Bilmek istediğin her şeye ulaş

Siyasi Görüşler

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Temmuz 2018

Metin Atabay, bir soruya yanıt verdi.

Sizce bir 15-20 yıl sonra Türkiye'nin durumu ne olur? Irak gibi parçalanmış, sömürülen bir ülke haline mi geliriz yoksa bugünkü halimizden daha iyi mi oluruz?

Halkımız uyanacak ve Cumhuriyeti kurtaracak. Yeniden yüce milli ruh ile şahlanacağız ve tüm düşmanlardan temizlenerek Atatürk ilkeleri ışığında Allah'ın izniyle refah, bolluk, bereket ve barış dolu günlere ulaşacağız.
Şubat 2016

House Md, bir soruya yanıt verdi.

Son yüzyıla damgasını vurmuş isimlerden hangisinin dünya görüşünü kendinize daha yakın buluyorsunuz?

Arthur Schopenhauer... Ki kendisi Friedrich Wilhelm Nietzsche' yi de etkilemiştir... Dolayısıyla işbu sebepten takdire şayandır...
Ağustos 2015

Murat Keskin, bir soruya yanıt verdi.

Diyanet molla alımlarına başlamış, yakında kadı alımlarına da başlarlar. Bu, şeriata bir adım daha yaklaşma değil midir? Yığınla öğretmen atanamazken bu mollaların da maaşlarını vergilerimizle ödememiz sizce doğru mudur?

Mele (dinî unvan)

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Mele,Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunda gayriresmî olarak imam görevi yapan çoğunlukla Kürt din âlimi.Molla sözcüğü ile akraba olan mele isminin,melle veya mala şeklinde telaffuzlarına da rastlanır. Günümüzde yaklaşık 1000 civarı olduğu düşünülmektedir.
[1]
[2]
Mele olarak yetiştirilecek kimseler küçük yaşta (genellikle 13 civarı) yerel imkanlarla kurulmuş ve medrese olarak adlandırılan okullarda, çoğunlukla yatılı olarak, eğitime alınırlar.
[1] Geniş bir yelpazeyi kapsayan derslerin çoğunluğu Arapça olarak verilir.
[1] Nahuser (Arapça gramer), silsile-i kutup,Fars ilmi,mantık,mecaz ve belagat gibi dersler verilir. Okuldaki öğrenciler arasında sıkı bir kıdem hiyerarşisi mevcuttur. 20 yaşına gelen öğrenciler mele olarak mezun olurlar.
[1]
Günümüzde çoğunluğu Diyarbakır,Van,Muş,Bitlis,Siirt ve Bingöl'de olmak üzere az sayıda okul kalmıştır. Bu okullarda yaklaşık 15-20 öğrenci aynı anda eğitim görebilmektedir.
-------Diyanet İşleri Başkanlığı, İlim ve Medrese ehline istihdam sağlamak amacı ile 30 yaş ve üstü kişiler için bir mülakat yapmıştı. Bu mülakat sınavının üstünden uzun zaman geçmesine rağmen hala sonuçlar açıklanmadı.
Sitemize gelen yoğun mesajlar, bu sınavın sonuçlarını merakla bekleyenlerin sayısının oldukça fazla oldğunu gösteriyor. Bizde bu arkadaşlarımıza bir nebze olsun onların bu sitresine ortak olmak adına yetkili bazı arkadaşlarla görüşmeler yaptık. Bu görüşme sonucunda kessin bir tarih verilmemekle beraber çok yakın tarihte sonuçların duyurulacağı bildirildi. Sonuçları heyecanla bekleyen arkadaşlara sabır ve tevekkülü tavsiye eder, sonuçların açıklandığı an itibariyle sitemizde sonuçları öğreneceğiniz linki bulabileceğinizi hatırlatıyoruz. BU KONU 2012 DE ORTAYA ÇIKTI ŞİMDİ Mİ AKLINIZA GELDİ ÜLKE KARIŞINCA ŞER ODAKLARINCA, İNSAN OLMAK ZOR İŞ.

Ağustos 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Diyanet molla alımlarına başlamış, yakında kadı alımlarına da başlarlar. Bu, şeriata bir adım daha yaklaşma değil midir? Yığınla öğretmen atanamazken bu mollaların da maaşlarını vergilerimizle ödememiz sizce doğru mudur?

Diyanet'e ayrılan bütçeyi tamamen gereksiz buluyorum. Bu sene 5 Milyar liranın üstünde bir bütçe ayrılmış ve daha bu ay yeni bütçe için başvurdular. Laik bir devlette diyanet diye bir kurum zaten hiç olmamalı. Laiklik anlam olarak din işlerinin devlet işlerinden ayrı tutulmasıdır. Hiçbir laik devlette sünnilik işleri müdürlüğü devletin bütçesinden pay alamaz. Ülkemizdeki durumda devlet resmen tüm halktan topladığı vergilerin bir kısmını bu sünnilik işleri genel müdürlüğüne veriyor. Bir kere ülkemizdeki halkın hepsi sünni değil. Sünni olmayan kesimin vergilerinin kendilerine savaş açmış olan sünnilere verilmesi kadar saçma bir şey olamaz. Bu ülkede Aleviler, gayrı müslimler ve ateistler de yaşıyor ve vergi ödüyor. Devletin bu tutumu bu kişilerin vergisini gasp etmekten başka bir şey değildir. Dünyadaki diğer sünnilere baktığımızda bu durum tabii ki normal görünüyor, hiç değilse kelle uçurup gasp etmiyor sadece gasp ediyorlar. Mollalığa gelince; diyanet bu kişilerde ilkokul diploması bile aramamakta sadece Kur'an'ı Arapça olarak okumalarını şart koşmaktadır. Kısmen Türkçe okuma yazması bile olmayan bu şahıslara bizim ödediğimiz vergilerden maaş bağlamışlardır. Tabii ki batının uzayda sebze yetiştirme denemelerinin yanında ülkemizi bırakın yerinde saydırmayı geriye götürecek bir uygulamadır. Cern'deki büyük hadron çarpıştırıcısının bütçesi 2 milyar lira bile değilken bu cühela ordusunun doldurduğu kurumun muhtemelen bu sene 10 milyar lirayı iç etmesine göz yumanları kınıyorum.

Avrupa bu işi başka türlü çözmüştür. Onlarda da aynı tip din var ama diyanet diye bir kurum yok. Onun yerine kilise kurumlaşmış vaziyette ve sadece üyelerinden vergi/bağış topluyor. Üye olmayanlardan ise kilise için tek kuruş çıkmıyor. Bizim camiler de zaten yeteri kadar bağış toplarken ödediğimiz vergiler diyanet denen sünnilik işleri genel müdürlüğüne gitmemelidir. Benden bir ateist olduğum halde bu vergiyi alan ve bunu diyanete aktaran güç orantısızdır, yolsuzdur, gaspçıdır.
Nisan 2015

Yılmaz, bir soruya yanıt verdi.

Ülkemizdeki siyasi çekememezlik halkı ayaklandırır mı?

Siyaset alanından fikirler birbirlerinden keskin çizgilerle ayrılmazlar. Eğer keskin çizgilerle ayrı oldukları şeklinde bir algı varsa bu fikirleri savunanların diğer fikirleri tam olarak tanımadıklarının göstergesidir. ülkemizde karşımıza çıkan durum ne yazık ki bu. a fikrine sahip olan a , b fikrine sahip olan b, c fikrine sahip olan c fikrine amansızca sahip çıkar ve diğer görüş ve politikalar konusunda yeteri farkındalığa sahip değillerdir. Böyle bir tanımazlık ortamında çatışmacı mantık egemen olacaktır. Fakat bunun bir ayaklanma noktasına gelebileceğini sanmıyorum.
aynı sekilde o vekillerin kavgacı tutumları da o koltukta oturmayı haketmediklerinin kanıtı. Yasa cıkacagı zaman oy kullanma hakkına sahip olan birinin demokratik olgunluğa a sahip olması gerekir.
Eylül 2014

Ergün Tuna, bir soruya yanıt verdi.

Kapitalizm'i yıkabilecek sistemler var mıdır? Varsa bu sisteme geçiş evresinde izlenecek strateji nasıl olmalıdır?

Kapitalizmin biricik esprisi... Tüketimdir...üretim kapitalizmin kitabında yazmaz....üreten eski teknik çalışmalarda insan unsuru iken günümüzde makine ve teknolojik aletlerdir.....örnek...BMW otomobilinin üretiminin insan eli değmeden otomasyona tabi olduğunu söyleyebiliriz...günümüzde teknolojik aletlerle ve otomasyon sistemi ile makinalar insanı kontrol etmektedirler....örnek...makine mühendisinin robot başında bekçilik yapması....eskiden üretim üzerinden insanlar kontrol edilirken...şimdilerde tüketim üzerinden kontrol edilmektedirler.... geleneksel yaşam tarzını pasifize etmek... yeteneksiz... kendi bireysel ihtiyaçlarını karşılamaktan (örnek.....birçok kişi....gömleğinin düğmesini dikmekten...ayakkabısını boyamaktan.....bir yumurta kırıp pişirmekten bihaberdir....basit görünen işler....profesyonel yardımcılar ve uzmanlar tarafından yeteneksiz...düşünmeyen....aciz insanlara...hizmet etmek uyanıklığı ile sunulmaktadır...)))) aciz insan türü yetiştirmek için... Mütemadiyen modernleşme ilerleme çağdaşlaşma medenileşme olarak topluma empoze eder... Tüketim yoluyla... Kapitalizmin çökmesinin tek çözümü şu parolada gizlidir... TÜKETİRSEN TÜKENİRSİN... . TÜKETMEZSEN TÜKENİRLER... Bu düstur üzerine eğer ülkemizde insanlar sadece boğazlarını doyuracak kadar kendilerine yaşam alanı sınırı koysalar... . Özelleştirilen ve yabancılara peşkeş çekilen tüm milli-yerli kurumlar... Çok değil 1 ay sonra çöküşe geçecek... İflas edecekler ve yabancılar ülkeyi terk edip kaçacaklardır... kelepir fiyata her şeyi geri almak mümkün olacaktır... Olur mu... ??? ... kesin olur... Eyleme geçildiğinde... ancak... Türk milleti damarlarına kadar... 1980 den bu yana bireysel hırs ve egoizme teslim olduğu için... Ülkemiz için imkansızdan ötedir... ...
Eylül 2014

Uğur Çakmak, bir soruya yanıt verdi.

Kapitalizm'i yıkabilecek sistemler var mıdır? Varsa bu sisteme geçiş evresinde izlenecek strateji nasıl olmalıdır?

Kapitalizm'i yıkabilecek sistem vardır veya yoktur, mühim değil. Asıl mevzu şu: Kapitalizm diyalektik bir biçimde kendi kendini yıkar. Kar esasına dayalı bir sistem olabildiğince maliyeti kısmaya çalışır. İşçiler az maaş alır, çok çalışırlar. Kapitalizm diyalektik bir biçimde karını artırırken müşterisinin alım gücünü azaltır çünkü o çalışan işçilerdir müşteri. Her şirket böyle yapsa, müşterinin alım gücü düşer. Bu sefer üretim piyasayı aşar, arz talebi aşar. Bu noktada da kaçınılmaz iktisadi çöküntüler olur. Tarihte olduğu gibi. Kapitalizm varlığını sürderecektir çünkü insanın yapısı kapitalisttir. Kapitalizm ölmeyecektir ama yöntemini değiştirmek zorundadır yoksa yine buhranlara süreklenecektir. Bu haber durumu özetliyor bbc.co.uk/turkce/ekonomi/2014/05/140527_... .
Haziran 2014

Russel Westbrook, bir soruya yanıt verdi.

ODTÜ'deki yaşanan olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Birazda odtü ve benzeri yerlerde yaşanan bu olaylara değilde sırf o olayların neden yaşandıgına kafa yorsak ya ?
Haziran 2014

Nazlıcan , bir soruya yanıt verdi.

PKK nın bağımsız bir Kürdistan kurmak istediğine inanıyor musunuz?

Bişey diyemem öcalan bZen pKk saçmalıyabiliyor
Nisan 2014

Ankra Hkuk, bir soruya yanıt verdi.

AKP tekrardan başa gelirse Türkiye'yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Mevcut iktidar önümüzdeki genel seçimlerde de iktidar olacak gibi görünüyor. Tek başına iktidar olabilir mi, kesin bir şey diyemeyiz. Ancak, gidişattan görüleceği üzere, terör örgütünün meşrulaştırılması, Bebek Katilinin sevimli hale getirilmesi gibi gelişmelere bakılırsa, Güneydoğuda 5-10 yıl gibi bir süre içinde özerk bir yapı kurulacağına, Bebek Katilinin çeşitli gerekçelerle serbest bırakılacağına kesin gözüyle bakıyorum.
Nisan 2014

Cengizhan Eren, bir soruya yanıt verdi.

AKP tekrardan başa gelirse Türkiye'yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Başbakan, 30 Mart Yerel Seçimlerinin ardından yaptığı meşhur konuşmasında, geleceğe dair söylediği iki önemli konu vardı.

1-"Suriye bizimle savaş halinde. 74 kardeşimizi sehit ettiler. Şuan da Süleyman Şah türbesi bizim topraklarımızdır. Oraya olan her saldırı bize yapılan saldırıdır. "

2--( Cemaati kast ederek) "Bazıları için şahsen suç duyurusunda bulundum. Bunlar kaçabilir dedim. Bunların inlerine gireceğiz. Bunun hesabını ödeyecekler, bedelini ödeyecekler. "


Bu gibi pek çok ifadeyle Tayyip Erdoğan, gelecekteki politikasını saldırı ve intikam hamleleriyle sürdüreceğini açıkça söylemiştir... Bu ifadelerinin altını nasıl dolduracak, hep birlikte izleyip göreceğiz... .
Daha fazla

48 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.