Bilmek istediğin her şeye ulaş

Orman

Orman, belirli yükseklikteki ve büyüklükteki ağaçlar, çalı, otsu bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar ve çeşitli hayvanlarla, toprağın meydana getirdiği, aynı zamanda topluma çeşitli faydalar sağlayan bir ekosistem. Kendisini meydana getiren bireylerin uzun yıllar karşılıklı etkileri sonucu yerleşmiş, biyolojik bir dengeye sahiptir. Bu denge ormanların sağlığı ve varlığı için şarttır. Bu denge olmadıkça, ormanların sağlığı ve varlığını korumak çok güç, hatta imkânsızdır.

Ekim 2014

Rıdvan Bayhan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bir Fotoğraf - Tetik

990

Ormanda kayboldunuz, saatlerdir aç ve susuz bir şekilde dolanıyorsuz. Kendi kendinize “kaderde ormanda açlıktan ölmek de varmış” diye düşünürken birden etrafında şerbet çeşmeleri dizili olan bir açıklığa ulaşıyorsunuz, kefeni yırttınız, en azından açlıktan ölmeyeceksiniz. Hemen şerbetlere doğru hızlı adımlarla yürümeye başlıyorsunuz ama açlıktan olsa gerek nereye bastığınıza dikkat etmediğiniz için yere saplı duran bu kırmızı çubuğa ayağınız takılıyor ve düşüyorsunuz. İşte o anda bunun bir tuzak olduğu, takıldığınız şeyin de tetik mekanizması olabileceği aklınıza geliyor. Korkuyla birşeyler olmasını bekliyorsunuz ama hiçbirşey olmuyor. Demek ki bu bir tuzak değil. Kefeni bir kere daha yırttınız.

… mı acaba?

Aslında şu anda ölümle burun burunasınız, acılar içerisinde kıvranarak yavaş yavaş ölmeye başlamanız an meselesi, herşey şimdi ne yapacağınıza bağlı. Aynı çubuğa, ya da şimdi fark ettiğiniz yakındaki benzer iki çubuktan birisine, 30 saniye içinde yeniden dokunduğunuz an belki de gökyüzünü gördüğünüz son saniye olacak. 1/10 saniye kadar kısa bir süre içinde zemin bir kitap gibi katlanıp sizi içine hapsedecek. O durumda tek şansınız sizi yemeye çalışan şeyin sizi zahmete değmeyecek kadar küçük bir lokma olarak görmesi. Eğer gerçekten küçükseniz, o zaman yandaki parmaklıklar arasından sıyrılıp bu tuzaktan kaçabilirsiniz (yerdeki çubuklardan uzak durmak kaydıyla). Ama eğer parmaklıklar arasından geçemeyecek kadar büyükseniz birazdan parmaklıklar da yok olarak bulunduğunuz yer hava geçirmez bir oda halini alacak ve yerden salgılanan enzimler ile sindirilmeye başlayacaksınız. Şansınız varsa sindirme işlemi başlamadan önce havasızlıktan bayılırsınız. Çırpınmanız nafile, sadece kapanın daha sıkı kapanmasını sağlayacak.

devamı için: acikbilim.com/2014/10/video-fotograf/ayi. . .
Eylül 2014

Cem Turan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Teknik insanların da kendilerine göre hastalıkları vardır. Özellikle bu eğilimler siyaset veya müteşebbis girişimciliği ile buluştuğunda korkulası sonuçlar doğurabilir.

Cem Turan: TEKNİK İNSAN HASTALIKLARI: HAVALİMANI, KANALİSTAN, 3.KÖPRÜ

undefined
Temmuz 2014

Aykut Kardaş  yeni bir  gönderide  bulundu.

Tıkla ve izle, damağın kuruyacak! İnanılmaz.

Over the edge - Gfycat

over the edge
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Türkiyedeki arbetoryumlar nerelerde var?

Atatürk Arboretumu
Bahçe ve Peyzaj Merkezi
Belgrad Ormanları (Bahçeköy Cad.), 34473 İstanbul
fozdemir.com/istanbul-ataturk-arboretumu

Nevzat Gökyiğit - Botanik Bahçesi
Adres: Atatürk Mahallesi, Fatih Sultan Mehmet Caddesi, TEM Otoyolu Anadolu Otoyol Kavşağı P. K. 34758 Ataşehir, İstanbul
Her türlü postanızı şu adrese gönderiniz: Kültür Mahallesi, Budak Sokak, Tekfen Sitesi, No: 7, A Blok, P. K. 34340 Etiler-Beşiktaş İstanbul
Telefon: 0216 456 44 37
Fax: 0216 456 44 38
e-posta: [email protected]
ngbb.org.tr/tr/iletisim.html
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Vahşi hayvanların çoğu sağlıksız mıdır?

Vahşi hayvanlarda sağlıksız bireyler ya av olup yırtıcı hayvanlar tarafından öldürülür ve yenir ya da yırtıcı bir hayvansa sürüdeki konumlarını kaybederek açlıktan ölürler. Kısaca vahşi hayvanlar her zaman sağlıklıdır.
Eğer etlerinin sağlıksız olduğunu düşünüyorsanız sürekli hareket etmelerinden dolayı ağıl hayvanları gibi yağlanmazlar, lezzetli ve ağıl hayvanlarına göre daha yağsız, daha sağlıklı olurlar.
Ekim 2013

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bu vesileyle nehir restorasyonu kavramı ile tanışmış olduk

Şavşat Derelerin Kardeşliği Platformu

Yüzyılın başında doğayı terbiye etmek kibriyle devasa barajlar ve HES’ler inşa eden Amerikalılar, bugün son kullanma tarihi gelmiş on binlerce barajı büyük maliyetler karşılığında sökmenin derdine düşmüş durumda. Amerikalıların nehirlerin restorasyonu yönünde attığı adımları inceleyerek bu konudaki görüşleri de yansıtan bir makale yazan Washington Post yazarı Juliet Eilperin, ABD’deki barajların kaldırılması çalışmalarının 2006-2010 yılları arasında 241 barajın yıkılması ile birlikte artış gösterdiğini ve bu konuda yüzde 40 oranında artış olduğunu kaydetti. Yıkılan barajların çoğunluğunun ülkenin doğu ve iç batı kesiminde yer aldığını ve dokuma fabrikalarıyla kağıt ürünleri üreten işletmeler dâhil 20. yüzyıl sonlarında tüm sanayinin enerji ihtiyacını karşılayan kaynaklar olduğunu belirten Eilperin, makalesinde zaman içerisinde yıpranan altyapı ve azalan balık rezervleri tehdidiyle yüz yüze kalan insan topluluklarının, akarsuların kontrol altına alınmayıp serbestçe aktığında daha fazla ekonomik fayda sağlayabileceğini anlayarak, ülkenin her köşesinde kilit noktalardaki su yolları üzerinde kurulan barajları bir bir yıkmaya başladıklarını aktarıyor.

GEÇMİŞTE RADİKAL GÖRÜŞTÜ, ŞİMDİ GENİŞ KABUL GÖRÜYOR

Makalesinde, barajların yıkılmasıyla ilgili görüşlere de yer veren Eilperin, bu yıkımları çevresel nedenlerden dolayı destekleyen Amerika Nehirleri Grubunun başkanı Bob Irvin’in “geçmişte radikal olarak görülen düşüncenin günümüzde hâkim görüş olarak benimseniyor. Bütün yaşananlar doğanın kendisini nasıl yenileyebildiğine dair deneyler olarak nitelendirilebilir ve Elwha bunun en büyük örneğidir” yönündeki görüşünü aktarıyor.

NEHİRLER RESTORE EDİLİYOR

Yerel topluluklar ve çevreci grupların hukuki itilaflar oluşturarak yükselen seslerinin, ABD yetkililerini normal şartlarda bugün varlığını sürdürebilecek bazı barajların kaldırılması yönünde harekete geçirdiğini belirten Eilperin, “bu kararlar, barajın varlığının önem taşıdığı Kuzeybatı Pasifik gibi bölgelerde siyasi tartışmalara yol açsa da, aynı zamanda bugünkü tarihsel uzlaşmalara da şekil vermiştir. İçişleri Bakanı Ken Salazar bir beyanında, ‘Elwha Nehri restorasyon çalışması, toplumun geniş bir kesiminin desteğiyle, nehirlerimizin ve geçimini bu nehirlerden sağlayan toplumların yaşatılmasını sağlayacak çalışmalara bir temel sağlayarak, nehir restorasyonu alanında yeni bir dönemi başlatmaktadır’ şeklinde ifadeler kullandı” diyor.

İHTİYACIN YÜZDE 10’UNU KARŞILIYOR

1940 yılında Birleşik Devletlerin elektrik ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayan barajlar bir zamanlar ulusun enerji kaynağı olarak büyük rol oynadı. Bugün, Birleşik Devletlerdeki barajların üretim kapasiteleriyle övünç duyulan sadece yüzde 3 kadarının üretimi ile ihtiyacın yüzde 7 ila 10′u karşılanmaktadır. Ortalama bir kömür santralinin 500 megavatlık kapasitesiyle karşılaştırıldığında Elwha nehri üzerindeki 19 megavatlık iki baraj çok mütevazı bir miktarda elektrik üretiyor. Ulusal Hidrolik Enerji Birliği Başkanı Linda Kilisesi Ciocci, hidroelektriğin düşük karbon emisyonu nedeniyle ideal bir enerji kaynağı olduğunu söylüyor. Ciciocci, endüstriyel barajları geliştirmenin yanında dalga ve gelgit enerjisi gibi teknolojik yeniliklerle birlikte 15-20 yıl içinde üretim kapasitesini yüzde 66 oranında arttırmayı umuyor.

80 BİN BARAJ 50 YAŞINA GELDİ

ABD’deki 80 bin barajın 50 yıl önce inşa edilmesi, ülke çapında devlet yetkililerini endişelendiriyor. Bugünlerde yetkililer, üretim kapasiteleri dolan bu barajlardan nasıl kurtulacağını düşünüyor. Duke Üniversitesi’nden Nehirbilim ve politika profesörü Martin Doyle, ABD’deki barajların yüzde 85′inin 2020 yılına kadar ömürlerini tamamlayacağını tahmin ediyor.

MİLYONLARCA DOLARLIK SÖKÜM MALİYETİ FONLARDAN

Pennsylvania Eyaletinde sökülen toplam 186 barajın neden olduğu zararları gidermek için ödenen tazminatların küçük bir ülkenin bütçesine eşit olduğu belirtiliyor. Devlet fonları milyonlarca doları bulan barajların kaldırılması maliyetini karşılamak için ülke genelinde büyük çabalar sarfediliyor. 1900′lü yılların başında sadece bir kaç yıllık enerji üretimi için inşa edilen dev barajlar bugün Amerikan devletinin en büyük sorunlarından biri haline gelmiş durumda.

ABD TÖRENLE BARAJLARINI YIKIYOR

Türkiye’nin birçok konuda model aldığı ABD’de, barajlar konusunda geçtiğimiz yıl ülke tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini yaşandı. Washington yakınlarında bulunan 33 metre yükseklikteki Elwha barajının geçtiğimiz yıl adeta törenle yıkılması, Amerikalıların akarsuların yönetimi yönünde bir kaç yıldır gerçekleştirdikleri geniş çaplı değişimin son adımı olarak yorumlandı. ABD yönetiminin kâbusu haline gelen barajların yıkılmasıyla ilgili ayrıntılara geçmeden önce kısa bir anımsatma yapmakta yarar var. 1800′lerin sonunda başlayan büyük barajlar yapma konusunda ABD’li yöneticilerin hemen hepsinin görüşü de aynıdır. Dönemin yöneticilerine göre doğa vahşi bir güçtür ve insanoğlunun onu eğitmesi gerekmektedir. ABD Jeolojik Tetkik Dairesinin, 1881-1889 yılları arasındaki başkanı Wesley Powell’in ‘nehirler denize israf ediliyor’ sözü, 1902′de Başkan Roosevelt’e de ilham verir ve büyük baraj ve sulama projelerinin temeli atılır. Hintli aktivist Vandana Shiva’nın ‘bgts’ yayınları arasında çıkan ‘Su Savaşları’ kitabından aktardığımız bu ayrıntıların yanına, yine Shiva’nın dikkat çektiği Ordu Mühendis Kıtaları’nı da ekleyelim. 1775′te ABD ordusu bünyesinde kurulan mühendis kıtalarının 32 bin sivil, 300 de asker personeli olduğunu kaydeden Shiva, ABD’nin baraj projelerini yürüten bu devasa örgütün ülke sınırlarını aşarak ‘Yeşil Devrim’ hareketiyle üçüncü dünya ülkelerinde barajlar inşa ettiğini aktarıyor.

10 Mayıs 2013
"Yusuf Yavuz"

Temmuz 2013

Su Bilgi  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ormanlar devamlı izlenecek

Melis ALPHAN

Orman ve Su İşleri Bakanlığından bir açıklama geldi.


Read more: subilgi.com/makaledetaygoster.asp?id=306...
Temmuz 2013

Su Bilgi  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yakın Yaşam

Sağlıklı ve güzel günler yakındır!
Belki zorluklarla, türlü sıkıntılarla ve ülke olarak yoksullukla geçti çocukluğumuz.
Ama hiç kuşkusuz, bizler daha mutluyduk eskiden! Yarınlara umutla bakıyorduk çünkü;
hayatı dolu dolu yaşıyor, geleceğin güzel olacağına inanıyor ve meyveleri dalından koparırken sebzelerin tadına doyamıyorduk biz çocukken...

Yoksul değil, aslında ne kadar zengin olduğumuzu ise sonradan anladık.
Dünyanın en bereketli toprakları üzerinde yaşadığımızın farkına vardık.
Ama aradan geçen yıllar içinde küsmüştü bize o topraklar.
Daha çok üretim, hırs ve sistem gereği bozulmuştular.

“Ne ekersen, onu biçersin” demiş büyüklerimiz.
Gereken ilgiyi, özeni ve şefkati gösterince toprağımıza;
temizledi içini ve döndü yine bereketli, sağlıklı, tertemiz
ve lezzet dolu bağrına...

İşte biz YAKIN YAŞAM olarak, bu sevdanın peşindeyiz.
Organik tarımın en sağlıklı ve lezzetli ürünlerini
sizlere sunmak için çarpıyor yüreklerimiz.

En çok da çocuklarımız için çalışacak YAKIN YAŞAM.
Yarınlara bir umut sunmak ve onlara daha iyi bir dünya bırakmak adına…
Haziran 2013

Batuhan Bulut, bir soruya yanıt verdi.

Ormanların bol olduğu bir bölgeye neden daha fazla yağmur yağar?

Ormanlar, bilinenin aksine yağmur yağmasına sebep olmazlar. Ama ormanlar yağışın verimini artırırlar. Diğer bir deyişle, aynı şartlara sahip iki noktanın ağaçlı olanında daha fazla yağış alınır. Bunun nedeni, ormanlik alanda hava daha nemlidir.Ağaçlar buharlaşma ve terleme ile havaya daha fazla nem kazandırırlar. Nemli bir havada örneğin, yere düşen yağmur damlaları, kuru havaya göre daha az buharlaşmaya uğrar. Bu nedenle, ormanlık bölgede daha fazla ve daha büyük damla küçülüp buharlaşmadan yere ulaşabilir. Bu nedenle ormanlarımıza sahip çıkalım ve onları koruyalım. Onlara zarar vermeyelim ve zarar verenlere izin vermeyelim. Bir ülkenin asıl mirası petrol değil ormanlarıdır. Onlar bizlerin hem akciğeri hem de güzelliğidir.

Ocak 2013

Ercan Yeni, bir soruya yanıt verdi.

Ormanların yok olmasında teknolojinin etkisi nedir?

Sanayileşme kente göç olgusunu artırmaktadır. Kente göç, kırsal alanda orman kenarında yaşayan insanların azalmasına paralel olarak orman ve orman alanı üzerindeki talep ve baskılarının da azalmasına neden olmaktadır. Nitekim, Karadeniz Bölgesi'nde orman alanları artmaktadır.
Buna karşın kente giden insanların karbon ayak izi de büyümektedir. Ekonomik büyümenin, sanayileşmenin dünya genelinde görüldüğü üzere ormanlar lehine sonuç doğurduğu ülke yok gibidir. Zenginleşen çok az sayıda ülkede ise ormanlar faydalanmadan ziyade doğa koruma fonksiyonu için yetiştirilmektedir. Bu durum bir umut olarak değerlendirilebilir.
En riskli ülkeler yoksul, doğal kaynakları kıt buna karşın sanayileşme için çaba harcayan ülkelerdir, bu ülkelerin ormanları kereste endüstrisi için ucuz hammadde kaynağı olarak yıllardan beri kullanılıp talan edilmektedir.
Ocak 2013

Nazende , bir soruya yanıt verdi.

Ormanların yok olmasında teknolojinin etkisi nedir?

  • Tarla yapmak,
  • Büyük oteller yapmak,
  • Golf sahası yapmak,
  • En fazla üç ay kalacağı yazlık villalar yapmak için,
  • Mangal yapacağım diye,
  • Siyanürle altın ve maden çıkarmak için
insanoğlu ormanları yok eder. Yani o rmanların yok olmasına teknoloji değil insanlar en büyük etkendir.

19 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.