Bilmek istediğin her şeye ulaş

Öfke Yönetimi

Öfke Yönetimi Ağı ile ilgili ilk açıklamayı siz girin.

Aralık 2014

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Öfkeyle kalkan zararla oturur ee sende öfkeli olursan çözüm bulunmaz sakin olmak önemli
Ekim 2014

Ali Bayram, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Bence en güzeli kaçıp o kişiyi yalnız bırakmaktır. Bu acımasız bir yaklaşım gibi görünse de aslında adil bir yaklaşımdır. Nasıl ki hakaret, dövme, sövme gibi hareketler yasal açıdan cezalandırılıyorsa kontrol edebileceği davranış biçimini masum kişiye kullanarak karşısındakini haksız yere üzen veya hırpalayan birine de yalnız bırakılma cezası fazla olmasa gerek. Öfkeli kişi babamız, eşimiz vb. gibi kaçamayacağımız kişi türünden biri ise, durumun vahametine göre psikolojik destek alınabilir. Öfkeli kişiye tepkide bulunmadan önce 100’e kadar falan içinden sayması tavsiye edilir. Öfkeli kişinin karşısındakinin de robot olmadığını düşünerek ben de o kişiye 100’e kadar saymasını önerebilirim. Böylece öfke topunun gelişine sert vurmamış olur ve mantıklı davranış biçimini sergileyecek kıvama gelebilir.
Ekim 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Eğer mümkünse çabucak ortamdan uzaklaşılır. Öfke kontrolü olmayan kişilerin öfkesinin nereye varabileceğini hiçbir zaman tahmin edemezsiniz. Sükunetiniz de kişiyi öfkelendirebilir, öfkeli tepkiniz de, onu bile bilemezsiniz.
Şubat 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hande Kuday'dan nefis bir yazı - Birgün

6775


Günlerdir bu fotoğrafı düşünüyorum. Bir insanın suratından böylesi kin, nefret ve öfke akmasının sebebi ne olabilir; onu bu noktaya getiren hayat neye benziyordur; benden farklı ne yaşamıştır da benim dünyam onu anlamaya yetmiyordur? Aklımda hep bunlar var.
Siyaseten iki ayrı uçta olmamız bir yana, Başbakan’ın insan olarak tanıdığım kimseye benzemeyişini sorguluyorum. Ve yanıtı yine Başbakan’ın kendi sözlerinde buluyorum.

Başbakan’ın bir erkek ve bir kadının bankta yan yana oturmasından rahatsız olduğunu söylemlerinden biliyoruz. Muhtemelen çocukların çığlık çığlığa koşturduğu bir parkın bankında, az önce yediği simidin susamı hâlâ dişinde midir endişesini bir kenara bırakıp sevdiğini öpmenin nasıl bir his olduğunu bilmiyor. O hissin tüm vücuda yaydığı mutluluk dalgasını tadıp, birkaç saatliğine de olsa daha iyi bir insan olmamış hiç.

İçki içen herkes alkolik ona göre. Bildiğimiz kadarıyla, hiç sarhoş olmamış. Kimseyle rakı masasına oturmamış. Rakı masası deyip geçme, önemlidir. Orada hem kendini tanırsın, hem arkadaşını... O masada kusarken saçlarından tutan, evine kadar bırakıp babana görünmeden yatağına yatıran, tam eski sevgilini arayacakken telefonu elinden alan arkadaşların varsa sırtın yere gelmez meselâ. Onun öyle arkadaşları olmamış, şimdi sırtında bıçaklar arıyor. O yüzden Ali İsmail’i neden arkadaşlarının dövmüş olamayacağını anlayamıyor.

Dayanışmadan anladığı yalnızca çıkar ittifakı. O ittifak bozulunca yapabileceklerinin sınırı yok, gördük. Bu sebeple de Gezi ruhunu, oradaki dayanışmayı ve yardımlaşmayı anlaması da mümkün değil. Otpor’dan para alındığı gibi kirli kumpaslara yetiyor algısı.

Kendi karikatürünü yapan mizah dergilerine onlarca dava açtı. Mizahın güzelliğini tatmamış. Yaratıcı sloganlar, o birbirinden harika duvar yazıları ona yabancı. “Yol ver gidelim, Taksim’i ezelim! ” şiddetinde ve “Receep Tayyiiip Erdoğaaan, Recep Tayyip Erdoğan! ” kısırlığında güzellemelerden hoşlanıyor daha çok.

“Sen kızının erkeklerle aynı evde kalmasını ister misin? ” diye fütursuzca sorup, “O kadar mezhebi genişsen bilemem” iması ile tamamlıyor sözlerini. Bir kadın ve bir erkeğin arkadaş olabileceğine ihtimal dahi vermiyor. Belki de sadece arkadaş olarak gördüğü bir kadın olmamış hiç hayatında. Kadınların ve erkeklerin aynı evde yapabileceklerine dair algısı sınırlı. O da zaten ona göre dünyanın en ayıp şeyi. Birbirini isteyen iki bedenin kimsenin onayı olmadan birleşmesi, bir anlamda dünyanın sonu. Sevişmenin Allah ya da en azından belediye tarafından onaylanıp, en az üç çocukla taçlandırılmasından gayrı bir anlamı olmamalı çünkü. Yeri geldiğinde 15 yaşında bir kız çocuğunun 30 yaşında bir adama düğün dernekle peşkeş çekilmesi kutsal, ama reşit bir kadının kendi bedeni hakkında karar vermesi skandal.

Kadın erkek eşitliğine de inanmıyor. Bu yüzden mücadelesinde kadınlara yer vermiyor, ama onların yerine karar alıp tayin ettiği şeyleri hak diye kadınlara bahşediyor. “Kadın mıdır, kız mıdır bilemem” diye tiksintiyle andığı kadınlık, siyasete meze edilebildiği ölçüde umrunda.

“Dik dur eğilme bu millet seninle” diye onu uyandıran 3 yaşında bir torunu var Başbakan’ın. Biz dedesini “Dede beni parka götür” diye uyandıranlar, dedesinin kariyeri şirin gözüksün diye çocukluğu kullanılmayanlar olarak onu anlayamıyoruz bu yüzden. Emekli olup domates yetiştiren, en büyük çıkışı “Ajansı dinleyeceğim sessiz olun” olan dedelerimizin yüzünde böyle bir öfke bilmediğimiz için kanımız donuyor belki de...

Başbakan’ın içmediği her içki, öpmediği her kadın, gülmediği her karikatür, dost olamadığı her insan biraz pay sahibi belki de onun bu öfkesinden.

Yırtık ayakkabı ile girip, dünyanın en zengin 8. Başbakanı olduğu siyaset sahnesinde, hayatının en büyük eksiğinin güç ve para olduğu yanılgısına düşmese, güvensizliğinin ve sevgisizliğinin farkına varsa, paradan daha değerli şeyler biriktirebilirdi belki de... O zaman sadece siyaseten ters düştüğümüz herhangi bir lider olurdu; sonsuz hükmetme isteğine isyan ettiğimiz, fotoğraflarına dehşetle baktığımız bir Orta Dünya kötüsü olmak yerine…
Temmuz 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Öfke ile başa çıkmak için ne yapabiliriz?

  • Fizyolojik Uygulamalar:
Nefes egzersizi
Kas gevşetme egzersizi
Spor yapmak

  • Zihinsel Tepkiler:
Olumlu düşünme
Duygularını paylaşma

  • Davranışsal Tepki:

Zamanı etkili kullanma
Etkili iletişim kurma
Duygularını ifade etme

Öfke Yönetimi

Genel olarak öfke kontrol yöntemleri; bilişsel, duyuşsal, iletişim, duygusal ve davranışsal boyutları içerir. Öfkelendiğinizde, öfkenizi kendinize ait yönerge cümleleriyle kontrol etmeye çalışabilirsiniz (“Öfkenin seni ele geçirmesine izin verme”, “Derin bir nefes al” gibi...)

Kızgın olduğunuz zaman genellikle düşünceleriniz gerçeği yansıtmaktan çok, olayların abartılmış ve çarpıtılmış bir şekilde algılandığını yansıtır. Bu tür düşünceleri fark edin ve yerine daha mantıklı olanları yerleştirin. Örneğin; kendi kendinize “Eyvah! Şimdi her şey mahvoldu!” gibi bir şey söylemek yerine, “Evet, çok can sıkıcı! Neden kızdığımı çok iyi anlıyorum. Ama dünyanın sonu değil ve buna kızmam, bu olayı olmamış hale getirmeyecek.” diyebilirsiniz.

Her iki düşünceyi de zihninizden geçirerek deneyin. Kızgınlığınızın hangi düşünceyle arttığını ya da azaldığını görün. Farkında olmadan çok sık kullandığımız ve bizi kızgınlık duygularına hazırlayan, “asla!” ya da “her zaman!” gibi sözcükleri zihninizde yakalamaya çalışın. “Bu asansör asla çalışmaz!” ya da “Zaten her zaman telefon etmeyi unutursun!” gibi cümleler sadece hatalı değildir; aynı zamanda kızgınlık duygunuzda haklı olduğunuzu düşünmenize de yol açar ve siz durumla ilgili yargıyı vermiş olduğunuzdan, problemin çözümüne de katkıda bulunmaz.

Örneğin, randevularına sürekli olarak geç gelen bir arkadaşınız olduğunu düşünelim. Hemen saldırmaya kalkmayın. Bunun yerine, neyi elde etmek istediğinizi, amacınızı düşünün. Sizin asıl istediğiniz arkadaşınızın randevuya sizinle aynı saatte gelmesi değil mi? O halde “Her zaman geç kalırsın! Tanıdığım en sorumsuz ve kayıtsız kişisin!” gibi yargılardan kaçının. Bu tür cümleler sadece arkadaşınızı incitmeye yarayacak ve onun da kızmasına yol açacaktır. Ancak sorunun çözümüne katkıda bulunmayacak, hatta ilişkiyi bozarak zorlaştıracaktır. Bunun yerine; eğer bu arkadaşınız sizin için önemliyse, problemin ne olduğunu ortaya koyup her ikiniz için de işe yarayacak bir çözüm yolu bulmaya çalışabilirsiniz. Kendinize; öfkelenmenin hiçbir şeyi çözmeyeceğini, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olmayacağını, hatta daha da kötü hissedebileceğinizi hatırlatın.

Sinirlendiğinizde tepki vermeden önce 5 kere nefes alıp verin ya da içinizden 10’a kadar sayın. Bu arada olaya olumlu bakma konusunda kendinizi uyarın. Hem karşınızdaki kişiyi ya da kişileri kırmamış olursunuz, hem de kendinizi öfkenin zararlı etkilerinden korumuş olursunuz. “Öfkeyle kalkan, zararla oturur” sözü, bu yöntemin tarihinin ne kadar eski olduğunu bize gösteriyor.
Mayıs 2013

Ece Naz Sonat  yeni bir  gönderide  bulundu.

Öfke Yönetimi

Çoğu insan öfke problemleri yaşar. Neden sinirleniriz sorusuna işte verilecek çok cevap ama en doğrusu, negatif düşünceler...

Negatif düşünce üç psikolojik probleme yol açar: depresyon, kaygı ve öfke. İşte öfkeyi kontrol etmenin yolları:

Negatif Düşüncelerinizi Pozitife Çevirmeyi Öğrenin
Bunu yapmak ne kadar zor gözükse de basit bir egzersizle yapılabilir. Aklınıza her negatif düşünce geldiğinde kendinize DUR diye bağırın ve pozitif düşünceler üretmeye çalışın. Bu egzersiz bir alışkanlık haline gelecek ve git gide kolaylaşacak.

Rahatlamayı Öğrenin
Bunun için bir uzmana kendinizi hipnoz ettirebilirsiniz. Ama bunu karşılayamayacaksanız, otohipnoz da yapabilirsiniz.

Hipnozda, derin bir şekilde rahatlamış olan kişiye bazı pozitif düşünceler gönderilir. Bu biraz korkutucu gibi görünebilir ama çoğu zaman bunu zaten yaşarız. Güzel bir şarkı dinlerken, kendimizi güzel bir kitaba kaptırmışken yada hayaller kurarken trans haline geçeriz. Trans, sadece tek bir şeye odaklanmak ve geri kalan her şeyi yok saymak demektir.

Otohipnoz yapmak istiyorsanız tek yapmanız gereken şunlar:
  • Gözlerinizi kapayın.
  • Nefes alıp verişinize odaklanın.
  • Nefes aldığınızda, alabildiğiniz kadar temiz havayı içinize çekin. Nefes verirken ise çok yavaş olun. Bunu bir kaç kez tekrarlayın.
  • Vücudunuzdaki her bir kasa teker teker odaklanın. Bu kasların gevşediğini ve rahatladığını hayal edin.
  • Sizi sinirlendiren bir şey hayal edin. Vücudunuzun buna verdiği tepkileri hissedin. Nefes alıp vermeye devam edin. Nefes verirken sizi rahatsız eden şeylerin gittiğini düşünün ve yüksek sesle de bunu dile getirin.
  • Son olarak bu soruna kimsenin üzülmeyeceği şekilde bir çözüm üretmeye çalışın.
Aralık 2012

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Öncelikle çok sabırlı olmalı ve sakin yaklaşmalısınız.Onun öfkesine öfkeyle cevap verirseniz daha büyük problemler çıkar.O kişinin kızgınlığının altında yatan duyguları bulmalı ve ona değer verdiğinizi hissettirmelisiniz.Konuşurken omzuna dokunmanız ya da elini tutmanız da faydalı olur çünkü fiziksel temas her zaman insanlar arasında her zaman daha iyi bir iletişim kurmaya yardımcı olur.

Ekim 2012

Sevinç Yıldır  yeni bir  gönderide  bulundu.

Öfkelenince neden bağırırız?

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.

Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”

“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”

Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.”

Mayıs 2012

Buse Sonugelen, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Bazı psikolojik rahatsızlardan dolayı da kişiler öfke problemleri yaşayabiliyorlar.Belki bir psikiyatra gitmeye ikna edebilirseniz, bu soruna bir çözüm bulabilirsiniz.
Mayıs 2012

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Öfke; ah başımın belası, ne gereksiz yerlerde yükselip beni zor durumlara soktuğunu benden daha iyi kim bilebilir ki, 
ah seni hadsiz öfkem, trafikte, iş yerinde, rakıcı da, sinema da her yerde yanımdasın, nasıl yapışıp kaldın üzerime bilmiyorum, iyi ki de varsın demiyorum amaaaaaa.....

bana, ben bu şerefsiz ile ne zaman kavga ettim yahu dedirtecek kadar etkilysen benim üzerimde, sana saygı duymaktan öte yapacak bir şey kalmıyor bana ve teslim oluyorum .

kendi öfkemle konuşarak bir şeyler anlatmaya çalıştım,
öfke yükseldikçe kontrolün azaldığı bir gerçek. bazı insanlar öfkeli insanlar karşında susmayı tercih ederler bazen bu bile o öfkeli insanın öfkesini katlayarak yükseltebilir, tam olarak nasıl davranmalı bilmiyorum ama bir boşalma lazım öfkeli insan için, başka türlü baş etmek mümkün değil, şiddetini yükseltmeden öfkesini yaşamasını sağlıyabilirseniz başardınız demektir. ama yolu ney ?

kim bilebilir ki ?

Mayıs 2012

Tailchute, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Öfke problemi yaşayan birine karşı mümkün olduğunca sakin tonla konuşmak ve alttan almak gerekiyor. Lakin bu bir süre sonra insanın sabrını çok zorlayabiliyor ve arada bende sinirlenebiliyorum diye haykırabiliyorsunuz. Çok nazik ve ılımlı bir ses tonuyla konuşarak fazla öfkesi olduğunu anlatmaya çalışabilirsiniz ve konuşma sırasında yapıcı olmaya çalıştığınızı belli etmeyi deneyebilrsiniz.,eğer o anda da öfkelenirse,öfkesinin yersiz olduğunu sizin o an sakin konuşarak yapıcı olmaya çalıştığınızdan bahsedebilirsiniz.
Mayıs 2012

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Öfkeli kişilerle nasıl baş edilir?

Bir iki yakın arkadaşım var ciddi şekilde öfke sorunu yaşayan...Ama farkında değiller o ayrı.p. Bir arkadaşım var ki her şeye öfkelenebilir bir yapıya sahip. (en ufak şeylere bile). Kahvesine fazladan şeker attığım için bile baya öfkelenebilen biri. Yine de severim kendisini...Ben şöyle baş etmeye çalışıyorum;
  • Bir kere ilk olarak onu öyle kabul ediyorum. Sonuçta karakteri öyle ve bunu değiştirmek için uğraşmıyorum.
  • Onunla sohbetlerimizde genelde dinleyici roldeyimdir. Özellikle siniri bozuk ise konuşmalarımız genelde o konu üzerinedir. Kendimden fazla bahsetmemeye çalışırım.
  • Moral yükseltici şeyler söylerim (saçın hoş olmuş, ojenin rengi pek güzel gibi gibi..).
  • Ve bu arkadaşımla fazla tartışmaya girmemeye çalışırım. Haklı olsam bile kapatırım konuyu bir şekilde.
  • Esprinin gücüne inanın (yalnız tartışma ortasında olunca biraz garip oluyo..p).
  • Tabi bunlar için sizin de öfkesini kontrol edebilen, sakin biri olmanız gerekiyor. İki tarafta da aynı öfke var ise saldırgan davranışlar olabilir.
Mayıs 2012

June,  yeni bir soru sordu.

8 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.