Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sanatçı

redirectSanat

Şubat 2012

fazladanblog.blogspot.com'>Muhammed Bekci @mhmmdbekci

Bu Ünlülere Dokunmak SERBEST!

Birçok ünlünün ve devlet adamlarının balmumu heykelinin bulunduğu Madame Tussauds Müzesi'ni gezen ziyaretçiler, hayranı oldukları isimleri karşısında görünce sıradışı tepkiler verebiliyor.

Görsel Sanatlar

Görsel Sanatlar

Görsel Sanatlar

Görsel Sanatlar

Daha fazla resim için;
mumungunlugu.blogspot.com/
Kasım 2012

Emir Yavuz @emiryavuz

Server Uraz (Pit10)

Benim görüşümce rap müzikte çağ açmış en sevilen nefret edilen "ADAM" niteliğindedir. Duyarlılığı kendine güveni başarısının sırrı da denebilir. Olympos records'un kurucusudur. Pit10 mahlasıdır, buna ilaveten mikado mahlasını da kullanır. Bildiğim kadarıyla bilgi üniversitesinde medya ve iletişim sistemleri bölümünde okumaktadır. Olgun tavırlarıyla Türkiye de rap'i ileriye götürecek kişidir. Ebru destanla düet yapması her ne kadar kendisinden puan kaybettirse de eminim ki kendinden bir şey kaybettirmeyecektir. Sanatçı



Kasım 2012

Emir Yavuz @emiryavuz

Ekincan Arslan (Sansar Salvo)

Uzun zamanlı yaptığı işler sonucu ilgiyi gerçekten hak eden Ekincan Arslan ilgiyi ve saygıyı gerçekten hak eden rapperlerimizdendir. Farklı bakış açıları ve psikopat yazar adlı şarkılarıyla başarıyı elde etmiş gün geçtikçe daha ileriye gitmektedir.Sanatçı

Mayıs 2013

Ece Naz Sonat @lorquina

Sanat Eserleri İnternette Nasıl Satılır?

Bir çok sanatçı eserlerini tanıtmakta ve satmakta zorluk çekiyor. İnternette bunu yapmak çok kolay bir şey değil ama bu yolları takip ederseniz işinizin kolaylaşacağını düşünüyorum:

  • Öncelikle özetle kendinizi tanıtmanız gerekir. Kendinizi internet platformunda nasıl tanıtmanız gerektiğini iyi düşünmeli ve can alıcı kelimeleri bulmalısınız. Bunu twitter'da yada kendi web sitenizde de yapabilirsiniz.
  • Online sanat topluluklarına dahil olmalısınız. deviantart.com artbrokerage.com gibi sitelerde kesinlikle üyeliğiniz olmalı. Onun dışında gittigidiyor tarzında siteleri de kullanabilirsiniz. Bu sitelerin satış koşullarını iyi okuyun.
  • Eserlerinizi olabildiği kadar çok platformda paylaşın. Paylaştığınız örneklerin tarzınızı ve yapabileceklerinizi yansıttığına emin olun. İnternette diğer sanatçıların kendilerini nasıl gösterdiğini de inceleyin. Yaptıklarında işe yarayan ve yaramayan şeyleri gözlemleyin.
  • Twitter ve Facebook'u etkili bir şekilde kullanın. Eserlerinizi, aldığınız ödülleri ve eserleriniz hakkında bilgileri paylaşın.
  • Blog yazmak faydalı olacaktır. Sürekli güncellenen bir blog, insanların ilgisini çekecektir.
  • Eserlerin fotoğraflarının çekimi çok önemlidir. İnsanları etkilemek istiyorsanız buna dikkat etmeli ve cep telefonunuzla çekim yapmamalısınız. Bu satışı oldukça etkileyen bir faktördür. Ürün fotoğrafçılığı hakkında bilgi edinmeniz yada bir fotoğrafçıdan yardım almanız iyi olur.
  • Eserlerinizi satmadan önce, lisanslarını almayı unutmayın.
  • Kendi web sitenizi oluşturun. Bu, arama motorlarında çıkmanıza ve diğer sanatçılardan ayrılmanıza neden olur. Sitenizin adı, kendi adınız olursa daha isminizin yayılması kolaylaşır. Sitenizin tasarımına ve eserler hakkında yeterli bilgiler olmasına dikkat edin.
  • Yapmaya çalıştığınız şey, kademeli bir süreçtir. Çok çabuk sonuç almayı beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Zamanla insanlar isminizi tanıyacak ve ürünlerinizi satın almak isteyecek.
Şubat 2014

Koray Bozkurt @Koray85

Kraliçe'nin kralı: Freddie Mercury'nin Hayatı

Freddie Mercury eBritanyalı rock grubu Queen'in efsanevi solistidir. Kendine özgü tarzı ile efsane olmayı başarmıştır. Farklılığı onun daha da sevilmesini sağlamıştır. Aradan yıllara rağmen hiç unutulmadı. Bu arada Mercury 24 Kasım 1991 yılında, 45 yaşındayken aids hastalığına yenik düşerek yaşamını yitirdi.
“Amacım şarkıcı olmak değil, efsane olmak” diyen Mercury bu amacına ulaştı.

Opera ile Rock müziği harmanlayarak sunduğu farklı müzik tarzı kadar kişiliği, hayatı ve tarzı farklıydı. Özel hayatıyla da çok konuşulan isimler arasında yer almıştır. Cüretkar, egzotik, kimilerine göre ahlaksız ve abartılıydı.

Çocukluk ve Gençlik Yılları
  • Utangaç oluşu, annesine ve kız kardeşine olan düşkünlüğüyle bilinen Farrokh, sekiz yaşındayken daha iyi bir eğitim alması için St. Peter’s School’a gönderildi. Arkadaşları ve öğretmenlerinin ona Freddie diye hitap etmelerine çok alıştığı için öyle anılmaya devam ettirdi.
  • 17 yaşındayken ailesi ile birlikte İngiltere'ye taşınan Freddie, burada kaydolduğu Isleworth Okulu’ndan, sanat dışındaki tüm derslerinde başarısız olduğu için ayrılmak zorunda kaldı.
  • Ealing College’de Grafik Tasarım eğitimi almaya başladı ve 1969 yılında mezun oldu.
  • Yanlızca müziğe odaklanmıştı ve başka bir şey yapmak ya da öğrenmekle ilgilenmiyordu. Ailesinden ayrıldı ve Londra’da kendi başına yaşamaya başladı. Okuldaki arkadaşlarıyla ‘The Hectics’ adlı grubu kurdu.
  • 1970 yılında Brian May, Roger Taylor ve John Deacon’la tanışması, Queen grubunun temellerinin atılması yolunda ilk adım oldu ve bundan sonra dev bir grubun solisti olmayı sağladı.

Freddie Mercury

Mercury hakkında ilginç bilgiler;
  • Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerken ki sesi tenordur.
  • Freddie Mercury seks yaşamı hakkında oldukça açık sözlü olmuştur. Mary Austin adındaki kız arkadaşından ayrıldıktan sonra eşcinsel olduğunu söylemiştir. 70’li yıllarındaki bir röportaj’da “Bir nergis kadar geyim canım'' demiştir.
  • İran'a Müslümanlık geldiği zaman Hindistan'a göç eden Zerdüştlerin soyundan gelmektedir.
  • Cenaze töreni zerdüşt bir rahip tarafından yönetildi. Kensal Green mezarlığında yakıldı. Küllerine ne olduğu bilinmemektedir.
  • Queen grubu, Mercury önderliğinde; var olduğu süre içerisinde 300 milyon hasılat yapmıştır.
  • Teknik eğitim almamıştır. Buna rağmen Bohemian Rhapsody adlı şarkısında yaklaşık 60 akor bulunmaktadır.
  • Saçlarını yıkamak için hiçbir şey kullanmıyordu hatta bazen bunu süpermarket tuvaletinde bile yapabiliyordu.
  • Dişlerinden çok utanmış ve dişlek çene yapısını düzelttirmek istemiştir, sesine zarar vereceğinden korkmuştur.
  • Kedilerini taparcasına seviyordu.
  • Aids olduğunu inkar etmiş ancak basının haberlerine karşı dayanamayıp açıklama yaparak itiraf etmiştir. Bu itirafından 1 gün sonra da yaşamını yitirmiştir.
  • Vasiyeti de ilginç olmuştur; Şefine 500. 000 £, kişisel yardımcısına 500. 000 £, şöförüne 100. 000 £, ve eşi Jim Hutton'a 500. 000 £, eski yaşam boyu arkadaşı Mary Austin'e ise malikanesini bırakmıştır.

Freddie Mercury

Freddie Mercury Sözleri;

' Para mutluluk alamaz ama kesinlikle onu verebilir! '

' Kendimle eğlenmeyi severim, kendime çok önem vermem. Zaten veriyor olsaydım bunları giymezdim. '

' Bazı sabahlar uyanıyorum ve Tanrım bugün Freddie Mercury olmasaydım diyorum. '
'Ben çok duygusal biriyim, çok uçlarda yaşayan biriyim ve bu genellikle beni ve çevremdekileri mahvediyor. '

Solo albümleri
Mr. Bad Guy (1985)
Barcelona (1988, Montserrat Caballé ile birlikte)

Ölümünden sonra yayımlananlar:
The Freddie Mercury Album / The Great Pretender (1992)
The Solo Collection
Lover of Life, Singer of Songs — The Very Best of Freddie Mercury Solo (2006)

Solo seçilmiş şarkılar
Love Kills (1984)
I Was Born to Love You (1985)
Made in Heaven (1985)
Living on My Own (1985)
Time (1986)
The Great Pretender (1987) (1993'te tekrar yayımlandı)
Barcelona (Montserrat Caballé ile birlikte (1987) , 1992'de tekrar yayımlandı)
In My Defence (1992)
Living on My Own (No More Brothers remiksi, 1993)
Love Kills (Sunshine People Remiksleri, 2006)


Queen grubuyla yayınladığı albümler
1973 - Queen
1974 - Queen II, Sheer Heart Attack
1975 - A Night At The Opera
1976 - A Day At The Races
1977 - News Of The World
1978 - Jazz
1979 - Live Killers
1980 - The Game, Flash Gordon
1981 - Greatest Hits
1982 - Hot Space
1984 - The Works
1986 - A Kind Of Magic, Live Magic
1989 - The Miracle, Queen At The Beeb
1991 - Innuendo, Greatest Hits II
1992 - Live At Wembley'86, The 12" Collection, Classic Queen
1995 - Made In Heaven, Queen In Nuce
1997 - Queen Rocks
1999 - Greatest Hits III
2000 - The Platinum Collection
2004 - Live At The Bowl
2007 - Rock Montreal











Mart 2014

Engin Ergül @enginergul

Nisan 2014

Engin Ergül @enginergul

Nisan 2014

Emel Gerçek @cenin

Bir tiyatro sanatçısından, Başbakana mektup!

814

“Sevgili Başbakanım,

Ben Veda Yurtsever, Bingöllüyüm. Doktor yokluğundan sık sık Diyarbakır’da yaşayan sağlıkçı ablamın yanına gelir, onun ev temizlerken ortalıkta olmayalım diye bize verdiği 2-3 lirayla evlerinin hemen yanındaki Devlet Tiyatrosu’na gider oyun izlerdik. Kapıda sanatçıları, her zamanki gibi bize gülümsesinler diye titreye titreye beklerdik. Kültür Sarayı’nda az önce bizim oturduğumuz sandalyede çay içişlerine, birazdan kalkıp minibüse binip Dağkapı’ya gidişlerine dalar, onların da bizler gibi olduklarına şaşırarak bakardık.

19 yaşıma geldiğimde oyuncu olmak istediğimi ve gidip konservatuvar sınavına gireceğimi aileme açıkladığımda annem kalp krizi geçiriyordu. Hiç bilmediği okuma-yazması ve az Türkçesiyle beni ancak ‘postanede şef’ olarak hayal edebilen annem, ne olmak istediğimi kavrayamadığından ha bire vazgeçeyim diye yaptırdığı muskalardan içirir, sözüm ona çaktırmadan üstünden atlatırdı. Siz kader deyin ben hayatın sihri diyeyim cebimdeki son parayla aldığım çeyrek bilete vuran ikramiyeyle girdiğim konservatuvar sınavını kazandım. Devlet Tiyatrosu sanatçısı Celal Kadri bakmıştı sınav oyunlarıma. Ailemin de desteğiyle 4 sene Eskişehir’de doğudan gelmenin eksiklerini gidermek için arkadaşlarımdan iki kat fazla çalışarak iyi bir ortalamayla mezun oldum. Sonra da “büyülü” sahnem Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nu kazandım. Çocukları o hassas dönemde Diyarbakır’ kazandığı için ailesi halay çeken ender oyunculardan biriyim.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda 20’ye yakın oyunda oynadım. Devlet Tiyatrosu’nu temsil ettiğimi düşündüğümden davranışlarıma hep dikkat ettim. O toprağın çocuğu olarak maçlara da gittim. Rahmetli Gaffar Okkan bir yanımda, tatlıcı Şehmususta öbür yanımda ‘Kırmızıııı Yeşiiiiiil’ diye bağırdım statta. Maç sırasında arkamda oturan çocukla sur dibinde ciğer yedim. Sonra o çocuk büyüdü, konservatuvar okumak istedi, çalıştırdım ve bitirdi Mimar Sinan Üniversitesi’ni. Geçen yıl Altın Portakalaldı Erkan çocuk. Arkadaşı vardı Ferit, şimdi aranan bir oyuncu Türk sinemasında. Uğur var, tanısaydım annesini belki bebekliğini bilirdim, şimdi oyuncu Devlet Tiyatrosu’nda şahane yeteneğiyle. Özgür’ümüz var dünya güzeli, Şehir Tiyatrosu’nda şimdi, evlendirdik onu Diyarbakır’da bir oyuncu arkadaşımızla teliyle duvağıyla; zorlu bir annelik geçirdi, iyi şimdi çocuğu çok şükür.

Koca gözleriyle Güldestan var, hem Devlet Tiyatrosu’nda hem de TRT’de çalışıyor yıllardır. Sabri’miz var bir de, turne uçağı henüz aprondayken ‘bu acil kapıları gerçekten açılıyor mu’ diye deneyip THY’nin bizim için sağladığı indirimimizi kestiren canımız yazarımız, geldi çalıştı Diyarbakır’da sonra. Hâlâ okuyan, hâlâ okumaya çalışan hâlâ bizi takip eden çocuklarımız var. Oyuncu olamadılarsa da, farkındalıkları yüksek insan oldu çocuklarımız, aydınlık yüzleri oldu

Diyarbakır’ın...

Batman’a, Şırnak’a, Bingöl’e, Tunceli’ye, Urfa’ya, Antep’e, Hakkari’ye, Siirt’e, Van’a, Adana’ya, Adıyaman’a, Elazığ’a, (dönüşünde ölümcül bir kaza atlattığımız) Malatya’ya turneler yaptık. Hayatında ilk kez tiyatro izleyen binlerce insana ulaştık. Büyük Anadolu Turneleri’mizi saymıyorum bile. Her yeni açılan bölgede devletin sanat politikasına hayranlık duyduk, çocuklarımızın geleceği için umutla dolduk. Her meslekte olduğu gibi zaaflı sanatçılarımız, idarecilerimiz de oldu. Onlar için iki kat fazla çalıştık. Ama kaldırılmamız gerektiğini hiç düşünmedik. Bu bakış açısıyla ne siyasetçi ne eğitimci ne polis ne de kabzımal kalırdı bu topraklarda.

Diyarbakır’da bir gence sanatçı ismi sorduğunuzda paparazilerde gördüklerini değil bizim ismimizi verecektir, iyi eğitim almış, dünyaya duyarlı, düşünebilen, utanacağı bir tarihi olmayan kendisine hizmet getiren bizleri...

Bizim bütçemizin çokluğu oyunlara yapılan harcamadan çok turneler, yeni açılan bölgeler ve salonlardandır. Ayrıca bizler biraz daha pahalı biletlere oynayabilirdik, bunu hiç denemedik bile. Allah aşkına savunma sanayiine harcadığımız paranın yanında tiyatro bütçesinin zararı nedir ki ülkeme. Siz ‘Açılım’dan söz ettiğinizde en çok benim çocuklarım inandı size, çünkü ‘Barış’a en çok ihtiyacı olanlar onlardı.

Devlet Tiyatroları’nda elbette bir iyileştirmeye gidilmelidir, inanın buna en çok biz seviniriz, yapısındaki haksızlıklar en çok bölge oyuncularının canını yakıyor. Bunu çözmek de sizin elinizde; kestirip atmak yerine Devlet Tiyatroları’ndan gelecek 5 temsilciyle yapacağınız bir kahvaltıya bakar her şey...

Beni kaygılandıran şey, aksi halde bölgelerde belki hiç tiyatro yapılmayacak olması ya da ortalıkta eğitimsiz oyuncularla, gişe kaygılı içi boş oyunları koyan paragöz adamlar için boş bir alan oluşmasıdır. Çocuklarımızın yazmayı denedikleri senaryolarını, şiirlerini, oyunlarını okutacak ablalar abiler bulamamasıdır.

Bizim çoktur hikâyelerimiz, derin izler de taşırız, yüzeysel kaygılarımız da olur herkes gibi, herkes kadar. Doğru dürüst Türkçe bilmeyen annelerimiz kendi bağırlarından çıkan biz sanatçı çocuklarıyla gurur duyarlar Sayın Başbakanım, biz bu toprağın evlatlarıyız.

Saygılarımla,

Not: 1971 büyük Bingöl depreminden sonra yapılan konutlarda oturan 84 yaşındaki annem size yazdığımı öğrenince ‘hele bi sor bu TOKİ ne zaman bizim evleri değiştirecek, daha çok varsa ben Mersin’e ablana gideyim’ dememi istedi, zeval olmaz herhalde... ”

* Mektup 2012'de yayınlanmış aslında, fakat günümüzde de geçerliliğini sürdürmekte, paylaşmak istedim bu sebepten. Ayrıca şunu da hatırlatmakta fayda var; Veda Hanım İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusudur, hatta şu sıralar Çehov'un eseri olan "Üç Kız Kardeş" oyununda görev almaktadır.
Haziran 2014

Şaman @chamacon

BALE AHLAKINIZI BOZAR

Bu gerçek! Çünkü hiç bir balede 70 yaşında bir adamla 10 yaşındaki bir kızın evlendiğini göremezsiniz.
Bale eserlerinde önemli olan dans ve koreografidir. Yani bir duygunun, düşüncenin, ister bir an, isterse zamana yayılmış olarak hareketler ve mekanın kullanımıyla anlatılmasıdır. Eğer hareketlerinizi kontrol edemiyorsanız, sakin sakin konuşamıyorsanız, tek bir noktaya odaklanmak yerine olayları bambaşka yönlere çekmeye alışmışsanız bale size gelmez!

Ha bir de, bale eserlerinde genellikle tayt falan giyilir. Eğer dört duvar arasında her türlü sapkınlığı yapıp, dışarıda namus timsali olarak dolaşıyor ve cinselliğinizi konuşmak yerine, rumuz kullanıp gazeteye yazıyorsanız, yani kendi vücudunuzdan tırsıyorsanız, bale gene size gelmez!
Çünkü bale de önemli olan insandır. İnsan vücudu bale de, kendisi ile, dansla, hareketle, mekanla, boşlukla, müzikle, ışıkla, gölgeyle birleşir. Sanki hep oradaymışcasına, insan, insanla ve insana hitap eden 4 duyu ile uyumlu tablolar yaratır.
Uyum kelimesi sözlüğünüzde yoksa...
BALE SİZİ BAYAĞI Bİ BOZAR, ARKADAŞIM!
Haziran 2014

Engin Ergül @enginergul

Haziran 2014

Engin Ergül @enginergul

Haziran 2014

Engin Ergül @enginergul

Haziran 2014

Engin Ergül @enginergul

Daha fazla

106 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Bülent Ortaçgil

7 Kullanıcı   2 Soru   6 Yanıt

Tarkan

4 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Cem Adrian

11 Kullanıcı   2 Soru   16 Yanıt

Sagopa Kajmer

6 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Freddie Mercury

1 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Elvis Presley

2 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Teoman

6 Kullanıcı   2 Soru   6 Yanıt

Fazıl Say

4 Kullanıcı   1 Soru   15 Yanıt

İbrahim Tatlıses

1 Kullanıcı   1 Soru   2 Yanıt

Bestekar

4 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt

Nil Karaibrahimgil

3 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Yalın

1 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Yılmaz Erdoğan

3 Kullanıcı   2 Soru   2 Yanıt

Sezen Aksu

6 Kullanıcı   4 Soru   10 Yanıt

Demet Evgar

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt