Bilmek istediğin her şeye ulaş

Pazarlama Stratejileri

Pazarlama

Pazarlama Stratejileri

Temmuz 2015

Erdi Çatan  yeni bir  gönderide  bulundu.

AĞIZDAN AĞIZA REKLAM

1918
Televizyonlarda , gazete küpürlerinde, internet sitelerinin içeriklerinde yer alan ürün tanıtımlarıyla hayatımızda yer almaya başlayan reklam, günümüzün teknoloji imkanlarıyla daha da ileri, etkileyici bir sisteme dönüş sağlamaktadır. Teknolojinin bize sunduğu hizmetleri koşulsuz kabul ettiğimiz bu ortamda reklam anlayışımız, zevk ve tercihlerimiz viral sisteme dayanmaya başlamaktadır.
Gazete, radyo, tv, internet ile hayatımıza giren reklamın bir ayağı olan viral düzene dayanan ağızdan ağıza reklam, şirketlerin son dönemde tercih sıralarında yer alan bir ucuz maliyetli reklam türüdür .
Bir dostunuzun, bir akrabanızın, yakınınızın, eski müşterilerinizin, üründen bağımsız bir köşe yazarının, sözlüklerde entry giren sözlük yazarlarının, bloggerlerin görüşleri etkileyici ağızdan ağıza reklamın başlangıç noktasıdır.
Düşünelim ki kendinize ömürlük bir bilgisayar almak istiyorsunuz. Şehrinizdeki tüm bilgisayar satıcılarını, üreticilerini gezdiniz. Artık bilgisayar için gerektiğinden daha fazla bilgiye sahipsiniz ama bir şey eksik. İşte o eksik olan şey bir ağabeyinizin sırtınıza vurup ‘’al o bilgisayarı pişman olmazsın, ben aldım çok dayanıklı.. ’’ gibi sizi güçlendirecek bir söze ihtiyaçınızın oluşudur. İşte bu nokta ağızdan ağıza reklamın başka bir örneğidir ki herkesin başına gelmiştir. Günümüzün trendleri de göz önünde bulundurulduğunda dijital alanların faydalarını etkin kullanan kişilerin bu güç veren söz yerine herkesin ortak paylaşımlarda bulunduğu sitelerin sözlerine güven duyması süreci kısaltmaktadır.
İşte tüm bu duygusal durum, ağızdan ağıza reklam, tüm üreticilerin, pazarlamacıların olabildiğince gerçekleştirmek için can attığı uygulamadır. Piyasada yeni ürün çıkaran kişiler tanıtımları yaparken ürünleri öncelikle pazarlama gurmelerine gönderiyor sonrasında ise köşe yazılarında veya sosyal mecrada o üründen muhteşem bir icatmış gibi bahsedilmesini sağlamak için dualar ediyor, inanılmaz çabalar harcıyor.
Pazarlamacılar, ürünlerin yararlı kısımlarından bolca bahsedilen reklamlar hazırlarlar. Hazırladıkları bu reklamın inandırıcı olması için daha fazla çaba harcarlar. Bu reklamı yapılan ürün hakkında konuşulması için ise ömürlerini harcarlar. Çünkü reklamı yapılan üründen konuşulması ürünün popülaritesini artıracak, memnuniyet karı oluşturacaktır.
1918
Gelişen dünyanın sınırsız yüksek teknolojisinin pazarlama aracı görülen ağızdan ağıza reklam çok zayıf bir teknolojidir. Bu zayıf teknolojiye şirketler yönelmektedir.Ağızdan ağıza reklamı etkin kullanabilen şirketlerin ücret almayan çalışanları, üründen memnun kalıp onu öven kişiler, şirketin karını maksimize etmesine yardımcı olacaktırlar. İşte bu noktada ücret almayan işçilerini belirlerken şirketler, kendi müşteri portföyünün datalarına erişerek sadık müşterilerine ve blog yazarları kitlelere hitap eden erişim seviyesi yüksek olan kişilere hediye ederek işe başlayabilirler. Maaşsız işçiler işte bu etkileşimi yüksek olan blog yazarları ve sadık müşterilerdir Şirketlerin kullandıkları diğer bir ağızdan ağıza reklam ise kamu alanlarında gerçekleştirilmektedir. İstanbulda çok yoğun trafiğe sahip bir cadde de park halinde duran son model araba herkesin dikkatini çekmektedir. Araba üreticisi bir firma caddenin reklam potansiyelinden faydalanmaktadır. Diğer bir örnek ise şuan herkesin sahip olduğu akıllı cihazlar serisinden telefon… Ortamda bulunan arkadaşınızın çözünürlük gücü yüksek resim, video çekmesi, bunu sosyal medyada paylaşması kişilerin dikkatini çekecek ve üzerine konuşmalar gerçekleşmesine sebep olacaktır. Akıllı cihaz uygulamalarından foursquare tam anlamıyla ağızdan ağıza reklam organıdır. Gidilen yerin popülerliğini artırır ve kişide ‘’o zevklidir, kesin güzel bir mekan’’ duygusunu oluşturur.
İşte ağızdan ağıza reklam aslında ‘’toplu söylenti’’, ‘’mahalle baskısı’’ gibi bir içeriğe sahip maliyeti az basit bir reklam türüdür . İşte bu maliyeti diğer reklam türlerine göre az olan reklam türü olan ağızdan ağıza (viral) reklam geçmişte de olduğu gibi günümüz teknolojisindede geliştirilerek kullanılan ve yerini sağlamlaştırmış ve yıllarca kullanılabilecek ileri teknolojiye ayak uydurabilen pazarlamanın güzide araçlarındandır.

Alıntıdır :erdicatan.com/agizdan-agiza-reklam
Ocak 2015

Fazlı Özdemir, bir soruya yanıt verdi.

Podcast hazırlamak ve iTunes'da ücretsiz dağıtmak için nasıl bir yol izlemek gerekir?

Burada gereken bütün bilgilerin mevcut olduğunu düşünüyorum.
=>apple.com/tr/itunes/podcasts/specs.html

Henüz denemedim fakat yakında deneme amaçlı bir kaç yayın yapmayı düşünüyorum. Bunun için de referans olacak en güzel sayfalardan birisi de bence aşağıdakidir.

Alıntı =>chip.com.tr/makale/podcast-hazirlama-reh...

1- Tarzınızı seçin

Podcast hazırlamaya başlamadan önce, üzerinde konuşmaktan hoşlandığınız bir konu bulun. Bunu yaparken de tutarlı olmaya çalışın. Diyelim ki mizahı seçtiniz. İlk podcast’iniz komikken ikincisi bir anda ciddileşirse, olan dinleyicilerinize olur; kafaları karışır. İşte bu yüzden kişisel tarzınızı bulup sürdürmeniz önem taşıyor. Unutmayın, podcast’iniz er ya da geç bir web sitesinde sınıflandırılacaktır. O yüzden daldan dala atlarsanız “çeşitli” ya da “diğer” kategorisine düşebilir veya yanlış bir kategoride takılıp kalabilirsiniz.

2- Kaliteli bir mikrofon kullanın

Her köşe başında satılan ucuz mikrofonlardan bir şey beklemeyin. Ciddi kayıt işleri için tasarlanmamış olan bu aletler, rezonansa ve dip gürültüsüne yol açar. Çoğu zaman podcast’lerinizi evinizden ya da büronuzdan kaydedeceğiniz için, ya geniş diyaframlı ya da yönlü (cardioid) kondenser mikrofon kullanın. Geniş bir diyaframın, konuştuğunuz sırada oluşan ses titreşimlerini yakalayacak geniş bir yüzeyi vardır. Yönlü kondenser mikrofon ise sadece mikrofona karşıdan gelen sesi yakalar ve dinamik mikrofonlarınkinden çok daha berrak bir ses sunar.

3- Mikrofonun konumuna dikkat edin

Doğru dürüst bir mikrofon almak işin sadece başlangıç kısmı. Mikrofon konumlandırmak ise, ustası olmanız gereken bir diğer konu. Genel bir kaide, mikrofonu kendinizden bir karış öteye koymanız. Başparmağınızı yanağınıza, küçük parmağınızı mikrofona dayayın. İşte, bu mesafeyi korumanız gerekiyor.

4- Düzenleme yazılımlarından faydalanın

Evdeyseniz ya da dikkatinizi vermenizi gerektiren başka şeyler varsa, uzun uzadıya oturup podcast’i bir defada kaydedemeyebilirsiniz. Bu yüzden kayıtları parçalara bölmeyi, küçük bölümler halinde kaydetmeyi ve sonradan birleştirmeyi deneyin. Bu iş için, iyi bir ses kayıt ve düzenleme yazılımı olan Audacity’yi (audacity.sourceforge.net) kullanabilirsiniz. Ses kalitesini de abartmayın. Eğer podcast’leriniz yalnızca konuşma içeriyorsa, 64kbps ve mono kayıt iş görecektir. Bu, hem depolama alanından hem de indirme süresinden tasarruf sağlar. Bununla birlikte, işin içinde müzik de varsa, 128 kbps ve stereo değerleri uygun olur. Unutmayın, kaydın kalitesi ne kadar yüksekse, dinleyicilerin dosyaları indirmesi için gereken süre de uzar ve bu bazı kişileri yıldırabilir.

5- Gürültüyü engelleyin

İsterseniz dünyanın en iyi mikrofonunu kullanın, şayet gürültülü bir mekândaysanız size faydası dokunmaz. Çevreden gelen sesi en aza indirgemek için başvurabileceğiniz ücretsiz birkaç teknik var: Gece kayıt yapmak, kapı ve pencereleri kapamak, tüm açıklıkları kalın battaniyelerle örtmek, kapı altlarına bez tıkamak, bir örtünün altından konuşmak… Fanlar, klimalar, bilgisayarların kasa fanları veya masaya kazara çarpışınız gürültüye yol açabilir. Bu yüzden etrafınızdaki gürültüyle ilgili sorunları n farkında olmanız ve önlemini almanız şart.

6- Senaryo yazmayın, hazırlanın yeter

Mikrofonun önüne geçip doğaçlama konuşmak o kadar da kolay değil. Çoğumuzun, tıpkı radyo sunucuları gibi, önceden biraz hazırlık yapması gerekebilir. Ama bu, her şeyi harfiyen bir plana göre yapacağınız anlamına da gelmemeli. Bahsetmek istediğiniz konuların bir listesini çıkarın, sonra kendinizi konuşmanın akışına bırakın. Aksi takdirde podcast’iniz dinleyiciye çok planlı ve tutuk gelebilir. Uzun podcast’leri birkaç bölüme ya da başlığa ayırın, yoksa dinleyenler hayatlarından bezebilir.

7- Bir elin nesi var!

Bir podcast’i tek başına idare edebilmek için epey çaba ve deneyim gerekir. Birkaç arkadaş bir araya gelip ortak bir konuda podcast hazırlayabilirsiniz. Böylesi hem daha eğlenceli olur hem de karşınızdaki kişi lafını bitirene kadar size ne diyeceğinizi düşünme vakti kalır. Bununla beraber, siz siz olun, hep bir ağızdan konuşmayın. Söylediklerinizin tek kelimesi bile anlaşılmazsa dinleyicilerin sinirleri bozulabilir.

8- Dakik olun, plana uyun

Podcasting uğraşını ciddiye alıyorsanız dakik olmanız gerektiğini unutmayın. Kendi gösteriniz için bir gün ve saat belirleyin. Bu hem dinleyicilerinizin işini kolaylaştırır hem de programınızın uzun ömürlü olmasını sağlar. Haftalık takviminizi gözden geçirip bir günü ve saati bu işe ayırın. Kaydettiklerinizi aynı gün yayınlayacaksınız diye bir kural da yok. Söz gelimi, kaydı bugün yaptıysanız yarın kayıt sonrası ses temizlemeyle uğraşabilir, yayını da diğer gün yapabilirsiniz. Unutmayın ki, 15 dakikalık kayıt, oturum başına iki saat ya da daha fazla sürebilir.

9- Hızınızı ayarlayın, aceleye getirmeyin

Şayet doğuştan hatip değilseniz, mikrofonda konuşmak ve kendi sesinizi duymak heyecana ve gerginliğe yol açabilir. İnsan gerildiği vakit genelde daha hızlı konuşma eğilimindedir. Bu, amatörlerin çok düştüğü bir hatadır. Kontrollü konuştuğunuz vakit doğru yerlerde duraklayıp sözü sürdürmek hiç kolay bir iş değildir. Bu yüzden önceden alıştırma yapın ve önünüzde bir kural listesi bulundurun. Ayrıca dikkat edin, ağzınız hiç kurumasın. Yani şovdan evvel sigara, soda ya da kahve içmek yok. En iyisi su ya da meyve suyu içmek. Rahat bir nefes alın, kendinizden imkânsızı beklemeyin. Devamlılığı sağlamanın ve kendinizi motive etmenin en iyi yollarından biri, daha önceki gösterilerinizi gözden geçirip daha iyisini yapmaya çalışmak.

10- Dinleyicilerin zihninde bir tablo çizin

Bu işe “zihin sahnesi” de denir. Dinleyicilerin zihninde, konuştuğunuz konuya dair bir tablo oluşturmalısınız. Diyelim ki bir mağaranın keşfini anlatıyorsunuz. Malumu ilam etmeyin, mağaranı n nasıl koktuğunu, nasıl gözüktüğünü, tekinsiz ya da karanlık bir yer olduğunu, işittiğiniz tuhaf sesleri vb. iyice tarif edin. Bu sadece konuyu ilgi çekici kılmakla kalmaz, öykünüzün hızını da ayarlar. Ses efektleri ekleyebilirseniz güzel, ama kendi sesinizle yaptığınız efektler de pekâlâ olur.

PODCASTING NEDİR?

Podcasting (pod yayını) aslında yanıltıcı bir terim, zira bu iş için ne iPod’a ihtiyacınız var ne de taşınabilir bir müzik çalara. Tek gereken, internet bağlantısı olan bir PC. Podcast’ler indirilebilen ses dosyalarından başka bir şey değildir. Farkı bu servisin abonelik temeline dayanması ve XML etiketli dosyaların taşınabilir aygıtlara yüklenebilmesi için özel bir arabirim gerektirmesi. Çoğu kişi podcasting yerine “blogcasting” (blog yayını) ya da “audioblogging” (ses blog’u) terimlerinin kullanılmasını öneriyor.

Ekim 2014

Erdi Çatan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Modern Pazarlama Teknikleri

Modern Pazarlama gelişen teknoloji sayesinde ortaya çıkan değişimler sonucu ortaya çıkan yeni pazarlama ve stratejik değişimler modelidir. Hızla artan iletişim olanakları karşısında hedef kitleye en etkin şekilde ve doğru kanaldan ulaşma müşteri bazlı değişen ve artan iletişim talepleri, şirketlerin iletişim konusundaki arayışlarını hızlandırmıştır. Müşteri iletişimi ve etkileşimi pazarlamanın en önemli etkenlerinden biri haline gelmiştir. Pazarlama ve tanıtım aktivitelerinde en çarpıcı gelişmelerin başında teknoloji kullanımında yaşanmıştır. Bir zamanların en önemli pazarlama araçları olarak görülen cadde üzeri satış noktaları ve çağrı merkezleri bu unvanlarını internete ve doğrudan pazarlamaya bırakmaya başlamıştır. İnternetin daha az maliyetli hızlı bir şekilde daha fazla müşteriye ulaşma olanağı sağlaması, günümüzde interneti işletmeler açısından ihmal edilmeyecek bir teknolojik yenilik haline getirmiş bulunmaktadır. İnternetin hem pazarlama hemde iletişim yönünü kullanılabilirliğinin keşfedilmesi sonucu günümüzde dijital pazarlama uzmanı, sosyal medya uzmanı gibi meslekleri ortaya çıkarmış bulunmaktadır
Gerilla Pazarlama :
Gerilla Pazarlama ilk başlarda sadece küçük firmaların büyük firmalarla daha iyi rekabet edebilmesi için kullanılmış bir kavramdır . Bundan dolayı gerilla marketing fikrinin
yaklaşımı bir “yıpratma” politikası olarak tanımlar Gerilla Marketing de en önemli olan bir noktada esnek olmaktır. Şirketler yayılma alanlarının, karlarının, aktivitelerinin
azalmasını önlemek için her duruma karşı tıpkı bir gerilla gibi esnek olmalıdırlar. Kaynaklarını yeni fırsatlara hızlı ve en etkin bir şekilde yönlendirebilmelidirler.
Pazar da oluşabilecek her türlü durumu önceden tahmin etmek, sonsuz rekabet ortamında ayakta kalabilmek içinde bulundukları durumu iyi analiz etmelidirler. Gerilla Pazarlama’nın anafikri en düşük maliyetten en yüksek karı çıkartmak. Geleneksel pazarlama anlayışında pazarlama için para yatırmak gerekiyor.Gerilla Pazarlama’da ise
önemli olan para değil hayal gücü. Tüketicilerle, daha doğrusu müstakbel tüketicilerle beklemedikleri bir anda ve beklemedikleri bir şekilde karşılaşmak ve böylelikle akıllarında kalmak bu işin esasını oluşturuyor. Gerilla Marketing önemli taraflarından bir tanesi ise mesajın olabildiğince kişiye en etkin bir şekilde yayılmasıdır. Bunun içinde günümüzde 1 milyar kullanıcıya ulaşan . İnternet paha biçilmez bir kanaldır İnternet Blogları, e-dergiler ile, forum sayfaları ile etkili bir şekilde iletilmek istenen mesajın yayılması sağlanır. Gerilla Pazarlama anlayışı, iyi bir ürün geliştirip hedef kitleye çekici gelecek bir fiyat belirleyerek hedef kitlenin onu kolayca elde edebileceği duruma getirmekten ve heden kitleye bunu az maliyetle duyurabilmek zorundadır .
Firmaların Web 2.0’dan faydalanabileceği alanlar şunlardır ;
– Talep yaratma
– Arama motoru optimizasyonunu güçlendirme
– Müşteri ilişkilerini geliştirme
– İş ortaklarıyla bağlantıyı koruma
– Araştırma ve geliştirme yapma
– Müşterileri yeni ürünler hakkında eğitme
– Müşterilerin görüşlerini doğrudan, filtresiz alma
– Çalışanların müşterilerle doğrudan konuşmasını sağlama
– Müşteri hizmeti ve desteği sağlama
– Çalışanlarla ilişki
– Firmayı sanayide düşünsel lider olarak konumlandırma
1918
Gerilla Marketing’e Örnek Bir Tasarım
E- Ticaret :
Elektronik ticaret ya da kısaca e-ticaret, İnternet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan, ticaretin elektronik ortamda yapılması kavramıdır.Mal ve hizmetlerin üretim, bilgisayar elektronik ortamda yapılmasıdır. E-ticaret , ticari işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi yoluyla reklam ve pazar araştırması, sipariş ve ödeme, teslimat olmak üzere üç ana maddeden oluşmaktadır.
1918
Sosyal Medya Pazarlaması :
Sosyal medya, Web 2.0′ın kullanıcı hizmetine sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, etkileşimli ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan yeni medya platformlarının hepsidir Örneğin ; ( Facebook, Twitter, Pinterest, Google+, LinkedIn, Instagram,)
Özellikle küçük düşünen şirketler için sadece yeni bir kavram olarak görülen ve önemsenmeyen sosyal medya, aslında çok güçlü maliyeti düşük çok fazla hedef kitleye ulaşılabilinen en güçlü pazarlama platformlarından birisidir. Dünya üzerinde her 100 kişiden onunda Facebook hesabı olduğunu, günde ortalama 460 bin kişinin Twitter hesabını açtığını ve her ay 800 milyon kişinin YouTube sayfasını tıkladığını düşünürsek potansiyelin ne kadar büyük olduğunu rahatlıkla anlamamız mümkün olacaktır. Sosyal Medya dijital pazarlamanın en önemli alt kategorilerinden birisidir . Sosyal pazarlama açısından da fırsatları görüp değerlendirmek gerekiyor. Küçük stratejilerle bile verimliliği dolaylı yoldan ciroyu artırmak mümkün. Dijital pazarlama kavramı sektörel eğitimi ve bilgisi olmayan kişiler tarafından yapıldığında firmaya olumlu katkısını bırakın markanın zedelenmesine bile neden olacaktır o yüzden bu işi profesyonellere bırakmak en doğru yaklaşım olacaktır
1918
Niş Pazarlama :

Niş pazarlama bir pazarın içinde belli kategoriye odaklanmış satış politikası biçimidir Pazarı daraltmaktır. Ayrıcalıklı bir niş pazar genellikle mevcut bir pazarda karşılanamayan talepler üzerine doğar. Örneğin Su geçirmez spor kol saatleri , motor parçaları , spor aletleri vb. ‘Niş pazarlama’ göreceli olarak benzer niteliklerde mal / hizmetlere gereksinim duyan küçük bir tüketici kitlesinin istemlerini daha iyi karşılamak amacıyla geliştirilen pazarlama faaliyetlerine denir. ‘Niş pazar’ ise, gereksinimleri tam olarak karşılanamayan küçük bir müşteri grubunun istemlerini daha iyi karşılayabilmek için belirlenen çok dar kapsamlı, küçük bir pazar bölümüdür. Niş pazarda daha az müşteri grubuna hitap edilir dolayısıyla rekabet oranı genel pazara göre çok daha azdır kar oranı genel pazara göre daha yüksek maliyeti çok daha azdır . Hitap ettiği müşteri kitlesinin altarnatifleri daha az olduğundan dolayı reklam maliyeti genel pazara göre daha düşük bütçeli olabilmektedir. Niş, bir grubun içindeki alt grubu ifade etmektedir. Piyasada niş pazarlama stratejisini uygulayarak internet girişimini bulunmak isteyen bir çok web girişimcisi genel e-ticaret sitelerine göre daha uygun bütçeli tek ürün scriptlerini kullanarak hedef ürünlerde satış işlemini gerçekleştirme yolunu izlemektedirler KOBİ’ler için bir niş pazara ilgi duyan müşteri kitlesinin, firmanın ürettiği mala/hizmete dikkatinin çekilebilmesi ve onlara benimsetilebilmesi için çok fazla finansman kaynağı gerekmez.
1918

Alıntıdır : goo.gl/y74ıql

Dijital Pazarlama İle İlgili Daha Fazla İçeriğe Ulaşmak İsterseniz
Kişisel Blogum'dan bana ulaşabilir sektörle alakalı merak ettiklerinizi
sorabilir ve yorumlarınızla siteme katkıda bulunabilirsiniz.

Erdi ÇATAN
erdicatan.com/
Eylül 2014

Yoldan Geçen, bir soruya yanıt verdi.

1 lira yerine 0.99 lira fiyat koymak satışları arttırır mı?

Maalesef özellikle cahil insanları kandırma yöntemlerinden biri. Satışları arttırıyor ki her yerde yapılıyor. Bunun ciddi bir hile olduğunu düşünüyorum, bir çeşit adil olmayan gelir. Pazarlarda da benzerini şöyle yapıyorlar: Küçücük yarım yazıp kocaman kilo fiyat yazıyorlar, adamlar da kilo fiyatı sanıp almak istiyor, gerçek fiyatı öğrendiğinde utanıyor, "hayır almayacağım" diyemiyor. Dürüstçe değil, adil değil, helal değil.
Kapitalist düzenin oyunları bunlar.
Eylül 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

1 lira yerine 0.99 lira fiyat koymak satışları arttırır mı?

Kesinlikle arttırır, 49,99'u 40 sanana çok rastladım. 50 yahu dahası mı var... :)
Eylül 2014

İlyas Ağlar, bir soruya yanıt verdi.

1 lira yerine 0.99 lira fiyat koymak satışları arttırır mı?

Pazarlama stratejisi insanların bilinçaltına daha ucuz mesajı verilmeye çalışılıyor
Eylül 2014

Yazdımdurdum, bir soruya yanıt verdi.

1 lira yerine 0.99 lira fiyat koymak satışları arttırır mı?

Bu durum psikolojik fiyatlandırma olarak adlandırılıyor. İstatistiklere göre satışların arttığı söyleniyor
Eylül 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ikea product images: 75 percent are computer-generated.

Ever wonder why the Ikea products look so good compared with your apartment filled with Ikea furniture? A recent article in CGSociety revealed that 75 percent of Ikea’s product images are not photographs of the famously inexpensive and hard-to-assemble furniture but are computer-generated.
Mart 2013

Boraq, bir soruya yanıt verdi.

Strateji ve taktik arasındaki fark nedir?

Stratejiyi bulmak için 'niçin, neden' gibi sorular sorulabilir, taktiği bulmak için ise 'nasıl' sorusu.

Strateji, herhangi bir alanda yerini sağlamlaştırmak için yapılan bir çalışmadır. Geleceğe yönelik, uzun vadeli bir adımdır.

Taktik ise anlık yada kısa vadeli hedefler için planlanan hedefi vurmaya yönelik çalışmadır. Taktik güce etki etmez ama stratejiyi destekler.

Çok güncel bir örnek vermek gerekirse, 3-5-2 diziliş taktik, hücum futbolu oynamak stratejidir.

50 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.