Bilmek istediğin her şeye ulaş

Öğrenme Problemleri

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Mayıs 2019

Mehmet Ortaç, bir soruya yanıt verdi.

Hızlı öğrenen insanların öğrenme stratejileri nasıldır?

Öğrenmeyi öğrenmek, bana göre hayattaki en sihirli sözcük. Çünkü öğrenmeyi öğrendiğim zaman benim hayatım değişti. O güne kadar gerçekleştiremediğim her şeyi o günden sonra gerçekleştirmeye başladım. Gerçekleştirdikçe motivasyonum arttı. Motivasyonum arttıkça daha fazla çalışmaya başladım. Özellikle benim gibi dijital pazarlama uzmanı olan ya da sürekli güncel kalması gereken bir işte çalışan biriyseniz öğrenmeyi öğrenmek çok önemli bir kavram olacaktır. Öğrenmeyi öğrenmek konusunda öncülük eden Tony Buzan'ı burada anmadan devam etmek olmaz.

Benim için en önemli ikinci kavram ise “Sorunu parçalara ayırmak” Aslında öğrenmeyi öğrenmek ile doğrudan ilişkili bir kavram. Ben bütün öğrenme ve iş yapış süreçlerimi bu iki kavram üzerine inşa ediyorum. Bu sayede son 2-3 yıldır ciddi yol katettim.

Bu konuda burada detaylı bir yanıt vermeyi çok isterim ancak bir hayli uzun kaçar ve kendi blog sayfamdaki içerik ile kopya içerik oluşturur. O sebeple sizleri buradaki ( mehmetortac.com/ogrenmeyi-ogrenmek-nedi... ) yazımı okumaya davet ediyorum.

Öğrenmeyi öğrenmek benimle pazarlama alanı dışında odaklandığım en önemli konulardan bir tanesi. Aslında yanıt içerisinde soru sormak gibi olacak ancak sizlerin de önereceği teknikler var ise lütfen benimle paylaşın. Ben de bu konuda oldukça yoğun araştırıyorum.
Mayıs 2019

Mehmet Ortaç, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Okuduklarınız asla hiçbir çalışma şekli ile aklınıza kalmaz. O sebeple not almak büyük önem taşıyor. Söz uçar yazı kalır demişler. Önemli noktaların altını çizin. Altını çizdiğiniz konuları bir kenara not alın. Notları iyi bir not uygulaması ile etiketleyin. Bilgi gerekli olduğu zaman etiketler vasıtasıyla çağırmanız kolay olur. Böylelikle kolaylıkla ulaşırsınız. Aksi halde uçar gider.
Eylül 2017

Campusera Com  yeni bir  gönderide  bulundu.

Çevrimiçi eğitim son zamanlarda neden değer kazandı?

Platon’un devletine göre birey kavramı ve aile kavramı, devlete feda edilmişti ve bütün çocuklar üç yaşından sonra resmi görevli eğitimciler tarafından yetiştirilmeliydi. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren hep birlikte büyütülmeli ve eğitimcileri kadınlar olmalı, çocuk 3 yaşından 6 yaşına kadar oyuna teşvik edilmeliydi.

Asırlar içerisinde evrilerek günümüze gelen eğitim kavramı; devlet yasaları kapsamında sistemin sınırları içerisinde kalınarak, verilenin dışına çıkılmayacak şekilde standardize edilmiş ve bu durum ideal devlet tanımı içerisinde kabullenilmiştir. Milenyum çağına geçilirken teknoloji alanında hızlı bir gelişim yaşanması, uzaktan eğitim kavramını yaşamımıza sokmuştur. Bilgisayar teknolojileri ve bilgisayar ağları sayesinde çevrimiçi (e-eğitim) kavramı yani uzaktan eğitim en çok tercih edilen yöntemlerden biri haline geldi.

Kendi kendine öğrenme kavramı ile öğrenci, hiçbir baskı altında kalmadan kendi kendisinin denetleyici mekanizması haline geldi, bu sistem içerisinde kendini disipline edebilen her öğrencinin kendi sorumluluğu vardır ve öğrenme becerilerini geliştirmekten kendisi sorumludur.
Konuyu öğrenmek ve o konu kapsamında gelişimini gözlemlemek adına ne kadarlık bir süreye ihtiyaç duyacağını, kısaca ayıracağı zamanı ve öğrenim hızını kendisi belirleyeceğinden ötürü çevrimiçi eğitim ayrıcalıklı duruma gelerek büyük önem kazanmıştır.
Öğrendiğine kanaat getirdiğinde bir sonraki aşamada bir sonraki konuya geçebilir ve öğrendiği konular hakkında yorum yapabilme becerisine ulaşır. Bu da klasik eğitimin bize vermiş olduğu bakış açısının sınırlayıcı unsurlarını kaldırarak ayrı bir vizyon edinmenizi sağlar. Sorgulayıcı bir öğretim kurumu olarak her daim sistemini güncelleyen Stanford Üniversitesi çevrimiçi eğitim kavramına 2012 yılında ön ayak olmuş ve üniversite akademisyenleri tarafından düzenlenen çevrimiçi eğitimler sayesinde nitelikli eğitim, öğrencinin kendisini en hazır hissedeceği zaman çizelgesi içerisinde ancak akademik gücün desteği esirgenmeyerek uygulanır. Bu da değeri hiçbir zaman küçümsenmeyecek bir kavramı yaşamımıza sokarak hem kişisel hem sosyal gelişimimiz adına büyük ve önemli bir adım olmuş oldu.
Haziran 2017

Abrahamatas, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

En az 3 defa oku, okuduklarının önemli yerlerin altını çiz, sonra bu altını çizdiklerini yaz işte bu şekilde hatırlarsın
Kasım 2016

Sevim Güngor, bir soruya yanıt verdi.

Ekim 2016

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Sadece okuyup geçme, okudukların üzerine düşün, kendi deneyimlerinle okudukların arasında bir bağ kur. Okuduğun her şeyi ezberlemen gerekmiyor zaten. Önemli noktalara, işine yarayacağını düşündüğün şeylere daha çok odaklan. Kullanmadığın, paylaşmadığın bilgi aklında zaten kalmayacaktır.
Ekim 2016

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarla nasıl çalışmalar yapılabilir?

Ben de çoğu disleksi üzerine de olsa bazı tecrübelerime dayanarak bu konuda bir şeyler söylemek istiyorum. Öncelikle öğrenme güçlüğü olan bireyler öğrenemez gibi bir düşünceden kurtulmak gerekiyor. Ben özel eğitim alanında da kendi alanımda da çalıştım ve öğretmen olarak bu çocukların yapamayacaklarından çok yapabileceklerine odaklanmamız gerekiyor. Bu onların öz güvenini arttırdığı gibi yapamayacağını düşünüp sıkılmasına engel oluyor. Ben kendi dersimde herkesin ama herkesin mutlaka bir şeyler öğrenmesine dikkat ediyorum. Bu tabi ki karmaşık gramer kuralları olmak zorunda değil. Ne olursa öğrensin ama eve boş dönmesin. Bizim en sık karşılaştığımız öğrenme güçlüğü disleksi oluyor. Maalesef bu öğrenciler çabuk bunalıp dersten koptuğundan, sınıfta gerizekalı damgası yiyor fakat bu durumun zekayla hiç bir alakası yok. Disleksi olan öğrencilerde özellikle writing ve reading aktiviteleri yapmak çok zor oluyor. Fakat speaking aktivitelerinde oldukça başarılı oluyorlar. Biz onların güçlü tarafına daha çok ağır vermeliyiz, hatta mümkünse değerlendirme ona göre yapılabilir. Disleksi durumunda yapılacak ve yapılmaması gereken şeyleri kendime göre listeledim, umarım faydası olur.
  • Kullandığımız bütün yazılı materyaller büyük fontlarda olmalı. (Tahtaya yazılanlar da büyük yazılmalı.)
  • Çocuğun yaptıkları sürekli övülmeli, özellikle arkadaşları arasında.
  • Kesinlikle sınıf içinde çocuğa sesli reading aktivitesi yaptırılmamalı.
  • Çocuk ön taraflara oturtulmalı.
  • Üniteler 1-2-3 diye gider ama sürekli geriye dönülmeli ve tekrar yapılmalı. (Bu öğrenme güçlüğü olmayanlar için de geçerli tabi.)
  • Çocuğa hafıza geliştirme teknikleri öğretilmeli.
  • Çocuk hangi öğrenme tarzına yatkınsa ona göre grup, çift veya tek olarak çalışması sağlanmalı.
  • Diğer öğrenciler de disleksi hakkında bilgilendirilmeli ama bunu dalga konusu yapmayacakları bir şekilde.
  • Çocuk sürekli gaza getirilmeli, özgüven problemi mutlaka aşılmalı. Bu aşamada disleksisi olan başarılı insanlardan bahsedilebilir. Albert Einstein, Leonardo Da Vinci, Galileo Galilei, Steve Jobs, ben : P (Bu insanlardan sınıfın ortasında herkesin duyabileceği şekilde bahsedin ki çocuk övülmüş olsun.)

Not: Bende disleksi yok ama sınıfta var diye yalan söylüyorum bazen. Kendimce işe yarar bulduğum beyaz bir yalan öğrenciyi yabancı dilde başarılı olabileceğine inandırmak adına.
Ekim 2016

Akin Onur, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Pareto ilkesini gözlemlemeyi en sevdiğim kategori sanırım bu kategori oluyor. Hiç tekrar edilmediği takdirde öğrendiğin bilgilerin sadece %20'si bir ayın sonunda seninle birlikte kalacaklardır.

Pareto kuralı da der ki en önemli %80, %20 dilim içerisindedir. Sen aklında kalacak %20 'ye en önemli kısımları sıkıştırabiliyorsan, detayları aklında tutamamayı dert etmemelisin.

Yine de ben okuduklarımın tamamını kavramak istiyorum diyorsan diğer yol 21 tekrardır. Bir şeyin öğrenme eşiği 21 tekrardan geçiyormuş.
Eylül 2016

Zafer Galip Ozberk, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Öncelikle okuduğuna odaklanmak gerekiyor. Yazının içindeki fikri yakala, o zaman okuduğun yazının hepsi olmasa bile genel hatları ile aklında kalacaktır.
Buna ek olarak , akıl defterin olsun cebinde okurken, düşünürken aklına gelen şeyleri not etmek için.
Şu bir gerçek , akıllı telefonlar olabilir.. Ama hala insanlara akıl defteri gerekiyor.
Telefonda not alırsın kalır görmeye bilir unutabilirsin. Ama Akıl defterinde yeni not alırken eskilerine göz gezdirmeden yeni not alamazsın.
İyi Şanslar
Eylül 2016

Enes, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Not al. aldığın notları oku ve birilerine anlatabiliyorsan anlat yada kendi kendine sesli olarak anlat böyle yaparsan akılda daha fazla kalır . Televizyon izleme boş zamanlarında bunun da faydasını görürsün.
Eylül 2016

Sevgiseli, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Bu bilgileri başkalarıyla ne kadar çok paylaşırsan o kadar hafızanda yer eder.
Temmuz 2016

Zambakbyzambak, bir soruya yanıt verdi.

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarla nasıl çalışmalar yapılabilir?

1-Okuma çalışması.
2-İlgi-sevgi.
3-Fazla sıkmayarak zeka oyunları. Ama kağıtta. Bilgisiyardan olmasın.
Kasım 2015

Gizli Kullanıcı, bir soruya yanıt verdi.

Okuduklarımı aklımda tutamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

İlgi alanında değil ve de merakın yoksa faydasız olduğunu bizzat yaşadım ve öyle olduğunu düşünüyorum. Onun için gerçekten ilgilendiğimiz ve veya takılı kaldığımız bilinç altı konular sebebi ile olabilir diye düşünüyorum.
Ekim 2015

Rıdvan Bayhan, bir soruya yanıt verdi.

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarla nasıl çalışmalar yapılabilir?

Bir birey neden öğrenme güçlüğü çeker? Bunun bir kaç nedeni var. Öğretileni alma hızı farklı olabilir, öğretilen konunun sunulma şekli bireyin anlayabileceği formda olmayabilir. Ya da geçici sayılabilecek duygusal etkenler buna sebep olabilir. Öğrenme güçlüğünün neden olduğunun tespiti bazen kolay bazen ise zor olabilmektedir. Eğer sınıf atmosferinde öğrenme güçlüğü çeken bir öğrenciniz var ise bunu gidermek için bire bir görüşüp öğrenme güçlüğünün neden kaynaklandığını tespit etmek lazım. Sonraki aşamada öğrenme güçlüğünün giderilmesi için çalışmalar yapmak gerekli. Tam öğrenme kuramının temel bir sayıltısı vardır: "Öğrenemeyen öğrenci yoktur, öğretemeyen öğretmen vardır" Ben bu söze katılırım. Çoğu eğitimci öğrenemeyen bireylerin neden öğrenemediğini araştırmak yerine kapasitesinin az olduğunu savunarak kendini rahatlatma yoluna gider. Çünkü bu enerji ve sorumluluk gerektirmeyen bir iştir. Öğrenme güçlüğü çeken bir bireyin bu güçlüğünün giderilmesi için izlenmesi gereken yol:

-Bireyin farkına varılması
-Bireyin yakın çevresindeki değişkenlerin saptanması
-Bireyin kişisel özelliklerinin saptanması
-Öğrenme güçlüğünün neden kaynaklandığını saptanması
-Saptanan tüm değişkenleri hesaba katarak öğrenme güçlüğünün giderilmesi için bir yol çizilmesi

Bu çizilecek yolda Bireysel Öğrenme Tekniklerinin kullanılması önem arz eder.
Daha fazla

22 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Dikkat Eksikliği

25 Kullanıcı   9 Soru   29 Yanıt