Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tedavi

Tedavi (Sağaltım) Sağlığı bozulmuş olan bireyi sağlıklı duruma kavuşturma amacıyla yapılan tıbbi işlemler bütünüdür. Özel tedavi şekillerine terapi adı verilmektedir. Tek başına ruhsal yolla tedavi şekline de terapi denilmektedir. Tedavi Yöntemleri Dahili Tedaviler

Mayıs 2016

Melek Özaslan, bir soruya yanıt verdi.

Sivilcenin nedenleri nelerdir? Nasıl tedavi edilir?

Telefonla konusurken bile kulaklik yerine, yanaginiza telefonun temas etmesinin bile etkisi var.
Daha hassas ciltlere sahibiz.
Roaccutane veya zoretanin kullanmayin.
Lazer.. Digerlerine oranla kalici cozumler sunacaktir.
Ayrica enzim degerlerinize (hdl, ldl) baktirmanizi oneririm. :)
Sabir ile sifa sizinle ve sevdiklerinizle olsun.
Nisan 2016

Ahmet Tastan, bir soruya yanıt verdi.

Anestol Pomad nasıl bir ilaçtır? Nerelerde kullanılır?

Selamin aleykum ben 17 yaşındayım anestol pomad kremini reçetesiz albilirimiyim eczaneden ayak bilegim agriyor geçici olarak agrisini kesmesi için
Şubat 2016

Osman Smn, bir soruya yanıt verdi.

Anestol Pomad nasıl bir ilaçtır? Nerelerde kullanılır?

Hemoroid (basur) tedavisinde kullanılabilen lokal anestezik(belli bir bölgeyi hissizleştiren) ilaçtır.
Ocak 2016

Denizden Babam Çıksa  yeni bir  gönderide  bulundu.

Su yosunları kanser tedavisinde kullanılabilecek mi?


7740

Kanser araştırmalarında, kanserle savaşmak için mikro robotlar yada dronlar son yıllarda fazlaca kullanılıyor olsa da uzmanlar, vücuttaki kanserli hücrelerin yok edilmesinde artık sadece onlara odaklanan biyolojik savaşçılar üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Nanoteknolojinin şu anda bile fazlaca pahalı olduğu düşünüldüğünde Avusturalyalı ve Alman bilim insanlarının geliştirdiği teknoloji, kanser araştırmaları konusunda çığır açacak gibi görünüyor.

Genetiği değiştirilmiş organizma teknolojisi, bu sefer de kanser araştırmalarında karşımıza çıkıyor. Dışında, vücunun içini dış ortamdan ayıran silis bazlı sert bir kabuğu bulunan tek hücreli canlılar olan diatomlar, ökaryotik fitoplanktondur.

Biyo - Nano Mükemmelik Merkezi ve Güney Avusturalya Üniversitesi'nden Prof. Nico Voelcker başkanlığında yürütülen bir projede, diatomlar, kemoterapi ilaçlarının içine eklendi ve bu ilaçlar da tümörlü farelere enjekte edildi.

İlaçların deneklere verilmesinin ardıdan yapılan gözlemlerde, enjeksiyonun yapıldığı dokudaki kanserli hücrelerin %90 gibi bir oranının yok olduğu ve kansersiz olan hücrelerin ise sağlam şekilde kaldığı ortaya kondu.

7740

Kemoterapi ilacının kanserli hücreleri hedeflemesi için diatomun dış iskeletine antikor bağlayıcı bir proteinin tasarlanarak yerleştirildiğini ifade eden uzmanlar, bunun diatomun kanserli hücrelerin üzerinde bulunan moleküllere bağlanması anlamına geldiğini söyledi. Uygulanan bu yöntem, beyin gibi su içinde olan ve çözünebilir ilaçların erişiminin zor olduğu yerlerdeki tümörlerin tedavisinde gelecek vaad ediyor.

Araştırmaları devam eden yeni metod ile ilgili araştırma, Nature Communications dergisinde yayınlandı.


Bu yazı,Kaan Uğrasız (@travego) tarafından denizdenbabamciksa.com için yazılmıştır.
Temmuz 2015

Alper Yazgan, bir soruya yanıt verdi.

Epilepsi hastalığıyla ilaçsız baş edebilmek için nelere dikkat etmek gerekir? Hastalığın sebebi, tedavisi hiçbir şeyi belli değilken ilaç kullanmak size de çok saçma gelmiyor mu?

Merhaba,
Bu rahatsızlık strese bağlı oluşan ruhsal bir rahatsızlık değildir. Organik bir rahatsızlık olup ilaçsız atlatma ihtimali yoktur. Dolayısıyla ilaçlarınızı doktorunuzun verdiği şekilde ve saatlerde kullanmak zorundasınız. İlaçlarınızın kullanım dozu ve şekli, tedavinin seyri de rahatsızlığın nedenine bağlı olarak değişir. Örneğin; başka bir rahatsızlığa bağlı oluşmuş epilepsi nöbetlerinde ( beyin travması, kanaması vb. ) nöbetleri geçirmeye değil, kontrol altına almaya çalışırlar. Bu normaldir. Epilepsi, modern tedavide kesin çözüme kavuşmuş olmamakla birlikte, ilaçlar ve hastaların bireysel çabaları sayesinde kontrol altına alınabilmiş bir rahatsızlıktır.

Öneriler :
Üç öğün düzenli olarak beslenin. Abidik gubidik diyetlerden kaçının. Diyet yapacaksanız doktorunuzun onayı olmalı ve onun söylediği şekilde yapılmalı.

İlaçlarınızı hekimizin onayı olmadan aksatmayın ya da kesmeyin. Hastalık daha şiddetli şekilde geri dönecektir. Yok dönmedi mi ? Çok şanslısınız. Rahatsızlık geçmiş sayılmaz. Sizi düşrümek için ay ve uykusuz olduğunuz günü kolluyor. Aksini iddia edenle oturup sidik yarıştırabilirim.

Uykusuz kalmayın. Doktorunuz size günde 8 saat uyumayı önerir. Bu 8 saati gece 2 de yatarak yapmayın. Saat 11 ' de uyuyun, sabah 7 ve 8 gibi kalkın. Gece 1,30 civarı beyninizde salgılanan bir hormon esnasında, vücudunuzun uyuyor olması gerek. Bu nöbeti kontrol altına almakta ciddi bir pay sahibidir. UYKUSUZ KALDIĞINIZ HER GÜN, NÖBET RİSKİ ALTINDASINIZ.

Alkol almayın ya da çok nadir bir/iki duble içebilirsiniz. 6 ay hiç alkol almayıp, sonra kafayı çekerseniz, nöbet geçirirsiniz. Alkol nöbeti direkt olarak tetikleyen faktörlerden biridir.

Günlük bilgisayar kullanım sürenizi kısaltın. 8 saatten fazla bilgisayar kullanmadığınız günlerde daha rahat hissedeceksiniz.

Bunlara uyarsanız, yaklaşık 3 yıl hiç grandmal ( bayılma nöbeti ) geçirmeyeceksiniz. Doktorunuz ilaçları kademe kademe azaltma yöntemine geçecek. EEG bulgularınız zaman içinde normale dönecek ve rahatlayacaksınız. Yok uymazsanız, bir gelişme göstermeden, belirsiz aralıklarla nöbet geçirmeye devam edeceksiniz.

Tecrübe konuştu, dinleyin. .
Haziran 2015

Belgi Saygı, bir soruya yanıt verdi.

Epilepsi hastalığıyla ilaçsız baş edebilmek için nelere dikkat etmek gerekir? Hastalığın sebebi, tedavisi hiçbir şeyi belli değilken ilaç kullanmak size de çok saçma gelmiyor mu?

Peki ben yaşamış ve atlatmış biri olarak, tecrübelerimi aktarayım. Belki yardımcı olur. Benim soyumda bilindiği kadarıyla epilepsi görülmemiş. Yani bu mana da ırsi değildi ve doktorum bu nöbetleri bana anlatırken çok çeşitli olduğunu ve sinirlerin birbirine çarpmasını bir çeşit sigorta atması gibi anlatmıştı. Neyse tedavi içinse bana söylenen; iki yıl düzenli kullanılması gerektiği ve eğer hiç nöbet geçirmez isem yavaş yavaş dozunun düşürüleceğini böylece de ilaç tedavisinin sonlandırılacağını söyledi. Açıkçası hayatta en başarısız olduğum ve sevmediğim şey düzenli ilaç kullanmak. Ben ilk bir kaç ay dikkat ettim ama beşinci ve altıncı ayımda da neredeyse hiç kullanmadım ve EEG sonuçlarım sorunsuz çıktı. Bu doğru olmadığı için sonra düzenli devam ettim. :) Ancak unutmadığım şey şuydu; ben ilaçlara tabii olacak kadar güçsüz değilim ve bunu ben atlatacağım. Öyle de oldu. Misal, doktorum nöbeti tetikleyen etkenleri sayarken yüksek voltajlı yanıp sönen ışıklara maruz kalmamam gerektiğini söyledi. Hala stroblar beni acayip yorar. Fakat ben bir oyuncuyum ve o ışıklarla yaşıyorum. 13 senedir nöbet geçirmedim. İlacı da 2 senede kestim. Bazen nöbet geçirecekmişim gibi hissettiğim anlar var ve o zaman sadece duruyorum. Bedenimi o an aşırı ne varsa zıttıyla nötürlemeye çalışıyorum. Düzgün nefes alıp veriyorum. Ne güçlü, ne hızlı ne de çok yavaş. Normal nefes alıp veriyorum. Bir noktaya odaklanmıyorum, odağımı genişletiyorum. Misal insanın bazen gözü kararır ya işte o noktaya odaklanıp çevresini görmeye çalışıyorum ve nefes alıp vermeyi unutmuyorum.
Sonuç olarak bana da saçma gelmişti ama bu kadar belirsizlikler içinde denenmiş süreleri ilaçla ve kendi zihninizle geçirmek en güzeli. Bu arada kimseye epilepsi olduğunu söylememek hata olur.
Haziran 2015

Burak Çınar, bir soruya yanıt verdi.

Epilepsi hastalığıyla ilaçsız baş edebilmek için nelere dikkat etmek gerekir? Hastalığın sebebi, tedavisi hiçbir şeyi belli değilken ilaç kullanmak size de çok saçma gelmiyor mu?

Epilepsi, alzhemer gibi hastalıkların seninde dediğin gibi daha ''net'' olarak neden olduğu bilinmiyor. Yani bu demek değil ki bulunan ilaçlar işe yaramaz. Sadece o hastalığın kesin sonucu değildirler o kadar. Hastalığın etkilerini indirgeyebilir ve bu da hasta için daha iyi bir durumdur.

Şubat 2015

Diploid, bir soruya yanıt verdi.

Gelecekte gen tedavi yönünde büyük adımlar atılacağı bir gerçek. Peki özel gen seçimi (bebeğin erkek-kız, göz renginin mavi olmasının istenmesi) konusunda öngörüleriniz nelerdir?

Yaratılışın doğal mucizelerini oluşum sırasında "patalojik risk bile değilken" değiştirmeye kalkmak
1-Karma yı
2-Aslımızı, çeşitliliği
3-Mucizeyi beklemeden doğan heyecanı öldürmek demektir.
Çingene çocuklarının gözlerindeki o hayat ışıltısını hiç gördünüz mü?
Nicelik, Renk değildir esas.....esas olan enerjidir. Yallah Tazyik
BP ( British Petrol ) :)
Ocak 2015

Seçkin Şahbaz, bir soruya yanıt verdi.

Gelecekte gen tedavi yönünde büyük adımlar atılacağı bir gerçek. Peki özel gen seçimi (bebeğin erkek-kız, göz renginin mavi olmasının istenmesi) konusunda öngörüleriniz nelerdir?

Genetik yapının belirlenerek genetik özelliklerin seçilmesi insanlığın sonunu getiren bir müdahale olabilir. Bunu teknik olarak yapabilmem mümkün. Ancak toplumdaki cinsiyet oranı bile doğal bir dengededir ve bunu değiştirmek çok tehlikeli bir oyundur.
Aralık 2014

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Çocuklarda havale nasıl ve neden oluşur? Yapılması gereken ilk müdahele nedir?

Çocuklar veya yetişkinler havale geçirdiği anlaşıldığı zaman bir noktaya odaklanır ve kismi yüz fonksiyonlarını yerine getirmeleri zorlaşır bu yüzden dlini olabildiğince kontrol etmeye çalışın dilin içeri kaçma ihtimali var eğer ilk defa oluyorsa hemen doktora müdahale edilmesi gerekir onun haricinde ailesinde havale geçiren kişiler varsa buna alışıktırlar kimisi kimi zaman hemen geçebilir tehlikeli olmaz o yüzden doktor kontrolü gerekmeyen durumlarda oluyor... .
Aralık 2014

Fat Ma, bir soruya yanıt verdi.

Uçuğun sıkıntı ile bağlantısı nedir?

Sıkıntılı olunca bağışıklık sistemin çöker. Böylece her türlü enfeksiyon için uygun hale gelirsin
Kasım 2014

Ebru Ebru, bir soruya yanıt verdi.

Anestol Pomad nasıl bir ilaçtır? Nerelerde kullanılır?

Lokal anestezi kremi geçici acıyı giderir
Eylül 2014

Ahmet Caner Sönmez, bir soruya yanıt verdi.

Gelecekte gen tedavi yönünde büyük adımlar atılacağı bir gerçek. Peki özel gen seçimi (bebeğin erkek-kız, göz renginin mavi olmasının istenmesi) konusunda öngörüleriniz nelerdir?

Konuya filmlerden giriş yapılmış, öyleyse ben de iki film önereyim, tartışmanın güçlenmesine bir katkı sunar belki diyerek:
Ada (The Island) ve Altıncı Gün (The 6th Day) ...

Genlerin tedavisi bir yana şekillendirilmesi hususunda maalesef insanlık biraz daha istekli gibi görünüyor. Zira Craig Venter Enstitüsü'nün (La Jolla, Kaliforniya) bu yöndeki çok yüksek derecedeki uğraşları, insanlardaki gen tedavisinden çok, doğanın daha da insan arzuları yönünde kullanılmasına doğru giden bir çalışma yolağını işaret ediyor.

Üstün enerji jeneratörleri ve besin üreticileri olarak çalışan biyoreaktör canlılar (şimdilik mikrobiyal düzeyde) üretilmiş vaziyette bile yukarda adı geçen enstitüde ve benzerlerinde. İnsanın örneği verilecekse eğer şu haberi de paylaşmak isterim okurlarla:
dailymail.co.uk/news/article-43767/Worl...

Bebeklerin 2 kadın ve 1 erkekten genetik köken alarak dünyaya gelmesini aktaran bir haber. Bu deneysel yöntemle 30 kadar bebeğin çalışılması gerçekleştirilmiş, iki tanesinin bu 3 ebeveynden genetik materyal aldığı belirlenmiş şeklinde devam ediyor. Genetik materyal (DNA) modifikasyonu (değiştirilmesi/yeniden düzenlenmesi) yapılmış kadının akli sorunları olan bir kadın olduğu, bebeklerin de bu genetik mirası almaması için yapılmış bulunan bir işlem olduğu anlaşılıyor. Ancak, etik mi? Bu tartışılır işte.

Bilim insanları bu işlemin, bu "değiştirme" gücünün ileride yeni insan ırkları yaratılması, üstün özellikli bir kesimin doğmasından endişe ediyorlarmış yazıya göre de. Benim naçizane endişem ve tartışmaya sunmak istediğim boyut da budur. Eğer bu "değiştirme, düzeltme, güzelleştirme(!)" deyin, ne derseniz deyin, bu yöntem ve teknoloji belli bir sınıfın eline geçerse, ki insanlığın gelişme çizgisine bakılırsa böyle bir şeyin olabileceği öngörülebilir, gerçekten çok büyük bir kutuplaşmaya gider insanoğlu.

Sadece insanoğlu değil, tüm canlılık değişir ve maddi çıkarlar söz konusu olduğunda belli bir kuvveti ele geçiren grubun diğerine ne kadar zalimce ve vurdumduymazca davranabileceği gün gibi aşikârdır. Bütün yeryüzü canlılarını kendisi gibi sınıflara ayırıp, kaliteli üretimleri kendisine, kalitesizleri diğer "sınıflara" ayıran bir üretim anlayışına geçilebilir tamamen. Bunu kısmen şu anda yaşadığımız yönünde gözlemlerim var.

Kısacası bebeğin erkek-kız, renkli göz, yüksek zekâ vs. istenmesinin ötesinde çok daha büyük kaygılar var. Aslında böyle "sipariş yoluyla üretilen" bebekler de çok yüksek boyutta bir eşitsizlik ve zulüm doğuracaktır kendileriyle beraber, buna inanıyorum.

İnsan hakları kavramını "doğaya müdahale eden insanın hakları" şeklinde ince ince, çok pencereli bir şekilde ele almadıkça insanlık olması gereken eşitlik durumuna ulaşamayacaktır. Hoş, bugün insan haklarını da istediği kadar ince elesin sık dokusun, insanlığın bütün o hakları gaspederek neler yapabileceğinin örnekleri veriliyor zaten!

Genetik canlılığın özü demek, büyük bir kaynak paylaşımı savaşı demek ve şu GATTACA filminin tanıtımının sonunda da değinildiği gibi "There is no gene for human spirit. " = İnsanın ruhundan sorumlu bir gen yoktur...

Öngörüm şudur: Çok acı ama ruhumuzu kaybediyoruz, bunun ötesinde de varolmak için sebepsiz kalmış yığınlara dönüşen bir insan kitlesi ile karşılaşacağız. Zenginler ve yoksullar arasında bir savaşa dönecek ve parası olan konuşacak, diğeri tamamen susturulacak diye korkuyorum...

Üzücü ama korkuyorum evet ve şu anda elimden hiçbir şey gelmiyor.
Dilerim vicdanlı insanlar vicdansızları yener bu savaşta.
Eylül 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Gelecekte gen tedavi yönünde büyük adımlar atılacağı bir gerçek. Peki özel gen seçimi (bebeğin erkek-kız, göz renginin mavi olmasının istenmesi) konusunda öngörüleriniz nelerdir?

Öncelikle sağlıklı olması, zekası ardından da cinsiyeti seçilebilecektir. Yani amaç bu olacaktır ama henüz başarılı bir kopyalama bile yapamıyoruz. Dolly falan çok çabuk ölüyorlar. Grip, herpes gibi basit rahatsızlıkların da çözümü yok, bir tedavi bulunabilmiş değil. Tabii basit rahatsızlıklar olduklarından kimse de çok para ödemek istemeyecektir. Aslında tıptaki gelişmeler çıkacak ürünün arz/talep dengesine bağlı. İnsanlar ısmarlama bebekleri için başlarda yüksek ücretler ödemeye razı olurlarsa, tabii ki muhteşem araştırmalar yapılır ve gen tasarımı teknolojisi ilerler. Öyle olmaz da insanlar organik bebeklerini yapmaya devam etmek isterlerse o teknoloji ilerlemez. Tabii teknoloji insanları başka noktalarından da yakalayabilir mesela kadınlarda menopoz sonrası gebeliği sağlarsa, ya da kısır insanların bebek sahibi olmasını sağlayabilirse yine finansmanı sağlanabilir. Günümüzde tüp bebek endüstrisi de bol para getiren bir sektör sonuçta.
Daha fazla

42 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.