Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sigorta

Sigorta, risklerin gerçekleşmesi sonucu doğabilecek zararları gidermek için kullanılan mali araçtır. Sigorta sözleşmesi, sigorta yapılması için hukuken gerekli sözleşmedir. Sigorta şirketi, sigorta işlerinin yönetilmesi, işletilmesi, satışı ile ilgilenen şirkettir. Sigortacılık, bu işlerle ilgilenen meslektir. İnsanların tüm varlık ve girişimleri risk (riziko) adı verilen belirsizliklerin tehdidi altındadır. Sigorta, risklerin gerçekleşmesi halinde doğan zararı karşılar, böylece geleceğin maddi açıdan belirli hale gelmesini sağlar. Sigorta kişi ve kurumlara güven sağlar, böylece geleceğin planlanmasını mümkün kılar, girişimciliği teşvik eder.

Mart 2015

Fazlı Özdemir  yeni bir  gönderide  bulundu.

Tebrikler SGK (!)

2014 Kasım ve 2015 Ocak ayları Google aramalarında %166 oranda artış göstererek ne kadar başarılı bir kurum olduğunu bir kez daha ispatladı.
Başarının ardındaki tek neden
=> Ülkenin tamamının haraca bağlanması gereği ile oluşturulmuş "Zorunlu" Genel Sağlık Sigortası.
Yıllarca hastane yüzü görmeyen (göremeyen) insanların, haberi dahi olmadan ilgili yasa gereği devlete...
Borçlarınızı bir an önce ödeyin ki yeni yol çalışmaları için ödenek çıksın, malum önümüz yaz.
Bu arada, sitenin sağ üst köşesindeki İngilizce Almanca ve Fransızca seçenekleri de pek bi' hoş olmuş, canım.

5679
Eylül 2014

Uğur Mumcu Yilmaz, bir soruya yanıt verdi.

Sigortalı bir işte çalışırsam öğrenci kredim / bursum kesilir mi?

Başbakanlık bursu için konuşacak olursak, sadece sağlık sigortası olan bir işte çalışıyorsan kesilmiyor ancak sigorta yapılırsa kesilme ihtimali doğabiliyor. Bu sebepten yarı zamanlı işte çalışmak mantıklı olabilir.Kredi açısından sıkıntı yaratıp yaratmadığı hakkında ise bir fikrim yok.
Eylül 2014

Belgi Saygı, bir soruya yanıt verdi.

Sigortalı bir işte çalışırsam öğrenci kredim / bursum kesilir mi?

Bursu nereden aldığınıza bağlı olarak değişebilir, evet.
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

AKSİGORTA'DAN SAĞLIKTA YENİ ÜRÜN

2656

Aksigorta’nın Sağlığa Destek Sigortası ile tehlikeli hastalıklardan beklenmedik ameliyatlara kadar pek çok sağlık riskini hesaplı bir şekilde güvence altına almak mümkün…

Aksigorta’nın Sağlığa Destek Sigortası, hesaplı ve iki farklı prim seçeneği ile en kritik ve beklenmedik sağlık risklerini teminat altına alıyor. Sağlığa Destek Sigortası, yıllık 315 TL prim karşılığında tehlikeli hastalıklar ve ameliyatların yanı sıra ameliyat sonrası fizik tedavi, kaza sonucu acil tedavi, acil tıbbi yardım hizmetleri ve avantajlı diş paketi teminatlarını kapsıyor.

TEHLİKELİ HASTALIKLAR, AMELİYAT VE SONRASINDAKİ FİZİK TEDAVİLER TEMİNAT ALTINDA

Tehlikeli hastalıklar teminatı; kanser, kalp ve karaciğer yetmezliği nedeniyle yapılacak organ nakilleri, böbrek yetmezliği, MS ve körlük risklerinin ortaya çıkması sonucu 30.000 TL’lik ödenen toplu tazminatla hastalığın tedavi masraflarını karşılamaya ya da bu hastalıklar nedeniyle KOBİ sahibi ya da çalışanının profesyonel hayatına ara vermek zorunda kalması halinde kendini ya da ailesini güvende hissetmesine yardımcı oluyor.

Koroner bypass, beyin anevrizması ameliyatları, kalp, karaciğer, ve böbrek yetmezliği sonucu organ nakil ameliyatları, safra kesesi, boyun fıtığı, çapraz bağ, miyom, apandisit, bağırsak düğümlenmesi ve kaza sonucu oluşan ameliyatlar için de vaka başına 5.000 TL teminat sunan Aksigorta Sağlığa Destek Sigortası, ameliyat gerektiren bir tedaviyi tamamlayıcı nitelikteki fizik tedavi masraflarını da 1.000 TL ile teminat altına alıyor.

AMBULANS HİZMETİ

Sigortalının bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmadığı yurtiçinde gerçekleşen acil durumlarda kara ambulansı hizmeti de sağlayan Aksigorta’nın Sağlığa Destek Sigortası, aileniz ve tüm sevdiklerinizle güzel ve güvenli bir geleceğe özgürce ilerlemeniz için destek oluyor.

Kaynak için: ishansigorta.com.tr/aksigortadan-saglikt... .
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

ALLIANZ'DAN ÇARPICI ÇALIŞMA

2656

Yaşadıklarımızı ya da planlarımızı zaman zaman unutmak bile rahatsızlık verici olabilir. Bir de bir gün uyandığınızda hafızanızın tümünü ya da en azından bir kısmını kaybettiğinizi düşünün. Şüphesiz bu durum, tıp dilindeki adıyla demans, başımıza gelmesinden en tedirgin olduğumuz rahatsızlıklar listesinde de ilk sıralarda yer almaya devam ediyor. Ancak varlık yönetimi ve sigorta konusunda dünyanın lider şirketlerinden Allianz’ın dikkat çektiği rakamlar, bunamanın gelecekte yaratacağı tehdidin boyutlarının kişisel korkuların çok daha ötesinde olduğunu ortaya koyuyor.
Alman doktor Alzheimer tarafından ilk kez bir kadın hastasında teşhis edilen Alzheimer hastalığı, bunamanın en yaygın görülen çeşidi ve 1906 yılından bu yana bilinmesine rağmen hala çaresi bulunamadı. Üstelik araştırmaya göre, bunamanın sebep olacağı ekonomik etkilere de henüz çok az sayıda ülke tam olarak hazır.

Bundan yola çıkan Allianz, Alzheimer hastalığını keşfeden Aloysius Alzheimer’ın doğum günü olan 14 Haziran tarihinde, bunama ile ilgili bilinmesi gereken önemli sonuçların altını çiziyor. Bunama ile ilgili farkındalığı artırmak amacıyla 4 farklı kıtada yürütülen çalışmayla hazırlanan “Dünya Bunama Raporu”nun sonuçları, ekonomik açıdan da oldukça çarpıcı...

En çok Afrika unutacak

Öyle ki bu rapora göre, her 4 saniyede bir, dünyanın herhangi bir yerinde, yeni bir bunama vakası tespit ediliyor. Buna paralel olarak, 20 yılda bir bunama tespiti konulan hasta sayısının da ikiye katlanması bekleniyor. Buna göre 2010’da 36 milyon olan demans hastasının 2050’ye kadar 115 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Bundan 40 yıl sonra ise hasta sayısı 700 milyona yaklaşacak.

Raporda hastalığın yayılma hızı, kıtalar bazında da incelenmiş. Sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 5.3 milyon demans hastasının bulunduğu hesaplanıyor. Ancak bu rakam yanıtlmasın; çünkü demans hastalarının yüzde 62’si orta ve düşük gelir seviyesine sahip ülkelerde yaşıyor. 2050’ye kadar da yine en büyük artışın bu bölgelerde yaşanacağı öngörülüyor. Mesela %345 ile Afrika kıtası, en hızlı artışın adresi olacak. Bunu yüzde 228 ile Asya ve yüzde 248 ile Amerika kıtaları takip ediyor. Avrupa’da ise sadece %90’lık artış yaşanacağı tahmin ediliyor.

Dünyanın en büyük 18’inci ekonomisi...


Aynı rapor bu hastalığın dünya ekonomisine etkilerini de araştırıyor. 2010’da demans hastalığının ekonomiye verdiği zarar toplam 604 milyar dolar olarak hesaplanmış. Bu rakam aynı zamanda dünya gayri safi hasılanın yüzde 1’ine tekabül ediyor. Diğer bir ifadeyle demans bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük 18’inci ekonomisi olacaktı... Dahası 2030’a kadar bu rakamın en az yüzde 85 artacağı öngörülüyor. Bu nedenle de yaşla ilintili sağlık harcamalarında da bunamanın rolünde büyük artış beklenirken, çok az sayıda ülkenin hastalığın yaratacağı ekonomik etkilere gerçekten hazır olduğu düşünülüyor.

Ayrıntılı bilgi için: ishansigorta.com.tr/allianzdan-carpici-c... .
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

GENERALİ ARAŞTIRDI: GECE GÜNDÜZ TRAFİKTEYİZ

2656

Generali Sigorta Araştırma Merkezi’nin (GAM) biraraya getirdiği çeşitli araştırma sonuçları ilginç detayları ortaya çıkardı. Buna göre İstanbul, Moskova’dan sonra Avrupa’nın trafikte en çok zaman geçirilen kenti oldu. Generali’nin, Türkiye ve Avrupa’da çeşitli kurumlar tarafından yapılan araştırmaları biraraya getirerek oluşturduğu profile göre Moskova ortalama yüzde 65 yoğunluk ile zirveye yerleşirken, İstanbul yüzde 57 yoğunluk ile ikinci oldu. Generali, İstanbul’da yaşanan trafik artışının önemli unsurlarından birisinin son yıllarda, otomobil satışlarına olan ilginin artması olduğuna dikkat çekiyor.

Farklı araştırmalardan edinilen bilgiye göre* Portekiz’den Rusya’ya kadar 59 ülkenin büyük şehirlerini kapsayacak trafik yoğunluk haritasına bakıldığında; Rusya’nın başkenti Moskova, yüzde 65 ile birinci sırada yer alırken, Türkiye’nin en büyük ve metropol şehri İstanbul yüzde 57 ile ikinci oldu. Polonya’nın başkenti Varşova’nın yüzde 44 ile üçüncü olduğu sıralamada, İtalya’nın Palermo kenti ile Fransa’nın Marseille şehri yüzde 40’lık trafik oranıyla dördüncülüğü paylaştı. Moskova’da trafiğin en yoğun olduğu zamanlarda bu oran sabah yüzde 114 olurken akşam yüzde 133’e ulaşıyor. Onu takip eden İstanbul’da ise yoğunluk oranları sabah yüzde 81’i, akşam ise yüzde 127’yi buluyor. Haftalık olarak ele alındığında ise İstanbul’da Pazartesi günleri sabah, Cuma günleri akşam saatlerinde yoğunluk zirve yapıyor.

TRAFİKTE ORTALAMA 64 DAKİKA VAKİT GEÇİRİYORUZ

Yoğunluğun zirve yaptığı günlerde trafikte bekleme süresinin 64 dakikaya ulaştığı görüldü. Günde ortalama 30 dakika sürdüğü düşünülen ev ve iş arasındaki trafikte yaşanan yoğunluk, yıllık olarak 118 saatlik bir gecikme yaratıyor.Generali Sigorta, daha önce farklı kuruluşlar tarafından yapılan araştırmaları biraraya getirerek trafik yoğunluğunun son derece yüksek olduğu İstanbul’da ve Türkiye genelinde, trafikte geçirilen zamanın önemine ve olası risklere dikkat çekiyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Generali, söz konusu durumun etkenlerinden birisinin şüphesiz Türkiye’deki GSYİH’nın 2008’den bu yana artışı ve aynı zamanda 2014 ilk çeyreğinde düşüş göstermiş olsa dahi önceki yıllarda yaşanan önemli artış olduğuna dikkat çekiyor. 2003 yılında Türkiye’de 1000 kişiye 95 araç düşerken, son 10 yılda görülen büyümeyle birlikte 2013 yılının verilerine göre 1000 kişiye 164 araç düşüyor. **

Trafikte günün önemli bir zamanını geçirdiğimizi hatırlatan Generali, Zorunlu trafik sigortası sahibi olmayan kesimin yüzde 7 ve kasko sahiplerinin yüzde 63 gibi çok düşük oranda olduğu Türkiye’de, ‘sigortalı olma’ bilincini artırmaya çalışıyor. Konuyla ilgili olarak Stratejik Planlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Petar Dobric şu açıklamada bulundu: “İstatistiklere göre** on yıl içerisinde (2003-2012) ehliyet sahibi kişilerin sayısı yüzde 53 oranında arttı. Fakat kazalar yüzde 185 oranında artarken, bu kazaların yüzde 90’ının maalesef sürücü hatalarından kaynaklandığı ortaya çıktı. *** Ayrıca, bu kazaların yaklaşık olarak yüzde 40’ı ise çarpışma ya da bir aracın diğerine çarpması sonucu meydana geldi. Sürücüler kendilerini çok iyi birer sürücü olarak görseler de, yol ve hava koşulları veya trafikte bekleme süresinin yarattığı stres ve gerginlik gibi sürücüleri etkileyen dış etmenlerin olduğunu aklımızdan çıkartmamız gerekir. Bu yüzden bir sigorta şirketi olarak görevimiz sürücüleri zor koşullarda desteklemek ve hayatlarını kolaylaştırmak. Bu yüzden Generali olarak insanlara Sigortanın Kolay Halini sunarak hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Türkiye’de özellikle kişi başı gelirin artış göstermesiyle birlikte son 10 yılda otomobile olan ilgide artıyor ancak sigortalı oranına baktığımızda halen zorunlu olmasına rağmen Trafik Sigortası’nı yaptırmayan bir kesim bulunuyor.Amacımız varolan risklerle ilgili herkesi uyararak ülkemizdeki sigortalı sayısını arttırmak” dedi.
Haber: ishansigorta.com.tr/generali-arastirdi-gece-gunduz-trafikteyiz.aspx? pageID=505& nID=6576& NewsCatID=366
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

VEFAT TAZMİNATINA AYAR GELİYOR

2656

Sigortacılar, trafik sigortasında ödenen hasara yönelik yeni düzenleme için kolları sıvadı. Bu çerçevede; hasara aracılık edenlerin trafik kazası mağdurlarını zarara uğratmalarının önüne geçilecek, Suiistimal Bürosu kurulacak, trafik sigortasında zarar kişinin kendi sigorta şirketinden karşılanacak ve araçların tamirinde sadece sertifikalı eşdeğer parça kullanılacak. Başlatılan tüm bu çalışmalar da yıl sonunda tamamlanacak.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ramazan Ülger, özellikle trafik kazası mağdurlarını zarar uğratan hasar aracılarının sigorta sektörünün en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, destekten yoksun kalma tazminatı olarak adlandırılan vefat ve sakatlık tazminatlarının standart hale gelmesiyle bu sorunun çözüleceğini söyledi.
TSB’nin düzenlediği, sigortacılığın 2013 yılı ve 2014’ün ilk çeyrek sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda, sektörün oto sigortalarına yönelik projeleri de anlatıldı. Toplantıya; Ramazan Ülger, Başkan Yardımcıları Ragıp Yergin, Mete Uğurlu ile Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Gülen ve Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan katıldı.

TAZMİNATA STANDART

Ramazan Ülger, trafik sigortalarında ödenen vefat ve sakatlık tazminatları ile ilgili yeni bir düzenlemenin kaçınılmaz hale geldiğini ifade ederek, “Bu konu, sigortalı ile sigorta şirketi arasında yürütülen bir işlemden çok, arada bir takım organizasyonların para kazandığı ve mağdurdan daha çok menfaat temin ettiği bir sistem haline geldi. Bu sorunu kamu yönetimi ile birlikte hızlıca çözmemiz gerekiyor. Tazminat hesaplamasına belli bir standart getirilmesi trafik kazası mağdurlarını zarara uğratan hasar aracılarını da engelleyecek” dedi.
Ramazan Ülger, trafik sigortasında bir başka düzenlemenin de ‘doğrudan tazmin yöntemi’ olduğunu belirterek, “Sigortalılar, hasarını alabilmek için kusurlu tarafın sigorta şirketine başvuruyor. Herkesin kendi şirketine müracaat etmesi için çalışma yapıyoruz. Doğrudan tazmin sistemi dediğimiz bu çalışma ile trafik sigortası sahipleri hasar sonucu zararlarını karşı tarafından sigortacısından değil kendi şirketinden karşılayacak” şeklinde konuştu.

KASKODA PRİM DÜŞTÜ


Kasko sigortalarına da değinen Ramazan Ülger, yeni uygulamalarla hem kasko hem de trafik sigortasında iyi sürücü kötü sürücü ayrımına gittiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Bunun etkisi ile de hasarlar hızla düşmeye başladı. Hasar oranlarında ve sayılarında azalmayla birlikte kasko sigortalarının bizim açımızdan sonuçları da düzeldi; bu da fiyatlara yansıdı. Kasko fiyatlarında 2014’ün ilk çeyreğinde önemli düşüşler oldu. Henüz 2013 yılının sonundaki döviz artışları maliyetlere yansımadı ama bu dengeyi kurma adına bazı düzenlemelerin yapılması ya da bazı tedbirlerin alınması gerekiyor. ”

Emeklilik şirketleri zararda

Ramazan Ülger, sektör açısından 2013’ün en önemli gelişmelerinde birinin bireysel emeklilik sistemindeki devlet katkısı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Nisan sonu itibariyle sistemdeki katılımcı sayısı 4,5 milyona, fon tutarı 28 milyar TL’ye ulaştı. Ancak kesinti oranlarındaki yasal düzenleme nedeniyle şirketlerin gelirleri büyük oranda düşürüldü. 2012’de az da olsa kar edilirken, 2013’de 175 milyon TL gibi emeklilik şirketlerimiz teknik zarar etti ki. Sistemin kurgusunda tüm projeksiyonlarımız belli fon büyüklüğüne ulaşıp, başa baş noktasına ulaşmaktı ve o noktaya da gelmiştik. Düzenlemelerden sonra başa baş noktası negatife döndü. Bu işin sürdürülebilir olması için de bazı düzenlemeler yapılması lazım. ”

Sigorta pazarı yüzde 22 büyüdü

TSB’nin toplantısında Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan, 2013 yılında da büyümeye devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:
“2013 yılında prim üretiminde hayat dışı ve toplamda yüzde 22, hayat sigortalarında ise yüzde 25 artış sağlandı. Geçen yıl hayat dışı sigorta branşlarında 879,3 milyon TL, hayat sigortalarında ise 428,3 milyon TL kar elde edildi. Bireysel emeklilikte ise 174,7 milyon TL zarar edildi. Böylece sigorta sektörünün geçen yılkı toplam teknik karı 1,1 milyar TL oldu. Sektörün toplam bilanço karlılığı ise 1,2 milyon TL olarak gerçekleşti. ”

Bilgi için:ishansigorta.com.tr/vefat-tazminatina-ay...
Haziran 2014

Büşra Üzüm, bir soruya yanıt verdi.

Sigortalı bir işte çalışırsam öğrenci kredim / bursum kesilir mi?

Kredi alan öğrencilerden; en az asgari ücret düzeyinde bir gelirle sürekli çalıştıkları tespit edilenlerin kredileri kesilir.Sigorta ile ilgili bir koşul yok. Aylık gelirine bağlı.
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

BİNALAR DEPREME DİRENİYOR, AYAKTA KALAN KAZANIYOR

Türkiye’de ilk kez Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın finali İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Yarışmada, 39 takım kendi tasarladıkları bina maketleriyle depreme meydan okuyor. Birinci olan takım, üniversitesine depremi simüle eden sarsma masası kazandırırken dereceye giren her üç takımın üyeleri para ödülünün sahibi olacak. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın amacı, geleceğin inşaat mühendislerinde depreme dayanıklı bina tasarımı becerisini geliştirerek depremin yıkıcı hasara yol açmayacağı bir yapı stoğunun oluşmasına katkı sağlamak.

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda büyük final başladı. Finalde 39 takımın 5 ayda hazırladığı bina maketlerinin depreme dayanıklılık performansları, depremi simüle eden sarsma masasında ölçülüyor. İnşaat mühendisliği öğrencilerinden oluşan takımların Maslak’ta bir iş kulesi olarak tasarladıkları bina maketleri, finalde farklı şiddetteki 3 depreme karşı direniyor. Yarışma finalinin açılışını Hazine Müsteşar Yardımcısı Burhanettin Aktaş, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, DASK Yönetim Kurulu Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik ile DASK Koordinatörü İsmet Güngör yaptı.

Depreme dayanıklı binaların depreme hazır bir Türkiye için önemli olduğunu söyleyen Hazine Müsteşar Yardımcısı Burhanettin Aktaş şunları ifade etti: “Depremi engellememiz mümkün değil. Ancak depremin yarattığı can ve mal kayıplarını en aza indirebiliriz. ‘Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’ bu amaca hizmet eden bir proje. Bundan sonraki yıllarda da bu yarışmanın gelişerek devam etmesini diliyorum. Toplumda önlem alma bilincini geliştirmek ve doğru tasarlanmış sağlam binanın önemini anlatmak bakımından bu tür çalışmalara ihtiyacımız var. Alınan önlemlere rağmen yine de oluşan bazı maddi kayıplar varsa, bunları da sigorta mekanizması ile gidermemiz gerekir. ”

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, İstanbul Kongre Merkezi’ndeki final açılışında DASK’ın kuruluşundan beri pek çok önemli sosyal sorumluluk projesine imza attığını belirterek şöyle konuştu:

“Bu yarışmayı düzenlemekteki temel amacımız, güvenli yapılaşmaya dikkat çekmek, depreme karşı farkındalığı artırmak ve deprem sigortası yaptırmayı teşvik etmektir. Bunu yaparken ilgi çekici temalar bulmaya ve toplumda olumlu yönde davranış değişikliği meydana getirebilecek projeler üretmeye çalışıyoruz. Bu yarışmayı her yıl geliştirerek düzenli olarak yapmayı planlıyoruz. ”

Yarışmaya ilk yılında büyük ilgi

ABD’de 11 seneden beri düzenlenen yarışmayı Türkiye’ye getirerek bir ilke imza attıklarını söyleyen DASK Yönetim Kurulu Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik de şöyle konuştu: “Yarışmamıza 28 üniversiteden 49 takım proje dosyalarıyla başvurdu. Bu takımlardan 42 tanesi finale kalma başarısını gösterdi. Bugün ise maketini tamamlayan 39 takım yarışacak. İnşaat mühendisi adayı üniversite öğrencilerimizin ve onlara danışmanlık yapan değerli akademisyen arkadaşlarımızın yarışmamıza gösterdiği yoğun ilgiden büyük mutluluk duyuyoruz. ”

Büyük ödül, depremi simüle eden sarsma masası

DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın finali bina maketlerinin teknik değerlendirmesi ve takımların proje sunumlarıyla başladı. Final etkinliğinin üçüncü gününde ise bina maketlerinin sarsılmasına start verildi. 17 Haziran akşamı sona erecek yarışmada teknik şartnameye uygunluk, sunum ve depreme dayanıklılık performansına göre üç takım dereceye girmeye hak kazanacak.

Birincilik ödülünü almaya hak kazanan takım, üniversitesinin inşaat mühendisliği bölümüne eğitim amaçlı kullanılmak üzere depremi simüle eden sarsma masası kazandıracak. Ayrıca birinci takım 10 bin TL, ikinci takım 5 bin TL, üçüncü takım 3 bin TL değerindeki para ödülünün sahibi olacak. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda dereceye giren takımlar daskbinatasarimi.com adresinden duyurulacak.

Haber için: ishansigorta.com.tr/binalar-depreme-dire... .
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

Lloyd's takımların değerini tespit etti

2656

Lloyd’s, Dünya Kupasına katılan takımların “toplam sigortalanabilir değerini” 10.5 milyar dolar olarak tespit etti.

İngiliz sigorta devi Lloyd’s, Ekonomi ve İş Araştırma Merkezi (Cebr) ile ortak yaptığı FİFA Dünya Kupası ile ilgili sigorta araştırmasını açıkladı. Araştırmaya göre, dünya kupasına katılan takımların oyuncularının tümünün sigortalanır değerini 6.2 milyar sterlin (Euro 7.7 milyar 10 milyar 500 milyon dolar) olarak tespit etti. Lloyd’s bu araştırmanın sonucu olarak en değerli takımının Almanya milli takımının olduğunu açıkladı ve bundan dolayı da kupayı evine götürecek favorisi olarak gösterdi.

Haber için: ishansigorta.com.tr/lloyds-takimlarin-de... .
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

MUNICH RE, BREZİLYA'YA GÜVENİYOR

2656
Brezilya da yapılan Dünya Kupası maçlarında her hangi bir gecikme veya iptal karşılığında dünya reasürans devi Munich Re tarafından 400 milyon dolar sigorta bedelini güvence altına aldı. Dünyanın en büyük reasürans şirketi, Brezilya Cumhurbaşkanı Dilma Rousseff'e maçların gecikmeksizin yapılacağı konusunda son derece güveniyor.

Reasürans şirketi, sokak protestoları ve ülkenin sorunlu altyapısı Dünya Kupası maçlarında sorun yaratmayacağından emin görünüyor. Londra'da bulunan ve sigorta şartlarını tespit eden bölüm müdürü Andrew Duxbury'e göre, Munich Re bu tür büyük sportif organizasyonlarında son derece tecrübeli. Firma daha önce Güney Afrika'da yapılan Dünya Kupası ve 2012 Olimpiyat Oyunlarında görev yaptı.

Haber için: ishansigorta.com.tr/munich-re-brezilyaya-guveniyor.aspx? PageID=505& nID=6572& NewsCatID=366

32 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Kaza Sigortası

5 Kullanıcı   8 Soru   8 Yanıt

Özel Sağlık Sigortası

2 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Sağlık Sigortası

3 Kullanıcı   2 Soru   7 Yanıt

Aksigorta

2 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Bireysel Sağlık Sigortası

2 Kullanıcı   1 Soru   5 Yanıt

Sorumluluk Sigortası

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Zorunlu Deprem Sigortası

0 Kullanıcı   2 Soru   4 Yanıt

Anadolu Sigorta

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Yangın Sigortası

1 Kullanıcı   1 Soru   2 Yanıt