Bilmek istediğin her şeye ulaş

Nur Cemaati

Nurculuk, Said Nursî'nin risalelerinde açıkladığı fikirlerine dayanan, 20. yüzyıl başlarında doğan İslâmî hareket. Said Nursî kendisini izleyen talebelerini ifade etmek için Nur Talebeleri kelimesini kullanmıştır. Mensupları Said Nursî'nin risalelerinde yazdığı fikirlerine ve dünya görüşüne uyarlar, Sünnî İslâm'a bağlıdırlar. Nur Cemaati, bir tasavvuf tarikatı değildir. Farklı gruplardan oluşan cemaatin yöntemleri arasında Risale-i Nur'ların okunması, yorumlanması ve risalelerin çoğaltılıp insanlara ulaştırılması bulunmaktadır. Said Nursi tarafından yazılan 130 kısım ve yaklaşık 6000 sayfadan oluşan Nur Risaleleri'ni okuyan ve Risale-i Nur hizmetini birinci önceliği olarak kabul eden kişilere Nurcu (Nur Talebesi) denilmektedir. Tasavvuf tarikatlarında olduğu gibi şeyhten el alma, şeyhin postuna oturmanın olmadığı, bir şeyhin mutlak hakimiyeti yerine şûraya, kararların danışmayla alınmasına önem verildiği izlenimi edinilmektedir.[kaynak belirtilmeli] Tarikatlardaki şeyhe mutlak bağlılık akîdesi yerine Risale-i Nur Külliyatındaki düsturlara ve meşveret kararlarına hürmet etmeyi gerektiren yazılı olmayan bir anlayışın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Nur Risaleleri'ndeki konuların başkalarına anlatılması ve eserlerde bahsedilen düsturlara uyulmasıyla ortaya çıkan yöntemlere ise Hizmet denilmektedir. Bu açılardan klasik tarikat bünyesinden farklılıklar gösterirler. Nurculuk aslında bir tarikat olmaktan çok bir tefsir ekolüdür.

Eylül 2014

Ergün Tuna, bir soruya yanıt verdi.

Cemaatleşmek nedir?

İslam'ın içine girmiş fitne tohumları üç adettir... Tarikat ; ticarethanelerdir... Cemaatler ; rant ve kast sistemi üzerine inşa edilmiş örgütlerdir... mezhepler ise... Dinlerin siyasal yorumlarıdır... Fetva müessesesi... Din adına örgütlenen kitlelerin... Din pazarlamacılarının çıkarları için uydurdukları dini yalanlardır... kitaba değil... Çıkarlarına göre din uydurmak... ...
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Paralel sanata ceza... :)

Fethullah Gülen'in yeğeni Türkiye birincisi olunca tören iptal oldu - Politika Haberleri - Radikal

MEB ve Türkiye ile ilgili haberleri mi aramıştınız? Fethullah Gülen'in yeğeni Türkiye birincisi olunca tören iptal oldu haberi için hemen tıklayın!
Mayıs 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Cemaatleşmek nedir?

Cemaatleşmek, aynı dine yada inanışa (hristiyan, musevi, müslüman budist v.b) mensup insanların inanç değerleri sayesinde yaratılan ranttan en çok parayı kapmak için oluşturulmuş ve o din içerisinde güç teşkil etmek üzere bir araya gelinmiş, özünde menfaate ve ve liderlik sultasına dayalı, Allahtan çok ruhban sınıfına yalakalık yapmaya ve ranttan pay kapmaya çalışılan, riya ve sahtekarlığa dayalı bir sömürü düzeninin adı dır.

Dünya üzerindeki cemaatlerden çok azı halen sadece dini görevleri yerine getirmek amacıyla da faaliyetlerine devam etmektedir.
Mayıs 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Nisan 2013

Gündüz Ayar, bir soruya yanıt verdi.

Said Nursi kimdir?

1873’de Bitlis’in Hizan kazasının Nurs köyünde doğan Said Nursi, kendi hayatını ikiye ayırır. Nur risalelerini yazmaya başladığı 1926’ya kadar kendini “Eski Said” olarak görür. Daha sonra “Yeni Said” dönemi başlar. 9 yaşında din eğitimine başlayan, 21 yaşındayken “Bediüzzaman” (çağın güzelliği) ismiyle anılan Said Nursi, gençlik yıllarında belinden hiç eksik etmediği hançeri ve tipik Kürt giysileriyle din adamından çok savaşçıyı andırıyordu. Nitekim bu yıllarda tam bir dava adamıydı.

Önce II.Abdülhamit’e başvurarak Van’da bir üniversite kurmasını istedi. Ancak kendisini akıl hastanesinde buldu. O da Selanik’e gidip İttihat ve Terakki Cemiyeti ile ilişki kurdu.

İttihatçılardan uzaklaşıp İttihadı Muhammedi partisinin kurucuları arasında yer alan Said Nursi, 31 Mart Olayı’na karışmaktan idamla yargılanıp beraat etti. Kurtuluş Savaşı’nı destekledi. 1925’teki Şeyh Said isyanı nedeniyle hakkında soruşturma açılan, ardından Isparta’nın Barla nahiyesine sürülen Said Nursi için artık yeni bir dönem başladı.

Peşpeşe gelen sürgünlere, mahkemelere rağmen Said Nursi, politikaya fazla bulaşmamaya çalışıp, kendini halkın, kaybolmaya yüz tuttuğunu düşündüğü imanını yeniden kuvvetlendirmeye adadı. Bunun sonucunda Risale-i Nur külliyatı ortaya çıktı.

Said Nursi 23 Mart 1960’da Urfa’da öldü ve Halilürrahman Camii’ne defnedildi. Fakat 27 Mayıs 1960 darbesinde sonra askerler onun naaşını alıp askeri bir uçakla Isparta’ya götürdü. O gün bugündür nerede gömülü olduğunu çok az kişi bilmektedir.
Mart 2013

Patron, bir soruya yanıt verdi.

Said Nursi kimdir?

Bediüzzaman Said Nursî, 1878'de Bitlis vilayetine bağlı Hizan ilçesi Nurs köyünde dünyaya geldi. Çocukluğunda çevresindeki medreselerde eğitim gördü. Kendisinde görülen harikulade zeka ve hafıza sebebiyle önceleri Molla Said-i Meşhur diye tanındı. Daha sonra "Zamanın Harikası" anlamında "Bediüzzaman" ünvanıyla şöhret buldu.
Talebelik yıllarında temel İslamî ilimlerle ilgili 90 kitabı ezberledi. Her gece bunlardan birini tekrar ediyordu. Bu tekrarlar O'nu, Kur'an ayetlerini derinlemesine anlamasına birer basamak oldu ve her bir Kur'an ayetinin bütün kâinatı ihata ettiğini gördü.
1900'lü yılların başında, doğuda Medresetü-z Zehra adında, din ve fen ilimlerinin birlikte okutulduğu bir İslam Üniversitesi kurmak fikriyle ülkenin yönetim ve hilafet merkezi olan İstanbul'a geldi ve hayatı boyunca bu fikrini gerçekleştirmek için gayret gösterdi. Doğrudan istediği şekilde bir üniversite kuramamakla birlikte dünyanın her tarafına uzanan ilim evleri açılması ile Bediüzzaman'ın hayalini kurduğu ilim yuvaları farklı bir şekilde vücud buldu.
1. Dünya Savaşı yıllarında doğu cephesinde gönüllü alay komutanı olarak hizmet etti. Savaş esnasında yaralanıp 2,5 yıl Rusya'da esir kaldı. 1917'deki Bolşevik İhtilali esnasındaki kargaşadan yararlanıp esaretten kurtuldu. Dönüşte, Genelkurmay'ın kontenjanından Osmanlı'nın en üst düzey dinî danışma merkezi olan Dar-ül Hikmet-il İslamiyye'de görev yaptı. İngilizlerin İstanbul'u işgali yıllarında onların aleyhinde Hutuvat-ı Sitte adıyla bir risale neşretti.

Anadolu'da başlatılan İstiklal mücadelesine destek verdi.
1925 yılında Van'da eğitim faaliyetlerinde bulunurken, o sırada meydana gelen Şeyh Said hareketi sebebiyle, bu harekete karşı çıktığı halde tedbir olarak önce Burdur'a, ardından Isparta ve Barla'ya gönderildi. Burada 8 yıl kaldı. Risale-i Nur isimli Kur'an tefsirinin çoğu bölümlerini burada yazdı. Eserleri ve fikirleri sebebiyle Eskişehir Mahkemesine sevk edildi.
Sürgüne gönderildiği Kastamonu'da eserlerini yazmaya devam etti. 1943'te Denizli Mahkemesi'ne, 1948'de Afyon Mahkemesi'ne sevk edildi. Mahkemeler beraatla neticelendi.
1950'de çok partili hayata geçildiğinde dini hak ve hürriyetler genişledi. Bediüzzaman, bu dönemde eserlerini matbaalarda bastırdı.
Bediüzzaman Said Nursi, 23 Mart 1960'ta Hakk'ın rahmetine kavuştu.

KAYNAK : bediuzzamansaidnursi.org

2 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.