Bilmek istediğin her şeye ulaş

Söz

Söz kelimesi aşağıdaki anlamlara gelebilir: Sözcük Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi Söylenti, rivayet Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme (müzik) Güfte Gökhan Tepe'nin şarkısı

Haziran 2016

Seyda Kartal  yeni bir  gönderide  bulundu.

Degirmenlere karşı



Zaman düşer ellerimden yere
Oradan tahtaboşa
Saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya,
Resimler sarı güneşsizlikten, duygular değişir

Dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına
Ve sen ben, değirmenlere karşı bile bile birer yitik
Savaşçı,
Akarız dereler gibi denizlere, belki de en güzeli böyle...

Uçurma uçar sözlüğümden, geri gelmeyecek bir kuş
Yaşanmamış kırıntılar sadece bir düş
Zaman düşer ellerimden yere
Oradan tahtaboşa
Saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya,

Ve sen ben, değirmenlere karşı bile bile birer yitik
Savaşçı,
Akarız dereler gibi denizlere, belki de en güzeli böyle...
sen ben, değirmenlere karşı bile bile birer yitik
Savaşçı,
Akarız dereler gibi denizlere, belki de en güzeli böyle. . .
Aralık 2015

Seyda Kartal  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ağlama Dur

Bu mevsimlerde hep böyleydim, daha durgun daha duygusal daha derindim. Kimseye anlatamadığım her ne varsa bir köşeden izlediğim buğulu cama dalar anlatırdım içimdekileri, şarkılar dinler sözlerini aklımda milyonlarca kez yorumlar yazıldığı duyguları hissetmeye çalışırdım. Bu mevsimde bu şarkıya takıldı aklım nasıl ne derinlikte yazılmış hala kavrayamasamda her dinleyişim ayrı bir tad.. Benim için Ahmet Kaya'yı anlatan tek tanım; kimsenin anlayamayacağı bir derinlikte yaşaması oldu şüphesiz..




Bir ince pusudayım,

Yolumun üstü engerek
Bir garip akşamdayım
Sırtımı gözler tüfek

Ben senin sokağına ulaşamam dardayım,
O masum gözlerine bakamam firardayım

Oysa ben bu gece yüreğim elimde
Sana bir sırrımı söylecektim
Şu mermi içimi delmeseydi eğer
Seni allıp götürecektim

Beni vur beni onlara verme
Külüm al uzak yollara savur
Dağılsın dağlara dağılsın
Bu sevdamsın ama sen ağlama dur.

Beni vur beni onlara verme
Külüm al uzak yollara savur.
Dağılsın dağlara dağılsın
Bu öykümüz ama sen ağlama dur.

Bir ince pusudayım
Bu gece zehir zemberek
Bir yolun sonundayım
Sessizce tükenerek

Aah senin ellerine uzanamam yerdeyim
O masum hayallere varamam ölmekteyim

Oysa ben bu gece yüreğim elimde
Sana bir sırrımı söylecektim
Şu mermi içimi delmeseydi eğer
Seni allıp götürecektim

Beni vur beni onlara verme
Külüm al uzak yollara savur
Dağılsın dağlara dağılsın
Bu sevdamsın ama sen ağlama dur.

Beni vur beni onlara verme
Külüm al uzak yollara savur.
Dağılsın dağlara dağılsın
Bu öykümüz ama sen ağlama dur.
Kasım 2014

Gurkan Bektaş, bir soruya yanıt verdi.

Şimdiye kadar duyduğunuz en ilham verici söz nedir?

  • Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.
    Samuel Beckett
Kasım 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Şimdiye kadar duyduğunuz en ilham verici söz nedir?

Demek cehennem bu. Hiç aklıma getirmezdim böyle olacağını... Acı, ateş, kızgın ızgara hepsi sizsiniz demek...Ne gülünç şey! Kızgın ızgaranın ne gereği var: cehennem başkalarıdır.
Jean Paul Sartre
Kasım 2014

Mustafa Kemal Taştekin, bir soruya yanıt verdi.

Şimdiye kadar duyduğunuz en ilham verici söz nedir?

Dinleyin Sürüngenler! Sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz! Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz! (tyler durden- fight club)
Kasım 2014

Ömer K., bir soruya yanıt verdi.

Şimdiye kadar duyduğunuz en ilham verici söz nedir?

Eski kölelerin çocuklarıyla ve eski köle sahiplerinin çocukları kardeşlik sofrasında buluşup; insanı insan yapan değerler çerçevesinde birbirlerine davranmadiklari müddetçe hayatı daha da katlanilmaz kilariz birbirimize karşı. ( hepsi alıntı değil)
Kasım 2014

Winterwitch, bir soruya yanıt verdi.

Şimdiye kadar duyduğunuz en ilham verici söz nedir?

"Gerçekçi ol, imkânsızı iste. " Çok gaza getiren bi söz bana göre =).
Ekim 2014

Uğur Mumcu Yilmaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

UYANIN ULAN..!

Sinsice yaklaşan gece karanlığı var yüzünde, esnemeyen bir yürüyüş edası üzerinde. Hiç deniz kokusu almamış, hiç ıslanmamış gibi yağmurda. İçindeki o lanet düşüncelerin her biri gözlerinden okunuyordu.Selam vermedi, vermediği gibi kendisinden sonra gelenlerinden de almadı selamını. Gözleri yaşlı olarak gelen çocuğu derdini dahi dinlemeden elinin tersiyle itti.Belli ki bir büyüğünü oracıkta kaybetmiş, bulamıyordu. Bu davranışı ona pahalıya patlayacak gibiydi ama ne var ki etraftakilerin sert bakışlarına maruz kalmak onun daha da hoşuna gitmişti. Bir ters hareketine daha bakardı iş. Gözlerle tacize aldırmadı, oturmaya devam etti. Yanına gelen güzel kadın hiç oturmadan onu elinden tuttu ve -gidelim- dedi.Adam masanın üzerinde bıraktığı 50 tl’nin üzerini beklemeden çıktı. Klasik bir araçla oradan uzaklaştılar.Peki neydi bu? Her insanın şahit olabileceği bu durumda takılmamız gereken durum neresi? Adamın elinin tersiyle çocuğu itmesi mi, etraftakilerin adama ikinci bir şansı vermesine mi, güzel bir kadına mı yoksa klasik bir araba mı? Çoğu kişi adamın çocuğu elinin tersiyle itmesine takıldı ve adamı yadırgadı. Peki, adamın o salonda kendi geçmiş hayatını yaşadığı ve o çocuğun kendisi olduğu söyleniyor ve siz adamın o çocuk olduğunu biliyorsunuz, peki ya şimdi ne düşünürsünüz? Bu kez de etraftakilere kızıyorsunuz değil mi? Neden zamanında o çocuğa böyle davranan insanı dövmedikleri için.Peki bu ufak hikayede kadına ve klasik arabaya takılanların durumu ne olacak, onlar yeryüzündeki insanların yüzde kaçını oluşturuyorlar, hiç düşündünüz mü? Aklı fikri magazin programlarında olan, kim kiminle nerede sevişmiş, yok kimin yeni doğan bebeğinin hastalığı neymiş, onun eski kocası şimdilerde kiminle berabermiş? İşi gücü evlenme programları olanlar var, hikmet bey ayşe hanımın eski kocası, şimdi telefonda ayşe hanım var (Hikmet bey, zeyno’ya talip),yok seda hanım necati beye varacak mı? Ohoo vardı da döndü bile senin haberin yok... Dipten dibe uyuşturulmuşuz, televizyonla vurmuşlar aklımızı fikrimizi. Konuşulanlar mantık ötesi şeyler, insanların beynini öldüren şeyler.Alkolden, sigaradan daha zararlı bunlar. Din gibiler, enjekte etmişler her insanın kafasına.Uyanın, uyanın. Onlar seviştikçe sizler uyuyorsunuz. Onlar saçma sapan işler ile sizleri oyalarken sizler ölüyorsunuz.Kendinize gelin artık.İnsan bu olamaz.Kimin, kimin yatağını terlettiğinden, hikmet beyin eşinin kimin olacağından size ne yahu? Size ne. Artık bir şeyler yapın, şu afyonlardan bir kurtulun artık... !
Eylül 2014

Haty Cross, bir soruya yanıt verdi.

Duyduğunuz ya da okuduğunuz en bilgece söz nedir?

Bir dahi kendi çaginda gezegenlerin yolunu aydinlatan bir kuyruklu yildiz gibi parlar... Kulturunun normal seyriyle el ele gitmez: tam tersine calismalarini onundeki yolun cok ilerisine savurur.
Arthur Schopenhauer
Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Mevlana'nın dostluk üzerine sözleri nelerdir?

  • Gerek yok her sözü, laf ile beyana... Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana...Hz. Mevlana
  • Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
  • Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
  • Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş...
  • Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır...
  • Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir...
  • Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
  • Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki...
  • Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
  • İsa'nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
  • Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
  • Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
  • Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.
  • Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
  • Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
  • Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
  • Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
  • Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
  • Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
  • O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
  • Genişlik, sabırdan doğar.
  • Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
  • Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
  • Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
  • Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
  • Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
  • Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
  • Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
  • Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
  • Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
  • Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
  • Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah'tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
  • Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur...
  • Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim"der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana, onu sen çağırdın.
  • İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
  • Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
  • Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış, oysa önünde yüzlerce dağ var
  • Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
  • Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
  • Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
  • Şu deredeki su, kaç kere değişti, yıldızların akisleri hep yerinde.
  • Yol kesenler olmadıkça , lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça, sabırlılar, gerçek erler, yoksulları doyuranlar nasıl belirir, anlaşılır?
  • Oyun , görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
  • Anlayış, edep şehirlilerdedir. Ziyafet, garip konaklamak da köylülerde.
  • Resimler ister haberleri olsun, ister olmasın, hepsi de ressamın elindedir, o elden çıkar.
  • Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç? O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker, kaçar.
  • Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak, malı yitmekten korur.
  • Çalınmış kumaş, devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
  • Ağlayışın, feryat edişin bir sesi, sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
  • Her korkuda binlerce eminlik vardır, göz karasında onca aydınlık mevcut.
  • Verdiğini geri alan kişi, ***** gibi kusmuğunu yemiş olur.
  • Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını, şarabı verene aç.
  • Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür, karşılığını bulma günüdür.
  • Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
  • Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
  • Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
  • Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
  • Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
  • Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
  • Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
  • Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
  • Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
  • Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
  • Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
  • Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
  • Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
  • Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
  • Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
  • Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet'in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
  • Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
  • Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
  • Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
  • Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
  • İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
  • İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
  • A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
  • Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
  • Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
  • Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
  • O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
  • Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
  • Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
  • Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
  • Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
  • İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
  • Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
  • Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah'ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
  • Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
  • Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.
  • Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
  • Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
  • Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
  • Dert, insana yol gösterir.
  • İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
  • İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
  • Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
  • Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
  • Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
  • Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
  • Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
  • Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.
  • Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
  • Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
  • Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
  • Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
  • Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
  • Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
  • Dünyaya demir atmış Karun'u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa'yı gökyüzü çekti, yüceltti.
  • Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
  • Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
  • Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı'dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
  • Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
  • Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O'nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
  • Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.
  • Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
  • Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
  • Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
  • Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.
  • Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
  • Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
  • Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
  • Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
  • İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
  • Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
  • O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
  • Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
  • Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
  • Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
  • Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
  • Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
  • Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
  • Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
  • Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
  • Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
  • Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
  • Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
  • Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
  • Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
  • Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.
  • Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
  • Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
  • Peygamberler insanları Allah'a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
  • Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin düşündürdükleri...
  • Sabır, genişliğin anahtarıdır.
  • Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
  • Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
  • Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
  • Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
  • Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.
  • Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
  • İnanan, inananın aynasıdır.
  • Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
  • Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
  • Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint'li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
  • Yokluk, varlığın aynasıdır.
  • Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
  • Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
  • Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
  • Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
  • Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
  • Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
  • Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
  • Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı'dan medet umuyorlar.
  • Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
  • İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
  • Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa'nın eli nerede
  • Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
  • Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
  • Bağış, kine merhemdir.
  • Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
  • Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
  • Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.
  • Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
  • Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
  • Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
  • Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
  • Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
  • Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
  • Bal yiyen arısından gocunmaz...
  • Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
  • Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
  • Davud'un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
  • Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
  • Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
  • Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
  • İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
  • Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
  • Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
  • Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
  • Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
  • Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı'ya makbuldür.
  • İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
  • Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
  • Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?
  • Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
  • Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
  • Öküz, ansızın Bağdat'a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.
  • Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
  • Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
  • Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
  • Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
  • Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
  • Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
  • İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
  • İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
  • Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
  • Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
  • Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
  • Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
  • Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
  • Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
  • Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
  • Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
  • Padişah, töhmet altına alınanı Karun'a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
  • Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
  • Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı'yı görmüş olur.
  • Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
  • Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
  • Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
  • Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak
Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Hz. Ali'nin dostlukla ilgili sözleri nelerdir?

1. "İmtihan etmek arkadaşlık olarak yeter. "
2. "Kötü arkadaşla oturmaktan sakın. Şüphesiz böyle bir kimse arkadaşını helak eder ve onu yokluğa sürükler. "
3. "Güzel muaşerette bulun, darlığa sabret ve kudretin olduğunda insaflı ol. "
4. "İnsanlarla onların seninle arkadaş olmasının sevdiğin şekilde arkadaş ol ki kendilerinden güvende olasın ve onlar da senden güvende olsunlar. "
5. "Sultanla korku içinde/ihtiyatla, arkadaşınla alçak gönüllülük ve güler yüzlülükle ve düşmanla da aleyhine hüccetinin tamamlanacağı şekilde arkadaşlık et. "
6. "Görüşü kabul gören ama ameli hoş görülmeyen kimseyle arkadaşlık etmekten sakın. Şüphesiz arkadaş, arkadaşıyla itibar görür. "
7. "Fasık, facir ve Allah'a karşı açıkça günah işleyen kimselerle arkadaşlıktan sakın. "
8. "Takva sahibi ve dindar kardeşinle arkadaş ol ki güvende olasın. Ondan doğru yola kılavuzluk dile ki ganimete eresin. "
9. "Yalancı insanla arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz arkadaşlık etmek zorunda kalırsan sözünü doğrulama. Ama ona kendisini yalanladığını bildirme. Zira o dostluğundan el çeker, ama kendi tabiatını terk etmez. "
10. "Seni gafil ve haris kılan kimseyle arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz böyle bir kimse seni yardımsız bırakır ve helak eder. "
11. "Fasıklarla arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz kötülük kötülüğe katılır. "
12. "Fısk ehli kimselerle arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz bir topluluğun yaptıklarından hoşnut olan kimse, onlardan biri gibidir. "
13. "En güzel ahlak arkadaşına ikramda bulunmak ve isteyene yardım etmektir. "
14. "Salah ve doğruluğun çoğu akıl ve zeka sahibi insanlarla arkadaşlık etmektedir. "
15. "Hayrın afeti kötü arkadaştır. "
16. "Arkadaşlık uzun sürdüğünde hürmet/saygı daha da güçlenir. "
17. "Eğer selamette olmayı seviyorsan, cahillerle arkadaşlıktan sakın. "
18. "Arkadaşlık güzel uyuşmakla devam eder. "
19. "Güzel arkadaşlıkla birliktelik çoğalır. "
20. "Aklın meyvesi iyilerle arkadaşlıktır. "
21. "Güzel arkadaşlık kalplerin sevgisini arttır. "
22. "En hayırlı seçim, hayırlı insanlarla arkadaşlık etmektir. "
23. "En hayırlı seçim hayırlı insanları sevmektir. "
24. "Arkadaşlık ettiğin en hayırlı kimse ilim ve hilim sahibi olanlardır. "
25. "Arkadaşlık ettiğin en hayırlı kimse, seninle kendisi arasında seni bir hakime muhtaç kılmayandır. "
26. "Arkadaşlık ettiğin en hayırlı kimse seni ahirete iştiyaklı kılan, seni dünyadan sakınmaya teşvik eden ve Allah'a itaat hususunda sana yardımda bulunandır. "
27. "İnsanlarla tanıdıkları şekilde muaşerette bulun ve onları bilmedikleri şeylerde kendi hallerine bırak. Onları kendilerine ve bizlere yükleme. Şüphesiz işiniz zor ve müşküldür. "
28. "İnsanlarla ahlakları üzere muaşeret edin, ama amelde onlardan ayrılın. "
29. "İnsanlarla öldüğünüzde üzerinize ağlayacak ve kaybolduğunuzda sizlere iştiyak duyacak şekilde muaşerette bulunun. "
30. "İnsanlarla dil ve bedenlerinizle muaşerette bulunun; kalp ve amellerinizle onlardan ayrılın. "
31. "Arkadaşlığın şartı az muhalefet etmektir. "
32. "Hayırlı insanlarla arkadaşlık, güzel kokuya estiğinde, güzel kokuyu yüklenen rüzgar gibi hayır kazandırır. "
33. "Kötü insanla arkadaş olan kimse ateşten bir parçadır. "
34. "Hikmet sahibi kimselerle arkadaşlık et, hilim sahibi kimselerle otur ve dünyadan yüz çevir ki yüce cennette sükunet edesin. "
35. "Kötülerle arkadaşlık, kötü kokuya estiğinde, kötü kokuyu yüklenen rüzgar gibi insana kötülük kazandırır. "
36. "Ahmak kimseyle arkadaşlık ruhun azabıdır. "
37. "Akıllı dostla birliktelik ruhun hayatıdır. "
38. "Kötülerle arkadaşlık iyi insanlara kötü zanda bulunmaya sebep olur. "
39. "Akıl ve din sahibi kimseyle arkadaşlık kur. Şüphesiz bu, arkadaşların en hayırlısıdır. "
40. "Arkadaşını çoğaltmak isteyen kimse nasıl olur da, faziletlerinden ganimet elde ettiği ilimleri kendisini hidayete erdirdiği ve arkadaşlıkları kendisini süslediği akıllı ve takvalı alimlerle arkadaşlık etmez, şaşarım. "
41. "Kalplerin imarı akıl sahipleriyle muaşerette bulunmaktadır. "
42. "Her arkadaşlıkta bir seçim (veya imtihan) vardır. "
43. "Güzel birliktelikte arkadaşlığa teşvik vardır. "
44. "İnsanlarla az muaşerette bulunmak dini korur ve insanı kötülerle arkadaşlıktan rahatlığa kavuşturur. "
45. "Kötü arkadaş, en kötü arkadaştır. Aşağılık hastalığı gizli bir hastalıktır. "
46. "İnsanlara ahlakları esasınca yaklaş ki belalarından güvende olasın. "
47. "Bir çok tanışıklıklar meşakkattir ve insanlarla muaşerette bulunmak fitneye sebep olur. "
48. "Kötülerle arkadaşlıktan çok yalnızlığı ünsiyet edin. "
49. "Ahmakla birlikte olunca, kötü kimseyle muaşeret ettiğinde ve zalimle bir muamelede bulunduğunda sakın, ihtiyatlı ol. "
50. "Arkadaşlık uzadıkça saygınlık güçlenir. "
51. "Muaşereti çok olan kimsenin sakınması az olur. "
52. "Akıllı insanlarla arkadaşlık eden vakarlı olur. "
53. "Arkadaşlığı güzel olan kimsenin arkadaşları çok olur. "
54. "Kötülerle arkadaşlık eden salim kalmaz. "
55. "Kötülüğü çok olanın arkadaşı güvende olmaz"
56. "Her şeyin bir afeti vardır ve hayrın afeti ise kötü arkadaştır. "
57. "Kötülerle muaşerette bulunan kimse akıl sahibi değildir. "
58. "Hiçbir şey iyilerle arkadaşlık kadar hayra davet edici ve kötülükten kurtarıcı değildir. "
59. "Cahillerle oturan kimse dedikodulara hazır olmalıdır. "
60. "Kardeşlerle güzel arkadaşlıkta bulunan kimse onlarla olan bağını devam ettirir. "
61. "Kardeşleri seçimde değerlendirmeyi öne almayan kimseyi aldanış kötülerle arkadaşlığa iter. "
62. "Arkadaşlığı Allah için olan kimsenin arkadaşlığı yüce ve sevgisi doğru/kalıcı olur. "
63. "Seninle nefsine karşı yardımcı olmak amacıyla arkadaşlık etmeyen kimseyle arkadaşlık etmek, eğer bilecek olursan bir vebaldir. "
64. "Kardeşlerle güzel arkadaşlık etmek imanın şartlarındandır. "
65. "Cahillerle arkadaşlık aklın yokluğundandır. "
66. "Kötülerle arkadaşlık kötü seçimdendir. "
67. "İyilere yakınlaşmak ve kötülerden ayrılmak güzel seçimdendir. "
68. "Hayırlı insanlarla arkadaşlık güzel seçimdendir. "
69. "Kötülerle arkadaşlık insanın yok oluşuna neden olur. "
70. "Hayrını engellemen, (insanları) senden başkalarıyla arkadaşlığa davet eder. "
71. "Cahillerle arkadaşlık en büyük belalardandır. "
72. "Aşağılık insanlarla arkadaşlık kınanmıştır. "
73. "İyilerle oturmak şerefe neden olur. "
74. "İnsanlara ahlakları üzere yaklaşmak, onların fesatlarından güvende olmaktır. "
75. "Kötülerle arkadaşlık denize girmek gibidir. Eğer boğulmaktan kurtulsa da korkudan kurtulamaz. "
76. "Dünya çocuklarıyla (ehliyle) oturmak insana imanı unutturur ve şeytana itaate sürükler. "
77. "Arkadaşlarla uyumluluk, birlikteliği devamlı kılar ve işlerdeki yumuşaklık, (işlerin) sebeplerini kolaylaştırır. "
78. "Aklı olmayan kimseyle arkadaşlık etme. "
79. "Ahmak insanlar arkadaşlık etme. Zira sana işlerini süsler ve senin de kendisi gibi olmanı ister. "
80. "Dünya çocuklarıyla (ehliyle) arkadaşlık etme. Zira eğer (mal açısından) azalırsan seni önemsemezler ve eğer (mal açısından) çoğalırsan sana haset ederler. "
81. "Aşağılık insanlarla fazla arkadaşlık etmeyin. Şüphesiz eğer yanında bir nimet olursa sana haset ederler ve eğer sana bir musibet yönelirse seni yalnız bırakırlar. "
82. "Aklını kaybeden kimseyle arkadaşlık etme ve aslı kendisini ihanet eden kimseye ihsanda bulunma. Zira aklı olmayan kimse kendisinden fayda beklediği yerde sana zarar verir. Aslı olmayan kimse ise kendisine iyilik edene kötülük eder. "
83. "Kötülüklerini unutmayan, ama faziletlerini ve yüceliklerini unutan kimseyle arkadaşlık etme. "
84. "Akıllı insana; alim olması, iyilerle arkadaşlığı çoğaltması, kötü ve facirlerle yakınlıktan sakınması yakışır. "
85. "Nefsinin salahını ve dinini korumayı isteyen kimseye, dünya çocuklarıyla (ehliyle) muaşerette bulunmaktan sakınması yakışır. "
Eylül 2014

Uğur Mumcu Yilmaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

ÖTEKİ GEZEGENDEN ( BTUNa-SS )

83
*Bak yine gidiyor kuşlar, mevsim yavaştan kışa dönüyor. Yine hüzün yine hasret, yine kayıp bu sevda.
*Yine hangi kaybı tatmaya gidiyorsun, otur dinlen biraz gönlümde.
*Yüzün pek de tanıdık gelmiyor yabancı, hangi gönülden defettiler seni?

*Sen gül, gül ki gülsün dünya, gül ki aydınlansın dünya.
*Ayrılık şarkısı mı bu çalan? Yine kim gidiyor bu gönülden?
*Neden ki neden olmasına neden... !
*O kadar hayat dışı, o kadar masalsı, o kadar sen.
*Öyle ya, geceleri güneşi, kışın sıcak odayı, sen gidince de seni özleyecektim.


* ugurmumcuyilmaz.com
Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Daha fazla

15 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.