Bilmek istediğin her şeye ulaş

Rüzgar Enerjisi

Yenilenebilir Enerji

YÖNLENDİRME Rüzgâr gücü

Haziran 2016

Hilal Korkmaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dünyadaki Dikkat Çeken Rüzgar Santralleri

Thanet Açık Deniz Rüzgar Santralleri

İngiltere , 300 MW, En büyük açık deniz rüzgar çiftliğidir. Çiftlikte 100 adet rüzgar türbini bulunmaktadır. Bu türbinler ( Vestas) yaklaşık olarak 240.000 evin enerji ihtiyacını karşılayabilmektedir.

1395

Fowler Ridge Rüzgâr Çiftligi
ABD, 599.8 MW, Bu santralin yılda 200.000 evin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği tahmin ediliyor. 50.000 dönümlük bir alan kaplamaktadır. Vestas, Clipper ve GE olarak toplamda 355 adet türbin bulunmaktadır.

1395

Capricorn Ridge Rüzgâr Çiftligi
ABD, 662,5 MW, Yaklaşık olarak 220.000 ev için elektrik üretecek olan bu çiftlik 407 türbinden oluşmaktadır. İşletimi NextEra Energy Resources tarafından olmaktadır.

1395


Horse Hollow Rüzgâr Çiftligi

ABD, 735,5 MW, 421 türbinden oluşan bu çiftlik 47.000 dönümlük alana kurulmuştur. Türbinlerini GE ve Siemens sağlamaktadır. Ancak çevrede yaşayan insanlar görünüş ve sesten rahatsız olduklarından bu çiftliği dava etmişlerdir. Dava edilen ilk rüzgar çiftliğidir.

1395

Alta Rüzgâr Enerji Merkezi

ABD, 1.55O MW, Bu çiftlik Amerika' nın en eski ve en geniş rüzgar çiftliğidir. Eski moda ve küçük türbinlerin yerine daha büyük ve kaliteli türbinler yerleştirilmektedir.
1395


Aralık 2014

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Aralık 2014

Yusuf Özdemir, bir soruya yanıt verdi.

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hollandalı firma bina çatılarına uygun yeni nesil rüzgar tribünleri üretiyor.

1080

Şimdiye kadar kullanılan büyük yapraklı tribünler ürettikleri enerjiye karşılık oldukça fazla da gürültü yaptıklarından bina çatıları, ya da şehir içindeki herhangi bir şekilde kullanım için uygun değildi. Hollandalı Archimedes firması geçtiğimiz hafta Liam F1 Şehir Rüzgar Tribününü görücüye çıkardı. Tribünler için Arşimet'in formül ve çizimlerini kullandıklarını söylüyorlar. Firmanın açıklamasına göre yeni nesil tribün her evin çatısına uygun ve 5m/s rüzgarla 1.5kW/h enerji üretebiliyor. Bu miktar bir konutun ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayabilir. Güneş panelleriyle desteklenebilen sistemle artık konutlar kendi enerji ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilirler. Rüzgar olduğunda rüzgar enerjisinden güneş olduğundaysa da güneş enerjisinden faydalanarak şebekeden tamamen bağımsız olabilirler.



Tribünler yapılırken deniz minaresinin iç şekli örnek alınmış. Yeni nesil tribünün veriminin %80 olduğunu ifade eden firma yetkilileri bu oranın eski nesil tribünlere göre çok yüksek olduğunu ifade ediyorlar. Tribünlerin dış çapı 750mm ve hafif yapılarından dolayı kolayca rüzgarın estiği yöne dönebiliyor ve rüzgardan maksimum faydayı sağlayabiliyorlar.



Arcimedes firması 2006 yılında tekneler ve aydınlatma direkleri için küçük tribünler üreterek işe başlamış.

kaynak: phys.org/news/2014-05-dutch-company-new-... .
Mart 2013

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Rüzgar olmasaydı ne olurdu?

Rüzgarın yağmur oluşumu üzerindeki etkisi vardır. Su damlacıkları rüzgar yoluyla havalanıp bulutları oluşturur. Takibinde yağmurları... Rüzgar olmasaydı bu durum çok zor gerçekleşirdi ve bugün ki yağmur oranlarında çok çok büyük azalmalar olurdu. Çöller artardı.

Bugün rüzgar gücünden yararlanan gemiler bulunmaktadır. Ki önceki zamanlarda yelkenli gemiler ticaret açısından önemi büyüktü. Alize rüzgarlarına yabancı dillerde 'ticaret rüzgarı' denilmesinin sebebi de budur.
Rüzgar Enerjisi

Hava sıcaklıkları üzerinde de etkisi fazladır rüzgarların. Öğle saatlerinde karalar çok ısındığı için basınç alçalıyor ve yüksek basınç merkezi olan denizlerden de karalara doğru bir rüzgar oluşuyor. Bu da çok sıcak havalarda havanın biraz serinlemesine yardımcı oluyor.

Ayrıca rüzgar enerjisi günümüzde yenilenebilir enerji bakımından en gelişmişi ve ticari bakımdan en uygun olanıdır. Doğayla uyumundan dolayı çevreye zarar miktarı diğer enerji kaynaklarına ( fosil yakıtlar, nükleer enerji,..vb) göre minumum düzeydedir.
Mart 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Rüzgar nasıl oluşur?

Başka türlü de anlatilmaz , bana da konuyu sulandırmak kaldi :))

RÜZGAR NASIL OLUŞUR.



:) hayırlı olsun
Şubat 2013

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Rüzgar nasıl oluşur?

Yüksek hava basıncından, düşük hava basıncına doğru hareket eden havaya rüzgar diyoruz. Rüzgar aslında güneş enerjisinin dönüşmüş bir biçimidir.

Rüzgarları;
  • güneşin atmosfer kütlesine eşit olmayan biçimde yaymış olduğu ısı,
  • dünyanın kendi etrafında dönmesi,( bunu araştıran kanuna 'Coriolis Kuvveti' diyoruz
  • yeryüzünün amorfik yapısı
  • diğer atmosferik olaylar,
  • yüzey sürtünmeleri etkiler.


En tipik örneği kara ve deniz rüzgarlarıdır.

Rüzgar Enerjisi



EXTRA;

ANABATİK RÜZGAR( YAMAÇ YUKARI): Yamaca yakın havanın güneşin ısıtmasıyla yoğunluğu azalır, vadideki soğuk hava bu sıcak havanın yerine geçer. Sıcak hava yukarı doğru yükselirken, soğuk havanın vadiye inmesi yamaçlarda bir rüzgara neden olur. Bu esintiye yamaç yukarı, termilojide ise anabatik rüzgar diye adlandırılır.

Yamaçtan yükselen bu rüzgarlar uçuş ve uçuşun kalitesi için önemlidir.

KATABATİK RÜZGAR(YAMAÇ AŞAĞI): Yüksek bölgelerde(bulutsuz) soğuyan hava aşağısındaki daha sıcak hava kütlelerinden daha ağır bir duruma geliyor ve bu durum soğuk havanın alçak kesimlere doğru akmasını sağlıyor. Bu tür rüzgarlara da katabatik rüzgar deniliyor.

Bu rüzgar Antartika' da hüküm süren bir rüzgardır.
Aralık 2012

Duygu Uzunalı, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye rüzgar enerjisi açısından şanslı ülkelerden biri ancak ülkemizde rüzgar enerjisi yeterli düzeyde kullanılmıyor bunun nedeni ne olabilir?

Türkiye’ de 2004 yılı verilerine göre 20.6MW olan ve tahmin edilen ekonomik potansiyelinin sadece %0.21’ ine karşılık gelen kurulu rüzgar gücü, lisans almış projeler bitirildiğinde %14.28’ e ulaşacak ve bugünkü toplam elektrik üretiminin %3.3’ ü rüzgardan sağlanabilecektir. Mevcut kurulu rüzgar gücümüzün üyesi olmayı hedeflediğimiz Avrupa ülkeleri seviyesine çıkarılması için devlet tarafından teşviklerin artırılması, enterkonnekte şebekeye bağlanması için gerekli teknolojik alt yapının oluşturulması, gerek iş imkanlarının oluşturulması gerekse mevcut rüzgar potansiyelimizden uzun vadede daha ucuz bir şekilde faydalanabilmemiz için rüzgar türbin teknolojisine yatırım yapılması gerekmektedir. Mevcut rüzgar potansiyelinin kullanmasının gerek ekonomik gerekse çevresel boyutları açısından önemi büyüktür.

Temmuz 2012

Karl Engelpert, bir soruya yanıt verdi.

Otomotiv ve yan endüstrilere yatan tüm kaynak toplu taşıma için kullanılsa bizi duraktan kapımıza kadar götürecek raylı koltuk sistemleri bile olurdu. Bu konuda fikirleriniz neler?

Farazi, hesapsız ve kitapsız bir tespittir. Sivilceli yaslarda kurulmus olması muhtemeldir.

Endüstri bir bütündür. Sektör ayrımı yapılamaz. Modern metrolar asansörlerin gelisimiyle mümkün olmustur.

Velhasıl kelam otomotiv sektörü gelişmemiş bir ülke gösterin ki raylı sistemlerde uzman olsun.
Nisan 2012

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

Konutlar ve Fabrikalar Elektriğini Rüzgardan Üretecek

Enerji Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik değişikliği ve uygulama esaslarının yer aldığı tebliğ çıktı. Buna gör
Nisan 2012

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

Rüzgar Enerjisi / İnteraktif Kariyer / Adli Bilişim / Sosyal Girişimcilik

Bir BM projeksiyonu sayılabilecek olan kurumlar arası kümeleşmeler ve TTGV sunumlarında da bahsedilen hibrid (melez) yapılaşmaların bireysel ölçekte tasarlanması açısından günümüzde sayısı gittikçe artan toplantı vb. etkinliklerin önemi üzerinde durmaya gerek görmüyorum. Keza bilgi paylaşımının ve etkileşimin arttırılması suretiyle olumlu sonuçlar elde edilmesi yüksek bir olasılık olarak gözükmektedir.

Ancak bu noktada süreç verimliliği üzerinde durmak uygun düşecektir. Bu bakımdan, nasıl iyileştirmeler gerçekleştirilebilir düşüncesi ile karşılaştırmalı değerlendirmeler yaparak gözlemlerimi aktaracağım.

Özellikle son dönemde İstanbul"da katıldığım toplantılara dair genel bir sıkıntı olarak içerik ve akışın önceden kesinlikli olarak planlanamadığını gözlemledim. Kalabalık şehir yaşantısının koşturmacası içinde katılımlara dair aksaklık makul kabul edilecek olmakla birlikte sunumların süresinin uzaması, dolayısıyla devamında soru-cevap bölümlerine yeterli süre ayrılamaması gibi hususlara dair çözümler üzerinde düşünmek gerekmektedir (soruların dijital ortamda aktarılabilmesi gibi anlık etkileşim araçları düşünülebilir). Buna ek olarak özellikle üniversitelerin, internet sayfalarında kendi etkinliklerini duyurma açısından yetersiz kaldığına, pek çoğunda etkinliklere dair bağlantılara ulaşmanın zor olduğunda dair görüşümü de aktarmalıyım.

Öncelikle gerçekleştirdikleri başarılı organizasyon açısından YTÜ REK (ruzgarenerjisikulubu.com) ekibine, teşekkür etmek isterim. Keza (karşılama ve yönlendirme faaliyetleri vb.) organizasyonel yapı yanı sıra sektörel paydaşların yoğun katılımı ile içerik açısından dolu dolu bir süreç ortaya koymuşlar. Girişte verdikleri yaka kartı (zannımca RFID teknolojisi ile çalışarak) toplantı salonunda geçirdiğiniz zamanı ölçüyor ve bunun sonucunda %70 civarında bir katılım gerçekleştirenlere sertifika veriliyordu. Hafta içi günlere denk gelmesinden ötürü öğrencilerin ders aralarında da katılımına imlan sağlamak için toplantılar devam ederken katılımcıların giriş ve çıkışlarına müdahale edilmiyordu. Ancak programın sarkmasının önüne geçilemedi.

Etkinlik biçimlerini gözlemlemek açısından katıldığım Boğaziçi üniversitesinde gerçekleşen AIESEC interaktif kariyer zirvesinde ise, sponsor (dolayısıyla hediye, eşantiyon vb.) bolluğuna nazaran içeriği zayıf bulduğumu belirtmeliyim (belki de 'interaktif (etkileşimli)' sözcüğüne aldanmışımdır). Öte yandan akış içinde soru-cevaba zaman ayrılması bakımından diğer etkinliklerden farklılaşan bu toplantıda etkileşimin daha etkin bir biçimde sağlanmış olmasının da hakkını vermek gerek. Girişte cep telefonundan kare barkod okuma sisteminin niye kullanılmış olduğunu çözemedim. Görevli arkadaşların toplantı devam ederken fuaye alanlarına çıkmama neden kızdıklarını da anlamlandıramadım. (Güncelleme: 23.04.12, ben bu yazıyı hazırladıktan sonra katıldığım bu toplantılar arasında geri dönüş yapılarak fikrimin sorulduğu tek etkinliğin de bu olduğunu belirtmek icap eder)

Harbiye Askeri Müzesinde gerçekleştirilen Euroforensics Uluslararası Adli Bilimler Konferans ve Sergisi ise gerek sergi tarafında tanıtımları yapılan yazılım, cihaz vb. gerekse eş zamanlı olarak 4 farklı salonda yürütülen toplantılar arasında (ders seçer gibi) bir toplantı salonundan diğerine koşturmayı gerektirecek içerik yoğunluğu bakımından göz kamaştırıcıydı. Özellikle de program kitapçığında 4 farklı konu başlığına ilişkin olarak renklendirilmiş çizelgeyi, böyle kapsamlı bir faaliyette gereken yönlendirme ve kolaylığı sağlaması bakımından takdire şayan bulduğumu belirtmeliyim.

İTÜ'de gerçekleştirilen SOGLA Sosyal Girişimcilik konferansı (sogla.org) ise kendilerinin de vurguladığı gibi sponsor kalabalığı/karmaşası yaratmadan gerçekleştirilmiş olmakla birlikte birazdan değineceğim çeşitli yönleri ile fark yaratan bir süreçti. Öğle arası sonra Boğaziçi Caz Korosu gibi (enfes) sanatsal etkinliklerle desteklenmesi; fuaye alanlarında yer alan sütunlara asılan A1-2 ebatlarda kağıtlara çeşitli konu başlıkları altında görüş sunma imkanı tanınmış olması gibi bakımlardan ufuk genişletici bir etkinlikti denilebilir. Ancak girişin önceden kayda bağlanmış olması ve etkinliğe yakın tarihlere değin kayıt yapılamıyor olmasını bir eleştiri gerekçesi olarak ileri sürebiliriz. Bununla birlikte içerik gayet zengin ve katılımcıların sunumları oldukça etkileyiciydi. Teknoloji kullanımınınsa (görebildiğim kadarı ile) salonda jammer (sinyal kesici) kullanılması ile sınırlı kaldığını ve sıklıkla sunumlara ilişkin bilgisayar aksaklıkları yaşandığını da hatırlatmak gerek. Süre kullanımı sorunları bu toplantıda da kendini göstermiş olmakla birlikte bu toplantıdan hafızalarda kalacak olan Van İnci kefalinin hamisi olarak görülebilecek Prof.Dr. Sn.Mustafa SARI hocamızın 'icat çıkarma' başımıza mantığı ile mücadelesine dair Cem Yılmaz anlatımlarına taş çıkartabilecek hikayesi olacaktır.

Yakın zamanda katıldığım diğer etkinliklerde ise teknoloji kullanımına ilişkin genel bir yetersizlik olduğunu düşünüyorum. Etkileşim ve bilgi aktarım süreçlerinin hızlandırılmasında faydasını görebileceğimiz infografiklere(*) ise bu toplantılarda rastlamak pek mümkün olmadı. Genel bir bakışla değerlendirecek olursak da Özyeğin üniversitesi etkinliklerinin özellikli konulara değinmesi bakımından bir fark yarattığı söylenebilir. Ancak yukarıda da işaret ettiğim üzere bu etkinliklere internet siteleri üzerinden ulaşmak güç olabiliyor. Son olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum: 14 Nisan tarihinde Marmara üniversitesi Haydarpaşa kampusunda gerçekleştirilecek olan çeşitli kanunlardaki değişikliklerin fikri haklara etkisine dair toplantı(**) teknoloji ve bilişim gibi yenilikçilik gereği yoğun alanlarda çalışanlar açısından yararlı olabilecektir.

(*) Bir örneği için bkz: artevplatform.org/artev-tanitim-videosu.aspx

Bir başka örnek için bkz: inploid.com/post/infographic-mobile-statistics-stats-amp-facts-2011nbsp/

(**) inploid.com/post/turk-ticaret-kanunu-borclar-kanunu-ve-hukuk-muhakemeleri-kanunudaki-degisikliklerin-fikri-mulkiyet-hukukuna-etkileri/

24 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.