Bilmek istediğin her şeye ulaş

Parapsikoloji

Parapsikoloji, duyular-dışı algılama, psikokinezi, “ölümden sonra yaşam” gibi konulara ilişkin olan, paranormal (normal-dışı, normal-ötesi) olduğu düşünülen olayların deneysel yöntem yoluyla çok "disiplin"li (çok yöntemli) etüdü. Parapsikologlar tarafından, telepati, durugörü gibi paranormal yetenekleri, psikokinezi fenomenini ve diğer çeşitli psişik fenomenleri konu alan bir araştırma alanı olarak görülür.Ortodoks psikoloji bilimi tarafından, kapsam dışı ya da açıklanamaz kabul edilir. Parapsikolojik deneyler prekognisyon ve telekinezinin varlığını test etmek için rastgele sayı üreteçleri kullanmayı, duyular-dışı algılamayı test etmek için Ganzfeld uyarımını , durugörü ile kullanışlı casusluk bilgisi elde edilip edilemeyeceğini incelemek için Birleşmiş Devletler hükûmeti ile anlaşmalı olarak yürütülen araştırma denemelerini içerir. Bu deneylerin sonuçları bazı parapsikologlar tarafından psişik yeteneklerin varlığının bir göstergesi olarak değerlendirilir. Buna rağmen, bilimsel çevreler bu psişik yeteneklerin varlığının kanıtlanmadığı konusunda fikir birliği içindedir. Eleştirmenler görünen deneysel başarıların aslında yöntemsel kusurlardan oluşabileceğini kanıtlamışlardır. Parapsikolojinin bilim olarak değerlendirilmesine itiraz edilmektedir. Birçok bilimci, parapsikologların bir yüzyıldan daha fazla süreden beri psişik yetenelere dair hiçbir kesin kanıt sunamamalarına rağmen hâlâ bu tip yetenekleri doğal olayları açıklamakta kullandıklarından parapsikolojiyi "sözde bilim" olarak görür. Terim Yunanca'da “ötesinde” anlamına gelen “para” (παρά) sözcüğünün, “ruhbilim” anlamında kullanılan “psikoloji” terimine eklenmesiyle elde edilmiş olup, ilk kez 1889'da Alman psikolog Max Dessoir tarafından kullanılmıştır. Günümüzde parapsikologlar bu paranormal fenomenleri ifade etmek üzere, bu tür olayların herhangi bir düzenek kullanılmaksızın meydana geldiğini vurgulamak amacıyla...

Ocak 2017

Beraat K, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Karabasan, merkezi sinir sisteminin yavaşlama durumudur narkoz durumu diyebiliriz. Geçmesi için sinir sisteminin eski haline gelmesi gerekir. Karabasan durumunda korkuyorsanız gözünüzü açmayınız elleriniz kenetliyse açılana kadar sakince bekleyiniz biri hareket ettiriyormuş agibi hissedeceksiniz 5 dakika içinde kendinize geleceksinizdir.
Eylül 2015

Tarik, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Tip yeni bir din mi yoksa nerden geliyor bu tipa olan inanc? Tipdaki en uzman doktorlar kendi agziyla söylüyor bilmedikleri hastaliklara kafadan bi isim uydurup pharma sirketleri araciligi ile ilac satip para kazandiklarini. Sizofreni olsun, tourret sendromu olsun vesayire hepsi uyduruk isimler. Hastaligin ne oldugnu hic bir batili doktor bilmiyor ama bizim cagdas kesim batidan ne gelirse dogrudur diye uyaniklik tasliyorlar ya cok acaip bir durum. ADHS hastaligini kesfeden doktor ölüm yataginda mesela kendi agziyla söyledi kafadan uydurma bir hastalik oldugunu. Sizin gibi bati asiklari sayesinde pharma yani ilac sirketleri milyarlar kazaniyor ve kerizler sag olsun diyorlar
Haziran 2015

İbrahim Öztürk, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

KARABASAN YA DA ALBASMASINA İSLAMİ BAKIŞ AÇISI
Karabasan vardır. Cindir. Cinler insanların rüyalarına girebilirler. Daha doğru ifade ile, rüya görmekte olan insanın beynine(işitme ve görme merkezi başta olmak üzere çeşitli kontrol merkezlerine) müdahale edip o an görülmekte olan rüyaya müdahil olabilirler. Cinler istedikleri her şeyi yapamazlar. Ancak güçlerinin yettiğine ve Allah'ın izin verdiğine müdahale edebilirler. Aslında karabasan sadece uykuda olmaz. Cinler bu sanal gerçeklik halini uyanık iken de yapabilirler ki büyü denilen şeyin aslı da budur. Sanal gerçekliğin, zihin kontrolünün, cinler tarafından çok şiddetli seviyede bir insana uygulanması ve insanın iradesinin tamamen kırılması ve arından hem etrafına zarar verip hem de kendini öldürmesi haline de cinnet deniliyor. Uykuda ya da uyanık halde bu gibi dehşet zararlardan korunmak için;

- Temiz ehli sünnet itikadında olmak
- Günahlardan/isyanlardan kaçıp kalbi ve zihni temiz tutmak ve boy abdestsiz durmamak
- Bedeni temizliğe de dikkat etmek, mümkünse sürekli namaz abdesti ile durmak
- İbadetleri aksatmamak
- Geceleri boy abdestsiz uyumamak
- Manevi gücü tahrip edecek ortamlarda (zaruret olmadıkça) bulunmamak
- Her sabah evden çıkmadan 7 Ayet'ül Kürsi okuyup 7 kere Hu'lamak (Nette bunun tarifini bulabilirsin)
- İmkan nispetinde bol bol sadaka vermek (ki sadaka belalara manidir ve 70 çeşit fena/feci ölüm haline manidir)
- Yatmadan önce İhlas, Felak ve Nas surelerini usulü üzere okumak (sünnet olan okuma usulünü nette bulabilirsin)
gerekir. Ve yaşadığımız olağanüstü çağın farkında olup, gerçek bir hoca, samimi/ihlaslı ve menfaat peşinde olmayan, para istemeyen gerçek bir hoca bulup, taşınacak bir muska yazdırman ve onu sürekli taşıman da çok isabetli olur. Günümüzde aklı selim her müslüman bunu mutlaka yapmalı. (Peygamberimizin cinlerin şerrinden korunmak için yere bir daire çizdiği ve çeşitli sebeplere uyduğu sağlam kaynaklarda mevcuttur. Bu nedenle doğru şekli ilen yapılan bir muska sadece bir korunma VESİLESİDİR ve kesinlike caiz hatta şu zamanda elzemdir.)(AKADEMİ DERGİSİNDEN ALINTIDIR)
Ekim 2014

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Offff ne berbat bişeydir karabasan,

Çocukluk tecrübemle başlayım bakayım bitirebilecekmiyim.

Efenim ergenliğin yeni pörtlediği dönemlerimdi, siyah beyaz TV de duduş duduşa öpüşen görsem hormon basardı, lakin bana ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim de yoktu. Arkadaşlar, mahalle abileri filan köşe başlarında oturup birinci sigarası içmeye çalışırken ayıp ayıp şeyler konuşurduk aslında topu yalan sağdan soldan duyma şeylerdi ama bu sohbet bile gece uyurken ergen hormonlarını çalıştırır gündüz konuştuğumuz yalan cinsellik hikayelerini rüyada görürdüm, tabii ne bünye ne de kafa olayın aslını bilmediği için hormon bombardımanına tutulmuş bir ergen yavrucak olarak ve neredeyse acı Çekerek uyanırdım zihnim açılırdı ama vücut uyanmazdı ama çok kısa sürerdi o kasılmalar. Derken benim bademcikler davul gibi şişti birgün ateş 39 40 arası oldu hooop soluğu acilde aldık zaten o ateş hali korkunç halüsünasyonlara sebep oldu, 2 gün yoğun bakım 4 gün hastane derken havale geçirme olayım bitti ama özellikle ilk 2 gün gördüğüm korkunç hayaller hep aklımda kaldı. Rüyada ellerim büyüyordu ama öyle böyle değil somun ekmeği parmak ucumla tutuyordum rüyada, ekmeği yerken parmaklarımı ısırıyor ekmeğe ulaşamıyordum, balkondan düşüyordum çamaşır ipine sarılıyordum dev olmuş ellerim kesiliyor yere çakılıyor ölüyordum veeellerim normale dönüyordu. Düşünün 12 13 yaşında günlerce aynı rüyayla mücadele ediyorsunuz. Hastane sonrası bir süre işler yolunda gitsede daha sonra durduk yere eller yine devleşmeye başladı rüyada üzerine birde abuk subuk ergen rüyaları eklenince cücük beynim rüya doz aşımından yanıyordu bazen ve kaskatı kalıyordum yatakta beyin uyanık kontrol yoktu bir yandan devasa eller diğer yanda ergen rüyaları. Beden kontrolden çıkıyordu üzerimde büyük bir ağırlık oluyordu, nefes gidiyordu, çığlık atıyordum sesim çıkmıyordu. Rüyamda meme popo gördüm diye Allah beni cezalandırıyor galiba diyordum. El büyümesi 18 - 22 yaş arasına kadar sürse de ergen rüyaları ve hormon pörtlemesi 16-17 yaş gibi bitince huzura erdim.

Sonuç bu tür rüya hayal gerçek karışımları beyinin hastalık yada hormon gibi sebeplerle saçmalamasından oluyor bazen ikiside bir olabiliyo Beyinde bir nokta belli ki fişi çekiyor belki çekmese daha kötü olacak bilemiyorum . Bende o kilit anından dua, ayet filan okuyarak çıkardım lakin gerçekten berbat gecelerdi. Şöyle diyebilirim sanırım 13 yaşından sonra bir 10 sene kadar sadece kara, al değil doğadaki tüm renkler bastı bana en fecisinden . : -)

Bu gece büyürmü ya la ellerim. Çok andım mevzuyu : -)
Ekim 2014

Birkan Aydin, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Rüyanızda korkabilir, heycanlanabilir hatta çok daha farklı şeyler yaşayabilirsiniz. Bu duygular gerçektir ve vücudunuz bu duygulara tepki verir fakat rüyanızda koştuğunuzda, atlayıp zıpladığınızda, bunlar vucudunuzda gerçekleşmez. Çünkü beyniniz uyku halindeyken, vucudunuza giden sinirlerin büyük bir kısmını bloke eder. Uyandığınızda halen hareket edemiyorsanız, korkmanızı gerektirecek bir şey yoktur zira kısa bir süre içerisinde beyninizin o kısmıda uyanacaktır. Diğer arkadaşlarında dediği gibi, uyurken beyniniz vucudunuzu kısmi olarak felç eder.
Ekim 2014

Mustafa Kemal Taştekin, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Al basması bildiğim kadarıyla daha çok hamile kadınlarda lohusalarda görünen bir vukuat. Kadınların olmayan sarı dişli adam görmeleri gibi. Karabasan ise şudur: Uyku bir ölüm türüdür. Ruh bedeni terkeder. Uyanırken geri döner. Bu sırada zayıf psikolojideki kişileri başka dalga boyundaki varlıklar ele geçirmeye çalışır. Beden de dirençsizleşmişse bu daha da kolaylaşır.
Eylül 2014

Serkan Köse, bir soruya yanıt verdi.

Çoğunluğun inanmadığı bir olguya karşı inancınız var mıdır (spiritüel varlıklar vs.)?

Pratikte ışığı göremeyiz (çok hızlıdır) ancak nesnelerden yansıyan ve gözümüze direkt olarak gelen renk spektrumu ile dünyayı görürüz. Yani alt sınır olarak saniyede 24 kareyi algılayan gözümüz için saniyenin 1/24 süresi içerisindeki yüksek hızlarda hareket eden nesneler varsa da göremiyor oluruz (ışık da böyledir). Işık hızı kadar yükseklere çıkmayalım ve gözün görme açısını hesaba katalım.

Parapsikoloji
Kaynak: kameraarkasi.org/objektifler/insangozu/...

Yani 178 derecelik yatay açıda önümüzdeki örneğin 100 metrelik bir alanı kapsayarak ilerlediğimizi düşünelim. Gördüğümüz açıyı (bu örnekte 100 metre olsun mesela) 1/24 saniyelik bir süreden daha hızlı alabilen hiç bir canlıyı, yaratığı, vs. göremeyiz zaten. Yani; belki de şu anda saniyenin 1/24'ünden çok hızlı hareket eden bir şeyler ile birlikte yaşıyoruz (86.400 km/saat hız ediyor yanlış hesaplamadıysam). Gözü geçelim, fotoğraf makineleri 1/2000, 1/40000 gibi değerlerde hatta daha fazlasında çekimler yapabiliyor ve fotoğraflarda da bu hızlarda yakalanan karelerde bir cisim, yaratık henüz ben görmedim, duymadım ama bu yeni değerler de çıtayı sadece bir üste çıkarır. Belki bir gün teknoloji bu hızları yeterince yüksek değerlere çıkarırsa aslında varolan ama bizim şu an göremediğimiz ve yıllardır birlikte yaşadığımız varlıkları da görmeye başlarız :) :P.

NOT: Gözün optik benzetimi ile ilgili güzel bir karşılaştırma da blog.fotografium.com/insan-gozu-optik-d... linkinde. İnceleyebilirsiniz.
Mayıs 2014

Yolalinda, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Özellikle uykunu aldıktan sonra uyanmadan hemen önce gerçekleşir, çünkü beyin uyanmak üzeredir hatta bazen uyanmıştır ama beden daha uyanmayınca beyin vücudunu kontrol edemez ve karabasan yaşanır.
Mayıs 2014

Mehmet Çapur, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Uyku halinde nefes alamama ölüm korkusu ve benzeri durumlardır 1 hafta kadar önce aynı şeyi yaşadım kime sorduysam albastı falan dediler ama tıbben ne olduğu hakkında bi fikrim yok malesef
Nisan 2014

Fatma Büşra Erbil, bir soruya yanıt verdi.

Parapsikoloji nedir?

-para eki genellikle 'ötesi' anlamı katar. Parapsikoloji de psikoloji ötesi anlamına gelir ve paranormal olaylarla ilgilenir. Ölüm sonrası hayat, ruhlar, belki telekinezi... .
Mart 2014

Zekiye , bir soruya yanıt verdi.

Büyü var mıdır? Tarihçesi nedir?

Var dır insanların içini bilemezsiniz her şeyi yapabilir
Şubat 2014

Kubilay Tanır, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Cenabet yatarsan gerçekleşir.
Yatakta yemek yersen gerçekleşir.
Annene babana karşı gelirsen
Terli terli su içersen.
Şubat 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

11 yaşlarımda her gün diyebileceğim kadar bir sıklıkta bu durumu yaşıyordum.
Yaşayanın anlayabileceği bu durumda aklımı oynatmam içten bile değildi. Ne var ki bir süre sonra büyüklerin telkiniyle bu anlarda Kelime-i Şahadet getirmeye başlamamla kara namussuzun üzerimden kalkması bir olmaya başlamıştı.
Burada ki şahadeti kendine telkin olarak aldığımda bahsettiğiniz sıvının üretilme emrini beynime mistik bir şekilde vermiş olduğum anlamın çıkartıyorum.
Bu durumda aklıma şöyle bir soru geliyor; beynimizi bu şekilde komutlandırabilsek vücut işlevlerimizi kontrol edebilir miyiz?
Akciğerde kanser hücreleri tespit edilmiş imha edin!! ... Gibi gibi... .
Şubat 2014

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bilim Adamı "ORB"ları İncelemeye Değer Buldu

Parapsikoloji

NASA’da görevli bilim adamlarından Prof Klaus HEINEMANN fotoğraflardaki paranormal orblar gerçeğini desteklediğini açıklamıştır.

Prof. Klaus HEINEMANN, “Daily Mail”in “Strange orbs of light” başlıklı incelemesine katılan birkaç bilim insanından biridir. Prof. HEINEMANN, kendisiyle konuşan bir gazeteciye, ruhsal şifacıların bir toplantısında, karısının çektiği fotoğraflarda minyatür aya benzer ışık dairelerinin bulunduğunu gördüğü zaman çok şaşırdığını söylemiştir. Prof. HEINEMANN önce, bu ışıklı lekeleri su ve toz parçacıklarıyla ortaya çıkmış oluşumlar sanmışsa da, sonra merakını yenemeyerek yakından incelediği zaman onların bu kadar basit bir oluşum olmadıklarını anlamakta gecikmemiştir. Mikroskop teknolojisinde de epeyce bir deneyim ve birikime sahip olan Prof. HEINEMANN, resimlerin çekildiği kamerada da bir arıza bulamamıştır.

“Bununla da yetinmeyen Prof. HEINEMANN” diyen H. COURTENEY, Daily Mail’e hazırladığı araştırma yazısını şöyle sürdürüyordu: “bu gizemli dairelere neyin neden olduğunu düşünmeyi sürdürdü. Bunun için karısıyla birlikte orada burada yüzlerce dijital resim çekti durdu. Bu oluşuma neden olan gizemli etkiyi keşfetmek istiyordu. Pek çok çekimden sonra buldular. İnanılacak gibi değildi ama yakın gerçek buydu: Evet, bu gizemli daireler (“orb”lar) sadece, kendilerinden kameraya görünmeleri rica edildiği zaman ortaya çıkıyorlardı! Ayrıca, spritüel nitelikli toplantılarda onları çekme şansına daha çok sahip oluyorlardı. ”

Prof. HEINEMANN bu ilk başarılı sonuca ulaştıktan sonra durmadı ve bu sefer daha sıkı ve kontrollü koşullar altında çekimlerde çift kamera kullanmaya başladı. Bu şekilde ve bu ikinci aşamada “orb” ların saatte 500 mil hızla hareket edebildiğini saptadı ve beklenen ilk açıklamasını yapmakta gecikmedi: “ Bence artık hiç kuşku yok ki, orblar, pekala şimdiye kadar beşeriyetin tanık olduğu bu realitenin ötesiyle ilgili bir oluşum olabilir. Şimdiye kadar ruhsal âlemin varlığı yokluğu konusunda ciddi ya da gayrı ciddi pek çok şey söylendi. Bence bu konunun şakaya gelir yanı yok. Fiziksel olmayan ama gerçek bir fenomen ile karşı karşıya bulunuyoruz. Artık sayıları giderek artan saygın bilim insanı ‘orblar’ konusunu kabul ediyor. ”


Gazetenin bu konudaki ayrıntılı haberine göre, 2007’nin başlarında “orblar” üzerine ilk uluslar arası konferansı Arizona’da yapılmıştır. Dünyanın birçok üniversitesinden konuyla ilgili profesörlerin katıldığı bu konferansta ağırlıklı görüş “orblar”ın paranormal kökenli olmalarıyla ilgiliydi. Konferansa bildiri sunanlardan teorik fizik profesörü (madde ve şuur araştırmaları konusunda Stanford Üniversitesinde uzman bir araştırmacı olarak) William TILLER; dünya beşeri olarak bizlerin, görünen evrenin sadece onda birini algılayabildiğimizi söylemiştir.

İrlanda Ulusal Üniversitesi’nden teoloji profesörü Miceal LEDWITH de, “Bana göre, hiç kuşkusuz bu orb fenomeni gerçektir ve ciddi çalışmalara layıktır. Elimizdeki birikim sadece birkaç orb fotoğrafı değildir. Dünyanın dört bir yanından gelen yüzbinlerce gerçek orb fotoğrafı bulunuyor elimizde. ”

Vatican’da Uluslar arası Teoloji Komisyonu Üyelerinden olan Mr. LEDWITH’in sadece kendi özel orb resim koleksiyonu yüz bin parçadan oluşuyormuş. “Her boydan orb var: üç beş santimden, çapı 90 cm, 1 metreye kadar değişenler var. Ayrıca renk olarak da çeşitlilik gösteriyorlar. Beyazdan altın sarısına kadar her renkte olanı var. Zamanla kendi çekimlerimde anladım ki, çekimlerde flaş gerekiyor, gün ışığında bile. Çünkü orblar floresan ışıkta daha iyi görülebiliyorlar; bildiğiniz gibi, fotoğraf flaşında da floresan yayını vardır. ”
Mr. LEDWITH’e göre (bir kısmı) bedensiz varlıklara, (bir kısmı da) enkarne olmak üzere sıra ve zaman bekleyen (yine “bedensiz”) varlıklara aittir. Yine Mr. LEDWITH’e göre orblar, fiziksel ortamlara henüz hiç enkarne olmamış bir tür enerji varlıklara ait oluşumlar da olabilirler…

Psişik önemi olan mekânlarda “orblar”ın fotoğrafları daha güzel çekilmektedir. Spritüel amaçlı ve ruhsal konulu toplantılar “orblar”ın görüntülenmesi için ideal fırsatlardır. Orblar, ruhsal şifa celselerinde de şifacının yakın çevresinde ve yoğun olarak da şifacının elleri civarında görülür.

Deneyimli fotoğrafçı Anna DONALDSON da konferansa katılanlar arasındaydı. A. DONALDSON ünlü medyum Keith WATSON’un da çalışmadayken birçok fotoğrafını çekmiştir. Ayrıca, A. DONALDSON; büyükannesinin Batı Sussex’teki evi yakınında oynarken kaçırılan Sarah PAYNE olayında da araştırmacılara yardım etmişti. Kaçırılan Sarah’ın, A. DONALDSON tarafından çekilen en son resimlerinden birinde sanki alev alev yanan ışıklı ve gizemli bir nokta da ortaya çıkmıştı. A. DONALDSON konferansta yaptığı konuşmada, “Benim aslında paranormal ile aram açıktır, inanmam. Bu ışıklı lekenin bulunduğu kareden dolayı makinemi tekrar tekrar kontrol ettim, hiçbir bozukluk yoktu. Eğer makine de bir şey olmuş olsaydı, çektiğim tüm resimlerde sıra dışı bir şey olması gerekirdi. " Nihayet deneyimli fotoğrafçı medyum K. WATSON’u, çocuğun kaçırıldığı o noktada bir daha çekmeye karar verdi ve o karede de mavi bir orb görünmüştü medyumun görüntüsünün yanında. Ertesi gün aynı yerde çekilen resimlerde de orblar vardı ama renkleri değişik: Bu kez turuncu renkte.

Arizona Üniversitesi’nden psikiyatri profesörü Dr. Gary SCHWARTZ da konferansın konuşmacıları arasındaydı. G. SCHWARTZ “orblar”la ilgili çalışmalarını Katherine CREATH adlı optik bilimci ile birlikte yapmış.

Konferansın sonunda tekrar söz alan Prof. HEINEMANN, orblar konusundaki araştırmaların henüz emekleme aşamasında olduğunu ama eldeki fotoğrafların daha şimdiden spritüel gerçekliğin bilimsel kanıtlarını oluşturduğunu söylemiştir. (KAYNAK: Psychic News, Agu. 04’07
Daha fazla

141 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Astral Seyahat

21 Kullanıcı   5 Soru   22 Yanıt

Okültizm

2 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt