Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye Politikaları

Türkiye

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Mart 2018

Ali Enes Küçükdemir, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

Hiçbir mantığı yok biz boş boş oturuyoruz kalkıpta Osmanlıca öğrenecek halimiz yok haftada 2 derste.. .
Aralık 2017

Gokmen Guner, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

İlber çokça yanıtladı bunu. Osmanlıca dil değil bir ağızdır. Jargondur.
Konuşurken Türkçenin ağdalı halidir. Ağızda yuvarlanır.
Yazarken Arap ve Fars karışımıdır.
Latin alfabesi bile daha çok yakındır Türklere 1000 kar daha fazla.
Gelelim zorunlu osmanlıca dersine. Eğitimin içine etmektir. Kafaları boşuna mesgul etmektir.
Tarihçi için gereklidir arabın alfabesi. Her Türk için gerekli değildir.
Aralık 2017

Newssaglik, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

Osmanlıca Arapça ve Farsça alfabelerinin kullanılmasından türetilmiş bir yazı dilidir. Dolayısıyla okullarda buna gerek ve de ihtiyaç yoktur. Üniversitelerin tarih bölümlerinde ve lisansüstünde ihtiyaç olabilir ama lise ve orta okullarda hiç gerek yok. İsteyen zaten dışarıda da öğrenebilir Osmanlıcayı. Birçok belediye bedava öğretiyor... Ayrıca Osmanlıca öğrenmek için önce elifba öğrenmek gerek.
Ağustos 2017

Hilal, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

Osmanlıca'nın Türkçe olduğu, sadece yazı dilinin Arap alfabesiyle yazıldığını bilmeyenlerin desteklediği , bunu bilen ama Osmanlı'yı kendine reklam malzemesi yapmak isteyenlerin gündeme getirdikleri bir durum. Osmanlı Türkçesi öğrenmek ister miyim ? Hem de çok. Fakat bunu siyasi malzeme yapan ve Battal Gazicilik oynayan tiplerin zorlamasıyla değil, bu konuda akademik bilgisi ve çalışmaları olan kişiler aracılığıyla öğrenmek isterdim. Ne yazık ki Osmanlıca dersi projesini samimi bulmamakla birlikte tarihimizi sadece Osmanlı'dan ibaret sayan ve Arap fanatizmi olan bir grup insanın şovu olarak görmekteyim
Ağustos 2016

Fatih Gündoğan, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

Esasında Arap alfabesi olarak bildiğimiz harflerin öğrenilmesidir mevzu. Latin alfabesinin yanında arap alfabesini öğrenmenin kimseye zararı dokunmaz, millet yazın kuran kurslarında arapça okumayı öğrenmeye çalışmaz direkt okulda öğrenmiş olur, vs. vs. Abartmaya gerek yok.

Ha illa latin alfabesine karşı devrim diyen olur ise canı sağolsun, hiç tartışmaya girmem. Mevzu teferruattır.
Ağustos 2016

user_1438198, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

Osmanlıca , Arapça, Farsça ve Türkçe kelimelerin karışımı çorbamsı , bir grup tarafınca kullanılan bir yapmacık suni bir dil olup, saray ve birkaç yazar şairin kullandığı bir dil olup, topluma gereksiz bir şekilde dayatılmadan başka bir anlam taşımaz.Gereksizlik diye özetlemek , saygısızlık olmaz sanırım.
Mart 2016

Ali Uyanır, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

bir osmanlıca tartışmasıdır gidiyor. Fakültelerde,"Osmanlıca diye bir dil yok, 1928 kasımı öncesinde arap alfabesi ile yazılan eski türkçe" dir . Evet o dönem dilimiz ortadoğu dillerinden asimile oldu diyemedikleri için öyle diyorlar, ayrıca Osmanlı devletinde ,İbadet dili,eğitim dili,bürokrasİ dili,hukuk dili,tıp dili. Arapça üzerinden gelişmiştir,saray dili, edebiyat dili , askerlik dili ise arapçanın üzerine farsça üzerinden şekillenmiştir. Böyle bir dil en fazla ne kadar türkçeyse osmanlıca da en fazla o kadar türkçedir. Osmanlıda kadınların binde 7si okur yazardı. Bugün okur yazarlık oranı yüzde 80 lere gelmişse, bu laiklik sayesindedir. Osmanlı yönetiminde dinsel otorite egemendi. Osmanlıda okul 1831 tarihine kadar mecburi değildi.İlk defa 1831 tarihinde İstanbul nüfusuna kayıtlı kadın ve erkeğe ilk okul mecburi hale getirildi. Okul mecburi değil ama okuyan çok değerli o nedenle İstanbul nüfusuna kayıtlı erkekler 1914 1. Dünya savaşına kadar savaşa görürülmemiştir. Amaç okur yazar insanlar şavasta ölmesin. Okumaya insanlar ise her zaman ön saflarda olmuş bir nevi cehaletleri dolayısıyla kullanılmışlardır. Osmanlıca esasında benimsenen bir dil değildi. Çünkü bugüne kalmış türkülerdeki dili yani anadolu türkçesi konuşuluyordu, alfabe türkçeye çok uyumsuz olduğundan okumayı yazmayı hiç benimsenmedi. Son dönemlerinde bile okuma yazma oranı % 10 un altındadır. matbaa 270 yıl geç geldi derler, kime göre , hiç söylenmez, gayri müslimlere göre, ermeni kendi mesopyan alfabesi ile, rum yunan alfabesi ile, yahudi ibrani alfabesi ile yazıyordu adamların alfabesi zaten kendi dilinin alfabesi uyumsuzluk sorunları yok. Okur yazar kitle, matbaaları, gazeteleri bizden çok önce vardı. Müslümanlarda okuma yazma oranı çok düşük olduğundan basılan kitapları satacak kimse bulunamadı iflas etti. Matbaalar Kapandı. Osmanlılardan kalan belgeleri okuyacak adam zaten edebiyat fakültelerinde tarih, arşivcilik, türk dili edebiyatı gibi bölümlerde 90 yıldır yetiştirilmektedir. Eski belgeler okunamıyor söylemi yalandır.Osmanlıca sadece bir yazı dili değildir, arapça ve farsça dillerine hakimiyetiniz yoksa harfleri bilseniz de önünüze koyulan metni çözemezsiniz. Bu öyle lise öğrencisinin falan yapacağı iş değildir uzmanlık ister. Matbu yazıyı okusanız bile el yazısı okuyamazsınız. O dönem halkın bile benimsemediği bir yazı ve dil sisteminden bahsediyoruz. Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı ise kendine profesörüm diyeni bir zatı muhteremin son günlerde yaptığı halkın cehaletini kutsallaştırmasıyla ilgili sözlerine bakmak gerek.
Şubat 2016

Yunus Aras,  yeni bir soru sordu.

Ocak 2016

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Muharrem İnce'nin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına aday olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu soru ne zaman sorulmuş bilmiyorum (inploid'de böyle bir ihtiyacın da hasıl olduğu ortaya çıktı, yani soruları, tarihleriyle kaydetmek gibi)

Neyse, ben konuyu Muharrem İnce açısından değil, Kemal Kılıçdaroğlu açısından değerlendirmek istiyorum.

Kılıçdaroğlu, partinin içerisinde yıllardır biriken sıkıntıları atmak için adımlar atmaya çabalayan bir genel başkan. Mustafa Sarıgül'ü partiye davet etti, İBB başkanlığına aday olmasının önünü açtı.

Benzer şekilde bir seçimden sonra da Muharrem İnce bayrak açınca hemen olağanüstü kurultayı topladı, buyur gel karşıma aday ol, dedi. Yarıştılar.

Diyelim ki İnce, genel başkan oldu. Parti'yi iktidara taşıyabilmesinden evvel, Parti'yi bir arada tutabilecek mi, kendisi genel başkanlıkta tutunabilecek mi? Bu işler medyatik olmaya benzemiyor. Sizi, parti içerisinde destekleyecek, pek de kameralara görünmeyen kişilerden oluşan ekip oluyor arkanızda. İnce'nin arkasında böyle bir ekip var mı?
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Bugüne kadar iktidara gelen partiler nerede hata yaptılar? Nasıl olmalarını isterdiniz?

Çağa göre doğru iktisat politikaları izleyemediler ya da izlemekte geç kaldırlar. Bu, büyük resim. Resme yakından bakılırsa, sanayiye nasıl teşvik verilecek, tarım nasıl desteklenecek, hangi konularda araştırma-geliştirme faaliyetleri yürütülecek, kamu sektörü hangi alanlarda yer alacak, özel sektör nasıl oluşturulacak gibi konular açığa çıkıyor. Kısacası bir organizasyon eksikliği, bir düzensizlik vardı.

Bir diğer önemli konu ise insana ne şekilde yatırım yapılacağı, ülkenin insan kaynağının nasıl değerlendireleceği konuları zayıftı.

Nasıl olmalarını mı isterim? Ne görüşü savunurlarsa savunsunlar evvela gerçek bir Türkiye haritasını çıkarmalılar. Türkiye'yi iyi anlıyor olabilirler ama az gelişmişliğimiz daha da iyi anlamaları gerektiğine işaret ediyor.

Bir de Türkiye demokrasisinin gerçek anlamda en büyük eksikliği merkez sağda gerçek anlamda ya da gerçeğe yakın bir şekilde liberal parti olamayaşıdır. Liberalizm, tıpkı pekmezle tahinin karıştırıldığı gibi muhafazakârlıkla karıştırılıp halkın önüne sunulur.
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Okullarda zorunlu Osmanlıca dersinin getirilecek olmasının maksadı neler olabilir?

Neredeyse bir dil kadar bağımsız olabilecek kadar kuvvetli Türkçe'nin Osmanlı dönemi, bazen Osmanlıca deyip geçiveriyorlar ama diyene de birşey diyemiyoruz, yüzlerce yılda evrilmiş. Aslında Türkler'in dilini, kurdukları Osmanlı devletinin üç kıtaya yayılmasından çok kavimler göçü etkilemiştir (Bizim Orta Asya'dan bu diyara gelme tarihimizdir bu göç, ama sanatta pek yer edinemez, konferanslarını, sempozyumlarını pek işitmedim)

Maksadı ne olabilir? Millî Eğitim Bakanlığı ne açıklamışsa odur, resmî olarak.
Gelgelelim Türkiye'den nice âlim Osmanlı tarihi ve dili bilginleri yetişmiş olmasına rağmen bu icraatın AKP döneminde ortaya konmasını, kendi istedikleri doğrultusunda bir icraat olarak görüyorum. Çünkü özellikle Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı zamanında Türkiye'nin Millî Eğitim sisteminde yapılan değişikliklerin de kendi istekleri doğrultusunda olduğuna inanıyorum.

NOT: Bu ders, lise seviyesinde Türk Dili ve Edebiyatı zorunlu dersinin yanında 'Osmanlı Dili' adı altında seçmeli bir ders olarak okutulabilir. Fen ve matematik sınıflarını seçmiş öğrenciler, edebiyat dersini zorunlu okurken isterlerse bunu seçmeli alabilirler. Edebiyat şubesinde zorunlu olabilir.
Kasım 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un, 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesiyle PKK’yı bitirme şansının kaybedildiğini iddia etmesi size neler düşündürüyor.

Alâkası yok. PKK olur, başka bir şey olur, bitirmek isteyen ilk önce bunu kafasına koyar ve uygular. Türkiye, birçok şeyi bitirmeyi yani çözüme kavuşturmayı, tamamlamayı kafasına koyan bir ülke olmuyor genelde. Bu sadece siyasi ve askeri alanlarda değil, diğer alanlarda da sözkonusu. İşler uzuyor, zamana yayılıyor, olması gerekenden pahalıya mal oluyor, halk mağdur oluyor.
Kasım 2015

Turck Turck, bir soruya yanıt verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un, 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesiyle PKK’yı bitirme şansının kaybedildiğini iddia etmesi size neler düşündürüyor.

Bence burada politik sallamış, tezkerede ki, 25 maddeyi benden daha iyi bildiğide muhakkak, kim nederse desiz, tsk istemedi teskerenin geçmedi, şahsen bende istemeyenlerdenim, kaldı ki tğrkiye ve abd arasında 100 yıldır gizli bir savaş vardır. 1990 da körfez harekatında da abd ye destek amacıyla türkiye ırakka girecekti, dönemin genelkurmay başkanı karşı çıktı ve istifa etti, savaşa girecek komutan bulabilirsen girersin dedi. Ve öylede oldu olay kapandı. 1800 lerden beri o bölge tamamen karışık ve sorunlu tsk hiç bir zaman abd için 1 er, i dahi feda etmez.
Daha fazla

392 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Kemal Kılıçdaroğlu

12 Kullanıcı   3 Soru   7 Yanıt

Recep Tayyip Erdoğan

59 Kullanıcı   56 Soru   190 Yanıt

Siyasi Partiler

79 Kullanıcı   27 Soru   75 Yanıt

Deniz Baykal

3 Kullanıcı   1 Soru   0 Yanıt

Nimet Çubukçu

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Osman Pamukoğlu

3 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Abdullah Gül

11 Kullanıcı   2 Soru   3 Yanıt

Necmettin Erbakan

3 Kullanıcı   2 Soru   4 Yanıt

Turgut Özal

5 Kullanıcı   3 Soru   5 Yanıt

Süleyman Demirel

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Cem Uzan

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt