Bilmek istediğin her şeye ulaş

Safranbolu

Türkiye

Koordinatlar: 41°15′N, 32°41′E Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Konumu Ankara'nın 220 km kuzeyinde ve Karadeniz'in 90 km güneyindedir. Karabük ilçe merkezinin de 8 km kuzeyinde bulunmaktadır. Safranbolu şehir merkezi ile Karabük il merkezi bitişiktir. Ev örneklerine, Beypazarı, Göynük, Taraklı, Odunpazarı gibi Türkiye'nin birçok yerinde rastlanan Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihî Safranbolu evleri ile ünlü olan şehir, bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Türkiye'de Dünya Miras Listesi'nde yer alan 9 kültürel varlıktan biridir ve turistik ilgi çekmektedir. Safranbolu ismini, bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır. Safranbolu coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca idari ve ticari bir merkez olmuştur. 2010 adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 49.014'dir. Tarihte Paflagonya olarak adlandırılan bölgede bulunur ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Türkler tarafından kesin olarak alınışı 1196 yılındadır. Osmanlı zamanında 17. yüzyılda İstanbul-Sinop yolu üzerinde olması nedeniyle tarihteki en önemli dönemini yaşamıştır. 2002'de kurulan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'ne bağlı Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Safranbolu Meslek Yüksek Okulu ve Safranbolu Turizm Fakültesi bulunmaktadır. Şu anda ise bu fakülteler Karabük Üniversitesi'ne bağlıdır.

Mart 2012

Öznur Acar  yeni bir  gönderide  bulundu.

Safranbolu

Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. İsmini bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safran çiçeğinden alır. (Dünyanın en zor açan olan ve kilosu 15 bin doları bulan altınla eş tutulur ismi eskiden burada safranın bol olmasından Safran bol'dan gelir.) . Safranbolu Tarihi evleri ve lokumuyla ünlüdür.
Safranbolu

Giderseniz birgün gezebileceğiniz müze ve gezi evleri bulunmaktadır.
Bunlardan bir tanesi Kaymakamlar Gezi Evi
Safranbolu
Bu evde tarihi safranbolu yaşantısı anlatılmaya çalışılmış.
Safranbolu
Bu evde
kanepe yada koltuk yok sedirler var oturmak için.
 Eski devirde din ve gelenekler evi dışarıya kapar. Kadın yabancı erkeğe görünmez. Bu durum evi haremlik ve salamlık olarak ikiye ayırır.
Safranbolu
Selamlık: Selamlık eve yabancı (aileden olmayan) erkek geldiğinde erkeklerin oturduğu oda. Servis ve ikramı evin en genç erkeği üstlenir.
Safranbolu
Haremlik: O dönemde eve misafir geldiğinde sadece kadınların oturduğu oda.
Safranbolu
Dönen Dolap: Evin harem bölümünden selamlığa hizmet eden kadınların yakın aileden olmayan erkeklere kendini göstermeden yemek ve kahve alıp vermesi için iki oda arasına dönme dolap yapılmıştır. Bu dolabın raflarına konan kaplar dolap elle çevrilerek öbür bölüme iletilir ve evin en genç erkeği servisi yapar. Yani kadın tabağı bu dolabın raflarına haremlikte koyup döndürüyor dolaba vurarak ses çıkarıyor böylece yiyeceklerin servise hazır olduğunu belirtmiş oluyor evin en genç erkeği selamlıktan alıp servisi yapıyor.

-Cinci Han
Safranbolu

Yüzyıllar boyunca Çin’den Anadolu topraklarına uzanan Tarihi Ipekyolu üzerinde kurulmuş irili ufaklı yüzlerce kervansaraydan biri de Safranbolu Cinci Han’dır.Tamamen insan gücüne dayalı yapılan Han, Osmanlı mimarisinin en gelişmiş örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Mimarının kim olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, dönemin baş mimarlarından Koca Mimar Kasım Ağa tarafından yapıldığı sanılmaktadır.

Hanın inşaatı ile ilgili mimari proje vb. herhangi bir doküman bulunamamıştır. Devşirme olarak yetiştirilen ustaların, tecrübesi ve el becerileriyle yapılmıştır.

Yapı malzemesi olarak moloz ve kesme taş, birleşimlerinde ise Horasan harcı kullanılmıştır. 

Safranbolu

Zemin katta 26 adet Yatak Odası, Deve Ahırı, Umumi Tuvalet, Şadırvan ve Avlu, Yatak odaları ile avlu arasında revak bölümü bulunmaktadır.

Birinci katta, 37 adet yatak odası, umumi tuvaletler, Yemek Salonu, odaların önünde yine revak bulunmakta, ikinci katta ise Han ağası odası ve üzerinde de Gözetleme Kulesi bulunmaktadır. Ayrıca zemin katın altında iki adet mahzen vardır. Birde deve ahırı vardır.

Safranbolu

Yukarıdaki görünüm handaki develik yemek salonu denilen salon. Develik çünkü önceden yolcular bu kervansaraya geldiklerinde develerini buraya bağlarlarmış.

Şimdilerde bu han otel olarak kullanılmakta giderseniz mutlaka gezin derim..




Şubat 2012

Sevda  yeni bir  gönderide  bulundu.

Safranbolu Evleri

Mimari

Safranbolu, 1975 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nca şehir kentsel sit alanı ilan edilmiştir. Böylece dünyadaki akademik çevrelerin de ilgi odağı olmuştur.

UNESCO'nun 17 Aralık 1994'de Dünya Miras Listesi'ne aldığı Safranbolu, Türkiye'de bulunan yaklaşık 50.000 korunması gerekli kültür ve tabiat varlığının 1.125'ini barındırır. Bu nedenle, müze kent durumundadır.

Dönemin Safranbolu halkının yaşama biçimini, beğenisini, kültürünü, üstün yapı tekniğini yansıtan Safranbolu evleri yöre mimarisinin en dikkati çeken öğeleridir. Safranbolu'nun çekirdeğini oluşturan Kaleiçi ve çevresi ile, Üçdere vadisinin yamaçlarına yayılan bu evler birbirinin görünümünü bozmayacak biçimde yerleştirilmiştir.

Meyve bahçeleri içindeki konumlarıyla dikkat çeken evler, planları, selamlık köşkleri, iç düzenlemeleri, sedirlerle çevrili fıskiyeli havuzları, ahşap işçilikleri, yaşmaklı ocakları, geniş saçakları, kabaralı süslü halkalı kapıları ile Türk konut mimarlığının en özgün örneklerini oluşturmuşlardır.

Çevreye olduğu kadar komşuya da saygı egemendir. Hiçbir ev diğerinin görünüşünü engellemez. Evlerin yapımında taş, kerpiç ahşap ve alaturka kiremit kullanılmıştır. Bahçeler sokaktan taş duvarlarla ayrılmıştır. 

Din ve gelenekler yüzünden evler dışarıya kapalıdır, bu yüzden ev  yüksek duvarlarla sınırlı, pencereler kafeslidir. Bazen aynı evin içinde bile, kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yaşarlar. Safranbolu´da selamlık ve harem olarak ikiye bölünmüş evler vardır.

Mimari

Evlere girerken ilginç kapı tokmakları karşılar insanları. Tok ses çıkaran tokmak erkekler için, ince ses çıkaran tokmak ise bayanlar için. Hatta bazı evlerde çocuklar için bile ayrı tokmak olduğu söyleniyor. Gelen kişinin cinsiyetine göre kapıyı uygun bir kişi açarmış.

Evin girişinde zemin katta “hayat” adı verilen bölüm vardır. Bu bölüm eğer taş kaplıysa “taşlık” adını alır. Burada ışık almayı sağlayan ahşap kafes “gliste” mevcuttur. Zemin katlarda ayrıca ahırlar, büyük kazan ocakları ve ambarlar bulunur.
Mimari

 
Üst katlara ahşap ustalığının mükemmel örneklerini sergileyen merdivenlerle çıkılır. İkinci kat diğer katlara göre daha basıktır. Bu katta gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak bulunur. Günlük yaşam orta katta geçer,soğuk kış günlerinde bu katın ısıtılması yaz aylarında ise serinliği muhafazası daha kolay olur.

 Mimari

Üçüncü kat evlerin en zengin bölümüdür. Bu kat yüksek tavanlarıyla dikkat çeker. Sekiz kenarlı bir çokgenden oluşan “sofa”nın daha kısa olan dört çapraz kenarından açılan kapılardan odalara girilir. Odaların giriş kapıları köşelerdedir ve oda ile doğrudan teması kesen özel ahşap paravana düzeni bulunur. Odaların her biri bir çekirdek aileyi ya da bir aile yakının barındırabilecek tüm unsurlara sahip, bağımsız birim olarak tasarlanmıştır. Bu doğrultuda her odada yüklük adı verilenahşap dolapların içinde bugünün duş kabinlerini andıran gusülhaneler (banyolar) bulunur.
 
Çıkmalar evlerin görünümünü tek düzelikten kurtarır. Pencereler dar ve uzuncadır, ahşap kanatlı pencereler “muşabak” denilen kafeslerle zenginleştirilmiştir.

Isınma ocaklarla sağlanır. Ocaktan alınan közler mangala konarak taşınır. Katlar Son dönemlerde ise soba kullanılmıştır.
 
Aydınlatma aracı önceleri gaz yağı lambası, son zamanlarda ise “lüks lamba” diye tanımlanan, daha büyük boyutlu ve daha fazla ışık veren lambalardır.
 
Evlerin bazılarının içlerinde serinlik vermesi ve yangından korunmak amacıyla yapılmış olan havuzlar bulunmaktadır.

Mimari

0 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.