sadece bir insan taşıdığını düşündüğümüzde motosikletin ne kadar gerekli olduğu gerçeği birkez daha ön plana çıkıyor.

Motosikletleri şehir içerisinde sürerken öncelikle fren ve vites koordinasyonunu önceki bölümlerde anlattığım kriterlerde çözmüş olmak lazım, bu konuda en çok dikkat edilmesi gerekn konu kontrollü hızlanma . Unutmayımız ki motosiklet trafikte en çabuk hızlanan araçtır bu sebeple kontrollü hızlanma güvenlik ve sürüş keyfi açısından çok önemlidir. Şehir içinde yeni motosiklet kullanıcılarının en çok yaptığı hata ellerini sürekli fren ve debriyajda tutmalarıdır bundan bir an evvel kurtulmak lazım gereksiz yere yapacağınız bir fren hem trafiği hemde sizi sıkıntılı durumlara düşürebilir.

Şehir içinde ve dışında muhakkak kask kullanılmaldır. kask aslında minumum güvenlik unsurudur yanında eldiven, sırtlık, dizlik, bot olması elbette en doğru korunma şeklidir.

Şehir sürüşlerinde motosikletimiz sürekli değişen trafik hızına ve yol kalitesine uygun olacak viteste olmalıdır. mümkünse trafiğin akışına göre devrin en verimli kullanılacağı viteslerde sürüş yapılmalıdır. yavaş giderken 5. viteste olupta gerektiğinde gazı açtığınızda altınızda aptallaşan bir makina olmasını elbette istemezsiniz. bu sebeple trafiğin durumuna göre vites seçeneğimiz hep optimum hızlanmayı sağlayacak viteste olmalıdır. ayrıca viraj çıkışlarından sonraki düzlüklerde aniden hızlanmalar şehir içinde gereksiz risk ve yakıt anlamına gelir, kırmızı ışıkta duran araçların arasında yeterli mesafe yoksa paketçi mantığıyla kıvrıla kıvrıla yol aramaya çalışmakta yanlış sürüş tekniğidir. hem etrafınızdaki 4 tekerli araçların sahiplerini kızdırırsınız hemde 10 metre yol gidebilmek için 1km lik yolda harcıyacağınız bedebn ve yakıt enerjisini harcarsınız. Elbette ki motosikletler kapladıkları hacim açısından çevik ve kıvrak araçlardır ve bu özelliklerini kullanmak lazım ancak şartları aşırı zorlamadan ve motosikletin rahatça geçebileceği durumlarda bu kıvraklığı kullanmak en doğru davranıştır.

Şehir içinde stabil bir hız tuturulmalıdır bu en hızlı sürüş tarzıdır çünkü mümkün olduğu kadar dönen tekerler lazımdır motorcuya aniden hızlanıp her ışıkta beklemek sıkışık trafiğe dahil olmak hiçte keyifli değildir.

Yukarıda yazdığım viraj çıkışlarında ani vites düşürerek hızlanmalar ise sürüş açısından ciddi riskler taşır eğer yola aşina değilseniz birden önünüze çıkacak insan hayvan yada yan yoldan fırlayacak bir araç kazaya sebep olacaktır. Aynı dikkati mahalle ve çarşı içlerinde de göstermek gerekir.

Şehir içinde hangi hızda olursanız olun 7 nokta kontrolünü muhakkak uygulayın .

7 NOKTA KONTROLÜ

1. İlk üç nokta bize en yakın 3 araç bunların poziyonları ve trafikteki akış hızlarını görsel olarak hiç kaybetmeyin. bu araçları sollayınca yeni bir 3 araç seçin size en yakın olanlardan.

2. İki nokta aynalar önümüzdeki 3 noktayı takip ederken aynalardan size yakın 2 aracıda göz takibinize alın.

3. Ayna takibini yaparken aynaların üzerinden göz ucuyla 2 noktayı sağ ve sol kalıdırımları inceleyin yola aniden çıkacak yaya, hayvan, taşıt var mı.

Bu basit risk değerlemesi hem sürüş güvenliğinizi artıracak hem olan biteni görmenizi sağlayacak hemde dikkat dağılmasını ciddi şekilde engelleyecektir.

diğer konu şehir dışı sürüş olacak hadi tekeriniz düz bassın :)

Mart 2013

Bert @Bert

Mayıs 2014

Şaman @chamacon

Kamyonsiklet

Kaynağında Kore yapımı olduğu yazıyor.

366
Mayıs 2014

Şaman @chamacon

Daha fazla

68 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Hyosung

3 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Kanuni

3 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Motosiklet Bakımı

7 Kullanıcı   6 Soru   7 Yanıt

Honda (Motosiklet)

3 Kullanıcı   2 Soru   1 Yanıt

Jawa 250

1 Kullanıcı   1 Soru   2 Yanıt

Kask (Motosiklet)

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt