Bilmek istediğin her şeye ulaş

Obezite

Obezite, insan vücudunda yağ hücresi(leri)nde depolanan doğal enerji rezervlerinin ciddî risk oluşturacak düzeyde artması ve sonuçta ölüm oranlarının kaçınılmaz olarak yükselmesi ile karakterize bir hastalıktır. Obezite hastalığını WHO-World Health Organisation, yani Dünya Sağlık Örgütü ”vücutta hastalıklara neden olacak şekilde ve oranda normal olmayan, çok fazla yağ birikimi” olarak tanımlamaktadır. En kolay haliyle bu fazla yağlanma artışı vücut kitle indeksi ile obezite testine tabi tutularak değerlendirilir. Obezite Hastalığı Testi Nasıl Yapılmaktadır? BMI-Body Mass Index yani, vücut kitle indeksi denilen bir obezite testi ile obezitenin olup olmadığı veya durumu değerlendirilir. Kısa olarak BMI şeklinde geçen bu obezite hastalığı değerlendirmesi ile, boy ve kilo oranıyla obezite varlığı incelenmekte ve kategorize etmektedir. Vücut kitle endeksi, kilonun boya oranıdır. Birim haliyle kg/m2 şeklinde ifade edilmektedir. tugruldemirel.com/obezite-nedir

Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Neden şişmanlıyoruz? - M. Serdar Kuzuloğlu

"Su içsem yarıyor" klişesi gerçek olabilir mi? Değilse neden bazıları ne yese zayıf da bazıları sürekli şişmanlıyor?
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Obezite sınırında olan bir kimse için düzenli yürüyüşlerin ölçüsü ne olmalıdır?

Yürüyüş aslında çok fazla kalori yakan bir şey değil. Ben de bir aralar 10 kilo fazlamı vermek için araştırmıştım. Yürüyüşle yakabileceğiniz kalori miktarları aşağıda var.
Sağlık

Yürüyüş zayıflamak isteyen bir insan için bence oldukça zaman kaybı oluyor, formda kalmak isteyenler için aynı şeyi söyleyemem. Zayıflamak için ben öncelikle yemeyi oldukça kesmiştim. Sabah akşam birer kase yağsız sütlü Nesfit, öğlen bir meyve, akşam da spordan sonra bir adet ödül birası. Bir de Wii Dance Pad alıp gerçekten sırılsıklam terleyecek bir hızda en az iki saat tepinme. Alet 2000 kalori yazana kadar üstünden inmemiştim hatta çalışmadığım günlerde 3000 kaloriye kadar çıkıyordum. Bu şekilde bir ay gibi kısa bir sürede 10 kilomu verip ideal kiloma ulaşmıştım. Ardından da yemeklerime dikkat ederek ve spor yapmayarak üstünden 3 yıl kadar geçmesine rağmen ideal kilomun sadece 2 kilo üstüyle yaşıyorum. Kilo vermek sadece girdi çıktı hesabıyla mümkün. Bence düzenli yürüyüşün ölçüsü günlük aldığınız fazla kalorileri ve belki de iki katını yakmak olmalı en azından.

Zayıflama yolunda yürüyüşten çok daha fazlasını getiren koşu için de değerler aşağıda:
Sağlık

Sağlık

İlla ki yavaş hareket edeceğim diyenler için zayıflama gibi bir seçenek tamamen yemeyi kesmek harici olduğunu sanmıyorum. Giren kaloriler bir şekilde yakılıp çıkmalı, o da ancak yorularak, terleyerek oluyor...
Şubat 2014

Emre Devrim, bir soruya yanıt verdi.

Kilo problemi olanların egzersiz sürelerini nasıl hesaplamaları gerekir?

Egzersiz şiddetini belirlemede en önemli nokta doz-yanıt ilişkisidir. Doz, antrenmanın yükü olup üç ögesi vardır:

  1. Egzersizin şiddeti
  2. Süresi
  3. Sıklığı
Egzersiz programının etkili ve yararlı olabilmesi için belli bir eşik düzeyinin üstünde, buna karşılık maksimal sınırın altında olması gerekir. Bu dozu belirlemek için çeşitli yöntemler olmakla birlikte en pratik olanı nabız sayarak yapılan değerlendirmelerdir. Bu amaçla kullanılan başlıca iki yöntem vardır.

  1. Maksimal kalp atım sayısı yöntemi: Maksimal nabız sayısı = 220 - Yaş ± 10 formülüyle hesaplanmış bir değer olup, bulunan değerin yüzde kaçıyla egzersiz yapılacağı planlandıktan sonra egzersiz sırasında nabız kontrolü yapılmalıdır.
  2. Maksimal kalp atım sayısı yedeği yöntemi: Maksimal kalp sayısı yedeği = Maksimal nabız - istirahat nabzı formülüyle hesaplanır. Örneğin 50 yaşındaki bir kişiyi ele alalım. 50 yaş için maksimal nabız 174′dür. Bu kişinin istirahat nabzı 74 olsun. O halde maksimal nabız yedeği 174-74 = 100'dür. Kişinin 74 + 70 = 144. O halde bu kişinin yaptığı egzersiz, nabız 144'e çıkaracak şiddette olmalıdır.
Egzersiz şiddetinin en doğru değerlendirmesi ise metabolik kriterle, yani max VO2 tayiniyle yapılabilir. Egzersizin sıklığı ve süresi, birbiriyle yakından ilişkilidir.
Ocak 2014

Ramazan Altun  yeni bir  gönderide  bulundu.

OBEZİTE HAYALLERİNİZ YIKILMAZSIN

Obezite

Site; bilimcelll.blogspot.com.tr/

Obezite genellikle vücutta yağ birikmesi ve bunun sonucunda vücut ağırlığının boy uzunluğuna göre çok fazla olması. Obezite şu an Dünya'nın en önemli sorunlarında biridir. Çünkü gittikçe artıyor. Obezite ya da obezite hastalığı kendinden başka bir çok kronik hastalığa da neden olmaktadır. 21. Yüzyılın en önemli sağlık sorunudur.


Peki obezitenin nedenleri, obezite nasıl tedavi edilir, nasıl saptanır ve neden olduğunu sağlık problemlerini açıklayacağım.

Biliyorsunuz ki insan oğlu var olduğu süreden beri beslenir. Bu beslenme anne karnındayken başlar ve ölene kadar devam eden önemli bir süreçtir. Çünkü yaşamın en temel ihtiyaçlarından birisidir. Çünkü insanın yaşaması için, büyümesi, gelişmesi ve sağlık bir şekilde uzun süre yaşaması için beslenmeye ihtiyaç vardır. Ama nasıl bir beslenmeye çünkü asıl sorulması gereken bu. Çünkü düzensiz beslenme sadece obeziteye sebep olmuyor kansere de yol açabiliyor. Beslenme sadece karnı doyurmak ya da açlığı gidermek olarak anlaşılmamalıdır. Çünkü eğer vücuda alınan ile vücutta harcanan bir birini tutmazsa yani alınan ile verilen enerji dengede değilse buda çeşitli sorunlara sebep olabiliyor. Günlük olarak vücuda alınan enerji eğer o gün harcanan enerjiden fazla ise o aldığın enerji vücutta yağ olarak depolanmaktadır. Vücuda fazla gelen besinlerdeki enerji daha fazla obeziteye neden olmaktadır. Peki neden böyle hiç düşündünüz mü? Nedeni söyleyeyim size günümüzün teknolojisi öyle bir gelişti ki insanların hareketlerini kısıtladı. Çünkü vücudun bu enerjiyi harcaması gerekirken teknoloji yüzünde bazı işlerimizi kolayca hiç hareket etmeden hallettiğimiz için o enerji harcanılmadan vücutta birikilip yağ depolanması oluyor.

Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Neyse fazla uzatmadan asıl meselemize geçelim.

1- Dünya'da Görülme Sıklığı;

Obezite küresel boyutta önemli bir halk sağlığı sorunudur. Hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde obezite her geçen gün artış göstermektedir. DSÖ tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 ayrı yöresinde yapılan ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite prevalansında %10-30 arasında bir artış saptandığı bildirilmiştir.
Obezite

Obezitenin en sık görüldüğü ülke ise ABD'dir.

2- Türkiye'de Görülme Sıklığı

Yetişkinler;
Ülkemizde de obezite sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Sağlık bakanlığı tarafından yapılan araştırmaya göre. “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010” ön çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı;
  • Erkeklerde %20, 5
  • Kadınlarda % 41
  • Toplamda %30, 3
olarak tespit edilmiştir.
Toplamda fazla kilolu olanlar %34, 6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64, 9, çok şişman olanların oranı %2, 9 olarak bulunmuştur. Ülkemizde obezite sıklığı görüldüğü bölge ise İstanbul ( %33 ) ve en az ise Ortadoğu Anadolu '' Malatya, Kahramanmaraş, Elazığ, Adıyaman ve Tunceli '' ( %20, 5) olarak bulunmuştur. Kısacası söylemek gerekirse Doğu ve Güneydoğu'da obezite sıklığı diğerlerine göre azdır.
3- Obezitenin Nedenleri;
Obeziteye neden olan etmenlerin tam olarak bilinmemekle birlikte bunların başından aşırı ve yanlış beslenme ve yetersiz aktivite yetersizliği obezite oluşmasına en önemli etkenlerdendir. Bunlardan başka genetik, psikolojik, sosyo- kültürel, çevresel ve fizyolojik gibi bir çok faktör obeziteye neden olmaktadır.
Obezitenin oluşmasında başlıca risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır :
  • Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Eğitim düzeyi
  • Sosyo – kültürel etmenler
  • Gelir durumu
  • Hormonal ve metabolik etmenler
  • Genetik etmenler
  • Psikolojik problemler
  • Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama
  • Sigara- alkol kullanma durumu
  • Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.)
  • Doğum sayısı ve doğumlar arası süre
  • Obezite
Obezitenin gelişmesinde dikkat edilmesi gereken faktörlerden biri de yaşamın ilk yıllarındaki beslenme şeklidir. Yapılan çalışmalarda, obezite görülme sıklığının anne sütü ile beslenen çocuklarda, anne sütü ile beslenmeyen çocuklara göre daha düşük oranlarda olduğu, anne sütü verme süresinin, tamamlayıcı besinlerin türü, miktarı ve başlama zamanlarının obezite oluşumunu etkilediği bildirilmektedir.

DSÖ ve UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) tarafından yayımlanan çeşitli dökümanlarda 6 ay tek başına anne sütü verilmesinin, 6. Aydan sonra emzirmenin sürdürülmesi ile birlikte güvenilir ve uygun kalite ve miktarda tamamlayıcı besinlere başlanılmasının ve en az 2 yıl emzirmenin devam ettirilmesinin kısa ve uzun dönemde obezite ve kronik hastalık riskini azaltabileceği belirtilmiştir.



Obezite





4- Obezitenin Yol Açtığı Sağlık Problemleri;
Obezite; vücut sistemleri (endokrin sistem, kardiyovasküler sistem, solunum sistemi, gastrointestinal sistem, deri, genitoüriner sistem, kas iskelet sistemi) ve psikososyal durum üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı pek çok sağlık problemlerine neden olmaktadır.


Obezitenin neden olduğu sağlık sorunları/risk faktörleri :


  • İnsülin direnci – Hiperinsülinemi
  • Tip 2 Diabetes Mellitus
  • Hipertansiyon
  • Koroner arter hastalığı
  • Hiperlipidemi – Hipertrigliseridemi
  • Metabolik sendrom
  • Safra kesesi hastalıkları
  • Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri )
  • Osteoartrit
  • Felç
  • Uyku apnesi
  • Karaciğer yağlanması
  • Astım
  • Solunum zorluğu
  • Gebelik komplikasyonları
  • Toplumsal uyumsuzluklar

Obezite

5- Obezite Testi Nasıl Yapılır?


Obezitenin varlığını değerlendirmek için, vücut kitle indeksi (BMI -Body Mass Index) adı verilen bir obezite testi kullanılır. Kısaltması BMI olan bu obezite testi ile kilonuzun boyunuza oranı ile obezite değerlendirilmekte ve sınıflandırılmaktadır. BMI vücut ağırlığının boya oranıdır ve birim olarak kg/m2 olarak ifade edilir.

Obezite Testine Göre Obezite Hastalığı Nasıl Değerlendirilir?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO-World HealthOrganisation) obezite testi sınıflaması şu şekildedir:
  • BMI 20-24. 9 kg/m2 arası normal,
  • BMI 25 -30 kg/m2 arası fazla kilolu (overweight) ,
  • BMI 30 kg/m2 ve üzeri obezite,
  • BMI 40 kg/m2 ve üzeri morbid obezite,
  • BMI 50 kg/m2 üzeri ise süper obezite olarak tanımlanabilmektedir.

6-Obezitenin Tedavisi

Obezite oluşmadan korunmak çok önemli bir şeydir. Çocukluk döneminde ta ki ölene kadar büyük bir risk taşır obezite. Çocukluk dönemindeki beslenme alışkınlıkları yetişkin dönemde obeziteye neden öenmli olabilir. Onun için obeziteyi önlemek için küçük yaşlardan başlanmalıdır. Düzenli bir beslenme şekli edinmeliyiz. Çocukluk döneminde obezite olmazsan bile ileri yaşlarda karşılaşabilirsin... Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir.
Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır.
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18. 5 – 24. 9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18. 5 – 24. 9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.

2. Egzersiz tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.
Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.
Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta
  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez
  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır.

3. Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4. Farmakolojik tedavi

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır.
Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5. Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. Yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir. ( Kaynak; Obezitenin Tedavisi; Sağlık Bakanlığı )
OBEZ OLUP OLMADIĞINI KONTROL ET; Aşağıdaki linkte tıkla...

bilimcelll.blogspot.com/2013/12/vucut-he...


Not; Bu hayatta bize verilen en büyük nimetlerden biride sağlıktır. Kaybetmeden değerini anlamalıyız. Çünkü biz bazı şeyleri kaybettikten sonra değerini anlıyoruz. Halbuki baştan değerini anlasak ne olur ki!!! Vaki geçmeden kendine savaş aç ve sağlığına sahip çık. Tembelliğin lüzümluğu yok. Her gün düzenli aktivite yap. Hareket et ve yaşa. En büyük savaş senin ile nefsin arasındadır. Her şeyde de bu var.
Neyse teşekkür ederim bu araya kadar okuduğunuz için. Faydalı bir yazı olduysa ne mutlu bana. Sizlere uzun ve sağlıklı bir hayat diliyorum. Yazılarımdan çeşitli kaynaklardan yararlanılmıştır.
20.12.2013
R.ALTUN



Sitemiz; bilimcelll.blogspot.com.tr/2013/12/obez... .
Kasım 2013

Devrim Güren  yeni bir  gönderide  bulundu.

Çocucuğunuz Obez Mi Oluyor?

Obezlik, özellikle çocuklarda obezlik çağımızın en tehlikeli hastalıklarından biri. Hastalıkların da hastalığı! Bu nedenle çocuk yetiştirirken bu tehlikeye karşı mücadele vermelisiniz. Mücadele veriyorsunuz fakat olmuyor mu? Obezitenin ayak seslerini mi duymaya başladınız? Bir de bunları deneyin:
  • Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesini erken yaşta ona öğretmelisiniz. Bu işe baştan başlayın, onu dengeli besleyerek büyütün ve abur cubura alıştırmayın. Obezite
  • Yaptığı herhangi bir iyiliğe, derste başarısına veya odasını toplamasına karşılık olarak ona herhangi bir gıdayı vaad etmeyin. Aksini yaparsanız çocuğunuzu öğün haricinde beslenmeye veya "vaat sonrası yiyecek" algısına itersiniz. Çocuğunuz her yemek isteyişinde bu hareketi bekleyecektir. Obezite
  • Çocukların meyve veya sebze tüketiminde seçici olduğunu biliriz. Fakat unutmayın ki hangi sebze veya meyveyi yiyeceğini yine siz belirleyebilirsiniz. Marifet sadece sunumda! Obezite
  • Evinizin etrafında, her köşesinde çikolata, şekerleme, tatlı gibi abur cuburlar bulundurmayın. Bu çocuğunuzun onları sınırsız yeme hakkı olduğu düşüncesine sebep olur. Obezite
  • Dış mekanlarda yemek önemli bir mevzudur. Siz ebeveyn olarak bu konuda denetim mekanizması olmalısınız. Çocuğunuzun dışarıda -özellikle fastfood'un yaygınlaştığı zamanımızda- yemek alışkanlığını kontrol altında tutun. Obezite
  • Çocuğunuza bol su içmesini öğretin ve bu konuda çok saldırgan olmayın. Bilgilendirerek onu teşvik edin. Obezite
  • Çocuğunuz spor veya açık hava etkinlikleriyle meşgul olsun. TV, oyun, bilgisayar zamanına bir sınır koyun. Dış dünyada da eğlenceli aktivitelerin olduğunu gösterin ve onun bir sporda kendini geliştirmesine, geliştirdikten sonra desteklenmesine dikkat edin. Obezite
  • En önemlisi kendiniz rol olun. Bunları kendiniz yapmadıktan sonra çocuğunuza dayatmak işkence gibidir ve etkisizdir. Obezite
Kasım 2013

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

KALP, ŞEKER VE KANSERE SİGORTA

Özel Sağlık Sigortası
Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı obezite
yle mücadele programı kapsamında beslenme ve fiziksel aktivite konularında olumlu davranışların geliştirilmesi için sağlık sistemi güçlendiriliyor.
Bu amaçla kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, obezite
ve kanser gibi beslenme ile ilişkili önlenebilir, kaçınılabilir ve tedavi edilebilir hastalıklar için bütün toplumu kapsayıcı sağlık sigortası
oluşturulacak.

Eylülde ele alınacak
Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Obezite
, Diyabet ve Metabolik Hastalıklar Daire Başkanı Doç. Dr. Nazan Yardım, yaptığı açıklamada, bu ay başında Viyana’da düzenlenen "Beslenme ve Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bakanlar Konferansı"'nda oluşturulan deklarasyonun üye ülkelerin görüşleriyle tamamlanarak imzalandığını belirtti.
Yardım, deklarasyonun 16-19 Eylül tarihlerinde İzmir’de yapılacak 63. Avrupa Bölge (RC63) toplantısında karar olarak ele alınacağını bildirdi. Yardım, 16 maddeden oluşan "Viyana Deklarasyonu"'nun, " Sağlık 2020
" çerçevesinde belirlenen 5 eylem başlığında uygulanacak aktiviteleri öngördüğünü ifade etti.

Beslenme durumu araştırılacak
Obeziteyle mücadele programı kapsamında, özellikle sağlıksız diyetler ve hareketsiz yaşam, besin yetersizlikleri ve yetersiz beslenme önlenecek; sağlıklı beslenme çevreleri oluşturularak risk faktörlerine maruziyet azaltılacak.
Çocuklar, gebeler, engelliler, yaşlılar ve kötü beslenenler daha korunmasız oldukları için gebelik öncesinden başlayarak gebelik ve erken çocukluk döneminde, ergenlik ve yetişkinlikte, yaşam boyu sağlıklı ve dengeli beslenme desteklenecek. "Sağlık 2020" hedeflerinin başarılabilmesi için ulusal beslenme politikaları güçlendirilecek, toplumun beslenme durumu sürekli araştırılacak.
Ekim 2013

Gizem Avlar, bir soruya yanıt verdi.

Çocuklarda obeziteyi önlemek için beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

Çocuklarda kahvaltı etmemek önemli obezite riskidir. Aynı şekilde öğün atlamak da obezite riskini arttırır.
Günlük beslenmede sebze ve meyve, süt ve süt ürünleri tüketimi arttırılmalı. Ancak süt ve süt ürünleri 1 yaşından sonra az yağlı yada yağsız tercih edilmedilir.
Ekim 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Çocuklarda obeziteyi önlemek için beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

Elbette çocuğun sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerekir. Tabii söz konusu çocuk olduğu için sadece onun beslenmesine değil anne babanın da beslenmesine dikkat edilmelidir çünkü çocuk beslenme düzenini evin genel beslenmesine göre uyarlar.

Çocuğun beslenmesinde kaloriden uzak durulmalı, sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Süt ürünleri sağlıklı gelişim için önem arz eder.
Eylül 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Çocuklarda şişmanlığın nedenleri nelerdir?

  • Hormonal bozukluklar, kilo alımına neden olabilir. Ancak çok nadir olarak rastlanır. Kalıtım, çocuklarda şişmanlığın önemli bir sebebidir. Ailesinde şişman olan çocuklar, aile içinde şişman olmayanlara göre 3 kat daha fazla şişmanlık riski taşımaktadır.
  • Bebeklik döneminde anne sütü alan çocuklarda şişmanlık, mama ile beslenenlere göre daha az görülmektedir.
  • Aile içinde olumsuz ilişkiler, arkadaş edinememe, bilgisayar başında fazla zaman geçirme, psikolojik etmenler şişmanlığın oluşumuna zemin hazırlamaktadır.
  • Çocuğun yaşam biçimi, oyun oynaması, spor yapması, kilo alımını etkileyen faktörlerdendir. Kötü beslenme, çocuğun şekerli içecekler, meyve suları tüketmesi, sürekli atıştırması, fast food tüketimi kilo alımını hızlandıracaktır.

Eylül 2013

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Obezitede genetik faktörün nasıl bir etkisi vardır?

Obezitenin görülmesinde kalıtsal faktörlerin önemi büyüktür. Ancak ailede obezitenin görülmesi çocukların da kesin olarak bu hastalığa sahip olduğunu göstermez. Obezitenin nedenleri arasında sağlıksız besinler tüketme, hareketsiz bir yaşam, hormonlar ve metabolik bozukluklar yer almaktadır.

Bireyin genetik yatkınlığı olsa bile şişman olmama şansı vardır. Bu sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin durumuna bağlıdır.

Ebeveynlerden birinin obezite olması yüzde 30, ikisinin ise yüzde 60 çocuğun obeziteye yakalanma riskini artırmaktadır. Ayrıca anne sütüyle beslenmeyen ve doğumda düşük kilolu doğan çocuklar ileride şişman bir birey olmaya yatkındır. Bu arada anne ve babaya görev düşer ve çocuğun beslenme alışkanlığını düzenler.

Obezite

İngiltereli bilim adamlarının yaptığı deneyde; farelere gen aşılayıp 20 hafta sonra farelerin kilolarını karşılaştırıyorlar. Aşılananlar ve aşılanmayanlar, erkekler ve dişiler olarak gruplara ayırıp inceliyorlar. Dişi farelerin %22, erkeklerin %10 daha şişman olduğu görülüyor. Bu araştırmada bu genin şişmanlamaya ve yeme davranışına genetik bir açıklaması olduğu görülmektedir.
Eylül 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Obezitede genetik faktörün nasıl bir etkisi vardır?

Yapılan araştırmalar şişmanlığın %25-40 arasında genetik faktörlere bağlı olduğunu saptamıştır. Şişman kişilerin çocukların da şişmanlık görülmesi şişman olmayanlar göre 2-3 kat daha fazladır. Ebeveynlerin ikisinin de şişman olması halinde çocuklarının %80'inde erişkin yaşta şişmanlık gelişir.

Ebeveynden biri şişman ise %40, her ikisi de normal kilolu ise %10 oranında, çocukluk çağında (3-10 yaş) aşırı kilolu olan çocukların %50'sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır. Genetik faktörler uzun zamandır araştırılıyor. Bu araştırmalar da sık görülen şişmanlığın birçok genetik bozukluğa bağlı olduğunu belirtti. Söz gelimi Fransa ve Almanya'da şişman ailelerde yapılan çalışmalarda 10 numaralı kromozomdaki belirli bir alanın şişmanlıktan sorumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Eylül 2013

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Obezite hangi hastalıklara yol açar?

Obezite kendi başına büyük rahatsızlıktır. Vücudun tüm sistemlerine olumsuz yönde etki etmektedir. Aslında hangi hastalıklara neden olmuyor? Sorusunun yanıtı daha kısa olabilirdi.. Listeye bakacak olursak;

  1. Kardiyovasküler sisteme olan etkisi nedeniyle kalp damar hastalıkları
  2. Tip II Diabet, obezlerde, normal kilolulara göre yüzde 80 daha çok rastlanır.
  3. Hipertansiyon
  4. Obez erkeklerde; kolon, rektum ve prostat kanseri riski daha fazladır. Obez kadınlarda ise; göğüs, serviks, rahim ve yumurtalık kanseri riski daha çoktur.
  5. Hiperlipidemi (yağ yüksekliği)
  6. Safra taşı ve hastalıkları
  7. Uyku apne sendromu ve diğer solunum problemleri
  8. Obez kadınlarda vücut yağının fazla olması; adet bozukluklarına, dolayısıyla kısırlığa ve tüylenmede artışa neden olur.
  9. Karaciğer yağlanması
  10. Anksiyete, depresyon, özgüvende azalma
  11. Toplumsal dışlanmaya bağlı takıntılar ve saplantılar
  12. Gebelik komplikasyonları
  13. Kilo ve yağ fazlalığına bağlı olarak obezlerde; kas, bel, kalça, diz ve eklem ağrıları oldukça sık görülür.
  14. Gut hastalığı görülme riski de yüzde 40 artar.
  15. Obezlerde iyi kolesterol olarak bilinen HDL düşüş gösterirken, kötü kolesterol olarak bilinen LDL ve VLDL artar.
Daha fazla

14 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.