Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mimari Tasarım

Mimarlık

Tasarım, bir planın, bir nesnenin ya da bir inşaat süreci içinde(mimari çizimler, mühendislik çizimleri, iş süreci...vb.) yaratılmasıdır. Genellikle uygulamalı sanatlar ve görsel sanatlar, mühendislik, mimari, peyzaj ve diğer yaratıcı işler çerçevesinde ele alınır. Hem bir isim hem bir fiil (tasarlamak) olarak kullanılır. Tasarlamak, yeni bir obje veya ürün (makine, mobilya, endüstriyel ürün vb.), mekan ve alan(yapı, peyzaj) için bir plan yaratma ve geliştirme sürecine işaret eder. Tasarı ise hem son plan veya taslak (bir çizim, modelleme vb.); ya da bir plan veya taslağın sonucu (üretilen bir obje, ürün, mekan ve alan) için kullanılır. Fakat günümüzde tasarımın birçok alanı vardır. Görsel sanatlar içinde en bilinenlerinden grafik tasarım olmak üzere, mimari tasarım, mühendislik, peyzaj tasarımı, endüstriyel tasarım ve moda tasarımını örnek gösterebiliriz.

Ocak 2013

Tuğba *han @tubayildizhan

Lale

Lale koltuk tasarımımTasarım (İnşaat Mühendisliği)

Ocak 2013

Tuğba *han @tubayildizhan

Bir mobilya firması için tasarladığım koltuk modelim

2010-2011 tarihleri arasında yaptığım koltuk tasarımı.
Oturma elamanını tasarlamak zor olmamıştı ama , kız için aynı şeyi söyleyemiyeceğim.
Mimari Tasarım
Ocak 2013

Tuğba *han @tubayildizhan

Bir kafe için tasarladığım wc den kapı görüntüleri

Mimari Tasarım

Mimari Tasarım

Mimari Tasarım

Mimari Tasarım

Bu resimden stilize ederek kapı modellerini oluşturdum. Mimari Tasarım
Haziran 2013

Gizem Değmez @degmez

Tasarım Yarışması

Arkadaşlar Mekanik ya da Mimari tasarımla uğraşıyorsanız, ilgileniyorsanız, bir yarışma var, kayıt ay sonunda bitiyor proje teslimi iş 22 Eylül: designnext.org/main
Eğer kazanırsanız da Aralık'ta Las Vegas'tasınız belki de:)
Mimari Tasarım
Haziran 2013

Deniz Eğilmez @denizegilmez

2013 Design Next Tasarım Yarışması

Amaç:
Geleceğin profesyonelleri olan mimarlık, makine ve endüstriyel tasarım öğrencilerinin, Autodesk çözümlerini kullanarak dijital tasarım yetkinliklerini geliştirmelerini ve daha iyi bir geleceğe ilişkin özgün tasarımlar üretmelerini teşvik etmek.
Amaç:
Geleceğin profesyonelleri olan mimarlık, makine ve endüstriyel tasarım öğrencilerinin, Autodesk çözümlerini kullanarak dijital tasarım yetkinliklerini geliştirmelerini ve daha iyi bir geleceğe ilişkin özgün tasarımlar üretmelerini teşvik etmek.

Kategoriler ve Konular:
Yarışma, Mimari Tasarım ve Mekanik Tasarım olmak üzere iki kategoride düzenlenmektedir. Mimari Tasarım kategorisinin konusu, doğal afet bölgelerinde kullanıma yönelik bir geçici barınak tasarımıdır. Mekanik Tasarım kategorisinin konusu ise, doğal afet bölgelerinde kullanılan geçici barınakların nakliye ve montajına yönelik bir taşıt tasarımıdır.

Jüri Üyeleri:
Mimari Tasarım Kategorisi
Cem İlhan (Y. Mim., TeCe Mimarlık)
Hüseyin Kahvecioğlu (Doç. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi)
Ömer Kanıpak (Y. Mim., Masa Mimarlık)
Salih Ofluoğlu (Prof. Dr., Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Murat Soygeniş (Prof. Dr., Yıldız Teknik Üniversitesi)

Mekanik Tasarım Kategorisi
Gökhan Akış (Şef Tasarımcı, Yonca-Onuk)
Hüseyin Asa (Tasarım Ekip Lideri, Ford Otosan)
Özgen Ümit Çolak (Prof. Dr., Yıldız Teknik Üniversitesi)
Tayfun Heren (Ürün Geliştirme Müdürü, Tırsan)
Ali Oral (Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi)

Ödüller:
Birincilik ödülü: Her iki kategorinin birinci seçilen takımları, A.B.D.’nin Las Vegas şehrinde düzenlenecek olan “Autodesk University” etkinliği kapsamındaki Autodesk Panaroma Uluslararası Öğrenci Tasarım Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecektir. 2-6 Aralık 2013 tarihlerini kapsayan 5 günlük seyahatin gidiş-dönüş uçak bileti, otelde konaklama ve yemek giderleri Autodesk tarafından karşılanacaktır. Takım üyeleri Autodesk University kapsamında düzenlenen atölye ve seminerlere de ücretsiz katılabilecektir.

İkincilik Ödülü: Her iki kategori için takım başına 3.600 TL
Üçüncülük Ödülü: Her iki kategori için takım başına 2.400 TL
Sürdürülebilirlik Ödülü: Her iki kategori için takım başına 1.200 TL

Yarışma Takvimi:
Yarışmanın İlanı: 22 Mayıs 2013
Kayıt İçin Son Başvuru Tarihi: 30 Haziran 2013 saat 23:59
Proje Son Teslim Tarihi: 22 Eylül 2013 saat: 23:59
Sonuçların İlanı ve Ödül Töreni: 2 Ekim 2013

Ayrıntılı bilgi için : bit.ly/14gbcr5
Şubat 2014

Turan Söylemez @turansoylemez

Vuslat ve Hicran Durağı: Haydarpaşa Garı

7335

Haydarpaşa Garı, İstanbul'a büyük umutlarla gelen gurbetçilerin, İstanbul'dan ayrılanların veya İstanbul'a kavuşanların mutlaka uğrak bir merkezidir. Özellikle bu temalarda işlenen filmlerde hep Haydarpaşa'yı görürürüz. Buradan uzayan raylar iki farklı pencere gibidir: Biri doğuya, biri batıya bakar. Peki hiç merak ettiniz mi hikayesini?

7335
Haydarpaşa Garı, II. Abdülhamit döneminde/1908'de İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edildi. Kadıköy'de bulunan gar bugün TCDD'nin merkezi konumundadır.
7335

Yapımı 1906 yılında başlamış 1908'de bitmiştir. İsmini III. Selim'in maiyetindeki Haydar Paşa'dan almıştır. Haydar Paşa, Selimiye Kışlası'nın yapımında çok emeği geçen biridir. Bu nedenle Haydarpaşa Garı'nın bulunduğu muhite Haydarpaşa denilmiş, daha sonra gar inşa edildikten sonra da ismi Haydarpaşa olmuştur.

1917'de savaş döneminde yapılan bir sabotajda bina büyük hasar almış, sonrasında yapılan onarımlarla bugünkü durumuna getirilmiştir. Yine 1979 tarihinde garın mendireğinde iki geminin birbiriyle çarpışması sonucu büyük bir patlama meydana gelmiş, garın değerli vitrayları hasar görmüştür.

Son olarak 28 Kasım 2010 tarihinde çıkan bir yangınla binanın çatısı çökmüş ve dördüncü kat kullanılamaz hale gelmiştir. Ayrıca Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında İstanbul-Eskişehir bölümündeki demiryolu çalışmaları nedeniyle, 1 Şubat 2012 tarihinden itibaren 24 ay süreyle ülke çapındaki tren seferlerine ara verilmiştir.



28 Kasım 2010, Haydarpaşa yangını

7335
Garın ihalesi bir Alman şirketi olan Anadolu-Bağdat Şirketi'ne verilmiştir. Binanın mimari tasarımını Otto Ritter ve Helmuth Cuno adında iki Alman mimar üstlenmiştir. Ayrıca inşa aşamasında İtalyan ve Alman taş ustaları birlikte çalışmıştır. Mimarı üslubu neo-klasik Alman mimarisini tarzını yansıtır.

İnşaat, 21 metre uzunluğunda 1100 adet suya karşı izole edilmiş ahşap kazık üzerine yapılmıştır. Kazıkların sabitlenmesi buharlı şahmerdanla sağlanmıştır. Strüktürü bu kazıklara teşkil eden kazık ızgarası üzerine yapılmıştır. Taşıyıcı sistemi çelik karkas, döşeme sistemi ise putrelli volta döşemedir. İnşaatta 2500 metreküp lefke taşı, 13000 metreküp beton, 1140 ton demir, 520 metreküp kereste, 19000 metre sert ağaç ve 6200 metrekare arduvaz çatı kaplaması kullanılmıştır.
7335

7335
BİR GÜN SABAH SABAH
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni:
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç’ten.
Vapur düdükleri ötmededir.
Etraf alacakaranlık,
Köprü açıktır henüz.
Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam …

Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş-on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber.

Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.
Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapanca’dan bir sepet elma almışım.

Ver elini Haydarpaşa demişiz,
Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
Hava hafiften soğuk,
Deniz katran ve balık kokulu
Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu ...

Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
- Kim o? Dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,

Bir sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç’ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.
Turgut Uyar

MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI'NDAN
Haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
Zayıf.
Korkak.
Burnu sivri ve uzun
yanaklarının üstü çopur.
Merdivenlerdeki adam
-Galip Usta-
tuhaf şeyler düşünmekle
meşhurdur:
"Kâat helvası yesem her gün" diye düşündü
5 yaşında.
"Mektebe gitsem" diye düşündü
10 yaşında.
"Babamın bıçakçı dükkânından
Akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü
11 yaşında.
"Sarı iskarpinlerim olsa
kızlar bana baksalar" diye düşündü
15 yaşında.
"Babam neden kapattı dükkânını? "
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"
diye düşündü
16 yaşında.
"Gündeliğim artar mı? " diye düşündü
20 yaşında.
"Babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim? "
diye düşündü
21 yaşındayken.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
22 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
23 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
24 yaşında.
Ve zaman zaman işsiz kalarak
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
50 yaşına kadar.
51 yaşında "İhtiyarladım" dedi,
"babamdan bir yıl fazla yaşadım. "
Şimdi 52 yaşındadır.
İşsizdir.
Şimdi merdivenlerde durup
kaptırmış kafasını
düşüncelerin en tuhafına:
"Kaç yaşında öleceğim?
Ölürken üzerimde yorganım olacak mı? "
diye düşünüyor.
Burnu sivri ve uzun.
Yanaklarının üstü çopur.

Denizde balık kokusuyla
Döşemelerde tahtakurularıyla gelir
Haydarpaşa garında bahar
Sepetler ve heybeler
merdivenlerden inip
merdivenlerden çıkıp
merdivenlerde duruyorlar.
...
Nazım Hikmet

7335
Gurbet Kuşları filminden. Cüneyt Arkın, Mümtaz Ener, Tanju Gürsu.

7335
"Yaprak Dökümü" dizisinin final sahneleri.

Haydarpaşa Garı'nda ayrılığı anlatan güzel bir parça.

Ezel dizisinde 34. Bölüm, Haydarpaşa Garı.

"Küçük Kadınlar" dizisinden.
Mart 2014

Rasih Uğur Uyanık @mimarankara

Endemico Resguardo Silvestre

Projenin açıklaması kısaca şöyle;
Meksikalı mimarlar Gracia Studio tarafından tasarlanan bu otel, Meksika'nın şarap yapma bölgelerinden birinde manzara karşısında noktasal yerleştirilmiş 20 ayrı kabinden oluşmaktadır. Valle de Guadalupe de bulunan bu otel toprağa mümkün olduğunca az etkileyecek şekilde çelik çerçeveler üzerinde yerden kaldırılmıştır. Her odada bir ebeveyn yatak odası bulunmaktadır ve küçük ahşap bir terasa açılmaktadır. Projenin ana çıkış noktası doğaya saygı olduğu için araziye müdahale minimumda tutulmuş. 99 hektarlık geniş bir araziye yayılmaktadır. Corten çeliğinin tercih edilme sebebi zaman içinde renginin atmosfer koşulları sebebiyle değişerek ortama uyum sağlayaca olmasıdır. Oda tasarımı yaklaşımı doğa ve çevre ile temas halinde olarak konukların temel ihtiyaçlarını kapsayan lüks bir kamp evi kavramı geliyor.

252

252

252

252

Aşağıdaki resimler otelin sosyal tesisine ait

252

252

252

Projenin paylaşılmaya kıymetli olan tarafları ise;
1. Araziye ve hakim olduğu hinterlanda kattığı değer. Ülkemizde bu projedeki terastan bakıldığında benzer bir manzaraya kimse manzara demezdi. Bizde manzara denlldiği mi sadece orman yada deniz anlaşılır çünkü. Halbuki böylesine bir boşluğa bakmanın ve de aslında terasta içilen şarabın nasıl bir doğadan çıktığını anlatmanın daha etkili bir yöntemi olabilir miydi?
2. Fikrin ve uygulamanın sadeliği hatta overdesign aralığı. Şahsen benim sevdiğim bir tasarım stili. Olabildiğince malzemenin en doğal halini sonuna kadar kullanıcıya sergilemek. Nesneyi kurguyu, ana senaryoyu bu kadar sert bir şekilde kullanıcıya dayatmak, sahte bir sahne yaratmaktan daha samimi buluyorum.
3. Kimin fikri bilemiyorum ama işletme olarak yaratılan alternatif gerçekten çok iyi. Tesiste adım attığınız her noktada doğa ve kendinizle başbaşasınız. Hazırlanan atmosfer farklılık yaratamak adına değil arazinin ve işletmenin özüne uygun olduğu için tercih edilmiş. Farklılık yaratmak adına yapılan hamleler tam da olması gerektiği kadar ve her noktasında tutarlı olmuş. Seçilen mobilyalardan dış cephe kaplamasında hep aynı senaryoya bağlı kalınmış.
4. Verdiği ilhama da dikkatinizi çekmek isterim. Yurdumuzun her köşesi cennet diyoruz ya gerçekten öle ama o kaynakların da bir türlü herhangi bir şekilde değerlendirilmemesini ve ulaşılabilir olmamasını da problem olarak görüyorum. Herkes o kadar da maceracı olmak zorunda değil ve de artık heryerde karşımıza çıkan bungalowlara, salaşlık moda diye derme çatma masalara, iki tahta çakılmış wc ler eşliğinde doğayla buluşmaya, başka bir seçenek yok diye 3 kuruşluk sucuk ekmeğe bir porsiyon iskender bedeli ödemeye katlanmak zorunda değiliz. Pekala doğaya zarar vermeden doğru yoğunluk ve doğru projelendirme ile asgari turizm hizmet koşullarının sağlanabildiğini gösteren bir proje olduğunu düşünüyorum.

Projenin hem mimarlık camiasında hem de turizm sektöründe aldığı ödüller de alınan kararların ne kadar da doğru ve teşvik edilmesi gerektiğini yeterince açıklıyor zaten. Belki aksi olabilir ama açıkcası ben bu fikrin mimarı ekibe ait olduğunu düşünüyorum. Tasarım vekaletini tamamıyla mimara bırakan müşteri, doğru sorulara doğru cevaplar veren mimari ekip bir arada olduğunda ortaya çıkan eser tam da böyle olur.

graciastudio.com/Projects/Comercial/End...
graciastudio.com/Projects/Comercial/Enc... .
hotelendemico.com/explore.html
Nisan 2014

Nurtaç Evin @nurtacevin

Mimarlık Mesleği ve Özellikleri

Mimarlık Mesleği ve Özellikleri
Her çeşit yapının, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde, estetik ilkeleri göz önünde bulundurarak tasarımını yapan ve yapımını denetleyen kişidir.

GÖREVLERİ
Mimarlık, insanın içinde yaşamını sürdüreceği yapıların estetik ve kullanışlılık ilkelerini göz önüne alarak tasarlama sanatıdır. Mimar bu amacı gerçekleştirmek için;
  • Yapılacak binanın şehir imar planına uygun olup olmadığını inceler,
  • Yapıyı kullanacak kişilerin isteklerini, görüşlerini ve mali olanaklarını öğrenir,
  • Binanın planını çizer,
  • Yapıldığı zaman nasıl bir şekil alacağını gösteren maketler hazırlar,
  • Yapılacak binanın statik, sıhhi tesisat ve elektrikle ilgili işlemlerini inşaat, makine ve elektrik mühendisleri ile oluşturur ve yürütülmesini denetler,
  • Şantiyede kullanılacak olan ayrıntılı planı çizer,
  • Binanın plana uygun yapılıp yapılmadığını denetler,
  • Binalarda değişiklik veya onarım için plan hazırlar.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
  • Çalışma masası,
  • Aydınger kağıdı,
  • T Cetveli, gönye gibi çizim aletleri,
  • Kırtasiye malzemeleri,
  • Maket yapmak için çeşitli malzemeler,
  • Bilgisayar, çeşitli yazılım programları.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Mimar olmak isteyenlerin;
  • Üst düzeyde akademik yeteneğe,
  • Şekil ve uzay ilişkilerini görebilme,
  • El ve gözü eşgüdümle kullanabilme yeteneklerine sahip,
  • Görsel sanatlara ilgili,
  • Yaratıcı, estetik görüş sahibi, tasarım yeteneği olan,
  • Başkalarını etkileyebilen,
  • Yeniliklere ve eleştiriye açık,
  • Dikkatli ve titiz
kimseler olmaları gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Mimarlar, bürolarda görev yaparlar, çalışmalarını genellikle temiz ve iyi aydınlatılmış bir ortamda yürütürler. Etüt çalışmaları ve bina yapımının denetlenmesi aşamalarında ise ortam tozlu, gürültülü, sıcak veya soğuk olabilir. Çalışırken; inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, teknik ressam, şehir plancıları, bina inşaatı ve çevre düzenlemesiyle uğraşan diğer kişilerle iletişim halindedirler.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Mimarlar, inşaat firmalarında ve işletmelerin mühendislik mimarlık bürolarında çalışabilirler. Ayrıca, Bayındırlık Bakanlığı, İmar ve İskan Bakanlığı, İller Bankası, belediyeler gibi kamu kuruluşları yanında özel şirketlerde de çalışabilir ve büro açabilirler.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi, çeşitli üniversitelere bağlı mühendislik fakülteleri, mühendislik-mimarlık fakülteleri ve Mimarlık Fakültelerinin “Mimarlık” bölümünde verilmektedir.

MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Bu bölüme girmek için Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS) yeterli “Sayısal (SAY-2) ” puan almak gereklidir.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
  • Eğitim süresi 4 yıldır.
  • Eğitimin ilk yılında Genel Matematik, Bina Fiziği, Mimari Çizime Giriş gibi temel mimarlık dersleri verilir. Daha sonraki yıllarda ise temeli daha çok tasarıma ve plan çizimine dayalı daha kapsamlı ve ileri düzeyde mimari bilgileri içeren dersler okutulur.

MESLEKTE İLERLEME
Meslek eğitimini bitirerek mimar unvanını alanlar, yüksek lisans ve doktora eğitimi yapabilirler. Master ve doktora eğitimi sırasında yapı, yapı fiziği, mimari tasarım, bilgisayar ortamında mimarlık, rölöve, restorasyon konularında veya yapılarda herhangi bir malzemenin kullanımı konusunda uzmanlaşabilirler. Yüksek lisans eğitimi 2 yıl, doktora eğitimi ise 4 yıldır.

BENZER MESLEKLER: İç mimarlık, peyzaj mimarlığı, şehir plancılığı.

BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
  • Meslek eğitimi süresince kazanç söz konusu değildir.
  • Koşulları uyan öğrenciler Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nca verilen öğrenim ve harç kredisinden yararlanabilirler.
  • Başarılı öğrenciler özel ve resmi kuruluşlardan öğrenimleri süresince burs alabilmektedirler.
  • Kamu kurumlarında çalışanlar teknik hizmet sınıfının faydalandığı zam ve tazminatlardan yararlanırlar.
  • Serbest çalışanlar tasarımını yaptıkları projenin içeriğine ve büyüklüğüne göre gelir elde ederler. Şantiyede çalışan mimarların kazancı diğerlerine göre yüksektir.
Aralık 2014

Rasih Uğur Uyanık @mimarankara

Oda içinde oda 2


Bir önceki yazıda kaldığım yerden devam edecek olursam, doğal olarak insanlığın yerleşik düzene geçişinden bu yana konut tipolojilerinde pek çok değişiklik oldu. Uzun bir dönemdir ise özellikle kentleşme hızıyla paralel olarak, artan yaşam maliyetleri doğrultusunda gündelik fonksiyon gereksinimleri dönüşmeye başladı ve devam ediyor.
Bu noktada gelir dağılımdaki dengesizlik, tüketim çılgınlığının yaşadığımız mekanlara yansımaları, oluşturulan arzın başarılı bir şekilde talebi doğurma gerçeği , özellikle ülkemizde politik ve siyasi unsurlarında katkılarıyla ciddi bir hareket alanı kazanan inşaat sektörü sayesinde çoğumuzun oturduğu apartman tipi konut tipolojisi artık tartışmasız bir gerçek halini almış ve inşaat firmaları, proje üreticileri ve müşteriler tarafından da tartışmasızca kabul edilmeye devam ediyor.
Aşağıda görsellerini paylaştığım proje ise örneğine son zamanlarda sıkça rastlayacağınız, artık butik, marjinal bir öneri olmasından ziyade ciddiye alınması gereken bir model olduğunu düşünüyorum.
Bir konutta olması gereken tüm fonkisyonların hepsini bünyesinde barındırmasının yanı sıra planlamaya kattığı hareketlilik ve dönüştürülebilirlik sayesinde kalıp tip konut projelerine kıyasla daha da farklı ihtiyaçlara (koltukları oraya buraya çekmeden kalabalık bir parti vermek, günün farklı zaman dilimlerinde aynı mahalin başrol kullanımı ile hiç alakası olmayan bir fonkisyona cevap verebilmek, örneğin ofis olarak kullanabilmek) cevap verebilir hale getirilebilmiş.

ALL I OWN HOUSE-PACMAN ARCHITECTURE



pkmn.es/ALL-I-OWN-HOUSE

986
986
986
986
986
986
986
986
Mart 2015

Seyda Kartal @seydakrtll

Doğasından Mahrum Ettiğimiz Doğa

986

Çok net ve açık! İnsanoğlu, var olduğu, hayat bulduğu tek ve yegane yere doğaya daha doğrusu doğanın şu haline zarar veren tek canlı. Doğayı inşa eden biz mimarlara bu konuda büyük görevler düşmekte.
Tasarlanan yapı doğayla bütünleşip işlevini son anına kadar doğanın dostu olarak yerine getirmeli.
Sürdürülebilirlik ve ekoloji kavramları dilimizde dolanıp durur eğitimimiz boyunca ...
Peki ya sonrası ?
Ya sonrasında unutulan doğa ?
Kendinİ rant yarışında bulan mimarlar , piyasada bocalamamak için doğayı uslünden fazla katleden mimarlar bizler ..
Yaşamın öyle bir yerine bahşedilmiş bir mesleğe sahibiz ki; nefes aldırmaya çalıstığı yapıyı doğasında öldürecek kadar vahşi ve düşüncesisiz aldığı her kararın sonuçlarını göremeyecek kadarda körleşmişiz kimi zaman..
986

986

986

986

986

986

986

İşte Brezilya’lı sanatçı Henrique Oliveira’nın bu eseri Desnatureza yukarıda bahsettiğim konuyu anlatıyor. Beton kısımlar İnsanoğlunun hızla doğanın yapısını nasıl bozması, değiştirmesi… Ve ahşapla ifade edilen doğanın, elleri kolları bağlı şiddetle gerilmiş oluşu ise ırkımızın doğaya verdiği gerginliği anlatıyor…
Haziran 2015

Seyda Kartal @seydakrtll

ÜNLÜ YÖNETMENLER MİMAR OLURSA

986
İtalyan grafik sanatçısı Federico Babina, 'Ünlü yönetmenler mimar olsalardı ve kendileri için bir ev yapsalardı nasıl olurdu?' yu inceleyerek onların sinema hayatındaki üsluplarını mimariye aktarıp hayal gücümüze bir tutam katkı tohumu eklemiş, sanatla mimarinin eşsiz kaynaşımını tatlı bir çalışmayla bize sunmuştur :

986
986
986
986
986
986
986
986
986
986
kaynak :federicobabina.com/
blog.radikal.com.tr/kultur_ve_sanat/unl.. .
Temmuz 2015

Seyda Kartal @seydakrtll

Hank Bought a Bus

252

Hank Butitta, Minnesota Üniversitesi
(University of Minnesota), Mimarlık bölümünden 2013 yılında mezun olmuş. Bitirme projesini vereceği yıl, mimarlık eğitimi boyunca hiçbir zaman var olmayacak, temsili projeler yapmaktan çok sıkılmış ve gerçek bir proje yapmaya karar vermiş. Birotobüs satın alan Hank, bu otobüsü proje konusu yapmış ve otobüsün sürücü kabini dışında kalan tüm hacmini yeniden tasarlamış.
252

Kendine gözle görülür,elle tutulur,içinde yaşanır bir alan tasarlayan Hank, projesini mezuniyeti sonrasında geliştirmiş ve eviyle birlikte gezmeye başlamış.
252
Hank’in gezi rotası
Halihazırda kaldığı eve ödediği paradan çok daha ucuza mal ettiği ve elleriyle yaptığı gezer eviyle Amerika’da bir yıl boyunca dolaşmış.
Sanırım mimarlık; hayallerinin ötesine geçebileceğin en güzel araç :)
252

252

252

252

2524

252

252


Kasım 2015

Seyda Kartal @seydakrtll

Kör Bir Mimar Mimarlık Yapabilir mi?

986

Eskiz kağıtları, yığınla çeşit çeşit kalemler, onların arasında yerini özelleştiren rapidolar, t-cetvelleri, gönyeler, “Autocad”, “Archicad”, vb. bilgisayarda çizim programları, “3ds Max” gibi modelleme programları, “Photoshop” gibi sunuş paftalarını “şık” hale getirme programları hepsi aslında mimarın kafasında oluşanları görselleştirmek ve o görselleri “satacak” hale getirmek için üretilen araçlar yığını. İster bilgisayar öncesi rapidolu günler olsun, isterse bilgisayar sonrası “plotter”lı hayatlar olsun, mimarlık her zaman görsellikle beslenen ve görsellik üreten bir alan olarak kendini kurgulamıştır. Gelişen teknolojiyle bu görsellik meselesinin iyice abartıldığı bu zamanlarda, artık projelerin bilgisayardaki modellerinin "render"ları, projelerin aslından bile daha gerçek, daha fiyakalı durabiliyor, San Franciscolu mimar Chris Downey’in hikayesi mimarlığın görsellikle kurduğu ilişkiler üzerine yeniden düşünülmesini sağlıyor

Chris Downey 2008 yılında beynindeki tümörün alındığı ameliyatta görme yetisini yitiriyor ve içi dışı görsellikle dolu olan mesleğine görmez halde geri dönüyor. Burada çoğu kimsenin ondan bekleyeceği üzere mimarlığı bırakmıyor ve kör bir mimar nasıl olur sorusunun üzerine gidiyor. Projelerin Braille alfabesi ile ifadelendirildiği başka türlü bir görselliğin konuştuğu bir nokta belirliyor kendisine, bu sırada en sevdiği araç proje planlarını kabartılı hale getiren böylelikle de onları parmaklarıyla okumasını sağlayan baskı makinesi oluyor. Bu kabartılı çizimler üzerinde “Wicci Stix” denilen balmumlarıyla eskiz çalışıyor. Böylelikle kendisine başkalarınınkine benzemeyen yeni bir görüş açısı yaratıyor.
Downey şu anda mimarlık firmalarına mimar-danışmanlık yaparak özellikle de körler için mimarlık nasıl olur sorusunun üzerine gidiyor. Görme engeli ona birçok mimarın göremediği bir yer kazandırıyor. Onun hikayesi üzerinden kör bir mimar mimarlık yapabilir mi sorusu mimarlığın görme yetisini sorgular hale geliyor.
Biz mimarlar görme eylemiyle var olan yaratıklarız, fakat burada önemli bir nokta var, görme yeteneği bu koca denklemden çıkarıldığında, geriye bir mimarı iyi bir mimar yapan şey olarak ne kalır? ” diye soruyor Downey. Cicili bicili "render"ların, kendini görsellik üzerinden pazarlayan içi boş projelerin arasında Downey’in sorduğu bu soru mimarlığın görsellikle hesaplaşmasını tetikleyecek bir soru olarak akılları kurcalıyor.
Cidden, geriye ne kalıyor?
Derleyen: Pelin Çetken
Kaynaklar:
archpaper.com
arch4blind.com
Haziran 2016

Seyda Kartal @seydakrtll

Louvre’un Cam Piramidi

252

Paris’in kalbine Seine Nehri’nin eşsiz güzeli Louvre Müzesinin bahçesine, ünlü Louvre Piramidini çoğumuz duymuşuzdur. Müze girişinde yer alan 4 piramidin en büyüğü olan yapı 1989 yılında tamamlanmış.
252
Barok mimarinin ender örneklerinden biri sayılan müzeye zıtlık konseptiyle inşa edilen piramitler, çoğu sanat çevrelerince tartışma konusu olmuştur. Fakat ultra modern bir tarz olarak algılanan yapı, bu tarzıyla da çoğu kez taklit edilmiştir.
252
Paris sokaklarında başladığı anonim kimliğiyle dünyaya yayılan JR, 24 saatliğine Louvre Müzesi’nin yönetimini ele geçirdi. Piramidin ön yüzünü müze binasının siyah beyaz fotoğrafıyla kaplayan sanatçı, ön cepheden bakıldığında piramidi adeta görünmez bir hale getirdi. Etkileyici bir görsel yanılsama ortaya koyan JR, hayranı olduğu Ming Pei’nin piramidini müzeyle daha uyumlu bir hale getirerek, Fransızların hoşnutsuzluğunu da bir anlamda yıkmak istemişe benziyor.
252
252
Dünyanın en çok fotoğraf çekilip, paylaşılan noktalarından biri olan Louvre Müzesi ve Piramidi, sadece Fransızlara değil, orayı ziyaret eden turistler için de güzel bir sürpriz olacağa benziyor.JRLouvre’da(JR at Louvre) ismini verdiği projesiyle Louvre Piramidi artık varla yok arası!
252
252
252
252

Daha fazla

490 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.