Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sosyal Yaşam

Yaşam

Ne varsa, sokakta var!

Ocak 2017

Mustafa @KUYUCUOGLU

Bir proje üstünde çalışıyorum. Böyle bir uygulamayı kullanır mıydınız/kullanmaz mıydınız? Düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

Bir motosiklet gezginiyim. Gezilerimi web'de arayarak, gezgin bloglarını takip ederek planlıyorum ve bu çok vaktimi alıyor. Senelerdir böyle bir platformun eksikliğinden yakınırım. Hedef noktayı seçtiğimde kullanacağım araca göre (normal araba, offroad araba, sport touring motosiklet, enduro yada offroad motosiklet gibi) ve istediğim yol tarzına göre (otoyol, stabilize, offroad, köy yolu gibi) çizilen rota üzerinde gezip görülebilecek tarihi/turistik yerler ve bu yerler hakkında bilgi, yapılabilecek aktiviteler, katılabilecek topluluk etkinlikleri, festivaller, meşhur yiyecekler ve yemekler, kamp alanları, iklim ve doğa şartları gibi veriler sunacak bir platforma benim gibi birçok gezginin ihtiyacı var.
Temmuz 2016

Yoyo @iremtwotf

En yakın arkadaşınızı kaybetseniz ne yapardınız?

Çok kısa bir süre önce bahsettiğin durumu yaşadım. Ve ne hissettim biliyor musun? Özgürlük. Çünkü her ilişkinin bir ömrü vardır. Biz bazen bütün duygusallığımızla bütün ciddiye aldığımız ilişkilerimizin hayatımızla aynı anda biteceğine inanmayı istiyor ve inanıyoruz. Hatta öyle oluyor ki bundan emin şekilde konuşup davranabiliyoruz. Bence asıl problem birinin yanlış bişey yapmayacağına kendi içinde bu kadar emin olmaktan geçiyor. Herkes insan. Ve herkes herşeyi yapabilir. Çok üzücü olsa da. bahsettiğin şeyin tıpatıp aynısını yaşadım ve bazen insanlar kendilerini olduklarından daha büyük gurur kefelerine koyuyorlar. Bir daha arama, sorma onu. gerek yok inan bana. Çünkü muhtemelen onun sana yaptıklarını sen çok rahat göz ardı edebilirken bir de onun gereksiz tavrıyla boğuştun. İnan bana, sana bu kadarını verebilecek binlerce insan var sokakta.
Nisan 2014

Gizli Kullanıcı

Eski bir hamamı kafe olarak restore etmek istiyorum. Sizce nasıl olur?

Ben de Hakan (@hakkan)'a katılıyorum. Hamamlar yapısı gereği fazla kapalı mekanlar oluyor. Restore edilse dahi daha aydınlık bir yeri tercih ederdim ben şahsen gidecek yerleri seçme şansım olduğunda. Ancak çok iyi bir iş çıkarsa restorasyon sonucunda belki diyorum, ama riskli bir iş gibi geldi.
Mart 2014

Ümmügülsüm Özelif @ummugulsumozel

İnternet sendromu nedir?

Bilgisayar kullanıcılarının yüzde 20'si, bilgisayara eş yada sevgililerinden daha fazla zaman ayırıyor.

İnternete bağlı olunamadığı için ihtiyaç duyulan sorulara yanıt bulamayanlar “Discomgoogolation” (dis-.com-Google-ation) olarak adlandırılan sendromu yaşıyorlar. Sendromun çok görüldüğü İngiltere'de yapılan bir araştırma, İngilizlerin yüzde 70'inin internete her gün bağlanmadığında mutsuz olduğunu gösterdi. YouGov firmasının son araştırması, İngiliz kullanıcıların yüzde 44'ünün hayal kırıklığı hissederken, yüzde 27'sinin online olamadığı zaman daha çok stresli olduğunu ortaya koydu. İngilizlerin yüzde 26'sı interneti yaşamlarını organize etmek için “son derece hayati” olarak nitelerken, bilgisayar kullanıcılarının yüzde 19'u ailesinden, yüzde 20'si ise sevgilisi ya da eşine ayırdığından fazla zamanı internet başında harcıyor.

SAPLANTILI İNTERNET KULLANIMI

İnternet ortamında “Onlinekolizm” olarak da nitelendirilen “Discomgoogolation” sendromu, yetişkinlerin yanı sıra çocuklar arasında da
hızla yayılıyor. Ebeveynler, çocukları için yeni eğitim fırsatı sunduğunu düşündükleri için evlerinde internet bağlantısı olmasına sıcak bakıyorlar. Ancak çocukların, interneti sadece ev ödevleri veya araştırma için kullanmadığı, arkadaşlarıyla anlık ileti kurdukları, çevrim içi oyunlar oynayarak veya sohbet odalarında yabancılarla konuşarak saatler geçirdikleri tespit edildi.

Microsoft uzmanları şirketin internet sitesinde, çocukların “Discomgoogolation” sendromundan korunması için şu önerilerde bulunuyor:
“-İnternet bağımlılığın belirtilerini arayın. Çocuğunuzun internet kullanımının okuldaki performansını, sağlığını, ailesiyle ve arkadaşlarıyla ilişkilerini etkileyip etkilemediğini kendinize sorun. Çocuklarınızın çevrim içi ortamda ne kadar zaman geçirdiğini belirleyin.
-Çocuğunuz internet bağımlılığı belirtileri gösteriyorsa, profesyonel bir danışmana başvurun. Saplantılı internet kullanımı, depresyon, öfke ve öz güven eksikliği gibi başka sorunların belirtisi olabilir.
-Kendi çevrim içi alışkanlıklarınızı inceleyin. Kendi internet kullanımınız diğer etkinliklerinizle dengeli mi? Unutmayın, çocuğunuzun örnek alacağı ilk kişi sizsiniz.
-İnternet kullanımını yasaklamayın. Çoğu çocuğun sosyal hayatının önemli bir parçasıdır. Bunun yerine, çocuklarınızın çevrim içi olarak ziyaret edebileceği sitelere ve neler yapabileceklerine yönelik internet kullanımıyla ilgili aile kuralları belirleyin ve bu kurallara uyulmasını sağlayın. Bu kurallar şunları içerebilir: her gün belirli bir süre çevrim içi olma; ödevleri bitirinceye kadar internette gezinememe veya anlık iletileri kullanamama; sohbet odalarına veya çevrim içi yetişkin içerikli sitelere girememe.
-Bilgisayarı açıkta tutun. Bilgisayarı çocuğunuzun odasına değil, evin ortak kullanım alanlarından birine kurun.
-Bir denge kurun. Çocuğunuzun diğer etkinliklere katılmasını destekleyin ve teşvik edin özellikle diğer çocuklarla zaman geçirmesini sağlayın. Çocuğunuzun çevrim dışında sosyalleşmesine yardımcı olun. Çocuğunuz yaşıtlarına karşı utangaç veya çekingense, onu sosyal beceriler dersi almaya teşvik edin. Çocuğunuzu bilgisayar dersleri veya hobi grupları gibi ortak ilgi alanları olan diğer çocuklarla tanışabileceği etkinliklere özendirin. ”
Şubat 2014

Oğuzhan Eker @ucanmoruk

Şehrin gürültüsünden uzak, kafa dinlemelik bir cafe açmak istiyorsunuz. Nerede olmalı?

Daha sakin olan yerler İstanbul'da genellikle sahile yakın bölgelerde oluyor. Nispeten şehrin kalabalık bölgelerine göre daha sakindir ancak tabii ki Beşiktaş gibi tam geçiş konumunda olan yerler çok kalabalık, gün içinde milyonlarca insan Beşiktaş'tan geçiyor ve bir yerlere gidiyor.

Bence böyle bir durumda (eğer karlılığı da hedefliyorsanız tabi) sahil kesimleri veya diğer arkadaşların da bahsettiği gibi Moda, Cihangir aradığınız yerler olabilir.

Benim bildiğim kadarı ile özellikle sahil kesimlerinde zaten var olan tüm yerler dolu ve yeni bir yer bulmak çok çok zor. Emirgan sahili, Yeniköy, Zekeriyaköy şeridi bu konuda bakabileceğiniz yerler olabilir.
Şubat 2014

Mehmet @mehmet47

Sözlükte bir kelime olsaydınız, hangi kelime olmak isterdiniz?

Ya aşk olurdum ya mavi... Biri insanlığın sebebi, biri huzurun... .
Şubat 2014

Oğuzhan Eker @ucanmoruk

En ücra köşede de olsa seni bir daha getirmeye yetecek kadar çekici olan bir kafe hayal et. Neler olurdu bu kafede?

Yaklaşık 2 yıldır kuzenimin ofisinden çalışıyorum. Öncesinde "kafe köşelerinde" çok çizim yaptım, teklif hazırladım, toplantı yaptım. Takıldığım kafelerde beni rahatsız edenler olmazsa her zaman giderim oraya. Mesala bangır bangır müzik çalmayacak, çayı demleme olacak, işletenler ve servis yapanlar samimi ama laubali olmayacak, aidiyet duygusunu arttıracak unsurlar olacak (bazen çayı kendim doldursam olmaz mı?), oturma birimleri çeşitli olacak (rahat kanepeler hatta), priz nerede diye aramayacağım. Her masa yakınında priz olacak. İlk aklıma gelenler bunlar... .
Ocak 2014

Gökhan Biçer @Denizcigokhan

İnsanlar kendilerini sosyal ağlarda daha mı etkin bir şekilde ifade ediyorlar?

Elbette daha etkin şekilde ifade ediyorlar çünkü kimseden söz isteme veya kendini ifade etmek için izin almak gibi bir durumları internette yoktur. Ayrıca internette özgür bir ifade ortamı vardır, her ne kadar bizim ülkemizde bu biraz daha farklı biçimde tartışılsa da bu böyle.

Gerçek hayatta onlarca, yüzlerce hatta milyonlarca insana sözlerinizi aktarabilmeniz için yıllarınızı harcamanız ve bu güce sahip bir meslek seçmiş olmanız gerekir. İnternette ise bir hesap açmanız yeterlidir. Yazdıklarınız kısa bir sürede yüz binlerce kişiye ulaşabilir. Bu durumda ifade biçiminiz ve seçtiğiniz sözcükler değişir. Yazdıklarınızı hiç kimsenin okumadığını veya okumayacağını bilseydiniz muhtemelen paylaşmazdınız.

İnternet ortamında düşüncelerin ifade edilmesi konusu tamamen sizin bireysel olarak kontrolünüzde gelişir, sadece bazı basit kurallar vardır; küfür, hakaret... Vs gibi. Hatta bu kurallar bir çok internet sitesinde yoktur bile. Yani ifade özgürlüğünüzün sınırları sözcüklerinizin kişiler tarafından ne kadar kabul edildiği ile orantılıdır. Eğer çok saçma bir şey söylerseniz veya hakaret ederseniz kitle sizi iter ve ayıplar, tıpkı gerçek hayattaki gibi. Tek fark olarak gerçek hayatta belki de dayak yiyeceğiniz veya hapse girebileceğiniz bazı ifadeler için reel olarak cezalandırılmazsınız. Fakat toplum yine sizi dışa itecektir.
Ocak 2014

Serif132 @serif132

Çevrenizde sizi en çok rahatsız eden şey nedir?

Olup biten onca olaya, saçmalığa karşın, hala hiç birşey yokmuş gibi davranan, en ufak bir rahatsızlık hissetmeyen, hatta tüm bunların olması olağanmış gibi istifini bile bozmayan, kafasında soru işareti olmayan tepkisiz kimseler, gerçekten beni oldukça rahatsız ediyor.
Aralık 2013

nadida.com.tr
'>Canberk Tabanlı @canberkt

Seçme şansınız olsa hangi ülkede yaşamınızı devam ettirmek isterdiniz?

Açıkçası çok iyi araştırıp, tanıyıp sevdiğim, yaşamayı düşündüğüm bir yer olmadı. Yeni bir yere alışmak zor olabilir. Bu yüzden şimdilik Türkiye'deyim : )
Ocak 2013

Sezer Özyürek @Th3Ultra

Hangi faktörler kişinin empati seviyesini belirler?

  • Deneyimler: Empati kurma yetisinin gelişebilmesi için, yaşanan deneyimlerin yüksekliği, karşılaşılabilecek durumlar karşısında karşıdakini anlama olasılığını artırır.
  • Dinleme becerisi: Karşısındakinin düşünce ve fikirlerine önem verip, karşısındakini dinleyen insanların empati kurabilme yeteneği daha fazladır. Gerçekten dinlendiğinin farkında olan kişi kendini daha çok açar ve anlaşılma ve anlama kendi kolaylaştırır.
  • Sorular sormak: Bilmediğiniz bir durum karşısında sorular sorarak, bildiğiniz gibi anlamaya çalışabilirsiniz. Bu sayede ilk seferde sorununu anlatmak istemeyen kişiye sorduğunuz sorularla yaklaşarak sorununu verdiği cevaplarda yakalayabilirsiniz. Örneğin sevmediği davranışları sorarak hangi davranışın onu üzdüğüne ulaşabilirsiniz.
  • Farklı görmemek: Karşınızdakini farklı görmeden genel ve normal bir durummuş gibi değerlendirmek gereklidir. Herhangi bir sorun varsa bunu kişiselleştirmeden kişiyi rahatlatmak ve onu farklı görmemek durumunu anlamamıza yardımcı olur.
  • Ders çıkarmak: Yaşadıklarından ders alan insanlar hem kendi kendileriyle olan bağlarını hemde çevreleriyle olan bağlarını aynı durumlarla karşılaştıklarında rahatlatacak kişi olarak görülürler.

Empati

Empati kurmayı engelleyen faktörler;
  • Çocukluk döneminde çok fazla ve çok az övgü almak.
  • Çocukluk döneminde fazla eleştiri almak
  • Şımarık yetiştirilen bir çocuk ve çevre durumlarından habersiz, sorunlar karşısında tek başına çözüm üretemeyen bir çocuk ilerde empati kurma seviyesi düşük olarak yetişir.
Aralık 2012

Ece Naz Sonat @lorquina

Akıllı telefonlar insanı sosyalleştiriyor mu yoksa yalnızlaştırıyor mu?

Her ikisi de.
Televizyon öncesinde de insanlar misafirliğe gittiğinde sohbet etmekteyken, televizyon hayatlarına girdikten sonra misafirlik=topluca televizyon karşısında bir programa odaklanmak oldu. Yani her ne kadar, iletişim azaldı insanlar artık birşey paylaşamıyor diye haykırılsa da, insanların yeni oyuncağı bu.
Sosyallik kattığı doğru. Bir çok insan bir çok aktivite takibini akıllı telefon sayesinde çok daha çabuk halledebilmekte. Ama masada ki 3-4 kişi buluşup, aynı anda telefona baktıklarında ne kadar gülünç göründüklerinin farkında değiller. Diğer mevzu da şu; akıllı telefonu kullanılması sorun değil. Sorun olan kısmı; karşısında bulunan kişiye saygısızlık edilip, telefona odaklanılması.Bu da bazı kimseler tarafından hoş karşılanmadığı için; paylaşım azaldığından, gitgide yalnızlaşacaklarının sinyalini vermekte.
Aralık 2012

Nurdan Çiçek (Eyinç) @maginur

Üniversitede yaptığınız / yapmadığınız nelerden pişmanlık duyuyorsunuz?

Piyano çalmayı öğrenemediğim ve kısa film yarışmasına katılmadığım için çok pişmanım.
Ekim 2012

Alper Altuğ @orqo

change.org ülkemizde de başarıya ulaşabilir mi ?

Açıkçası başarıya ulaştı bile. Bazı kampanyaların etkisini haberlerde görebiliyorsunuz.
Ekim 2012

June @june

Yataktan kalktığımız her gün ilk olarak neler yapar ve güne nasıl başlamayı tercih edersiniz?

Tuvalete giderim. Elimi yüzümü yıkar, kahvaltıyı hazırlarım.
Daha fazla